Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunun ilk maçında Molde'yi deplasmanda 3-2 mağlup ederek İstanbul'daki rövanş öncesinde avantaj elde etti. 23 Ağustos 2023 Çarşamba akşamı Norveç'teki Aker Stadyumu'nda oynanan karşılaşmanın kaderini, Fredrik Midtsjö'nün 90+3. dakikadaki golü belirledi. Mauro Icardi'nin hazırladığı pozisyonu tamamlayan Norveçli futbolcu, uzun süre 2-2 devam eden mücadeleyi sarı-kırmızılıların lehine çevirdi. Galatasaray, zorlandığı bir deplasmandan beraberlikle ayrılmak üzereyken son hücumlarından birinde galibiyeti buldu.
Skor, Şampiyonlar Ligi gruplarına giden yolda değerli bir kazanım; ancak turun tamamlandığı anlamına gelmiyor. Sarı-kırmızılılar, Molde'nin baskısı altında savunmada sorunlar yaşadığı gecede bitirici kalitesi ve son bölümdeki doğru tercihle ayakta kaldı. Icardi bir gol ve bir asistle öne çıkarken Sergio Oliveira beraberliği sağlayan ilk golü attı. Rövanş 29 Ağustos Salı günü RAMS Park'ta oynanacak. Galatasaray'ın elinde artık bir gollük üstünlük var; bunu grup biletiyle sonuçlandırmak için İstanbul'da daha güvenli bir oyuna ihtiyaç duyulacak.
Molde-Galatasaray maçının sonucu ve gol dakikaları
Türkiye saatiyle 22.00'de başlayan karşılaşmayı İngiliz hakem Anthony Taylor yönetti. TFF'nin 23 Ağustos tarihli maç kaydına göre Galatasaray'ın golleri 25. dakikada Oliveira, 29. dakikada Icardi ve 90+3'te Midtsjö'den geldi. Molde adına 8. dakikada Martin Ellingsen, 56. dakikada Kristoffer Haugen ağları buldu. İlk yarı 2-1 Galatasaray üstünlüğüyle tamamlandı.
| Başlık | Karşılaşma bilgisi |
|---|---|
| Tarih | 23 Ağustos 2023 Çarşamba |
| Organizasyon | UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu, ilk maç |
| Stadyum | Aker Stadyumu, Molde |
| Sonuç | Molde 2-3 Galatasaray |
| İlk yarı | Molde 1-2 Galatasaray |
| Galatasaray'ın golleri | 25' Sergio Oliveira, 29' Mauro Icardi, 90+3' Fredrik Midtsjö |
| Molde'nin golleri | 8' Martin Ellingsen, 56' Kristoffer Haugen |
| Rövanş | 29 Ağustos 2023, RAMS Park |
Galatasaray'ın başlangıç kadrosunda Yunus Akgün vardı
Okan Buruk, Muslera; Boey, Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Angelino; Berkan Kutlu, Oliveira; Yunus Akgün, Mertens, Kerem Aktürkoğlu ve Icardi ilk on birini tercih etti. Galatasaray'ın resmî karşılaşma anlatımında da yer alan bu kadroda merkez orta saha sorumluluğunu Berkan ile Oliveira paylaştı. Yunus sağ tarafta hücumun hazırlayıcı isimlerinden biri olurken, Icardi ileri uçta görev aldı. Mertens'in bağlantılarıyla kanatlardan gelen hareketlerin santrforu beslemesi hedeflendi.
Ne var ki sarı-kırmızılılar ilk bölümde bu bağlantıları istediği sıklıkta kuramadı. Molde'nin öne çıkan baskısı, topu güvenli biçimde ileri taşımayı zorlaştırdı. Galatasaraylı oyuncuların birbirine destek verecek pas açılarını bulamaması, hücumların erken kesilmesine yol açtı. Böyle anlarda yalnızca topa sahip olan futbolcunun bireysel çözüm araması yeterli olmuyor; çevresindeki oyuncuların da baskıyı aşacak seçenekler oluşturması gerekiyor. İlk yarının başlangıcı, takımın bu konuda rahat olmadığını gösterdi.
Ellingsen'in kafa golü erken uyarı oldu
Molde, sekizinci dakikada duran toptan öne geçti. Breivik'in sağdan kullandığı kornerde Ellingsen, kale önünde yükselerek kafa vuruşunu yaptı ve uzak köşeyi buldu. Galatasaray'ın rakip baskısını dengelemeye çalıştığı bölümde gelen gol, deplasman planını daha da zorlaştırdı. Ev sahibi ekip, yalnızca topu daha fazla kullandığı için değil, ceza sahasındaki ilk önemli hava topunu sonuçlandırdığı için üstünlüğe ulaştı.
Bir kornerde rakibe temiz vuruş imkânı verilmesi, savunma değerlendirmesinde ayrıca ele alınmalı. Topun geliş yönünü izlerken koşuyu kaçırmak veya müdahale mesafesini kaybetmek, kaleciye çok az tepki süresi bırakabilir. Galatasaray açısından bu golü sadece maçın başındaki uyum sorununa bağlayıp geçmek doğru olmaz. İki maçlı eşleşmede duran toplar, oyun üstünlüğünün kimde olduğundan bağımsız olarak skoru değiştirebilecek kadar önemli.
Muslera, farkın büyümesini engelledi
Galatasaray'ın kulüp anlatımına göre 12. dakikada Eikrem'in köşeye yönelen şutunu Muslera parmaklarının ucuyla çıkardı. Uruguaylı kaleci, takımının oyuna yerleşmekte zorlandığı bölümde farkın büyümesini önledi. İlk yarının uzatmalarında Breivik'in ceza sahasına girdiği pozisyonda da gole izin vermedi. Sarı-kırmızılıların devreye üstün gitmesinde hücumdaki iki bitiriş kadar bu müdahaleler de pay sahibiydi.
Kalecinin kurtarışları, savunmanın sorunsuz çalıştığı anlamına gelmez. Aksine takımın neden bu kadar sık son müdahaleye ihtiyaç duyduğunu incelemek gerekir. Muslera'nın başarılı olduğu anları teslim etmekle, rakibin aynı alanlara tekrar tekrar ulaşmasını eleştirmek birbirine zıt değerlendirmeler değil. Galatasaray'ın rövanş öncesindeki temel işi, kaptanına bırakılan zor kararların sayısını azaltacak takım savunmasını kurmak olacak.
Oliveira'nın serbest vuruşu oyuna dönüş kapısını açtı
25. dakikada Yunus'un ceza sahası yayı gerisinde düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşta topun başına Oliveira geçti. Portekizli oyuncunun şutu baraja çarparak yön değiştirdi ve Karlstrom'ü yanıltıp ağlara gitti. Sarı-kırmızılılar, açık oyunda istediği üretkenliği bulamadığı sırada bir duran topla eşitliği yakaladı. Bu gol, erken yenilen golün baskısını azaltarak takımın yeniden üstünlük aramasını sağladı.
Pozisyondaki yön değişikliğinin payını yok saymak doğru değil; bu, doğrudan köşeye gönderilmiş kusursuz bir serbest vuruş olarak anlatılamaz. Buna rağmen duran topu kazandıran girişim ve kaleyi hedefleyen tercih Galatasaray'a aitti. Zorlu bir deplasmanda oyuna dönebilmek bazen uzun süreli hâkimiyetle değil, eldeki tek fırsatı kullanmakla mümkün olur. Oliveira'nın golü de o akşam böyle bir işlev gördü.
Icardi, Yunus'un pasını tek vuruşla gole çevirdi
29. dakikada Galatasaray hücum kalitesini daha doğrudan gösterdi. Yunus Akgün'ün savunma arkasına gönderdiği yüksek pası sağ çaprazda karşılayan Icardi, topu yere indirmeden yaptığı vuruşla takımını 2-1 öne geçirdi. beIN SPORTS'un maç anlatımında da öne çıkan bu gol, sarı-kırmızılıların kısa sürede skoru tersine çevirmesini sağladı. Dört dakika içinde beraberlikten üstünlüğe geçen takım, zorlandığı yarıda önemli bir karşılık buldu.
Icardi'nin bitirişini değerli kılan, pasın gelişini beklerken vücudunu vuruşa hazırlayabilmesiydi. Topu kontrol edip yeniden konum almak savunmaya zaman kazandırabilirdi. Arjantinli oyuncu bunun yerine daralan açıdan tek dokunuşla sonuç aldı. Yunus'un pası ile santrforun koşusu aynı anda buluştuğunda, uzun süredir üretilemeyen tehlike birkaç saniyede gole dönüştü. Galatasaray'ın yıldız kalitesi bu pozisyonda somut biçimde skora yansıdı.
Yunus'un golü, Mertens'in müdahalesi nedeniyle iptal edildi
İlk yarının son bölümünde Oliveira'nın pasını alan Yunus, sağdan ceza sahasına girip vuruşunu ağlara gönderdi. Ancak 43. dakikadaki pozisyonun ardından yapılan VAR incelemesinde gol geçerli sayılmadı. Anadolu Ajansının maç aktarımına göre Anthony Taylor, hücumun başlangıcında Mertens'in topu kazanırken faul yaptığı değerlendirmesiyle karar verdi. Böylece tabelada 3-1 oluşmadı ve Galatasaray devreyi tek farklı üstünlükle tamamladı.
Kararın gerekçesi ofsayt değildi; gol öncesindeki müdahaleye ilişkindi. Bu ayrım, maçın akışını doğru aktarmak bakımından önemli. Yunus'un golle sonuçlanan bireysel çabası hücumdaki etkisini gösterse de resmî skora eklenmedi. Sarı-kırmızılılar adına yapılması gereken, iptal edilen golün yarattığı hayal kırıklığını sonraki pozisyonlara taşımadan savunma ve hücum görevlerini sürdürmekti.
Haugen'in arka direkteki vuruşu eşitliği getirdi
Molde ikinci yarıda da Galatasaray savunmasının genişliğini zorladı. 56. dakikada sağdan hücuma katılan Knudtzon'un ortası arka direkteki Haugen'e ulaştı. Norveçli futbolcunun gelişine vuruşu gol oldu; Abdülkerim'in çizgi üzerindeki müdahalesi sonucu değiştirmedi. Skor 2-2'ye gelirken ev sahibi ekip, maçın başında kurduğu baskının ardından yeniden karşılık buldu.
Golde dikkat çeken unsur, topun geldiği kanadın uzağındaki koşunun yeterince sınırlandırılamamasıydı. Savunma bütün dikkatini ortayı yapan oyuncuya çevirdiğinde arka direkteki rakip görüş alanından çıkabilir. Galatasaray'ın ilk golde duran top, ikinci golde ise kenar ortası sonrasında gol yemesi, ceza sahası içindeki takip ve paylaşımın geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Bu sorunları yalnızca tek bir savunmacının hatasına indirgemek, takımın yerleşimindeki eksikleri saklar.
İkinci yarıdaki değişiklikler oyunun seçeneklerini yeniledi
Okan Buruk önce Mertens'in yerine Kerem Demirbay'ı kullandı. Daha sonra Oliveira ile Kerem Aktürkoğlu'nun yerlerine Kaan Ayhan ve Barış Alper Yılmaz girdi. 82. dakikada ise Berkan'ın yerine Midtsjö, Yunus'un yerine Tetê oyuna katıldı. Bu hamlelerle orta saha ve hücumdaki görevler yeniden dağıtılırken, maçın belirleyici pozisyonunda sonradan giren oyuncuların katkısı ortaya çıkacaktı.
Değişiklikleri yalnızca gol atan oyuncunun oyuna alınması üzerinden değerlendirmek dar bir bakış olur. Yeni giren bir futbolcu topu kazanabilir, hava topunu arkadaşına aktarabilir veya rakip savunmayı farklı bir koşuyla meşgul edebilir. Galatasaray'ın son golünde Barış Alper'in ilk bağlantısı ile Midtsjö'nün hücuma katılımı aynı pozisyonda birleşti. Kulübenin katkısı böylece bir isim değişikliğinden çıkıp maçın sonucunu değiştiren ortak harekete dönüştü.
Tetê sarı-kırmızılı formayla ilk maçına çıktı
Karşılaşmanın Galatasaray açısından bir diğer gelişmesi, Tetê'nin sarı-kırmızılı formayla ilk resmî maçına çıkması oldu. TRT Haber'in maç değerlendirmesinde, lisans işlemlerinin ardından UEFA listesine eklenen Brezilyalı futbolcunun 82. dakikada Yunus'un yerine oyuna girdiği belirtildi. Maç öncesinde belirsiz olan kullanılma durumu böylece sahadaki katılımla sonuçlandı.
Oyuncunun kısa süreli performansından bütün sezon için kesin hüküm çıkarmak mümkün değil. Bununla birlikte teknik heyetin hücumda başvurabileceği yeni bir seçeneğin kullanılabilir hale gelmesi önemli. Yeni futbolcunun bireysel özellikleri kadar, takım arkadaşlarıyla pas alışverişi ve top rakibe geçtiğinde üstleneceği görevler de zaman içinde yerleşecek. İlk maç, bu uyum sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilmeli.
90+3'te Barış Alper, Icardi ve Midtsjö aynı hücumda buluştu
Beraberlikle sona ermesi beklenen maç, uzatma bölümünde değişti. Barış Alper'in kafayla indirdiği topu önüne alan Icardi, rakibinden sıyrılarak ceza sahasına girdi. Kaleciyle karşı karşıya kalmasına rağmen vuruşu zorlamak yerine daha uygun durumdaki Midtsjö'yü gördü. Norveçli orta saha oyuncusu topu boş kaleye gönderdi ve 90+3. dakikada Galatasaray'ı 3-2 öne geçirdi. Son düdüğe çok az süre kala gelen gol, rövanşın başlangıç hesabını değiştirdi.
Bu hücumun en değerli yanı, Icardi'nin gol arzusunu takımın daha yüksek gol ihtimalinin önüne koymamasıydı. Santrforun savunmacıyla mücadelesi ve topu ileri taşıması pozisyonu hazırladı; son pası ise bitirişi kolaylaştırdı. Midtsjö de hücumu uzaktan izlemeyip ceza sahasına kadar koştuğu için o pasın adresi oldu. Sonuç, yalnızca yetenekli bir golcünün bireysel hareketinden değil, doğru zamanda verilen destekten çıktı.
Galatasaray açısından bu golün değeri bir deplasman galibiyetinden daha geniş. İki maçlı elemede 2-2'lik beraberlikle 3-2'lik üstünlük aynı başlangıç koşullarını yaratmıyor. Midtsjö'nün vuruşu, İstanbul'daki karşılaşmada rakibin mutlaka skor üretmesini gerektiren bir tablo oluşturdu. Sarı-kırmızılılar maç boyunca kontrolü sürekli elinde tutamadı; fakat son fırsatta aldığı doğru kararlarla turun ilk bölümünü lehine tamamladı.
Midtsjö ikinci Galatasaray golünü ülkesinde attı
Anadolu Ajansının karşılaşma değerlendirmesine göre Midtsjö, Galatasaray formasıyla ikinci golünü kaydetti; bu aynı zamanda yeni sezondaki ilk golüydü. Norveçli futbolcunun kendi ülkesindeki maçta sonradan oyuna girerek galibiyeti getirmesi, gecenin özel hikâyelerinden biri oldu. Son bölümde verilen görevi skor katkısıyla tamamladı ve takımını İstanbul'a üstün taşıyan isim olarak öne çıktı.
Aynı değerlendirmede Icardi'nin son üç resmî karşılaşmada dört gole ulaştığı da belirtildi. Olimpija Ljubljana rövanşındaki golünü Trabzonspor karşısındaki iki gol izlemişti; Molde'de de ağları buldu. Arjantinli santrfor bu kez hazırlayıcı katkısını da sonuca ekledi. Bir gol ve galibiyet asistinin aynı oyuncudan gelmesi, kısıtlı fırsatların ne kadar etkili kullanılabildiğini gösterdi.
Galibiyetin yanında görülmesi gereken savunma uyarıları
Galatasaray'ın bu sonuçtan memnun olması doğal; ancak oyunun tamamını başarılı ilan etmek doğru bir çıkarım olmaz. Molde hem maç başında hem de eşitliği bulduktan sonra sarı-kırmızılı savunmayı zorladı. Galatasaray'ın kazandığı skor, ilk baskıyı aşmakta yaşadığı güçlüğü, kenar ortalarında verilen boşlukları ve ikinci toplara ulaşma sorununu ortadan kaldırmıyor. Rövanşa hazırlık, yalnızca son golün tekrarını izlemekle sınırlı kalmamalı.
Oyun açısından öncelik, savunmayla orta saha arasındaki yardımlaşmayı güçlendirmek olmalı. Rakip bir pasla bu iki hattın arasına girebildiğinde stoper öne çıkmak zorunda kalır ve arkasında yeni bir koşu alanı oluşabilir. Buna karşılık bütün takım çok geriye yerleşirse Icardi'ye uzanan bağlantı kopabilir. İstanbul'da daha güçlü bir performans için gereken, hücum isteğiyle gerideki güvenceyi aynı plan içinde tutmak.
Galatasaray rövanşta hangi sonuçlarla gruplara kalır?
UEFA'nın 24 Haziran 2021 tarihli deplasman golü kuralını kaldıran kararı uyarınca, Norveç'te atılan üç golün toplam skor eşitliğinde özel bir üstünlüğü bulunmuyor. Galatasaray 29 Ağustos'taki rövanşı kazanır veya berabere bitirirse gruplara kalacak. Molde'nin normal sürede tek farkla kazanması halinde toplam skor eşitlenecek ve uzatma oynanacak; eşitlik devam ederse turu penaltılar belirleyecek. Norveç ekibinin normal sürede en az iki farklı galibiyeti ise Galatasaray'ın elenmesi anlamına gelecek.
Dolayısıyla 3-2'lik deplasman galibiyetinden sonra İstanbul'da 1-0 kaybetmenin yeterli olduğu düşüncesi eski kurala dayanır ve geçerli değildir. Galatasaray'ın elindeki avantaj gerçek, fakat sınırlı: Bir gollük toplam üstünlük ve rövanşı taraftarının önünde oynama imkânı. Bu avantajı korumanın en sağlıklı yolu, yalnızca beraberliği beklemek yerine rakibin savunma risklerinden yararlanacak bir hücum tehdidi sürdürmek.
Galatasaray 90+3'te avantaj sağladı; Şampiyonlar Ligi hedefi için şimdi bu avantajı daha iyi bir oyunla tamamlaması gerekiyor. Oliveira'nın beraberlik golü, Icardi'nin teknik kalitesi ve Midtsjö'nün son ana kadar devam eden koşusu Norveç'teki sonucu belirledi. Sarı-kırmızılılar zorlandığı bir geceden istediği galibiyetle çıktı. İstanbul'daki görevi ise son dakika sevincini erken bir tur kutlamasına dönüştürmeden, rakibin gücünü ciddiye alarak rövanşı başarıyla tamamlamak olacak.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap