Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi E Grubu'nun dördüncü haftasında Lokomotiv Moskova ile 1-1 berabere kaldı ve 8 puanla liderliğini sürdürdü. Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda oynanan karşılaşmada sarı-kırmızılıların golünü 43. dakikada Sofiane Feghouli attı. Konuk ekip 72. dakikada François Kamano ile eşitliği sağladı. Aynı gece Marsilya ile Lazio'nun 2-2 berabere kalması, Galatasaray'ın gruptaki liderliğini korumasını sağladı. Dört maç sonunda yenilgisiz durumdaki Galatasaray, iki galibiyet ve iki beraberlikle yoluna devam ederken Avrupa Ligi grubunun kaderini kendi elinde tutmayı başardı.
Galatasaraylı olarak bu maçtan sonra iki duyguyu aynı anda yaşıyorum. Birincisi, Avrupa Ligi'nde dört maç sonunda namağlup biçimde lider olmak kesinlikle değerli. İkincisi ise öne geçtiğimiz ve önemli fırsatlar bulduğumuz bir karşılaşmayı 1-1 bitirmenin yarattığı eksiklik hissi. Liderliği koruduk ama liderliği daha güçlü hale getirebileceğimiz bir gecede iki puanı sahada bıraktık. Bu beraberliği başarısızlık olarak görmem; fakat galibiyet kaçtı diyecek kadar da açık bir maç oynandığını düşünüyorum. Avrupa'da ilerlemek istiyorsak iyi oyunla doğru sonucu daha sık buluşturmak zorundayız.
Galatasaray-Lokomotiv Moskova maçının özeti
Galatasaray karşılaşmaya Fernando Muslera, DeAndre Yedlin, Patrick van Aanholt, Marcao Teixeira, Victor Nelsson, Berkan Kutlu, Alexandru Cicâldău, Olimpiu Moruţan, Sofiane Feghouli, Kerem Aktürkoğlu ve Halil Dervişoğlu ilk 11'iyle başladı. Fatih Terim, üç hafta önce Moskova'da 1-0 kazanılan karşılaşmadaki yapıya göre bazı değişiklikler yaptı ve özellikle hücum hattında Feghouli, Kerem, Moruţan ile Halil'in hareketliliğini birlikte kullanmayı tercih etti.
| Dakika | Gelişme |
|---|---|
| 43 | Sofiane Feghouli Galatasaray'ı 1-0 öne geçirdi. |
| 70 | Feghouli hafif sakatlık nedeniyle oyundan çıktı, Barış Alper Yılmaz girdi. |
| 72 | François Kamano skoru 1-1 yaptı. |
| 76 | Moruţan ve Van Aanholt çıktı; Mostafa Mohamed ile Ömer Bayram oyuna girdi. |
| 89 | Halil Dervişoğlu'nun yerine Mbaye Diagne oyuna dahil oldu. |
| 90+4 | Karşılaşma 1-1 sona erdi. |
Skorun kısa özeti bu kadar basit görünebilir; fakat maçın içeriği bundan daha fazlasını anlatıyor. Galatasaray özellikle ilk yarının son bölümünde ve ikinci devrenin bazı bölümlerinde rakip savunmanın arkasında alanlar buldu. Feghouli, Moruţan, Halil ve Cicâldău üzerinden gelişen hücumlarda farkı artırabilecek fırsatlar oluştu. Bu nedenle maç sonunda yalnızca Lokomotiv bir puan aldı demek yerine Galatasaray'ın ikinci golü bulamamasını da ayrıca konuşmak gerekiyor.
Feghouli'nin golü: Kaliteli paslaşmanın ödülü
43. dakikada gelen gol, Galatasaray'ın hücumda doğru bağlantıyı kurduğunda ne kadar etkili olabildiğini gösterdi. Feghouli, ceza sahası çevresinde topu aldı ve düzgün bir vuruşla kaleciyi mağlup ederek takımını öne geçirdi. Bu gol yalnızca bireysel becerinin ürünü değildi; hücumun hazırlanışında oyuncuların birbirine yakın konumlanması ve rakip savunmanın dengesini bozan pas trafiği de önemliydi.
Ben Feghouli'nin bu tür anlarda hâlâ ne kadar değerli olabileceğini düşünüyorum. Tecrübeli futbolcu her maç aynı tempoyu veremeyebilir, fakat topu doğru bölgede aldığında oyunun kararını değiştirebilecek kaliteye sahip. Asıl mesele, onun bu kaliteyi gösterebileceği alanları ne kadar sık oluşturabildiğimiz. Feghouli'yi orta saha çizgisine kadar getirip her topu ondan taşımasını beklemek yerine, ceza sahasına yakın bölgelerde topla buluşturduğumuzda daha fazla tehdit üretebiliriz.
Golü atan oyuncuyu överken takımın diğer parçalarını unutmamak gerekiyor. Bir futbolcunun ceza yayı çevresinde rahat şut bulabilmesi için rakip savunmanın başka hareketlere de cevap vermek zorunda kalması lazım. Kerem'in koşusu, Halil'in hareketliliği veya orta sahadan gelen bir destek savunmanın dikkatini dağıtabilir. Galatasaray'ın hücum gücü, bireysel kalitenin ortak hareketle buluştuğu anlarda büyüyor.
1-0 öne geçtikten sonra ikinci gol neden gelmedi?
Galatasaray'ın bu maçta en fazla sorgulanması gereken taraflarından biri, üstünlüğü bulduktan sonra ikinci golü üretememesi. Skoru korumak istemek doğal, fakat sadece tek gollük avantajın üzerine kapanmak büyük risk taşıyor. Bu karşılaşmada Galatasaray tamamen geri çekilmedi; aksine farklı pozisyonlara girdi. Sorun, hücumların son kararında ve bitiricilikte yeterince etkili olamamasıydı.
İkinci yarıda Moruţan'ın ceza sahasına girerek yaptığı vuruş, Feghouli'nin uygun pozisyonda üstten auta gönderdiği şut ve duran toplardan gelen fırsatlar, skorun 2-0'a taşınabileceğini gösterdi. Bunların hiçbiri tek başına kesin gol değil; ama toplam tablo, Galatasaray'ın maçı daha erken kontrol altına alma şansı olduğunu ortaya koyuyor.
Ben burada sadece şanssızlık kelimesine sığınmak istemem. Futbolda direk, kaleci veya son anda yapılan müdahale elbette var. Fakat iyi takım, aynı maç içinde yeterince fazla kaliteli fırsat üretirse bunlardan en az birini daha gole çevirebilme ihtimalini yükseltir. Galatasaray bu gece o eşiğe yaklaştı ama geçemedi. Avrupa'da liderliği son haftalara rahat taşımanın yolu, böyle maçları 1-0'da bırakmamaktan geçiyor.
Kamano'nun golü savunma yerleşimini yeniden gündeme getirdi
72. dakikada Lokomotiv Moskova'nın geliştirdiği atakta sağ taraftan yapılan pas arka direğe ulaştı ve Kamano boş pozisyonda topu ağlara gönderdi. Galatasaray, genel olarak kontrollü oynadığı bir karşılaşmada rakibine çok fazla açık fırsat vermemişti. Buna rağmen tek bir savunma hatası skoru eşitlemeye yetti.
Ben bu golü yalnızca son bölgede Kamano'yu takip etmeyen futbolcu üzerinden açıklamam. Top sağ tarafta gelişirken savunmanın bütün olarak hangi yöne kaydığı, arka direkte hangi oyuncunun kimi kontrol ettiği ve orta sahadan gelen yardımın zamanlaması birlikte incelenmeli. Savunmadaki sorunların çoğu son dokunuştan birkaç saniye önce başlıyor.
Galatasaray'ın Avrupa Ligi'nde ilk üç grup maçında gol yememiş olması önemliydi. Lazio'ya karşı 1-0, Marsilya deplasmanında 0-0 ve Lokomotiv Moskova deplasmanında 1-0 sonuçları alınmıştı. Kamano'nun golü, grubun dördüncü maçında yenilen ilk gol oldu. Bu istatistik savunmanın genel başarısını küçültmüyor; tam tersine küçük bir yerleşim hatasının ne kadar değerli bir seriyi sona erdirebildiğini gösteriyor.
Galatasaray Avrupa Ligi'nde hâlâ namağlup
Dört grup maçının ardından Galatasaray'ın Avrupa Ligi bilançosu iki galibiyet, iki beraberlik ve sıfır yenilgi. Lazio ve Lokomotiv Moskova karşısında galibiyet alınırken Marsilya ve Lokomotiv Moskova ile birer kez berabere kalındı. Sarı-kırmızılılar bu dört maçta üç gol atıp yalnızca bir gol yedi.
| Tarih | Maç | Sonuç |
|---|---|---|
| 16.09.2021 | Galatasaray - Lazio | 1-0 |
| 30.09.2021 | Marsilya - Galatasaray | 0-0 |
| 21.10.2021 | Lokomotiv Moskova - Galatasaray | 0-1 |
| 04.11.2021 | Galatasaray - Lokomotiv Moskova | 1-1 |
Bu tabloyu son derece değerli buluyorum. Galatasaray Avrupa'da daha dengeli, daha sabırlı ve rakibine daha az fırsat veren bir görüntü çiziyor. Süper Lig'de zaman zaman yaşanan dalgalanmaların aksine Avrupa maçlarında daha kontrollü bir takım izliyoruz. Bunun tesadüf olmadığını düşünüyorum; ancak bu seviyeyi korumak için hücumdaki üretkenliğin de gelişmesi gerekiyor.
Üç golle sekiz puan toplamak savunma verimliliğini gösteriyor. Fakat grubun ilerleyen bölümünde daha fazla gol gerekebilir. Her maçı tek golle kazanmayı planlamak sürdürülebilir değil. Rakip ilk golü attığında veya skor 1-1'e geldiğinde farklı hücum çözümlerine ihtiyaç duyacağız. Avrupa'daki iyi savunma yapısını kaybetmeden hücumdaki çeşitliliği artırmak, takımın bir sonraki gelişim aşaması olmalı.
E Grubu'nda dört hafta sonunda puan durumu
Aynı gece Marsilya ile Lazio 2-2 berabere kaldı. Bu sonucun ardından Galatasaray sekiz puanla liderliğini korudu. Lazio beş puanla ikinci, Marsilya dört puanla üçüncü, Lokomotiv Moskova ise iki puanla son sırada kaldı.
| Sıra | Takım | Puan |
|---|---|---|
| 1 | Galatasaray | 8 |
| 2 | Lazio | 5 |
| 3 | Marsilya | 4 |
| 4 | Lokomotiv Moskova | 2 |
Ben bu tabloya bakıp iş bitti demem. Lideriz, avantajımız var ve kaderimiz kendi elimizde; fakat iki maç daha oynanacak. Marsilya ile İstanbul'da, Lazio ile Roma'da karşılaşacağız. Bu iki maçın her biri grup birinciliği ve doğrudan son 16 turu açısından çok değerli. Yeni Avrupa Ligi formatında grup lideri olmakla ikinci olmak arasında ciddi fark bulunduğu için birincilik hedefini sonuna kadar kovalamamız gerekiyor.
Grup liderliği neden bu sezon daha önemli?
2021-2022 Avrupa Ligi formatında grup birincileri doğrudan son 16 turuna yükseliyor. Grup ikincileri ise Şampiyonlar Ligi gruplarını üçüncü tamamlayan takımlarla eleme turu play-off'u oynamak zorunda. Dolayısıyla Galatasaray'ın liderliği yalnızca prestij veya kura avantajı değil; fazladan bir eleme turundan kurtulma ihtimali anlamına geliyor.
Ben bu nedenle Lokomotiv beraberliğine kaybedilmiş iki puan gözüyle de bakıyorum. Kazansaydık 10 puana yükselecek ve son iki maça çok daha rahat bir avantajla girecektik. Ancak beraberliğin ardından da lideriz ve ipler hâlâ bizim elimizde. Buradan çıkarılması gereken sonuç moral bozmak değil, fırsatları daha iyi kullanmanın önemini anlamak.
Galatasaray'ın Avrupa'daki geçmişine baktığımızda grup liderliği hedefi bu takımın çapına uygun. Ben sadece gruptan çıkalım düşüncesinin erken bir rahatlık yaratmasını istemiyorum. Elimizde lider bitirme şansı varken bunu sonuna kadar zorlamamız gerekiyor. Çünkü fazladan oynanacak her eleme maçı hem sportif risk hem de yoğun fikstür demek.
Feghouli sakatlanarak oyundan çıktı
Galatasaray'ın golünü atan Feghouli, ikinci yarıda hafif bir sakatlık yaşadı ve 70. dakikada yerini Barış Alper Yılmaz'a bıraktı. Bu değişikliğin hemen ardından Lokomotiv Moskova'nın eşitlik golünü bulması dikkat çekti; ancak iki olay arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmak doğru olmaz. Takımın savunma yerleşimi ve rakibin hücum organizasyonu ayrıca değerlendirilmek zorunda.
Feghouli'nin maç sonrası açıklamalarında öne çıkan nokta, bireysel golünden ziyade takımın liderliğini sürdürmesi ve taraftar desteğiydi. Uzun süredir stadı bu kadar dolu ve coşkulu görmediklerini vurgulaması da atmosferin oyuncular üzerindeki etkisini gösteriyor. Ben tecrübeli futbolcunun böyle bir gecede kendi golünü ikinci plana koyup takımın durumuna odaklanmasını değerli buluyorum.
Ancak Feghouli'nin fiziksel durumunu da dikkatli yönetmek gerekiyor. Yoğun maç takviminde tecrübeli oyuncuların yükü doğru dağıtılmazsa sezonun ilerleyen bölümünde daha uzun süreli problemler yaşanabilir. Bir futbolcunun formda olduğu dönemde onu mümkün olan her dakika sahada tutmak yerine, sezonun tamamına yayılan katkıyı düşünmek gerekiyor.
Halil Dervişoğlu: Bir daha 1-0'dan puan kaybetmemeliyiz
Halil Dervişoğlu maç sonrasında takımın galibiyeti kaçırdığına dikkat çekti ve hâlâ lider olduklarını vurguladı. Genç oyuncunun özellikle 1-0 öndeyken puan kaybedilmemesi gerektiği yönündeki değerlendirmesini önemli buluyorum. Bu açıklama takımın soyunma odasında beraberliğin yeterli görülmediğini gösteriyor.
Ben bu düşünceyi destekliyorum. Avrupa'da her puan değerlidir ama Galatasaray'ın kendi sahasında öne geçtiği bir maçta beraberliğe razı olması beklenmemeli. Elbette rakip de oynuyor ve her üstünlük korunamayabilir. Buradaki mesele, beraberliğin doğal bir sonuç olarak kabul edilip edilmediği. Oyuncular da kaçan galibiyetin farkındaysa bu, sonraki maçlara hazırlanırken doğru bir başlangıç olabilir.
Halil'in 81. dakikada sol çaprazdan çıkardığı sert şut da Galatasaray'ın son bölümde yeniden galibiyeti aradığını gösterdi. Top az farkla dışarı çıktı. Genç futbolcunun oyunun içinde kalması ve sorumluluk alması önemli. Ancak benim beklentim yalnızca bireysel şut değil; takımın son dakikalarda daha organize ve tekrar edilebilir hücumlar oluşturması.
Moruţan'ın performansı ve hücumdaki karar kalitesi
Olimpiu Moruţan ikinci yarıda ceza sahasına girerek tehlikeli bir pozisyon üretti ve rakip savunmayı bire birlerde zorladı. Genç Rumen futbolcunun yeteneği açık; fakat Galatasaray'daki gelişiminde en önemli konu karar kalitesi olacak. Ne zaman adam geçmeye çalışacağı, ne zaman topu arkadaşına bırakacağı ve hangi bölgede risk alacağı daha belirleyici hale gelecek.
Ben Moruţan'ın her topu aldığında özel bir hareket yapmasını beklemiyorum. Bazen basit pas, takımın hücumunu daha hızlı ilerletebilir. Yetenekli oyuncuların en büyük gelişim aşamalarından biri, hangi pozisyonda bireysel beceriyi kullanacaklarını öğrenmeleri. Galatasaray, Moruţan'ın yaratıcılığını bastırmadan onu takım oyununun içine yerleştirebilirse ciddi bir kazanım elde edebilir.
76. dakikada Mostafa Mohamed'in onun yerine oyuna girmesi, Terim'in son bölümde ceza sahasındaki fiziksel varlığı artırma isteği olarak okunabilir. Moruţan'ın çıkması cezalandırma değil, maçın ihtiyaçlarına göre yapılan taktik değişiklik olarak değerlendirilmelidir.
Mostafa Mohamed ve Diagne ile son bölümde santrfor sayısı arttı
Galatasaray, eşitlik golünden sonra hücumda daha doğrudan çözümler aradı. Mostafa Mohamed'in 76. dakikada oyuna girmesinin ardından 89. dakikada Diagne de sahaya dahil oldu. Son dakikalarda özellikle duran toplar ve yüksek toplarla rakip ceza sahasında daha fazla fiziksel tehdit oluşturulmaya çalışıldı.
Diagne'nin 90+1'deki kafa vuruşu az farkla dışarı çıktı. Bu pozisyon, son bölümde galibiyet fırsatlarından biriydi. Ben iki santrforun birlikte kullanılmasına prensip olarak karşı değilim; fakat sadece oyuncu sayısını artırmak hücum kalitesini otomatik yükseltmez. İki santrfor varsa onlara doğru topu ulaştıracak kanat ve orta saha oyuncularının da uygun pozisyon alması gerekir.
Son dakikada ceza sahasına sürekli orta yapmak bazen gereklidir; ancak bunun planlı olması lazım. Ön direkte kim hareket edecek, arka direkte kim bekleyecek ve seken topu kim karşılayacak? Bunlar hazırlanmadığında yüksek toplar savunmanın rahatça uzaklaştırdığı pozisyonlara dönüşebilir. Galatasaray'ın hücumdaki gelişimi, yalnızca daha fazla forvet kullanmak değil, o forvetlere daha kaliteli servis hazırlamak olmalı.
Duran toplar son bölümde önemli fırsatlar yarattı
Ömer Bayram'ın oyuna girmesinin ardından Galatasaray duran toplarda etkili ortalar yaptı. Marcao ve Nelsson kafa vuruşlarıyla gole yaklaştı. Diagne de uzatma dakikalarında benzer bir fırsat yakaladı. Bu pozisyonların gole dönüşmemesi sonucu değiştirmedi, fakat duran topların takım için önemli bir hücum silahı olabileceğini gösterdi.
Ben duran top organizasyonunun tesadüfi ortalardan oluşmamasını isterim. Bir oyuncunun iyi orta yapması avantaj; ceza sahasındaki hareketlerin de önceden belirlenmesi gerekiyor. Bir stoper ön direğe koşarken diğeri arka bölgede kalabilir, başka bir oyuncu kalecinin çıkış alanını zorlayabilir. Bu tür detaylar sıkışan Avrupa maçlarında bir golün değerini artırır.
Taraftar desteği maçın önemli parçalarından biriydi
Karşılaşmayı 27 binden fazla taraftar statta takip etti. Feghouli'nin maç sonrasında özellikle tribün atmosferini öne çıkarması, oyuncuların bu desteği hissettiğini gösteriyor. Avrupa gecelerinin Galatasaray taraftarı açısından farklı bir karşılığı olduğu biliniyor ve Lokomotiv maçında da bunun sahaya yansıyan bir atmosfer oluşturduğu açık.
Ben taraftar desteğinin yalnızca takım öndeyken yükselmesini değil, zor dakikalarda da oyuncuya güven vermesini önemsiyorum. Eşitlik golünden sonra kısa süreli moral düşüşü yaşanabilir; tribünün görevi bu anda paniği artırmak yerine takımı yeniden oyuna çağırmak. Galatasaray'ın Avrupa kültürünün bir parçası da budur.
Ama taraftarın oluşturduğu atmosferi yanlış pası veya kötü kararları görmezden gelmenin gerekçesi yapmamalıyız. Destek ile eleştiri birbirinin düşmanı değil. Maç boyunca takımı itip maç sonunda eksikleri konuşabiliriz. Benim Galatasaraylılık anlayışım tam olarak böyle: Takım sahadayken yanında olmak, maç bittikten sonra daha iyisini istemek.
Galatasaray Avrupa'da neden ligden farklı görünüyor?
Bu sezonun dikkat çekici konularından biri Galatasaray'ın Avrupa Ligi'nde daha kontrollü bir görüntü vermesi. İlk dört grup maçında yenilmeyen takım, yalnızca bir gol yedi. Rakiplere karşı daha kompakt savunma, daha sabırlı hücum ve geçişlerde daha dikkatli bir yapı görüyoruz.
Ben bunun önemli nedenlerinden birinin maç planına daha fazla sadık kalınması olduğunu düşünüyorum. Avrupa'da rakiplerin kalitesi oyuncuları doğal olarak daha dikkatli hale getiriyor olabilir. Takım daha az kontrolsüz risk alıyor, savunma ile orta saha arasındaki mesafeyi daha dikkatli koruyor. Süper Lig'de ise zaman zaman maçı mutlaka hemen çözme isteği takımın dengesini bozabiliyor.
Buradan çıkarılması gereken ders Avrupa'ya özel bambaşka bir takım yaratmak değil. Avrupa'da işe yarayan disiplinin lige de taşınması gerekiyor. Galatasaray'ın iki farklı kimlikle oynamasına gerek yok. Rakibe göre ayrıntılar değişebilir ama takımın temel savunma mesafesi ve top kaybı sonrası davranışı aynı kaliteyi taşımalı.
Lokomotiv'e karşı iki maçta dört puan
Galatasaray, Lokomotiv Moskova ile grupta oynadığı iki karşılaşmadan dört puan çıkardı. Moskova'daki ilk maç Kerem Aktürkoğlu'nun golüyle 1-0 kazanılmış, İstanbul'daki mücadele ise 1-1 tamamlanmıştı. Böylece Rus temsilcisine karşı iki maçta yenilgi yaşanmadı.
Ben iki maçın toplamını olumlu değerlendiriyorum. Deplasmanda alınan üç puan çok değerliydi. Kendi sahamızdaki beraberlik ise fırsat kaçırılmış bir sonuç. Dört puan kötü değil, ancak oyunun içeriğine baktığımızda altı puana yaklaşan bir performans sergilediğimizi söylemek mümkün. Bu fark, sonraki maçlarda bitiriciliğin önemini yeniden ortaya koyuyor.
Sırada Marsilya ve Lazio var
Galatasaray'ın gruptaki kalan iki karşılaşması Marsilya ve Lazio'ya karşı. Önce Marsilya İstanbul'a gelecek, ardından son hafta Roma'da Lazio ile oynanacak. İlk maçlarda Marsilya ile deplasmanda 0-0 berabere kalınmış, Lazio İstanbul'da 1-0 mağlup edilmişti.
Bu sonuçlar bize rakipleri yenilmez görmememiz gerektiğini gösteriyor. Aynı zamanda geçmiş maçın skorunu yeni maçın garantisi gibi de kullanamayız. Marsilya İstanbul'a farklı bir ihtiyaçla gelecek. Lazio son haftada kendi hedefi için mücadele edebilir. Galatasaray'ın yapması gereken her iki maça da mevcut liderlik avantajını koruyacak ama galibiyeti arayacak bir planla çıkmak.
Ben özellikle Marsilya maçını çok kritik görüyorum. Kendi sahamızda alınacak bir galibiyet, grup sıralamasında büyük avantaj sağlayabilir. Lokomotiv karşısında kaçırdığımız ikinci gol fırsatlarını bu maçta daha iyi değerlendirmek zorundayız. Avrupa'da üst tura ilerleyen takımlarla sadece iyi oynayan takımlar arasındaki fark çoğu zaman böyle ayrıntılarda ortaya çıkıyor.
Fatih Terim'in önündeki temel mesele: İyi oyunu skorla tamamlamak
Fatih Terim'in bu Avrupa Ligi grubunda kurduğu savunma dengesi takdiri hak ediyor. Dört maçta yalnızca bir gol yemek ve namağlup lider olmak küçümsenecek bir tablo değil. Fakat teknik ekibin sıradaki işi, bu yapıya daha fazla hücum verimliliği eklemek. Galatasaray fırsat üretiyor fakat bunların gole dönüşme oranı yeterince yüksek değil.
Ben hocadan bütün düzeni değiştirmesini istemiyorum. Aksine Avrupa'da çalışan yapıyı koruyup ceza sahası çevresindeki karar kalitesini geliştirmesini bekliyorum. Kerem, Moruţan, Feghouli, Cicâldău, Halil, Mostafa Mohamed ve Diagne gibi farklı özelliklerde oyuncular var. Bu isimlerin aynı anda değil, doğru kombinasyonlarda kullanılması gerekiyor.
Maç içinde yapılan değişikliklerin zamanlaması da kritik. Feghouli sakatlık nedeniyle çıkmak zorunda kaldı. Sonrasında Barış, Mostafa Mohamed, Ömer Bayram ve Diagne oyuna girdi. Bu hamlelerle Galatasaray galibiyeti aradı; ancak sonuca ulaşamadı. Bir sonraki aşama, oyuncu değişikliklerinin sadece sayısal değil, ilişkisel etkisini daha iyi kullanabilmek.
Sonuç: Liderlik sürüyor, ama daha fazlası mümkündü
Galatasaray, Lokomotiv Moskova karşısında 1-1 berabere kaldı ve sekiz puanla Avrupa Ligi E Grubu'nun lideri olarak yoluna devam etti. Dört maçta yenilmemek, sadece bir gol yemek ve Lazio ile Marsilya'nın önünde bulunmak güçlü bir Avrupa başlangıcı. Bunu görmezden gelmek haksızlık olur.
Fakat ben Galatasaraylı olarak bu takımın daha fazlasını yapabileceğine inandığım için beraberlikten sonra kaçan fırsatları da konuşuyorum. Feghouli'nin golüyle öne geçtik, ikinci gol için pozisyonlar bulduk, buna rağmen Kamano'nun golüne engel olamadık. Liderliği koruduk ama grubu çok daha rahat hale getirebilecek iki puanı bıraktık. Bu maçtan çıkarılacak ders, iyi oyunun sonuca çevrilmesi gerektiği.
Avrupa'da şu ana kadar doğru bir yol izliyoruz. Savunma disiplinimiz var, takım kolay dağılmıyor ve güçlü rakiplere karşı kendi oyununu ortaya koyabiliyor. Şimdi buna bitiricilik ve maç öldürme becerisini eklememiz gerekiyor. Galatasaray'ın hedefi sadece dört hafta sonunda lider olmak değil; grubun sonunda da o sırada kalmak olmalı. Elimizde bunun için hem puan avantajı hem de yeterli oyuncu kalitesi var. Bundan sonrası, bu avantajı sahada ne kadar doğru kullanacağımıza bağlı.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap