Galatasaray Kulübü Başkanı Burak Elmas, 2 Şubat 2022 tarihinde ara transfer dönemine ilişkin yaptığı açıklamada teknik direktör Domènec Torrent ve futbol yapılanmasında danışman olarak çalıştıkları Luis Campos ile yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirterek takımın öncelikli ihtiyaçlarını tespit ettiklerini söyledi. Sarı-kırmızılı yönetim bu doğrultuda kaleci için Iñaki Peña'yı sezon sonuna kadar kiralarken, savunmanın önünde görev yapacak orta saha oyuncusu olarak Erick Pulgar ile anlaşmaya vardı ve santrfor hattına eski gol kralı Bafetimbi Gomis'i geri getirdi. Elmas'ın açıklamalarının en fazla tartışılan bölümü ise uzun süredir Galatasaray'ın gündeminde bulunan Gedson Fernandes hakkında söylediği, oyuncuyu isteseler alabilecekleri ancak mevcut planlamada onu öncelikli görmedikleri yönündeki sözler oldu.
Galatasaraylı olarak bu açıklamalarda benim için en önemli cümle transferlerin isimlerinden önce gelen ihtiyaçlarımızı belirledik ifadesi. Çünkü ocak ayında bulunduğumuz tablo artık gösterişli bir transfer yapıp taraftarın moralini birkaç günlüğüne yükseltme dönemini çoktan geçmiş durumda. Galatasaray'ın ihtiyacı transfer haberi değil, sahadaki problemi doğrudan çözen transfer. Ligde 23 maç sonunda 27 puanla 15. sıraya kadar gerilemiş bir takımın kaleci, orta saha ve santrfor sorunlarını doğru teşhis etmesi gerekiyor. Yönetimin söylediği planın değerini de Peña, Pulgar ve Gomis isimlerinin büyüklüğü değil, takımın oyununa ne kadar hızlı ve doğru katkı verebildikleri gösterecek.
Burak Elmas: Torrent ve Campos ile gece gündüz çalıştık
Elmas, transfer sürecinde yalnızca mevcut sezonun birkaç aylık ihtiyacının düşünülmediğini, yabancı oyuncu sayısının ve gelecek sezon planlamasının da hesaba katıldığını anlattı. Başkanın açıklamasına göre Domènec Torrent ile birlikte, kendisinin yeni danışman olarak nitelendirdiği Luis Campos da kadro değerlendirmesinde yer aldı. Yönetim, sakat oyuncuları, mevcut yabancı sözleşmelerini ve sezon sonunda değişmesi beklenen yabancı futbolcu sınırlamasını aynı denklem içinde değerlendirdi.
Burada benim olumlu bulduğum şey, transfer kararının sadece hocanın bana şu futbolcuyu alın demesiyle sınırlandırılmadığının anlatılması. Teknik direktör sahadaki ihtiyacı belirler, futbol yapılanması alternatifleri oluşturur, yönetim de sözleşmenin mali ve hukuki tarafını değerlendirirse daha sağlıklı sonuç alınabilir. Fakat bu yapı gerçekten çalışıyorsa her transferin arkasındaki futbol gerekçesini birkaç ay sonra sahada görebilmemiz gerekir. Kaleci aldık çünkü Muslera yoktu demek kolay; asıl soru o kalecinin takımın oyununa neden uygun olduğu. Altı numara aldık demek kolay; o oyuncunun mevcut orta sahaya hangi özelliği eklediği açıklanabilmeli.
Elmas'ın gelecek sezon planlamasının yaklaşık yüzde 50'sinin hazır olduğunu söylemesi de önemli. Bu ifade, ocak transferlerinin yalnızca mevcut kötü sıralamayı düzeltmek için yapılan kısa vadeli panik hamleleri olarak görülmediğini gösteriyor. Ben de yönetimden tam olarak bunu bekliyorum. Ancak yüzde 50 hazır denilen planın teknik direktör, sportif danışman ve transfer politikası açısından sürdürülebilir olması şart. Kulübün bütün futbol aklı birkaç kişinin kişisel ilişkilerine bağlı kalıyorsa planın devamlılığı her görev değişikliğinde yeniden tartışılır.
Galatasaray neden kaleci aradı?
Fernando Muslera'nın aralık ayında Sivasspor karşılaşmasında yaşadığı ciddi sakatlık, Galatasaray'ın devre arasındaki en açık ihtiyaçlarından birini ortaya çıkardı. Elmas, Muslera'nın şubat sonu veya mart başı gibi dönmesini beklediklerini ve o zamana kadar ligde oynanacak önemli karşılaşmalar nedeniyle kaleci pozisyonunda güvenilir bir çözüme ihtiyaç duyduklarını söyledi. İsmail Çipe'nin görev yaptığı dönemde takımın savunmadaki genel sorunları da kaleci tartışmasının büyümesine neden olmuştu.
Ben Muslera'nın yokluğunda yaşanan bütün sonuçları İsmail Çipe'ye yüklemeyi haksız buluyorum. Kaleci hatası olduğunda elbette konuşulur; fakat rakibin ceza sahasına sürekli rahat girdiği, savunma oyuncularının doğru yerleşmediği bir takımda sadece kaleciyi değiştirerek bütün sorunu çözemeyiz. Buna rağmen Muslera seviyesinde yıllardır güven veren bir oyuncunun sakatlığı, özellikle mevcut kriz ortamında tecrübeli ve ayaklarıyla oyuna katkı verebilecek bir kaleci ihtiyacını gerçek hale getirdi.
Okan Kocuk için Giresunspor'la görüşüldü
Burak Elmas'ın açıklamasında dikkat çekici ayrıntılardan biri Okan Kocuk konusuydu. Sezon başında Giresunspor'a kiralanan Galatasaray kalecisinin geri çağrılması için Karadeniz ekibiyle görüşme yapıldığını belirten Elmas, Giresunspor'un kendi lig mücadelesinde Okan'dan önemli katkı aldığı gerekçesiyle oyuncuyu bırakmak istemediğini söyledi. Bunun üzerine başka Türk kaleciler için de temas kuruldu ancak kulüplerinden beklenen olumlu karşılık alınamadı.
Bu süreç bize sezon başındaki kiralama kararlarının birkaç ay sonra nasıl yeni ihtiyaç yaratabileceğini de gösteriyor. Okan'ın düzenli oynayacağı bir takıma gönderilmesini yanlış bulmam; genç veya yedek kalecinin maç tecrübesi kazanması değerli. Fakat takımın birinci kalecisi uzun süreli sakatlandığında geri dönüş koşullarının bulunup bulunmadığı da sözleşme yapılırken düşünülmeli. Her ihtimali önceden çözmek mümkün değil, ancak kadro planlaması biraz da beklenmeyen durumlara ne kadar cevap verebildiğinizle ölçülüyor.
Iñaki Peña sezon sonuna kadar kiralandı
Türk kaleci seçeneklerinde sonuç alınamayınca Galatasaray Barcelona'dan Iñaki Peña'ya yöneldi. 22 yaşındaki İspanyol kalecinin sezon sonuna kadar geçici transferi 31 Ocak'ta resmen açıklandı. Burak Elmas, Peña'nın kiralanması için transfer ücreti ödenmediğini ve teknik ekipten olumlu referans aldıklarını belirtti. Torrent'in ekibindeki kaleci antrenörlerinin oyuncuyu yakından tanıması da transfer kararında etkili oldu.
Peña transferinde benim için önemli ayrıntı, yalnızca Barcelona altyapısından gelmiş olması değil. Torrent topu geriden kurmak isteyen bir takım hazırlıyorsa kalecinin ayağıyla vereceği karar da oyunun parçası olacak. Baskı altında stoperine doğru pas açısını verebilen, gerektiğinde uzun topun hedefini belirleyebilen bir kaleci Galatasaray'ın hücum başlangıcını değiştirebilir. Fakat oyuncuyu daha sahaya çıkmadan Barcelona etiketi nedeniyle kusursuz ilan etmek doğru olmaz. Süper Lig'in farklı baskısı, yeni takım arkadaşları ve Galatasaray'ın içinde bulunduğu stresli ortam onun için de yeni bir sınav.
Sezon sonuna kadar kiralama modeli de mantıklı bir geçiş çözümü olabilir. Muslera geri döndüğünde iki yabancı kalecinin uzun vadeli sözleşmesini taşımak yerine birkaç aylık ihtiyaç gideriliyor. Ancak satın alma opsiyonu bulunmayan veya geleceği tamamen başka kulübün kontrolünde olan kiralık oyuncuya verilen süreyle mevcut genç kalecilerin gelişimi arasındaki denge de düşünülmeli. Ocak ayındaki hedef bu sezonu kurtarmak olabilir; Galatasaray'ın kaleci planı yalnızca mayıs ayına kadar yaşayamaz.
İkinci ihtiyaç: Savunmanın önünde gerçek bir 6 numara
Burak Elmas, takımın öncelikli eksiklerinden birini açık biçimde defansif orta saha olarak tanımladı. Sezonun ilk yarısında Taylan Antalyalı, Berkan Kutlu ve farklı oyuncular merkezde kullanıldı. Ancak Galatasaray özellikle rakibin geçişlerinde savunmasının önündeki alanı korumakta, topu baskı altında temiz biçimde ileri taşımakta ve ikinci topları toplamakta sıkıntı yaşadı. Yönetim bu nedenle klasik anlamda altı numara özellikleri bulunan bir oyuncuya yöneldi.
Ben bu teşhisi önemli buluyorum. Galatasaray yazın çok sayıda orta saha oyuncusu aldı ama oyuncu sayısıyla rol çeşitliliği aynı şey değil. Beş orta saha futbolcunuz olabilir; hepsi benzer özellikteyse hâlâ belirli bir göreviniz eksik kalabilir. Defansın önündeki futbolcu sadece rakibin ayağından top çalan kişi değildir. Stoperlerden ilk pası alır, takımın hangi tarafa çıkacağını belirler ve bekler ileri gittiğinde savunmanın önündeki boşluğu kontrol eder.
Taylan'ın veya Berkan'ın bütün sezon boyunca her görevi tek başına yerine getirmesini beklemek de doğru değildi. Berkan geniş alan kapatabilir, Taylan pas bağlantısı sağlayabilir, Cicâldău daha ileri bölgede tehdit oluşturabilir. Yeni oyuncunun bunlardan hangisini tamamladığı net olmalı. Doğru altı numara transferi, diğer orta saha oyuncularının da kendi güçlü taraflarını daha rahat göstermesini sağlayabilir.
Erick Pulgar ile anlaşma sağlandı
Elmas, Şili Milli Takımı formasıyla bir gün önce Bolivya karşısında görev yapan Erick Pulgar ile anlaşmaya varıldığını açıkladı. Fiorentina futbolcusu olan 28 yaşındaki orta sahanın sezon sonuna kadar kiralık olarak kadroya katılması planlandı. Başkan, uzun görüşmeler sonunda kiralama bedeli ödemeden anlaşma sağladıklarını ve oyuncunun milli takım görevinden sonra İstanbul'a gelerek resmî işlemleri tamamlamasının beklendiğini söyledi.
Burada tarih ayrımını doğru yapmak gerekiyor. 2 Şubat'ta Burak Elmas anlaşmayı kamuoyuna duyurmuştu; oyuncunun İstanbul'a gelişi ve kulübün nihai hoş geldin açıklaması sonraki aşamaydı. Bu nedenle 2 Şubat haberinde Pulgar'ı Galatasaray formasıyla imza atmış ve antrenmana çıkmış gibi anlatamayız. O gün için doğru ifade, anlaşmanın sağlandığı ve oyuncunun gelişiyle resmî işlemlerin tamamlanmasının beklendiği.
Pulgar'ın milli takımda maç oynuyor olması fiziksel hazır oluş açısından olumlu işaret. Devre arasında alınan futbolcuda benim en çok önem verdiğim konulardan biri bu. Takımın acil puana ihtiyacı varken iki ay kondisyon kazanmasını bekleyeceğimiz oyuncu, kısa vadeli çözüm olmayabilir. Hazır gelen futbolcu ise birkaç antrenmanın ardından teknik planın içine daha hızlı dahil olabilir.
Yine de hazır olmakla uyumlu olmak farklı. Serie A'da veya milli takımda oynadığı rolün Galatasaray'daki görevle ne kadar benzeştiğini görmek gerekecek. Torrent ondan savunmanın önünde sabit kalmasını mı, ilk pasa daha fazla yaklaşmasını mı, yoksa rakip ceza sahasına kadar çıkmasını mı isteyecek? Ben Pulgar transferini bu soruların sahadaki cevabıyla değerlendireceğim.
Santrfor ihtiyacı Mostafa Mohamed ve Diagne nedeniyle büyüdü
Galatasaray'ın üçüncü önceliği hücumun merkeziydi. Mostafa Mohamed Mısır Milli Takımı ile Afrika Uluslar Kupası'nda bulunurken Mbaye Diagne sakatlığı nedeniyle uzun süre forma giyemiyordu. Bu tablo Domènec Torrent'in santrfor seçeneklerini ciddi biçimde azalttı. Halil Dervişoğlu merkezde kullanılabilse de oyuncunun profili klasik santrforlardan farklı.
Burak Elmas, yönetimin ligi tanıyan ve kısa sürede katkı verebilecek bir santrfor aradığını söyledi. Beş-altı alternatifin değerlendirildiğini ve sonunda Bafetimbi Gomis'te karar kılındığını aktardı. Ben buradaki kısa sürede katkı kriterini doğru buluyorum. Ocakta alınan santrforun Süper Lig'in savunma alışkanlıklarını öğrenmesi için aylar harcamaması Galatasaray açısından avantaj sağlayabilir.
Bafetimbi Gomis yeniden Galatasaray'da
Gomis'in transferi 2 Şubat'ta kulüp tarafından resmen açıklandı. Fransız santrfor daha önce 2017-2018 sezonunda Galatasaray forması giymiş, Süper Lig'de 29 gol atarak gol kralı olmuş ve şampiyonlukta çok önemli pay sahibi olmuştu. Sonrasında Al Hilal'e transfer edilen Gomis, yaklaşık üç buçuk yıllık Suudi Arabistan döneminin ardından yeniden sarı-kırmızılı formaya döndü.
Elmas, Gomis'in Galatasaray'da bitmemiş bir işi olduğunu söylediğini aktardı. Oyuncunun kulübü ve ligi tanıması, taraftarla güçlü bir bağının bulunması ve Türkiye'ye uyum problemi yaşamayacak olması transferin kısa vadeli avantajları. Fakat ben 2017-2018'deki Gomis'i olduğu gibi 2022'ye taşıyamayız diye düşünüyorum. Aradan yıllar geçti ve futbolcunun fiziksel özellikleri doğal olarak değişmiş olabilir. Ondan aynı sayıda sprint veya aynı maç yükünü beklemek yerine bugün yapabileceklerini doğru kullanmalıyız.
Gomis ceza sahasında hâlâ önemli bir bitirici olabilir. Takım ona yeterli servis sağlayabiliyorsa sırtı dönük oyunuyla veya doğru pozisyon almasıyla da katkı verebilir. Ancak Galatasaray'ın hücum problemi yalnız santrforun gol atamaması değildi. Kanatlardan ve merkezden ceza sahasına yeterli kaliteli top ulaşmıyorsa dünyanın en iyi bitiricisini de yalnız bırakabilirsiniz. Bu yüzden Gomis transferinin başarısı, takımın onu nasıl beslediğiyle doğrudan bağlantılı olacak.
Üç transferin ortak noktası: Kısa vadeli ihtiyaç ve mali esneklik
Peña, Pulgar ve Gomis tercihlerini yan yana koyduğumda yönetimin aynı anda iki hedefi takip etmeye çalıştığını görüyorum. Birincisi mevcut sezonun acil sorunlarını gidermek; ikincisi gelecek sezonun yabancı kontenjanını ve mali yapısını tamamen kilitlememek. Peña ile Pulgar'ın sezon sonuna kadar kiralık düşünülmesi bu esnekliği sağlıyor. Gomis ise ligi ve kulübü tanıdığı için adaptasyon riski daha sınırlı bir santrfor seçeneği olarak görülüyor.
Bu yaklaşımı prensip olarak mantıklı buluyorum. Ligde 15. sırada bulunan takım elbette hemen katkı almalı. Fakat panikle dört-beş yıllık yüksek maliyetli sözleşmeler yapmak gelecek sezonların sorununu bugünden yaratabilir. Galatasaray'ın geçmişte bazı transferlerde bugünkü ihtiyacı çözerken yarının bütçesini zorladığını gördük. Yönetimin bu kez daha kısa ve esnek modeller araması anlaşılır.
Ancak kiralık oyuncu sayısını artırmanın da bedeli var. Mayıs ayında ikisi birden ayrılırsa aynı bölgeleri yeniden doldurmak gerekir. Dolayısıyla bu dönem kazanılan birkaç ay, gelecek sezonun oyuncu izleme ve transfer hazırlığı için kullanılmalı. Sezon sonuna gelindiğinde yine sıfırdan altı numara ve kaleci arıyorsak bugünkü esneklik planlama avantajına dönüşmemiş demektir.
Gedson Fernandes neden alınmadı?
Burak Elmas'ın açıklamasının kamuoyunda en çok tartışılan bölümü Gedson Fernandes oldu. Portekizli orta saha 2020-2021 sezonunun ikinci yarısında Galatasaray'da kiralık oynamış, taraftarın önemli bölümünün sevgisini kazanmıştı. Yaz transfer döneminde de yeniden kadroya katılması uzun süre gündeme gelmiş ancak transfer gerçekleşmemişti. Ocak ayında oyuncunun adı bir kez daha Galatasaray'la anıldı.
Elmas'ın anlatımına göre Galatasaray 22 Ocak'ta Benfica ile Gedson konusunda yazıştı. Başkan, Benfica'nın iki sezon için toplam 1 milyon avroluk kiralama bedeli içeren, 7,5 milyon avroluk satın alma hakkı bulunan ve başka bir kulüpten 10 milyon avroluk teklif gelmesi halinde oyuncunun ayrılmasına imkan veren bir yapı önerdiğini söyledi. Bunlar Burak Elmas'ın kamuoyuna aktardığı görüşme şartlarıdır; kulübün imzaladığı bir Gedson sözleşmesi değildir.
Elmas, Galatasaray'ın mali durumu, yabancı kontenjanı ve gelecek sezon planlaması nedeniyle önceliği Peña, Pulgar ve Gomis'e verdiğini, bu nedenle Gedson'u almama kararı aldıklarını söyledi. En çok dikkat çeken ifadesi ise oyuncuyu isteseler alabilecekleri yönündeydi.
Gedson tartışmasında duygu ile kadro planını ayırmak gerekiyor
Ben Gedson'u Galatasaray forması altında beğenmiş bir taraftar olarak yeniden gelmesini istemenin son derece anlaşılır olduğunu düşünüyorum. Genç, top taşıyabilen, rakip baskısını kırabilen ve daha önce bu formayla oynamış bir orta saha oyuncusunun adı doğal olarak heyecan yaratıyor. Ancak bir futbolcuyu sevmekle transfer şartlarının kulüp için doğru olduğunu düşünmek aynı şey değil.
Burak Elmas yönetiminin Gedson'u öncelik görmemesi teknik ve mali bir kararsa bunun sorumluluğunu da üstlenmesi gerekir. Ben isteseydik alırdık cümlesinden çok, neden Pulgar profilinin daha acil görüldüğüyle ilgileniyorum. Galatasaray topu taşıyan sekiz numaradan önce savunmanın önünde pozisyon disiplinine sahip bir altı numaraya ihtiyaç duyduysa tercih anlaşılabilir. Ama birkaç hafta sonra orta sahada hâlâ aynı problemleri yaşıyorsak bu karar doğal olarak yeniden sorgulanır.
Transfer kararlarının güzelliği veya kötülüğü basın toplantısında kesinleşmez. Pulgar sahaya çıkar, Gedson başka takımda oynar ve zaman içerisinde iki tercihin takımlara ne kattığını görürüz. Ben yönetimin bugün verdiği kararı bugünün ihtiyaçlarıyla değerlendirmekten yanayım; sonradan bildiğimiz sonuçları 2 Şubat'taki insanların önceden bilmesi gerekiyormuş gibi tarihe eklemem.
Gedson aynı gün Türkiye'ye Rizespor için geldi
2 Şubat transfer gündeminin ilginç tarafı, Burak Elmas'ın açıklamasının yapıldığı gün Gedson Fernandes'in Türkiye'ye dönüş sürecinin de netleşmesiydi. Portekizli oyuncu sezonun kalan bölümü için Çaykur Rizespor tarafından kiralandı. Aynı dönemde Beşiktaş'ın Benfica ile oyuncunun sonraki sezonlardan itibaren transferi konusunda anlaşma süreci yürüttüğü kamuoyuna yansıdı.
Bu gelişmenin Galatasaray taraftarında yarattığı tepkiyi anlamak zor değil. Uzun süre Galatasaray'a dönmesi beklenen bir futbolcunun bir başka rakibin gelecek planına girmesi duygusal tepki yaratabilir. Fakat yönetim kararını transfer çalımı veya sosyal medya rekabeti üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Eğer Galatasaray gerçekten başka profili öncelikli gördüyse bunu sahada haklı çıkarması gerekir. Rakip aldı diye futbolcu bir anda daha iyi, Galatasaray almadı diye daha kötü olmaz.
Yabancı kontenjanı kararın merkezindeydi
Elmas, yabancı oyuncu sayısını transfer planının önemli unsurlarından biri olarak anlattı. 2021-2022 sezonunda 14 yabancı futbolcunun tesciline izin verilen yapı içinde Galatasaray'ın mevcut sözleşmeleri bulunuyordu. Başkan, sonraki sezon için sayının 12'ye düşmesinin planlandığını hatırlatarak yeni yabancı transferlerin yalnızca bugünkü kadroya değil gelecek sezonun hareket alanına da etkisi olduğunu söyledi.
Ben kontenjanı transfer yapmamanın bahanesi haline getirmeyi doğru bulmam; ama gerçek bir planlama kısıtı olduğunu da kabul ederim. Beş yabancı oyuncuyu aynı bölgeye alıp daha sonra listeye kimi yazacağınızı düşünmek kötü yönetim olur. Oyuncuyu göndermek de her zaman kolay değil. Futbolcunun sözleşmesi, maaşı ve ayrılma isteği var. Bu nedenle her yabancı transfer, yalnızca gelen oyuncunun kalitesini değil bir sonraki kadro hareketini de etkiliyor.
Özellikle kısa süreli Peña ve Pulgar tercihleri bu açıdan yönetimin gelecek yaz için alan bırakma isteğiyle uyumlu. Ancak doğru plan sadece kontenjan boş bırakmak değildir. O boşluğa yazın hangi profilin alınacağı da bugünden çalışılmalı. Elmas'ın yüzde 50 hazır dediği gelecek sezon planlaması bu nedenle önemli bir iddia.
Yedlin ve Luyindama ile yollar ayrıldı
Elmas, kadro planlaması yapılırken bazı yabancı futbolcularla kısa vadede yolların ayrılmasının da gerektiğini belirtti. DeAndre Yedlin'in sözleşmesi 26 Ocak'ta karşılıklı anlaşmayla feshedildi. Christian Luyindama ise Suudi Arabistan ekibi Al Taawoun'a satın alma opsiyonlu olarak geçici transfer edildi. Bu iki ayrılık yabancı oyuncu planlamasında alan açtı.
Ben kadro temizliğini transfer döneminin görünmeyen ama en az yeni oyuncu almak kadar önemli tarafı olarak görüyorum. Teknik ekip bir oyuncuyu kullanmayacaksa yüksek ücretle tribünde tutmak hiçbir tarafa fayda sağlamaz. Ancak futbolcuyu gönderdikten sonra o bölgede oluşacak boşluğu da düşünmek gerekiyor. Yedlin ayrılırken sağ bekte Sacha Boey'in sağlık durumu ve Omar Elabdellaoui'nin dönüş süreci bu nedenle önem kazandı.
Omar Elabdellaoui yeniden planın içinde
Burak Elmas, Omar Elabdellaoui'nin ciddi göz sakatlığının ardından yeniden antrenmanlara katıldığını ve Torrent'in oyuncunun antrenman performansını beğendiğini söyledi. Başkan, Omar'ın gözünün mevcut durumda normal göründüğünü, çok önemli bir ameliyat süreci geçirdiğini ve maç eksiğine rağmen teknik heyetin ondan yararlanmayı düşündüğünü aktardı.
Omar'ın yaşadığı olay futbolun ötesinde son derece ağır bir süreçti. Bu nedenle onun dönüşünü yalnızca Yedlin gitti, sağ bek açıldı hesabıyla değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Oyuncunun sağlığı her şeyden önce gelir. Doktorların ve oyuncunun kendisinin hazır olduğuna karar verdiği noktada futbola dönüşü, hem onun hem Galatasaray adına çok anlamlı olabilir.
Sportif tarafta ise Boey ve Omar'ın özellikleri farklı olabilir. Teknik ekip iki oyuncuyu aynı kalıbın kopyası gibi kullanmamalı. Biri daha fazla çizgi koşusu yaparken diğeri farklı pas bağlantısı sunabilir. Kadro derinliğinin değeri zaten aynı pozisyona iki farklı çözüm getirebilmesinde.
Galatasaray'ın ligde bulunduğu yer transfer baskısını artırıyor
Transfer açıklamalarının yapıldığı sırada Galatasaray'ın lig tablosu son derece ağırdı. Sarı-kırmızılılar 23 maç sonunda 27 puanla 15. sıraya kadar gerilemişti. Lider Trabzonspor'a karşı 23 Ocak'ta oynanan maçta 1-0 öne geçilmesine rağmen son bölümde yenilen iki golle 2-1 kaybedilmiş ve ligde üst üste dördüncü mağlubiyet alınmıştı.
Bu nedenle ocak transferlerini normal bir sezon ortası kadro güçlendirmesi olarak göremeyiz. Galatasaray'ın önce aşağı doğru gidişi durdurması gerekiyor. Bunun için yeni oyuncular katkı sağlayabilir; ama mevcut kadronun da performansını yükseltmesi şart. Peña gelip her şutu kurtaramaz, Pulgar bütün orta sahayı tek başına toparlayamaz, Gomis de kendisine hiç top gelmezken her maç gol atamaz.
Ben yönetimin yeni oyuncuları krizin tek çözümü gibi sunmasını istemem. Torrent'in antrenman düzeni, mevcut oyuncuların özgüveni ve takımın savunma-hücum mesafesi aynı anda gelişmeli. Transfer, iyi teknik çalışmanın hızlandırıcısı olabilir; onun yerine geçen bir araç değildir.
Alanyaspor kampına yeni bir başlangıç gözüyle bakılıyor
Galatasaray, milli ara sırasında Alanyaspor maçı hazırlıkları için Antalya kampına geçti. 1 Şubat'ta açıklanan kamp kadrosunda yeni kaleci Peña da bulunuyor. Omar Elabdellaoui'nin kadroya dönüşü de dikkat çekiyor. Mostafa Mohamed milli takımda, Fernando Muslera ve Mbaye Diagne tedavi sürecinde bulunuyor. Cicâldău ve Alpaslan Öztürk ise özel programlarla çalışmalarını sürdürüyordu.
Ben bu aranın Torrent açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum. Göreve geldiğinde arka arkaya maçlara çıkan teknik direktörün takımına kendi prensiplerini uzun antrenmanlarla anlatma imkanı sınırlıydı. Milli ara, transferlerle birlikte hem fiziksel hem taktik açıdan daha fazla çalışma fırsatı veriyor. Alanyaspor karşılaşmasında bütün problemler bir anda çözülmez; fakat en azından takımın ne yapmak istediğinin daha net görünmesini beklemek hakkımız.
Transfer dönemi henüz kapanmış değil
Türkiye'de 2021-2022 sezonunun ikinci transfer ve tescil dönemi 12 Ocak'ta başladı ve 8 Şubat'ta sona erecek. Dolayısıyla Burak Elmas'ın 2 Şubat açıklaması, transfer döneminin tamamlandığı gün yapılmış bir bilanço değil. Yönetimin önünde hâlâ birkaç günlük işlem süresi bulunuyor.
Bununla birlikte başkanın ifadeleri üç temel ihtiyacın Peña, Pulgar ve Gomis ile karşılandığı yönünde. Yeni bir fırsat çıkarsa başka işlem yapılabilir, bazı oyuncular ayrılabilir veya kiralanabilir. 2 Şubat itibarıyla bundan sonrasını olmuş gibi yazmak doğru olmaz. Bu haberin tarihsel çerçevesi, yönetimin o gün açıkladığı kararlarla sınırlı tutulmalı.
Menajer komisyonlarında şeffaflık sözü
Burak Elmas açıklamasında yalnızca yeni oyunculardan söz etmedi. Geçmiş dönemde yapılan menajerlik sözleşmeleri üzerinde çalıştıklarını, hangi oyuncu için hangi menajere ne kadar komisyon ödendiğinin kamuoyuyla paylaşılmasını istediklerini söyledi. Bundan sonra yapılan sözleşmelerde oyuncu ücretleriyle menajer komisyonlarını daha ayrıntılı açıklamayı hedeflediklerini ifade etti.
Ben bunu önemli bir vaat olarak görüyorum. Transfer tartışmalarında çoğu zaman yalnızca bonservis bedeline bakıyoruz. Oysa oyuncunun garanti ücreti, imza parası, menajer komisyonu ve farklı bonuslar toplam maliyeti ciddi biçimde değiştirebilir. Bedelsiz transfer sözü de bazen yanıltıcıdır; eski kulübe bonservis ödenmemesi, işlemin kulübe hiç para maliyeti olmadığı anlamına gelmez.
Galatasaray'ın üyeleri ve taraftarı mümkün olduğunca açık bilgiye ulaşabilirse yönetimleri değerlendirmek daha sağlıklı olur. Ancak şeffaflık sözü sadece geçmiş yöneticilerin sözleşmelerini açıklamakla kalmamalı; mevcut yönetimin yaptığı işlemler için de aynı standart uygulanmalı. Hesap verebilirliğin değeri, iktidarda kim olduğuna göre değişmediğinde ortaya çıkar.
Bartuğ Elmaz konusunda sert açıklamalar
Elmas'ın gündemindeki başlıklardan biri de altyapı oyuncusu Bartuğ Elmaz'dı. Başkan, Bartuğ ve babasıyla görüştüğünü, oyuncunun Galatasaray'da kalmak istemediğini söyledi. Genç futbolcuların sözleşmelerinin son yıla bırakılmaması gerektiğini kabul ederken bazı menajerlerin altyapı oyuncularını kulüpten koparmaya çalıştığını savundu.
Bu bölümde ifadeleri başkanın görüşü olarak aktarmak gerekiyor. Menajerlerle ilgili suçlayıcı nitelikte değerlendirmeleri doğrulanmış genel gerçek gibi yazamayız. Benim açımdan daha önemli olan, Elmas'ın kulübün de sözleşme yönetiminde hata yaptığını kabul eden kısmı. Yetenekli bir altyapı oyuncusunun kontratı son seneye kalmışsa sadece dışarıdaki insanları suçlamak yeterli değildir. Kulübün oyuncuyla daha erken ve daha sağlıklı ilişki kurması gerekir.
Altyapının amacı yalnızca futbolcu yetiştirip başka kulübe bedelsiz gitmesini izlemek olamaz. Aynı şekilde genç oyuncuyu sırf yetiştirme maliyeti var diye istemediği sözleşmeye zorlamak da sürdürülebilir değil. Galatasaray oyuncuya gerçek bir gelişim yolu ve A takım fırsatı sunmalı; oyuncu da kulübün kendisine yaptığı yatırımın değerini dikkate almalı. Sağlıklı sistem, iki tarafın geleceğini birbirine karşı değil birlikte planlayabildiği sistemdir.
Luis Campos hamlesinden beklenti ne?
Elmas'ın açıklamasında Luis Campos'un transfer değerlendirmelerine katıldığını söylemesi önemli. Avrupa futbolunda Monaco ve Lille gibi kulüplerde oyuncu seçimi ve kadro yapılanmasıyla adı öne çıkan Portekizli futbol insanının Galatasaray'a danışmanlık vermesi, yönetimin transfer süreçlerine dışarıdan tecrübe eklemek istediğini gösteriyor. Ancak 2 Şubat itibarıyla bu ilişkinin uzun vadeli kurumsal yapısının bütün ayrıntıları kamuoyuna açıklanmış değil.
Ben Campos isminden mucize beklemiyorum. En iyi sportif danışman bile kulübün bütçesini, teknik direktörün taleplerini ve yönetim istikrarını tek başına düzeltemez. Değerli olan, oyuncu seçiminde veri, gözlem ve piyasa bilgisini bir araya getiren sistem kurulabilmesi. Bir kişi ayrıldığında transfer hafızası da onunla birlikte gidiyorsa yine aynı soruna döneriz.
Galatasaray'ın gerçek ihtiyacı transfer sihirbazı değil, iyi çalışan transfer organizasyonu. İzlenen oyuncuların raporu kulüpte kalmalı, alternatif listeler hazır bulunmalı, sözleşme süresi ve piyasa değeri takip edilmeli. Campos böyle bir sistemin kurulmasına katkı veriyorsa isimden daha önemli kazanım bu olur.
Gelecek sezonun yüzde 50'si şimdiden hazırlanıyor
Elmas'ın gelecek sezon planının yüzde 50 seviyesinde hazır olduğunu söylemesi iddialı bir açıklama. Galatasaray 2021-2022 sezonunda beklediği sportif sonucu alamamış durumda ve yaz aylarında yeniden önemli kararlar vermek zorunda kalabilir. Mevcut kiralık oyuncular, yabancı kontenjanı, sözleşmesi süren ama teknik planda yeri tartışılan isimler ve altyapı oyuncuları birlikte değerlendirilmeli.
Ben bu planın sadece yeni alınacak futbolcuların listesinden oluşmamasını isterim. Mevcut kadrodan kim hangi rolde kalacak, hangi genç oyuncu A takıma hazırlanacak, hangi kiralık futbolcu geri dönecek ve hangi bölgede gerçekten transfer yapılması gerekecek? Bunlar belli olmadan on yeni isim yazmak planlama değildir.
Özellikle 2021 yazında çok sayıda genç futbolcuya uzun sözleşme yapılmışken birkaç aylık kötü sonuç nedeniyle o projenin tamamını çöpe atmak doğru olmaz. Victor Nelsson, Sacha Boey, Berkan Kutlu, Barış Alper Yılmaz, Cicâldău ve Moruţan gibi isimlerin gelişimi için verilen yatırımın nasıl değerlendirileceği yeni sezon planının temel parçalarından biri olmalı.
Benim için üç transferin sınavı ayrı ayrı
Peña'nın sınavı, Muslera dönene kadar kaleyi güvenilir biçimde korurken Torrent'in geriden oyun kurma düşüncesine katkı verip verememesi. Pulgar'ın sınavı, orta sahanın savunma dengesini güçlendirirken top kullanma kalitesini düşürmemesi. Gomis'in sınavı ise ceza sahasında Galatasaray'ın kaçırdığı gol üretimini artırması ve hücumdaki genç oyunculara bir referans noktası oluşturması.
Bu üç futbolcudan hiçbirinin tek başına Galatasaray'ı 15. sıradan çıkaracağını düşünmüyorum. Futbol takım oyunu. Yeni transfer doğru pası verse arkadaşının doğru koşu yapması, santrfor topu saklasa orta sahanın yaklaşması, kaleci kısa oynasa stoperin doğru açıya açılması gerekiyor. Transfer, bu ilişkilerin kalitesini yükselttiğinde anlamlı.
Ben yönetimin transfer başarısını da sosyal medya beğenileri veya havalimanındaki kalabalıkla ölçmeyeceğim. Sezon sonunda takım bugünden daha dengeli oynuyor mu? Yeni isimlerin gelişi mevcut oyuncuların performansını da yükseltti mi? Avrupa Ligi'nde rekabet gücü arttı mı? Lig tablosunda Galatasaray kendisine yakışan yere doğru hareket etti mi? Cevap burada olacak.
Sonuç: İhtiyaçların belirlendiği söylendi, şimdi sahadaki karşılığını görmeliyiz
Burak Elmas'ın 2 Şubat açıklaması, Galatasaray'ın devre arası transfer politikasını kaleci, defansif orta saha ve santrfor olmak üzere üç temel ihtiyaç üzerinden tanımladı. Iñaki Peña sezon sonuna kadar kiralandı, Erick Pulgar ile sezon sonuna kadar geçici transfer konusunda anlaşmaya varıldığı duyuruldu ve Bafetimbi Gomis yeniden Galatasaray'a katıldı. Gedson Fernandes ise yönetimin değerlendirdiği fakat yabancı kontenjanı, mali yapı ve öncelik sırası nedeniyle tercih etmediğini açıkladığı oyuncu oldu.
Galatasaraylı olarak benim için artık sözün değil uygulamanın zamanı. Gece gündüz çalıştık deniyorsa bunun sonucu sahada daha dengeli bir takım olarak görünmeli. İhtiyaçları belirledik deniyorsa birkaç hafta sonra aynı bölgeler için yeniden oyuncu arıyor olmamalıyız. Gelecek sezonun yarısı hazır deniyorsa bu plan teknik direktör veya yönetici değiştiğinde tamamen ortadan kaybolmamalı.
Burak Elmas yönetiminin transfer kararlarını peşinen doğru veya yanlış ilan etmiyorum. Peña'nın, Pulgar'ın ve Gomis'in ne vereceğini oynadıkları maçlar gösterecek. Gedson'u almama kararının doğru olup olmadığını da bugünden sloganla belirleyemeyiz. Ama yönetim bu tercihleri bilinçli yaptığını söylüyorsa sorumluluğunu da üstlenmiş durumda. Galatasaray'ın mevcut tablosunda artık mazeret üretmek için çok az alan var.
Ben bu kulübün 15. sıradaki görüntüsünü kabullenmiyorum; fakat panikle geleceği ipotek altına alan hamleler yapılmasını da istemiyorum. Doğru oyuncuyu, doğru maliyetle ve doğru görev için almak zorundayız. Transfer döneminde ihtiyaçlarımızı gerçekten doğru belirlediysek bundan sonraki haftalarda ilk işaretlerini görmeliyiz. Galatasaray'ın yeniden ayağa kalkması sadece yeni isimlerin gelmesine değil, bu isimlerin ortak bir futbol fikrinin içine yerleştirilmesine bağlı. Yönetimin ve Torrent'in asıl sınavı şimdi başlıyor.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap