Galatasaray, Spor Toto Süper Lig Ahmet Çalık Sezonu'nun 37. haftasında Adana Demirspor'u sahasında 3-2 mağlup ederek taraftarı önündeki son lig maçını galibiyetle tamamladı. Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda oynanan karşılaşmada Adana Demirspor, Galatasaray'dan kiralık olarak forma giyen Yunus Akgün'ün 9. dakikadaki golüyle öne geçti. Sarı-kırmızılılar 30. dakikada Bafetimbi Gomis'in penaltısıyla eşitliği sağladı. Kerem Aktürkoğlu 55. dakikada Galatasaray'ı öne geçirirken Gomis 63. dakikada kendisinin ikinci, takımının üçüncü golünü attı. Mario Balotelli'nin 67. dakikadaki çok şık serbest vuruş golü son bölümü yeniden heyecanlı hale getirse de Galatasaray üstünlüğünü korudu ve sahadan 3-2 galip ayrıldı.

Galatasaraylı olarak sezonun bu noktasında alınan üç puanın lig tablosunda büyük hedeflere hizmet etmediğinin farkındayım. Şampiyonluk yarışı çoktan geride kalmış, Türkiye Kupası ve Avrupa Ligi defterleri kapanmıştı. Ancak kötü geçen bir sezonda kendi taraftarımızın önündeki son maçı kazanmak yine de önemliydi. Daha da önemlisi, Adana Demirspor karşısında geriye düştükten sonra oyundan kopmayan, ikinci yarıda skoru çeviren ve son bölümde yeniden baskı yemesine rağmen galibiyeti koruyan bir Galatasaray izledik. Sezon boyunca çok kez eksikliğini yaşadığımız reaksiyonu bu kez sahada gösterebildik.

Galatasaray-Adana Demirspor maçının golleri

DakikaGolSkor
9Yunus AkgünGalatasaray 0-1 Adana Demirspor
30Bafetimbi Gomis, penaltıGalatasaray 1-1 Adana Demirspor
55Kerem AktürkoğluGalatasaray 2-1 Adana Demirspor
63Bafetimbi GomisGalatasaray 3-1 Adana Demirspor
67Mario BalotelliGalatasaray 3-2 Adana Demirspor

Galatasaray'ın resmî maç raporunda Balotelli golü 68. dakika olarak anlatılırken TFF ve yayıncı kayıtlarında 67. dakika kullanılıyor. Tarihsel istatistik açısından burada 67. dakikayı esas almak daha doğru. Maçın ana kronolojisi ise tartışmasız: Adana Demirspor öne geçti, Galatasaray art arda üç golle maçı çevirdi, Balotelli son bölüm için farkı yeniden bire indirdi.

Galatasaray maça hangi 11 ile başladı?

Domènec Torrent karşılaşmaya Fernando Muslera, Sacha Boey, Patrick van Aanholt, Victor Nelsson, Marcao Teixeira, Erick Pulgar, Berkan Kutlu, Kerem Aktürkoğlu, Ryan Babel, Halil Dervişoğlu ve Bafetimbi Gomis ilk 11'iyle başladı. Orta sahada Pulgar-Berkan ikilisi kullanılırken Halil, Babel ve Kerem'in Gomis'in çevresinde hareket ettiği hücum ağırlıklı bir yapı tercih edildi.

Ben özellikle Halil'in başlangıç kadrosunda bulunmasını önemli buluyorum. Gomis ceza sahasında daha sabit bitirici rolünde kalırken Halil'in sağa, sola ve merkeze hareket etmesi rakip savunmanın eşleşmesini bozabiliyor. Kerem'in hızını, Babel'in tecrübesini ve Berkan'ın koşu gücünü de eklediğinizde Galatasaray'ın rakip yarı alanda fazla oyuncuyla bulunabileceği bir düzen ortaya çıkıyordu.

İlk dakikalarda bunun karşılığını gördük. Galatasaray henüz üçüncü dakikada Halil'in sağdan taşıdığı hücumla tehlike yarattı. Halil'in içeri çevirdiği topa Gomis dokunamadı, devamında Berkan'ın vuruşu savunmadan döndü. Bir dakika sonra Berkan bu kez uzaktan kaleyi denedi. Köşe vuruşunda da Babel'in kaleye yönelen topu Gomis'e çarpıp dışarı çıktı. Yani Galatasaray oyuna düşük tempoyla değil, rakip kaleyi arayan bir başlangıçla girdi.

9. dakika: Yunus Akgün eski takımını yine cezalandırdı

Galatasaray'ın baskılı başladığı bölümde yapılan basit bir hata pahalıya mal oldu. Adana Demirspor Marcao'ya yaptığı baskıyla topu kazandı ve Matias Vargas'ın pasında Yunus Akgün'ü savunma arkasında topla buluşturdu. Yunus ceza sahasına girdikten sonra yakın direğe yaptığı sert vuruşla Muslera'yı mağlup etti ve konuk ekip 1-0 öne geçti.

Bu golün ayrı bir hikâyesi vardı. Yunus Akgün Galatasaray altyapısında yetişmiş ve 2021-2022 sezonu sonuna kadar Adana Demirspor'a kiralanmıştı. Sezonun ilk yarısındaki karşılaşmada da Galatasaray'a iki gol atmış, Adana Demirspor'un 2-0'lık galibiyetinde başrolü oynamıştı. İstanbul'da da fileleri havalandırınca aynı sezon içinde Galatasaray'a karşı üçüncü lig golüne ulaştı.

Ben Yunus'un Galatasaray'a gol atmasını duygusal biçimde “bize karşı neden böyle oynuyor” tartışmasına çevirmem. Futbolcu kiralık gittiği takımın formasını giyiyorsa o takım için elinden gelenin en iyisini yapmak zorunda. Asıl bizim sormamız gereken, kendi altyapımızdan çıkan ve başka takımda bu kadar etkili oynayan bir futbolcunun Galatasaray'daki gelecek planında nasıl değerlendirileceği. 16 Mayıs 2022 günü elimizdeki gerçek, Yunus'un Adana Demirspor formasıyla çok güçlü bir sezon geçirdiği ve Galatasaray'a karşı yeniden gol attığıydı.

11. dakikada Balotelli direğe takıldı

Galatasaray daha Yunus'un golünün etkisini üzerinden atamadan Adana Demirspor ikinci gole çok yaklaştı. Mario Balotelli sağ çaprazda topu soluna çekti ve ceza sahası dışından uzak köşeye son derece sert bir şut gönderdi. Muslera'nın da bakışları arasında top üst direğe çarpıp oyun alanına döndü.

Bu pozisyon benim açımdan maçın çok kritik anlarından biri. Skor daha 11. dakikada 0-2 olabilirdi. Galatasaray maça pozisyon üreterek başlamış olmasına rağmen iki basit savunma anında rakibine maçı bambaşka noktaya taşıyacak fırsatlar verdi. Balotelli'nin topunun direkten dönmesi, sarı-kırmızılıların yeniden oyuna yerleşebilmesi için ciddi bir şanstı.

Ben bu sezon boyunca savunduğum bir şeyi burada tekrar görüyorum: Topa daha fazla sahip olmak, savunma güvenliğinin otomatik olarak iyi olduğu anlamına gelmiyor. Hücum ederken geride kimin kaldığı ve kaybedilen topa ilk müdahaleyi kimin yaptığı belli olmak zorunda. Rakip iki pasla kalenize ulaşıyorsa yüzde 70 topa sahip olmanız sizi korumuyor.

Galatasaray golü yedikten sonra oyundan kopmadı

Bu sezon Galatasaray'ın sık sık yaşadığı problem, kötü bir olayın ardından oyunun kontrolünü zihinsel olarak da kaybetmesiydi. Adana Demirspor karşısında ise Yunus'un golü ve Balotelli'nin direkten dönen şutuna rağmen sarı-kırmızılılar hücum etmeye devam etti. Özellikle Halil Dervişoğlu farklı bölgelerde topla buluşarak rakip savunmayı zorladı.

Ben bu reaksiyonu galibiyet kadar önemli buluyorum. Maçın dokuzuncu dakikasında kendi sahanda gol yemek moral bozabilir. Hemen ardından topun direkten dönmesi oyuncuya “bugün yine kötü gidiyor” hissi verebilir. Bu sezon böyle kırılmaların takımı ne kadar etkilediğini gördük. Fakat Galatasaray bu kez kendi oyununu tamamen bırakmadı.

28. dakikada penaltı: Berkan'ın şutu Samet'in eline çarptı

Galatasaray'ın baskısı 28. dakikada penaltıyı getirdi. Berkan Kutlu'nun ceza sahasına yakın bölgeden yaptığı vuruşta top Samet Akaydın'ın eline çarptı. Hakem Sarper Barış Saka penaltı noktasını gösterdi. Bafetimbi Gomis 30. dakikada topun başına geçti ve kaleci Arijanet Muric ile topu farklı köşelere göndererek skoru 1-1 yaptı.

Gomis'in penaltılardaki tecrübesi sezonun ikinci yarısında Galatasaray'a birçok kez katkı verdi. Göztepe deplasmanında son bölümde iki penaltıyı gole çevirerek galibiyeti getirmişti. Sivasspor karşısında da penaltıdan ağları bulmuştu. Adana Demirspor maçında yine baskılı bir anda sorumluluğu aldı ve hata yapmadı.

Ben penaltı golünü “kolay gol” diye küçümsemem. Maç 0-1, tribünler beraberlik bekliyor ve karşınızda profesyonel bir kaleci var. Topu beyaz noktaya koyup doğru köşeye göndermek hâlâ teknik ve psikolojik sorumluluk gerektiriyor. Gomis'in deneyiminin bu anlarda Galatasaray'a fayda sağladığı açık.

Halil 37. dakikada çok büyük fırsatı kullanamadı

Beraberliğin ardından Galatasaray devre bitmeden öne geçebilirdi. 37. dakikada Adana Demirspor savunmasının hatasında Halil Dervişoğlu araya girdi ve kaleci Muric ile karşı karşıya kaldı. Ancak topu fazla açınca kaleci kontrolü sağladı ve çok önemli fırsat sonuçsuz kaldı.

Ben Halil açısından bu pozisyonu sezonun küçük bir özeti gibi görüyorum. Genç futbolcu bireysel becerisi ve hareketliliğiyle pozisyonun içine girebiliyor fakat son karar ve bitiricilikte istediği sürekliliği yakalayamıyor. Burada rakibin hatasını çok iyi okudu, topu aldı, kaleye gitti ama son dokunuşu ayarlayamadı.

Bir hücum oyuncusunun gelişiminde bu fark belirleyici. Pozisyona girmek ilk aşama, o pozisyonu yüksek yüzdeyle bitirmek ikinci aşama. Halil'in Galatasaray'daki geleceği açısından da bu son karar kalitesinin gelişmesi önemli olacak.

İlk yarı 1-1 bitti ama Galatasaray daha fazlasını bulabilirdi

40. dakikada Berkan bir kez daha kaleyi yokladı, Muric yerden gelen topu kontrol etti. İlk yarı iki dakikalık uzatmanın ardından 1-1 sona erdi. Torrent maç sonrasında özellikle ilk 45 dakikada çok fazla fırsat yakaladıklarını ve bunun sezon boyunca yaşadıkları temel soruna dönüştüğünü söyledi: Galatasaray pozisyon üretiyor ama gole çevirmek için gereğinden fazla fırsata ihtiyaç duyuyordu.

Ben bu tespiti sezonun bütünü açısından doğru buluyorum. Adana Demirspor ilk ciddi gelişinde gol attı, Galatasaray ise eşitliği sağlayana kadar çok daha fazla hücum yapmak zorunda kaldı. Böyle verimlilik farkları kötü geçen sezonun birçok maçında bizi zorladı.

Bir takımın iyi hücum yaptığını sadece ceza sahasına giriş sayısıyla ölçemeyiz. Aynı zamanda o hücumu ne kadar kaliteli bitirdiği de önemli. Beş fırsattan bir gol çıkarıyorsanız rakibin tek fırsatında attığı gol bütün üstünlüğünüzü tabelada eşitleyebilir. Torrent'in “bunu değiştirmeliyiz” mesajının karşılığı tam olarak burada.

İkinci yarının başında Adana Demirspor yeniden tehlikeli geldi

Galatasaray ikinci devreye aynı 11 ile başladı. 50. dakika civarında Yunus Akgün bu kez topu kendisi taşıyarak ceza alanının çevresinden şutunu çıkardı. Savunmadan seken top Balotelli'nin önünde kaldı. İtalyan santrforun sol çaprazdan uzak köşeye gönderdiği kesme vuruş az farkla dışarı çıktı.

Bu pozisyon bize Adana Demirspor'un sadece savunmaya çekilmediğini gösteriyor. Skor 1-1'ken konuk ekip de ikinci golü arıyordu. Galatasaray'ın birkaç dakika sonra öne geçecek olması, rakibin ikinci yarının başında tehdit oluşturduğu gerçeğini değiştirmiyor.

55. dakika: Babel ortaladı, Kerem kafayla attı

Galatasaray ikinci yarıda aradığı üstünlük golünü 55. dakikada buldu. Ryan Babel sağ tarafta topu kontrol etti ve arka direğe doğru etkili bir orta gönderdi. Kerem Aktürkoğlu savunmanın arkasında doğru noktaya hareket etti ve kafa vuruşunu yaptı. Top kaleci Muric'in eldivenlerine de temas ederek ağlara gitti: 2-1.

Bu gol Kerem'in sezon boyunca geliştirdiği hücum çeşitliliğinin başka bir örneği. Beşiktaş derbisinde de kafa golü atmıştı. Genellikle sürati, adam eksiltmesi ve sağ ayağıyla yaptığı vuruşlarla tanıdığımız bir oyuncunun arka direkte kafa vuruşuyla gol bulması rakip savunmalar açısından onu daha tahmin edilmez hale getiriyor.

Kerem bu golle Süper Lig'deki gol sayısını 10'a çıkardı. Genç bir yerli oyuncunun Galatasaray gibi baskısı yüksek bir takımda çift haneli lig golüne ulaşması önemli. Üstelik bu sezon takımın genel hücum verimliliği çok yüksek değilken bu üretimi gösterebilmesi ayrıca değerli.

Ben Kerem'in istatistiğine sevinirken maç sonrasındaki yorgunluk açıklamasını da ciddiye alıyorum. Oyuncu hem mental hem fiziksel olarak çok yorulduğunu, kendisinden çok şey beklediğini ve maçta istediklerinin tamamını yapamadığı için kendisine kızdığını söyledi. O sezon kulüp ve milli takım takviminde çok yoğun süre almıştı. Genç olmak sınırsız enerjiye sahip olmak anlamına gelmez.

Kerem gol sevincini neden yapmadı?

Kerem ikinci yarıda attığı golden sonra kendisiyle özdeşleşen gol sevincini yapmadı. Maç sonunda bunun özel bir protesto veya dışarıya yönelik mesaj olmadığını, kendi performansından memnun olmadığı ve çok yorgun hissettiği için o anda sevince ihtiyaç duymadığını anlattı. Sahada her zaman yüzde yüzünü vermek istediğini ve kendi beklentisinin yüksek olduğunu söyledi.

Ben bunu gereksiz kriz hikâyesine dönüştürmem. Oyuncunun kendi performansından memnun olmaması ve yorgunluk hissetmesi profesyonel sporun doğal parçası. Galatasaray sezon boyunca çok ağır bir sportif ve idari ortam yaşadı. Kerem de henüz 23 yaşında olmasına rağmen takımın hücum sorumluluğunun büyük bölümünü taşıdı. Bu yükün mental karşılığı olması şaşırtıcı değil.

Asıl yapılması gereken böyle oyuncuyu koruyarak geliştirmek. Her maçta tek başına çözüm üretmesini beklemek yerine çevresindeki hücum kalitesini yükseltmek gerekiyor. İyi takım yıldız oyuncusundan faydalanır; bütün problemlerini yıldız oyuncusunun omzuna bırakmaz.

Halil 60. dakikada Muric'i zorladı

Galatasaray üstünlük golünden sonra tamamen geri çekilmedi. 60. dakikada Halil Dervişoğlu ceza yayının gerisinden sert vurdu, Muric son anda topu kornere çeldi. Bu pozisyon üçüncü golün habercisi gibiydi. Adana Demirspor savunması Kerem, Halil ve Gomis'in farklı hareketleri karşısında daha fazla boşluk vermeye başlamıştı.

Ben burada Galatasaray'ın skor davranışını olumlu buluyorum. Sezonun farklı maçlarında 1-0 veya 2-1 öne geçtikten sonra hemen kendi yarı sahamıza çekildik ve bunun bedelini ödedik. Adana Demirspor karşısında 2-1'den sonra üçüncü golü aramak daha doğru yaklaşımdı.

63. dakika: Kerem hazırladı, Gomis tek vuruşla bitirdi

Galatasaray'ın üçüncü golü hızlı hücumun sonunda geldi. Kerem Aktürkoğlu sol taraftan ceza sahasına girdi ve merkezde uygun durumda bulunan Gomis'i gördü. Tecrübeli santrfor gelişine yaptığı tek vuruşla topu ağlara gönderdi ve skor 3-1 oldu. Kerem böylece bir golün yanına bir de asist ekledi.

Bu golde Kerem'in kararını özellikle değerli buluyorum. Kendisi de kaleyi düşünebilirdi; ancak ortadaki arkadaşının daha uygun pozisyonda olduğunu gördü ve doğru pası çıkardı. Genç hücumcunun gelişiminde benim için en önemli konulardan biri bu: Ne zaman bireysel aksiyon, ne zaman pas? 63. dakikadaki tercih son derece doğruydu.

Gomis'in tek vuruşu da onun neden hâlâ ceza sahasında değerli olduğunu gösteriyor. Top önüne düştüğünde ekstra kontrol yapmadı, savunmanın yeniden kapanmasına zaman tanımadı. İyi golcünün en önemli özelliklerinden biri, bitiriş kararını rakipten önce verebilmek.

Gomis ligde dokuz gole ulaştı

Adana Demirspor karşısında iki kez ağları bulan Gomis, Galatasaray'a devre arasında dönüşünden sonraki Süper Lig gol sayısını dokuza çıkardı. Bu dokuz golün beşi penaltıdan geldi. Göztepe ve Sivasspor maçlarında ikişer gol atan Fransız santrfor, Rizespor, Gaziantep FK ve Fatih Karagümrük karşılaşmalarında da fileleri havalandırmıştı.

Ben Gomis'in yaşına bakıp katkısını otomatik küçümsemem. Devre arasında geldi ve kısa dönemde dokuz lig golüne ulaşması gerçek bir skor katkısı. Ancak gelecek sezon planlaması yapılırken yalnızca bu rakama bakmak da doğru değil. Takımın nasıl oynamak istediği, santrforun pres yükü, fiziksel devamlılığı ve yanında hangi oyuncuların bulunacağı birlikte değerlendirilmek zorunda.

Gomis maç sonrasında da gelecek sezon Galatasaray formasını hak eden oyunculardan biri olmayı hedeflediğini ve kulübün hedefinin şampiyonluk olması gerektiğini söyledi. Ben bu yaklaşımı doğru buluyorum. Galatasaray'da “bu sezon kötü geçti, seneye bakarız” demek yetmez; gelecek sezon bu formayı gerçekten kimin hak ettiğini bugünkü performansla göstermek gerekir.

Balotelli'den olağanüstü serbest vuruş

Galatasaray 3-1 ile rahatlayacak gibi görünürken Mario Balotelli 67. dakikada Adana Demirspor'u yeniden maça soktu. Ceza sahasının sol çaprazından kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen İtalyan santrfor çok sert ve falsolu bir vuruş yaptı. Muslera'nın uzandığı köşeden ağlara giden top skoru 3-2'ye getirdi.

Ben bu golü savunma hatası diye basitleştirmem. Balotelli'nin vuruşunun hakkını vermek gerekiyor. Kaliteli futbolcu, duran top fırsatında maçın seyrini tek vuruşla değiştirebilir. Muslera'nın konumu veya baraj tartışılabilir; fakat ortaya çıkan şut olağanüstü kaliteliydi.

Bununla beraber Galatasaray'ın 3-1'den sonra maçı tamamen bitmiş gibi görmemesi gerekiyordu. Balotelli'nin golü farkı bire indirince son 20 dakika bir anda yeniden ciddi mücadeleye dönüştü. Sezon boyunca öğrendiğimiz bir şey varsa, tek gollük üstünlüğün hiçbir zaman güvenli olmadığıdır.

74. dakikada Gomis hat-trick yaptı sandık, VAR golü iptal etti

Galatasaray farkı yeniden ikiye çıkarmaya 74. dakikada çok yaklaştı. Babel'in sağ taraftan yaptığı ortada Gomis ön direkte güzel bir dokunuşla topu ağlara gönderdi. Tribünler dördüncü golü ve Gomis'in hat-trick'ini kutlamaya başladı. Ancak VAR incelemesi sonrasında pozisyonda ofsayt tespit edildi ve gol geçersiz sayıldı.

Bu karar nedeniyle Gomis'in gecesi üç değil iki golle tamamlandı. Ben VAR sonrası iptal edilen golü gerçek istatistiğe dahil etmem ama pozisyonun hücum açısından verdiği mesaj önemli: Galatasaray 3-2'ye rağmen rakip kalede yeniden tehlike yaratabiliyordu. Bu doğru davranıştı.

Maçı korumanın yollarından biri de rakibin kendi kalesini düşünmesini sağlamaktır. Tamamen geriye çekilirseniz Adana Demirspor bütün oyuncularıyla üzerinize gelir. Babel-Gomis bağlantısı rakibe “bir gol daha yiyebilirsin” tehdidini sürdürdü.

83. dakikada Muslera Balotelli'ye geçit vermedi

Maçın en kritik anlarından biri 83. dakikada yaşandı. Balotelli Galatasaray savunmasının arkasına sarktı ve Muslera ile karşı karşıya kaldı. Uzak direğe yaptığı plasede Uruguaylı kaptan doğru pozisyon aldı ve topu kurtararak beraberlik golüne izin vermedi.

Ben bu kurtarışı maçın üç puanını koruyan anlardan biri sayıyorum. Skor 3-2 ve kalan süre yaklaşık 10 dakika. Balotelli burada golü atsa maç 3-3'e gelecek ve Galatasaray bir kez daha öne geçtiği karşılaşmada puan kaybetme tehlikesi yaşayacaktı. Muslera'nın tecrübesi tam bu anda ortaya çıktı.

Uzun sakatlığın ardından döndüğünden beri Muslera'nın yeniden eski ritmini bulması Galatasaray için önemliydi. Altay deplasmanında da son dakikada kritik kurtarış yapmıştı. Kalecinin sadece çok sayıda şut çıkarması değil, maçın tek belirleyici topunda hazır kalabilmesi büyük kalite.

Yunus Akgün'ün performansı Galatasaray'a gelecek adına mesaj verdi

Yunus yalnızca gol atmadı. İkinci yarının başında topu sürerek Galatasaray savunmasının üzerine geldi ve Balotelli'nin pozisyonunun hazırlanmasına katkıda bulundu. Adana Demirspor sezon boyunca genç futbolcunun yaratıcılığından önemli ölçüde yararlandı. Vincenzo Montella da maç sonrasında Yunus'un sezon boyunca çok yüksek performans gösterdiğini ve büyük potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Galatasaray açısından bakınca burada önemli bir kadro planlama sorusu var. Kendi altyapınızdan yetişen oyuncu iki sezon kiralık gittiği takımda düzenli süre alıyor, Süper Lig seviyesinde üretim yapıyor ve size karşı etkili oluyor. Bu gelişimi doğru okumak gerekir. Kiralama kararının amacı zaten oyuncuyu kaybetmek değil, daha hazır biçimde geri kazanmak olmalı.

Ben Yunus'un gelecek sezon kesin ilk 11 oyuncusu olacağını 16 Mayıs 2022 tarihinden bugüne taşıyamam; bu geleceğin konusu. Ama o gün için şunu rahatlıkla söyleyebilirdik: Yunus artık Galatasaray'ın yaz kampında ciddi biçimde değerlendirmesi gereken bir seviyeye ulaşmıştı.

Kerem bir gol ve bir asistle gecenin belirleyici isimlerinden oldu

Kerem'in maçı sadece 55. dakikadaki kafa golünden oluşmadı. 63. dakikada Gomis'e yaptığı asistle Galatasaray'ın üçüncü golünü de hazırladı. Böylece genç oyuncu skor tabelasına iki farklı biçimde doğrudan etki etti. Ligde 10 gole ulaşması da sezonunun kişisel açıdan önemli eşiklerinden biriydi.

Ben yine de Kerem'in maç sonu “bu galibiyet sezonun ardından çok şey ifade etmiyor” yaklaşımını değerli buluyorum. Galatasaray gibi kulüpte bireysel istatistik iyi giderken takım 11. sıradaysa oyuncunun sadece kendi gol sayısına bakarak mutlu olması mümkün olmamalı. Kerem de kötü sezonun yarattığı mental yorgunluğu açık biçimde ifade etti.

Bu açıklama aynı zamanda sezonun oyuncular üzerinde ne kadar yorucu olduğunu gösteriyor. Teknik direktör değişikliği, yönetim krizi, seçim belirsizliği, ligde ağır puan kayıpları ve Avrupa'daki yoğun maçlar... Genç bir futbolcunun bütün bunların içinde 50'den fazla kulüp ve milli takım karşılaşmasına çıkması fiziksel olduğu kadar zihinsel yük de yaratıyor.

Torrent: İstediğimiz şekilde oynadık

Domènec Torrent maçtan sonra Galatasaray'ın planladıkları futbolu sahaya yansıttığını söyledi. Teknik direktör özellikle ilk yarıda üretilen pozisyon sayısına dikkat çekti. Adana Demirspor'un ilk gelişinde gol bulduğunu, Galatasaray'ın ise gol için çok daha fazla fırsata ihtiyaç duyduğunu ve bunun sezonun en önemli problemlerinden biri olduğunu vurguladı.

Ben Torrent'in oyundan memnun olmasını büyük ölçüde anlayabiliyorum. Galatasaray gerçekten rakip kalede çok sayıda pozisyon yarattı ve özellikle ikinci yarıda skor üstünlüğünü oyuna da yansıttığı bir bölüm yaşadı. Ama yine aynı noktaya geliyorum: Üretilen pozisyon kadar bitiriş kalitesi de oyunun parçası.

Teknik direktör “ceza sahasına kadar olan bölümü planlayabiliriz, oradan sonrası oyuncu kalitesi” yaklaşımında bulunabilir. Bunun doğruluk payı var; son vuruş gerçekten bireysel beceri gerektiriyor. Fakat hangi oyuncunun hangi pozisyona sokulduğu ve antrenmanda hangi bitirişlerin tekrar edildiği de teknik çalışmanın parçası. Ben sorumluluğu tamamen oyuncuya veya tamamen hocaya bırakmak yerine iki tarafın birlikte geliştirmesi gereken alan olarak görüyorum.

Galatasaray iki maç aradan sonra kazandı

Sarı-kırmızılı takım Adana Demirspor karşılaşmasına son iki lig maçında galibiyet alamadan gelmişti. Sivasspor'a kendi sahasında 3-2 kaybedilmiş, ardından Başakşehir deplasmanında 0-0 berabere kalınmıştı. Adana Demirspor'a karşı elde edilen 3-2'lik galibiyet bu iki maçlık arayı sona erdirdi.

Bu sonucu büyük bir seri başlangıcı olarak anlatmak için sezonun bitimine yeterli süre yoktu; geriye yalnızca Antalyaspor deplasmanı kalmıştı. Ancak taraftarın önündeki son maçın galibiyetle bitmesi psikolojik olarak değerliydi. Kötü sezonun son iç saha görüntüsünün mağlubiyet olmasını istemezdim.

Galatasaray taraftarına galibiyetle veda etti

37. hafta karşılaşması Galatasaray'ın 2021-2022 sezonunda kendi sahasında oynadığı son Süper Lig maçıydı. Sezonun son haftasında Fraport TAV Antalyaspor deplasmanına gidilecekti. Bu nedenle Adana Demirspor galibiyeti aynı zamanda Nef Stadyumu'ndaki sezon kapanışı anlamına geldi.

Ben “taraftara galibiyetle veda” ifadesini bu açıdan anlamlı buluyorum. Taraftar bu sezon çok ağır hayal kırıklığı yaşadı. Giresunspor ve Kasımpaşa gibi iç saha mağlubiyetleri, derbi kayıpları, yönetim tartışmaları ve şampiyonluk yarışından erken kopuş yaşandı. Buna rağmen sezonun son iç saha maçında tribüne gelen insanlar yine takımın yanındaydı.

Bir 3-2 galibiyet o hayal kırıklıklarının tamamını telafi etmez. Gomis'in de maç sonrasında belirttiği gibi Galatasaray taraftarı daha fazlasını hak ediyor. Ama hiç değilse sezonun kendi evimizdeki son gecesini üç puanla kapatmak, taraftarın eve bir galibiyet görerek dönmesini sağladı.

Gomis: Taraftarımız daha fazlasını hak ediyor

Bafetimbi Gomis maç sonrasında yaptığı açıklamada taraftarın daha büyük çabayı ve daha iyi bir Galatasaray'ı hak ettiğini söyledi. Bazı sezonların kötü geçebileceğini kabul ederken futbolcular olarak gelecek sezonda kendilerini yeniden kanıtlamaları gerektiğini vurguladı. Kendi hedefinin de Galatasaray formasını giymeyi hak eden futbolculardan biri olduğunu göstermek olduğunu belirtti.

Ben bu açıklamada en çok “Galatasaray'ın hedefi şampiyonluk olmalı” düşüncesini önemsiyorum. 2021-2022 sezonunda 11. sıra civarında bulunmak, zamanla normalleşmemesi gereken bir istisna. Kötü sezon yaşanabilir; büyük kulübü küçülten şey kötü sezonun yaşanması değil, kötü standardın kabul edilmesi olur.

Gomis'in bireysel olarak iki gol attığı bir akşamda takımın genel sorunlarından söz etmesi de doğru. Kendi dokuz golünü öne çıkarıp “ben görevimi yaptım” diyebilirdi. Bunun yerine taraftarın daha fazlasını hak ettiğini söylemesi takım sporunun sorumluluğuna daha uygun.

Adana Demirspor'un beşinci üst üste mağlubiyeti

Adana Demirspor İstanbul'a son dört lig maçını kaybetmiş şekilde gelmişti. Galatasaray karşısındaki 3-2'lik yenilgiyle bu seri beş maça çıktı ve takım 52 puanda kaldı. Bir dönem Avrupa kupalarına katılma yarışında çok güçlü durumda olan Vincenzo Montella'nın ekibi sezonun son bölümünde ciddi puan kayıpları yaşamıştı.

Ben bunun Galatasaray galibiyetinin değerini azalttığını düşünmüyorum. Adana Demirspor'un kadrosunda Balotelli, Vargas, Belhanda ve Yunus gibi maçı tek hareketle değiştirebilecek oyuncular vardı. Nitekim Balotelli iki kez gole çok yaklaştı ve bir kez olağanüstü serbest vuruşla fileleri buldu. Yunus da ilk golü attı.

Rakibin formu kötü olabilir ama hücum kalitesi tehlikeliydi. Galatasaray'ın üç gol atması kadar son dakikalarda o skoru koruyabilmesi de bu nedenle önemliydi.

Sezonun ilk maçındaki 2-0 yenilginin rövanşı alındı

İki takım sezonun ilk yarısında 21 Aralık 2021'de Adana'da karşılaşmış ve ev sahibi ekip Yunus Akgün'ün iki golüyle Galatasaray'ı 2-0 mağlup etmişti. Bu sonuç Galatasaray'ın o dönemdeki ağır lig krizinin önemli maçlarından biri olmuştu. İstanbul'daki 3-2 galibiyet, sezon içindeki ikinci karşılaşmada sarı-kırmızılıların rakibinden üç puanı almasını sağladı.

Ben buna klasik anlamda intikam gözüyle bakmam. İlk maçta kaybedilen üç puan geri gelmiyor. Galatasaray o yenilgiyi yaşamış ve lig tablosunda bedelini ödemişti. İkinci maçta yapılabilecek tek şey rakibinizi yenmek ve sezonun başka bir karşılaşmasını kazanmak. Takım da bunu yaptı.

Galatasaray 51 puana yükseldi

Adana Demirspor galibiyetiyle Galatasaray puanını 51'e yükseltti ve 37. haftayı 11. sırada tamamladı. Adana Demirspor ise 52 puanla 9. sırada kaldı. Sezonun bitimine yalnızca bir maç vardı. Sarı-kırmızılı takım son hafta Antalya deplasmanına gidecekti.

Galatasaray'ın 37 hafta sonunda 51 puanda ve 11. sırada bulunması, bir galibiyetle üzeri örtülebilecek tablo değil. Ben Adana Demirspor maçının futbolundan bazı olumlu şeyler çıkarabilirim ama sezonu başarılı ilan edemem. Galatasaray'ın hedefi 11. sıra değildir.

Bu sezonun gerçek değerlendirmesi yapılırken Süper Lig'deki ağır başarısızlıkla Avrupa Ligi'ndeki iyi performans birlikte ele alınmak zorunda. Lazio, Marsilya ve Barcelona karşısında farklı bir yüz gösteren takımın kendi liginde neden bu kadar geride kaldığı, gelecek yönetimin ve teknik yapılanmanın en önemli sorularından biri olmalı.

Sezon boyunca bitiricilik sorunu Galatasaray'ı geriye çekti

Adana Demirspor maçı kazanıldı ama Torrent'in maç sonrasında bir kez daha bitiricilikten söz etmesi tesadüf değildi. Galatasaray sezon boyunca bazı maçlarda rakibinden daha fazla şut çekti, daha çok topa sahip oldu ve daha fazla ceza sahası girişi yaptı; buna rağmen skor üstünlüğünü kuramadı. Sonuçta futbol puanları pozisyon sayısına değil gole veriyor.

Ben bu sorunun gelecek sezon için mutlaka analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Santrfor transferi tek çözüm olmayabilir. Kerem dışındaki kanat oyuncularının skor katkısı, orta sahaların ceza sahasına giriş sayısı ve duran top üretimi de birlikte ele alınmalı. Bir takımın 38 haftalık sezonda gol yükünü iki-üç oyuncuya bırakması istikrarsızlık yaratır.

Gomis kısa sürede dokuz gol attı, Kerem çift haneli sayıya ulaştı. Buna rağmen sezonun genelinde hücumdaki istikrar yeterli değildi. Galatasaray gelecek sezon şampiyonluğu hedefleyecekse farklı oyuncuların skor katkısını artırmak zorunda.

Sacha Boey yeniden fiziksel ritim kazanıyor

Sacha Boey son haftalarda yeniden düzenli ilk 11 süresi almaya başladı. Sezon başındaki performansından sonra uzun sakatlıklar yaşayan genç sağ bek, Altay ve Sivasspor maçlarının ardından Adana Demirspor karşısında da başlangıç kadrosunda yer aldı. Hücumdaki koşuları ve atletizmi Galatasaray'ın sağ tarafına farklı bir dinamizm sağlıyor.

Ben Boey'i gelecek sezon planında değerlendirilmesi gereken genç oyunculardan biri olarak görüyorum, ancak bu görüşü 16 Mayıs itibarıyla potansiyel ve mevcut performans üzerinden kuruyorum. Uzun süre sakat kalmış oyuncunun birkaç maç üst üste oynayabilmesi bile gelişimi açısından önemli. Teknik ekip onun savunma pozisyonunu ve son pas kalitesini geliştirebilirse fizik gücü ciddi avantaja dönüşebilir.

Pulgar'ın ilk pası, Berkan'ın koşusu ve orta saha dengesi

Galatasaray'ın maçtaki orta saha ikilisi Erick Pulgar ile Berkan Kutlu'ydu. İlk golü getiren penaltıda Berkan'ın şutu belirleyiciydi; üçüncü golde hızlı hücumun başlayabilmesi için merkezde topun doğru kullanılması önemliydi. Pulgar da geriden pas bağlantısında sorumluluk aldı.

Ben bu ikilinin geleceği konusunda kesin hüküm vermek istemem. Pulgar sezon sonuna kadar kiralık, Berkan ise uzun süreli yatırım olarak transfer edilmiş bir oyuncu. Ancak ikisinin birlikte oynadığı maçlar Galatasaray'ın hangi orta saha profiline ihtiyaç duyduğunu anlamak için veri sağlıyor. Berkan'ın enerjisi var, Pulgar'ın pas kalitesi var; buna yaratıcı ve skor üreten üçüncü bir bağlantı eklendiğinde yapı değişebilir.

Sezon boyunca sıkıntı yaşadığımız şeylerden biri, aynı orta sahadan hem savunma güvenliği hem top taşıma hem yaratıcı pas hem gol istememiz oldu. Kadro planlaması rolleri daha net ayırmalı.

Son dakikalardaki değişiklikler skoru koruma amacına hizmet etti

Torrent 87. dakikada Babel, Halil ve Gomis'i oyundan aldı; Mostafa Mohamed, Sofiane Feghouli ve Emre Kılınç sahaya girdi. 90. dakikada Kerem'in yerine Barış Alper Yılmaz oyuna dahil oldu. Böylece yorulan hücum hattı tazelendi ve Adana Demirspor'un son baskısına karşı daha diri oyuncular kullanıldı.

Ben üç oyuncuyu aynı anda değiştirmenin bu noktada anlaşılır olduğunu düşünüyorum. Gomis ve Babel yaş itibarıyla 90 dakikanın sonunda yorgunluk yaşayabilir, Halil çok geniş alanda çalışmıştı. Mostafa'nın fizik gücü ve Barış'ın koşuları son bölümde topu rakip sahaya taşıma ihtimali yaratabilirdi.

Galatasaray maçı sadece ceza sahasında bekleyerek bitirmedi. Van Aanholt uzatma bölümünde ceza sahası dışından kaleyi de yokladı. Bu, son dakikalarda rakibin kendi kalesini düşünmesini sağlamak açısından doğru yaklaşım.

Son iç saha maçında nasıl bir Galatasaray gördük?

Ben 16 Mayıs gecesini sezonun bütün problemlerinin çözüldüğü maç olarak görmüyorum. Savunmada yine hata yaptık, Yunus'a erken gol verdik, Balotelli direğe takıldı ve son bölümde Muslera'nın önemli kurtarışına ihtiyaç duyduk. Fakat hücumda sezonun bazı maçlarından daha hareketli ve daha çeşitli bir Galatasaray vardı.

Halil farklı alanlara geldi, Babel asist yaptı, Kerem gol ve asist üretti, Gomis iki gol attı, Berkan penaltıyı getiren şutu çekti. Yani hücum yükü tek kişinin hareketine tamamen bağımlı kalmadı. Ben gelecek sezon için görmek istediğim yapının başlangıcını burada görüyorum: farklı oyuncuların aynı hücumda birbirini tamamlaması.

Bir başka olumlu nokta, geriye düşüldüğünde takımın oyundan kopmaması. Sezon boyunca bu psikolojik direnç konusunda çok sorun yaşadık. Adana Demirspor maçında ise 0-1'den 3-1'e geldik. Balotelli'nin mükemmel golüyle skor 3-2'ye geldiğinde de tamamen paniklemedik ve son düdüğe kadar üstünlüğü koruduk.

Antalyaspor maçıyla sezon kapanacak

Galatasaray'ın 2021-2022 sezonundaki son Süper Lig karşılaşması Fraport TAV Antalyaspor deplasmanında oynanacak. Adana Demirspor galibiyetinden sonra artık önümüzde yalnızca bir resmî maç kalmış durumda. Bu nedenle İstanbul'daki 3-2'lik galibiyet aynı zamanda taraftarın bu takımı sezon içinde kendi sahasında son görüşüydü.

Ben son maçın da aynı ciddiyetle oynanmasını isterim. Ligde büyük hedef kalmadı diye sezon erken bitmiş gibi davranamayız. Galatasaray formasını giyen oyuncunun son hafta ile ilk hafta arasındaki profesyonel sorumluluğu değişmez. Ayrıca gelecek sezon kadro değerlendirmesi yapılırken her dakika teknik ekibe ve yönetime bilgi sağlar.

Sonuç: Taraftarına galibiyetle veda eden Galatasaray

Galatasaray'ın 16 Mayıs gecesindeki 3-2'lik galibiyeti, kötü geçen sezonun en azından iç saha kapanışına biraz daha olumlu bir görüntü bıraktı. Yunus Akgün'ün 9. dakikadaki golüyle geriye düştük. Balotelli'nin üst direkten dönen şutuyla ikinci gol tehlikesini yaşadık. Fakat takım bu kez dağılmadı. Berkan'ın şutuyla kazanılan penaltıyı Gomis gole çevirdi ve devreye 1-1 girdik.

İkinci yarıda Babel'in ortasında Kerem kafayla 2-1'i yaptı. Kerem sekiz dakika sonra bu kez hazırlayıcı rolündeydi ve Gomis'in önüne çıkardığı top üçüncü golü getirdi. Balotelli olağanüstü serbest vuruşla farkı bire indirdi. Gomis'in hat-trick'i VAR'dan döndü. 83. dakikada ise Muslera, Balotelli'yle karşı karşıya kaldığı anda üç puanı koruyan kurtarışı yaptı.

Galatasaray Adana Demirspor'u 3-2 mağlup etti; ama benim için maçın en değerli tarafı skorun ötesinde takımın geriye düştükten sonra verdiği reaksiyondu. Sezon boyunca birçok kez kötü bir anın ardından oyunun tamamını kaybettik. Bu kez ilk golü yememize rağmen hücum etmeye devam ettik ve maçı çevirdik.

Gomis iki golle dokuz lig golüne ulaştı. Kerem bir gol ve bir asistle yine skorun merkezindeydi ve ligde çift haneli gol sayısını gördü. Yunus Akgün ise kiralık oynadığı takımın formasıyla kendi kulübüne karşı yeniden gol atarak gelecek sezon planlaması açısından güçlü bir mesaj verdi. Bir maçın içinde hem bugünün hem yarının Galatasaray'ına dair birçok başlık vardı.

Fakat üç puan bizi sezonun gerçeğinden koparmamalı. Galatasaray 37 hafta sonunda 51 puanla 11. sırada. Bu kulübün standardı bu değil. Gomis'in söylediği gibi taraftarımız çok daha fazlasını hak ediyor. İyi bir son iç saha maçı yaşadık diye kötü sezonu unutmak, gelecek sezon aynı hataları tekrar etmenin ilk adımı olur.

Ben bu maçı güzel bir kapanış değil, gelecek için küçük bir hatırlatma olarak görüyorum. Galatasaray doğru hızda pas yaptığında, ceza sahasına birden fazla oyuncuyla girdiğinde ve geriye düştüğünde paniğe kapılmadığında hâlâ etkili olabiliyor. Sorun bunu sezon boyunca neden istikrarlı yapamadığımızdı. Yeni yönetimin, teknik kadronun ve futbolcuların önündeki asıl görev de bu soruya dürüst cevap vermek olacak.

16 Mayıs 2022'de taraftarımızın önündeki son lig maçını kazandık. Skor Galatasaray 3-2 Adana Demirspor. Sezonu kurtaran bir galibiyet değil; ama kötü geçen bir yılın İstanbul'daki son gecesinde taraftara üç puan, beş gol ve mücadeleyi bırakmayan bir Galatasaray bırakan değerli bir sonuç.