Galatasaray, Spor Toto Süper Lig Ahmet Çalık Sezonu'nun 29. haftasındaki dev derbide Beşiktaş'ı 2-1 mağlup etti. Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda oynanan karşılaşmada sarı-kırmızılıların iki golünü de Kerem Aktürkoğlu kaydetti. Kerem, TFF kayıtlarına göre 22. dakikada ayağıyla, 33. dakikada ise kafa vuruşuyla fileleri havalandırdı. İki golün hazırlanmasında da Mostafa Mohamed belirleyici rol oynadı. Beşiktaş'ın 85. dakikada Rıdvan Yılmaz ile bulduğu gol son bölümü hareketlendirse de Galatasaray üstünlüğünü korudu ve derbiden üç puanla ayrıldı. Sarı-kırmızılılar böylece UEFA Avrupa Ligi'ndeki Barcelona rövanşından yalnızca üç gün önce hem moralini yükseltti hem de ligde uzun süredir aradığı önemli derbi galibiyetlerinden birine ulaştı.

Galatasaraylı olarak bu galibiyeti sezonun lig tablosundan bağımsız değerlendiremiyorum. Mart ayına geldiğimizde şampiyonluk yarışının çok uzağındaydık ve yaşadığımız sezonun beklentilerimizin altında kaldığı ortadaydı. Fakat derbi başka bir sorumluluk taşıyor. Barcelona deplasmanından büyük eforla dönmüş, İstanbul'daki hava koşulları nedeniyle seyahat programı bozulmuş ve birkaç gün sonra Avrupa'nın en önemli maçlarından birine çıkacak bir takımın Beşiktaş karşısında gösterdiği mücadele benim için son derece değerli. Bu galibiyet kötü geçen sezonu bir gecede iyi hale getirmiyor; ancak bu kadronun konsantre olduğunda, birbirine yardım ettiğinde ve hücumda doğru ilişkileri kurduğunda neler yapabildiğini bir kez daha gösteriyor.

Galatasaray-Beşiktaş derbisinin golleri

DakikaGolSkor
22Kerem AktürkoğluGalatasaray 1-0 Beşiktaş
33Kerem AktürkoğluGalatasaray 2-0 Beşiktaş
85Rıdvan YılmazGalatasaray 2-1 Beşiktaş

Gol dakikalarında dönem haberleri arasında küçük farklılıklar bulunuyor. Galatasaray'ın kendi maç metninde ikinci Kerem golü 32. dakika olarak anlatılırken TFF'nin resmî müsabaka kaydı 33. dakikayı gösteriyor. Beşiktaş'ın golü de bazı ilk maç raporlarında farklı dakika bilgisiyle yer alsa da TFF kaydında 85. dakika. Tarihsel istatistik açısından burada TFF'nin resmî dakikalarını esas almak daha doğru.

Galatasaray derbiye hangi 11 ile çıktı?

Domènec Torrent karşılaşmaya Iñaki Peña, Omar Elabdellaoui, Victor Nelsson, Marcao Teixeira, Patrick van Aanholt, Taylan Antalyalı, Berkan Kutlu, Sofiane Feghouli, Emre Kılınç, Kerem Aktürkoğlu ve Mostafa Mohamed ilk 11'iyle başladı. Camp Nou'da Barcelona karşısında 0-0'lık beraberliği alan takımın üzerinden yalnızca dört gün geçmiş olmasına rağmen Torrent derbide güçlü bir kadroyu sahaya sürdü.

Ben bu tercihi önemli buluyorum. Barcelona rövanşı birkaç gün sonra oynanacak diye Beşiktaş maçını tamamen ikinci plana atmak kolay bir tercih olabilirdi. Fakat Galatasaray'ın ligdeki konumu ve derbinin taraftar açısından taşıdığı anlam düşünüldüğünde böyle bir yaklaşım kabul edilmezdi. Teknik heyet de bunu yaptı; Avrupa'nın fiziksel yükünü hesaba katmakla birlikte maçı kazanabilecek bir başlangıç kadrosu çıkardı.

Orta sahadaki Taylan-Berkan birlikteliği Barcelona maçında olduğu gibi takımın merkezde kompakt kalmasına yardım etti. Feghouli'nin pas kalitesi, Kerem'in sürati ve Mostafa Mohamed'in fizik gücü ise hücumun üç farklı unsuruydu. İlk yarıda ortaya çıkan üstünlüğün önemli nedeni de bu parçaların birbirinden kopmadan çalışmasıydı.

İlk tehlikeli anlarda iki takım da gole yaklaştı

Karşılaşmanın ilk şutu Beşiktaş'tan geldi. Rosier'in sağ çaprazdan yaptığı vuruş dışarı çıktı. Galatasaray kısa süre sonra cevap verdi. Omar'ın ortasında Mostafa Mohamed kafa vuruşunu yaptı ancak top az farkla auta gitti. Derbinin ilk dakikaları iki takımın da oyunu tamamen bekleyerek geçirmek istemediğini gösterdi.

15. dakikada Beşiktaş duran toptan çok önemli bir fırsat yakaladı. Ghezzal'ın kullandığı köşe vuruşunun devamında Atiba Hutchinson'ın kafa vuruşu direkten döndü. Dönen topun devamında Galatasaray savunması tehlikeyi uzaklaştırdı. Bu pozisyon maçın farklı bir yöne gidebileceğini gösteren ilk ciddi uyarıydı.

Ben derbilerde bu anların önemini küçümsemem. Atiba'nın topu birkaç santimetre farklı gitse Beşiktaş öne geçebilir ve maçın bütün senaryosu değişebilirdi. Futbolun içinde böyle anlar var. Ancak Galatasaray bu pozisyonun ardından paniklemek yerine rakip kaleye gitmeye devam etti. Benim için olumlu taraf tam olarak buydu.

Kerem 17. dakikada ilk ciddi uyarıyı verdi

Berkan Kutlu'nun derinlemesine pasında Kerem Aktürkoğlu sol taraftan hareketlendi, iki rakibinden sıyrılarak ceza sahasına yaklaştı ve kaleyi düşündü. Ersin Destanoğlu topu son anda kornere çıkardı. Bu pozisyon birkaç dakika sonra gelecek golün habercisi gibiydi.

Kerem'in en büyük gücü rakip savunmayı geriye doğru koşmaya zorlaması. Topu önüne aldığında rakip sadece onu durdurmayı değil, arkasında açılacak boşluğu da düşünmek zorunda kalıyor. Sezon boyunca Galatasaray'ın hücumdaki en önemli silahlarından biri bu oldu. Barcelona karşısında Camp Nou'da da benzer bir uzun koşuyla rakip savunmayı zorlamıştı. Dört gün sonra Beşiktaş'a karşı aynı özgüveni sürdürmesi genç oyuncunun ulaştığı seviyeyi gösteriyor.

22. dakikada Mostafa hazırladı, Kerem bitirdi

Galatasaray'ın ilk golünde sağ taraftaki hücum son derece etkili gelişti. Mostafa Mohamed ceza sahasına girdikten sonra savunma oyuncuları arasında topu kontrol etti ve Kerem Aktürkoğlu'na çıkardı. Kerem bekletmeden sağ ayağıyla yaptığı düzgün vuruşla Ersin Destanoğlu'nu mağlup etti ve Galatasaray'ı 1-0 öne geçirdi.

Ben bu golde Kerem'in bitirişini ne kadar övüyorsam Mostafa Mohamed'in katkısını da o kadar önemli görüyorum. Santrforun görevi yalnızca son vuruşu yapan oyuncu olmak değil. Savunmayı üzerine çekmek, topu korumak ve daha uygun pozisyondaki arkadaşını görmek de gol katkısıdır. Mostafa ilk golde tam olarak bunu yaptı.

Kerem de pozisyonu gereksiz dokunuşlarla yavaşlatmadı. Top önüne geldiğinde kaleye vurması gerektiğini biliyordu ve doğru zamanlamayla bitirdi. Son haftalarda Galatasaray'ın zaman zaman yaşadığı kararsızlığın aksine son derece net bir hücumdu. Basit ama doğru futbolun ne kadar etkili olabileceğini gösterdi.

İkinci golde Mostafa'nın baskısı ve Kerem'in kafa vuruşu

Galatasaray ilk golle yetinmedi. 33. dakikada Mostafa Mohamed sağ tarafta Umut Meraş'a yaptığı baskıyla topu kazandı ve ceza alanına doğru ortaladı. Kerem Aktürkoğlu hareketini doğru zamanda yaptı ve kafa vuruşuyla Ersin'i ikinci kez mağlup etti. Galatasaray ilk yarının henüz üçte ikisi tamamlanmadan 2-0 üstünlüğe ulaştı.

Bu gol bana göre gecenin takım oyunu açısından en değerli pozisyonlarından biri. Mostafa sadece asist yapmadı; golü rakip yarı sahadaki baskısıyla başlattı. Topun kaybedildiği anda rakibi rahat bırakmamak, Galatasaray'ın bu sezon her maçta aynı seviyede yapamadığı bir davranıştı. Burada doğru baskı doğrudan gole dönüştü.

Kerem'in kafa vuruşu da ayrıca dikkat çekici. Genellikle sürati, driplingi ve sağ ayağıyla yaptığı vuruşlarla konuştuğumuz bir oyuncunun ceza sahasında topsuz koşuyla kafa golü bulması hücum repertuvarının genişlediğini gösteriyor. Genç oyuncunun gelişimini sadece attığı gol sayısıyla değil, farklı biçimlerde gol tehdidi oluşturabilmesiyle değerlendirmek gerekiyor.

Mostafa Mohamed iki golün de mimarı oldu

Skor tabelasında iki kez Kerem'in adı yazdı ancak Mostafa Mohamed ilk yarının diğer büyük kahramanıydı. Birinci golde topu Kerem'e çıkardı, ikinci golde rakibe yaptığı baskıyla topu kazanıp ortayı gönderdi. Böylece iki golün de asistini yapan isim oldu.

Ben Mostafa'nın bu performansını santrfor değerlendirmesi açısından önemli buluyorum. Forvet oyuncusu gol atamadığında kolayca başarısız ilan edilebiliyor. Oysa takım arkadaşına iki gol hazırlayan santrfor maçın sonucuna son derece doğrudan etki ediyor. Mostafa'nın Beşiktaş savunmasıyla sürekli fiziksel mücadeleye girmesi, önde top tutması ve baskı yapması Galatasaray'ın ilk yarıdaki oyununu kolaylaştırdı.

Bu aynı zamanda Torrent için Gomis-Mostafa rekabetinin değerini gösteriyor. Gomis Göztepe karşısında iki penaltıyla maçı çevirmişti. Mostafa ise bu derbide başlangıç oyuncusu olarak farklı bir katkı sundu. İyi kadroda tek doğru santrfor olmak zorunda değil. Rakibin ve maç planının ihtiyacına göre farklı özelliklerden yararlanılabilir.

Beşiktaş 39. dakikada iki değişiklik birden yaptı

Skorun 2-0'a gelmesinin ardından Beşiktaş Teknik Direktörü Önder Karaveli ilk yarı bitmeden radikal bir müdahaleye gitti. 39. dakikada Kenan Karaman ve Güven Yalçın oyundan çıktı; Michy Batshuayi ile Cyle Larin sahaya girdi. Devre arasında da Atiba Hutchinson'ın yerine Josef de Souza oyuna dahil oldu.

Bir derbide ilk yarının 39. dakikasında iki oyuncunun birden değiştirilmesi, Galatasaray'ın rakibini oyun planını değiştirmek zorunda bırakacak kadar etkili olduğunu gösteriyor. Ben bu ayrıntıyı skorun ötesinde önemli buluyorum. Beşiktaş sahaya kendi planıyla çıktı fakat ilk yarıdaki Galatasaray baskısı ve iki gol, teknik ekibini erken müdahaleye zorladı.

Ancak bu değişikliklerin ikinci yarıda Beşiktaş'ın daha fazla topa sahip olmasına yardımcı olduğunu da kabul etmek gerekiyor. Derbinin iki yarısı aynı futbolu göstermedi. İlk yarı net biçimde Galatasaray'ın üstünlüğünde geçti; ikinci yarıda ise skor avantajını korumaya çalışan daha temkinli bir Galatasaray izledik.

Galatasaray ilk yarıyı çok güçlü tamamladı

İlk 45 dakikanın en net resmi, Galatasaray'ın Barcelona maçının fiziksel yorgunluğuna rağmen rakibinden daha enerjik görünmesiydi. Marcao ile Nelsson savunmada güvenli oynadı, Taylan ve Berkan merkezde Beşiktaş'ın rahat pas yapmasını engelledi, Feghouli'nin pas bağlantıları hücumu yönlendirdi ve Kerem-Mostafa ikilisi skor üretti.

Ben özellikle bu bölümün Barcelona rövanşı öncesinde büyük moral olduğunu düşünüyorum. Camp Nou'da 90 dakika boyunca çoğunlukla savunma disipliniyle oynayan takımın birkaç gün sonra bambaşka karakterde bir maça çıkıp ilk yarıda bu kadar hücumcu görünmesi fiziksel açıdan kolay değildi. Torrent'in de maç sonrasında iki karşılaşmada çok büyük efor harcadıklarını vurgulaması bundan kaynaklanıyordu.

Feghouli devrede çıktı, Cicâldău oyuna girdi

Galatasaray ikinci yarıya Sofiane Feghouli'nin yerine Alexandru Cicâldău'yu alarak başladı. Bu değişiklikle orta sahadaki koşu gücü ve merkez desteği artırılmaya çalışıldı. Beşiktaş ise Josef hamlesiyle merkezde daha güçlü bir ikinci yarı arıyordu.

İkinci devrede maçın karakteri değişti. Beşiktaş daha fazla top kullanmaya başladı, Galatasaray ise iki farklı üstünlüğün verdiği avantajla alanlarını daha geride ve daha kontrollü savundu. Ben bu tercihi tamamen yanlış görmüyorum. 2-0 öndeyken rakibin üzerine kontrolsüz biçimde gitmenin gereği yok. Ancak fazla geriye çekilmenin de rakibe cesaret verdiğini unutmamak gerekiyor.

Galatasaray uzun süre Beşiktaş'a net fırsat vermedi. Peña'yı doğrudan zorlayan pozisyon sayısı sınırlı kaldı. Bu da savunmanın sadece ceza sahasına kapanmadığını, rakibin son paslarını büyük ölçüde bozabildiğini gösteriyor.

65. dakikada üçüncü gole çok yaklaştık

İkinci yarının en kritik Galatasaray fırsatlarından biri 65. dakikada geldi. Kerem Aktürkoğlu'nun pasıyla sol çaprazda kaleciyle karşı karşıya kalan Mostafa Mohamed'in ilk vuruşunu Ersin Destanoğlu çıkardı. Dönen top yeniden Mostafa'nın önünde kaldı. Mısırlı futbolcu dar açıdan bir kez daha kaleye gönderdi ancak Vida topu çizgi üzerinden çıkardı.

Eğer bu pozisyon 3-0 olsaydı derbinin kalan bölümünün büyük ölçüde kapanması mümkündü. Ben maçın en önemli kırılma noktalarından birini burada görüyorum. Galatasaray üçüncü golü bulamadığı için Beşiktaş oyunun içinde kaldı ve ilerleyen dakikalarda farkı bire indirme fırsatı yakaladı.

Mostafa'nın iki asistine bir de gol eklemeye çok yaklaşması, performansının ne kadar kapsamlı olduğunu gösteriyor. Ersin ve Vida'nın müdahaleleri olmasaydı gecenin skor kahramanları arasında onun adı da golcü olarak yer alabilirdi.

68. dakikada Torrent üç değişiklik yaptı

TFF kayıtlarına göre 68. dakikada Galatasaray'da üç oyuncu birden oyundan çıktı. Omar Elabdellaoui'nin yerine Sacha Boey, Emre Kılınç'ın yerine Ryan Babel ve Mostafa Mohamed'in yerine Bafetimbi Gomis sahaya girdi. Böylece Torrent hem yorulan oyuncuları dinlendirdi hem de farklı özelliklerde üç taze seçenek kullandı.

Bu değişiklikleri Barcelona rövanşından tamamen bağımsız düşünemeyiz. Omar ağır sakatlık sürecinden yeni dönmüştü, Mostafa ilk yarıdan itibaren çok yüksek fiziksel mücadele vermişti ve takım birkaç gün içinde yeniden Avrupa maçına çıkacaktı. Oyuncu yükünü yönetmek gerekiyordu.

Ben rotasyonu maç kazanıldı diye gereksiz görmem. Tam tersine, yoğun takvimde doğru dakikada yapılan değişiklikler sonraki karşılaşmanın hazırlığının parçasıdır. Fakat sahaya giren oyuncuların mevcut oyunun disiplinini koruması gerekiyor. Değişiklikten sonra takımın organizasyonunun tamamen dağılması rotasyonun faydasını ortadan kaldırır.

Rıdvan Yılmaz 79'da girdi, 85'te golünü attı

Beşiktaş'ın son hamlelerinden biri Rıdvan Yılmaz oldu. Genç sol bek 79. dakikada Alex Teixeira'nın yerine sahaya girdi. TFF kaydına göre yalnızca altı dakika sonra Beşiktaş'ın golünü attı. Rosier'in sağdan gönderdiği topu Ghezzal Rıdvan'ın önüne bıraktı; Rıdvan savunmanın arasından vuruşunu yaptı ve top Peña'nın bacaklarının arasından ağlara gitti.

Skor 2-1'e geldiğinde maçın psikolojisi bir anda değişti. Galatasaray uzun süre rahat görünen avantajını son dakikalarda tek gole indirmişti. Derbilerde böyle anlarda geçmişte yaşanan bütün puan kayıpları oyuncunun zihnine gelebilir. Bu sezon Galatasaray öne geçtiği bazı maçlarda skoru koruyamamıştı. Dolayısıyla son dakikaların tedirgin geçmesi anlaşılırdı.

Ben burada takımın en önemli başarısının paniğe tamamen teslim olmaması olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş baskıyı artırdı ama Galatasaray savunması rakibine beraberlik golünü getirecek açık bir fırsat vermedi. Son düdüğe kadar konsantrasyon korundu ve üç puan elde edildi.

Kerem 81. dakikada alkışlarla çıktı

İki golün sahibi Kerem Aktürkoğlu 81. dakikada yerini Ömer Bayram'a bıraktı. Torrent ile Kerem'in kenarda yaşadığı sevinç de maç sonrası konuşulan görüntülerden biri oldu. Teknik direktör, Kerem'in mütevazı, çalışkan ve gelişmeye açık bir futbolcu olduğunu vurguladı.

Ben Kerem'in bu dönemde üstlendiği sorumluluğu özellikle değerli buluyorum. 2021-2022 sezonu takım açısından çok zor geçerken genç bir oyuncunun hem ligde hem Avrupa'da hücumun temel isimlerinden birine dönüşmesi önemli. Derbide attığı iki golle ligdeki gol sayısını sekize çıkardı; Avrupa kupalarında da o tarihe kadar üç golü bulunuyordu.

Ancak Kerem'i iki gol attığı için artık tamamlanmış futbolcu ilan etmek de yanlış. Torrent'in de söylediği gibi gelişebileceği çok alan var. Karar hızı, topsuz oyun, savunmayla birlikte hareket ve bazı pozisyonlarda pas tercihi zamanla daha iyi hale gelebilir. Beni umutlandıran şey yalnızca bugünkü iki gol değil, oyuncunun gelişiminin hâlâ devam ediyor olması.

Kerem: Gollerimden daha değerlisi kazanmamızdı

Kerem maç sonunda yaptığı açıklamada kendisi açısından anlamlı bir gün olduğunu ancak iki golünden daha önemli olan şeyin takımın kazanması olduğunu söyledi. Barcelona karşılaşmasının ardından yoğun bir yolculuk yaptıklarını, hava koşulları nedeniyle doğrudan İstanbul'a dönemeyip İzmir'e gitmek zorunda kaldıklarını hatırlattı. Ligdeki kötü gidiş nedeniyle taraftara mutluluk yaşatmak istediklerini ifade etti.

Ben bu açıklamanın özellikle “bu galibiyet bir şeyi değiştirmiyor” tarafını olgun buluyorum. Bir derbiyi kazanmak çok değerli ama 29 haftalık kötü lig tablosunu silmiyor. Oyuncunun iki gol attığı gecede bile bunu kabul etmesi önemli. Galatasaray'ın yeniden güçlü hale gelmesi için tek büyük galibiyetle rahatlamak yerine aynı seviyeyi sürdürebilmesi gerekiyor.

Barcelona dönüşündeki sıra dışı yolculuk

Derbinin arka planındaki en önemli konulardan biri Galatasaray'ın Barcelona deplasmanı sonrasındaki seyahatiydi. Sarı-kırmızılı takım 10 Mart'ta Camp Nou'da 0-0 berabere kaldı. İstanbul'daki yoğun kar yağışı ve hava koşulları nedeniyle kafile normal programında İstanbul'a dönemedi; İzmir üzerinden yolculuk yapmak zorunda kaldı.

Galatasaray yönetimi bu süreçte 14 Mart'taki Beşiktaş karşılaşmasının ertelenmesi için Türkiye Futbol Federasyonuna başvuruda bulundu. Talep gündeme geldi ancak maç planlandığı tarihte oynandı. Üstelik Galatasaray yalnızca üç gün sonra, 17 Mart'ta Barcelona ile UEFA Avrupa Ligi son 16 rövanşına çıkacaktı.

Ben erteleme tartışmasını galibiyet sonrasında rakibe karşı kullanmak istemiyorum. Maç oynandı ve iki takım da aynı kurallar altında sahaya çıktı. Önemli olan Galatasaray'ın yaşadığı seyahat zorluğuna rağmen derbide fiziksel ve mental olarak güçlü bir ilk yarı oynayabilmiş olması. Bu, oyuncuların emeğinin hakkını vermemiz gereken bir nokta.

Torrent ilk Galatasaray-Beşiktaş derbisini kazandı

Fatih Terim'in ardından göreve başlayan Domènec Torrent, Galatasaray'ın başındaki ilk Beşiktaş derbisinden galibiyetle ayrıldı. İspanyol teknik adam için bu sonuç ayrıca önemliydi; görevinin ilk haftalarında yaşanan kötü sonuçlar nedeniyle yoğun biçimde eleştirilmiş, sonrasında takım Göztepe ve Çaykur Rizespor karşısında galibiyetler almaya başlamıştı.

Konyaspor'a 2-0 kaybedildikten sonra Camp Nou'da Barcelona ile alınan 0-0 ve hemen ardından Beşiktaş galibiyeti, Torrent döneminin en güçlü birkaç günlük bölümlerinden birini oluşturdu. Ben yine de iki iyi maç üzerinden hocanın bütün sorunları çözdüğünü söylemem. Aynı şekilde ilk beş maçta galibiyet gelmedi diye daha o günlerde hiçbir şey yapamayacağını ilan etmenin de aceleci olduğunu düşünüyordum.

Teknik direktörün başarısını zaman içindeki gelişim üzerinden değerlendirmek gerekir. Beşiktaş karşısındaki ilk yarı takımın rakibe göre hazırlanabildiğini gösterdi. Şimdi Barcelona rövanşında aynı hazırlık kalitesinin çok daha yüksek seviyede tekrarlanması gerekecek.

Bu sezon büyük rakiplere karşı ilk galibiyet

Galatasaray, Beşiktaş galibiyetine kadar 2021-2022 sezonunda Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor'a karşı oynadığı dört lig maçında galibiyet elde edememişti. Trabzonspor deplasmanında 2-0 öne geçmesine rağmen maç 2-2 bitmiş; Beşiktaş deplasmanında 1-0 öne geçen Galatasaray 2-1 kaybetmiş, Fenerbahçe karşısında yine öne geçmesine rağmen 2-1 mağlup olmuştu. İkinci yarıdaki Trabzonspor maçında da 1-0 üstünlük 2-1'lik yenilgiye dönüşmüştü.

Beşiktaş'a karşı alınan 2-1'lik sonuç bu nedenle sezonun “Dört Büyükler” arasındaki maçlarında Galatasaray'ın ilk galibiyetiydi. Özellikle daha önce öne geçtiği büyük maçlarda skor üstünlüğünü koruyamayan takımın bu kez 2-0'dan sonra maçı kazanması psikolojik açıdan ayrıca değerli.

Ben bu sonucu sezonun genel başarısızlığını telafi eden bir kupa gibi görmem. Fakat derbiler kulübün hafızasında ayrı yer tutuyor ve kötü sezonda bile kazanılan büyük maç taraftarın duygusunu değiştirebilir. Galatasaray bugün bunu yaptı.

Beşiktaş'ın dokuz maçlık yenilmezlik serisi bitti

Beşiktaş derbiye Süper Lig'de dokuz maçtır yenilmeyen bir takım olarak geldi. Siyah-beyazlı ekip bu süreçte dört galibiyet ve beş beraberlik elde etmişti. Galatasaray'ın 2-1'lik galibiyeti bu seriyi sona erdirdi. Beşiktaş'ın deplasmandaki beş maçlık yenilmezlik serisi de Nef Stadyumu'nda bitti.

Bu verileri önemli buluyorum çünkü rakibin formsuz ve dağınık bir dönemde yakalandığı algısını dengelemek gerekiyor. Beşiktaş ligde istediği yerde olmayabilir ama derbi öncesi uzun süredir kaybetmeyen bir ekipti. Galatasaray özellikle ilk yarıda bu takıma karşı oyun üstünlüğü kurdu.

Beşiktaş'a karşı iç sahadaki yenilmezlik beş maça çıktı

Galatasaray, Beşiktaş'ı kendi sahasında oynadığı son beş lig maçında da yenilmezliğini sürdürdü. Bu süreçte dört galibiyet ve bir beraberlik alındı. Siyah-beyazlı takım Galatasaray deplasmanındaki son lig galibiyetini 2016-2017 sezonunda elde etmişti.

Ben derbi istatistiklerini maçın sonucunu önceden belirleyen kurallar olarak görmem. Her sezon başka kadro ve başka şart var. Fakat kendi evinizde rakibinize karşı yıllar boyunca güçlü bir seri oluşturmak taraftar açısından değerli. Nef Stadyumu'nun derbilerde yeniden güçlü bir iç saha avantajına dönüşmesi Galatasaray'ın uzun vadede koruması gereken bir özellik.

Galatasaray 38 puana yükseldi

Beşiktaş galibiyetiyle Galatasaray puanını 38'e çıkardı ve haftayı 11. sırada tamamladı. Beşiktaş ise 45 puanda kaldı. Bu tablo, galibiyetin sevincinin yanında sezonun gerçek durumunu da hatırlatıyor. Galatasaray 29 hafta sonunda hâlâ beklentilerin çok uzağındaki bir sıradaydı.

Ben derbiyi kazandık diye 11. sırayı unutamam. Galatasaray'ın lig hedefi bu olmamalı. Ancak sezonun kalan bölümünde “nasıl olsa şampiyonluk gitti” düşüncesine teslim olmanın da hiçbir faydası yok. Her galibiyet oyuncuların özgüvenini yükseltir, gelecek sezonun kadro değerlendirmesine bilgi sağlar ve kulübün sahadaki saygınlığını korur.

Ligde son 10 maçta gol yemeye devam ettik

Derbi galibiyetinin eleştirilmesi gereken taraflarından biri Galatasaray'ın kalesini yine gole kapatamaması. Anadolu Ajansının dönem değerlendirmesine göre sarı-kırmızılı takım Süper Lig'de üst üste 10 maçta en az bir gol yedi. Son kez 25 Aralık'taki Antalyaspor karşılaşmasında kalesini gole kapatmıştı.

Barcelona deplasmanında 90 dakika boyunca gol yemeyen takımın ligde 10 maç boyunca kalesini kapatamaması sezonun ilginç çelişkilerinden biri. Ben bunu yalnızca rakip kalitesiyle açıklayamam. Avrupa'da oyuncuların savunma konsantrasyonu ve birbirine yardım mesafesi çok daha yüksek görünüyor. Aynı ciddiyetin lig maçlarında da standart hale gelmesi gerekiyor.

Rıdvan'ın golü maçı kaybettirmedi ama Barcelona karşısında benzer bir anın bedeli çok daha büyük olabilir. Savunmanın son dakikaya kadar konsantrasyonunu koruması şart.

Mostafa Mohamed ve Ömer Bayram cezalı duruma düştü

Derbinin lig açısından sonraki haftaya etkisi de oldu. Mostafa Mohamed 67. dakikada gördüğü sarı kartla, Ömer Bayram ise oyuna girdikten sonra 86. dakikada gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü. İki futbolcu Süper Lig'in 30. haftasındaki Gaziantep FK deplasmanında forma giyemeyecek.

Mostafa'nın kartı özellikle dikkat çekici çünkü oyuncu değiştirilirken hakem Atilla Karaoğlan zaman geçirdiği gerekçesiyle sarı kart gösterdi. Galatasaray'ın kadro planlamasında bu tür gereksiz kartların azaltılması gerekiyor. Sezon boyunca sakatlıkların ve cezaların kadro derinliğini ne kadar zorladığını gördük.

Derbi galibiyetinden sonra bütün gözler yeniden Barcelona'da

Galatasaray için derbi sona erdiği anda gündem tekrar UEFA Avrupa Ligi'ne döndü. 10 Mart'ta Camp Nou'da alınan 0-0'ın rövanşı 17 Mart Perşembe günü İstanbul'da oynanacak. Deplasman golü kuralının kaldırıldığı yeni formatta ilk maçın 0-0 bitmesi herhangi bir takıma toplam skorda üstünlük sağlamıyor. Rövanşı kazanan taraf çeyrek finale yükselecek; normal sürenin eşitlikle bitmesi halinde toplam skor da eşit kalacağından uzatma gündeme gelecek.

Ben Beşiktaş galibiyetinin Barcelona maçı açısından en önemli katkısını özgüven olarak görüyorum. Dört gün içinde Camp Nou'da gol yemeden oynadık ve derbide ilk yarıda iki gol bulduk. Savunma disiplinini hücum cesaretiyle aynı maçta birleştirebilirsek Barcelona karşısında gerçek bir tur şansımız var.

Ama Beşiktaş'a iki gol attık diye Barcelona maçının aynı biçimde ilerlemesini beklemek yanlış. Xavi'nin takımının topa sahip olma kalitesi ve baskısı tamamen farklı. Rövanşta tribünün oluşturacağı enerjiyle kontrolsüz biçimde öne çıkarsak rakibin geçişlerine alan bırakabiliriz. Camp Nou'daki sabırla derbideki hücum kararlılığını birleştirmek gerekiyor.

Torrent: Barcelona için çok iyi hazırlanmamız gerekiyor

Torrent maç sonrasında Beşiktaş derbisinin taraftar için taşıdığı anlamı bildiklerini, Barcelona karşılaşmasını da düşündüklerini söyledi. Barcelona deplasmanının ardından yorucu seyahat yaşandığını, İstanbul'a doğrudan dönemeyip İzmir'de kalmak zorunda kaldıklarını ve hem Avrupa maçında hem derbide çok büyük efor sarf ettiklerini anlattı.

Teknik direktörün rövanş öncesindeki temel mesajı toparlanma ve iyi hazırlanma üzerineydi. Ben bu noktada fiziksel yük yönetiminin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kerem, Berkan, Taylan, Marcao, Nelsson ve Van Aanholt gibi oyuncular birkaç gün içinde çok yüksek tempolu iki maç oynadı. Avrupa rövanşında ilk yarıdan sonra düşmemek için dinlenme ve toparlanma antrenmanı en az taktik çalışma kadar önemli.

Kerem'in iki golü bireysel başarıdan daha fazlasını anlattı

Derbinin doğal kahramanı Kerem Aktürkoğlu. Ancak ben iki golü sadece onun bireysel yeteneğinin ürünü olarak görürsem takımın yaptığı doğru işi eksik anlatmış olurum. Birinci gol Mostafa'nın ceza sahasındaki doğru pasıyla, ikinci gol yine Mostafa'nın rakip yarı sahadaki baskısı ve ortasıyla geldi. Berkan'ın orta sahadaki pasları, Feghouli'nin sağ taraftaki bağlantıları ve savunmanın takımı önde tutabilmesi de bu hücumların zeminini oluşturdu.

İyi takım, yıldız oyuncusuna doğru pozisyonu hazırlayan takımdır. Kerem'e her seferinde orta sahadan topu verip beş kişiyi geçmesini beklersek yeteneğini tüketiriz. Beşiktaş maçında ise onu ceza alanına daha yakın ve bitirici rolde gördük. Bence gelişimi açısından en değerli taraflardan biri bu.

Bu galibiyet sezonu kurtarmadı ama Galatasaray'a yakıştı

Kerem'in maç sonundaki sözlerine katılıyorum: Bu galibiyet tek başına sezonun tablosunu değiştirmiyor. 29 hafta sonunda bulunduğumuz sıra hâlâ Galatasaray standardından çok uzak. Türkiye Kupası'ndan erken elendik ve lig şampiyonluğu yarışından aylar önce koptuk. Bunları Beşiktaş galibiyetinin coşkusuyla unutmayacağım.

Fakat kötü bir sezonda derbiyi kazanmanın değerini de küçültmem. Özellikle ilk yarıda rakibinden daha istekli, daha organize ve daha etkili görünen Galatasaray benim görmek istediğim takım. Taraftarın kulübünden istediği temel şeylerden biri, şartlar ne olursa olsun büyük maçta mücadeleden geri durmamak.

Bu nedenle 14 Mart gecesini benim için anlamlı yapan yalnız skor değil. Barcelona'dan yorgun dönmüş bir takım mazerete sığınmadı, Beşiktaş'ın dokuz maçlık yenilmezlik serisini bitirdi ve Barcelona rövanşı öncesinde taraftarına güven verecek bir futbol ortaya koydu.

Sonuç: Dev maçta kazanan Galatasaray, gecenin yıldızı Kerem

Galatasaray, Beşiktaş karşısında ilk yarıda ortaya koyduğu güçlü futbolla galibiyetin temelini attı. Kerem Aktürkoğlu'nun 22 ve 33. dakikalardaki golleri, Mostafa Mohamed'in iki asistlik performansı ve Marcao-Nelsson ikilisinin uzun süre koruduğu savunma disiplini sarı-kırmızılıları 2-0 öne taşıdı. Rıdvan Yılmaz'ın 85. dakikadaki golü son bölümü zorlaştırdı fakat Galatasaray skoru korumayı başardı.

Bu galibiyetin benim gözümde en güzel tarafı, Galatasaray'ın birkaç gün içinde iki farklı karakter gösterebilmesi. Camp Nou'da gerektiğinde sabırla ve disiplinle savundu; Beşiktaş karşısında ise özellikle ilk yarıda baskı yaptı, top kazandı ve hücum etti. İyi takım zaten tek biçimde oynayan değil, maçın istediği davranışı gösterebilen takımdır.

Kerem gecenin yıldızıydı ve iki golüyle galibiyeti getirdi. Mostafa Mohamed gol atmadan maçın en önemli isimlerinden biri oldu. Torrent ilk Galatasaray-Beşiktaş derbisini kazandı. Taraftar kötü giden lig sezonunda özlediği bir derbi gecesi yaşadı. Ama artık bu karşılaşmayı geride bırakmak gerekiyor.

Önümüzde Barcelona var. Beşiktaş galibiyetini kutlayalım ama Barcelona'ya karşı bizi tur atlatacak şeyin bugünkü skor olmadığını bilelim. Camp Nou'daki disiplin, derbideki cesaret ve tribünün desteği aynı gece buluşmak zorunda. 14 Mart'ta dev maçta kazanan Galatasaray oldu; şimdi hedef bu özgüveni Avrupa'nın en büyük gecelerinden birine taşımak.