Galatasaray'da olağanüstü seçimli genel kurul öncesinde başkan adayı Dursun Özbek, 20 Mayıs 2022 tarihinde yönetim, denetim, sicil ve disiplin kurullarından oluşan aday listesini Divan Kurulu Başkanlığına teslim etti. Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'ndaki kulüp merkezine ekibiyle gelen eski başkan Özbek, adaylık işlemlerini resmen tamamlarken seçim yarışındaki kadrosunu da kamuoyuna açıklamış oldu. Daha önce başkan adaylığını duyuran Metin Öztürk, Dursun Özbek'in yönetim kurulu asıl listesinde yer aldı. Özbek ayrıca Erden Timur'un yönetim kurulu listesinde bulunmamasına rağmen seçilmeleri halinde Sportif AŞ'de ve kulübün gayrimenkul projelerinde görev almasını planladıklarını açıkladı.

Galatasaraylı olarak bu habere yalnızca “kim hangi listede?” sorusuyla bakmıyorum. 2021-2022 sezonunun sportif başarısızlığı, aylardır devam eden yönetim tartışmaları, iptal edilen seçim ve kulübün mali sorunları düşünüldüğünde yeni başkan adayının önüne koyduğu ekip en az başkanın kendisi kadar önemli. Galatasaray artık sadece güçlü isimlerden oluşan bir yönetim fotoğrafına değil; görev dağılımı, mali planı, futbol yapılanması ve uzun vadeli projeleri belli olan bir yönetime ihtiyaç duyuyor. 20 Mayıs'ta teslim edilen listeyi de bu nedenle bir seçim prosedüründen fazlası olarak görüyorum.

Dursun Özbek listesini Divan Kurulu Başkanı Aykutalp Derkan'a teslim etti

Dursun Özbek ve ekibi, Nef Stadyumu'nda bulunan kulüp merkezinde hazırladıkları adaylık evraklarını Galatasaray Spor Kulübü Divan Kurulu Başkanı Aykutalp Derkan'a sundu. Dönem haberlerinde teslim edilen listenin yönetim, denetim, sicil ve disiplin kurullarının asıl ve yedek üyeleriyle birlikte toplam 44 kişiden oluştuğu belirtildi. Böylece Özbek'in başkan adaylığı yalnızca sözlü bir açıklama olmaktan çıkarak tüzükte öngörülen resmî başvuru aşamasına geçti.

Ben bu aşamayı önemli buluyorum çünkü seçim dönemlerinde çok sayıda isim konuşulabilir, farklı ekip formülleri gündeme gelebilir ve son saate kadar kulis haberleri çıkabilir. Divan Başkanlığına teslim edilen liste ise adayın resmen arkasında durduğu kadroyu gösterir. Haber ile söylentiyi ayırmamız gereken nokta tam olarak burası.

Dursun Özbek'in yönetim kurulu asıl listesi

20 Mayıs'ta teslim edilen yönetim kurulu asıl listesinde daha önce başkanlığa aday olan Metin Öztürk'ün yanı sıra kulübün farklı dönemlerinde görev yapmış veya Galatasaray camiasında bilinen isimler bulunuyordu.

GörevAday
Başkan adayıDursun Aydın Özbek
Yönetim Kurulu AsılMetin Öztürk
Yönetim Kurulu AsılNiyazi Yelkencioğlu
Yönetim Kurulu AsılBora İsmail Bahçetepe
Yönetim Kurulu AsılRıza Tevfik Morova
Yönetim Kurulu AsılEray Yazgan
Yönetim Kurulu AsılLevent Yaz
Yönetim Kurulu AsılAhmet Cemal Özgörkey
Yönetim Kurulu AsılMehmet İsmail Sarıkaya
Yönetim Kurulu AsılMehmet Saruhan Cibara
Yönetim Kurulu AsılDikran Gülmezgil

Ben yönetim kurulu listesine bakarken sadece tanıdığım isimleri saymıyorum. Galatasaray'ın önündeki sorunların birbirinden çok farklı olması nedeniyle kurulun içinde mali işler, hukuk, sponsorluk, gayrimenkul, sportif yapılanma ve kulüp organizasyonu gibi farklı alanlarda sorumluluk alabilecek insanların bulunması gerekiyor. Tek bir güçlü isim bütün kulübü yönetemez. Başkanın görevi de her işi kendisi yapmak değil, doğru sorumlulukları doğru kişilere dağıtmak olmalı.

Yönetim kurulu yedek listesinde beş isim

Dursun Özbek'in yönetim kurulu yedek adayları Can Natan, Emir Aral, Cansu Ak, Tanur Lara Yılmaz ve Cem Soylu olarak açıklandı. Yedek yönetim listesi seçim dönemlerinde bazen ikinci planda görülüyor; ancak yönetim kurulu üyeliğinin çeşitli nedenlerle boşalması durumunda kulübün devamlılığını sağlayacak isimler bu listeden geliyor.

Ben yedek listeyi formalite olarak görmem. İki yıllık veya daha uzun yönetim dönemlerinde görev değişiklikleri, istifalar veya farklı sorumluluk dağılımları yaşanabilir. Kulübün yönetim kapasitesinin sadece ilk günkü 10 asil üyeye bağlı olmaması gerekiyor. Yedek isimlerin de projeleri ve kulüp işleyişini bilmeleri, gerektiğinde görevi kesintisiz devralabilmeleri önemli.

Denetim kurulu adayları da belli oldu

Dursun Özbek'in ilk teslim ettiği listede denetim kurulunun asıl üyeleri Ömer Çirkin, Fabrizio Casaretto ve Ethem Baturalp Pamukçu olarak yer aldı. Yedek üyelikler için ise Merve Deniz Örken, Hasan Can Külahçıoğlu ve Canan Dilara Kızılyalın Uç isimleri bildirildi.

Galatasaraylı olarak denetim kurulunu yönetim kurulunun arkasında kalan teknik bir organ gibi görmüyorum. Kulübün mali bağımsızlığından söz ediyorsak, yapılan harcamaların ve alınan kararların üyeler adına sağlıklı biçimde denetlenmesi gerekiyor. Yönetimin iyi niyetine güvenmek başka, kurumsal denetimi güçlü tutmak başka. Büyük kulüp ikisine de ihtiyaç duyar.

Özellikle Galatasaray'ın yıllardır borç, finansman giderleri, banka yapılandırmaları ve gayrimenkul projeleri konuştuğu düşünüldüğünde denetim kurulu çok daha önemli hale geliyor. Seçilen yönetimin projeleri ne kadar büyük olursa denetimin kalitesi de o kadar güçlü olmak zorunda.

Sicil Kurulu için açıklanan isimler

20 Mayıs'ta kamuoyuna yansıyan ilk sicil kurulu asıl aday listesinde Mehmet Çağatay Altınlı, Kenan Altıntaş, Hayri Gürkan Eliçin, Okan Güngör, Özcan Karamahmutoğlu, Berat Uygur ve Burçin Aslan bulunuyordu. Sicil kurulu yedek listesinde ise Ozan Bingöl Yurtsever, Yağız Canbolat Eroğlu ve Yakup Peker isimleri yer aldı.

Sicil kurulunun işi futbol taraftarının günlük gündeminde transfer kadar konuşulmuyor olabilir. Fakat Galatasaray'ın dernek yapısında üyelik kayıtlarının, tüzüğün ve kulüp içi kurumsal hafızanın sağlıklı işlemesi açısından önemli bir organ. Ben kulübün geleceğinin sadece sahadaki takımla değil, kurumsal yapının doğru işlemesiyle güvence altına alınabileceğini düşünüyorum.

Disiplin Kurulu aday listesi

Disiplin kurulu asıl üyeliklerine Hakkı Akil, Mithat Can Baydarol, Muharrem Remzi Tan, Hasan Mehmet Tirali, Aydın Önder, Ahmet Murat Canaydın ve Ali Baran Öztürk aday gösterildi. Yedek üyeler ise Ali Güray Kızılay, Nuri Bora Ebussuutoğlu, Sencer Seren, Günran Çalın ve Ahmet Mert Gülşen olarak açıklandı.

Ben kulüp disiplininin sadece futbolcuya para cezası kesmekten ibaret görülmesine karşıyım. Galatasaray gibi geniş üyelik yapısına sahip bir dernekte tüzük hükümlerinin ve üyelik sorumluluklarının uygulanması kulübün kurumsal kültürünün parçası. Disiplin mekanizması kişisel hesaplaşma aracı değil, aynı kuralların herkese uygulanmasını sağlayan bağımsız bir yapı olmalı.

Metin Öztürk neden Dursun Özbek'in listesinde?

20 Mayıs tarihli listenin en dikkat çeken siyasi gelişmesi Metin Öztürk'ün yönetim kurulunda yer almasıydı. Öztürk aslında daha önce 30 Nisan için planlanan olağanüstü seçimli genel kurulda başkan adayıydı. O seçim sürecinde Eşref Hamamcıoğlu ile yarışmaya hazırlanıyordu. Ancak 30 Nisan seçimi mahkeme süreci nedeniyle gerçekleştirilemeyince yeni seçim takvimi oluşturuldu.

18 Mayıs'ta Metin Öztürk, Dursun Özbek ile yaptıkları görüşmelerde ortak liste konusunda prensip anlaşmasına vardıklarını kamuoyuna açıkladı. Birkaç gün önce ayrı başkan adayı olan Öztürk böylece Dursun Özbek başkanlığında hazırlanacak yönetim listesinin en önemli isimlerinden biri haline geldi.

Ben bu gelişmeyi “kim kimin lehine çekildi?” seviyesinde değerlendirmek istemiyorum. Önemli olan iki ekibin bir araya gelmesinin Galatasaray'a hangi yönetim kalitesini sağlayacağı. Ayrı ayrı vaat edilen projeler gerçekten ortak plana dönüşebiliyorsa birliktelik faydalı olabilir. Sadece seçim kazanmak için isimleri birleştirip seçimden sonra farklı yönlere çekileceklerse kulüp açısından yeni bir sorun başlar.

Dursun Özbek: Birleşme değil, aynı ailenin bireyleriyiz

Dursun Özbek, Metin Öztürk ile aynı liste üzerinden seçime girmelerinin sorulması üzerine bunu klasik anlamda bir birleşme olarak değerlendirmedi. Galatasaraylıların zaten aynı ailenin bireyleri olduğunu vurguladı. Özbek'in mesajı, farklı seçim ekiplerinden gelen isimlerin ortak Galatasaray hedefinde buluştuğu yönündeydi.

Bu söylem güzel ama benim için sahadaki veya yönetimdeki sonucu daha önemli. Seçim dönemlerinde birlik ve beraberlik cümlelerini bütün adaylardan duyabiliriz. Gerçek birlik, seçim kazanıldıktan sonra yetkinin paylaşılması, görüş ayrılığı çıktığında insanların birbirini düşman ilan etmemesi ve kulübün çıkarının kişisel konumların üzerinde tutulmasıyla anlaşılır.

2021 seçiminden beri Galatasaray camiasında yaşanan tartışmaların yoğunluğu düşünüldüğünde yeni yönetimin en önemli görevlerinden biri kulüp içi güveni yeniden kurmak olacak. Dursun Özbek'in “biz” vurgusunu bu açıdan önemli buluyorum ama bunun bir kampanya cümlesinden kurumsal davranışa dönüşmesi gerekiyor.

Erden Timur listede yok ama Sportif AŞ için planın içinde

Dursun Özbek'in yönetim kurulu listesi açıklandığında Erden Timur'un adının yönetim kurulunda bulunmaması dikkat çekti. Özbek ise yaptığı açıklamada Timur'un planlandığı şekilde Galatasaray Sportif AŞ'de yer alacağını ve aynı zamanda kulübün gayrimenkul projelerinin geliştirilmesinde görev yapacağını belirtti.

Bu ayrımı özellikle doğru tutmak gerekiyor. 20 Mayıs'ta Erden Timur, Dursun Özbek'in dernek yönetim kurulu aday listesinde değildi. Özbek'in açıkladığı plan, onun Sportif AŞ'de ve gayrimenkul projelerinde çalışması yönündeydi. Yönetim kurulu üyesi olmakla Sportif AŞ'de görev almak aynı kurumsal pozisyon değil.

Ben bu yapılanmayı ilginç buluyorum çünkü Galatasaray'ın futbol operasyonu ile gayrimenkul projeleri aynı anda çok büyük iki başlık. Futbol tarafında doğru kadro, teknik direktör, transfer ve bütçe planlaması gerekiyor; mali tarafta ise gayrimenkul gelirlerinin kulübün borç yapısını nasıl değiştireceği hesaplanmalı. Erden Timur'a biçilen rol, Özbek ekibinin bu iki alanı birbirinden kopuk düşünmediğini gösteriyor.

Mali bağımsızlık Dursun Özbek'in ana mesajlarından biri

Özbek liste tesliminin ardından Galatasaray'ın mali bağımsızlığını sağlayacak ve sportif başarıyı yeniden oluşturacak projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi. Seçim kampanyasında bu projeleri ayrıntılı biçimde anlatacaklarını belirtti. Gayrimenkul geliştirme düşüncesinin de bu mali bağımsızlık hedefinin önemli parçalarından biri olacağı anlaşılıyordu.

Ben mali bağımsızlık sözünü Galatasaray açısından son derece önemli buluyorum. Ancak bu cümle seçim döneminde kolay söylenebilecek kadar genel bir vaat de olabilir. Benim görmek istediğim bunun somut hesabı: Hangi proje ne kadar yatırım gerektiriyor, gelir ne zaman oluşacak, mevcut borçların hangi bölümü azaltılacak ve yeni kaynak sportif harcamaya hangi sınırlarla aktarılacak?

Bir gayrimenkulün değerli olması, kulübün otomatik olarak zenginleştiği anlamına gelmez. Doğru zamanda, doğru hukuki modelle ve uzun vadeli kulüp çıkarını koruyarak geliştirilmesi gerekir. Kısa vadeli nakit ihtiyacı uğruna gelecekte çok daha değerli olacak varlıkların kontrolünü kaybetmek istemem. Mali bağımsızlık gerçekten hedefse, projelerin amacı günü kurtarmak değil, kulübün gelecekte tekrar aynı borç döngüsüne girmesini engellemek olmalı.

Sportif başarı da mali projeden ayrı düşünülemez

Galatasaray 2021-2022 sezonunu tarihinin en kötü lig performanslarından biriyle kapatmaya hazırlanıyordu. 20 Mayıs itibarıyla futbol takımının son hafta Antalyaspor deplasmanı bulunuyordu; 37 hafta sonunda sarı-kırmızılı ekip 51 puanla 11. sıradaydı. Avrupa Ligi'nde Barcelona'ya kadar uzanan başarılı yolculuk, Süper Lig'deki büyük hayal kırıklığını ortadan kaldırmıyordu.

Bu nedenle yeni yönetimin futbol yapılanmasına ilişkin kararı olağan bir yaz planlamasından daha önemli. Galatasaray sadece iki-üç oyuncu transfer ederek geçmiş sezonun sorunlarını çözemeyebilir. Teknik direktör tercihi, sportif karar mekanizması, oyuncu izleme sistemi, maaş bütçesi ve genç futbolcuların gelişimi birlikte ele alınmalı.

Ben “önce para gelsin, sonra futbolu düşünürüz” yaklaşımını da “ne pahasına olursa olsun yıldız transfer yapalım” yaklaşımını da doğru bulmam. Sportif başarı mali gücü destekler; mali disiplin de sportif başarı için sürdürülebilir kadro kurmanıza izin verir. İkisi birbirine rakip değil.

Seçim süreci neden 4-11 Haziran'a kaldı?

Dursun Özbek'in 20 Mayıs'ta liste teslim ettiği seçim, Galatasaray'ın birkaç hafta önce yapmayı planladığı seçimden farklı bir takvime sahipti. Burak Elmas yönetiminin 26 Mart'taki yıllık olağan genel kurulda idari yönden ibra edilmemesinin ardından ilk olağanüstü seçim takvimi 23 ve 30 Nisan olarak belirlenmişti.

Hukuki süreç nedeniyle 30 Nisan'da yapılması beklenen seçim gerçekleşemedi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin verdiği tedbir kararı seçim sürecini durdurdu. Bunun ardından Burak Elmas yönetimi yeni seçim için 4 Haziran'ı ilk toplantı, çoğunluğun sağlanamaması halinde 11 Haziran'ı ikinci toplantı olarak belirleme yönünde hareket etti.

20 Mayıs'taki aday listeleri de işte bu yeni seçim takvimi için teslim edildi. Bu nedenle dönem haberlerinde doğrudan “11 Haziran'daki seçim” ifadesi sıkça kullanılsa da teknik olarak ilan edilen takvim 4-11 Haziran şeklindeydi. Galatasaray seçimlerinde ilk toplantıda gerekli çoğunluğun sağlanmaması ihtimali nedeniyle asıl yarışın ikinci tarihe kalması beklenebiliyordu; ancak 20 Mayıs tarihli metinde gelecekteki toplantının sonucunu olmuş gibi yazmamak gerekiyor.

30 Nisan'daki seçimde Dursun Özbek aday değildi

Bu kronolojinin bir başka önemli ayrıntısı var. İptal edilen 30 Nisan seçiminde başkan adayları Metin Öztürk ve Eşref Hamamcıoğlu'ydu. Dursun Özbek o seçim için başkan adayı değildi. Yeni takvim ortaya çıktıktan sonra Özbek'in adı yeniden başkanlık için gündeme geldi ve Metin Öztürk'le yapılan görüşmeler sonucunda yeni yarışa Özbek başkanlığındaki ortak listeyle girme kararı şekillendi.

Ben bu ayrımı önemli buluyorum çünkü birkaç hafta arayla iki farklı seçim sürecinin adaylarını birbirine karıştırmak kolay. 20 Mayıs'ta artık yarışın yapısı değişmişti: Dursun Özbek başkan adayıydı, Metin Öztürk onun yönetim kurulundaydı ve karşılarında Eşref Hamamcıoğlu bulunuyordu.

Dursun Özbek Galatasaray başkanlığını daha önce yürütmüştü

Dursun Aydın Özbek Galatasaray için yeni bir isim değildi. Duygun Yarsuvat'ın yönetiminde başkan yardımcılığı yaptıktan sonra 23 Mayıs 2015'te gerçekleştirilen olağan seçimli genel kurulda 2.800 oy alarak Galatasaray'ın 36. başkanı seçilmişti. Turgay Kıran ve Ahmet Özdoğan'ın da yarıştığı seçimde açık farkla göreve gelmişti.

Özbek'in başkanlık dönemi 20 Ocak 2018'de gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda sona erdi. O seçimde Dursun Özbek 1.623 oy alırken Mustafa Cengiz 1.703 oyla Galatasaray'ın 37. başkanı oldu. Özbek aynı yıl mayıs ayında yapılan olağan seçimde yeniden aday oldu ancak Mustafa Cengiz bir kez daha seçimi kazandı.

20 Mayıs 2022'deki adaylık bu nedenle yaklaşık dört yıllık aranın ardından Galatasaray başkanlığına dönüş girişimiydi. Özbek de liste tesliminde geçmişten dersler ve deneyim taşıdıklarını vurguladı.

Ben eski başkan olmayı otomatik avantaj veya dezavantaj kabul etmem. Daha önce görev yapmış yöneticinin elinde önemli bir avantaj vardır: Kulübün nasıl çalıştığını biliyor ve daha önce verdiği kararların sonuçlarını görmüş durumda. Bunun karşılığında daha ağır bir sorumluluk da vardır: Geçmişte yapılan hataların tekrar edilmemesi gerekir. “Tecrübeliyiz” diyorsanız bu tecrübenin somut karşılığı daha iyi karar vermek olmalı.

Dursun Özbek'in ilk döneminin değerlendirilmesi neden önemli?

Özbek'in 2015-2018 döneminde Galatasaray farklı sportif sonuçlar ve teknik direktör değişiklikleri yaşadı. Kulübün mali ve gayrimenkul politikaları da yoğun biçimde tartışıldı. Dolayısıyla 2022 seçiminde üyeler yalnızca yeni vaatlere değil, adayın önceki başkanlık dönemine de bakabilecek durumdaydı.

Ben burada geçmiş dönem hakkında tek cümlelik başarı veya başarısızlık etiketi kullanmak istemem. Yönetimler çok sayıda farklı kararla değerlendirilir. Sportif kupalar, mali işlemler, tesisler, transferler, kurumsal ilişkiler ve genel kurul ile iletişim aynı dönemin farklı parçalarıdır. Dursun Özbek'in kendisinin “geçmişten aldığımız dersler var” yaklaşımı da zaten önceki dönemin yeni adaylıkta doğal biçimde tartışılacağını kabul ediyordu.

Seçmen açısından doğru soru bana göre “Daha önce başkandı, tekrar gelsin mi?” kadar basit değil. Önceki görev süresinde ne öğrendi? Yeni ekipte hangi alanları değiştirdi? Yönetim modeli neden bu kez daha iyi işleyecek? Seçim vaatlerinin ağırlığı bu sorulara verilen cevapla artar.

Eşref Hamamcıoğlu da aynı gün listesini teslim etti

20 Mayıs'ta seçim yarışının diğer adayı Eşref Hamamcıoğlu da yönetim, denetim, sicil ve disiplin kurulu adaylarını Divan Başkanlığına sundu. Böylece başkanlık yarışının iki tarafı aynı gün resmî liste teslim aşamasını tamamlamış oldu.

Hamamcıoğlu 2021 seçiminde de başkan adayı olmuş ve Burak Elmas'a yalnızca 41 oy farkla kaybetmişti. 2022'de yeniden aday olarak yarışa katılıyordu. Ben bu yazıda iki adayı birbirine karşı puanlamıyorum. 20 Mayıs'ın haberi Dursun Özbek'in listesini teslim etmesi ve yeni seçim düzeninin netleşmesi. Hangi adayın daha doğru yönetim sunacağını belirlemek genel kurul üyelerinin işi.

Seçimin Galatasaray geleneklerine yakışan bir rekabet içinde geçmesini isterim. Rakip adayın Galatasaraylılığını sorgulamak yerine projeler ve yönetim ekipleri tartışılmalı. Sandık bittiğinde de kaybedenin düşman, kazananın kulübün sahibi haline gelmediği unutulmamalı.

Erden Timur neden özellikle dikkat çekiyordu?

Erden Timur'un ismi liste teslimi öncesindeki görüşmelerde de sıkça gündeme gelmişti. Metin Öztürk, Dursun Özbek ile ortak liste görüşmesini açıklarken Timur'un da oluşacak yapının önemli isimlerinden biri olduğunu söylemişti. Özbek ise liste tesliminden sonra Sportif AŞ ve gayrimenkul geliştirme tarafındaki rolünü açıkça tarif etti.

Ben bu noktada görev tanımının baştan net olmasını önemli buluyorum. Futbol transferleri, sportif şirketin yönetimi ve gayrimenkul projeleri çok ciddi yetki ve bütçe gerektiren alanlar. Yönetim kurulu üyesi olmayan bir kişi bu alanlarda görev alacaksa kime karşı sorumlu olacağı, hangi kararların yönetim kurulu onayına tabi olduğu ve profesyonel ekiplerle ilişkisi belli olmalı.

İsimlerin kişisel gücüne güvenerek kurulan sistemden çok kuralların güçlü olduğu yapı isterim. Galatasaray'ın geleceği herhangi bir yöneticinin kulüpten ayrılması halinde çöken bir düzene bağlı olmamalı. İyi yönetim, kişilerin becerisini kurumun hafızasına dönüştürebilen yönetimdir.

Futbol takımının geleceği seçim masasındaki en sıcak konulardan biri

20 Mayıs itibarıyla Domènec Torrent Galatasaray'ın teknik direktörüydü. Fatih Terim ile 10 Ocak'ta yollar ayrılmış, Torrent sezon ortasında göreve gelmişti. Takım ligde beklenen çıkışı tam anlamıyla gerçekleştirememişti ve yeni yönetimin teknik direktör konusunda nasıl karar vereceği merak ediliyordu.

Ben seçim döneminde transfer isimlerinden önce futbol yapılanmasının açıklanmasını isterim. Teknik direktör kim olacak? Oyuncu seçiminde son söz kimde? Sportif AŞ ile kulüp yönetimi arasında iş bölümü nasıl yapılacak? Scout ekibi ve profesyonel futbol yöneticileri hangi sisteme bağlı çalışacak? Bunlar belli değilse yıldız transfer konuşmak sadece kampanya heyecanıdır.

Galatasaray'ın 2021 yazında genç oyunculara önemli yatırımlar yaptığını da unutmamak gerekiyor. Nelsson, Boey, Berkan, Barış Alper, Cicâldău ve Moruţan gibi futbolcular uzun vadeli düşünülerek alınmıştı. Yeni yönetim eski yönetimi eleştiriyor diye bu oyuncuların tamamını değersiz görmemeli. Her biri ayrı ayrı teknik performans ve ekonomik potansiyel üzerinden değerlendirilmeli.

Yunus Akgün de yeni yönetimin önündeki önemli dosyalardan biri

Dursun Özbek'in listesini teslim etmesinden yalnızca dört gün önce Galatasaray, Adana Demirspor'u 3-2 mağlup etmişti. O maçta Adana Demirspor'un ilk golünü Galatasaray'dan kiralık Yunus Akgün atmıştı. Genç futbolcu sezon boyunca Adana ekibinde gösterdiği performansla Galatasaray'ın gelecek sezon planlamasının doğal başlıklarından biri haline gelmişti.

Ben yeni yönetimin transfer ararken önce elindeki ve kiradaki futbolcuları incelemesini isterim. Kendi altyapınızdan yetişen oyuncu başka kulüpte yüksek seviye performans gösteriyorsa onun rolünü belirlemeden aynı bölgeye pahalı transfer yapmak doğru planlama olmayabilir. Galatasaray'ın mali bağımsızlık hedefi ile altyapı ve oyuncu geliştirme politikası tam olarak burada buluşuyor.

Yeni yönetimin önünde transferden daha büyük mali sorunlar var

Galatasaray'ın transfer dönemi taraftarın doğal olarak en fazla ilgi gösterdiği alan. Ancak 20 Mayıs'ta başkanlığa aday olan kişinin önünde bundan daha kapsamlı dosyalar bulunuyor. Kulübün borç yapısı, bankalarla yapılan anlaşmalar, gayrimenkullerin kullanımı, tesis yatırımları ve sportif şirketin nakit ihtiyacı yeni yönetimin hareket alanını doğrudan belirleyecek.

Ben başkan adayından “çok iyi oyuncular alacağız” cümlesinden önce “bu oyuncuların parasını hangi sürdürülebilir gelirle ödeyeceğiz?” sorusuna cevap beklerim. Galatasaray geçmişte sportif başarı uğruna geleceğin gelirlerini bugünden harcadığında sonraki yönetimlerin hareket alanı daraldı. Bu döngünün kırılması mali bağımsızlık sözünün gerçek karşılığı olmalı.

Aynı zamanda mali disiplin futbol hedeflerinin küçültülmesi anlamına gelmemeli. Galatasaray'ın hedefi yine şampiyonluk ve Avrupa'da başarı olmak zorunda. Akıllı yönetim, bu hedeflere bütçeyi yakmadan ulaşabilecek kadro sistemini kurar. Oyuncu geliştirmek, doğru zamanda satış yapmak, altyapıdan futbolcu çıkarmak ve gereksiz maaş yüklerinden kurtulmak mali politikanın sportif tarafıdır.

Gayrimenkul projelerinde en önemli soru sürdürülebilir gelir

Özbek'in Erden Timur'u gayrimenkul projelerinin geliştirilmesinde kullanmayı planladığını açıklaması, seçim kampanyasında bu alanın öne çıkacağının işaretiydi. Galatasaray'ın sahip olduğu veya kullanım hakkı bulunan gayrimenkuller uzun süredir mali tartışmaların merkezinde. Florya, Kemerburgaz ve farklı kulüp varlıklarının geleceği seçim dönemlerinde doğal olarak gündeme geliyor.

Ben gayrimenkul projesini sırf yüksek rakam söylendiği için başarılı saymam. Kulübün elinde ne kalacak, gelir hangi tarihte oluşacak, proje riski kimin üzerinde olacak ve elde edilen kaynak nereye kullanılacak? Bunlar cevaplanmalı. Bir defalık yüksek gelir borcu azaltabilir; sürdürülebilir işletme modeli yoksa birkaç yıl sonra yeniden aynı finansman sorununa dönülebilir.

Galatasaray'ın tarihi varlıklarını korumak duygusal olduğu kadar ekonomik sorumluluk. Geliştirmek ile elden çıkarmak arasındaki çizgi çok iyi belirlenmeli. Yeni yönetim bu konuda genel kuruldan yetki isterse üyelerin önüne ayrıntılı ve ölçülebilir proje koymalı.

44 kişilik liste aslında bir yönetim modeli vaat ediyor

Başkan, 10 asıl yönetici ve beş yönetim yedeği ilk bakışta seçim haberinin en görünür isimleri olabilir. Ancak denetim, sicil ve disiplin kurullarıyla birlikte 44 kişilik yapı Galatasaray'ın dernek yönetim modelinin tamamını temsil ediyor. Seçmen aslında yalnızca bir başkana değil, birbirini dengelemesi gereken farklı organlara oy veriyor.

Ben bu yapının kişilere bağlı değil kurumsal işlemesini isterim. Başkan güçlü olabilir ama denetim işini yapabilmeli. Yönetim hızlı karar alabilir ama tüzük sınırlarının dışına çıkmamalı. Disiplin kurulu bağımsızlığını korumalı, sicil kurulu üyelik yapısını sağlıklı yürütmeli. Galatasaray'ın büyüklüğü sadece başkanının adıyla değil bu organların birlikte işlemesiyle korunur.

Seçim öncesinde kulüp içi barış en az projeler kadar önemli

2022 seçim süreci Galatasaray açısından son derece yıpratıcı geçti. 26 Mart'taki ibrasızlık, hukuk davaları, 30 Nisan seçiminin durdurulması, adayların açıklamaları ve yeni seçim tarihi haftalarca kulübün ana gündemi oldu. Futbol takımının kötü sezonu da bu idari gerilimin üzerine eklendi.

Dursun Özbek'in “biz büyük bir aileyiz” ve yarışın Galatasaray'ın etik değerlerine uygun geçmesi gerektiği yönündeki mesajını bu bağlamda önemli buluyorum. Eşref Hamamcıoğlu da rekabetin husumete dönüşmemesi gerektiğini söylüyordu. İki adayın en azından söylem düzeyinde bu noktada buluşması olumlu.

Ben Galatasaray'ın seçimden sonraki ilk işinin seçim tartışmasını bitirmek olması gerektiğine inanıyorum. Yönetimler değişebilir; kulüp kalır. Bir yönetici diğerinden farklı düşünebilir; aynı armanın altında hizmet eder. Her seçim sonrası üyeleri kazananlar ve kaybedenler diye yıllarca ayırırsak ortak akıl kuramayız.

Dursun Özbek'in “12 Haziran sonrası” vurgusu

Özbek liste teslimi sonrasında projelerini seçimin ardından uygulamaya geçirmek istediklerini ve 12 Haziran sonrasını sabırsızlıkla beklediklerini söyledi. Buradaki tarih, çoğunluk sağlanmaması durumunda 11 Haziran'da gerçekleştirilmesi planlanan genel kurulun ertesi günü anlamına geliyor. Bu ifade elbette seçimi kazanacağına yönelik aday özgüvenini yansıtıyor; henüz gerçekleşmiş bir seçim sonucu değil.

Tarihsel haberde bunu önemli buluyorum. 20 Mayıs günü Dursun Özbek başkan seçilmiş değildi. Adaydı. Metin Öztürk'ü listesine almıştı, Erden Timur için rol planlıyordu ve Eşref Hamamcıoğlu ile yarışmaya hazırlanıyordu. Haziran ayında ne olacağını bu tarihteki yazıya geriye dönük biçimde eklemek, haberin zaman perspektifini bozar.

Galatasaray'ın ihtiyacı vaatlerden çok uygulanabilir takvim

Ben başkan adaylarının proje açıklamasına karşı değilim; tam tersine ayrıntılı proje isterim. Fakat her projenin takvimi ve maliyeti bulunmalı. “Mali bağımsızlık sağlayacağız” deniyorsa kaç yılda? “Futbolda başarı gelecek” deniyorsa hangi sportif yapılanmayla? “Gayrimenkulleri geliştireceğiz” deniyorsa hangi hukuki modelle?

Bu soruların cevabı seçimden sonra hatırlanmıyorsa seçim kampanyası yalnızca vaat yarışına dönüşür. Genel kurul üyesinin ve taraftarın sonraki yıllarda yönetime hesap sorabilmesi için başta verilen vaatlerin ölçülebilir olması gerekiyor. Ben şeffaflığı sadece rakam açıklamak değil, hedef ile gerçekleşeni karşılaştırabilecek düzen kurmak olarak görüyorum.

Metin Öztürk'ün listeye katılması yönetimde tecrübe dağılımını değiştirdi

Metin Öztürk 2021 başkanlık seçiminde de aday olmuş ve 893 oy almıştı. 2022'de iptal edilen 30 Nisan seçiminin iki adayından biriydi. Dolayısıyla Dursun Özbek'in yönetim kuruluna giren isim, seçim kampanyasına son günlerde dahil olmuş sıradan bir yönetici adayı değildi; kendi başkanlık hazırlığı ve ekibi bulunan bir isimdi.

Bu durum ortak listenin nasıl çalışacağı sorusunu daha önemli hale getiriyor. Başkanlık hedefi bulunan güçlü isimlerin aynı kurulda görev yapması doğru yönetilirse çok önemli bir tecrübe yaratabilir. Yetki alanları baştan belli değilse karar çatışması da doğurabilir.

Ben burada kişisel uyum üzerine spekülasyon yapmam. 20 Mayıs itibarıyla bildiğimiz şey, Özbek ve Öztürk'ün ortak liste konusunda anlaşmış olması ve Metin Öztürk'ün yönetim kurulu asıl listesine girmesi. Bunun yönetimde nasıl görev dağılımına dönüşeceği seçimin kazanılması halinde ayrıca belirlenecek bir konu.

Seçimden önce futbol teknik direktörü konusunda kesin hüküm yok

20 Mayıs itibarıyla Domènec Torrent takımın başındaydı ve sezon henüz tamamlanmamıştı. Dursun Özbek'in adaylık listesi teslimi, teknik direktörün değiştirildiği veya yeni hocayla anlaşma sağlandığı anlamına gelmiyor. Seçim dönemlerinde çok sayıda teknik direktör ve futbolcu ismi ortaya çıkabilir; doğrulanmamış görüşmeleri kesin karar gibi arşive yazmak doğru değil.

Ben yeni yönetim kim olursa olsun teknik direktör kararını popülerlik yarışına dönüştürmemesini isterim. Önce Galatasaray'ın nasıl futbol oynamak istediği belirlenmeli. Sonra o oyuna uygun teknik direktör seçilmeli. Her iki yılda bir tamamen başka futbol anlayışına geçersek kadrodaki oyuncuların yarısı her yeni hocada gereksiz hale gelir ve yeniden transfer harcaması başlar.

20 Mayıs'ta seçim yarışı artık iki adaylı

Yeni seçim sürecinin başlarında farklı isimler konuşulsa da liste teslim günü itibarıyla resmî yarış Dursun Özbek ve Eşref Hamamcıoğlu arasında şekillendi. Metin Öztürk Dursun Özbek'in yönetim listesinde yer alıyordu. Her iki aday da aynı gün Divan Kurulu Başkanlığına gerekli belgelerini sundu.

Ben bu aşamadan sonra kulüp gündeminin mahkeme tartışmasından proje tartışmasına dönmesini istiyorum. Haftalar boyunca “seçim olacak mı?” sorusunu konuştuk. 20 Mayıs'ta artık asıl soru “adaylar Galatasaray'ı nasıl yönetecek?” olmalıydı. Kulübün ihtiyacı da tam olarak bu normalleşmeydi.

Sonuç: Dursun Özbek resmen yarışta, ekip ve hedefler belli olmaya başladı

20 Mayıs 2022, Galatasaray'ın uzun ve karmaşık seçim sürecinde önemli bir eşik oldu. Eski başkan Dursun Özbek, yönetim, denetim, sicil ve disiplin kurullarından oluşan aday listesini Divan Kurulu Başkanı Aykutalp Derkan'a teslim ederek olağanüstü seçimli genel kurul için resmî başvurusunu tamamladı. Daha önce başkanlık yarışında bulunan Metin Öztürk, bu kez Özbek'in yönetim kurulu asıl listesinde yer aldı.

Özbek'in ana mesajları mali bağımsızlık, sportif başarı ve gayrimenkul projelerinin geliştirilmesi üzerineydi. Erden Timur'un yönetim kurulu listesinde değil, planlanan Sportif AŞ yapılanmasında ve gayrimenkul projelerinde görev alacağı açıklandı. Bu ayrım, kurulacak yönetim modelinin yalnızca dernek yönetim kurulundan oluşmayacağını gösteriyordu.

Ben Galatasaraylı olarak bu listeden mucize beklemiyorum; kurumsal düzen bekliyorum. İsimlerin tanınmış olması tek başına yeterli değil. Hangi yöneticinin hangi işi yapacağı, Sportif AŞ'nin nasıl yönetileceği, futbol takımının hangi bütçeyle kurulacağı, gayrimenkul projelerinden elde edilecek kaynağın nasıl kullanılacağı ve genel kurula nasıl hesap verileceği daha önemli.

Dursun Özbek'in geçmişte başkanlık yapmış olması ona kulübü tanıma avantajı veriyor; aynı zamanda önceki döneminden çıkarılan dersleri gösterme sorumluluğu yüklüyor. Metin Öztürk'ün kendi başkanlık hazırlığından vazgeçip ortak listeye katılması yönetim ekibini güçlendirebilir; bunun gerçekten birliktelik üretip üretmeyeceğini ise uygulama gösterecek. Erden Timur gibi yönetim listesinde olmayan ancak önemli görev için açıklanan isimlerin yetki ve sorumluluklarının da baştan açık olması gerekiyor.

Galatasaray 2021-2022 sezonunda sahada tarihine yakışmayan bir lig tablosu yaşadı. İdari tarafta seçimlerin mahkemeye taşındığı, seçim tarihinin değiştiği ve aylardır belirsizlik konuşulan bir dönem geçirildi. Yeni yönetim kim olursa olsun önünde sıradan bir görev olmayacak. Futbolun yeniden ayağa kaldırılması, mali dengenin güçlendirilmesi ve kulüp içindeki güvenin onarılması aynı anda yapılmak zorunda.

20 Mayıs itibarıyla sandık henüz kurulmadı ve hiçbir aday seçilmiş değil. Dursun Özbek listesini verdi, Eşref Hamamcıoğlu da aynı gün başvurusunu tamamladı. Bundan sonra söz projelerde ve nihayetinde Galatasaray genel kurulunda. Benim beklentim, yarışın sonunda kimin kazandığından bağımsız olarak sandıktan çıkan yönetimin Galatasaray'ı yeniden ortak hedef etrafında birleştirebilmesi.

Başkanlar değişir, yönetimler değişir, futbolcular ve teknik direktörler değişir. Galatasaray kalır. Bu yüzden seçim döneminin en değerli cümlesi bana göre “ben” değil “Galatasaray” olmak zorunda. Dursun Özbek listesini 20 Mayıs'ta teslim ederek yarışa resmen girdi; şimdi bu listenin Galatasaray'ın sorunlarına hangi somut çözümleri önerdiğini anlatma zamanı.