Galatasaray, 3 Mart 2021'de MKE Ankaragücü'ne deplasmanda 2-1 yenilerek Süper Lig'deki sekiz maçlık galibiyet serisini kaybetti. Eryaman Stadyumu'ndaki 28. hafta karşılaşmasında ev sahibinin golleri İbrahim Akdağ ve Saba Lobjanidze'den geldi. Mostafa Mohamed'in 57. dakikada doğrudan kırmızı kart görmesiyle on kişi kalan sarı-kırmızılıların Kerem Aktürkoğlu ile uzatmalarda bulduğu gol, puan almaya yetmedi. Galatasaray 57 puanda kalırken Ankaragücü puanını 23'e çıkardı. Zirvedeki yer averajla korundu, fakat şampiyonluk yarışında önemli bir fırsat kaçırıldı.
Benim bu maçtaki en büyük itirazım, tartışmalı kararlarla kötü futbol arasında seçim yapmamız beklenmesine. Hakemin kararını sorgularken takımımızın eksiklerini de konuşabiliriz. Galatasaray'ın hakkını savunmak, Galatasaray'ın oynadığı her şeyi doğru kabul etmek değildir. Kırmızı kart geri dönüşü zorlaştırdı; ancak takımımız o kart gösterilmeden önce zaten iki farklı gerideydi. Ankara'daki kaybı anlamak için hem bu kronolojiyi hem de maçın farklı bölümlerindeki tercihleri doğru okumak gerekiyor.
Ankaragücü-Galatasaray maçının kırılma anları
Halil Umut Meler'in yönettiği karşılaşmanın ilk yarısı Ankaragücü'nün 1-0 üstünlüğüyle tamamlandı. İkinci yarıda fark ikiye çıktı, ardından Galatasaray sayısal olarak eksildi. Maçın temel olayları ve Galatasaray açısından skorun değişimi şöyleydi:
| Dakika | Olay | Galatasaray açısından skor |
|---|---|---|
| 45+1 | İbrahim Akdağ penaltıyı gole çevirdi. | 0-1 |
| 55 | Saba Lobjanidze farkı artırdı. | 0-2 |
| 57 | Mostafa Mohamed doğrudan kırmızı kart gördü. | 0-2, Galatasaray on kişi |
| 90+2 | Kerem Aktürkoğlu farkı bire indirdi. | 1-2 |
Sonucun tek gollük farkla bitmesi, karşılaşmanın uzun bölümündeki sıkıntıyı küçültmemeli. Beraberlik için gerekli gol bulunamadı. Öte yandan son ana kadar gol aranması da takımın mücadeleyi tamamen bıraktığı yönündeki değerlendirmeyi desteklemiyor. Ben ne son golü büyük bir geri dönüş gibi sunarım ne de yenilgi nedeniyle gösterilen bütün çabayı yok sayarım.
Terim başlangıç kadrosunda yalnızca bir değişiklik yaptı
Galatasaray sahaya Muslera; Yedlin, Donk, Marcao, Ömer Bayram; Etebo, Gedson Fernandes, Emre Kılınç, Arda Turan, Onyekuru ve Mostafa Mohamed ile çıktı. Erzurumspor maçının başlangıç kadrosuna göre tek değişiklik, Luyindama'nın yerine Donk'un oynamasıydı. Tedavileri süren Saracchi ile Emre Taşdemir ise Ankara kadrosunda bulunmuyordu.
Kazanan kadroya güvenilmesini anlaşılır buluyorum. Fakat önceki hafta galibiyet getiren isimlerin aynı olması, yeni rakibin aynı biçimde yenileceği anlamına gelmez. Oyuncular değişmeden de görevlerin ve pas yollarının değişmesi gerekebilir. Orta sahada kim baskıdan çıkacak, kanatta top alan oyuncuya kim destek verecek, santrforun yanına hangi koşu yapılacak? Kadro tercihinin değeri, bu soruların sahadaki cevabıyla ortaya çıkar.
