Galatasaray’ın unutulmaz futbolcularından Cevad Prekazi, sarı-kırmızılıların UEFA Şampiyonlar Ligi lig aşamasında Barcelona ile oynayacağı karşılaşma öncesinde yaptığı değerlendirmede Galatasaray’ın rakibinden çekinmemesi gerektiğini söyledi. Türk futbol kamuoyunun yakından tanıdığı eski Yugoslav futbolcu, Avrupa’nın en güçlü ekiplerinin dahi doğru oyun planı, yüksek mücadele gücü ve güçlü taraftar desteğiyle mağlup edilebileceğini belirterek, “Yenilmeyecek takım yok” mesajını verdi.

Prekazi’nin değerlendirmesi, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ne Sporting CP deplasmanındaki yenilgiyle başlamasının ardından geldi. Sarı-kırmızılı ekip lig aşamasındaki ikinci karşılaşmasında 13 Ekim 2026 Salı günü Barcelona’yı RAMS Park’ta ağırlayacak. Galatasaray’ın geçmiş Avrupa gecelerini yakından bilen Prekazi’ye göre Okan Buruk’un takımı rakibin isminden etkilenmeden kendi futbolunu sahaya yansıtırsa Barcelona karşısında sonuç alma şansına sahip.

Prekazi: Yenilmeyecek takım yok

Cevad Prekazi’nin Barcelona karşılaşması öncesindeki temel mesajı rakibin büyüklüğünün Galatasaray’da korku yaratmaması gerektiği yönündeydi.

Barcelona’nın dünya futbolunun en önemli kulüplerinden biri olduğunu kabul eden Prekazi, buna rağmen hiçbir takımın sahaya çıkmadan maçı kazanmış sayılamayacağını vurguladı.

Tecrübeli futbol adamına göre doğru mücadele, disiplin ve taraftar desteğiyle Galatasaray’ın Barcelona karşısında şansı bulunuyor.

“Yenilmeyecek takım yok” ifadesi de bu yaklaşımın özeti niteliğinde.

Galatasaray’ın Avrupa tarihini hatırlattı

Prekazi’nin Galatasaray’a duyduğu güven yalnızca mevcut kadronun bireysel kalitesine dayanmıyor.

Eski sarı-kırmızılı futbolcu, Galatasaray’ın tarih boyunca Avrupa’nın önemli takımları karşısında sürpriz olarak görülen sonuçlar elde ettiğini hatırlatan bir yaklaşım ortaya koydu.

Galatasaray’ın Avrupa kupalarındaki kimliği, özellikle kendi sahasında taraftar desteğiyle güçlü rakiplere karşı gösterdiği performanslarla şekillendi.

Bu nedenle Prekazi’ye göre Barcelona’nın geçmiş başarıları ve yıldız kadrosu maçın sonucunu önceden belirlemiyor.

Barcelona maçı 13 Ekim’de

Galatasaray ile Barcelona arasındaki UEFA Şampiyonlar Ligi lig aşaması ikinci hafta karşılaşması 13 Ekim 2026 tarihinde oynanacak.

Mücadele Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park’ta gerçekleştirilecek.

Galatasaray açısından karşılaşmanın önemi yalnızca rakibin Barcelona olmasıyla sınırlı değil.

Sarı-kırmızılı takım ilk hafta Sporting CP deplasmanından puansız döndüğü için iç sahadaki Barcelona karşılaşması lig aşamasındaki ilk puan veya puanların alınması açısından da büyük önem taşıyor.

Galatasaray Sporting deplasmanında kaybetmişti

Okan Buruk’un takımı UEFA Şampiyonlar Ligi lig aşamasındaki ilk karşılaşmasını 9 Eylül’de Portekiz temsilcisi Sporting CP’ye karşı oynadı.

Galatasaray deplasmanda rakibine 3-1 mağlup oldu.

Bu sonuç sarı-kırmızılıların yeni sezon Avrupa serüvenine istediği başlangıcı yapamamasına neden oldu.

Barcelona karşılaşması bu açıdan yalnızca prestij değil puan tablosu açısından da telafi fırsatı niteliğinde.

RAMS Park faktörü

Cevad Prekazi’nin değerlendirmesinde Galatasaray taraftarının yaratabileceği atmosfer de önemli yer tutuyor.

RAMS Park son yıllarda Liverpool, Manchester United, Bayern Münih ve farklı Avrupa devlerine karşı oynanan maçlarda yüksek ses seviyesi ve yoğun tribün baskısıyla öne çıktı.

Galatasaray’ın Barcelona karşısında bu atmosferi oyunun bir parçasına dönüştürmesi, özellikle maçın ilk bölümünde rakibin rahat pas yapmasını engellemek açısından önemli olabilir.

Prekazi Galatasaray’ın Avrupa gecelerini iyi biliyor

Cevad Prekazi’nin sözlerinin Galatasaray camiasında ayrı karşılık bulmasının temel nedenlerinden biri kendi futbolculuk döneminde Avrupa maçlarında bıraktığı iz.

Yugoslav futbolunun önemli isimlerinden biri olan Prekazi, 1980’li yılların ortasında Galatasaray forması giydi.

Sol ayağı, duran topları ve uzaktan şutlarıyla sarı-kırmızılı taraftarların hafızasında özel yer edindi.

Monaco golü Galatasaray tarihinin unutulmazlarından

Cevad Prekazi denildiğinde Galatasaray taraftarının hafızasında ilk canlanan anlardan biri Monaco’ya attığı serbest vuruş golü.

1988-1989 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek finalinde Monaco ile oynanan karşılaşmada Prekazi’nin yaklaşık 40 metre mesafeden kaydettiği gol, kulübün Avrupa tarihinin en unutulmaz gollerinden biri olarak kabul ediliyor.

Galatasaray o sezon yarı finale kadar yükselerek Türk futbolunun o döneme kadarki en önemli kulüp başarılarından birini elde etmişti.

Bu nedenle Prekazi’nin bugünkü Galatasaray’a “yenilmeyecek takım yok” demesi kendi kariyer tecrübesiyle de örtüşen bir mesaj taşıyor.

Galatasaray’ın Avrupa’da kendine güvenmesi gerektiğini düşünüyor

Prekazi’ye göre büyük Avrupa maçlarında en önemli unsurlardan biri oyuncuların rakibin ismine fazla anlam yüklememesi.

Barcelona’nın kaliteli futbolcuları ve yüksek seviyedeki oyun kültürü doğal olarak Galatasaray için zor bir sınav oluşturuyor.

Ancak Prekazi, sarı-kırmızılıların sahaya yalnızca savunma yapmak veya beraberliği korumak düşüncesiyle çıkmasının doğru olmayacağı görüşünde.

Cesaretli futbol vurgusu

Prekazi’nin değerlendirmesinden çıkan ana futbol mesajlarından biri cesaret.

Galatasaray’ın kendi sahasında rakibine karşı önde baskı yapabileceği, doğru anlarda hücum riskini alması gerektiği ve yıldız oyuncularının bireysel kalitesinden yararlanmasının önemli olduğu düşüncesini öne çıkardı.

Bu yaklaşım Okan Buruk’un Galatasaray’da son yıllarda benimsediği agresif oyun anlayışıyla da benzer noktalar taşıyor.

Okan Buruk’un oyun anlayışı Avrupa testinde

Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, Süper Lig’de yüksek pres, önde savunma ve topu hızlı biçimde rakip ceza sahasına taşıma anlayışıyla son dört sezonu şampiyon tamamladı.

Ancak Avrupa’nın en yüksek seviyesindeki rakiplere karşı aynı oyun yapısının uygulanması farklı riskler yaratabiliyor.

Barcelona gibi baskı altında pas yapabilen ve ilk pres hattını aşabildiğinde geniş alanları hızla değerlendirebilen takımlara karşı savunma geçişlerinin kusursuza yakın olması gerekiyor.

Trabzonspor maçı önemli uyarı olmuştu

Galatasaray’ın sezonun ilk bölümünde yaşadığı en ağır sonuçlardan biri Trabzonspor deplasmanındaki 4-0’lık mağlubiyetti.

Bu karşılaşmada sarı-kırmızılıların özellikle top kaybı sonrasında rakip hızlı hücumlarına karşı zorlandığı görüldü.

Barcelona karşısında benzer alanların verilmesi çok daha büyük risk oluşturabilir.

Bu nedenle Galatasaray’ın agresif hücum anlayışıyla savunma dengesi arasında doğru dengeyi kurması gerekiyor.

Milli ara Barcelona öncesi hazırlık fırsatı

Galatasaray için ekim başındaki milli takım arası Barcelona karşılaşması öncesinde belirli oyuncularla çalışma fırsatı sundu.

Takım aynı zamanda 9 Ekim’de Kasımpaşa ile oynayacağı lig maçına hazırlanıyor.

Okan Buruk’un teknik ekibi önce Kasımpaşa karşılaşmasına odaklanırken hemen sonrasında Barcelona maçına geçecek.

Yoğun fikstür nedeniyle oyuncuların fiziksel durumlarının doğru yönetilmesi önemli olacak.

Victor Osimhen’in durumu önemli

Galatasaray’ın Barcelona karşısındaki en önemli hücum silahlarından biri Victor Osimhen.

Nijeryalı santrfor 6 Ekim’deki Kasımpaşa hazırlığında antrenmanın bir bölümünde takımla birlikte çalışmış, daha sonra kendisi için hazırlanan özel program doğrultusunda bireysel çalışmaya geçmişti.

Kulüp bu programın nedenine ilişkin yeni bir sakatlık teşhisi açıklamadı.

Osimhen’in Barcelona maçına tam fizik kapasiteyle hazırlanması Galatasaray’ın hücum planı açısından büyük önem taşıyor.

Osimhen Avrupa’da fark yaratabilecek isim

Victor Osimhen’in Avrupa seviyesindeki kariyeri ve fiziksel özellikleri Galatasaray’a büyük maçlarda önemli avantaj sağlıyor.

Nijeryalı futbolcu savunma arkasına yaptığı koşular, hava toplarındaki gücü ve ceza sahası bitiriciliğiyle rakip savunmaları sürekli tehdit edebiliyor.

Barcelona’nın savunmasını önde kurması halinde Osimhen’in arkaya koşuları Galatasaray’ın en önemli hücum planlarından biri olabilir.

Rafael Leao’ya özel görev düşebilir

Galatasaray’ın yaz transfer dönemindeki en büyük yatırımı olan Rafael Leao da Barcelona maçının önemli isimlerinden biri.

Milan’dan 38 milyon avro bonservis bedeliyle transfer edilen Portekizli yıldız, açık alandaki hızlanmaları ve bire bir becerisiyle rakip savunmalar için ciddi tehdit oluşturuyor.

Barcelona’nın topa sahip olmak için savunma çizgisini ileri çıkardığı bölümlerde Leao’nun geçiş hücumlarındaki etkisi Galatasaray’ın en önemli silahlarından biri olabilir.

Leroy Sane’nin Şampiyonlar Ligi tecrübesi

Leroy Sane de Barcelona gibi rakiplere karşı Avrupa tecrübesiyle öne çıkıyor.

Manchester City ve Bayern Münih formalarıyla yıllarca UEFA Şampiyonlar Ligi’nde görev yapan Alman oyuncu, turnuvanın yüksek temposuna alışkın isimlerden biri.

Sane’nin çizgiden içeri kat eden koşuları ve ceza sahası çevresindeki sol ayak tehdidi Galatasaray’ın hücum seçeneklerini çeşitlendirebilir.

İlkay Gündoğan eski rakibini iyi tanıyor

İlkay Gündoğan’ın Barcelona karşılaşması da kişisel açıdan özel anlam taşıyor.

Tecrübeli orta saha kariyerinin bir bölümünde Barcelona forması giydi.

İspanyol kulübünün oyun kültürünü, antrenman yapısını ve bazı oyuncularını yakından tanıması teknik heyete maç hazırlığında önemli saha içi bilgi sağlayabilir.

Bununla birlikte İlkay’ın maçtaki rolünü ve ilk 11’de yer alıp almayacağını belirleyecek kişi teknik direktör Okan Buruk.

Batrakov yaratıcı merkez seçeneği

Aleksey Batrakov, Barcelona karşısında kullanılabilecek genç ve yaratıcı orta saha seçeneklerinden biri.

Lokomotiv Moskova’dan 25 milyon avro karşılığında transfer edilen 21 yaşındaki futbolcu pas kalitesi, dar alandaki hareketliliği ve ceza sahası çevresindeki üretkenliğiyle dikkat çekiyor.

Barcelona’nın yoğun merkez baskısına karşı topu hızlı ve doğru kullanabilen oyuncular Galatasaray için önemli olacak.

Torreira’nın rolü kritik

Lucas Torreira’nın Barcelona maçındaki rolü özellikle savunma dengesi bakımından kritik olabilir.

Uruguaylı orta saha rakibin merkez oyuncularını baskı altında tutma, ikinci topları kazanma ve top kaybı sonrasında savunmanın önünü kapatma özellikleriyle Galatasaray’ın oyun sisteminin temel parçalarından biri.

Barcelona’nın merkezdeki pas ritmini bozabilmek için Torreira’nın disiplinli ve kontrollü pres yapması gerekecek.

Mario Lemina takıma döndü

Mario Lemina’nın 6 Ekim’de Kasımpaşa hazırlıklarının tamamında takımla çalışması Galatasaray orta sahası açısından olumlu gelişme oldu.

Gabonlu futbolcunun fiziksel gücü ve top taşıma kapasitesi, Barcelona gibi yüksek seviyeli rakiplere karşı Okan Buruk’a farklı bir merkez planı sunabilir.

Lemina’nın maç gününe kadar fiziksel durumunun nasıl ilerleyeceği teknik heyetin orta saha tercihlerinde belirleyici olabilir.

Ugochukwu cezalı dönemde

Lesley Ugochukwu, Trabzonspor karşılaşmasında gördüğü kırmızı kart nedeniyle TFF organizasyonlarında iki maçlık ceza aldı.

Tahkim Kurulu 2 Ekim’de bu cezayı onadı.

Ancak bu ceza ulusal lig kapsamındaki disiplin süreciyle ilgili ve UEFA Şampiyonlar Ligi maçına otomatik olarak taşınmıyor.

UEFA’dan ayrıca bir yaptırım bulunmadığı sürece Ugochukwu Barcelona maçında kadro açısından değerlendirilebilir.

Wilfried Singo’nun dönüşü belirsiz

Wilfried Singo’nun sakatlığı Galatasaray savunması açısından en önemli soru işaretlerinden biri olmaya devam ediyor.

Fildişi Sahilli savunmacı 6 Ekim antrenmanında takımdan ayrı çalıştı.

Galatasaray’ın resmî teşhisi sağ üst arka adale grubunda Bamic 3C sınıfında sakatlık.

Kulüp oyuncunun sahalara dönüş tarihi için kesin takvim açıklamadı.

Singo Barcelona’ya yetişecek mi?

7 Ekim itibarıyla Singo’nun Barcelona karşılaşmasında oynayıp oynayamayacağı kesinleşmiş değil.

Takımdan ayrı çalışıyor olması rehabilitasyon sürecinin devam ettiğini gösteriyor.

Bu nedenle oyuncuyu şimdiden Barcelona maçının ilk 11’ine yazmak veya kesin olarak maç dışında göstermek doğru olmaz.

Roland Sallai de tedavi sürecinde

Roland Sallai de sakatlığı nedeniyle bir süredir takım çalışmalarından ayrı.

Macar futbolcu 6 Ekim antrenmanında bireysel programına devam etti.

Sağ bek ve hücum hattında görev yapabilmesi nedeniyle Sallai’nin dönüşü Okan Buruk’un Barcelona karşısındaki taktik seçeneklerini artırabilir.

Bitshiabu savunmada yeni alternatif

El-Chadaille Bitshiabu, transfer döneminin son günlerinde RB Leipzig’den kiralanarak Galatasaray savunmasına katıldı.

21 yaşındaki Fransız stoper, UEFA Şampiyonlar Ligi kadrosuna da yazıldı.

Sol ayaklı olması ve fiziksel özellikleri Okan Buruk’un savunma hattında farklı eşleşmeler kullanabilmesini sağlıyor.

Singo’nun sağlık durumuna bağlı olarak Bitshiabu’nun Avrupa maçındaki önemi daha da artabilir.

Davinson Sanchez tecrübesiyle öne çıkıyor

Davinson Sanchez Galatasaray’ın Barcelona karşısındaki savunma hattının en tecrübeli isimlerinden biri.

Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi deneyimine sahip Kolombiyalı savunmacı, hızlı hücumculara karşı fiziksel gücü ve hava toplarındaki etkinliğiyle önemli rol üstlenebilir.

Barcelona’nın rakip ceza sahasına çok sayıda oyuncuyla girdiği bölümlerde savunma liderliği kritik olacak.

Abdülkerim Bardakcı’nın sol ayak avantajı

Abdülkerim Bardakcı da Galatasaray’ın son dört yıllık şampiyonluk döneminin önemli savunma oyuncularından biri.

Sol ayaklı stoper olması geriden oyun kurulumunda Galatasaray’a doğal açı sağlıyor.

Barcelona’nın önde baskısına karşı ilk pasların doğru kullanılması Galatasaray’ın rakip presini kırabilmesi açısından önemli olacak.

Prekazi’ye göre isimler sahada kazanmaz

Cevad Prekazi’nin “yenilmeyecek takım yok” değerlendirmesinin temel düşüncesi futbolda kağıt üzerindeki kalite farkının her zaman sahadaki sonucu belirlemediği.

Barcelona kadro değeri, Avrupa deneyimi ve teknik seviyesiyle Galatasaray’dan daha güçlü kabul edilebilir.

Ancak Prekazi’ye göre futbol sahaya çıkıldıktan sonra mücadele, konsantrasyon ve maç içi kararlarla şekilleniyor.

Bu nedenle Galatasaray’ın rakibin ismine teslim olmadan kendi planına güvenmesi gerektiğini düşünüyor.

1989 ruhu yeniden hatırlanıyor

Prekazi’nin Galatasaray tarihindeki yeri, böyle maçlar öncesinde 1988-1989 Avrupa sezonunun yeniden hatırlanmasına neden oluyor.

Galatasaray o sezon Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükseldi.

Neuchâtel Xamax karşısındaki tarihi geri dönüş ve Monaco eşleşmesi kulübün Avrupa kimliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadı.

Prekazi de bu yolculuğun başrol oyuncularından biriydi.

Monaco serbest vuruşu hâlâ unutulmuyor

Cevad Prekazi’nin Monaco’ya attığı uzak mesafeli serbest vuruş golü aradan onlarca yıl geçmesine rağmen Galatasaray tarihinin en ikonik Avrupa gollerinden biri olmaya devam ediyor.

Bu gol yalnızca estetik değeriyle değil Galatasaray’ın Avrupa’da daha önce aşamadığı sınırları zorladığı dönemin sembolü olmasıyla da önem taşıyor.

Prekazi’nin bugünkü takıma verdiği özgüven mesajı da kendi dönemindeki bu tecrübeye dayanıyor.

Galatasaray taraftarı belirleyici olabilir

RAMS Park’ta oynanacak Barcelona karşılaşmasının önemli unsurlarından biri tribün desteği olacak.

Galatasaray taraftarı büyük Avrupa maçlarında daha maç başlamadan yüksek baskı yaratabilen atmosferiyle biliniyor.

Prekazi de Galatasaray’ın büyük rakipleri yenebilmesinde taraftarla takım arasındaki bağın önemli olduğunu düşünüyor.

Özellikle maçın ilk 15-20 dakikasında Barcelona’nın rahat pas yapmasını engelleyen yoğun baskı atmosferi sarı-kırmızılıların oyuna güçlü başlamasına yardımcı olabilir.

Taraftar kadar saha içi disiplin de şart

Bununla birlikte yalnızca tribün atmosferinin Barcelona gibi rakiplere karşı yeterli olmayacağı açık.

Galatasaray’ın bloklar arasındaki mesafeyi koruması, top kaybı sonrasında doğru pozisyon alması ve rakibin merkez oyuncularına boş alan bırakmaması gerekiyor.

Sporting ve Trabzonspor karşılaşmalarında yaşanan bazı savunma problemlerinin tekrarlanması Barcelona karşısında çok daha ağır sonuç doğurabilir.

Kasımpaşa maçı Barcelona öncesi son prova

Galatasaray’ın Barcelona karşılaşmasından önce oynayacağı son resmi maç Kasımpaşa mücadelesi olacak.

Sarı-kırmızılı ekip 9 Ekim Cuma günü RAMS Park’ta Kasımpaşa’yı ağırlayacak.

Bu maç hem Trabzonspor yenilgisinin ardından ligde reaksiyon vermek hem de Barcelona karşılaşması öncesinde oyun ritmi kazanmak açısından önemli.

Okan Buruk Kasımpaşa maçında kulübede olmayacak

Okan Buruk, Trabzonspor maçındaki sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle aldığı bir maçlık ceza sebebiyle Kasımpaşa karşılaşmasında soyunma odası ve yedek kulübesinde bulunamayacak.

TFF Tahkim Kurulu 2 Ekim’de PFDK cezasını onadı.

Buruk antrenmanlarda takımını hazırlamaya devam ediyor ancak Kasımpaşa maçının saha kenarı yönetimi yardımcı teknik ekip tarafından yapılacak.

Barcelona karşılaşmasında ise UEFA tarafından ayrıca cezası bulunmadığı için teknik direktör görevine devam edebilecek.

Barcelona maçı Okan Buruk için de büyük sınav

Barcelona karşılaşması Okan Buruk’un Avrupa seviyesindeki taktik kapasitesinin yeniden test edileceği önemli maçlardan biri olacak.

Dört sezon üst üste Süper Lig şampiyonluğu yaşayan teknik direktör, geçen sezon Galatasaray’ı Şampiyonlar Ligi son 16 turuna kadar taşımıştı.

Yeni sezonda hedef bu derecenin üzerine çıkmak.

Sporting yenilgisinin ardından Barcelona karşısındaki performans, Galatasaray’ın yeni Avrupa sezonundaki yönü açısından önemli gösterge olacak.

Geçen sezon Liverpool ve Juventus sonuçları özgüveni destekliyor

Galatasaray geçen sezon Avrupa’da Liverpool’u İstanbul’da mağlup etmiş ve Juventus’u play-off turunda eleyerek son 16’ya yükselmişti.

Bu sonuçlar sarı-kırmızılıların yüksek profilli rakiplere karşı mücadele edebileceğini göstermişti.

Prekazi’nin Barcelona öncesindeki iyimserliğinin güncel sportif zemini de bu tür sonuçlarda bulunuyor.

Barcelona yine de çok ciddi favori güçlerden biri

Prekazi’nin “yenilmeyecek takım yok” sözü Barcelona’nın gücünü küçümsemek anlamına gelmiyor.

İspanyol kulübü teknik kapasitesi, genç yetenekleri ve Şampiyonlar Ligi deneyimiyle Avrupa’nın en güçlü ekiplerinden biri.

Galatasaray’ın sonuç alabilmesi için bireysel hataları minimuma indirmesi ve yakaladığı fırsatları yüksek yüzdeyle değerlendirmesi gerekecek.

Prekazi’nin mesajı psikolojik

Cevad Prekazi’nin değerlendirmesi ayrıntılı taktik analizden çok Galatasaray oyuncularına ve taraftarına özgüven mesajı niteliğinde.

Eski futbolcu, futbolun büyük maçlarının yalnızca kadro değerleriyle kazanılmadığını ve sahada cesaret gösteren takımın her zaman şansının bulunduğunu hatırlatıyor.

Bu nedenle sözlerinin merkezinde “korkmadan oynamak” düşüncesi bulunuyor.

Galatasaray’ın tarihsel Avrupa misyonuyla uyumlu mesaj

Galatasaray’ın kuruluş anlatısındaki “Türk olmayan takımları yenmek” hedefi 3 Ekim’deki 121’inci kuruluş yıl dönümünde Dursun Özbek tarafından yeniden hatırlatılmıştı.

Prekazi’nin Barcelona öncesinde verdiği “yenilmeyecek takım yok” mesajı da aynı tarihsel Avrupa özgüveniyle örtüşüyor.

Galatasaray camiası açısından büyük Avrupa maçları yalnızca puan değil kulübün tarihsel kimliğini yeniden üretme fırsatı olarak da görülüyor.

7 Ekim 2026 itibarıyla maç henüz oynanmadı

Bu haber açısından en önemli kronolojik noktalardan biri Barcelona karşılaşmasının henüz gerçekleşmemiş olması.

7 Ekim itibarıyla Galatasaray önce 9 Ekim’de Kasımpaşa ile Süper Lig maçına çıkacak.

Daha sonra 13 Ekim’de Barcelona’yı RAMS Park’ta ağırlayacak.

Bu nedenle Barcelona maçıyla ilgili bütün değerlendirmeler maç öncesi beklenti ve yorum niteliğinde.

Prekazi’nin sözleri de bir sonuç değerlendirmesi değil, karşılaşma öncesindeki görüşleri.

Galatasaray için Avrupa’da kritik gece yaklaşıyor

Galatasaray’ın yeni sezon Şampiyonlar Ligi serüveni Sporting yenilgisiyle başladığı için Barcelona karşılaşması erkenden büyük önem kazandı.

Sarı-kırmızılılar kendi sahasında alacağı olumlu sonuçla lig aşamasında yeniden denge kurmak istiyor.

Okan Buruk’un elinde Osimhen, Leao, Sane, Torreira, İlkay Gündoğan, Gabriel Sara, Batrakov, Davinson Sanchez ve diğer yüksek seviyeli oyuncuların bulunduğu güçlü bir kadro var.

Sakat futbolcuların dönüş durumu ve Kasımpaşa maçından çıkacak fiziksel tablo da Barcelona hazırlıklarını doğrudan etkileyecek.

Prekazi: Galatasaray kendi oyununa güvenmeli

Cevad Prekazi’nin 7 Ekim tarihli değerlendirmesinin ana sonucu net.

Barcelona güçlü, kaliteli ve Avrupa futbolunun en büyük kulüplerinden biri olabilir ancak Galatasaray sahaya yenilgiyi kabullenerek çıkmamalı.

Prekazi’ye göre geçmişte Avrupa’da büyük başarılar yaşayan Galatasaray’ın bugünkü kadrosu da taraftarıyla birlikte güçlü rakiplere karşı sonuç alabilecek kapasiteye sahip.

Maçın sonucunu şimdiden belirlemek mümkün değil. Ancak eski Galatasaray yıldızının mesajı sarı-kırmızılı camianın büyük Avrupa gecelerinde uzun yıllardır taşıdığı özgüveni özetliyor: Futbolda yenilmeyecek takım yok ve Galatasaray Barcelona karşısında kendi gücüne inanarak oynamalı.