Eski hakem ve spor yorumcusu Erman Toroğlu'nun, Galatasaray Kulübü'ne ilişkin bir televizyon programında dile getirdiği iddialar nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla yargılandığı davada beraat kararı verildi. Arşiv kaydının tarihi 14 Haziran 2026 olarak ele alınmakla birlikte, beraat kararının verildiği duruşma 5 Haziran 2026 tarihinde İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, Toroğlu'na yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesiyle beraatine hükmetti.

Dava, Toroğlu'nun 8 Şubat 2026 tarihinde katıldığı televizyon yayınında Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasında gerçekleştiğini ileri sürdüğü bir görüşmeye ilişkin açıklamalarından doğdu. Toroğlu, söz konusu yayında iki başkan arasında Galatasaray'ın şampiyonluk yarışına ilişkin bir konuşma geçtiğini iddia etmişti. Bu iddiaların doğruluğu yargılama sonucunda mahkeme tarafından maddi gerçek olarak tespit edilmiş değil; dava Toroğlu'nun sözlerinin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturup oluşturmadığı üzerinden yürütüldü.

Beraat kararı 5 Haziran'da verildi

Haber başlığının 14 Haziran 2026 tarihli arşiv kaydında yer almasına rağmen olayın kronolojisini doğru kurmak gerekiyor. Erman Toroğlu hakkındaki beraat kararı 5 Haziran 2026 tarihinde verildi.

İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Erman Toroğlu ve avukatlarının yanı sıra Galatasaray Spor Kulübü ile Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş. vekilleri katıldı.

Mahkeme aynı gün savunmaları dinledi, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını aldı ve yargılamayı karara bağladı.

Bu nedenle 14 Haziran perspektifinden kullanılabilecek tarihsel olarak doğru ifade, “Erman Toroğlu hakkında beraat kararı verildi” olmakla birlikte kararın 14 Haziran'da değil 5 Haziran'da çıktığının açıkça belirtilmesi gerekiyor.

Davanın merkezinde Galatasaray ve TFF başkanları hakkındaki iddialar vardı

Soruşturmanın başlangıcı 8 Şubat 2026 tarihli televizyon yayınına dayanıyor. Erman Toroğlu program sırasında Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasında daha önce özel bir görüşme yapıldığını ileri sürdü.

Toroğlu'nun anlatımına göre bu görüşmede Dursun Özbek'in Galatasaray'ın içinde bulunduğu durum ve şampiyonluk hedefi konusunda Hacıosmanoğlu'ndan destek istediği yönünde bir konuşma geçmişti.

Toroğlu ayrıca kamuoyunda daha sonra geniş biçimde tartışılan “sakın ha” ifadesine de yayında dikkat çekmiş ve iki başkan arasındaki konuşmanın içeriğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini savunmuştu.

Ancak bu ifadeler bir iddia niteliğindeydi. Söz konusu görüşmede gerçekten ne konuşulduğu veya Toroğlu'nun aktardığı şekliyle bir talebin bulunup bulunmadığı mahkeme kararında doğrulanmış bir olgu olarak kabul edilmedi.

Soruşturma “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla başlatıldı

Televizyon programındaki açıklamaların ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Toroğlu hakkında soruşturma başlatıldı.

Soruşturma Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu kapsamında yürütüldü.

İddianamede Galatasaray Spor Kulübü ile Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş. müşteki, Erman Toroğlu ise şüpheli olarak yer aldı.

Savcılık, Toroğlu'nun futbol kamuoyunu yakından ilgilendiren bir konuda devlet kurumlarına ve futbol yönetimine ilişkin gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülen bilgileri kamuoyuyla paylaştığını ve bunun ilgili suçun unsurlarını oluşturduğunu iddia etti.

İddianame 2 Haziran'da kamuoyuna yansıdı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame 2 Haziran 2026 tarihinde kamuoyuna yansıdı.

İddianamede Toroğlu'nun 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Savcılık değerlendirmesinde, Toroğlu'nun açıklamalarının kamu düzenini ilgilendiren bir konuda devletin kurum ve organlarına duyulan güveni olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğu ileri sürüldü.

Ayrıca söz konusu açıklamaların geniş bir televizyon izleyicisine ulaşması nedeniyle aleniyet unsurunun oluştuğu savunuldu.

Bunlar iddia makamının hukuki görüşleriydi ve mahkeme yargılamanın sonunda bu değerlendirmeyle aynı sonuca ulaşmadı.

Toroğlu soruşturma aşamasında sözlerinin duyuma dayandığını söyledi

Erman Toroğlu soruşturma kapsamında verdiği ifadede televizyon yayınındaki sözlerini doğruladı ancak aktardığı görüşmenin içeriği konusunda doğrudan bilgi veya belgeye sahip olmadığını belirtti.

Toroğlu, TFF Başkanı ile Galatasaray Başkanı arasındaki görüşmenin kamuoyunu ilgilendirdiğini düşündüğü için birden fazla haber kaynağına konuyu sorduğunu söyledi.

Kaynaklarının görüşmede doğrudan bulunan kişiler olmadığını, kendisine ulaşan bilgilerin duyuma dayandığını da ifadesinde kabul etti.

Toroğlu ayrıca yayında söz konusu iddiaların kesin doğru olduğunu söylemediğini, bir iddia bulunduğunu aktardığını ve iki başkanın konuya açıklık getirmesini istediğini savundu.

Bu savunma yargılama sürecinin önemli başlıklarından biri oldu.

Şubat ayında adli kontrol uygulanmıştı

Toroğlu hakkındaki hukuki süreç yalnızca haziran ayındaki davadan ibaret değildi.

8 Şubat'taki televizyon açıklamalarının ardından başlatılan soruşturma kapsamında Toroğlu 9 Şubat 2026 tarihinde ifade vermişti.

İfade işlemlerinin ardından sulh ceza hakimliğine sevk edilen spor yorumcusu tutuklanmadı ancak hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Dönem haberlerine göre Toroğlu hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

Haziran ayında dava sonuçlandığında ise mahkemenin beraat kararıyla birlikte soruşturma ve kovuşturmanın Toroğlu açısından temel cezai sonucu ortadan kalkmış oldu.

Galatasaray ve Galatasaray Sportif davada müştekiydi

Davanın Galatasaray açısından doğrudan önemi, kulübün ve halka açık şirketi Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.'nin dosyada müşteki sıfatıyla bulunmasıydı.

Toroğlu'nun açıklamaları doğrudan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile yaptığı ileri sürülen görüşmeye yönelikti.

İddianın içeriğinde Galatasaray'ın şampiyonluk yarışında federasyon yönetiminden destek istediği yönünde ağır bir ima bulunması, kulüp açısından itibar ve sportif rekabet bakımından önemli bir mesele haline geldi.

Ancak davanın sonunda verilen beraat kararının Toroğlu'nun bütün iddialarının doğru olduğunun tespiti anlamına gelmediği özellikle ayrılmalı.

Mahkeme, açıklamaların doğruluğunu onaylayan bir karar vermedi; sanığa yüklenen fiilin ceza hukuku kapsamında suç olarak tanımlanmamış olması üzerinden beraat hükmü kurdu.

İlk duruşmada karar çıktı

Erman Toroğlu 5 Haziran'daki duruşmada ilk kez hakim karşısına çıktı ve dava aynı gün karara bağlandı.

İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada Toroğlu savunmasını yaptı, avukatları beraat talebinde bulundu ve Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Savcılık iddianamedeki görüşünü sürdürerek Toroğlu'nun “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Toroğlu ise suçlamaları kabul etmedi ve beraatine karar verilmesini talep etti.

Toroğlu: Neden burada olduğumu anlayamadım

Toroğlu duruşmadaki savunmasında yargılanmasına neden olan televizyon programındaki açıklamaların bir soru sorma ve kamuoyunda tartışılan konunun açıklığa kavuşturulmasını isteme amacı taşıdığını savundu.

Söz konusu yayında Galatasaray Başkanı'nın TFF Başkanı'na yaptığı bir el hareketi ve kullandığı “sakın ha” ifadesinin ne anlama geldiğini sorguladığını söyledi.

Toroğlu ayrıca bu konuyu hâlâ merak ettiğini ve kendisinin kesin bir gerçeği açıklamaktan çok tarafların konuşmanın içeriğini açıklamasını istediğini ileri sürdü.

Mahkemeye verdiği savunmadaki bu anlatımlar Toroğlu'nun kendi görüşleri ve savunması olarak değerlendirilmeli; söz konusu özel görüşmenin içeriğini bağımsız biçimde doğrulamıyor.

TFF Başkanı'ndan mesaj aldığını iddia etti

Duruşmanın dikkat çekici bölümlerinden biri Toroğlu'nun TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun kendisine mesaj gönderdiğini söylemesi oldu.

Toroğlu kendi anlatımına göre Hacıosmanoğlu'nun kendisini sevdiğini, mağdur olmasını istemediğini ve konuyu gerektiğinde açıklayacağını belirten bir mesaj gönderdiğini ileri sürdü.

Toroğlu bunu mahkemede ilk kez açıkladığını söyledi.

Bu bilgi de Toroğlu'nun duruşmadaki beyanı niteliğinde. Mesajın içeriği ve bağlamı konusunda TFF Başkanı tarafından 5 Haziran'daki dava kapsamında yapılmış bağımsız bir doğrulama bulunmadığı için, bunu kesinleşmiş olgu olarak değil sanığın mahkemedeki açıklaması olarak aktarmak gerekiyor.

Savcılık 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istedi

Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı Toroğlu'nun beraatini değil cezalandırılmasını talep etti.

Savcılık, sanığın üzerine atılı “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun oluştuğu görüşünü sürdürerek 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istedi.

Bu aşamada dava Toroğlu açısından ciddi bir cezai sonuç ihtimali taşıyordu.

Ancak ceza yargılamasında savcının mütalaası mahkeme açısından bağlayıcı değil. Nihai karar yargılamayı yapan mahkeme tarafından veriliyor.

Mahkeme savcının talebine katılmadı

İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi yargılama sonunda Cumhuriyet savcısının cezalandırma talebine katılmadı.

Mahkeme, Toroğlu'na yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraat kararı verdi.

Bu gerekçe ceza hukuku açısından önemli. Bir kişinin sözlerinin tartışmalı, eleştirilebilir veya doğrulanmamış olması tek başına ceza verilmesine yeterli değil; yargılanan eylemin kanunda tanımlanmış suçun bütün unsurlarını taşıması gerekiyor.

Mahkeme bu dosyada cezai sorumluluk için gerekli şartların oluşmadığı sonucuna vardı.

Beraat kararının anlamı ne?

Mahkemenin beraat kararı bazı yanlış yorumlara açık bir hukuki sonuç.

Beraat, Toroğlu'nun televizyon programında anlattığı görüşmenin gerçekten yaşandığını veya ileri sürdüğü bütün bilgilerin doğru olduğunu mahkemenin kabul ettiği anlamına gelmiyor.

Aynı şekilde mahkeme Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasında Toroğlu'nun tarif ettiği içerikte bir konuşma gerçekleştiğine ilişkin hüküm kurmadı.

Mahkemenin kararı Toroğlu'nun yargılandığı fiilin ceza hukuku açısından suç oluşturmadığı yönünde.

Bu ayrım özellikle Galatasaray'a ilişkin iddiaların daha sonra “mahkemece doğrulandı” şeklinde yanlış yorumlanmasını önlemek açısından önemli.

İddialar doğrulanmış gerçek haline gelmedi

Galatasaray açısından haberin en hassas tarafı, beraat kararıyla televizyon programındaki iddiaların statüsünü birbirine karıştırmamak.

Erman Toroğlu'nun Dursun Özbek ile İbrahim Hacıosmanoğlu arasında geçtiğini ileri sürdüğü konuşmaya ilişkin elinde doğrudan belge bulunmadığını kendi soruşturma ifadesinde söylediği dönem kaynaklarına yansıdı.

Kaynaklarının da konuşmaya doğrudan tanıklık etmediğini ve bilgilerin duyuma dayandığını ifade etti.

Dolayısıyla mahkemenin beraat kararı bu duyumların gerçeğe dönüştüğü anlamına gelmiyor.

14 Haziran 2026 perspektifinde Galatasaray'a ilişkin doğru tarihsel kayıt, Toroğlu'nun iddiaları nedeniyle yargılandığı ve ceza mahkemesinde beraat ettiği; iddiaların maddi doğruluğunun ise bu kararla teyit edilmediği şeklinde olmalı.

Dursun Özbek dönemi dört şampiyonlukla devam ediyor

Davanın görüldüğü dönem Galatasaray'ın sportif olarak son derece başarılı olduğu bir zamana denk geldi.

Sarı-kırmızılılar 9 Mayıs'ta Antalyaspor'u 4-2 mağlup ederek 2025-2026 Süper Lig şampiyonluğunu ilan etmişti.

Galatasaray böylece toplam şampiyonluk sayısını 26'ya çıkarırken Okan Buruk yönetiminde üst üste dördüncü kez kupaya ulaştı.

2022-2023 sezonunda başlayan seri 2023-2024, 2024-2025 ve 2025-2026 sezonlarında devam etti.

Toroğlu'nun soruşturmaya konu edilen açıklamaları da tam olarak bu yoğun şampiyonluk rekabetinin sürdüğü bir dönemde yapılmıştı.

Futboldaki tartışmalar yargıya taşındı

Türkiye'de şampiyonluk yarışı sırasında hakem kararları, federasyon uygulamaları ve kulüpler arasındaki rekabet sık sık sert kamuoyu tartışmalarına dönüşüyor.

Toroğlu dosyası ise bu tartışmalardan birinin ceza soruşturmasına ve daha sonra doğrudan yargılamaya dönüşmesi nedeniyle farklı bir örnek oluşturdu.

Eski hakem ve televizyon yorumcusu tarafından dile getirilen iddialar savcılık tarafından TCK kapsamındaki bir suç şüphesi olarak değerlendirildi.

Mahkeme ise ilk duruşma sonunda beraat kararı vererek ceza hukuku bakımından farklı bir sonuca ulaştı.

Yorum özgürlüğü ile yanlış bilgi suçlaması arasındaki tartışma

Dava aynı zamanda spor yorumcularının televizyon yayınlarında kaynaklara dayandırdıkları iddiaların hukuki sınırlarını yeniden gündeme getirdi.

Spor programlarında kulüpler, federasyon yöneticileri ve hakemlerle ilgili çok sayıda iddia kamuoyuna aktarılıyor.

Bu tür açıklamalarda doğrulama, kaynağın niteliği ve iddia ile kesin bilgi arasındaki ayrım gazetecilik ve yorumculuk açısından kritik önem taşıyor.

Toroğlu da soruşturma aşamasında duyuma dayalı bilgi aktardığını ve sözlerinin kesin gerçek olarak sunulmadığını savundu.

Mahkemenin beraat kararı ise bu özel dosyada ceza hukuku açısından suç unsurlarının oluşmadığı sonucunu ortaya koydu.

Galatasaray'ın itibarının korunması ayrı bir mesele

Ceza davasının beraatle sonuçlanması, spor kulüplerinin kendileri hakkında ortaya atılan iddialara karşı itibarlarını korumak için açıklama yapma veya hukuki yollara başvurma hakkını ortadan kaldırmıyor.

Galatasaray ve Galatasaray Sportif'in dosyada müşteki olarak bulunması da kulübün söz konusu açıklamaları ciddiye aldığını gösteriyor.

Ancak ceza mahkemesinin önündeki somut mesele, Toroğlu'nun kulüp hakkında olumsuz konuşup konuşmadığından çok bu açıklamaların kanunda tanımlanan suçu oluşturup oluşturmadığıydı.

Mahkeme bu soruya sanık lehine cevap verdi.

Kararın kesinleşme durumu ayrıca değerlendirilmeli

5 Haziran'da açıklanan beraat kararı ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde.

14 Haziran 2026 itibarıyla eldeki güvenilir dönem kaynakları, kararın istinaf süreçleri tamamlanarak kesinleştiğine ilişkin ayrıca bir bilgi vermiyor.

Bu nedenle “Toroğlu kesin olarak beraat etti ve dosya kapandı” ifadesi yerine, İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nin beraat kararı verdiğini belirtmek hukuken daha hassas.

Karara karşı kanun yoluna başvurulup başvurulmadığı veya kararın ne zaman kesinleşeceği sonraki hukuki süreçlere bağlı olabilir.

14 Haziran tarihli arşivde kronoloji nasıl yazılmalı?

Galatasaray'ın tarihli haber arşivi açısından bu başlığın kronolojisi özellikle düzeltilmeli.

Erman Toroğlu hakkındaki soruşturmaya konu televizyon yayını 8 Şubat 2026 tarihinde yapıldı.

Soruşturma sonrasında Toroğlu hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. 2 Haziran'da hazırlanan iddianameyle 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşma 5 Haziran 2026 tarihinde yapıldı ve Toroğlu aynı gün beraat etti.

Dolayısıyla 14 Haziran 2026 tarihli bir haberde karar geçmişte gerçekleşmiş bir gelişme olarak anlatılmalı; beraatın 14 Haziran günü verilmiş gibi gösterilmesi tarihsel hata olur.

Galatasaray açısından dava ne ifade ediyor?

Galatasaray açısından dosyanın önemi, kulübün sportif başarısının meşruiyetine ilişkin ağır iddiaların kamuoyunda dolaşıma sokulmuş olmasıydı.

Toroğlu'nun sözleri Galatasaray Başkanı ile TFF Başkanı arasında şampiyonluk yarışıyla bağlantılı destek talebi bulunduğunu ileri sürüyordu.

Böyle bir iddia, doğru olması halinde son derece ciddi sonuçlar doğurabilecek nitelikteydi. Ancak iddianın ciddiyeti doğruluğunu otomatik olarak göstermiyor.

Mahkeme de beraat kararında bu iddiayı doğrulamadı. Yargılamanın sonucu yalnızca Toroğlu'nun üzerine atılı ceza suçundan mahkum edilmemesi oldu.

Bu nedenle Galatasaray tarihine ilişkin bir haber hazırlanırken sportif başarıların üzerine hukuken veya maddi olarak kanıtlanmamış bir gölge düşürmek doğru olmayacağı gibi, mahkeme beraatını da iddiaların doğrulanması şeklinde sunmak aynı ölçüde yanlış olur.

Erman Toroğlu uzun yıllardır futbol kamuoyunun tartışmalı yorumcularından

Erman Toroğlu Türk futbolunda hem hakemlik geçmişi hem televizyon yorumculuğu nedeniyle uzun yıllardır kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerden biri.

Eski hakem olarak maç yönetimi, hakem kararları, kulüp yöneticileri ve Türkiye Futbol Federasyonu üzerine yaptığı sert yorumlarla sık sık gündeme geldi.

Bu nedenle Toroğlu'nun açıklamaları yalnızca televizyon programı içerisindeki kişisel değerlendirmeler olarak kalmayıp geniş futbol kamuoyunda tartışılabiliyor.

Şubat 2026'daki açıklamalarının kısa sürede savcılık soruşturmasına dönüşmesinde de iddiaların içeriği kadar bu geniş kamuoyu etkisinin rol oynadığı iddianamedeki değerlendirmelerden anlaşılıyor.

Savcılık ve mahkeme farklı hukuki değerlendirmelere ulaştı

Dosyanın en dikkat çekici taraflarından biri iddia makamı ile mahkemenin aynı eylem konusunda farklı sonuçlara ulaşması oldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hazırladığı iddianamede suçun oluştuğunu düşündü ve mahkumiyet istedi.

Duruşma savcısı da aynı doğrultuda 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep etti.

İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi ise sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraat hükmü kurdu.

Ceza yargılamasının yapısı gereği nihai ilk derece hükmünü mahkeme verdi ve Toroğlu hakkında ceza uygulanmadı.

Beraat kararı Galatasaray'a ilişkin iddiaları sonuçlandırmadı

Dosyanın sonucu kamuoyunda “Toroğlu haklı çıktı” veya tersine “Galatasaray hakkındaki bütün iddialar çürütüldü” şeklinde basitleştirilmemeli.

Mahkemenin yaptığı değerlendirme belirli bir suç tipi çerçevesinde sanığın cezai sorumluluğuyla ilgiliydi.

Galatasaray Başkanı ile TFF Başkanı arasındaki özel görüşmenin ayrıntıları hakkında mahkeme maddi bir doğruluk kararı vermedi.

Dolayısıyla bu dosyadan çıkabilecek en sağlam sonuç, Toroğlu'nun açıklamaları nedeniyle açılan ceza davasında ilk derece mahkemesince beraat etmiş olması.

14 Haziran 2026 itibarıyla son durum

14 Haziran 2026 itibarıyla Erman Toroğlu dosyasındaki temel gelişmeler netleşmiş durumda.

Toroğlu, 8 Şubat'ta televizyonda Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasında gerçekleştiğini ileri sürdüğü görüşmeye ilişkin çeşitli iddialar dile getirdi.

Açıklamalar nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan soruşturma başlatıldı ve daha sonra iddianame düzenlendi. Savcılık 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istedi.

Dava 5 Haziran'da İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Toroğlu suçlamaları kabul etmedi ve yaptığı açıklamaların duyuma dayalı bir iddianın sorgulanması niteliğinde olduğunu savundu.

Mahkeme, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesiyle beraat kararı verdi.

Karar, Galatasaray'a yönelik televizyon iddialarının doğru olduğuna ilişkin bir mahkeme tespiti değil; Toroğlu'nun yargılandığı ceza suçundan mahkum edilmemesi anlamına geliyor.

Galatasaray'ın 26. Süper Lig şampiyonluğunu kazandığı ve üst üste dört sezonluk başarısını tamamladığı 2026 yılının futbol dışındaki en dikkat çekici hukuki gündemlerinden biri olan dosya, 14 Haziran itibarıyla bu aşamaya ulaşmış durumda.