Bir yenilginin ardından yalnızca ilk 11'de farklı bir isim olsaydı her şey düzelirdi demeyi de kolaycı buluyorum. Donk tercihi tartışılabilir, mevcut orta saha eşleşmesi sorgulanabilir; ancak bunların takımın bütününden koparılmaması gerekir. Teknik değerlendirme, oyuncu isimlerini değiştirmekten önce hangi görevin aksadığını belirlemeli.
İlk yarıda fırsat vardı, sonuç yoktu
Gedson'un 9. dakikadaki şutunu Korcan Çelikay çıkardı. 22. dakikada Ömer Bayram'ın ortasına Onyekuru'nun yaptığı kafa vuruşunda yine kaleci gole izin vermedi. 34. dakikada ise rakibin kısa kalan geri pasını yakalayan Emre Kılınç, sol çaprazdan bulduğu fırsatı yan ağlara gönderdi.
Bu pozisyonlar, Galatasaray'ın ilk yarıda hiçbir şey üretemediği iddiasını boşa çıkarıyor. Ancak pozisyon bulmakla maçı istediğin koşullarda oynayabilmek aynı şey değil. Fırsatı değerlendiremediğinde rakibin direncini kıracak skor avantajı da gelmiyor. Emre'nin vuruşunu eleştirebiliriz; fakat bütün hücum değerlendirmesini tek bir kaçan topa bağlayamayız. Daha düzenli fırsat üretip üretemediğimizi de sorgulamalıyız.
Korcan'ın müdahalelerinin hakkını vermek gerekir. Rakip kalecinin iyi yaptığı işi kabul etmek, kendi futbolcumuzun gelişebileceği alanları konuşmamıza engel değil. Son kontrol, vuruş açısı ve kaleciye göre tercih edilen köşe birbirinden farklı konular. Her kaçan pozisyona aynı bitiricilik cümlesini söylemek yerine, hangi kararın iyileştirilebileceğini görmek daha yararlı olur.
İlk yarının sonunda gelen penaltı dengeleri değiştirdi
Halil Umut Meler, Arda Turan'ın ceza sahasında elle oynadığı gerekçesiyle penaltı kararı verdi. İbrahim Akdağ, 45+1'de kullandığı atışı gole çevirdi. Galatasaray, daha önce yakaladığı fırsatları değerlendiremediği devreyi geride tamamladı.
Bu penaltı maç sonundaki itirazların önemli başlıklarından biri oldu. Kararın verilmiş olduğunu aktarmak başka, tartışmanın bütün yönleriyle çözüldüğünü söylemek başka. Ben taraftar olarak pozisyonun neden bu şekilde değerlendirildiğinin açıklanmasını isterim. Ancak kararın yarattığı öfkenin ikinci yarının hazırlığını tamamen ele geçirmesini istemem. Soyunma odasında hem itirazın hem de geriye düşülen maçın nasıl çevrileceğinin karşılığı bulunmalı.
Devre bitmeden gol yemek moral açısından ağır gelebilir; yine de önümüzde oynanacak bir devre daha vardı. Böyle bir durumda teknik heyetin en önemli işi, futbolcuların dikkatini yeniden yapılabilir görevlere çevirmek. Rakibin hangi alanından ilerleyeceğiz, ilk baskıyı nasıl aşacağız, ceza sahasında kim kimin yanında bulunacak? Maça dönmenin yolu, tartışmayı sürdürmekten önce bu sorulara cevap vermekten geçiyor.
Üç değişiklikle başlayan ikinci yarı
Terim, ikinci yarıya Arda Turan, Emre Kılınç ve Yedlin'in yerine Falcao, Kerem Aktürkoğlu ve Linnes'i alarak başladı. Galatasaray henüz eksilmemişken Falcao ile Mohamed aynı anda sahadaydı. Devrenin başlarında Onyekuru'nun pasıyla buluşan Falcao'nun şutunu, Korcan'ın yerine oyuna giren Ricardo Friedrich kurtardı.
Falcao'nun fırsatı, yapılan değişikliğin kısa sürede hücumda bir karşılık üretebildiğini gösteriyor. Yine de üç oyuncuyu aynı anda değiştirmek, yalnızca daha fazla hücum gücü eklemek değildir. Çıkanların bıraktığı savunma ve pas bağlantısı görevlerinin de yeniden paylaşılması gerekir. İki santrforla oynarken merkezde topu taşıyacak ve top kaybında alanı kapatacak oyuncuların işini kolaylaştırmak zorundasın.
Ben bu müdahaleyi sırf sonuç gelmedi diye baştan yanlış ilan etmem. Fakat niyetin doğru olması, uygulamanın sorgulanamayacağı anlamına da gelmez. İlk fırsattan sonra aynı bağlantının neden devam ettirilemediğini, rakibin çıkışlarının nasıl karşılandığını incelemek gerekiyor. Daha fazla gol istemekle daha iyi hücum etmek arasında çalışma ve koordinasyon farkı var.
Lobjanidze'nin golü: Sorun kırmızı karttan önce büyüdü
55. dakikada Alper Potuk'un pasıyla sol taraftan ilerleyen Saba Lobjanidze, Marcao'dan sıyrılıp çaprazdan yaptığı vuruşla skoru 2-0'a taşıdı. Mohamed'in kırmızı kartı bu golden iki dakika sonra geldi. Dolayısıyla Galatasaray'ın iki farklı geriye düşmesini sahada on kişi kalmasıyla açıklayamayız.
Bu ayrım bence gecenin futbol değerlendirmesinde vazgeçilmez. İhraç kararının geri dönüş ihtimaline etkisi tartışılabilir; ama karar, ondan önce gerçekleşen golün nedeni değildir. Bütün maçı tek bir hakem kararına indirgersek ilk iki gol öncesindeki savunma davranışlarını incelememiş oluruz. Taraftar olarak buna razı değilim; çünkü aynı açıkların bir sonraki karşılaşmada da ortaya çıkmasını istemiyorum.
İkinci golde son mücadeleyi kaybeden savunmacıyı konuşmak gerekli, ancak yeterli değil. Pasın çıktığı noktaya ne kadar baskı uygulanabildiği ve savunmacının yanındaki desteğin nerede olduğu da önemli. Bir oyuncunun her bire bir mücadeleyi kazanmasını beklemek yerine, kaybettiğinde takımın ikinci bir müdahale imkanını korumasını isterim. Sağlam savunma, tek bir futbolcunun kusursuzluğuna bağımlı olmamalı.
Mostafa Mohamed'in kırmızı kartı neden belirleyiciydi?
Hakem, orta sahada İbrahim Akdağ ile girdiği mücadelede rakibine dirsek attığı gerekçesiyle Mohamed'e 57. dakikada doğrudan kırmızı kart gösterdi. Galatasaray bu andan itibaren kalan bölümü on kişi oynadı. Kararın ağırlığına yönelik itirazlar maçın öne çıkan tartışmalarından biri haline geldi.
Geriye düşmüş bir takımın santrforunu kaybetmesi yalnızca bir oyuncu eksilmesi değildir. Ceza sahasında topu karşılayacak seçenek, rakip savunmayı meşgul edecek koşu ve öndeki baskı görevi de yeniden düzenlenmek zorunda kalır. İkinci yarıya iki santrforla başlamışken bu seçeneğin kısa sürede ortadan kalkması, teknik heyetin hesabını bir kez daha değiştirdi.
Ben bu yüzden kartın etkisini küçümsemem. Fakat kart çıkmasaydı kesin kazanırdık iddiasında da bulunmam; böyle bir sonucu bilmiyoruz. Sağlam eleştiri, hakem kararının ağırlığını tartışırken bilinmeyen bir maç sonucunu gerçekleşmiş gibi kabul etmez. Elimizdeki gerçek, iki farklı gerideyken geri dönüş arayan takımın bir de sayısal dezavantajla karşılaşmış olması.
Terim'in açıklamalarında oyun ve hakem kararları birlikte yer aldı
Fatih Terim, maç sonunda ilk yarıda öne geçebilecek fırsatlar bulduklarını, özellikle Emre Kılınç'ın pozisyonunun önemli olduğunu söyledi. Penaltı ve kırmızı kart kararlarına itiraz etti; VAR'daki Cüneyt Çakır'ın müdahalesizliğini eleştirdi. Benzer olaylarda aynı değerlendirme ölçüsünün kullanılmadığını savunan Terim, eklenen sürenin yetersizliğini de gündeme getirdi.
Teknik direktörün iddialarını haberleştirmek, bunları kanıtlanmış bir kasıt olarak benimsemeyi gerektirmez. Benim beklentim, tartışılan pozisyonların açık gerekçelerle değerlendirilmesi. Kulübün hakkını araması kadar, iddiasını somut olaylara dayandırması da önemli. Aynı olaylarda farklı uygulama olduğunu düşünüyorsak karşılaştırmanın gerçekten benzer koşullara dayanması gerekir.
Bunun yanında teknik heyetin kendi futbolunu inceleme sorumluluğu devam ediyor. Kaçan fırsatları, devre arasındaki değişiklikleri ve ikinci goldeki yerleşimi konuşmak hakem eleştirisinden vazgeçmek değildir. Tam tersine, kontrol edebildiğimiz alanlarda daha güçlü olmanın yoludur. Galatasaray'ın lehine olan yaklaşım, dışarıdan açıklama isterken içerideki sorunları ertelememek.
Arda Turan özür diledi, standart talebini dile getirdi
Arda Turan, galibiyeti nedeniyle Ankaragücü'nü tebrik etti ve taraftardan özür diledi. Takımın yeniden bir galibiyet dönemi oluşturabileceğine inandığını söyledi. Ardından farklı maçlardan örnekler vererek elle oynama, sert müdahale ve uzatma kararlarında tutarlılık beklediğini anlattı.
Kaptanın takımın kaybını kabul etmesini önemli buluyorum. Ancak özrün en güçlü karşılığı, bir sonraki maçta aynı eksiklerin azaltılması olacak. Liderlik yalnızca tartışmalı bir karar karşısında konuşmak değil, takım geriye düştüğünde arkadaşlarının dikkatini yeniden futbola çevirebilmek de demek. Maç sonundaki kararlılığı, maç içindeki doğru görev paylaşımıyla tamamlamak gerekir.
Adalet beklentisini savunurken rakibin kazandığı bütün emeği yok saymayı da doğru bulmam. Ankaragücü fırsatlarını kullandı; bizim de kullanamadığımız fırsatlar vardı. Kendi hakkımızı aramanın yolu rakibi değersizleştirmekten geçmiyor. Galatasaraylı duruşu, hem sert sorular sorabilecek hem de karşısındakinin yaptığı işi kabul edebilecek kadar güçlü olmalı.
On kişiyle aranan gol ve Kerem'in geç gelen katkısı
Galatasaray eksildikten sonra da fırsat aradı. Linnes'in ortasında Onyekuru'nun kafa vuruşu dışarı çıktı. Uzatma bölümünde ise Donk'un kazandığı topu alan Kerem Aktürkoğlu, ceza sahasının sol tarafından sağ ayağıyla uzak köşeyi buldu. TFF kaydında 90+2 olarak yer alan gol skoru 2-1 yaptı; kalan sürede eşitlik gelmedi.
Kerem'in vuruşunu güzel yapan sadece köşeyi bulması değil, topu aldıktan sonra kararını net vermesiydi. Son bölümün baskısı altında gereksiz dokunuşla fırsatı kaybetmedi. Genç bir oyuncunun sorumluluk almasını değerli buluyorum. Fakat bu golü takımın gecesini kurtaran bir başarıya dönüştürmek de gerçekçi değil; üç puan kaybedildi, fark yalnızca azaldı.
Ben Kerem'in katkısından çıkarılacak dersin, bundan sonra her zor maçı onun çözmesini beklemek olmadığını düşünüyorum. Ona hangi görevlerde ve hangi arkadaşlarıyla daha iyi fırsat hazırlanabileceği çalışılmalı. Genç futbolcunun gelişimini son dakikaların belirsizliğine bırakmak yerine, oyunun planlı bir parçası haline getirmek daha kalıcı bir kazanç sağlar.
Falcao ve Feghouli seçenekleri sonucu değiştirmedi
Falcao'nun devre arasında oyuna girişini, 79. dakikada Onyekuru'nun yerine Feghouli'nin ve 83. dakikada Gedson'un yerine Babel'in alınması izledi. Son bölümde Galatasaray'ın hücum seçenekleri değişti; ancak kullanılan isimlerin tecrübesi beraberlik golünü getirmeye yetmedi.
Bu tablo bana kadro derinliğinin yalnızca kulübede bulunan futbolcuların adıyla ölçülemeyeceğini hatırlatıyor. Oyuna giren kişinin hangi alanda top alacağını ve yanındaki arkadaşının ne yapacağını bilmesi gerekiyor. Özellikle eksik oynarken her futbolcu kendi çözümünü aramaya başlarsa saha içindeki mesafeler daha da açılabilir.
Yeni giren oyuncuyu sırf gol atamadı diye yararsız saymam. Ancak değişikliklerin takımın pas ve hücum düzenini gerçekten geliştirmesini beklerim. Birkaç tanınmış hücumcuyu aynı anda kullanmak, otomatik olarak daha fazla net pozisyon demek değildir. Teknik planın görevi, oyuncuların özelliklerini birbirine bağlamak; birbirinden bağımsız umutlara dönüşmelerini önlemek.
Sekiz maçlık lig serisi bitti; kazanılan 24 puan silinmedi
Galatasaray bu deplasmana Denizlispor, Yeni Malatyaspor, Gaziantep, Başakşehir, Fenerbahçe, Kasımpaşa, Alanyaspor ve Erzurumspor galibiyetleriyle gelmişti. Sekiz lig maçında kazanılan 24 puanın ardından dokuzuncu galibiyet çıkmadı. Serinin kapsamı Süper Lig'di; aynı dönemdeki kupa karşılaşmaları bu hesaba dahil değildi.
Bir yenilgiyle önceki sekiz maçın bütün emeğini silmek adil değil. Fakat önceki galibiyetleri bugünkü eleştiriyi susturmak için kullanmak da yanlış. İstikrar, sadece kazandığımızı hatırlamak değil, o sonuçları hangi davranışlarla aldığımızı bilmek. Aynı davranışlar yeni rakibe karşı işe yaramadığında değişiklik yapabilecek esnekliği de korumalıyız.
Benim istemediğim, iyi sonuçlarda bütün sorunları unutup ilk kayıpta her şeyi yanlış ilan eden bir değerlendirme. Maçları aynı ölçülerle incelemek gerekir. Gol yemediğimiz günlerde de savunma açığı bulunabilir; gol atamadığımız günlerde de doğru hazırlanmış fırsatlar olabilir. Sonuçla oyunu birlikte okumazsak bir haftadan diğerine sadece duygumuz değişir, bilgimiz artmaz.
57 puanla averaj liderliği sürdü, güvenli mesafe kalmadı
Galatasaray, yenilginin ardından 27 maçta 57 puanda kaldı. Beşiktaş da 57 puandaydı, ancak 26 karşılaşma oynamıştı. Galatasaray'ın genel averajı artı 32, Beşiktaş'ınki artı 31 olduğu için sarı-kırmızılılar ilk sıradaki yerini korudu. Başkentte kaybedilen maç, o akşam liderliğin de kaybedildiği anlamına gelmiyor.
Bu ayrıntı sonucu hafifletmek için değil, tabloyu doğru okumak için önemli. Rakibinin bir maç eksiği varken aynı puanda olmakla ona karşı rahat bir avantaj taşımak aynı şey değil. Kalan maçın sonucunu bugünden bilemeyiz; ancak Galatasaray'ın kendi puanına ekleme yapamaması, hata payını daraltan bir gelişme.
Taraftar olarak averajla zirvede kalmayı teselli olarak kullanabilirim, çözüm olarak kullanamam. Bize gerekli olan yeni puanları rakibin kaybetmesini beklemek değil, kendi maçlarımızda üretmek. Ligdeki yerimizin korunması, Ankara'daki futbolun tekrar edilmesini kabul edilebilir hale getirmiyor. Tablo hâlâ yarışın içindeyiz diyor; oyun ise üzerinde çalışılması gereken noktaları gösteriyor.
Muslera'nın bu sezonki ilk lig yenilgisi
Ankaragücü karşılaşması, Galatasaray'ın bu sezon Muslera'nın forma giydiği bir lig maçında aldığı ilk yenilgi oldu. Bu bilgi kalecinin bütün Galatasaray kariyerine değil, 2020-2021 sezonunun bu tarihe kadarki bölümüne ait.
Önceki maçlarda kaptanımızın büyük katkısını takdir ettik. Şimdi skor aleyhimize döndüğünde, savunmanın bütün sorununu kaleciden çözmesini beklemenin ne kadar gerçek dışı olduğunu da kabul etmeliyiz. Penaltıda ve yakın mesafeli tehdide dönüşen atakta her sonucu kalecinin kişisel performansına yazamayız. Tehlikenin oluşumunda takımın farklı bölgelerinin sorumluluğu bulunuyor.
Muslera'ya güvenmek, önündeki alanı daha iyi koruma görevini azaltmamalı. Savunmacının destek alması, orta sahanın top kaybında doğru yerde bulunması ve öndeki baskının birlikte yapılması gerekiyor. İyi kalecinin varlığı, iyi takım düzeninin alternatifi değildir. İkisini bir araya getirebilirsek tek bir oyuncunun her hafta olağanüstü olmasına daha az ihtiyaç duyarız.
Sivasspor hazırlığında asıl cevap sahada verilmeli
Galatasaray'ın sıradaki lig gündemi Demir Grup Sivasspor ile oynayacağı 29. hafta karşılaşması. Ankara'dan kalan tartışmaların, yeni maçın hazırlığını tamamen tüketmesine izin verilmemeli. Mohamed'in kırmızı kartıyla ilgili sonraki disiplin sürecinin sonucunu ise bu akşamdan kesinleşmiş gibi değerlendiremeyiz.
Ben teknik heyetten önce iki alanın düzeltilmesini bekliyorum: Rakip baskısına karşı daha anlaşılır pas bağlantıları ve top kaybedildiğinde savunmaya daha hızlı destek. Bunlara, gol fırsatında verilen son kararın geliştirilmesi de eklenmeli. Sadece daha istekli olacağız demek yeterli değil; hangi davranışın değişeceğinin sahada görülmesi gerekiyor.
Galatasaray'ın hakkını araması için kendi futbolunu savunmasız bırakmasına gerek yok. Tartışmalı kararlar kurumsal olarak takip edilirken oyuncular bir sonraki göreve hazırlanabilir. Benim için toparlanma, geçmiş maçı sürekli tekrar anlatmak değil, aynı sorunların yeni maçta daha az görünmesini sağlamak. Futbolcuların ve teknik heyetin yapabileceği en güçlü açıklama bu olacak.
Sonuç: Başkentte yara aldık, yarıştan kopmadık
Bu gece kaybedilen yalnızca dokuzuncu galibiyet fırsatı değil, uzun bir serinin verdiği rahatlığı puana dönüştürme imkanıydı. Ankaragücü karşısında kaçırılan fırsatlar, iki golle büyüyen dezavantaj ve ardından gelen kırmızı kart aynı sonucun farklı parçaları. Hiçbirini tek başına bütün maçın açıklaması haline getirmek istemiyorum.
Galatasaray başkentte yara aldı; o yarayı kapatacak olan, hak arayışıyla futbol sorumluluğunu birlikte taşıyabilmesi. Bir yenilgiyle şampiyonluk yarışı bitmez, ama aynı eksikleri tekrar ederek yarışın kendiliğinden lehimize döneceğini de bekleyemeyiz. Takımı destekliyorum; daha iyi pas, daha sağlam savunma ve daha doğru karar beklemeye de devam ediyorum. Bu formanın hakkı, yenilgiden sonra büyük sözler vermekten önce, bir sonraki maça daha iyi hazırlanmakla verilir.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap