Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, 14 Eylül 2022 tarihinde Galatasaray Lisesi İnan Kıraç Salonu'nda gerçekleştirilen Divan Kurulu Eylül Ayı Olağan Toplantısı'nda yeni yönetimin ilk üç aylık dönemini değerlendirirken özellikle futbol takımında gerçekleştirilen kapsamlı transfer operasyonunun dünya çapında yankı uyandırdığını söyledi. Özbek, geçen sezonun hayal kırıklığını unutturmak ve yeniden başarıya odaklanmak amacıyla kadronun büyük ölçüde değiştirildiğini belirterek yaklaşık 26 futbolcunun çeşitli nedenlerle takımdan ayrıldığını, yerlerine 13 yeni futbolcunun transfer edildiğini ifade etti. Galatasaray'ın bu dönem futbolcu transferlerine yaklaşık 26 milyon Euro harcadığını açıklayan başkan, bunun 7 milyon 750 bin Euro'luk kısmının 21 yaş altı oyuncular Yusuf Demir ve Mathias Ross için yapılan uzun vadeli yatırım olduğunu söyledi. Bu yatırımlar çıkarıldığında yaklaşık 18 milyon Euro bonservis harcaması yapıldığını, futbolcu satışlarından yaklaşık 12 milyon 500 bin Euro gelir sağlandığını belirten Özbek, kendi hesabına göre yaklaşık 5 milyon 500 bin Euro net harcamayla yeni bir takım oluşturulduğunu savundu.
Galatasaraylı olarak bu açıklamaları sadece Icardi, Mertens, Torreira veya Mata gibi büyük isimlerin transfer edilmesi üzerinden okumuyorum. Geçen sezonu 13. sırada tamamlayan Galatasaray'ın saha içindeki başarısızlığı kadar mali yapısının da yeniden düzenlenmesi gerekiyordu. Yıldız futbolcu transfer etmek kolay değil ama daha zor olan, bunu kulübün geleceğini ipotek altına almadan gerçekleştirebilmek. Dursun Özbek'in Divan Kurulu kürsüsünde özellikle rakamlar üzerinden konuşmaya çalışmasını bu nedenle önemli buluyorum. Transferler dünya çapında ses getirmiş olabilir; bizim için asıl mesele bu transferlerin hem sahada şampiyonluk getirmesi hem de birkaç yıl sonra kulübün önüne ödenemez sözleşmeler olarak çıkmaması.
Divan Kurulu toplantısı Galatasaray Lisesi'nde yapıldı
Galatasaray Spor Kulübü Divan Kurulunun eylül ayı olağan toplantısı 14 Eylül Çarşamba günü saat 13.30'da Galatasaray Lisesi İnan Kıraç Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantının ana gündemlerinden biri Dursun Özbek yönetiminin seçimden sonraki yaklaşık üç aylık faaliyet döneminin değerlendirilmesi ve geleceğe yönelik projelerin üyelerle paylaşılmasıydı.
Toplantı öncesinde Mustafa Kemal Atatürk, şehitler, Galatasaray'ın kurucusu Ali Sami Yen ve arkadaşları ile yakın dönemde hayatını kaybeden kulüp üyeleri için saygı duruşu yapıldı. Divan Kurulu Başkanı Aykutalp Derkan'ın açılışının ardından kürsüye Dursun Özbek çıktı.
Ben Galatasaray'ın Divan Kurulu toplantılarını sadece kulüp içi prosedür olarak görmüyorum. Başkanın seçim mitinginde taraftara söyledikleriyle, üç ay sonra kulübün en deneyimli üyelerinin karşısında verdiği hesap aynı şey değil. Divan kürsüsü yönetimin vaatlerinin rakamlarla sınandığı yerlerden biri olmalı. Özbek de bu nedenle transfer harcamalarından gayrimenkul projelerine, Bankalar Birliği anlaşmasından amatör şubelere kadar birçok konuda ayrıntılı bilgi verdi.
Üç ana vaat: Sevgi iklimi, mali bağımsızlık ve sportif başarı
Dursun Özbek konuşmasının başında seçim döneminde öne çıkardıkları üç temel hedefi hatırlattı. Bunlardan birincisi Galatasaray camiasında sevgi ve barış ortamının yeniden oluşturulmasıydı. Özbek, uzun süredir kulüp içinde devam eden sert tartışmaların ve ayrışmanın sona ermesini istediklerini, yönetimin ilk üç ayında bu yönde başlangıç yaptıklarını düşündüğünü söyledi.
İkinci temel hedef mali bağımsızlıktı. Başkan, Galatasaray'ın gelecekte sürdürülebilir sportif başarıya ulaşmasının ancak borç yükünü azaltması ve finansal hareket alanını genişletmesiyle mümkün olacağını savundu.
Üçüncü hedef ise sportif başarıydı. Özellikle futbol takımının geçen sezon yaşadığı ağır lig başarısızlığının ardından sarı-kırmızılıların yeniden şampiyonluk yarışının merkezine dönmesi hedefleniyordu.
Ben bu üç başlığın birbirinden ayrı düşünülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Camia sürekli yönetim kavgasıyla yaşarsa uzun vadeli proje kuramazsınız. Finansal bağımsızlığınız yoksa sportif başarı için her yıl borçlanırsınız. Sportif başarı gelmezse taraftar ilgisi ve ticari gelirler zayıflar. Galatasaray'ın yeni yönetimi bu üç alanı aynı anda yürütmek zorunda.
Özbek: Yaklaşık 26 futbolcu ayrıldı, 13 futbolcu geldi
Dursun Özbek futbol yapılanmasını anlatırken geçen sezonki kadronun büyük ölçüde değiştirildiğini söyledi. Başkanın Divan Kurulu'nda verdiği rakama göre yaklaşık 26 futbolcu çeşitli sebeplerle takımdan ayrıldı ve yerlerine 13 futbolcu transfer edildi.
Burada “yaklaşık 26” ifadesinin başkanın kendi konuşmasında kullandığı kapsam olduğunu özellikle belirtmek gerekiyor. Yaz transfer döneminin geniş bilançosunda kiralık dönemi bitip ana kulübüne dönenler, altyapıdan kiralananlar, sözleşmesi bitenler ve farklı statülerde ayrılan bütün isimler dahil edildiğinde bazı dönem hesaplarında daha yüksek ayrılık sayıları görülebiliyor. Özbek'in Divan konuşmasında kullandığı sayı ise yaklaşık 26.
Ben böyle rakam farklılıklarında kaynakların hangi kategoriyi saydığını ayırmayı önemli buluyorum. Başkanın konuşmasında söylediği sayı başka bir haberin bütün profesyonel ve genç oyuncu hareketlerini kapsayan bilançosuyla bire bir aynı olmak zorunda değil. Tarihsel kayıtta doğru olan, Özbek'in söylediğini kendi bağlamında aktarmak.
Galatasaray'ın 13 yeni transferi
2022 yazında Galatasaray kadrosuna Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş, Sergio Oliveira, Haris Seferovic, Leo Dubois, Fredrik Midtsjö, Lucas Torreira, Dries Mertens, Mauro Icardi, Yusuf Demir, Mathias Ross Jensen, Milot Rashica ve Juan Mata dahil edildi.
| Futbolcu | Profil |
|---|---|
| Abdülkerim Bardakcı | Yerli stoper, bonservisli transfer |
| Kazımcan Karataş | Genç sol bek, uzun vadeli yatırım |
| Sergio Oliveira | Tecrübeli merkez orta saha |
| Haris Seferovic | Kiralık santrfor |
| Leo Dubois | Fransa Milli Takımı tecrübeli sağ bek |
| Fredrik Midtsjö | Merkez orta saha |
| Lucas Torreira | Uruguaylı ön libero |
| Dries Mertens | Bonservissiz hücum oyuncusu |
| Mauro Icardi | PSG'den kiralık santrfor |
| Yusuf Demir | 19 yaşında hücum yatırımı |
| Mathias Ross | 21 yaşında stoper yatırımı |
| Milot Rashica | Norwich City'den kiralık kanat |
| Juan Mata | Bonservissiz tecrübeli oyun kurucu |
Ben bu listeye baktığımda geçen sezonki transfer yaklaşımından belirgin biçimde farklı yapı görüyorum. Bir tarafta Torreira, Icardi, Mertens, Mata, Sergio ve Dubois gibi Avrupa'nın en üst seviyelerinde oynamış isimler bulunuyor; diğer tarafta Yusuf Demir, Mathias Ross ve Kazımcan gibi geleceğe yönelik futbolcular var.
Yönetimin amacı sadece birkaç büyük yıldız transfer etmek değil, tecrübeli oyuncularla gençleri aynı takım içinde harmanlamak olarak açıklanıyor. Özbek Divan Kurulu konuşmasının ilerleyen bölümünde altyapı stratejisini anlatırken de tam olarak buna vurgu yaptı.
“Transferler dünya çapında ses getirdi” sözü nereden geliyor?
Dursun Özbek, Galatasaray'ın yaptığı transferlerin sadece Türkiye'de değil Avrupa basınında da geniş yer bulduğunu söyledi. Özellikle transfer döneminin son gününde Icardi, Mata, Rashica, Yusuf Demir ve Mathias Ross gibi isimlerin art arda açıklanması Avrupa spor kamuoyunda da Galatasaray'ın yaz operasyonunun konuşulmasına neden olmuştu.
Özbek, Divan Kurulu'nda Fransız gazetesi Le Figaro'nun Galatasaray'ın transferlerini Chelsea'nin Thomas Tuchel ile yollarını ayırdığı haberin dahi önüne geçen gelişmelerden biri olarak ele aldığını ifade etti. Bu, başkanın Avrupa basınındaki etkiyi anlatırken verdiği örnekti.
Ben “dünya çapında ses getirdi” ifadesinin abartılı seçim sloganı olarak kalıp kalmayacağını sahadaki sonuçların belirleyeceğini düşünüyorum. Mauro Icardi ve Juan Mata ismi elbette dünya basınında haber olur. Mertens, Torreira ve Sergio da Avrupa futbolunda tanınan oyuncular. Ama mayıs ayında şampiyon değilseniz eylül ayında transfer manşetlerinde kaç ülkeye çıktığınızın taraftar açısından fazla anlamı kalmaz.
Galatasaray tarihi büyük transferlerden çok, büyük transferlerin kazandırdığı kupaları hatırlıyor. Hagi'nin kıymeti sadece Barcelona ve Real Madrid geçmişinden değil, Galatasaray'daki kupalarından geliyor. Drogba ve Sneijder'in anlamı Şampiyonlar Ligi'ndeki başarının parçası olmalarından geliyor. Icardi ve diğer yeni isimlerin de gerçek Galatasaray hikâyesi şimdi başlayacak.
Özbek'in açıkladığı transfer harcaması: 26 milyon Euro
Dursun Özbek Divan Kurulu'nda bu yaz futbolcu transferleri için toplam yaklaşık 26 milyon Euro harcadıklarını açıkladı. Başkan, bir önceki yaz döneminde ise yaklaşık 28 milyon Euro transfer harcaması yapıldığını söyledi.
Bu karşılaştırmayı yapmasının nedeni, dünya çapında tanınan oyuncuların gelmesinin camiada “para kontrolsüzce harcandı” algısı yaratmaması gerektiğini anlatmaktı. Özbek'e göre yeni yönetim büyük isimleri kadroya dahil ederken geçmiş dönemin transfer harcamasından daha yüksek toplam bonservis bedeline çıkmamıştı.
Ben burada ücret ile bonservis arasındaki farkı unutmamak gerektiğini düşünüyorum. Transfer maliyeti sadece kulübe ödenen bonservis değildir. Oyuncunun maaşı, imza ücreti, bonuslar ve menajerlik giderleri de toplam mali yapıyı etkiler. Özbek'in konuşmasındaki 26 milyon Euro rakamı özellikle transfer ve bonservis harcamalarının kendi sunduğu hesabı.
Bu nedenle rakamı “Galatasaray bütün yeni takım için toplam yalnızca 26 milyon Euro maliyet yaptı” biçiminde yorumlamak doğru olmaz. Başkan transfer harcamasının belirli kısmını anlatıyor ve ardından ücret sözleşmelerindeki politikayı ayrı başlıkta açıklıyor.
7,75 milyon Euro genç oyuncu yatırımı
Özbek'in mali hesabındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri 26 milyon Euro'nun 7 milyon 750 bin Euro'luk kısmını genç oyuncu yatırımı olarak ayrı değerlendirmesiydi. Başkan bu bölümün Yusuf Demir ile Mathias Ross transferlerinden oluştuğunu belirtti.
Yusuf Demir 19, Mathias Ross ise 21 yaşındaydı. İki futbolcuyla da uzun vadeli sözleşmeler yapıldı. Yönetim bu oyuncular için ödenen parayı sadece bugünkü kadro maliyeti değil gelecekte sportif ve ekonomik değer oluşturabilecek yatırım olarak görüyor.
Ben bu yaklaşımın mantığını anlıyorum. Mertens veya Mata gibi tecrübeli oyuncunun transfer bedelinden gelecekte satış geliri beklemezsiniz. Yusuf veya Ross ise gelişirse hem Galatasaray'a yıllarca hizmet edebilir hem daha yüksek bedelle başka kulübe transfer olabilir.
Ancak “genç yatırım” etiketi başarının garantisi değildir. 19 yaşındaki futbolcuya 6 milyon Euro ödüyorsanız onu geliştirecek ortamı da oluşturmanız gerekir. Yedek kulübesinde iki sezon bekleyen genç oyuncunun piyasa değeri otomatik artmaz.
Genç yatırım çıkarılınca yaklaşık 18 milyon Euro
Dursun Özbek'in yaptığı hesapta genç yatırımlar ayrıldığında yaklaşık 18 milyon Euro seviyesinde klasik bonservis harcaması kalıyor. Başkan bu rakamın da satılan futbolculardan elde edilen gelirle önemli ölçüde dengelendiğini söyledi.
Ben burada yönetimin transfer dönemini iki ayrı kategoriye ayırmaya çalıştığını görüyorum. Birinci kategori bugünkü sportif başarı için yapılan harcamalar; ikinci kategori Yusuf Demir ve Ross gibi gelecekte değer üretmesi beklenen futbolcular. Bu finansal anlatım mantıklı olabilir ancak sportif olarak bütün transferler aynı teknik direktörün kadrosunda ve aynı sezonun bütçesinde yer alıyor.
Yaklaşık 12,5 milyon Euro satış geliri
Başkan Özbek, bazı futbolcuların bonservisleriyle satılması sonucunda yaklaşık 12 milyon 500 bin Euro gelir elde edildiğini açıkladı. Bu gelirin büyük bölümü Marcao'nun Sevilla'ya transferinden geldi.
Galatasaray Marcao için İspanyol kulübüyle 12 milyon Euro garanti transfer bedeli üzerinden anlaşmıştı. Performansa bağlı bonuslarla toplam rakamın daha yukarı çıkma ihtimali de bulunuyordu. Emre Akbaba'nın Adana Demirspor'a transferi ve farklı küçük gelirler de dönemin satış bilançosuna katkı verdi.
Ben Marcao satışını Galatasaray'ın uzun vadeli transfer modelinin önemli örneği olarak görüyorum. Oyuncu düşük maliyetle alındı, takımda gelişti, Avrupa maçlarında değer kazandı ve yüksek bonservisle satıldı. Mali bağımsızlık istiyorsak yıldız transfer etmek kadar doğru oyuncuyu doğru zamanda satmayı da öğrenmek zorundayız.
Özbek'in hesabıyla net 5,5 milyon Euro
Dursun Özbek, genç oyuncu yatırımlarını ayrı değerlendirdikten ve futbolcu satışlarından gelen bonservis gelirini çıkardıktan sonra yaklaşık 5 milyon 500 bin Euro net harcamayla yeni takım kurduklarını söyledi ve bunu yönetim açısından başarı olarak değerlendirdi.
Bu, Özbek'in Divan üyelerine sunduğu kendi transfer bilançosu. Matematiğin hangi kalemleri kapsadığına dikkat etmek gerekiyor. Başkan burada özellikle bonservis harcaması, genç yatırım ve bonservis gelirleri üzerinden bir net hesap yapıyor. Futbolcu maaşları ve başka giderler ayrı başlıklar.
Ben taraftar olarak yönetimin “5,5 milyon harcadık” cümlesinin arkasındaki hesabı bilmek isterim. Özbek'in Divan'da ayrıntıları vermesi bu açıdan olumlu. Çünkü büyük isimlerin gelişinden sonra kulübün yeniden kontrolsüz harcama yaptığı endişesi doğal olarak oluşabilirdi.
Icardi'nin Galatasaray'a maliyeti: 750 bin Euro maaş katkısı
Dursun Özbek özellikle Mauro Icardi transferi hakkında çıkan maliyet tartışmalarına cevap verdi. Paris Saint-Germain ile yapılan anlaşma kapsamında Galatasaray'ın Arjantinli yıldızın sezonluk ücretine 750 bin Euro katkı sağlayacağını bir kez daha açıkladı.
Icardi'nin toplam 2022-2023 sezonu ücreti 6 milyon 750 bin Euro. Bunun 6 milyon Euro'luk kısmını Paris Saint-Germain, 750 bin Euro'sunu Galatasaray ödeyecek. Fransız kulübüne ayrıca kiralama bedeli ödenmiyor.
Başkan Divan Kurulu'nda buna ek olarak Icardi'nin 20 gole ulaşması halinde Galatasaray'ın 75 bin Euro ilave ödeme yapacağını söyledi.
Ben bu şartlarda Icardi transferinin Galatasaray açısından son derece düşük finansal risk içerdiğini düşünüyorum. Inter'de iki kez Serie A gol kralı olmuş 29 yaşındaki santrfor için bir sezonluk 750 bin Euro maaş katkısı, oyuncu performans verirse olağanüstü maliyet-fayda oranına dönüşebilir.
Fakat Icardi'nin düşük maliyeti nedeniyle transferi şimdiden başarılı ilan etmem. Santrforun görevi gol atmak. 750 bin Euro'ya hiç oynamayan futbolcu da pahalıdır; 5 milyon Euro'ya 30 gol atan futbolcu da bazı şartlarda ucuz olabilir. Futbol ekonomisinde gerçek maliyet katkıyla ölçülür.
Icardi'nin 20 gol bonusu 75 bin Euro
Özbek'in açıkladığı sözleşme ayrıntılarından biri 20 gol bonusuydu. Icardi sezon içinde 20 gole ulaşırsa Galatasaray 75 bin Euro ilave ödeme yapacak. Başkan bunu, geçmiş dönemlerde kullanılan yüksek puan başı veya prim modellerinden daha kontrollü bonus sistemi örneği olarak sundu.
Ben açık söyleyeyim: Icardi 20 gol atacaksa 75 bin Euro bonusu seve seve öderim. Çünkü santrforun 20 lig ve kupa golüne ulaşması büyük ihtimalle Galatasaray'ın şampiyonluk yarışına doğrudan katkı anlamına gelir. Bonusun mantığı zaten budur; kulüp ancak sportif başarı üretildiğinde ekstra ödeme yapar.
Maç başı yerine “victory bonus” yaklaşımı
Dursun Özbek, önceki dönemlerde sözleşmelerde yüksek puan başı primler kullanıldığını ancak yeni yönetimin bu yaklaşımı değiştirdiğini anlattı. Bazı yeni futbolcu sözleşmelerine maç kazanılması halinde 3 bin Euro seviyesinde “victory bonus” eklendiğini söyledi.
Başkan geçmişte benzer bonusların 15-20 bin Euro seviyelerinde olabildiğini belirterek kendi önceki başkanlık dönemlerini de bu konuda eleştirdi. Daha önce yaptığı yöneticilikten ders çıkardığını ve bugün Galatasaray'ın parasının her kuruşunun ne kadar değerli olduğunu daha iyi anladığını ifade etti.
Ben Özbek'in kendi eski dönemine yönelik bu özeleştirisini önemli buluyorum. Yönetici hatasız olduğunu iddia ettiğinde gelişemez. İkinci kez başkan olmuş birinin “daha önce bunu yanlış yaptık, şimdi değiştirdik” diyebilmesi tecrübenin gerçek karşılığı olabilir.
Mertens'e verilen imza parası hakkında açıklama
Divan toplantısında transferlerin başka mali detayları da konuşuldu. Dursun Özbek, bonservisi elinde bulunan Dries Mertens'e yaklaşık 1,2 milyon Euro seviyesinde imza ücreti ödendiğini söyledi. Başkan bunun dışında kamuoyunda dolaşan farklı imza parası iddialarının doğru olmadığını savundu.
Galatasaray Sportif A.Ş.'nin halka açık şirket olması nedeniyle transfer ve sözleşme işlemlerinin bağımsız denetime tabi olduğunu hatırlattı. Yapılan işlerin kurallara uygun şekilde yürütüldüğünü belirtti.
Ben şeffaflığın tam olarak bu şekilde işlemesini isterim. Taraftar yıldız futbolcunun ne kadar kazandığını bilmekten korkmamalı. Asıl sorun rakamın açıklanması değil, karşılığının alınamaması. Yönetim büyük oyuncuya yüksek para veriyorsa neden verdiğini ve mali dengenin nasıl korunduğunu anlatabilmeli.
Transfer çalışmalarının sabah 4-5'e kadar sürdüğünü anlattı
Dursun Özbek, yönetimin haziran ortasında göreve geldiğinde transfer konusunda önlerinde hazır bir çalışma bulunmadığını söyledi. Teknik direktör konusu da henüz kesinleşmediği için transfer çalışmalarının sıfırdan ve çok kısa süre içinde kurulmak zorunda kaldığını ifade etti.
Başkana göre yaklaşık 60 günlük dönemde oyuncu izleme, transfer toplantıları ve görüşmeler bazı geceler sabah 4-5'e kadar sürdü. Özbek bu süreçte özellikle Erden Timur'a, scout ekibine, Okan Buruk'a ve emeği geçen diğer kişilere teşekkür etti.
Ben transfer operasyonunun yoğun emek gerektirdiğini kabul ediyorum. Özellikle Icardi gibi PSG ile maaş paylaşımının müzakere edildiği, Mertens ve Mata gibi büyük kariyerli serbest oyuncuların ikna edildiği dosyalar kolay sonuçlanmaz. Ancak çok çalışmak kendi başına başarı değildir; doğru sonuç üretirse anlamlıdır.
Bugün yönetim transfer masasındaki emeğin karşılığını kamuoyunda yüksek heyecan olarak aldı. Mayısta bunun karşılığı puan tablosunda ölçülecek.
Erden Timur transfer operasyonunun merkezindeydi
Dursun Özbek konuşmasında Erden Timur'un transfer dönemindeki emeğine özel olarak teşekkür etti. Sportif A.Ş. Başkan Vekili olarak göreve başlayan Timur yaz dönemindeki önemli futbolcu görüşmelerinin merkezinde yer aldı.
Icardi transferinde uzun süren görüşmeler, Mertens ve Torreira'nın İstanbul'a aynı uçakta getirilmesi, son gündeki Mata-Rashica-Yusuf-Ross operasyonu Erden Timur'un kamuoyu önündeki etkisini daha görünür hale getirdi.
Ben yöneticinin transfer döneminde popüler hale gelmesini tek başına başarı saymam. Sportif direktör veya yönetici futbolcuyu getirir, teknik direktör kullanır, takım kazanır. Birkaç yıl sonra o transferlerin mali sonucu ortaya çıkar. Gerçek değerlendirme ancak bu üç aşama birlikte görülünce yapılmalı.
Geçen sezonun gençleşme modeline eleştiri
Dursun Özbek konuşmasının ilerleyen bölümünde geçen sezon uygulanan yalnızca gençleşme odaklı yapılanmaya da dolaylı eleştiri getirdi. Genç oyuncuların önemli olduğunu ancak sadece genç futbolculardan oluşan yapıyla başarılı olunamayacağının geçen sezon görüldüğünü söyledi.
Yeni yönetimin projesi, altyapıdan yetişen oyuncuları dünya çapında tecrübeli yıldızlarla aynı takım içinde geliştirmek. Özbek bu modeli anlatırken Galatasaray'ın geçmişinden Hagi, Sneijder ve Drogba dönemlerini örnek verdi.
Ben bu düşünceye büyük ölçüde katılıyorum. 18 yaşındaki futbolcunun gelişmesi için sadece başka 18 yaşındaki futbolcularla oynaması gerekmez. Yanında Torreira, Mertens, Mata veya Icardi gibi futbolcuların bulunması ona antrenman seviyesinde bile çok şey öğretebilir.
Ancak yıldızların gerçekten gençlerle aynı sahayı paylaşması gerekiyor. Bütün dakikaları tecrübeli oyunculara verir, gençleri sadece antrenmanda yanlarında tutarsanız “harmanlama” gerçekleşmez. Okan Buruk'un bu dengeyi doğru kurması önemli.
Altyapıdan dokuz futbolcu vurgusu
Özbek, futbol takımının çevresinde altyapıdan gelen dokuz futbolcu bulunduğunu belirtti. Yönetimin amacının bu gençleri transfer edilen yıldızlarla birlikte geliştirmek olduğunu anlattı.
Sezon başı hazırlıklarında Hamza Akman, Emin Bayram, Metehan Baltacı, Efe Akman, Özgür Baran Aksaka ve farklı genç oyuncular A takımla çalışma fırsatı yakaladı. Emin Bayram Kasımpaşa deplasmanında ilk 11 başlayarak 90 dakika oynadı. Hamza Akman da Giresunspor karşısında ilk resmî A takım dakikalarını aldı.
Ben bu oyuncuların dakikalarının sezon içinde artıp artmayacağını takip edeceğim. Galatasaray Akademisi sadece hazırlık kampını dolduran futbolcular üretmemeli. Gerçek hedef, altyapıdan oyuncunun A takım rotasyonuna girip forma rekabeti yaratması.
Taraftar ilgisi yönetimi memnun ediyor
Dursun Özbek, yeni sezonla birlikte Galatasaray taraftarının ilgisinin çok yüksek seviyeye çıktığını söyledi. İç saha maçlarının yaklaşık 50 bin kişilik atmosferde oynandığını ve kombine biletlere yönelik çok yoğun talep bulunduğunu belirtti.
Başkana göre kombine satışının tamamlanmasının ardından bile kendisine yeni talepler ulaşmaya devam ediyordu. Galatasaray taraftarını yönetimin en büyük destekçisi olarak nitelendiren Özbek, Divan Kurulu'ndan taraftarı alkışlamalarını istedi.
Ben taraftarın bu reaksiyonunu geçen sezon düşünüldüğünde çok değerli buluyorum. Takım 13. olmuş, sezon hayal kırıklığıyla bitmişti. Buna rağmen birkaç ay sonra stadın yeniden dolması Galatasaray markasının gücünü gösteriyor. Yönetimin görevi bu güveni saha başarısıyla karşılamak.
6 haftada 13 puanlık başlangıç
Dursun Özbek'in Divan Kurulu'nda konuştuğu tarihte Galatasaray Süper Lig'de ilk altı maçını tamamlamıştı. Okan Buruk'un ekibi Antalyaspor, Ümraniyespor, Gaziantep FK ve Kasımpaşa'yı mağlup etmiş, Trabzonspor ile 0-0 berabere kalmış, Giresunspor'a ise 1-0 yenilmişti. Böylece 13 puan toplanmıştı.
Son olarak 11 Eylül'de Kasımpaşa deplasmanında alınan 3-2'lik galibiyet, hücum açısından sezonun en iyi skor performansı olmuştu. Kerem Aktürkoğlu iki, Bafetimbi Gomis bir gol atmıştı.
Ben Özbek'in “iyi performans gösterdik” değerlendirmesini bu tablo içinde okuyorum. Galatasaray kötü başlamadı ancak takımın oyunu henüz tamamlanmış değil. Üstelik Icardi, Mata ve transferin son gününde gelen bazı futbolcular ya hiç oynamadı ya birkaç dakika süre aldı.
Gerçek kadro birkaç hafta sonra ortaya çıkacak. Bu nedenle 13 puanı olumlu başlangıç olarak kabul ederim ama transferlerin başarısını henüz altı maç üzerinden ölçmem.
Yeni yıldızların çoğu henüz sahada tam olarak yok
Transferlerin dünya çapında ses getirdiği doğru olabilir fakat 14 Eylül itibarıyla bu oyuncuların hepsinin Galatasaray'a gerçek katkısını değerlendirmek için çok erken. Mauro Icardi henüz resmî maç oynamadı. Juan Mata fiziksel olarak hazırlanıyor. Rashica ve Yusuf Demir Kasımpaşa maçında kısa süre aldı. Torreira ve Mertens ise birkaç haftadır takımda.
Ben yönetimin transfer başarısını sezon başlamadan ilan etmenin riskli olduğunu düşünüyorum. Bugün Icardi transferinin mali şartlarını alkışlarız; yarın sahada kaç gol attığına bakarız. Yusuf Demir için yapılan yatırımı destekleriz; iki yıl sonra gelişimine bakarız. Ross genç stoper olarak doğru profil olabilir; süre bulduğunda seviyesini görürüz.
Transfer operasyonu ayrı başarı, futbol takımının başarısı ayrı konu. İkincisi gerçekleşmezse birincisinin anlamı sınırlı kalır.
Konyaspor maçı yeni kadro için önemli sınav
Galatasaray 16 Eylül Cuma günü Süper Lig'in 7. haftasında Konyaspor'u kendi sahasında ağırlayacak. 14 Eylül itibarıyla takım bu maçın hazırlıklarını sürdürüyor. Konyaspor sezonun başlangıcında savunma performansıyla dikkat çeken ve kolay gol yemeyen rakiplerden biri.
Ben bu karşılaşmayı yeni hücum yapısının önemli testlerinden biri görüyorum. Kasımpaşa karşısında üç gol attık ama Konyaspor'un çok daha organize ve dar alan bırakan savunmasıyla karşılaşacağız. Mertens, Kerem, Yunus, Sergio ve santrfor hattının kapalı savunmaya nasıl çözüm bulacağı önemli.
Icardi'nin fiziksel olarak ne kadar hazır olduğu ve kadroya girip giremeyeceği de taraftarın merak ettiği konulardan biri. Fakat yıldız futbolcunun ismi kadar takımın ortak oyunu belirleyici olacak.
Mali bağımsızlık transfer politikasından ayrı değil
Dursun Özbek'in Divan konuşmasında futbol transferlerinden hemen önce uzun uzun mali bağımsızlık anlatması bence tesadüf değil. Yönetim Galatasaray'ı Bankalar Birliği yapılandırmasından çıkarmak, borç yükünü azaltmak ve gayrimenkul projelerinden kaynak oluşturmak istiyor.
Bu hedef varken futbol takımının kontrolsüz harcama yapması bütün planla çelişir. Özbek'in transfer maliyetini ayrıntılı biçimde anlatmasının temel nedeni de bu. “Dünya yıldızları geldi ama para saçmadık” mesajı vermeye çalışıyor.
Ben yönetimin bu iddiasının ilerleyen finansal tablolarda doğrulanmasını isterim. Divan kürsüsünde verilen rakam önemli ama Galatasaray Sportif A.Ş.'nin finansal sonuçları, maaş yükü ve toplam futbol gideri bize daha geniş resmi gösterecek.
Bankalar Birliği anlaşmasından çıkma hedefi
Özbek konuşmasında Galatasaray'ın mali bağımsızlığının en önemli adımlarından birinin Bankalar Birliği ile yapılan yapılandırma anlaşmasından çıkmak olduğunu söyledi. Önceki dönemde imzalanan anlaşmanın o günkü koşullarda gerekli olduğunu kabul etti ancak bugün kulübün bazı ekonomik ve yatırım kararlarını sınırlandırdığını savundu.
Başkan, Galatasaray'ın borcunu ödeyerek mümkün olan ilk fırsatta yapılandırmadan çıkmayı hedeflediğini söyledi. Anlaşmanın bazı kulüp projelerinde hareket alanını daralttığını ve ekonomik bağımsızlık için bu yükümlülüğün sona ermesi gerektiğini belirtti.
Ben borcu ödemeden “bağımsızlık” söyleminin anlamlı olmadığını düşünüyorum. Özbek de zaten bunu söyledi: Galatasaray borcunu ödemek zorunda. Önemli olan bunu yeni borç yaratarak değil, sürdürülebilir gelir kaynaklarıyla yapmak.
Mecidiyeköy projesinden 1,7 milyar TL hedefi
Dursun Özbek mali bağımsızlık projesinin önemli parçalarından biri olarak Mecidiyeköy'deki gayrimenkul projesini anlattı. Daha önce otel olarak düşünülen yapının Galatasaray'a daha fazla gelir sağlayabilmesi amacıyla rezidans modeline çevrildiğini ve satış sürecinin planlandığını söyledi.
Başkanın beklentisine göre satıştan elde edilecek kaynağın kısa sürede yaklaşık 1 milyar 700 milyon TL seviyesine ulaşma ihtimali bulunuyor. Bu paranın bir bölümünün kulübün borç yükünü azaltmak, bir bölümünün ise Kemerburgaz ve Florya gibi projeleri finanse etmek amacıyla kullanılması planlanıyor.
Ben gayrimenkul projelerini transfer bütçesine dönüştürülecek para olarak görmem. Kulübün varlığından elde edilen gelir uzun vadeli mali bağımsızlık için kullanılmalı. Birkaç yıldız transfer uğruna gayrimenkul gelirini tüketmek geleceği satmak olur.
Kemerburgaz yeni futbol tesisinin merkezi olacak
Özbek, Kemerburgaz'daki yeni Metin Oktay Tesisleri için zemin düzeltme ve etüt çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Yönetimin hedefi A Futbol Takımını mümkün olduğunca kısa sürede Florya'dan çıkarıp yeni tesise taşımak ve sonraki sezon çalışmaların Kemerburgaz'da yapılmasını sağlamak.
Projelerin hazır olduğunu, ruhsat sürecinin ardından inşaatın başlayacağını söyleyen Özbek, sponsorluk ve sektör desteği konusunda da önemli katkılar aldıklarını belirtti. Erden Timur ve Fatih Demircan'ın inşaat ve proje alanındaki desteklerini özellikle vurguladı.
Ben tesis işini transfer kadar önemli görüyorum. Futbolcu üç yıl takımda kalabilir; doğru antrenman tesisi 30 yıl kulübe hizmet eder. Galatasaray'ın Avrupa'nın büyük kulüpleriyle rekabet etmek istediğini söylüyorsak altyapı, sağlık, performans ve A takım tesislerinin de aynı seviyeye yaklaşması gerekiyor.
Florya projesi mali bağımsızlığın büyük ayağı
Başkan Özbek, Florya arazisinin Galatasaray'ın mali bağımsızlığı açısından en büyük projelerden biri olduğunu söyledi. Emlak Konut'a ait bölümün alınması ve mevcut Galatasaray arazisiyle birlikte daha yüksek değer oluşturacak proje geliştirilmesi hedefleniyor.
Mecidiyeköy'den gelecek kaynağın bir bölümünün Kemerburgaz tesislerine, başka bölümünün Florya projesinin başlangıcına aktarılması planlanıyor. Özbek bu projeleri Galatasaray'ın ekonomik çıkışının temel araçları olarak tanımladı.
Ben burada yönetimin aynı anda hem yıldız transfer yapıp hem tesis ve gayrimenkul yatırımı yürütmesinin mali disiplin gerektirdiğini düşünüyorum. Futbolun günlük heyecanı uzun vadeli projelerin önüne geçmemeli.
Altyapı ile yıldız oyuncunun birlikte gelişmesi hedefleniyor
Özbek'in Divan konuşmasında en dikkat çekici futbol projelerinden biri gençlerle tecrübeli yıldızları aynı takım içinde geliştirme fikriydi. Yönetim, sadece gençlerden oluşan yapının geçen sezon istenen sonucu getirmediğini düşünüyor.
Başkan geçmişte Hagi, Sneijder ve Drogba gibi büyük futbolcularla birlikte oynayan genç Galatasaraylı oyuncuların gelişiminden örnek verdi. Ben bu yaklaşımın futbol mantığını doğru buluyorum. Genç oyuncu yalnızca teknik antrenmandan değil, yanında oynayan kaliteli futbolcunun kararlarından da öğrenir.
Hamza Akman antrenmanda Mata'nın nasıl top aldığını, Yusuf Demir Mertens'in dar alandaki kararını, genç stoper Ross ise Nelsson'un pozisyon almasını izler. Bu tür günlük öğrenme transfer politikasının görünmeyen getirisi olabilir.
Galatasaray'ın amacı sadece futbol değil bütün branşlarda başarı
Dursun Özbek Divan Kurulu'nda futbolun yanında basketbol, voleybol, sutopu, yüzme, yelken, atletizm, judo ve diğer branşların hedeflerinden de söz etti. Erkek basketbol takımında Basketbol Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, kadın basketbolda EuroCup, voleybolda ligde üst sıralar ve Avrupa kupalarında ilerleme gibi hedefler açıkladı.
Ben bu kısmı önemli buluyorum çünkü Galatasaray Spor Kulübü yalnız futbol kulübü değil. Futbol en yüksek geliri ve ilgiyi oluşturuyor olabilir fakat kulübün tarihsel misyonu birçok branşta sporcu yetiştirmek.
Özbek'in “Cumhuriyetin 100. yılında en çok kupayı almak istiyoruz” yaklaşımı bütün şubelerin aynı sezon için yüksek hedefle çalıştığını gösteriyor.
Tesisleşme bütün branşların ortak sorunu
Başkan özellikle judo, yüzme ve diğer amatör branşlardaki tesis eksikliklerini de sert biçimde gündeme getirdi. Bazı sporcuların başarılarına rağmen çalışma ortamlarının Galatasaray'ın seviyesine yakışmadığını söyledi ve yeni tesis yatırımlarının zorunlu olduğunu belirtti.
Ben futbol transferinin manşetleri kapladığı dönemde bu konunun Divan Kurulu'nda konuşulmasını değerli buluyorum. Icardi'nin gelişi binlerce kişiyi havalimanına götürebilir, ama altyapıdaki yüzücünün antrenman yaptığı havuz da kulübün geleceğinin parçası.
Üyelik başvurularında olağanüstü artış
Dursun Özbek kulübe üyelik başvurularında da çok büyük yükseliş yaşandığını açıkladı. Son yıllarda ortalama yaklaşık 800 başvuru olurken bu yıl 2 bin 400'ün üzerinde üyelik başvurusu geldiğini söyledi. Başkan bu ilgiyi camiada oluşmaya başladığını düşündüğü sevgi ve barış ortamıyla ilişkilendirdi.
Galatasaray Tüzüğü yıllık üye kabulünde belirli sınırlara sahip olduğu için bütün başvuruların üyeliğe dönüşmesi mümkün değil. Özbek aynı konuşmada tüzüğün bazı maddelerinin güncellenmesi amacıyla ilerleyen dönemde genel kurul çağrısı yapmayı planladıklarını da söyledi.
Ben kulübe ilginin yükselmesini olumlu buluyorum ama üyelik yapısının da şeffaf ve kurallı işlemesi gerektiğini düşünüyorum. Büyük kulübün yönetim seçimlerinde ve genel kurullarında mümkün olduğunca geniş katılım sağlanması demokratik yapıyı güçlendirir.
Dursun Özbek kendi ilk döneminden ders aldığını söylüyor
Divan konuşmasının benim açımdan en önemli taraflarından biri Özbek'in bazı eski uygulamaları açık biçimde yanlış olarak tanımlamasıydı. Özellikle futbolcu primleri ve sözleşme maliyetleri konusunda geçmişteki kendi yönetim dönemini de eleştirdi.
İkinci kez başkanlığa seçilmiş kişinin gerçek avantajı tam olarak burada olabilir. İlk dönemindeki doğru ve yanlışların sonuçlarını görmüş durumda. Eğer ikinci dönemde aynı hataları tekrarlamıyorsa tecrübenin karşılığı vardır.
Ben Galatasaray yöneticisinden kusursuz geçmiş beklemem. Hatasını kabul edip kulübün yararına yeni yöntem uygulamasını beklerim. Özbek'in “Galatasaray'ın parasının kuruşunun değerini daha iyi anlıyorum” mesajı bundan sonra yapılacak sözleşmelerle sınanacak.
Transferlerin gerçek sınavı sezon sonunda
Bugün Icardi, Mertens, Mata ve Torreira transferleri taraftarda büyük heyecan yaratıyor. Avrupa basınının ilgisi de anlaşılır. Galatasaray son yıllarda Falcao döneminden sonra ilk kez bu kadar çok uluslararası yıldızı aynı transfer döneminde kadrosuna kattı.
Ama ben 14 Eylül'de transfer dönemini “başarılı” veya “başarısız” diye kesin şekilde kapatmam. Transfer operasyonunun mali mühendisliği başarılı görünebilir. Oyuncuların isim kalitesi yüksek olabilir. Fakat futbol transferinin nihai sınavı sahadır.
Icardi 20 gol atarsa, Torreira orta sahayı domine ederse, Mertens şampiyonluk yarışının kritik maçlarını çözerse, Mata tecrübesiyle takımın seviyesini yükseltirse ve Yusuf-Ross gibi genç yatırımlar gelişirse bu yaz gerçekten büyük başarı olarak hatırlanır. Tersi olursa eylül ayındaki manşetler tek başına hiçbir anlam taşımaz.
Şampiyonluk hedefi artık daha ağır sorumluluk
Okan Buruk göreve gelirken tek hedefin şampiyonluk olduğunu söyledi. Yönetim transfer döneminde teknik direktörün eline Süper Lig standardının üzerinde tecrübeye sahip birçok futbolcu verdi. Bu nedenle sezon ilerledikçe beklentinin daha da yükselmesi doğal.
Ben artık “takım yeni kuruluyor” açıklamasının bir süre anlaşılır olduğunu ama sonsuza kadar kullanılamayacağını düşünüyorum. Transferin son günü gelen oyuncuların uyum sağlaması birkaç hafta sürer. Ekim veya kasım ayına geldiğimizde Okan Buruk'un ne oynatmak istediğinin çok daha net görülmesi gerekir.
Galatasaray'ın şampiyonluk için sadece yıldızları değil, savunma disiplini, takım koşusu, duran toplar ve maç yönetimi de yüksek seviyede olmak zorunda.
Kasımpaşa galibiyeti yeni kadronun özgüvenini artırdı
Divan toplantısından üç gün önce Galatasaray Kasımpaşa deplasmanını 3-2 kazandı. Kerem Aktürkoğlu iki gol, Gomis bir gol attı. Rashica ve Yusuf Demir Galatasaray formasıyla ilk resmî dakikalarını oynarken Leo Dubois da sakatlık dönüşünde süre aldı.
Bu galibiyet Galatasaray'ı altı maç sonunda 13 puana taşıdı. Özellikle geriye düşüldükten sonra üç golle maçın çevrilmesi takımın psikolojik gelişimi açısından önemliydi.
Ben yönetimin transfer dönemindeki yüksek beklentisinin saha içinde daha özgüvenli takıma dönüşmesini görmek istiyorum. Birkaç hafta önce hücumda dört golü zor bulan takım Kasımpaşa'ya üç gol attı. Yeni yıldızlar tam anlamıyla devreye girdiğinde üretimin daha da artması beklenebilir.
Sonuç: Büyük transfer kadar büyük sorumluluk
14 Eylül 2022'de Galatasaray Lisesi İnan Kıraç Salonu'ndaki Divan Kurulu toplantısının en çok ses getiren başlığı Dursun Özbek'in transfer bilançosu oldu. Başkan yaklaşık 26 futbolcunun ayrıldığını, 13 futbolcunun kadroya katıldığını ve yapılan transferlerin dünya çapında konuşulduğunu söyledi.
Özbek'in açıkladığı hesaba göre yaklaşık 26 milyon Euro transfer harcaması yapıldı. Bunun 7 milyon 750 bin Euro'luk bölümü Yusuf Demir ile Mathias Ross gibi 21 yaş altı futbolculara yönelik yatırım olarak değerlendiriliyor. Bu bölüm ayrıldığında yaklaşık 18 milyon Euro bonservis harcaması kalıyor. Oyuncu satışlarından da yaklaşık 12 milyon 500 bin Euro gelir elde edildi. Başkan bu hesap üzerinden yaklaşık 5 milyon 500 bin Euro net harcamayla yeni takım kurulduğunu ifade etti.
Icardi anlaşmasının mali şartlarını da yeniden açıklayan Özbek, Galatasaray'ın oyuncunun ücretine sadece 750 bin Euro katkı vereceğini, 20 gole ulaşması halinde 75 bin Euro ek bonus ödeneceğini söyledi. Bazı sözleşmelerde galibiyet başına 3 bin Euro bonus sistemi bulunduğunu, geçmişteki daha yüksek prim uygulamalarından uzaklaştıklarını ifade etti. Mertens'e bonservissiz gelişi nedeniyle yaklaşık 1,2 milyon Euro seviyesinde imza parası verildiğini de açıkladı.
Ben bu transfer bilançosunu bugün için olumlu buluyorum fakat nihai notu vermiyorum. Düşük maliyetle Icardi gibi golcü getirmek çok değerli. Torreira seviyesinde orta sahayı 6 milyon Euro bonservisle almak önemli. Mertens ve Mata gibi büyük kariyerleri bonservissiz eklemek ciddi iş. Yusuf Demir ve Ross ile geleceğe yatırım yapılması da doğru fikir.
Ancak Galatasaray transfer şampiyonu olmak için kurulmadı. Lig şampiyonu olmak için kuruldu. Avrupa gazetelerinin manşetleri birkaç gün sürer; Galatasaray'ın kupaları onlarca yıl hatırlanır.
Dursun Özbek de aslında konuşmasının bütününde transferi tek başına amaç olarak anlatmadı. Mali bağımsızlık, Bankalar Birliği anlaşmasından çıkış, Mecidiyeköy projesi, Kemerburgaz tesisleri ve Florya'nın değerlendirilmesiyle birlikte sportif başarıyı sürdürülebilir hale getirme fikri sundu.
Benim beklentim de bu. Bir yıl Icardi getirip sonraki yıl maaş ödeyemeyen kulüp istemiyorum. Kendi tesisini yapan, borcunu azaltan, altyapısından futbolcu çıkaran, gerektiğinde oyuncu satan ve aynı zamanda sahada şampiyon olan Galatasaray istiyorum.
Yönetim dünya yıldızlarını genç oyuncularla harmanlamak istediğini söylüyor. Okan Buruk'un önünde artık oldukça kaliteli kadro var. Torreira mücadele gücünü, Sergio pas kalitesini, Mertens yaratıcılığını, Icardi bitiriciliğini, Mata tecrübesini, Rashica süratini sahaya taşıyacak. Kerem ve Yunus gibi yerli oyuncular bunların yanında gelişecek. Yusuf ve Ross gelecek yatırımı olacak.
Eğer bu plan çalışırsa 2022 yazı yıllar sonra Galatasaray tarihinin büyük dönüşüm dönemlerinden biri olarak hatırlanabilir. Çalışmazsa “Icardi geldi, Mata geldi, Mertens geldi” demek başarısız sezonun önüne geçemez.
Dursun Özbek'in “transferler dünya çapında ses getirdi” sözü bugün için doğru bir gurur ifadesi olabilir; benim Galatasaraylı olarak istediğim ise sezon sonunda başka bir cümle kurabilmek: Galatasaray'ın başarısı dünya çapında ses getirdi.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap