Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, UEFA Avrupa Ligi E Grubu'nun üçüncü haftasında deplasmanda oynanacak Lokomotiv Moskova karşılaşmasına son lig maçının ilk 11'ine göre dört değişiklikle çıktı. Süper Lig'de 17 Ekim'de İttifak Holding Konyaspor'u 1-0 mağlup eden kadroda yer alan Alpaslan Öztürk, Olimpiu Moruţan, Kerem Aktürkoğlu ve Halil Dervişoğlu bu kez yedek kulübesinde başladı. Terim bu dört futbolcunun yerine Marcao Teixeira, Berkan Kutlu, Barış Alper Yılmaz ve Ryan Babel'e ilk 11'de görev verdi. Galatasaray'ın Avrupa Ligi'ndeki liderliğini korumak için çıktığı Moskova deplasmanında yapılan değişiklikler, yalnızca oyuncu rotasyonu değil, rakibin özelliklerine göre farklı görevler içeren bir başlangıç planı anlamına geliyor.
Galatasaraylı olarak kadro değişikliklerine yalnızca kim çıktı, kim girdi şeklinde bakmayı yeterli bulmuyorum. Dört değişiklik yapılması ancak sahadaki görev dağılımını daha iyi hale getiriyorsa değer kazanır. Marcao'nun savunmaya dönmesi, Berkan'ın orta sahaya eklenmesi, Barış Alper'in ikinci kez ilk 11 şansı bulması ve Babel'in hücumdaki tecrübesinin kullanılması ayrı ayrı değerlendirilebilir. Fakat benim için asıl mesele bu dört tercihin birbirini tamamlayıp tamamlamadığı. Avrupa deplasmanında isimlerden önce takımın mesafelerini, top kaybından sonraki davranışını ve rakibin baskısı altında nasıl çıkacağını görmek istiyorum.
Konyaspor maçından dört değişiklik
Galatasaray, dört gün önce Süper Lig'de Konyaspor karşısına Fernando Muslera, DeAndre Yedlin, Alpaslan Öztürk, Victor Nelsson, Patrick van Aanholt, Olimpiu Moruţan, Taylan Antalyalı, Alexandru Cicâldău, Halil Dervişoğlu, Kerem Aktürkoğlu ve Mostafa Mohamed ilk 11'iyle çıkmıştı. Mostafa Mohamed'in 4. dakikadaki golüyle kazanılan bu karşılaşmanın ardından Terim, Avrupa Ligi için başlangıç kadrosunda dört ismi değiştirdi.
| Konyaspor maçında ilk 11'de | Lokomotiv Moskova maçında yerine başlayan |
|---|---|
| Alpaslan Öztürk | Marcao Teixeira |
| Olimpiu Moruţan | Berkan Kutlu |
| Kerem Aktürkoğlu | Barış Alper Yılmaz |
| Halil Dervişoğlu | Ryan Babel |
Bu değişikliklerin tamamını aynı gerekçeye bağlamak doğru olmaz. Marcao'nun savunmaya dönüşü başka, Berkan'ın merkezde kullanılması başka, kanat ve hücum bağlantılarındaki Barış-Babel tercihleri başka teknik sonuçlar doğuruyor. Ben rotasyonu yalnızca oyuncuların dinlendirilmesi olarak görmüyorum. Rakibin oyununa karşı hangi özelliklere ihtiyaç duyulduğu ve dört gün arayla oynanan maçlarda yükün nasıl dağıtıldığı birlikte değerlendirilmeli.
Galatasaray'ın Lokomotiv Moskova karşısındaki ilk 11'i
Fatih Terim'in Moskova'daki başlangıç kadrosu Fernando Muslera, DeAndre Yedlin, Victor Nelsson, Marcao Teixeira, Patrick van Aanholt, Taylan Antalyalı, Berkan Kutlu, Alexandru Cicâldău, Barış Alper Yılmaz, Ryan Babel ve Mostafa Mohamed'den oluştu. Böylece savunmanın merkezinde Nelsson-Marcao ikilisi, orta alanda Taylan-Berkan-Cicâldău bağlantısı ve hücum hattında Barış Alper, Babel ile Mostafa Mohamed'in yer aldığı bir yapı ortaya çıktı.
Kağıt üzerindeki dizilişi görmek başlangıç için yararlı, fakat oyuncuların maç içinde hangi alanları kullanacağı daha önemli. Berkan'ın eklenmesi, Taylan'ın her pozisyonda tek başına geniş bir alanı kapatmak zorunda kalmamasını sağlayabilir. Cicâldău daha ileriye yaklaştığında arkasında iki orta saha oyuncusunun bulunması hücum özgürlüğünü artırabilir. Ancak bunun işlemesi için Taylan ile Berkan'ın aynı topa yönelmek yerine alan paylaşımını doğru yapması gerekiyor.
Hücumda ise Barış Alper'in hızıyla Babel'in top saklama ve bağlantı kurma özellikleri birbirinden farklı. Ben bu farklılığı avantaj olarak görüyorum. İki kanatta aynı tip oyuncu bulunmak zorunda değil. Bir tarafta savunma arkasına koşu tehdidi, diğer tarafta topu ayağa alıp arkadaşlarının hücuma yerleşmesini sağlayacak bir seçenek bulunabilir. Önemli olan, bu farklı özelliklerin Mostafa Mohamed'i ceza sahasında yalnız bırakmadan kullanılabilmesi.
Marcao yeniden ilk 11'de
Terim'in yaptığı değişikliklerin savunmadaki ayağını Marcao oluşturuyor. Konyaspor karşılaşmasına Alpaslan Öztürk ile Victor Nelsson stoper ikilisiyle başlayan Galatasaray, Moskova'da Marcao'yu yeniden Nelsson'un yanına yerleştirdi. Böylece sezon başında yaşanan disiplin sürecinin ardından UEFA Avrupa Ligi kadrosunda bulunan Brezilyalı savunmacı, Avrupa deplasmanında başlangıç kadrosuna döndü.
Ben Marcao'nun takıma dönüşünü değerlendirirken geçmişte yaşananları yok saymam. Kerem Aktürkoğlu ile Giresunspor maçında yaşadığı olay ve ardından uygulanan yaptırımlar kulübün yakın geçmişinin parçası. Bununla birlikte futbolcu yeniden teknik planın içindeyse sahadaki performansı da bugünkü görev üzerinden değerlendirilmek zorunda. Takıma geri dönmek, yaşanan olayın unutulduğu anlamına gelmemeli; profesyonel sorumluluğun yeniden üstlenildiği anlamına gelmeli.
Sportif açıdan Marcao'nun en önemli katkılarından biri geriden oyun kurulumunda olabilir. Stoperin ilk pası yalnızca topu yanındaki oyuncuya vermek değildir. Rakibin ilk baskı hattını aşacak doğru açıyı görmek ve orta sahaya kullanılabilir top aktarmak gerekiyor. Lokomotiv gibi kendi sahasında farklı anlarda baskı yapabilecek bir rakip karşısında savunmadan çıkışın kalitesi Galatasaray'ın ne kadar süre oyunu kontrol edebileceğini etkileyebilir.
Nelsson ile Marcao'nun uyumu da dikkat edilmesi gereken bir başka konu. Biri öne çıktığında diğerinin arkadaki boşluğu koruması, Yedlin veya van Aanholt hücuma katıldığında stoperlerin genişleyen alanı doğru paylaşması gerekiyor. Ben iki kaliteli stoperi yan yana yazmanın tek başına iyi savunma oluşturacağına inanmıyorum. Savunma, birbirinin hareketine verilen doğru cevaplarla güçlenir.
Berkan Kutlu'nun ilk 11'e dönüşü orta sahayı nasıl etkileyebilir?
Berkan Kutlu'nun Moruţan'ın yerine başlangıç kadrosuna alınması, Galatasaray'ın orta saha dengesinde önemli bir değişiklik. Moruţan hücum yaratıcılığı ve final pası konusunda farklı özellikler sunarken Berkan daha geniş alanlarda hareket ederek topun bulunduğu bölgeye destek verme kapasitesiyle kullanılabiliyor. Bu tercihi daha savunmacı veya daha hücumcu şeklinde tek kelimeyle açıklamak yerine, takımın merkezde hangi bağlantıyı kurmak istediğine bakmak gerekir.
Taylan'ın yanında Berkan'ın bulunması, rakibin hücuma çıktığı anlarda ikinci bir karşılayıcı yaratabilir. Ancak iki oyuncunun da sürekli topun arkasında kalması durumunda Cicâldău ile hücum hattı arasında mesafe büyüyebilir. Bu nedenle orta sahadaki güvenlik ile hücuma destek arasındaki denge önemli. Berkan gerektiğinde ileriye taşıma yapmalı, Taylan pas istasyonu oluşturmalı ve Cicâldău topu rakip kaleye yaklaştıran bağlantıyı kurabilmeli.
Ben orta sahada çok koşmanın tek başına üstünlük getirdiğini düşünmüyorum. Koşunun yönü ve zamanı belirleyici. Rakip oyuncuya geç kaldıktan sonra yapılan uzun koşu, takımın mesafesini daha da bozabilir. Buna karşılık doğru anda birkaç metre yaklaşmak arkadaşına kolay bir pas imkanı sağlar. Berkan'ın enerjisinden gerçek fayda elde etmek için bu enerjinin ortak plana bağlanması gerekiyor.
Barış Alper Yılmaz Galatasaray'da ikinci kez ilk 11'de
Barış Alper Yılmaz, Lokomotiv Moskova karşılaşmasıyla Galatasaray forması altında ikinci kez bir resmî maça ilk 11'de başladı. Genç futbolcu daha önce Süper Lig'deki Kasımpaşa karşılaşmasına başlangıç kadrosunda çıkmıştı. Moskova deplasmanı ise Avrupa kupalarında farklı bir baskı ve tecrübe seviyesi sunuyor.
Ben genç oyuncuya böyle bir maçta görev verilmesini değerli buluyorum. Ancak fırsat vermek, onu sahaya bırakıp bireysel yeteneğiyle çözüm üretmesini beklemek olmamalı. Barış Alper'in hangi koridoru kullanacağı, Yedlin veya van Aanholt ile hangi tarafta nasıl bağlantı kuracağı ve top kaybedildiğinde hangi rakibi takip edeceği açık olmalı. Genç oyuncuya gerçek güven, sorumluluğun yanında görevin de net biçimde verilmesidir.
Barış Alper'den her topu aldığında rakibini geçmesini beklemem. Bazen savunmayı geriye götüren bir koşu, topa hiç dokunmadan hücumun alanını açabilir. Bazen rakibi üzerine çekip basit bir pas vermesi takımın daha tehlikeli pozisyona girmesini sağlayabilir. Genç futbolcunun gelişimi için gösterişli hareket kadar doğru basit kararların da takdir edilmesi gerekiyor.
Bu maçın Barış açısından bir sınav olacağı açık, ama tek bir karşılaşmayı oyuncunun geleceği hakkında nihai karar haline getirmemeliyiz. Avrupa deplasmanında iyi oynarsa bir anda bütün sorunların çözümü, hata yaparsa Galatasaray seviyesinde değil şeklinde iki uç yorum da sağlıklı değil. Ben gelişimi maçlar boyunca izlemeyi tercih ederim.
Ryan Babel yeniden başlangıç kadrosunda
Halil Dervişoğlu'nun yerine Ryan Babel'in ilk 11'e alınması, hücum hattında tecrübe ve farklı bir fiziksel yapı tercihi anlamına geliyor. Babel'in topu ayağına alıp rakip savunmayla temas halinde oyunda tutabilmesi, özellikle deplasmanda takımın ileriye çıkması için zaman yaratabilir. Mostafa Mohamed ile arasındaki mesafe doğru kurulursa Babel'in pas bağlantısı santrforun daha az yalnız kalmasına yardımcı olabilir.
Buna karşılık Babel'den Barış Alper ile aynı koşu yoğunluğunu beklemek doğru olmaz. Oyuncular farklı özelliklere sahip ve teknik ekip bunları aynı kalıba sokmak yerine tamamlayıcı şekilde kullanmalı. Bir tarafta hızlı koşu tehdidi oluşturulurken diğer tarafta top saklama ve içeriye yaklaşma kullanılabilir. Benim için önemli olan, bu asimetrinin tesadüf değil plan olması.
Babel'in tecrübesini de yalnızca yaşı üzerinden değerlendirmem. Tecrübenin sahadaki karşılığı, takım baskı altındayken gereksiz top kaybı yapmamak, arkadaşlarına yerleşmek için zaman kazandırmak ve doğru anda oyunun hızını değiştirebilmek olmalı. Eğer bunları yapabiliyorsa genç oyuncuların yanında değerli bir denge unsuru olabilir.
Kerem ve Moruţan'ın yedek başlaması hücumdan vazgeçmek anlamına gelmiyor
Konyaspor maçında ilk 11'de bulunan Kerem Aktürkoğlu ile Olimpiu Moruţan'ın yedek kulübesinde başlaması, Terim'in hücum silahlarından vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Tam tersine maçın ilerleyen bölümünde farklı özellikte iki oyuncunun kullanılabilmesi teknik ekibe önemli değişiklik seçenekleri sunuyor.
Ben yedek kulübesini yalnızca ilk 11'e giremeyen oyuncuların beklediği yer olarak görmüyorum. Özellikle Avrupa maçında son yarım saat farklı bir oyun gerektirebilir. Rakip yorulduğunda Kerem'in savunma arkasına koşuları veya Moruţan'ın dar alanda yaratıcı pasları başlangıca göre daha etkili hale gelebilir. Bu ihtimaller ancak oyuncular oyuna hangi görevle gireceklerini biliyorsa gerçek avantaja dönüşür.
Bir oyuncunun yedek başlaması da mutlaka cezalandırıldığı anlamına gelmez. Dört gün önce lig maçına başlayan oyuncunun yükü, rakibin oyun tarzı ve maç içindeki plan birlikte değerlendirilebilir. Her kadro değişikliğine kişisel kriz anlamı yüklemek, teknik tercihin futbol tarafını görünmez hale getirir.
Halil Dervişoğlu'nun kulübede başlaması ve Mostafa Mohamed tercihi
Terim'in Konyaspor maçında Halil Dervişoğlu ile Mostafa Mohamed'i aynı başlangıç kadrosunda kullandıktan sonra Moskova'da Halil'i yedeğe çekmesi, hücumdaki yerleşimin değiştiğini gösteriyor. Mostafa Mohamed santrfor pozisyonunda kalırken çevresine Barış Alper ve Babel yerleştirildi.
Mostafa'dan beklentiyi yalnızca gol atıp atmaması üzerinden kurmam. Rakip stoperlerle mücadele ederken topu saklaması, arkadaşlarının ileriye çıkmasına zaman kazandırması ve ceza sahası içindeki koşularıyla savunmanın dengesini bozması da önemli. Ancak santrforun bunları yapabilmesi için çevresindeki oyuncuların yeterince yakın olması gerekir. Her uzun topu tek başına iki savunmacıyla mücadele ederek kazanmasını beklemek sürdürülebilir bir hücum planı değildir.
Babel içeriye yaklaşırken Barış savunma arkasına koşabiliyorsa Mostafa'nın çevresinde farklı seçenekler oluşabilir. Cicâldău'nun da ceza sahasına zamanında yaklaşması, santrforun üzerindeki bitiricilik yükünü azaltabilir. Galatasaray'ın hücumu tek oyuncunun gol atmasına bağlı kaldığında rakibin işi kolaylaşır.
Arda Turan ve Sacha Boey sakatlıkları nedeniyle Moskova'da yok
Galatasaray'ın Moskova kafilesinde tedavileri devam eden Arda Turan ve Sacha Boey bulunmadı. Dolayısıyla bu iki oyuncunun maç kadrosunda yer almaması teknik bir ilk 11 tercihi değil, sağlık durumlarıyla ilgili bir eksiklik. UEFA listesinde bulunmalarına rağmen bu karşılaşmada kullanılamayacak olmaları, kadro derinliğinin önemini artırıyor.
Boey'in yokluğunda sağ bekte DeAndre Yedlin görev yapıyor. Ben burada iki oyuncuyu birbirinin birebir kopyası olarak değerlendirmem. Yedlin'in özellikleriyle Boey'in özellikleri farklı olabilir; teknik plan da sahadaki oyuncuya göre küçük değişiklikler gerektirebilir. İdeal kadroda olmayan bir futbolcunun yerine giren oyuncudan aynısını yapmasını beklemek yerine onun güçlü yanlarını kullanmak daha mantıklı.
Arda'nın eksikliği ise hücum ve orta saha bağlantılarında başka bir tecrübeli seçeneğin kullanılamaması anlamına geliyor. Ancak eksik oyuncuları sürekli mazeret haline getirmek istemem. Büyük kadro kurmanın amacı, sezon boyunca sakatlık ve cezalar yaşandığında da işleyen seçenekler üretebilmek.
Oğulcan, Aytaç, Gustavo Assunção ve Fatih Öztürk neden kadroda yok?
Oğulcan Çağlayan, Aytaç Kara, Gustavo Assunção ve Fatih Öztürk, UEFA'ya bildirilen Avrupa Ligi listesinde isimleri bulunmadığı için Lokomotiv Moskova karşılaşmasının kadrosunda yer almadı. Bu oyuncuların yokluğunu sakatlık veya teknik direktörün maç günü kararı gibi anlatmak doğru olmaz. Avrupa listesi hazırlanırken yapılan kayıt tercihinin sonucu olarak bu maçta kullanılamıyorlar.
Bu ayrım kadro planlamasının ne kadar erken başladığını gösteriyor. UEFA listesi teslim edilirken verilen karar, haftalar sonra teknik direktörün kullanabileceği seçenekleri doğrudan etkiliyor. Ben yönetim ve teknik heyetin bu nedenle yalnızca o günkü form durumuna değil, grup aşamasının tamamında hangi bölgelerde alternatif gerekeceğine bakmasını isterim.
Galatasaray Moskova'ya grup lideri olarak geldi
Galatasaray, E Grubu'ndaki ilk maçında Lazio'yu İstanbul'da 1-0 mağlup etti. İkinci haftada Marsilya deplasmanından 0-0 beraberlikle dönerek puanını dörde yükseltti. Lokomotiv Moskova ise ilk maçında Marsilya ile 1-1 berabere kaldı, ardından Lazio'ya 2-0 yenildi ve üçüncü haftaya bir puanla girdi. Böylece Galatasaray Moskova'daki karşılaşma öncesinde dört puanla grubun lideri konumundaydı.
| Takım | İlk iki maçtaki puan |
|---|---|
| Galatasaray | 4 |
| Lazio | 3 |
| Olympique Marsilya | 2 |
| Lokomotiv Moskova | 1 |
Bu tablo, karşılaşmanın önemini anlatıyor ancak sonucu önceden belirlemiyor. Lider olmak güzel, fakat iki maç sonunda oluşmuş dört puanlık bir başlangıcı grubun garanti edilmiş sonucu gibi görmek yanlış. Galatasaray'ın Moskova'da alacağı her puan sonraki üç maçın hesabını etkileyebilir. Ben bu nedenle sadece kaybetmeyelim anlayışına kapanmak yerine, oyunun izin verdiği ölçüde galibiyeti arayan bir takım görmek istiyorum.
İlk iki Avrupa Ligi maçında gol yemeyen Galatasaray
Galatasaray, Lazio'yu 1-0 yendiği ve Marsilya ile 0-0 berabere kaldığı ilk iki grup karşılaşmasında kalesini gole kapattı. Bu istatistik savunma adına olumlu; ancak takımın Avrupa'da oynadığı her maçta aynı sonuç kendiliğinden devam etmeyecek. Lokomotiv'in özellikle kendi sahasında farklı hücum yolları kullanabileceği düşünülmeli.
Ben iki maçta gol yememiş olmayı yalnızca stoperlerin başarısı olarak değerlendirmem. Orta sahanın savunmaya yardımı, kanatların geriye dönüşü ve Muslera'nın müdahaleleri aynı yapının parçaları. Savunma takım halinde yapılıyorsa başarı da takımın. Aynı şekilde bir gol yenildiğinde bütün sorumluluğu son müdahaleyi kaçıran oyuncuya bırakmak eksik olur.
Avrupa deplasmanlarında zaman zaman uzun süre topsuz kalmak gerekebilir. Burada önemli olan geri çekilmekle kontrolsüz biçimde kendi ceza sahasına gömülmek arasındaki fark. Rakibe top bırakırken hangi bölgede baskı yapılacağı, top kazanıldığında ilk pasın nereye çıkacağı bilinmeli. Savunmanın amacı sadece tehlikeyi uzaklaştırmak değil, yeni hücumun başlangıcını da hazırlamak olmalı.
Fatih Terim maç öncesinde oyun anlayışından vazgeçmeyeceğini söyledi
Fatih Terim, Moskova'daki maç öncesi basın toplantısında Galatasaray'ın ligde uygulamaya çalıştığı baskılı ve topa sahip olmaya dayalı anlayışını Avrupa karşılaşmasında da sürdüreceğini söyledi. Rakibe göre bazı küçük dokunuşlar yapılabileceğini ancak temel oyun düşüncesinde büyük değişiklik beklenmemesi gerektiğini ifade etti.
Ben bu yaklaşımın tutarlı tarafını önemsiyorum. Her rakip çıktığında tamamen başka bir takım olmaya çalışırsak oyuncular ortak alışkanlık geliştiremez. Ancak aynı oyunu oynamak, rakibin özelliklerini görmezden gelmek anlamına da gelmemeli. Oyun kimliğiyle maç planı birbirine rakip değildir. Galatasaray önde baskı yapmak istiyorsa Lokomotiv'in hangi oyuncusuna baskının yönlendirileceğini ayrıca çalışabilir.
Terim'in ifadesindeki küçük dokunuşların sahadaki karşılığı da bugün yapılan dört değişiklik olabilir. Berkan ile merkezde farklı denge, Barış ile hız, Babel ile tecrübe ve Marcao ile geriden oyun kurma seçeneği ekleniyor. Ben değişikliğin sayısından çok bu özelliklerin temel oyun anlayışına nasıl bağlandığına bakacağım.
Konyaspor galibiyetinin ardından üç maçlık lig serisi
Galatasaray, Lokomotiv Moskova deplasmanına ligde Göztepe, Çaykur Rizespor ve Konyaspor karşısında aldığı üç galibiyetin ardından geldi. Konyaspor karşısındaki 1-0'lık sonuç, özellikle maçın erken bölümünde gelen Mostafa Mohamed golüyle elde edildi. Takım böylece Avrupa seyahatine sonuç açısından olumlu bir dönem içinde çıktı.
Galibiyet serisinin özgüven sağlamasını olumlu bulurum; ancak Avrupa deplasmanında ligdeki sonuçların otomatik avantaj yaratmadığını da biliyorum. Her rakip farklı sorun çıkarıyor. Konyaspor karşısında işe yarayan başlangıç kadrosunun dört gün sonra değiştirilmesi de Terim'in bunu aynı şekilde değerlendirdiğini gösteriyor. Kazanan kadro değişmez sözü futbolda her zaman doğru değil. Kazanan takım da yeni rakibe hazırlanmak zorunda.
Yedek kulübesinde güçlü hücum seçenekleri var
Galatasaray'ın Lokomotiv Moskova karşısındaki yedekleri arasında Alpaslan Öztürk, Olimpiu Moruţan, Kerem Aktürkoğlu, Halil Dervişoğlu, İsmail Çipe, Ömer Bayram, Kaan Arslan, Christian Luyindama, Atalay Babacan, Emre Kılınç, Sofiane Feghouli ve Mbaye Diagne bulunuyor. Özellikle Kerem, Moruţan, Halil, Feghouli, Emre Kılınç ve Diagne gibi isimlerin kulübede olması, maçın gidişatına göre hücum şeklini ciddi biçimde değiştirebilme imkanı sunuyor.
Ben güçlü kulübeyi ilk 11'e giremeyen yıldızların listesi olarak değil, maçın ikinci planı olarak görmek istiyorum. Eğer rakip savunma geriye çekilirse dar alanda yaratıcı bir oyuncu gerekebilir. Galatasaray öne geçer ve rakip daha fazla risk alırsa savunma arkasındaki boşluğu kullanabilecek hızlı bir oyuncu değer kazanabilir. Santrfor bölgesinde farklı fiziksel özellik gerekiyorsa Diagne devreye girebilir. Değişiklik ancak oyunun ihtiyacına cevap verdiğinde anlamlı.
Oyuncuyu 75. dakikada sahaya atıp hadi maçı çöz demek plan değildir. Teknik heyetin oyuna girecek kişiye hangi alanda ne arayacağını anlatması gerekiyor. Avrupa maçlarında birkaç dakikalık doğru müdahale bütün karşılaşmanın sonucunu değiştirebilir. Bu nedenle başlangıç kadrosu kadar kulübenin kullanımı da Terim'in maç yönetiminde belirleyici olacak.
Dört değişiklik rotasyon mu, taktik tercih mi?
Cevap muhtemelen yalnızca biri değil. Konyaspor maçından dört gün sonra Moskova'da Avrupa karşılaşmasına çıkılıyor. Oyuncuların fiziksel yükünü yönetmek gerekiyor. Aynı zamanda Lokomotiv'in oyununa karşı farklı özelliklerden yararlanmak da mümkün. Dışarıdan bütün oyuncuların fiziksel verilerine sahip olmadığımız için her değişikliğin tam nedenini kesin biçimde açıklayamayız.
Ben burada uydurma gerekçeler üretmek yerine gördüğümüz değişikliklerin sahadaki olası karşılığını değerlendirmeyi tercih ederim. Berkan'ın merkezde bulunması daha fazla koşu ve ikinci top desteği sağlayabilir. Barış Alper rakip savunmanın arkasını tehdit edebilir. Babel önde top tutabilir. Marcao savunmadan pasla çıkışa katkı verebilir. Bunlar oyuncuların görevlerinden beklenebilecek işler; teknik ekibin bütün kararlarının kesin gerekçesi olarak sunulmamalı.
Deplasmanda ilk hedef yalnızca beraberlik olmamalı
Galatasaray dört puanla lider geldiği Moskova'da beraberliğin de değerli olabileceği bir tabloya sahip. Ancak maça başlarken tek hedefi bir puan olarak belirlemek, rakibe gereğinden fazla alan bırakabilir. Lokomotiv'in bir puanda bulunması nedeniyle kendi sahasında galibiyet ihtiyacı daha yüksek. Bu durum maçın farklı bölümlerinde boşluklar yaratabilir.
Ben kontrollü oyunla korkak oyunu birbirinden ayırıyorum. Kontrollü takım gereksiz risk almaz, fakat rakibin kalesini tehdit etmekten vazgeçmez. Topu kazandığında birkaç pasla rakibin arkasına geçebilecek koşuyu yapar. Korkak takım ise topu her kazandığında hemen geri verir ve bütün maçı kendi ceza alanının çevresinde geçirmek zorunda kalır. Galatasaray'dan istediğim ilk yaklaşım.
Sonuç: Dört değişikliğin değeri sahadaki bütünlükle ölçülecek
Fatih Terim, Konyaspor galibiyetindeki kadrodan dört oyuncuyu değiştirerek Lokomotiv Moskova karşısına farklı bir başlangıç planıyla çıktı. Marcao savunmaya, Berkan orta sahaya, Barış Alper ve Babel hücum hattına dahil edildi. Alpaslan, Moruţan, Kerem ve Halil ise kulübede bekleyecek.
Galatasaraylı olarak benim için mesele dört değişiklik yapılması değil, bu dört değişikliğin takımın oyununu güçlendirip güçlendirmediği. Barış'ın enerjisi plansız koşuya dönüşmemeli, Babel'in tecrübesi oyunu yavaşlatmakla sınırlı kalmamalı, Berkan'ın çalışkanlığı orta sahayı tamamen geriye çekmemeli ve Marcao'nun dönüşü savunmanın yalnızca bireysel müdahalelere bağımlı hale gelmesine yol açmamalı. Her oyuncunun özelliği diğerinin işini kolaylaştırdığı anda doğru kadro tercihi ortaya çıkar.
Galatasaray Avrupa Ligi'nde ilk iki haftanın ardından lider ve kalesinde gol görmemiş durumda. Bu güzel başlangıcı korumanın yolu geçmiş iki maçın sonucuna güvenmek değil, üçüncü karşılaşmanın ihtiyacını doğru okumak. Moskova deplasmanı, yeni kadronun farklı şartlarda ne kadar birlikte hareket edebildiğini gösterecek önemli bir sınav. Sonucu maç oynandıktan sonra göreceğiz; 21 Ekim akşamı başlangıç düdüğü öncesindeki gerçek ise açık: Fatih Terim dört değişiklik yaptı ve Galatasaray grup liderliğini korumak için Avrupa'da yeni bir mücadeleye çıktı.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap