Galatasaray Kulübü'nde Burak Elmas başkanlığındaki yönetim kurulunun görev dağılımı, 23 Haziran 2021'de açıklandı. Ali Polat Bengiserp ikinci başkan, Rezan Epözdemir ve Bikem Kanık başkan yardımcısı oldu. Genel sekreterliği Şükrü Köksal Ünlü, muhasip üyeliği Burçak Emre Zorlu, yönetim kurulu sözcülüğünü Mehmet Remzi Sanver üstlendi. İlk toplantının ardından açıklanan iletişim tercihleri de yeni dönemin yalnızca isimlerden ibaret olmayacağını gösteren bir başlangıç yaptı.
Galatasaraylı olarak görev listesini bir sonuç değil, sorumluluğun başlangıcı sayıyorum. Bir yöneticinin hangi koltuğa oturduğundan daha önemli olan, o görevde hangi işi zamanında yapacağı. Unvan dağıtmak kolay; yetkiyi, hesabı ve uygulamayı aynı yerde buluşturmak zor. Bu nedenle yeni yönetimi ilk gününden başarısız ilan etmem, fakat daha ilk toplantısında bütün sorunları çözecek ekip olarak da alkışlamam. Açıklanan yapının değerini, kulübün günlük işlerine ve sportif hazırlığına nasıl yansıyacağı belirleyecek.
Galatasaray Yönetim Kurulu'nda kim hangi görevi üstlendi?
Kulübün yayımladığı görev bölümü şu şekilde oluştu. Bu tablo belirlenen unvanları gösteriyor; bütün branşların ve projelerin ayrıntılı sorumluluk listesi anlamına gelmiyor.
| Görev | Yönetici |
|---|---|
| Başkan | Burak Elmas |
| İkinci başkan | Ali Polat Bengiserp |
| Başkan yardımcısı | Rezan Epözdemir |
| Başkan yardımcısı | Bikem Kanık |
| Genel sekreter | Şükrü Köksal Ünlü |
| Muhasip üye | Burçak Emre Zorlu |
| Yönetim kurulu sözcüsü | Mehmet Remzi Sanver |
İsimleri doğru görevlerle eşleştirmek önemli. Özellikle sözcülük, mali işler ve genel sekreterlik gibi farklı sorumlulukları aynı anlamda kullanmamalıyız. Ben yönetimin hangi konuda kimi görevlendirdiğini bilmek isterim; fakat yalnızca bu listeden hareketle açıklanmamış imza yetkileri, harcama sınırları veya branş görevlendirmeleri üretmem. Görevi olmayan bir unvanı kişiye eklemek de listede ayrı başlık verilmeyen üyeyi yönetimden çıkarılmış gibi göstermek de yanlış olur.
Seçim, mazbata ve ilk toplantı üç ayrı aşama
Burak Elmas 19 Haziran'da başkan seçildi. Mazbata töreni 22 Haziran'da yapıldı; Mustafa Cengiz ve yeni yönetim arasındaki devir teslim de aynı gün gerçekleşti. 23 Haziran'da ise ilk yönetim kurulu toplantısı ve görev bölümü gündeme geldi. Dolayısıyla bugünkü haber yeniden yapılan bir başkanlık seçimini değil, seçilmiş ekibin kendi içindeki çalışma düzenini anlatıyor.
Devir teslimde Elmas, önceki yönetimin deneyiminden yararlanmak istediğini söyledi; Cengiz de destek vermeye hazır olduklarını belirtti. Ben bu yaklaşımın törende kalmamasını isterim. Devam eden bir sözleşmenin koşulu, yaklaşan bir ödeme veya sonuçlanmamış bir proje, başkan değiştiğinde ortadan kalkmıyor. Yeni ekibin doğru karar vermesi için devraldığı işlerin durumunu bilmesi gerekiyor. Geçmiş dönemi topluca suçlamak da bütün dosyaları sorgulamadan kabul etmek de sağlıklı bir başlangıç değildir.
İlk toplantı Galatasaray Lisesi'nde yapıldı
Seçilmiş 90. yönetim kurulu, ilk toplantısını Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirdi. Buradaki 90 sayısı yönetim kurulunun sırasını ifade ediyor; Burak Elmas'ın kulübün 38. başkanı olmasıyla çelişmiyor.
Ben okulda yapılan bu başlangıcın değerini, yalnızca geleneklere uygun bir fotoğraf vermekte aramam. Geçmişi sahiplenmenin bugünkü karşılığı, işe ciddiyetle yaklaşmak ve devralınan sorumluluğu kişisel itibarın önüne koymaktır. Eski başkanlara saygı göstermek, yeni yönetimin onların kararlarını inceleyemeyeceği anlamına gelmez. Aynı şekilde yeni bir dönem başlatmak da geçmişte doğru yapılan her şeyden vazgeçmeyi gerektirmez. Gelenekle yeniliği birbirine düşman etmeden çalışabilmek daha güçlü bir tercih olur.
İkinci başkanlık, bütün işleri başkana taşıyan bir ara durak olmamalı
Ali Polat Bengiserp'in üstlendiği görevden benim beklediğim, farklı çalışma alanları arasındaki koordinasyonun güçlenmesi. Bu, açıklanmış ayrıntılı bir yetki belgesinin özeti değil; yönetimin nasıl işlemesini istediğime ilişkin değerlendirmem. Her dosya en sonunda başkanın telefonuna bağlanıyorsa, görevlerin ayrı kişilere verilmiş olmasının pratik yararı sınırlı kalabilir.
Örneğin bir tesis işiyle mali plan aynı tarihte karar bekliyorsa, iki birimin birbirinden habersiz ilerlememesi gerekir. Kimin hangi bilgiyi hazırlayacağı ve kararı ne zaman alacağı belli olmalı. Başkanın her ayrıntıyı tek başına çözmesini beklemek, güçlü liderlikten çok kuruma gereksiz bağımlılık yaratır. Ben ikinci başkanlık makamını daha çok görünmek için değil, işlerin daha az tıkanması için değerli görmek isterim.
Rezan Epözdemir hukukta, Bikem Kanık mali işlerde
Remzi Sanver'in toplantı sonrası açıklaması, başkan yardımcılıklarının alanlarını da belirginleştirdi: Epözdemir hukuk işlerinde, Kanık mali işlerde görev aldı.
Hukuk tarafında benim beklentim, yalnızca bir uyuşmazlık çıktığında güçlü açıklamalar yapılması değil. Sözleşme hazırlanırken riskin görülmesi, verilen taahhüdün anlaşılır olması ve sürelerin kaçırılmaması da önemli. Kulübün hakkını savunmak bazen kamuoyuna konuşmayı gerektirebilir; bazen de kimsenin görmediği bir dosyada doğru maddeyi hazırlamakla gerçekleşir. Ben başarının yalnızca kazanılan davayla değil, doğması önlenen sorunla da değerlendirilmesini isterim.
Mali işlerde ise ilk sorum, yeni kaynağın bulunup bulunmayacağından önce mevcut yükün nasıl yönetileceği olur. Hangi ödeme hangi tarihte yapılacak, karşılığındaki gelir ne kadar kesin ve gecikme halinde hangi harcama ertelenebilir? İyi görünen bir yıllık toplam, ay içindeki nakit ihtiyacını kendiliğinden karşılamaz. Kanık'ın sorumluluk alanının, bütçeyi transfer heyecanının arkasından takip eden değil, kararın başında hesaba katılan bir yapı içinde çalışmasını bekliyorum.
Muhasip üyelik ile mali işler birbirinin yerine geçmemeli
Burçak Emre Zorlu'nun muhasip üye olarak belirlenmesi, mali işler başkan yardımcılığından ayrı bir görevlendirme. Duyuru bu iki alanın bütün iç işleyişini açıklamıyor. Bu nedenle hangi ödeme için kimin tek başına imza atacağını veya profesyonel mali ekibin nasıl değişeceğini kesinleştiremeyiz.
Benim görmek istediğim, planlanan tutarla gerçekleşen ödemenin düzenli karşılaştırılması. Bir futbolcunun sözleşmesi konuşulurken yalnızca ilk ödeme değil, sonraki sezonların yükü de görünür olmalı. Bir projenin bedeli değişiyorsa bunun ne zaman ve neden değiştiği izlenebilmeli. Bütçe hazırlayanla kayıtları takip edenlerin aynı bilgiyle çalışması, sonradan ortaya çıkan sürprizlerin azaltılması açısından değerli. Görevler ayrı olabilir; kullanılan mali tablonun birbirinden kopuk olmasını istemem.
Genel sekreterlikte başarı, kararın uygulanmasında görülecek
Şükrü Köksal Ünlü'nün görevi, taraftarın transferler kadar konuşmadığı fakat benim yönetim düzeni açısından önemsediğim bir alanı temsil ediyor. Toplantıda bir karar almakla o kararın ilgili kişiye ulaşması ve gereken işlemin tamamlanması aynı şey değil. Aradaki takip eksikse, kurul aynı konuyu farklı toplantılarda yeniden konuşabilir ama iş ilerlemeyebilir.
Ben burada basit bir disiplin bekliyorum: Kararın tarihi, sorumlusu, gerekli belgesi ve tamamlanma aşaması belli olsun. Bir yazışma kişisel e-posta hesabında kalmasın; görevi devralan insan dosyanın geçmişini anlayabilsin. Bunlar yeni yönetimin şimdiye kadar eksik yaptığına ilişkin iddialarım değil. Görev dağılımının gerçek bir çalışma düzenine dönüşmesi için aradığım ölçüler. Kurumsal hafıza, sadece eski kupaları hatırlamak değil, dün alınan kararın bugün nerede olduğunu bilebilmektir.
Remzi Sanver'in sözcülüğü ile planlanan profesyonel sözcü ayrı
Sanver yönetim adına açıklama yapacak. Ayrıca günlük kulüp gündemi için profesyonel bir sözcü belirlenmesi planlanıyor; o kişinin adı açıklanmadı. Başkanın açıklama yapma yetkisi de korunuyor.
Bu ayrımı önemserim, çünkü sözcülük bir kişinin bütün konularda kendiliğinden karar vereceği makam gibi görülmemeli. Yönetimin aldığı kararı anlatmak başka, günlük soruya doğrulanmış bilgi vermek başka bir iş. İkisinin birbiriyle uyumlu çalışması gerekiyor. Ben iletişimde daha az karışıklık isterim; bunun karşılığında daha az bilgi verilmesini değil. Muhatabın belli olması, taraftarın sorusunun hangi kapıda kaybolduğunu aramasını önlemeli.
Bir açıklama yapılacaksa görüşmenin hangi aşamada olduğunu açıkça söylemek yeterli olabilir. Henüz tamamlanmamış işlemi bitmiş gibi anlatmak da hiçbir şey söylenemeyeceğini öne sürüp belirsizliği büyütmek de doğru değil. Ben sözcünün değerini cümlelerinin sertliğinde değil, verdiği bilginin ertesi gün de güvenilir kalmasında ararım. Yeni iletişim düzeni taraftarın duygusunu yönetmekten önce, doğru bilgiye ulaşmasını sağlamalı.
Yöneticiler sosyal medya hesaplarını kapatmıyor
Alınan karar, yöneticilerin bütün hesaplarını silmesi değil. Kulübe ilişkin kişisel açıklamalar yerine yetkili sözcüler, başkan ve kurumsal hesaplar üzerinden iletişim yürütülmesi benimsendi.
Bunu ilke olarak olumlu karşılarım. Örneğin bir yönetici transfer için umutlu konuşurken diğerinin aynı dosyada henüz ilerleme olmadığını söylemesi, taraftarın beklentisini yanlış kurabilir. Burada böyle bir olayın yeni ekipte yaşandığını iddia etmiyorum; ortak iletişim tercihinin neyi önleyebileceğini anlatıyorum. Kararın gücü, aynı bilgiye dayanan açıklamalar yapılmasında olacak.
Fakat kişisel paylaşımların azalması, soruların cevaplanmamasına dönüşürse amaç kaybolur. Ben yöneticinin her gün sosyal medyada görünmesini istemem; görevindeki gelişmeyi öğrenebilmek isterim. Bir iş gecikmişse gerekçesi, tamamlanmışsa sonucu uygun kanaldan anlatılmalı. Sessizliğin kendisi başarı değildir. Başarı, gereksiz gösteriş azalırken üyeye ve taraftara verilen bilginin niteliğinin artmasıdır.
Gizlilik taahhüdü, denetimden kaçmanın gerekçesi olmamalı
Sanver, yönetim kurulu üyelerinin kulüp bilgilerini korumaya yönelik gizlilik taahhütnamesi imzaladığını da bildirdi.
Henüz sonuçlanmamış bir pazarlığın veya karşı tarafla paylaşılan özel koşulların kontrolsüz biçimde yayılmasını doğru bulmam. Böyle bir durumda gizliliğin kulübe yararı olabilir. Ama benim gözümde pazarlığı korumakla, tamamlanmış bir işlemin sonuçlarını yetkili denetimden saklamak farklı şeylerdir. İkincisini bir yönetim ilkesi olarak kabul edemem. Kamuoyuna hangi ayrıntının açıklanacağı ayrıca değerlendirilir; kararın kaydının ve gerekçesinin kurum içinde bulunması ise başka bir sorumluluktur.
Örneğin yeni bir anlaşmanın henüz görüşülen bedelini açıklamamak anlaşılabilir. Buna karşılık işlem tamamlandığında kulübün neyi üstlendiği, yetkili organların inceleyebileceği biçimde kayıt altında olmalı. Ben gizlilik tercihini bu denge içinde desteklerim. Sızıntıyı önleyen ama sorumluluğu görünmez kılmayan bir yöntem, hem yönetimi hem kulübü koruyabilir. Sır saklamakla hesap vermemek aynı anlayışa dönüşmemeli.
Futbol şubesi sorumluluğunda farklı model gündemde
DHA'nın aynı günkü haberinde ayrı bir futbol şubesi sorumlusu görevlendirilmeyeceği ve Fatih Terim'in doğrudan Burak Elmas'a bağlı çalışacağı aktarıldı. Bu bilgi, kulübün yayımladığı unvan listesinden ayrı olarak, futbol yönetimine ilişkin haberleştirilmiş modeli anlatıyor.
Ben başkan ile teknik direktör arasındaki iletişimin doğrudan olmasını yararlı bulabilirim. Ancak bunun anlamı, bütün transfer sözleşmelerinin veya harcamaların teknik direktörün sınırsız kararına bırakılması olamaz. Oyuncunun futbol özelliklerini değerlendirmekle kulübün hangi ödeme yükünü taşıyacağını belirlemek farklı sorumluluklar. Teknik plan ile mali değerlendirme aynı masada buluşmalı; biri diğerini gereksiz saymamalı.
Aradaki yönetici sayısının azalması kararları hızlandırabilir, fakat başkanın tek başına her ayrıntıyla ilgilenmesine de yol açabilir. Ben profesyonel çalışanların, sağlık ekibinin ve oyuncu değerlendirmesi yapan kişilerin işlevini koruyan bir düzen isterim. Terim'in saha içindeki sorumluluğu açık olsun; yönetimin sözleşme ve bütçe sorumluluğu da aynı açıklıkta kalsın. İlk görüş ayrılığında kimin neye karar verdiğinin tartışıldığı bir yapı, başlangıçtaki uyum görüntüsünü kolayca tüketir.
Transfer dosyasında bütün görevler aynı anda sınanacak
Görev dağılımının işe yarayıp yaramadığını görmek için ilk transfer kararına bile bakmak mümkün. Benim beklediğim süreçte teknik ekip ihtiyacı tarif eder; adayın katkısı incelenir; mali taraf toplam yükü karşılaştırır; hukuk tarafı taahhütleri değerlendirir. İşlem tamamlandığında doğru bilgi, yetkili iletişim kanalından verilir. Bu, kulübün açıkladığı ayrıntılı bir işlem sırası değil; yeni yapının nasıl fayda üretebileceğine ilişkin benim örneğim.
Bu aşamalardan birinin diğerlerini beklenmedik anda devre dışı bırakmasını istemem. Futbolcu çok isteniyor diye bütçe sınırı ortadan kalkmamalı. Daha ucuz diye farklı görevi yapan oyuncu aynı ihtiyacın çözümü gibi gösterilmemeli. İmza törenine yetişsin diye incelenmemiş madde kabul edilmemeli. Yönetim başarısı, bölümleri birbirine engel yapmakta değil, aynı hedefe doğru ve zamanında çalıştırmakta yatıyor.
PSV eşleşmesi, organizasyonun ilk sportif takvimini belirliyor
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turundaki rakibi, 16 Haziran kurasında PSV Eindhoven olarak belirlenmişti. Kulübün duyurduğu takvim ilk maçlar için 20-21 Temmuz'u, rövanşlar için 27-28 Temmuz'u gösteriyor. Yeni görev dağılımının ardından önümüzde uzun bir bekleme dönemi değil, yaklaşan bir Avrupa hazırlığı bulunuyor.
Bu durum her kararın aceleye getirilmesini haklı çıkarmaz. Benim beklentim, hangi işin ne zaman bitmesi gerektiğinin baştan belirlenmesi. Teknik heyet bir görev için yeni oyuncu bekliyorsa o futbolcu gelene kadar hazırlığın nasıl sürdürüleceği düşünülmeli. Yönetim görüşmeyi uzatıyorsa bunun takıma katılım zamanını nasıl etkilediğini hesaba katmalı. Avrupa hedefi, sadece rakibin adını konuşarak hazırlanabileceğimiz bir mesele değil.
PSV karşılaşmasının sonucu henüz bilinmiyor; bu yüzden yeni yapıya şimdiden sportif başarı veya başarısızlık yazamam. Ancak hazırlık sorumluluğunu değerlendirmek için sonucu beklemek zorunda da değiliz. Görevler açık mı, kararlar zamanında alınıyor mu, teknik çalışma idari gecikmeler nedeniyle aksıyor mu? Bunlar maç oynanmadan da izlenebilecek konular. Yönetim kurulu duyurusunun sahaya değdiği yer tam burada başlayacak.
Futbol dışındaki işler de aynı ciddiyeti hak ediyor
Ben görev dağılımının bütün anlamını transfer masasına sıkıştırmam. Basketbol, voleybol, altyapı ve tesislere ilişkin işlerde de kararın kim tarafından takip edileceği bilinmeli. Futbolun daha çok konuşulması, diğer alanların ancak sorun büyüdüğünde hatırlanmasını doğru yapmaz. Yeni ekibin her branşa aynı bütçeyi vermesini değil, her biri için anlaşılabilir hedef ve çalışma düzeni kurmasını beklerim.
Bir branşta kaynak sınırlıysa bunun nasıl kullanılacağı önceden tartışılmalı. Son anda kesilen imkanların yükünü yalnızca sporcuya veya antrenöre bırakmak istemem. Tesis işlerinde de açılış vaadi kadar bakım, kullanım ve gider planı önemli. Yönetim kurulunun başarısı, kamuoyunun en çok izlediği alanda görünür olmaktan daha geniş bir sorumluluk taşımalı. Galatasaray'ın bütününe hizmet, benim için bu ayrıntılarda anlam kazanıyor.
Taraftar olarak hangi sonuçları takip edeceğim?
İlk toplantıdan bütün sorunların çözümünü beklemem; fakat başlangıçta açıklanan ilkelerin sonraki kararlarda korunmasını beklerim. İletişimde tutarlılık denildiyse çelişkili duyurular azalmalı. Görev dağıtıldıysa bir dosyanın sorumlusu bulunabilmeli. Mali disiplin savunuluyorsa harcama kararının karşılanabilirliği önceden incelenmeli. Bunlar benim değerlendirme ölçülerim; yönetimin ilan ettiği yeni performans hedefleri değil.
Bir hata yaşandığında da yalnızca kimin suçlanacağına bakmayacağım. Hatanın nasıl fark edildiği, aynı durumun tekrarlanmaması için neyin değiştirildiği ve üyeye ne kadar açık bilgi verildiği daha önemli. Yeni yönetime destek vermek, denetim ihtiyacından vazgeçmek değildir. Ben doğru işi takdir ederken eksik kalan görevi de açıkça söyleyebileceğim bir ilişki istiyorum. Başarıya duyduğumuz istek, değerlendirme ölçülerimizi ortadan kaldırmamalı.
Sonuç: Görevler belli, şimdi işin karşılığını görme zamanı
Galatasaray'ın 23 Haziran'da açıkladığı yapı, seçimden sonraki çalışma düzeninin önemli bir adımı. Başkanlık ekibi, mali ve idari görevler, sözcülük ve iletişim tercihleri görünür hale geldi. Bundan sonra taraftarın önündeki soru yalnızca kimin nerede görev aldığı değil, bu görevlerin birbirini nasıl tamamladığı olacak.
Ben Galatasaray'da daha çok unvan değil, daha az aksayan iş görmek istiyorum. Bir yöneticinin adını her gün duymam gerekmiyor; sorumlu olduğu alanda işler ilerliyorsa katkısını zaten hissederiz. Burak Elmas ve ekibinin ilk toplantıda ortaya koyduğu yaklaşım umut verebilir. O umudu güvene dönüştürecek olan ise doğru hazırlanmış sözleşmeler, zamanında alınmış kararlar, açık iletişim ve hesap verilebilir uygulamalar. Görev dağılımının gerçek başarısı, duyurulduğu gün değil, sorumlulukların yerine getirildiği günlerde anlaşılacak.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap