Galatasaray, Spor Toto Süper Lig 2022-2023 sezonundaki ilk iç saha maçında Bitexen Giresunspor'a 1-0 mağlup olarak taraftarına büyük hayal kırıklığı yaşattı. 13 Ağustos 2022 Cumartesi akşamı Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda oynanan karşılaşmanın tek golünü 77. dakikada Borja Sainz kaydetti. Sarı-kırmızılılar maçın büyük bölümünde topa daha fazla sahip olan, rakibini kendi yarı alanına iten taraf olmasına rağmen hücumda yeterli kaliteyi ortaya koyamadı. Sergio Oliveira'nın henüz 4. dakikada direkten dönen serbest vuruşu ve Kerem Aktürkoğlu'nun ilk bölümde yakaladığı fırsat golü getirmezken, ikinci yarıda Abdülkerim Bardakcı'nın kısa kalan geri pasını değerlendiren Borja Sainz Galatasaray'a sezonun ilk mağlubiyetini yaşattı.
Galatasaraylı olarak bu mağlubiyette beni en fazla rahatsız eden şey tek bir bireysel hata değil. 45 binin üzerinde taraftarın önünde, topu bu kadar uzun süre kontrol ettiğimiz bir maçta Giresunspor gibi savunmasını geride kuracağı önceden belli olan rakibe karşı yeterli sayıda temiz gol pozisyonu üretememek asıl problem. Abdülkerim hata yaptı ve Borja Sainz bunu cezalandırdı; bu çok net. Fakat maç 77. dakikaya 0-0 gelene kadar bizim gol bulamamızın sorumluluğunu tek bir stopere yüklemek kolaycılık olur. Galatasaray böyle bir iç saha maçını bir bireysel hata yapıldığında kaybedecek kadar kırılgan skorda tutmamalıydı.
Maç 13 Ağustos'ta oynandı, haber 14 Ağustos tarihli
Tarihsel arşiv açısından önce günü doğru konumlandırmak gerekiyor. Galatasaray-Giresunspor karşılaşması 13 Ağustos 2022 Cumartesi günü saat 21.45'te oynandı. Maçın ardından Okan Buruk ve futbolcuların değerlendirmeleri gece yarısını geçtiği için haber akışı 14 Ağustos tarihine taşındı. Dolayısıyla “Galatasaray'a evinde soğuk duş” başlığının tarihi 14 Ağustos olsa da sahadaki 90 dakika bir önceki akşama ait.
Bu ayrımı özellikle koruyorum. Tarihsel haber arşivinde yayın tarihi ile olay tarihinin farklı olabileceğini doğru göstermek gerekiyor. Yıllar sonra bu içeriğe bakıldığında maçın 14 Ağustos'ta oynandığı sanılmamalı.
Galatasaray'ın Giresunspor karşısındaki ilk 11'i
Teknik direktör Okan Buruk mücadeleye Fernando Muslera, Sacha Boey, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Patrick van Aanholt, Fredrik Midtsjö, Sergio Oliveira, Emre Akbaba, Yunus Akgün, Kerem Aktürkoğlu ve Haris Seferovic ilk 11'iyle başladı. Antalyaspor deplasmanındaki sezon açılışına göre orta sahada Berkan Kutlu'nun yerine Midtsjö'nün ilk 11'e girmesi dikkat çeken değişikliklerden biriydi.
| Bölge | Oyuncular |
|---|---|
| Kaleci | Fernando Muslera |
| Savunma | Sacha Boey, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Patrick van Aanholt |
| Orta saha | Fredrik Midtsjö, Sergio Oliveira, Emre Akbaba |
| Hücum | Yunus Akgün, Kerem Aktürkoğlu, Haris Seferovic |
Ben bu kadroya baktığımda hücum kalitesi açısından Antalyaspor maçından daha fazla beklentiye giriyorum. Midtsjö-Sergio merkezinin pas ve hareketlilik üretmesi, Emre Akbaba'nın iki hat arasında oynaması, Kerem ile Yunus'un kanatlardan bire bir tehdit oluşturması ve Seferovic'in ceza sahasındaki hareketliliği teoride Giresunspor'un geride kuracağı savunmayı açabilecek yapıydı. Fakat futbol kağıt üzerinde değil sahada oynanıyor. Oyuncuların bireysel kalitesi o gece ortak hücum kalitesine dönüşmedi.
45 bin 484 taraftar sezonun ilk iç saha maçına geldi
Galatasaray yeni sezonda ilk kez kendi taraftarı önünde lig maçına çıktı ve Nef Stadyumu'nda çok güçlü bir atmosfer oluştu. Kulübün açıkladığı rakama göre karşılaşmayı 45 bin 484 taraftar tribünden takip etti. Antalyaspor deplasmanında alınan 1-0'lık galibiyet, Okan Buruk'un yeni dönemi, yeni transferler ve Lucas Torreira ile Dries Mertens'in kadroda yer alması taraftarın heyecanını daha da artırmıştı.
Ben bu kadar güçlü destek varken rakibin oyunu yavaşlatmasına, geride beklemesine veya alanları kapatmasına hazırlıksız yakalanmamamız gerektiğini düşünüyorum. İç sahada 45 bin kişinin yarattığı baskı ancak sahadaki tempo onu desteklediğinde gerçek avantaja dönüşür. Topu yavaş dolaştırıp sürekli aynı bölgeden verimsiz orta yaparsanız tribünün enerjisini rakibin üzerinde sürekli baskıya çeviremezsiniz.
Taraftar üzerine düşeni yaptı. İlk dakikadan son ana kadar takımı itti. Okan Buruk da maçtan sonra bu desteği özellikle vurguladı. Bu nedenle sonuç ve oyun açısından taraftara borçlu kalan taraf takım oldu.
Galatasaray maça çok hızlı başladı
Sarı-kırmızılı ekip daha ilk düdükten itibaren Giresunspor'u kendi yarı alanına itmeye çalıştı. Henüz 2. dakikada Patrick van Aanholt'un soldan yaptığı ortada Giresunspor savunmasından Sergen Piçinciol'un ters vuruşunda top kaleye yöneldi ancak kaleci Onurcan Piri kontrolü sağladı.
Bu başlangıç Giresunspor'un nasıl oynayacağını da hemen gösterdi. Karadeniz ekibi savunma hattını geride tutacak, merkezde alanları kapatacak ve Galatasaray'ı kenarlardan orta yapmaya zorlayacaktı. Okan Buruk maçtan sonra bu planı zaten maçtan önce bildiklerini söyledi. Sorun rakibin ne yapacağını bilmemek değil, bildiğimiz plana karşı yeterince kaliteli çözüm üretememekti.
4. dakika: Sergio Oliveira'nın frikiği üst direkte patladı
Galatasaray henüz dördüncü dakikada gole çok yaklaştı. Ceza sahasının yaklaşık 30 metre gerisinde kazanılan serbest vuruşta Sergio Oliveira topun başına geçti. Portekizli orta sahanın çok sert vuruşu barajı ve kaleciyi geçti ancak üst direkten oyun alanına döndü.
Ben Sergio Oliveira transferinin en önemli artılarından birinin duran top kalitesi olduğunu daha sezon başlamadan düşünüyordum. Giresunspor karşısındaki bu vuruş bunun açık örneği. Böyle kapalı savunmalara karşı açık oyunda alan bulamadığınız gün duran top maçı çözebilir. Birkaç santimetrelik farkla skor 1-0 olabilirdi.
Ancak direkten dönen topu “şansımız yoktu” diye bütün maça yayamayız. Maçın daha dördüncü dakikasındaydık ve önümüzde çok uzun süre vardı. Büyük takımın görevi tek bir direkten dönen topa üzülmek değil, benzer kalitede beş-altı yeni pozisyon üretmek.
13. dakika: Kerem çok iyi hazırladı, Onurcan gole izin vermedi
Galatasaray'ın ilk yarıdaki en kaliteli açık oyun hücumlarından biri 13. dakikada geldi. Yunus Akgün orta sahadan aldığı topla rakip yarı alana ilerledi ve ceza sahasındaki Kerem Aktürkoğlu'nu gördü. Kerem rakibinden şık biçimde sıyrılıp şutunu çıkardı. Giresunspor kalecisi Onurcan Piri çok önemli bir kurtarış yaparak topu kornere gönderdi.
Ben bu hücumu Galatasaray'ın Giresunspor'u nasıl açabileceğini gösteren örnek olarak görüyorum. Top hızla taşındı, Yunus rakibin savunması tam yerleşmeden Kerem'i buldu ve Kerem bire bir kalitesini kullandı. Yani savunma tamamen dizildikten sonra 20 pas yapmak yerine birkaç hızlı aksiyonla ceza sahasına girildi.
Maçın geri kalanında bu tür kombinasyonları yeterince tekrarlayamadık. Top bizdeydi ama topun bizde kalması ile rakibi çözmek aynı şey değil. Okan Buruk'un da maç sonrasında söylediği gibi Galatasaray seviyesinde daha fazla net pozisyon üretmek zorundaydık.
Top Galatasaray'daydı, alan Giresunspor'daydı
İlk yarının ilerleyen bölümünde maçın temel yapısı iyice oturdu. Galatasaray topa sahip oldu, Giresunspor ise kendi yarı alanında kompakt kaldı. Konuk ekip orta sahada Galatasaraylı oyuncuları yakın takip ederek Sergio ve Midtsjö'nün rahat dönmesini engellemeye çalıştı. Kerem ile Yunus top aldığında da ikili yardımlar geldi.
Ben bu tür maçlarda kanat-bek ilişkisinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kanat oyuncusu içeri girdiğinde bek bindirmeli, bek çizgide kaldığında kanat half-space dediğimiz iç koridora girmeli. Eğer iki oyuncu da aynı çizgide duruyorsa savunmanın işi kolaylaşıyor.
Okan Buruk da maçtan sonra beklerin hücum performansının kendilerini tatmin etmediğini açık biçimde söyledi. Çok sayıda orta yapıldı ama bunların kalitesi düşüktü. Bu eleştiriye katılıyorum. Orta sayısının yüksek olması iyi hücum ettiğinizi göstermez. Ceza sahasında arkadaşınıza ulaşmayan 20 orta, tek kaliteli yerden pas kadar değerli olmayabilir.
İlk yarıda gol gelmedi
Galatasaray topu daha fazla kontrol etmesine ve oyunu büyük ölçüde Giresunspor yarı alanında oynamasına rağmen ilk 45 dakikada gol bulamadı. Konuk ekip kendi oyun planını başarıyla uyguladı: merkezi kapattı, alanları daralttı ve Galatasaray'ı istediği kaliteli son pasa mümkün olduğunca az ulaştırdı.
Ben devre arasında panik yapılmasını gerektirecek bir skor olmadığını düşünüyorum. Maç 0-0 ve rakip çok az hücum edebilmişti. Ancak oyun değişikliği gerekiyordu. Aynı hücum biçimini daha hızlı yaparak sonuç almak yerine farklı problem yaratmak gerekiyordu. Okan Buruk da bu nedenle ikinci yarıya sistem değiştirerek başladı.
Okan Buruk devre arasında Gomis'i oyuna aldı
Teknik direktör Okan Buruk ikinci yarının başlangıcında Emre Akbaba'yı çıkarıp Bafetimbi Gomis'i oyuna aldı. Galatasaray böylece 4-2-3-1 yapısından iki santrforlu 4-4-2 benzeri düzene geçti. Haris Seferovic ile Gomis birlikte ceza sahasına yerleşirken hedef, özellikle kanatlardan yapılacak ortalarda Giresunspor stoperlerine karşı daha fazla bitirici oyuncuyla bulunmaktı.
Bir hafta önce Antalya deplasmanında Gomis 89. dakikada oyuna girmiş ve bir dakika sonra galibiyet golünü atmıştı. Bu nedenle tecrübeli santrforun girişi tribünde de ciddi beklenti oluşturdu.
Ben hamlenin mantığını anlayabiliyorum. Rakip merkezi çok sıkı kapatıyorsa ceza sahasına ikinci santrfor eklemek ve kenar ortalarının hedef sayısını artırmak çözüm olabilir. Fakat bunun başka bedeli var: Orta sahadan bir oyuncu eksilttiğiniz için oyunun merkezindeki pas bağlantınız zayıflayabilir. Giresunspor Teknik Direktörü Hakan Keleş de maçtan sonra Galatasaray'ın çift santrfora dönmesinin orta saha gücünü azalttığını ve buna göre önlem aldıklarını söyledi.
53. dakikada Gomis uzaktan denedi
Gomis oyuna girdikten kısa süre sonra ceza yayı çevresinden sert bir vuruş yaptı. Rakibe çarpan top direğin üzerinden auta çıktı. Galatasaray ikinci yarıya daha saldırgan başladı ancak iki santrforlu düzen hemen net gol pozisyonlarına dönüşmedi.
Ben burada sorunun santrfor sayısından daha derin olduğunu düşünüyorum. Ceza sahasında iki golcünüz olabilir ama o bölgeye kaliteli top gelmiyorsa oyuncu sayısının anlamı azalıyor. Okan Buruk'un da söylediği gibi ortaların kalitesi düşük kaldı. Çift santrfor hamlesinin başarılı olabilmesi için kanat ve beklerin servis kalitesinin yükselmesi gerekiyordu.
Yunus 60. dakikada içeri kat edip şutunu çıkardı
60. dakika civarında Yunus Akgün sağ kanattan merkeze doğru kat ederek sol ayağıyla şutunu çıkardı ancak top çerçeveyi bulmadı. Yunus ilk yarıda olduğu gibi ikinci yarıda da Galatasaray'ın bire birde en fazla rakip eksiltmeye çalışan oyuncularından biri oldu.
Ben Yunus'un cesaretini olumlu buluyorum fakat son aksiyon kalitesini daha da geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Büyük takımın kanat oyuncusu sadece adam geçmekle kalmamalı; o hareketin sonunda gol, asist veya en azından net şut üretmeli. Adana Demirspor'daki gelişimin bir sonraki aşaması bu verimliliği Galatasaray baskısı altında sürdürebilmek.
61. dakika: Lucas Torreira ilk kez Galatasaray formasıyla sahada
Galatasaray'ın yeni transferlerinden Lucas Torreira 61. dakikada Sergio Oliveira'nın yerine oyuna dahil oldu ve sarı-kırmızılı formayla ilk resmî maçına çıktı. Uruguaylı orta saha 5 numaralı formayı giydi.
Torreira'nın gelişi transfer döneminin en fazla heyecan oluşturan hamlelerinden biriydi. Arsenal'den alınan oyuncunun mücadele gücü, top kazanma becerisi ve orta sahada agresifliği Galatasaray'ın geçen sezon eksikliğini hissettiği özellikler arasında. Ancak ben oyuncunun ilk maçında hemen bütün orta sahayı değiştirmesini beklemem.
Yeni ülkeye geldi, takım arkadaşlarıyla çok az antrenman yaptı ve doğrudan yoğun baskı altındaki iç saha maçına girdi. Gerçek Torreira performansını birkaç hafta sonra fiziksel ritmini ve takım bağlantılarını kazandığında değerlendirmek daha doğru olacak.
65. dakika: Seferovic karşı karşıya kaldı ama gol gelmedi
Galatasaray ikinci yarının en net fırsatlarından birini 65. dakikada yakaladı. Victor Nelsson savunmadan uzun ve isabetli bir pas gönderdi. Haris Seferovic savunma arkasına hareket ederek topu kontrol etti ve kaleci Onurcan Piri ile karşı karşıya kaldı. Açısı daralan İsviçreli santrforun vuruşu kaleciyi geçti ancak yandan auta çıktı.
Ben bu pozisyonu maçın kırılma anlarından biri sayıyorum. Skor 0-0, rakip giderek daha fazla kendi sahasına gömülüyor ve siz uzun süredir temiz fırsat bulamıyorsunuz. Böyle bir anda santrforun yakaladığı karşı karşıya pozisyonu değerlendirmesi maçı tamamen değiştirebilirdi.
Seferovic hazırlık döneminde gol atmış ve fiziksel görüntüsüyle olumlu sinyal vermişti. Ancak Galatasaray santrforunun bu tip pozisyonlardaki bitiriciliği şampiyonluk yarışında çok önemli olacak. Kaçırılan her fırsatı santrfora yüklemek doğru değil; ama santrforun işi de tam olarak böyle anlarda skoru değiştirmek.
69. dakikada hakem Kadir Sağlam'ın sakatlığı nedeniyle oyun durdu
Karşılaşmanın ilginç anlarından biri 69. dakikada yaşandı. Maçın hakemi Kadir Sağlam sağ arka alt adalesinde sorun yaşadığını belirterek oyunu durdurdu ve Galatasaray yedek kulübesinin önüne geldi. Sarı-kırmızılı sağlık ekibi hakeme müdahale etti. Kısa tedavinin ardından Sağlam maçı yönetmeye devam etti ve oyun 72. dakikada yeniden başladı.
Bu kesinti zaten Giresunspor'un oyunu düşük tempoda tutmaya çalıştığı bölümde maç ritmini daha fazla düşürdü. Okan Buruk maç sonrasında hakemin oyunu hızlandırmak konusunda yetersiz kaldığını ve bazı kararlarından memnun olmadığını açık biçimde ifade etti.
Ben hakem performansı eleştirilebilir olsa da Galatasaray'ın hücumdaki yetersizliğini hakeme bağlamam. Rakibin geride bekleyeceğini biliyorduk, oyunun sık sık kesilebileceğini de tahmin edebilirdik. Böyle bir ortamda öne geçmenin en iyi yolu hakemden daha hızlı oyun beklemek değil, kendi pas ve hücum hızımızı yükseltmek.
76. dakikada Giresunspor ilk ciddi uyarısını verdi
Galatasaray rakibini uzun süre kendi yarı alanında tutmasına rağmen 76. dakikada Giresunspor önemli bir fırsat yakaladı. Ceza sahasının sağ tarafında topla buluşan Hayrullah Bilazer dar açıdan vuruşunu yaptı. Fernando Muslera iyi yer tutarak topun sahibi oldu.
Bu pozisyonun hemen ardından gelen gol, futbolun ne kadar acımasız olabileceğini gösterdi. Yaklaşık 75 dakika boyunca rakibin çok az hücum yapmasına izin veriyorsunuz, bir dakika sonra kendi hatanızla maçın tek golünü yiyorsunuz. Şampiyonluk yarışı tam olarak bu tür ayrıntılarda kaybedilebilir.
77. dakika: Abdülkerim'in kısa geri pası, Borja Sainz'ın golü
Maçın kaderini belirleyen pozisyon 77. dakikada yaşandı. Abdülkerim Bardakcı kendi yarı alanından Fernando Muslera'ya geri pas vermek istedi ancak topu yeterince sert gönderemedi. Borja Sainz araya girerek topu kaptı. Tehlikeyi önlemek için ceza sahası dışına kadar çıkan Muslera'yı geçen İspanyol oyuncu boş kaleye yaptığı vuruşla Giresunspor'u 1-0 öne geçirdi.
Bu golde yoruma fazla ihtiyaç yok. Abdülkerim çok net bireysel hata yaptı. Kendisi de bunu biliyor. Büyük takımda böyle hatanın bedeli bazen doğrudan üç puan olabiliyor.
Ama ben oyuncuyu bu tek pozisyon üzerinden hedef tahtasına koymaya karşıyım. Abdülkerim yeni takıma gelmiş, Marcao'nun ayrılmasının ardından çok önemli sorumluluk üstlenmiş ve Nelsson ile yeni savunma ikilisi oluşturmaya çalışan futbolcu. Stoper hata yapabilir. Esas mesele o hatanın ardından nasıl ayağa kalkacağı.
Dursun Özbek de maçtan sonra Abdülkerim'in önemli futbolcu olduğunu, kendisinden beklentilerinin yüksek olduğunu ve bu tür hataların futbolun içinde yaşanabileceğini söyledi. Okan Buruk da oyuncularına sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. Ben bu yaklaşımı doğru buluyorum.
Bir hata takımın bütün moralini aşağı çekti
Okan Buruk maçtan sonra Borja Sainz'ın golünün takımın moralini ciddi biçimde düşürdüğünü kabul etti. Yaklaşık 15 dakika süre kalmasına rağmen Galatasaray golün ardından birkaç dakika boyunca oyunun kontrolünü ve sakinliğini kaybetti.
Ben yeni takımın geliştirmesi gereken en önemli alanlardan birini burada görüyorum. Şampiyonluk takımı hata yaptığında birkaç dakika yas tutamaz. Topu santraya koyup yeniden oyuna başlamalı. Sezon boyunca bireysel hatalar, hakem kararları ve şanssız goller olacak. Her kötü olayın ardından takımın psikolojisi düşerse uzun maratonda çok puan kaybedersiniz.
Geçen sezon da Galatasaray'ın kırılganlığı önemli problemdi. İlk golü yedikten sonra oyundan düşülen çok maç gördük. Yeni dönemde değişmesi gereken şeylerden biri bu zihinsel dayanıklılık.
78. dakika: Dries Mertens ilk kez Galatasaray formasıyla sahada
Giresunspor'un golünün ardından Okan Buruk hemen hücum hamlelerine yöneldi. Yunus Akgün oyundan çıkarken yeni transfer Dries Mertens ilk kez Galatasaray formasıyla sahaya girdi. Aynı bölümde Patrick van Aanholt'un yerine Kazımcan Karataş oyuna dahil oldu.
Mertens'in oyuna girişi tribünde büyük heyecan yarattı. Napoli tarihinin en önemli golcülerinden biri olan Belçikalı oyuncu, Galatasaray'a transferinin ardından ilk resmî dakikalarını Giresunspor karşısında aldı.
Ben Mertens'ten ilk birkaç dakikada mucize beklemem. Takımla çok az çalışmış durumda ve 1-0 geride, rakibin bütün oyuncularıyla kendi ceza sahasına yaklaştığı çok zor maç senaryosunda oyuna girdi. Onun gerçek rolünü takım arkadaşlarıyla antrenman sayısı arttıkça daha net göreceğiz.
Yine de Galatasaray'ın böyle kaliteli bir oyuncuyu kulübeden sahaya sürebilmesi geçen sezona kıyasla kadro derinliğinin ne kadar değiştiğini gösteriyor.
Kazımcan Karataş da ilk resmî maçına çıktı
Yeni transfer Kazımcan Karataş, Van Aanholt'un yerine oyuna girerek Galatasaray formasıyla ilk resmî maçına çıktı. Genç sol bek kısa süre içinde hücuma önemli katkı da sağladı.
82. dakikada sol çizgiden yaptığı etkili ortada Haris Seferovic altıpas üzerinde kafa vuruşunu gerçekleştirdi. Onurcan Piri sağ tarafına iyi uzanarak topu kornere çeldi ve Galatasaray'ın beraberlik golüne izin vermedi.
Ben Kazımcan'ın oyuna girer girmez böyle hücum üretmesini olumlu buluyorum. Genç oyuncu Galatasaray seviyesinde hata da yapacaktır ama cesaretini kaybetmemesi gerekiyor. Sol bekte Van Aanholt gibi tecrübeli oyuncuyla rekabet etmek onun gelişimi için önemli fırsat.
82. dakika: Onurcan Piri Seferovic'in kafasını çıkardı
Kazımcan'ın ortasında Seferovic'in yaptığı kafa vuruşu Galatasaray'ın gol sonrasındaki en ciddi fırsatıydı. Top yere doğru sekerek kaleye giderken Onurcan Piri çok başarılı kurtarış yaptı.
Seferovic 65. dakikada karşı karşıya fırsatı kaçırmış, bu kez de kaleciyi geçememişti. Santrfor açısından şanssız geceydi. Ben yine tek maçtan oyuncu hakkında hüküm vermem ama Galatasaray'ın sezonda böyle kilitlenen maçları açması için santrforunun yüksek bitiricilik yüzdesine ihtiyacı var.
83. dakika: Hamza Akman'ın ilk resmî Galatasaray maçı
Okan Buruk maçın son bölümünde Fredrik Midtsjö'nün yerine Galatasaray Akademisi'nden Hamza Akman'ı sahaya sürdü. Genç orta saha böylece Galatasaray A Takımı formasıyla ilk resmî maçına çıkmış oldu.
Ben Hamza'nın 1-0 geride olunan ve 45 bin kişinin baskı oluşturduğu böyle zor ortamda oyuna girmesini değerli buluyorum. Genç oyuncuya sadece rahat skorla biten maçın 89. dakikasında süre vermekle, takımın gole ihtiyaç duyduğu anda sorumluluk vermek aynı şey değil.
Elbette Hamza'dan oyuna girip tek başına maçı çevirmesini beklemek haksızlık olur. Ama bu dakikalar genç futbolcunun gelişiminde çok önemli. Baskı altında top istemeyi ve büyük taraftarın önünde doğru karar vermeyi ancak yaşayarak öğrenebilirsiniz.
84. dakikada Mertens ortaladı, Gomis kafa vurdu
Galatasaray son dakikalarda bütün hatlarıyla Giresunspor ceza sahasına yüklendi. Dries Mertens'in sağ taraftan gönderdiği topa Gomis ön direkte kafa vurdu ancak meşin yuvarlak auta çıktı. Bu pozisyon Mertens'in ilk resmî maçındaki ilk etkili hücumlarından biri oldu.
Okan Buruk son bölümde neredeyse bütün hücum silahlarını sahaya atmıştı. Seferovic, Gomis ve Mertens aynı anda sahadaydı; Kazımcan sol çizgiden hücuma çıkıyordu; Hamza orta sahada top istiyordu. Ancak bu kadar hücum oyuncusu bulunmasına rağmen oyun düzenli fırsat üretmekten çok baskıya dönüştü.
Ben oyuncu sayısı ile hücum kalitesinin aynı şey olmadığını burada bir kez daha görüyorum. Sahaya dört forvet koyabilirsiniz; top ceza sahasına doğru kaliteyle gelmiyorsa sonuç alamazsınız.
Torreira ve Mertens ilk kez sarı-kırmızılı formayı giydi
Mağlubiyetin içindeki önemli tarihsel notlardan biri iki yıldız transferin ilk kez Galatasaray forması giymesiydi. Lucas Torreira 61, Dries Mertens 78. dakikada oyuna dahil oldu. İki oyuncu da transfer döneminin en çok ses getiren hamleleri arasında bulunuyor.
Torreira, Arsenal'den yaklaşık 6 milyon Euro bonservis bedeliyle transfer edildi. Mertens ise Napoli ile sözleşmesinin sona ermesinin ardından bonservis bedeli olmadan kadroya katıldı. Bu iki oyuncunun Galatasaray'ın orta saha ve hücum kalitesini ciddi biçimde yükseltmesi bekleniyor.
Ben tek hazırlık yapmadan veya birkaç antrenmanla oyuncuların hemen takımı değiştirmesini beklemiyorum. Ama birkaç hafta içinde Okan Buruk'un ana oyununda ikisinin de önemli rol üstlenmesi doğal. Özellikle Torreira'nın top kazanma gücü ile Mertens'in son bölgede yaratıcılığı geçen sezon eksik olan iki önemli özellik.
45 bin kişinin önünde ilk iç saha mağlubiyeti ağır geldi
Galatasaray sezona Antalya deplasmanında 1-0'lık galibiyetle başlamıştı. Giresunspor karşısında amaç hem üç puanı altıya çıkarmak hem de yeni sezonun ilk iç saha maçında taraftara galibiyet sunmaktı. Ancak tam tersine sezonun ilk puan kaybı ve ilk mağlubiyeti kendi sahamızda geldi.
Ben “daha ikinci hafta” deyip sonucu önemsizleştirmem. Şampiyonluk yarışında her iç saha puanı değerlidir. Özellikle Giresunspor gibi büyük bölümde savunma yapacağı belli olan rakibi evinde yenemiyorsanız sezon boyunca benzer maçlara çözüm geliştirmek zorundasınız.
Ama “şampiyonluk bitti” gibi anlamsız bir paniğe de gerek yok. İkinci haftadayız, takım yeni kuruluyor ve Mertens ile Torreira henüz ilk dakikalarını aldı. Sorunu görmek başka, sezonu iki maçta bitirmek başka.
Giresunspor iki sezon üst üste Galatasaray'ı İstanbul'da yendi
Mağlubiyetin tarihsel olarak can sıkıcı başka bir tarafı daha var. Giresunspor geçen sezon da Nef Stadyumu'nda Galatasaray'ı 1-0 mağlup etmişti. 8 Ocak 2022'de oynanan karşılaşmanın tek golünü 11. dakikada Magomed Suleymanov atmıştı. O maç aynı zamanda Fatih Terim'in Galatasaray'ın başındaki son karşılaşması olmuştu.
Yaklaşık yedi ay sonra Giresunspor yeniden aynı stadyuma geldi ve yine 1-0 kazandı. Bu kez gol Borja Sainz'dan geldi. Böylece Karadeniz ekibi Galatasaray'ı Süper Lig'de iki sezon üst üste deplasmanda mağlup etmeyi başardı.
Ben böyle istatistikleri özellikle rahatsız edici buluyorum. Rakibi küçümsemiyorum; Giresunspor iki maçta da planını uyguladı ve kazandı. Fakat Galatasaray'ın kendi stadında aynı rakibe üst üste iki sezon 1-0 kaybetmesi üzerinde düşünülmesi gereken durum.
Okan Buruk: Daha fazla üretmemiz gerekiyordu
Okan Buruk maç sonrasında Giresunspor'u tebrik ederken Galatasaray'ın hücum performansını açık biçimde eleştirdi. Rakibin nasıl savunacağını maçtan önce bildiklerini, kenarları kullanmaları gerektiğini fakat ortaların ve son pasların kalitesiz kaldığını söyledi.
Teknik direktör özellikle beklerin hücum katkısından memnun olmadığını, ön taraftaki oyuncuların da kendi normal kalitelerinin altında kaldığını belirtti. Galatasaray'ın topa sahip olmasına rağmen pozisyon üretmekte zorlandığını ve daha fazla net fırsat bulması gerektiğini kabul etti.
Ben hocanın bu tespitine tamamen katılıyorum. Giresunspor bizi şaşırtmadı. Tam tersine beklediğimiz oyunu oynadı. O halde sorun rakibin beklenmedik taktiği değil, bizim beklediğimiz taktiğe karşı çözüm üretemememiz.
Okan Buruk hakemi de eleştirdi
Okan Buruk maç sonrasında hakem Kadir Sağlam'ın performansına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bazı faullerin verilmediğini, avantaj uygulanabilecek pozisyonlarda oyunun kesildiğini ve hakemin maçı hızlandırmakta yetersiz kaldığını düşündüğünü söyledi.
Ben hakem kararlarını tartışabiliriz diyorum; fakat bu mağlubiyetin esas açıklamasını oraya bırakmam. Galatasaray'ın 90 dakika içinde rakibine rağmen gol atacak kadar kaliteli hücum üretmesi gerekiyor. Hakem oyunu yavaşlatmış olabilir ama Abdülkerim'in geri pasını hakem kısa vermedi, Seferovic'in karşı karşıya vuruşunu hakem auta göndermedi ve kalitesiz ortaları hakem yapmadı.
Hakem hatasını konuşuruz, kendi hatamızı da konuşuruz. Büyük kulübün öz eleştirisi böyle yapılmalı.
Dursun Özbek Abdülkerim'e sahip çıktı
Başkan Dursun Özbek maçın ardından Abdülkerim Bardakcı'nın hatasıyla ilgili sorulara cevap verirken oyuncuya açık biçimde destek verdi. Abdülkerim'in önemli bir futbolcu olduğunu, beklentilerinin yüksek bulunduğunu ve futbol içinde bu tür hataların olabileceğini söyledi.
Ben başkanın oyuncusunu maçtan sonra kamuoyu önüne atmasını zaten istemem. Stoper yaptığı hatanın ne kadar büyük olduğunu herkesten iyi bilir. Teknik heyetin görevi hatanın nedenini analiz etmek ve oyuncuyu sonraki maça psikolojik olarak hazırlamak.
Bir stopere “bir daha geri pas verme” diyerek çözüm üretemezsiniz. Okan Buruk geriden pasla oyun kuracaksa savunmacılar riskli kararlar da verecek. Önemli olan topun şiddeti, kalecinin konumu ve baskı altında doğru karar verme kalitesini geliştirmek.
Dursun Özbek: Kabul edilebilir bir netice değil
Başkan Özbek mağlubiyetin kabul edilebilir olmadığını da açık biçimde söyledi. Yaklaşık 45 bin taraftarın oluşturduğu atmosferi övdü ve takımın bu desteğin hakkını veren futbol oynaması gerektiğini belirtti. Sezonun uzun olduğunu, eksiklerin görüldüğünü ve transfer çalışmalarının devam ettiğini ifade etti.
Ben başkanın yenilgiden sonra panik transfer mesajı vermemesini doğru buluyorum. Eksik varsa tamamlanmalı ama tek bir 1-0 mağlubiyetin ertesi günü beş futbolcu almak kadro planlaması değildir. Transferler sezon öncesinde yapılan teknik analiz üzerine kurulmalı.
Victor Nelsson için Sevilla teklifi masada
Maç sonrasında Dursun Özbek'in açıkladığı önemli transfer gelişmelerinden biri Victor Nelsson'la ilgiliydi. Marcao'yu transfer eden Sevilla'nın Danimarkalı stopere de teklif verdiğini doğrulayan Özbek, teklif edilen rakamın Galatasaray'ın beklentisini karşılamadığını ve istenilen değer oluşmadığı sürece Nelsson'u satmayı düşünmediklerini söyledi.
Ben Marcao'nun ardından Nelsson'un da aynı yaz ayrılmasını sportif açıdan ciddi risk olarak görürüm. Savunmanın iki ana stoperini aynı dönemde kaybederseniz bütün savunma iletişimini sıfırdan kurarsınız. Tabii kulübün kabul edemeyeceği kadar yüksek teklif gelirse ekonomik gerçek farklı değerlendirilir.
Önemli olan Galatasaray'ın oyuncu satışında kendi değerini koruması. Oyuncunun talibi var diye düşük bedelle göndermek zorunda değiliz.
Okan Buruk stopere ve yaratıcı hücum oyuncusuna ihtiyaç olduğunu söyledi
Okan Buruk maçın ardından kadro planlamasına ilişkin de açık mesaj verdi. Emin Bayram'ın hazırlık dönemindeki sakatlığının savunma rotasyonunu etkilediğini belirterek stoper bölgesine takviye istediklerini söyledi. Ön bölgede ise yaratıcı katkı sağlayabilecek başka bir oyuncu arayışlarının bulunduğunu ifade etti.
Teknik direktör aynı zamanda sağ bekte Leo Dubois'nın sakatlığı, Sacha Boey'in durumu ve sol bekte yaşanan sorunları da hatırlatarak kadronun bazı bölgelerde tamamlanması gerektiğini kabul etti.
Ben bu açıklamadan takımın henüz tamamlanmadığı sonucunu çıkarıyorum. Torreira ile Mertens geldi diye transfer dönemi bitmiş değil. Ama yapılacak takviyelerin ilk 11'i gerçekten yükseltmesi gerekiyor. Kadro sayısını artırmak için transfer istemem.
Üç Türk oyuncu kuralı Okan Buruk'un planını etkiliyor
Okan Buruk, ilk 11'de en az üç Türkiye A Milli Takımı'nda oynama uygunluğuna sahip futbolcu bulundurma zorunluluğunun kadro tercihlerini zorlaştırdığını söyledi. Özellikle elit yerli futbolcu havuzunun sınırlı olduğunu ve oyuncu değişikliklerinde bile bu kuralın hesaplanmak zorunda kaldığını belirtti.
Giresunspor karşısındaki ilk 11'de Abdülkerim Bardakcı, Kerem Aktürkoğlu, Yunus Akgün ve Emre Akbaba gibi yerli oyuncular bulunuyordu. Okan Buruk'un Torreira ve Mertens gibi yabancı yıldızları oyuna alırken saha içindeki yerli sayısını da takip etmesi gerekiyor.
Ben kuralı beğenip beğenmemekten bağımsız olarak teknik direktörün mevcut şartlara göre kadro kurması gerektiğini düşünüyorum. Şampiyonluk yarışında “kural bizi zorladı” mazereti puan kazandırmıyor. Yunus, Kerem, Abdülkerim, Kazımcan ve Hamza gibi yerli oyuncuların seviyesi bu nedenle Galatasaray için ayrıca önemli.
Hamza ve Kazımcan'ın ilk resmî maçları mağlubiyet içinde olumlu not
Maçın sonucu kötü olsa da kulüp geleceği açısından iki genç oyuncunun ilk resmî dakikaları önemli. Kazımcan Karataş ve Hamza Akman ilk kez Galatasaray A Takımıyla resmî maça çıktı. Üstelik ikisi de takımın geride olduğu bölümde oyuna dahil edildi.
Ben genç oyuncunun böylesine baskılı dakikalarda sahaya sürülmesini olumlu buluyorum. Okan Buruk hazırlık döneminde altyapı futbolcularına A takım kapısının açık olduğunu söylemişti. Hamza'nın resmî maça girmesi bu sözün ilk somut karşılıklarından biri.
Sezonun ilk mağlubiyeti erken uyarı oldu
Galatasaray ilk hafta Antalya'da 1-0 kazanmış ve sezona moral verici başlangıç yapmıştı. Muslera'nın penaltı kurtarışı ve Gomis'in 90. dakika golüyle gelen üç puan takımın yeni döneme güvenle başlamasını sağlamıştı. Bir hafta sonra kendi sahasında Giresunspor'a kaybetmek ise tabloyu hemen dengeledi.
Ben bazen erken mağlubiyetin sezon açısından öğretici olabileceğini düşünüyorum. Takımın eksikleri galibiyetlerin içinde görünmeyebilir. Antalya'daki üç puan bazı problemleri örttü; Giresunspor maçı ise kapalı savunmaya karşı üretim sorunumuzu çok net biçimde ortaya çıkardı.
Önemli olan bu mağlubiyeti doğru okumak. Panik yaparsak faydası yok. “Şanssızdık” deyip geçersek de faydası yok. Rakibi neden açamadığımızı, kanat ortalarının neden kalitesiz kaldığını ve gol sonrası neden mental olarak düştüğümüzü analiz etmeliyiz.
Sıradaki rakip Ümraniyespor
Galatasaray üçüncü haftada ligin yeni takımlarından HangiKredi Ümraniyespor ile karşılaşacak. Giresunspor yenilgisi sonrası Okan Buruk ve oyuncuların ilk görevi takımı psikolojik olarak yeniden ayağa kaldırmak olacak.
Ben Ümraniyespor karşılaşmasını sadece kaybedilen üç puanın telafisi olarak görmüyorum. Yeni Galatasaray'ın mağlubiyete nasıl cevap verdiğini gösterecek ilk test olacak. Şampiyonluk takımları hiç kaybetmeyen takımlar değildir; kaybettikten sonra uzun kriz yaşamadan yeniden kazanmaya başlayan takımlardır.
Sonuç: Soğuk duşun nedeni sadece Abdülkerim'in hatası değil
13 Ağustos gecesindeki skor net: Galatasaray 0, Giresunspor 1. Gol 77. dakikada Borja Sainz'dan geldi. Pozisyonun başlangıcında Abdülkerim Bardakcı'nın Fernando Muslera'ya vermek istediği geri pas kısa kaldı. Borja topu aldı, Muslera'yı geçti ve boş kaleye gönderdi. Bu maçın en görünür hatası.
Fakat ben 90 dakikanın tamamını o pozisyona sıkıştırmam. Sergio Oliveira dördüncü dakikada direğe takıldı. Kerem'in iyi vuruşunu Onurcan Piri çıkardı. Seferovic ikinci yarıda kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonu auta gönderdi ve son bölümde kafa vuruşunda yine Onurcan'ı geçemedi. Galatasaray rakibini uzun süre kendi yarı alanına itti ancak son pas ve orta kalitesinde sınıfta kaldı.
Okan Buruk ilk yarının ardından Gomis'i alarak çift santrfora geçti. Torreira ve Mertens ilk Galatasaray dakikalarını oynadı. Kazımcan ve Hamza ilk resmî A takım maçlarına çıktı. Yani yeni takımın oluşum süreci devam ediyor. Bunun zaman gerektirdiğini kabul ediyorum.
Ama Galatasaray'ın kendi sahasında topu bu kadar kontrol ettiği maçı tek bireysel hatayla kaybetmemesi gerekir. Bir hata yapıldığında skor 2-0 veya 3-0 olmalı ki o hata sadece maçın küçük ayrıntısı olarak kalsın. 77 dakika gol bulamazsanız tek yanlış pas bütün gecenin hikâyesi olur.
45 bin 484 taraftar yeni dönemi görmek için tribündeydi. Sezona Antalya galibiyetiyle başlamıştık ve atmosfer son derece olumluydu. Giresunspor ise savunma yapacağını, merkezi kapatacağını ve fırsat bulduğunda hızlı çıkacağını saklamadı. Rakibin planını biliyorduk ama çözemedik. Soğuk duşun esas nedeni bu.
Abdülkerim'i hatası nedeniyle silmem. Seferovic'i kaçırdığı fırsatlar nedeniyle başarısız ilan etmem. Kerem ve Yunus'u bir kötü maçla kenara atmam. Okan Buruk'u ikinci haftada sorgulamam. Ama hepsinden daha iyisini beklerim. Çünkü hedef şampiyonluksa standart da şampiyonluk standardı olmak zorunda.
Torreira ve Mertens'in takıma daha fazla adapte olması, hücumdaki yaratıcılığı artırabilir. Okan Buruk'un istediği yeni transferler de gelebilir. Ancak dışarıdan oyuncu beklerken içerideki problemi ihmal edemeyiz. Topa daha hızlı yön vermek, ceza sahasına daha kaliteli servis yapmak ve rakibin kapalı savunmasına farklı çözümler üretmek mevcut takımın da görevi.
14 Ağustos 2022 sabahına Galatasaray taraftarı ilk iç saha maçının mağlubiyetiyle uyanıyor. Antalya'daki son dakika sevincinden yalnızca altı gün sonra kendi evimizde Giresunspor'a 1-0 kaybettik. Üstelik aynı rakip geçen sezon da Nef Stadyumu'ndan aynı skorla üç puan çıkarmıştı. Acı ama erken bir uyarı.
Şampiyonluk yarışı uzun. İkinci haftada hiçbir şey bitmedi. Fakat bu yarışta özellikle kendi sahandaki böyle maçları kazanmak zorundasın. Galatasaray'ın şimdi yapması gereken hata yapan oyuncuyu hedef göstermek değil, hatadan önceki 76 dakikanın neden gole dönüşmediğini anlamak. Gerçek ders orada. Bu soğuk duş ancak o ders alınırsa sezonun ilerleyen haftalarında anlamlı hale gelir.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap