Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, 9 Kasım 2022'de İstanbul'da düzenlenen Sabah Uluslararası Futbol Ekonomi Forumu'nda teknik direktör Okan Buruk'un geleceğiyle ilgili tartışmalara açık bir destek mesajıyla cevap verdi. Okan Buruk'un Galatasaray'ın yetiştirdiği bir spor insanı olduğunu, futbolculuk döneminde sarı-kırmızılı kulübe önemli başarılar ve kupalar kazandırdığını hatırlatan Özbek, kamuoyunda ortaya atılan her yorumun yönetim tarafından ciddiye alınmadığını söyledi. Galatasaray'ın gerçekçi eleştirileri değerlendirebildiğini ancak gerçeğe dayanmayan tartışmaların kendileri açısından değer taşımadığını vurgulayan başkan, böylece Okan Buruk'un görevine ilişkin spekülasyonlara yönetim cephesinden net biçimde mesafe koydu.
Galatasaraylı olarak bu açıklamayı önemli buluyorum. Çünkü sezonun henüz kasım ayındayız ve yeni kurulmuş bir takımdan söz ediyoruz. Haziran sonunda Okan Buruk göreve geldi, yaz boyunca 26 civarında futbolcu kadrodan çıktı, 13 yeni transfer geldi ve transferlerin önemli bölümü hazırlık kampının başlangıcına yetişmedi. Icardi, Mata, Rashica, Yusuf Demir ve Ross gibi isimler transfer döneminin son gününde takıma katıldı. Böyle bir kadronun birkaç haftada kusursuz futbol oynamasını beklemek gerçekçi olmaz. Elbette Galatasaray teknik direktörü sonuçlardan sorumludur ve eleştirilecektir. Fakat iki kötü sonuçtan sonra teknik direktör değişikliğini gündeme getiren refleksle uzun vadeli takım kurulamaz. Dursun Özbek'in mesajını bu nedenle sadece Okan Buruk'a kişisel destek değil, yeni yapılanmanın arkasında durma mesajı olarak okuyorum.
Dursun Özbek Futbol Ekonomi Forumu'nda konuştu
Sabah Uluslararası Futbol Ekonomi Forumu ve Fotomaç Süper Lig'in En İyileri Ödül Töreni, 9 Kasım 2022'de İstanbul'daki Turkuvaz Medya Merkezi'nde gerçekleştirildi. Organizasyona Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, kulüp başkanları, teknik direktörler, futbolcular ve spor dünyasından çok sayıda isim katıldı.
Dursun Özbek'in konuşması sadece Okan Buruk'la sınırlı değildi. Başkan transfer yapılanmasının nasıl kurulduğunu, Galatasaray'ın ekonomik problemlerini, Avrupa kupalarından uzak kalmanın mali etkisini, Dünya Kupası arasını, Florya ve Kemerburgaz projelerini ve Mauro Icardi'nin geleceğini de değerlendirdi.
Fakat günün en fazla dikkat çeken başlıklarından biri teknik direktör Okan Buruk'un görevine ilişkin soruya verdiği cevaptı. Özbek'in kullandığı dil, yönetimin o tarih itibarıyla teknik direktör değişikliği gibi bir gündemi olmadığını açık biçimde gösteriyordu.
Özbek'ten Okan Buruk'a güven mesajı
Dursun Özbek, Okan Buruk'u sadece mevcut teknik direktör olarak değil Galatasaray kültürünün içinden yetişmiş bir spor insanı olarak tanımladı. Buruk'un futbolculuk kariyerinde Galatasaray'a büyük katkı verdiğini, birçok kupa kazandığını ve bugün teknik adam olarak yine Galatasaray'ın başarısı için çalıştığını ifade etti.
Başkanın açıklamasının temel mesajı şuydu: Yönetim, piyasadaki bütün tartışmaları aynı değerde görmüyor. Gerçekçi ve somut eleştirileri değerlendirdiklerini ancak gerçekliği bulunmayan söylentilerin Galatasaray'ın karar mekanizmasını etkilemeyeceğini söylüyor.
Ben bu yaklaşımı doğru buluyorum. Galatasaray gibi büyük kulüpte teknik direktör elbette dokunulmaz değildir. Oyun kötüyse eleştirilir, yanlış kadro çıkardıysa eleştirilir, maç içinde yanlış hamle yaptıysa eleştirilir. Fakat teknik direktörün geleceğini haftalık sosyal medya havasına göre belirlemeye başlarsanız kulübü yönetemezsiniz.
Bir hafta önce Beşiktaş'ı yenince Okan Buruk'u göklere çıkarıp bir sonraki puan kaybında göndermeyi tartışmak sağlıklı futbol yönetimi değildir. Yönetimin görevi taraftarın günlük duygusundan farklı olarak sezonun tamamını görmek.
Okan Buruk'un Galatasaray geçmişi
Dursun Özbek'in Okan Buruk için “Galatasaray'ın yetiştirdiği” vurgusu tesadüf değil. Okan Buruk futbolculuk kariyerinin en önemli bölümünü sarı-kırmızılı formayla geçirdi. Galatasaray altyapısından A takıma yükseldi ve uzun yıllar boyunca kulübün en başarılı dönemlerinin önemli futbolcularından biri oldu.
Galatasaray formasıyla yedi Süper Lig şampiyonluğu, beş Türkiye Kupası, UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupası dahil çok sayıda kupa kazandı. 17 Mayıs 2000'de Kopenhag'da Arsenal'e karşı UEFA Kupası'nı kazanan kadronun, ardından Real Madrid'i yenerek UEFA Süper Kupası'nı alan takımın parçasıydı.
Ben Okan Buruk'un Galatasaray geçmişini teknik direktörlük için tek başına yeterli kriter olarak görmem. Kulübün eski futbolcusu olmak size teknik direktörlük koltuğunu ömür boyu garanti etmez. Ancak bu geçmişin kulübün beklentilerini, soyunma odasının baskısını ve taraftarın şampiyonluk kültürünü anlamak açısından önemli avantaj olduğu açık.
Teknik direktör olarak da şampiyonluk tecrübesi var
Okan Buruk Galatasaray'ın başına yalnız eski Galatasaray futbolcusu olduğu için getirilmedi. Teknik direktörlük kariyerinde de önemli başarılar elde etmişti. Akhisarspor ile 2017-2018 sezonunda Türkiye Kupası'nı kazandı, Medipol Başakşehir'i ise 2019-2020 sezonunda Süper Lig şampiyonluğuna taşıdı.
Başakşehir'in kulüp tarihindeki ilk Süper Lig şampiyonluğunda teknik direktör Okan Buruk'tu. Daha sonra aynı takımla UEFA Şampiyonlar Ligi'nde de mücadele etti. Dolayısıyla Dursun Özbek yönetimi 24 Haziran'da göreve getirirken sadece Galatasaray geçmişine değil, teknik direktör olarak kazandığı kupalara da bakmıştı.
Ben başkanın bugün bunu yeniden hatırlatmasını anlamlı buluyorum. Okan Buruk'un değerlendirmesi sosyal medyadaki birkaç haftalık sonuç üzerinden değil, geçmişte ortaya koyduğu teknik direktörlük seviyesi ve bugün Galatasaray'da kurmaya çalıştığı yapı üzerinden yapılmalı.
Galatasaray yeni sezona sıfıra yakın noktadan başladı
Dursun Özbek forumdaki konuşmasında yaz aylarındaki çalışma şartlarını da anlattı. Yönetimin 11 Haziran'daki seçimle göreve geldiğini, haziran ortasında mazbata ve görev dağılımı süreçlerinin tamamlandığını, bu nedenle transfer hazırlıklarına rakiplerine göre geç başlamak zorunda kaldıklarını söyledi.
Özbek ayrıca önceki teknik yapıdan ellerine hazır kapsamlı transfer raporu gelmediğini belirterek yeni futbol yapılanmasının kadro çalışmalarına neredeyse sıfırdan başladığını ifade etti. Bunun sonucu olarak bazı transferler sezon öncesi ilk Avusturya kampına yetişmedi.
Ben bu detayı Okan Buruk'un ilk aylarını değerlendirirken önemli görüyorum. İdeal dünyada teknik direktör 27 Haziran'da ilk antrenmana başladığında ana kadronun yüzde 90'ı hazır olur. Okan Buruk döneminde böyle olmadı. Sergio Oliveira sonradan geldi, Seferovic ve Dubois daha sonra katıldı, Torreira ve Mertens lig başlamaya yakın geldi, Icardi-Mata-Rashica-Yusuf-Ross ise transfer döneminin son aşamasında kadroya eklendi.
Teknik direktör bir yandan lig maçı oynarken bir yandan takımının kim olacağını öğreniyordu. Bu durum sonuçların bütün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ama değerlendirmede mutlaka hesaba katılması gerekir.
26 oyuncu gitti, 13 oyuncu geldi
Dursun Özbek'in forumda verdiği önemli rakamlardan biri kadro değişiminin boyutuydu. Başkan yaklaşık 26 futbolcunun takımdan ayrıldığını, buna karşılık 13 oyuncunun kadroya katıldığını söyledi.
2021-2022 sezonunun Galatasaray'ından Marcao, Ryan Babel, Sofiane Feghouli, Ömer Bayram, Mbaye Diagne ve farklı statülerde çok sayıda oyuncu ayrıldı. Mostafa Mohamed, Olimpiu Moruţan, Alexandru Cicâldău, Taylan Antalyalı, Emre Kılınç ve başka isimler kiralık olarak farklı takımlara gönderildi.
Kadronun diğer tarafına Sergio Oliveira, Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş, Leo Dubois, Haris Seferovic, Fredrik Midtsjö, Lucas Torreira, Dries Mertens, Mauro Icardi, Juan Mata, Milot Rashica, Yusuf Demir ve Mathias Ross eklendi.
Ben bu çapta oyuncu değişiminin birkaç ay adaptasyon gerektirmesini doğal görüyorum. Aynı dili konuşmayan, daha önce birlikte oynamamış ve birbirlerinin saha içi davranışlarını bilmeyen 13 yeni futbolcuyu bir araya getiriyorsunuz. Teknik direktörün işi sadece “iyi oyuncuları ilk 11'e yazmak” değil; bu oyuncuların özelliklerini birbirini tamamlayan takım haline getirmek.
Dursun Özbek: Alışma süreci iyi geçti
Başkan, yeni takımın kendi içinde alışmasının zaman gerektirdiğini kabul ederken gelinen noktadan memnun olduğunu söyledi. Kadronun adaptasyon sürecinin iyi geçtiğini ve Galatasaray'ın bundan sonraki bölümde performansını yükselterek devam edeceğini düşündüğünü belirtti.
Bu açıklama 9 Kasım tarihinden bakıldığında önemli. Çünkü takımın sezon başlangıcı tamamen düz bir çizgide ilerlemedi. Giresunspor ve Kayserispor mağlubiyetleri yaşandı, Alanyaspor karşısında 2-0'lık üstünlük 2-2'ye döndü, Adana Demirspor deplasmanında puan kaybedildi.
Buna karşılık Antalya, Ümraniye, Gaziantep, Kasımpaşa, Konyaspor, Karagümrük ve Beşiktaş karşılaşmaları kazanıldı. Galatasaray özellikle son Beşiktaş derbisinde sezonun en güçlü oyunlarından birini ortaya koydu.
Ben Dursun Özbek'in “yükselerek devam edeceğiz” beklentisini biraz da bu görüntüye bağlıyorum. Yeni transferler artık daha fazla maç ritmi kazandı. Torreira, Mertens ve Rashica ana takımın parçasına dönüştü. Icardi Alanyaspor'daki ilk golünün ardından Beşiktaş'a iki gol attı. Oyuncular birbirinin ne yaptığını yavaş yavaş öğrenmeye başladı.
12 lig maçında 24 puan
9 Kasım itibarıyla Galatasaray Süper Lig'de 12 karşılaşma oynadı. Sarı-kırmızılı takım bu maçlarda 7 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet elde ederek 24 puan topladı.
| Sonuç türü | Adet |
|---|---|
| Galibiyet | 7 |
| Beraberlik | 3 |
| Mağlubiyet | 2 |
| Toplam puan | 24 |
Antalyaspor, Ümraniyespor, Gaziantep FK, Kasımpaşa, Konyaspor, Fatih Karagümrük ve Beşiktaş mağlup edildi. Trabzonspor, Adana Demirspor ve Alanyaspor ile berabere kalındı. Giresunspor ve Kayserispor maçlarında ise puan alınamadı.
Ben bu tabloyu ne başarısızlık ne de olağanüstü başlangıç olarak görüyorum. Galatasaray şampiyonluk yarışının içinde, ama geliştirmesi gereken çok şey var. Özellikle sezonun ilk bölümünde gol üretimi beklenen seviyede değildi. Son haftalarda ise Icardi ve Rashica'nın sisteme girmesiyle hücum kalitesinin yükseldiğini görüyoruz.
Beşiktaş galibiyeti Okan Buruk üzerindeki tartışmaları azalttı
Galatasaray 5 Kasım'daki derbide Beşiktaş'ı Mauro Icardi'nin iki golüyle 2-1 mağlup etti. Okan Buruk, Galatasaray teknik direktörü olarak çıktığı ilk İstanbul derbisini kazanırken takım özellikle ikinci yarıda etkili futbol ortaya koydu.
Bu galibiyet öncesinde Alanyaspor beraberliği ve Kayserispor mağlubiyeti nedeniyle teknik direktörün tercihleri hakkında kamuoyunda eleştiriler artmıştı. Karagümrük ve ardından Beşiktaş galibiyetleri takımın yeniden pozitif ivme yakalamasını sağladı.
Ben tam da bu nedenle teknik direktör hakkında haftalık hüküm verilmesini doğru bulmuyorum. Kayseri maçından sonra Okan Buruk gönderilecek kadar kötü, Beşiktaş maçından sonra dokunulmaz kadar iyi olamaz. Gerçek değerlendirme sezon içindeki gelişim çizgisidir.
Dursun Özbek'in 9 Kasım'daki açıklaması da yönetimin bu kısa vadeli dalgalanmalara göre karar vermediği mesajını taşıyor.
Ofspor galibiyetiyle kupada da yol devam ediyor
Galatasaray, Dursun Özbek'in açıklamasından yalnızca bir gün önce Ziraat Türkiye Kupası'nda Yeşilyurt D.Ç. Ofspor'u 2-1 mağlup ederek 5. tura yükseldi. Sarı-kırmızılı takım 1-0 geriye düştüğü karşılaşmayı Haris Seferovic ve Berkan Kutlu'nun golleriyle çevirdi.
Okan Buruk maçtan sonra Türkiye Kupası'nı kazanmak istediklerini açık biçimde söyledi. Rotasyonlu kadroyla oynanan maçta Mata, Seferovic, Gomis, Midtsjö, Berkan, Yunus, Dubois, Ross ve Metehan gibi ligde farklı süreler alan oyuncular değerlendirilmişti.
Ben bu noktada teknik direktörün sadece lig değil kupa hedefinin de yönetim tarafından desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Galatasaray'ın Avrupa kupalarında olmadığı sezonda hem Süper Lig hem Türkiye Kupası için yarışması kulübün standardına uygun hedef.
Özbek: Gerçekçi eleştirilerden faydalanırız
Dursun Özbek'in Okan Buruk konusunda kullandığı en önemli yaklaşım bana göre eleştiriyi tamamen reddetmemesi. Başkan kamuoyundaki bütün yorumların değersiz olduğunu söylemedi; gerçekçi ve somut eleştirilerin dikkate alınacağını belirtti.
Ben bu ayrımı sağlıklı buluyorum. Galatasaray yönetimi “hocamız ne yaparsa doğrudur” anlayışıyla hareket etmemeli. Okan Buruk da eleştirinin üzerinde değil. Giresunspor maçında kapalı savunmayı açamadıysak konuşacağız. Kayseri'de kötü oynadıysak konuşacağız. Alanyaspor karşısında son dakikayı yönetemediysek konuşacağız.
Ama başka bir şey daha var: “Üç maç sonra kesin gönderilecek”, “şu futbolcuyla kavga etti”, “yönetim hocayı istemiyor” gibi dayanağı bulunmayan söylentileri gerçek karar sürecinin parçası haline getirmek kulübü istikrarsızlaştırır.
Özbek'in mesajı tam olarak burada. Yönetim eleştiriyi dinleyecek ama söylentiyle yönetilmeyecek.
Başkan ile teknik direktör arasındaki görev paylaşımı
2022 yazındaki yapılanmada Dursun Özbek kulüp başkanı, Erden Timur Sportif A.Ş. Başkan Vekili, Cenk Ergün futbol direktörü ve Okan Buruk teknik direktör olarak görev aldı. Transfer sürecinde teknik heyetin ihtiyaçlarıyla yönetimin ekonomik imkanları birlikte değerlendirildi.
Ben futbol takımında bu görev ayrımının korunmasını önemli buluyorum. Başkan ilk 11 yapmamalı. Teknik direktör de kulübün ekonomik sınırlarını tek başına belirlememeli. Okan Buruk oyuncu profilini tarif edecek, sportif yapı alternatifleri araştıracak, yönetim mali şartları müzakere edecek.
Böyle model doğru çalışırsa bir transfer başarısız olduğunda herkes sorumluluğu birbirinin üzerine atmaz.
Transfer dönemine geç başlanmasının bedeli
Dursun Özbek forumda transferlere geç başlamalarının nedenini seçim takvimine bağladı. Yönetim haziran ortasında göreve geldiği için transfer hazırlıkları ve teknik direktör seçimi rakiplerin bazılarına göre daha geç tamamlandı.
Okan Buruk 24 Haziran'da imza attı ve takım ilk antrenmanını 27 Haziran'da yaptı. O tarihte yeni sezon kadrosunun ana parçalarının büyük bölümü henüz transfer edilmemişti.
İlk Avusturya kampında Abdülkerim, Kazımcan ve ilerleyen günlerde Sergio gibi isimler vardı ancak takımın eylül ayında oluşacak yıldız kadrosuyla temmuzdaki kadro arasında ciddi fark bulunuyordu.
Ben sezon başındaki bazı oyun problemlerini değerlendirirken bunu unutmuyorum. Okan Buruk temmuz ayında başka oyuncularla oyun kurdu, ağustosta Torreira ve Mertens geldi, eylülde Icardi, Rashica, Mata, Yusuf ve Ross katıldı. Teknik direktörün sistemini sürekli yeni parçalarla güncellemesi gerekti.
Dünya Kupası arası Galatasaray için ikinci hazırlık dönemi olacak
Dursun Özbek'in forumdaki önemli başlıklarından biri Katar'da düzenlenecek 2022 FIFA Dünya Kupası nedeniyle liglere verilecek yaklaşık 45 günlük araydı. Başkan bu kadar uzun bir kesintinin futbol düzeni açısından ideal olmadığını düşündüğünü söyledi.
Galatasaray açısından ise bu dönem bir anlamda ikinci sezon öncesi kampı haline gelecek. Dünya Kupası'na giden oyuncular dışındaki kadro teknik ekiple uzun süre çalışma fırsatı bulacak.
Özbek, Dünya Kupası sonrasındaki ligin çok farklı olacağına inandığını ve Galatasaray'ın performansının ikinci bölümde daha yüksek seviyeye çıkmasını beklediğini belirtti. Ligi adeta Dünya Kupası öncesi ve sonrası olmak üzere iki ayrı perde gibi değerlendirdi.
Ben bu düşüncenin mantıklı tarafını görüyorum. Okan Buruk yaz kampında Icardi, Mata veya Rashica gibi oyuncularla çalışma fırsatı bulamadı. Dünya Kupası arasında milli takıma gitmeyen yeni oyuncularla haftalarca taktik antrenman yapabilecek. Bu, sezon içinde kolay kolay bulunmayacak fırsat.
Uzun ara aynı zamanda ekonomik kayıp
Başkan Özbek, 45 günlük aranın sadece sportif değil ekonomik etkisine de dikkat çekti. Lig maçlarının yapılmaması, maç günü gelirleri ve futbolun genel ticari hareketliliğinde geçici yavaşlama anlamına geliyor.
Galatasaray gibi yüksek taraftar katılımına sahip kulüp açısından iç saha maçları önemli gelir kalemi. Bu nedenle Dünya Kupası arasındaki süreç futbolcular için çalışma dönemi olsa da kulüp ekonomisi açısından aynı derecede olumlu değil.
Ben modern futbolun sportif ve ekonomik tarafının artık birbirinden ayrılamayacağını düşünüyorum. Teknik direktör “kamp yapalım” diye bakarken başkan maç günü geliri, yayın geliri ve sponsorluk görünürlüğünü düşünmek zorunda.
Avrupa'da olmamanın mali faturası: Yaklaşık 20 milyon Euro
Dursun Özbek forumda Galatasaray'ın geçen sezon Avrupa kupalarından yaklaşık 20 milyon Euro gelir elde ettiğini hatırlattı ve 2022-2023 sezonunda Avrupa kupalarında bulunmamanın kulüp açısından ağır mali sonucu olduğunu söyledi.
Galatasaray geçen sezon UEFA Avrupa Ligi'nde Lazio, Marsilya ve Lokomotiv Moskova'nın bulunduğu grubun lideri olmuş, son 16 turunda Barcelona'ya elenmişti. Bu Avrupa yolculuğu yayın, performans ve organizasyon gelirleri açısından kulübün kasasına ciddi para koymuştu.
Bu sezon ligi 13. bitirdiğimiz için Avrupa'da değiliz. Başkanın işaret ettiği 20 milyon Euro seviyesindeki gelir kaybı, geçen sezonki kötü lig derecesinin sadece sportif değil ekonomik bedelini de gösteriyor.
Ben şampiyonluk hedefini bu nedenle sadece kupa romantizmi olarak görmüyorum. Galatasaray'ın yeniden Şampiyonlar Ligi veya Avrupa kupalarında bulunması finansal sürdürülebilirlik için de zorunlu.
Özbek: Avrupa'sız Galatasaray'a kimse alışık değil
Dursun Özbek, Galatasaray'ın Avrupa kupalarında olmamasının hem Türkiye'de hem Avrupa kamuoyunda alışılmadık durum olduğunu vurguladı. Kulübün kuruluş felsefesinin yabancı takımları yenme hedefiyle şekillendiğini hatırlatarak Avrupa sahnesine dönmenin Galatasaray'ın temel hedeflerinden biri olması gerektiğini söyledi.
Ben buna tamamen katılıyorum. Türkiye'de şampiyonluk Galatasaray için çok değerli ama kulübün tarihsel farklılığının önemli bölümü Avrupa başarılarından geliyor. UEFA Kupası, UEFA Süper Kupası, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalleri ve Avrupa'nın büyük kulüplerine karşı alınan sonuçlar Galatasaray markasını Türkiye dışına taşıdı.
Okan Buruk'un ilk sezonundaki şampiyonluk hedefinin bir sonraki doğal amacı Galatasaray'ı yeniden Avrupa'ya götürmek.
Yayın gelirlerindeki düşüş de kulüpleri zorluyor
Dursun Özbek futbol ekonomisini değerlendirirken Türkiye'deki yayın gelirinin geçmiş yıllardaki yaklaşık 500 milyon dolar seviyesinden 130 milyon dolar civarına kadar düşmesini de önemli sorun olarak gösterdi.
Kur artışıyla birlikte düşünüldüğünde Türk kulüpleri oyuncu ücretlerini büyük ölçüde Euro üzerinden öderken gelirlerinin önemli bölümü Türk lirasında kalıyor. Bu yapı özellikle Avrupa standartlarında oyuncu kadrosu kurmaya çalışan kulüpleri zorluyor.
Ben Galatasaray'ın mali bağımsızlık hedefinin neden sürekli vurgulandığını burada daha iyi anlıyorum. Icardi ve Mertens transfer edip şampiyonluk hedefleyebilirsiniz ama geliriniz sürekli eriyorsa bunu uzun yıllar sürdüremezsiniz.
Kulübün yıllık gelirinin Euro bazında küçülmesi
Dursun Özbek kendi önceki başkanlık döneminde Galatasaray'ın yıllık gelirinin yaklaşık 100 milyon Euro seviyesinde olduğunu, bugün ise yıllık gelirin yaklaşık 1 milyar lira düzeyinde kaldığını anlattı. Kur dönüşümü üzerinden bakıldığında kulübün Euro bazında gelir kapasitesinin ciddi biçimde düştüğünü söyledi.
Başkanın burada verdiği temel mesaj, nominal olarak Türk lirası rakamlarının büyümesinin gerçek satın alma gücünün arttığı anlamına gelmediğiydi.
Ben futbol ekonomisini değerlendirirken bunu önemli görüyorum. Maaşı 3 milyon Euro olan oyuncu açısından sizin gelirinizin TL olarak yüzde kaç arttığının pek anlamı yok. Kulübün döviz bazında ne kadar gelir üretebildiği kritik.
Yıllık faiz yüküne dikkat çekti
Özbek, büyük spor kulüplerinin ağır finansman yükü altında bulunduğunu belirtirken bir kulübün yılda yaklaşık 400 milyon lira faiz ödemek zorunda kalmasının sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Türk futbolunun oyuncu yetiştirip ihraç eden modelden çok dışarıdan oyuncu ithal eden yapı içinde kalmasının ekonomik dengeyi daha da zorlaştırdığına dikkat çekti.
Ben Galatasaray'ın yıldız transferleriyle övünürken bu tarafı unutmam. Icardi'nin gelişi güzel; ama kulübün uzun vadede kendi Icardi'sini üretip Avrupa'ya yüksek bedelle satabilecek sistem kurması daha da önemli.
Florya ve Kemerburgaz planı futbol ekonomisinin parçası
Dursun Özbek forumda Florya'daki mevcut futbol tesislerinin ekonomik değerini ortaya çıkarmak ve A takımın antrenman merkezini Kemerburgaz'a taşımak istediklerini de anlattı.
Kemerburgaz'daki yeni tesislerin sonraki ağustos ayına yetiştirilmesi hedefleniyor. Florya'nın ise kulübün mali bağımsızlık projeleri içinde değerlendirilmesi planlanıyor.
Ben yeni tesis projesini Okan Buruk ve futbol takımından ayrı düşünmüyorum. Büyük oyuncuya büyük maaş vermek kadar büyük oyuncunun çalışacağı sağlık, performans, rehabilitasyon ve antrenman ortamını hazırlamak gerekiyor. Avrupa kulübü olmak istiyorsanız tesisiniz de Avrupa standardında olacak.
Mauro Icardi'nin geleceği de Dursun Özbek'e soruldu
Forumda en fazla merak edilen konulardan biri Mauro Icardi'nin sezon sonrasındaki geleceğiydi. Paris Saint-Germain'den bir sezonluğuna kiralanan Arjantinli yıldızın sözleşmesinde Galatasaray adına açıklanmış satın alma opsiyonu bulunmuyor.
Dursun Özbek, Icardi'nin dünya yıldızı olduğunu belirterek ekonomik şartların Galatasaray'ın yapısına uygun hale gelmesi durumunda kalıcı transferin düşünülebileceğini söyledi. Ancak Paris Saint-Germain'in oyuncuyu satmaya nasıl yaklaşacağı konusunda kendisinin de kesin bilgisi olmadığını, Fransız kulübünün satış konusunda istekli olmayabileceğini düşündüğünü ifade etti.
Ben burada tarih sınırını özellikle koruyorum. 9 Kasım 2022 itibarıyla Galatasaray'ın Icardi'yi kesin olarak satın alacağı veya belirli bonservis bedeli üzerinde anlaşma bulunduğu söylenemez. Oyuncu hâlâ PSG'den sezon sonuna kadar kiralık ve geleceği açık.
Beşiktaş derbisindeki Icardi performansı beklentiyi büyüttü
Icardi konusunun forumda özellikle sorulmasının en önemli nedenlerinden biri birkaç gün önce oynanan Beşiktaş derbisiydi. Arjantinli santrfor iki gol atarak Galatasaray'a 2-1'lik galibiyeti getirmişti.
İlk golde Barış Alper'in indirdiği topu sol ayağıyla çok sert tamamlamış, ikinci yarıda ise Sergio Oliveira'nın ortasında kafa vuruşuyla Mert Günok'u mağlup etmişti. Bir başka pozisyonda da hat-trick'e yaklaşmış ancak top direkten dönmüştü.
Ben Icardi'nin derbiden sonra kalıcı transferinin hemen konuşulmasını taraftar psikolojisi açısından anlıyorum. Böyle yıldız Beşiktaş'a iki gol attığında insan doğal olarak “seneye de bizde kalsın” diyor. Fakat yönetimin ekonomik gerçekleri düşünmesi gerekiyor. Kiralık oyuncunun bütün bonservis ve maaş şartları sezon sonunda ayrıca değerlendirilecek.
Okan Buruk-Icardi ilişkisi de takımın geleceği açısından önemli
Büyük yıldız transfer edildiğinde teknik direktörün onu nasıl yöneteceği önemli hale geliyor. Icardi'nin kariyeri Okan Buruk'un birçok oyuncusundan daha yüksek uluslararası profile sahip olabilir. Aynı kadroda Mertens ve Mata gibi başka dünya çapında isimler de var.
Ben Okan Buruk'un en önemli sınavlarından birini burada görüyorum. Teknik direktör yıldızdan korkmayacak ama oyuncunun kariyerini de doğru kullanacak. Icardi hazır değilse oynatmayacak, hazırsa ceza sahasında onu besleyecek sistem kuracak. Yedek kalacak oyuncuya neden yedek kaldığını anlatacak.
Şu ana kadar Icardi'nin kademeli biçimde hazırlanması doğru görünüyor. Transfer edildiği hafta doğrudan 90 dakika sahaya atılmadı. Fiziksel seviyesi yükseldikçe süreleri arttı ve Beşiktaş maçında bunun karşılığı iki gol oldu.
Başakşehir maçı Dünya Kupası arasından önce büyük sınav
Galatasaray, ligde Dünya Kupası arasından önce Medipol Başakşehir deplasmanına çıkacak. Karşılaşma 12 Kasım Cumartesi günü Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda oynanacak.
Bu maçın Okan Buruk açısından özel tarafı eski takımına karşı oynayacak olması. Buruk, Başakşehir'i kulüp tarihinin ilk Süper Lig şampiyonluğuna taşımıştı. Şimdi ise Galatasaray'ın başında eski takımının karşısına çıkacak.
Ben 9 Kasım'daki Dursun Özbek açıklamalarını biraz da bu maç öncesindeki atmosfer içinde okuyorum. Teknik direktör hakkında söylentiler yerine yönetimin hocasının arkasında olduğunu belirten başkan, takıma dışarıdan gelecek gereksiz baskıyı azaltmaya çalışıyor.
Başakşehir karşılaşması puan açısından da çok önemli. Galatasaray ve Başakşehir üst sıralarda birbirine yakın durumdalar. Dünya Kupası arasına galibiyetle girmek takımın ikinci bölüm hazırlıklarına büyük moral sağlar.
Dünya Kupası sonrası daha güçlü Galatasaray beklentisi
Dursun Özbek, Dünya Kupası'nın ardından Galatasaray'ın daha yüksek performans göstereceğine inandığını açık biçimde söyledi. Ona göre ligin ilk bölümü takımın kurulması ve oyuncuların birbirine alışmasıyla geçti; uzun ara sonrasında ikinci bir lig başlıyor gibi olacak.
Ben bunu Okan Buruk açısından da önemli bir beklenti olarak görüyorum. Başkan bugün hocaya destek veriyor ama aynı zamanda ikinci bölümde daha iyi performans beklediğini söylüyor. Yani destek koşulsuz rahatlık anlamına gelmiyor.
Uzun arada takım daha fazla çalışacak, yeni transferler birbirini daha iyi tanıyacak ve Okan Buruk'un oyun planı daha net hale gelecek. Dünya Kupası sonrasında “takım yeni” mazeretinin geçerliliği doğal olarak azalacak.
Okan Buruk'un geliştirmesi gereken taraflar var
Başkanın desteğini doğru okumak gerekir. Dursun Özbek'in açıklaması Okan Buruk'un bütün kararlarının kusursuz olduğu anlamına gelmiyor. Sezonun ilk bölümünde Galatasaray bazı maçlarda üretim problemi yaşadı.
Giresunspor'a evde kaybedildi. Adana Demirspor deplasmanında gol bulunamadı. Kayserispor karşısında ilk yarı çok kötü geçti. Alanyaspor maçında 2-0'lık üstünlük son dakikada kaybedildi. Hücum oyuncularının formu ve rotasyon tercihleri zaman zaman tartışıldı.
Ben bu eleştirilerin gerçekçi olan kısmının Okan Buruk'a fayda sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Teknik direktör de maç sonrasında birçok kez kendi hatalarını veya takımın geliştirmesi gereken noktaları açıkça söyledi.
İstikrar demek hocayı eleştirmemek değil; eleştirirken her hafta görevden göndermeyi tartışmamak.
Oyun son haftalarda yükseliyor
Dursun Özbek'in iyimserliğinin arkasında son haftalardaki oyun gelişimi de var. Alanyaspor karşısındaki kırmızı karta kadar olan ilk yarım saat, Karagümrük deplasmanındaki 2-0'lık galibiyet ve Beşiktaş derbisindeki ikinci yarı performansı Galatasaray'ın hücum kalitesinin yükseldiğini gösterdi.
Rashica daha fazla katkı vermeye başladı. Torreira orta sahada rolünü oturttu. Mertens'in fiziksel seviyesi yükseldi. Icardi maç ritmi kazandı. Sergio Oliveira'nın pas bağlantıları daha anlamlı hale geldi. Sacha Boey sezon başındaki belirsizlikten çıkarak sağ bekin önemli oyuncusu oldu.
Ben takımın bütün parçalarının aynı anda yükselmesi halinde Okan Buruk'un elinde Süper Lig için çok güçlü kadro bulunduğunu düşünüyorum. Yönetimin beklentisinin şampiyonluk olmasının sebebi de tam olarak bu.
Dursun Özbek için hedef hâlâ şampiyonluk
Okan Buruk 24 Haziran'da imzayı attığı gün tek hedeflerinin şampiyonluk olduğunu söylemişti. Dursun Özbek yönetiminin futbol takımına yaptığı yatırım da aynı hedef üzerine kuruldu.
9 Kasım'daki açıklamalarda başkan Okan Buruk'a sahip çıkarken hedefi küçültmedi. Galatasaray'ın yeniden Avrupa'da olması ve sürdürülebilir sportif başarıya ulaşması gerektiğini anlattı.
Ben teknik direktöre zaman verilmesi gerektiğini söylerken Galatasaray standardını aşağı çekmiyorum. Tam tersine, şampiyonluk için kurulmuş kadronun sonunda şampiyonluk için yarışması gerektiğini düşünüyorum. Okan Buruk'un değerlendirme kriteri de bu olmalı.
Teknik direktöre sahip çıkmak soyunma odasına da mesaj
Başkanın teknik direktör hakkında kamuoyu önünde net destek vermesinin sadece Okan Buruk'a değil futbolculara da mesaj olduğunu düşünüyorum. Oyuncu, hocasının iki kötü sonuçta gönderilebileceğini hissederse teknik otorite zayıflar.
Özellikle Icardi, Mertens, Mata, Torreira, Sergio gibi kariyerli futbolcuların bulunduğu soyunma odasında teknik direktörün yönetim tarafından desteklendiğini bilmesi önemli. Oyuncuların forma kararlarına itiraz ederek teknik direktörü aşabileceklerini düşünmemeleri gerekir.
Ben güçlü yönetim-teknik direktör ilişkisinin şampiyonluk takımının görünmeyen parçalarından biri olduğuna inanıyorum.
Gerçekçi eleştiri ile söylentiyi ayırmak
Dursun Özbek'in konuşmasının benim açımdan ana fikri burada yatıyor. Galatasaray eleştiriyi reddetmiyor; eleştirinin kaynağını ve gerçekliğini süzüyor.
Bir futbol yorumcusu “Galatasaray'ın orta saha pres mesafeleri çok uzun” diyorsa bu teknik eleştiri. “Okan Buruk'un oyuncu değişikliği geç kaldı” diyorsa tartışılabilir futbol görüşü. Bunlardan faydalanabilirsiniz.
Ama doğrulanmamış biçimde “yönetim hocayla yolları ayırıyor”, “şu maç son şansı”, “oyuncular hocayı istemiyor” gibi söylentiler oluşturuluyorsa kulübün bunlara göre hareket etmesi gerekmez.
Ben Galatasaray yönetiminin tam olarak bu ayrımı yapmasını bekliyorum.
Galatasaray'ın 2022 yazının asıl sınavı Okan Buruk
Yaz transfer döneminde dünya çapında isimler kadroya katıldı. Mauro Icardi, Dries Mertens, Lucas Torreira ve Juan Mata uluslararası medyada büyük ses getirdi. Milot Rashica, Sergio Oliveira, Leo Dubois, Fredrik Midtsjö, Seferovic, Abdülkerim, Yusuf Demir, Ross ve Kazımcan ile geniş kadro oluşturuldu.
Fakat transfer başarısının gerçek sınavı teknik direktörün bu futbolculardan nasıl takım çıkaracağı. Yönetim oyuncuyu getirebilir; sahaya nasıl yerleşeceğini Okan Buruk belirleyecek.
Ben bunun için başkanın hocaya zaman vermesini doğru buluyorum. Aynı zamanda Dünya Kupası arasından sonra bu takımın çok daha belirgin oyun kimliğine ulaşmasını bekliyorum. Çünkü elindeki kalite bunu mümkün kılıyor.
Sonuç: Dursun Özbek Okan Buruk'un arkasında
9 Kasım 2022'deki Futbol Ekonomi Forumu'nda Dursun Özbek'e yöneltilen Okan Buruk sorusu, son haftalarda Galatasaray çevresinde oluşan teknik direktör tartışmalarına yönetim cephesinden önemli cevap verdi.
Özbek, Okan Buruk'un Galatasaray'ın yetiştirdiği spor insanı olduğunu, futbolculuk kariyerinde kulübe kupalar kazandırdığını ve bugün de teknik adam olarak Galatasaray'ın başarısı için çalıştığını hatırlattı. Gerçekçi eleştirilerin dikkate alındığını, gerçeğe dayanmayan yorumların ise yönetim açısından değer taşımadığını söyledi.
Ben bu açıklamayı “Okan Buruk artık ne yaparsa yapsın görevde” şeklinde okumuyorum. Başkan teknik direktörüne sahip çıkıyor ama aynı konuşmada takımın Dünya Kupası sonrasında daha yüksek performans göstermesini beklediğini de söylüyor. Yani hem destek hem beklenti var.
Bu bana göre sağlıklı yönetim biçimi. Hocanızı ilk zorlukta yalnız bırakmayacaksınız ama hedefi de unutmayacaksınız. Galatasaray'ın hedefi şampiyonluk ve yeniden Avrupa sahnesine dönmek.
Sezonun ilk 12 lig maçında 24 puan toplandı. Yedi galibiyet, üç beraberlik ve iki mağlubiyet var. Performans zaman zaman dalgalandı fakat takım son haftalarda daha iyi futbol sinyalleri veriyor. Karagümrük ve Beşiktaş galibiyetleri moral yükseltti. Icardi'nin derbide attığı iki gol yeni transferlerin takıma daha fazla uyum sağlamaya başladığını gösterdi.
Üstelik önümüzde yaklaşık 45 günlük Dünya Kupası arası var. Okan Buruk'un yaz kampında birlikte çalışamadığı oyuncularla uzun süre antrenman yapma şansı olacak. Dursun Özbek de ligin bu arasını iki perde arasındaki sınır gibi değerlendiriyor ve Galatasaray'ın ikinci bölümde daha iyi olacağına inanıyor.
Ben de aynı nedenle Okan Buruk değerlendirmesinin gerçek sınavının önümüzdeki aylarda geleceğini düşünüyorum. Bu kadro birbirine alıştıkça Galatasaray'ın hücumda daha üretken, pres konusunda daha organize ve maç yönetiminde daha olgun olması gerekiyor.
Başkanın başka açıklamaları da kulübün sportif hedeflerinin ekonomiyle birlikte düşünülmesi gerektiğini gösterdi. Avrupa'da olmamak yaklaşık 20 milyon Euro seviyesinde önemli gelir kaybı yaratıyor. Yayın gelirleri döviz bazında ciddi biçimde düşmüş durumda. Kulüpler ağır faiz yükü taşıyor. Bu nedenle şampiyonluk sadece sportif prestij değil, Galatasaray'ı yeniden Avrupa gelirlerine ulaştırmak açısından ekonomik gereklilik.
Icardi konusunda da başkan temkinli. Oyuncunun dünya yıldızı olduğunu kabul ediyor ve şartlar uygun olursa gelecekte kalıcı transfer ihtimalinin değerlendirilebileceğini söylüyor. Fakat 9 Kasım itibarıyla herhangi bir kesin satın alma anlaşması yok. Icardi hâlâ PSG'den kiralık olarak Galatasaray forması giyiyor.
Şimdi en yakın hedef Başakşehir deplasmanı. Okan Buruk eski takımının sahasına Galatasaray teknik direktörü olarak çıkacak. Beşiktaş galibiyetinin ardından yeni bir güçlü rakibi yenmek, Dünya Kupası arasına hem puan hem özgüven açısından çok değerli şekilde girmemizi sağlar.
Ben Galatasaray'ın teknik direktörünün arkasında yönetimin durmasını olumlu karşılıyorum. Çünkü başarılı takım sadece iyi transferle kurulmaz; yönetimin, teknik direktörün, futbolcuların ve taraftarın aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi gerekir.
9 Kasım 2022 itibarıyla Dursun Özbek'in mesajı açık: Okan Buruk, Galatasaray'ın yetiştirdiği, bu kulübe futbolcu olarak büyük hizmet vermiş ve bugün teknik direktör olarak başarı için çalışan bir isim. Yönetim gerçekçi eleştirileri dinleyecek fakat dayanaksız tartışmalarla yol haritasını değiştirmeyecek.
Şimdi söz yeniden sahada. Okan Buruk'a verilen güvenin karşılığı maçlarla, puanlarla ve sezon sonunda ulaşılacak hedeflerle ölçülecek. Galatasaraylı olarak benim istediğim de bu: Her hafta teknik direktör tartışmak değil, istikrarlı biçimde gelişen ve sonunda şampiyonluk için sonuna kadar yarışan bir takım izlemek.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap