Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 11. haftasında Corendon Alanyaspor karşısında iki farklı üstünlüğünü koruyamayarak sahadan 2-2 beraberlikle ayrıldı ve ligdeki puan kaybı serisini üç maça çıkardı. 23 Ekim 2022 Pazar akşamı Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda oynanan mücadelede sarı-kırmızılılar ilk yarının henüz 21. dakikasında Dries Mertens ve Mauro Icardi'nin golleriyle 2-0'lık üstünlük yakaladı. Ancak Sacha Boey'in TFF kayıtlarına göre 32. dakikada doğrudan kırmızı kart görmesiyle maçın bütün dengesi değişti. Galatasaray yaklaşık bir saatlik bölümü 10 kişi oynarken Alanyaspor ikinci yarıda Jure Balkovec ve 90+1. dakikada Ahmed Hassan'ın golleriyle beraberliği yakaladı. Uzatmalarda Abdülkerim Bardakcı'nın da kırmızı kart görmesiyle sarı-kırmızılı ekip karşılaşmayı dokuz kişi tamamladı. Galatasaray bu sonuçla puanını 18'e yükseltti ancak ligdeki son üç karşılaşmasında yalnızca iki puan toplayabildi.

Galatasaraylı olarak bu maçın bende bıraktığı duygu sadece “iki puan kaybettik” değil. İlk yarının ilk yarım saatinde sezonun belki de en etkileyici Galatasaray'larından birini izledik. Önde baskı yaptık, rakibi hataya zorladık, iki gol attık, iki golümüz ofsayt nedeniyle geçersiz sayıldı ve çok sayıda pozisyona girdik. Ardından bir kırmızı kart geldi ve karşılaşmanın karakteri tamamen değişti. Hakem Ali Palabıyık'ın Sacha Boey için verdiği kırmızı kart Galatasaray cephesinin çok sert itirazına neden oldu ve gece sonunda yönetimden teknik heyete kadar son derece ağır açıklamalar yapıldı. Bu itirazları tarihsel kayda kendi sahiplerinin görüşleri olarak geçirmek gerekiyor; ancak sahadaki başka bir gerçeği de unutmamak lazım: 2-1 önde olduğumuz 90. dakikada maçı yönetip bitiremedik. Okan Buruk'un da maçtan sonra kabul ettiği gibi, son bölümde topu ve zamanı daha iyi yönetebilseydik bütün tartışmalara rağmen üç puanı alabilirdik.

Maç 23 Ekim'de oynandı, haber 24 Ekim'e taşındı

Arşiv kronolojisi açısından tarih ayrımını net tutmak gerekiyor. Galatasaray-Corendon Alanyaspor karşılaşması 23 Ekim 2022 Pazar günü saat 20.00'de oynandı. Mücadelenin ardından Okan Buruk'un açıklamaları 23 Ekim gecesinde yayımlandı; Dursun Özbek ve Erden Timur'un sert değerlendirmeleri ise gece yarısından sonra 24 Ekim tarihine geçti. Anadolu Ajansı'nın “Galatasaray'da puan kayıpları sürüyor” başlıklı değerlendirmesi de 23 Ekim'de yayımlanıp 24 Ekim'de güncellendi.

Dolayısıyla başlığın tarihi 24 Ekim olsa da maçın gerçek tarihi 23 Ekim. Tarihsel haber arşivinde bu ayrım önemli. 24 Ekim sabahına gelindiğinde konuşulan şey artık sadece 2-2'lik skor değil; son üç lig maçında devam eden puan kaybı, iki kırmızı kart, hakem kararları ve Galatasaray yönetiminin TFF ile hakem yönetimine yönelik son derece sert tepkileriydi.

45 bin 34 taraftar ve Cumhuriyet'in 99. yılı koreografisi

Maç başlamadan önce Nef Stadyumu'nda oldukça etkileyici görüntüler vardı. Galatasaray taraftarı Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 99. yıl dönümü için özel koreografi hazırladı. Tribünlerin oluşturduğu atmosfer karşılaşmanın daha ilk düdüğü çalmadan geceye ayrı anlam kattı.

Karşılaşmayı 45 bin 34 biletli seyirci takip etti. Yeni sezon boyunca yüksek seyirci ortalamasına ulaşan Galatasaray bir kez daha neredeyse tamamen dolu tribünler önünde sahaya çıktı.

Ben özellikle böyle atmosferlerde takımın ilk dakikadan rakibi baskı altına almasını çok değerli buluyorum. Taraftar size inanılmaz enerji veriyor ve bunu oyunun başlangıcında rakibe hissettirdiğiniz zaman stadyum gerçek bir avantaja dönüşüyor. Alanyaspor karşısındaki ilk yarım saat tam olarak böyleydi.

Galatasaray'ın Alanyaspor karşısındaki ilk 11'i

Okan Buruk mücadeleye Fernando Muslera, Sacha Boey, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş, Lucas Torreira, Sergio Oliveira, Dries Mertens, Milot Rashica, Kerem Aktürkoğlu ve Mauro Icardi ilk 11'iyle başladı.

Bölgeİlk 11
KaleciFernando Muslera
SavunmaSacha Boey, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş
Orta sahaLucas Torreira, Sergio Oliveira, Dries Mertens
HücumMilot Rashica, Kerem Aktürkoğlu, Mauro Icardi

Kadroda dikkat çeken en önemli değişikliklerden biri Mauro Icardi'nin santrforda doğrudan ilk 11 başlamasıydı. Arjantinli yıldız daha önce Konyaspor karşısında sonradan oyuna girerek Galatasaray'daki ilk resmî dakikalarını almış, Kayserispor deplasmanında da başlangıç kadrosunda görev yapmıştı. Alanyaspor maçı ise Icardi'nin Galatasaray kariyerindeki ilk golünün ve ilk doğrudan skor etkisinin ortaya çıktığı gece oldu.

Milot Rashica'nın da kanatta ilk 11'e yerleşmeye başlaması yeni transferlerin Okan Buruk'un ana planındaki yerinin giderek belirginleştiğini gösteriyordu. Torreira-Sergio-Mertens merkeziyle birlikte kağıt üzerinde Galatasaray'ın sezon başındaki en kaliteli teknik kadrolarından biri sahadaydı.

Henüz 3. dakikada Mertens'in golü ofsayta takıldı

Galatasaray maça son derece agresif başladı. Henüz 3. dakikada Kerem Aktürkoğlu'nun taşıdığı hücumda Dries Mertens topu ağlara gönderdi ancak ofsayt gerekçesiyle gol geçerli sayılmadı.

Ben bu pozisyonu maçın ilk yarım saatinin nasıl geçeceğinin işareti olarak görüyorum. Galatasaray rakibine topu rahat çıkartmıyor, savunma arkasına koşular yapıyor ve topu kazandığı anda doğrudan ceza sahasına gidiyordu.

Bir önceki hafta Kayserispor karşısında özellikle ilk yarıda çok etkisiz kalan takımın böyle bir reaksiyon vermesi önemliydi. Okan Buruk da Kayseri yenilgisinden sonra takımdan daha yüksek tempo ve daha fazla hücum üretimi beklediğini söylemişti. Alanyaspor karşısında ilk bölümde bunun cevabı sahada vardı.

Boey 7. dakikada kaleyi yokladı

Sacha Boey sağ kanattan hücuma katılarak 7. dakikada ceza sahası dışından sert vurdu. Kaleci Runar Runarsson topu üstten kornere çeldi. Boey'in bu hücum katkısı sezonun başlangıcında sağ bekte neden formayı yeniden kazandığını bir kez daha gösteriyordu.

Temmuz ayında geleceği belirsiz görünen oyuncu birkaç ay içinde Galatasaray'ın en hareketli futbolcularından birine dönüşmüştü. Sürati, fizik gücü ve sürekli ileri çıkışı Okan Buruk'un kanat oyununda önemli rol oynuyordu.

Ne yazık ki aynı Boey birkaç dakika sonra maçın en fazla tartışılan pozisyonunun merkezinde olacaktı.

11. dakika: Icardi hazırladı, Mertens ilk golünü attı

Galatasaray'ın geçerli ilk golü 11. dakikada geldi. Sergio Oliveira'nın pasıyla ceza yayının sol tarafında topu alan Mauro Icardi, sağ ayağının dışıyla son derece kaliteli bir pas gönderdi. Savunmanın arkasına hareketlenen Dries Mertens topa gelişine vurdu ve meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-0.

Bu gol iki yeni yıldızın Galatasaray adına ilk ciddi bağlantılarından biriydi. Icardi'nin yaptığı pas klasik santrfor hareketinden çok yaratıcı hücum oyuncusu dokunuşuydu. Mertens ise yıllardır Napoli ve Belçika Milli Takımı'nda yaptığı gibi savunma ile kaleci arasındaki doğru boşluğa koştu.

Dries Mertens bu golle Galatasaray formasıyla resmî maçlardaki ilk golünü attı. Ben bunun oyuncunun özgüveni açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Sezon başından beri hücumda aktifti, çok koşuyor ve pozisyonlara giriyordu ama skor tabelasına adını yazdıramamıştı. İlk golün gelmesi üzerindeki baskının azalmasına yardımcı olabilir.

Icardi'nin Galatasaray'daki ilk asıl etkisi

Mauro Icardi açısından pozisyonun başka önemi var. Arjantinli santrfor Türkiye'ye büyük beklentiyle geldi ancak fiziksel hazırlığı nedeniyle kademeli olarak takıma dahil edildi. İlk maçlarında gol bulamadığı için doğal olarak “ne zaman açılacak?” sorusu oluşmaya başlamıştı.

Alanyaspor karşısında önce Mertens'in golünü çok özel bir pasla hazırladı. Ardından kendi golünü attı. Yani Icardi yalnız bitirici değil, hücum bağlantısında da etkili olabileceğini gösterdi.

Ben Icardi'den her maç 40 metre top taşımasını beklemiyorum. Onu dünya çapında santrfor yapan özellik ceza sahasındaki pozisyon bilgisi ve bitiriciliği. Fakat Mertens'e yaptığı bu pas, çevresindeki kaliteli oyuncularla bağlantı kurabildiğinde Galatasaray hücumunun çok daha zenginleşebileceğini gösteriyor.

17. dakikada Mertens ikinci gole yaklaştı

Sacha Boey'in sağ kanattan yaptığı sert ortada Mertens ceza sahasında topa vurdu ancak kaleci Runarsson bu kez gole izin vermedi. Galatasaray bu bölümde Alanyaspor'a nefes aldırmıyordu.

Ön alan baskısı, kanatların hareketliliği ve Icardi-Mertens bağlantısı rakip savunmayı sürekli geri koşturuyordu. Maçın ilk 20 dakikasında sezon boyunca görmek istediğimiz hücum Galatasaray'ına çok yakın görüntü vardı.

21. dakika: Mauro Icardi Galatasaray formasıyla ilk golünü attı

Galatasaray'ın ikinci golü TFF'nin resmî müsabaka kaydına göre 21. dakikada geldi. Kulübün maç raporunda pozisyon 22. dakika olarak aktarılıyor ancak tarihsel istatistik açısından TFF kaydındaki 21. dakikayı esas almak daha doğru.

Alanyaspor kendi ceza sahasından kısa pasla çıkmaya çalışırken Galatasaray'ın yüksek baskısı hata getirdi. Efkan Bekiroğlu'nun hatalı pasında Sergio Oliveira araya girdi. Portekizli futbolcu topu kafayla Mauro Icardi'ye indirdi. Arjantinli santrfor kale sahası önünde topu kontrol etti ve düzgün bir vuruşla Runarsson'u mağlup etti: 2-0.

Mauro Icardi böylece Galatasaray formasıyla ilk resmî golünü attı.

Ben bu golü transferin gerçek başlangıcı olarak görüyorum. Havalimanında binlerce taraftarla karşılanmak, dünyaca ünlü santrfor olmak veya Inter geçmişi Galatasaray'da size otomatik gol yazmıyor. Icardi'nin kendi Galatasaray hikâyesini başlatması için sarı-kırmızılı formayla fileleri bulması gerekiyordu. O an 21. dakikada geldi.

Galatasaray'ın önde baskısının ödülü

İkinci gol aynı zamanda takım oyunu açısından çok değerliydi. Alanyaspor geriden pasla çıkmaya çalışırken Galatasaray rakibin hata yapmasını beklemedi; baskıyla hatayı zorladı. Sergio araya girdi, Icardi cezayı kesti.

Ben Okan Buruk'un sezon başından beri anlatmaya çalıştığı oyunun temel taşlarından birini burada görüyorum. Büyük takım rakibin topu kendi ceza sahasından rahatça çıkarmasına izin vermemeli. Topu rakip kaleye yakın bölgede kazanırsanız gol için uzun organizasyona ihtiyacınız kalmaz.

Özellikle Torreira gibi agresif orta saha, Sergio gibi pozisyon okuyabilen futbolcu ve önde Icardi-Mertens gibi kaliteli isimler varken bu pres yapısı Galatasaray'ın ciddi silahına dönüşebilir.

24. dakikada Icardi'nin harika golü ofsayt nedeniyle iptal

Galatasaray hız kesmedi. Yalnızca birkaç dakika sonra Icardi bir kez daha topu filelere gönderdi. Arjantinli santrfor kalecinin üzerinden son derece şık bir aşırtma vuruş yaptı ancak pozisyon ofsayt gerekçesiyle geçerli sayılmadı.

Bu, Galatasaray'ın maçtaki ikinci iptal edilen golüydü. Mertens'in 3. dakikadaki golünden sonra Icardi'nin bu vuruşu da skora yazılmadı.

Ben ilk 25 dakikaya baktığımda skor tabelasındaki 2-0'dan daha büyük bir üstünlük görüyorum. İki geçerli gol, iki ofsayt golü ve arka arkaya gelen fırsatlar... Alanyaspor o ana kadar oyunun hiçbir bölümünü kontrol edememişti.

Maçın kırılma anı: Sacha Boey'in kırmızı kartı

31. dakikanın sonunda maçın bütün yönünü değiştiren pozisyon yaşandı. Sacha Boey orta sahada topu kaybettikten sonra hızlı hücuma çıkan Daniel Candeias'ı durdurmak için müdahale etti. Hakem Ali Palabıyık pozisyonu bariz gol şansının engellenmesi olarak değerlendirdi ve Boey'e doğrudan kırmızı kart gösterdi. TFF'nin kart kaydında ihraç 32. dakika olarak yer alıyor.

Galatasaray cephesi bu karara çok sert tepki gösterdi. Kulüp maç raporunda karar “tartışmalı” olarak nitelendirildi. Okan Buruk maç sonrasında hakemin kararlarını ağır şekilde eleştirdi. Dursun Özbek ve Erden Timur da gece yarısından sonra yaptıkları açıklamalarda çok daha ileri iddialarda bulundu.

Ben tarihsel anlatımda iki şeyi birbirinden ayırıyorum. Birincisi, resmî gerçek: Ali Palabıyık pozisyonu bariz gol şansını engelleme olarak değerlendirdi ve Sacha Boey'i ihraç etti. İkincisi, Galatasaray cephesinin görüşü: Kulüp bu kararın yanlış ve maçın gidişatını değiştiren ağır karar olduğunu savundu.

Bana göre de kırmızı kart maçın kırılma anı. Ancak hakem kararı hakkındaki eleştiriyi, sonrasında Galatasaray'ın kendi oyun yönetimindeki eksiklerini yok saymak için kullanmamak gerekir.

2-0 öndeyken yaklaşık bir saat 10 kişi

Boey'in ihraç edilmesiyle Galatasaray henüz ilk yarım saat bitmeden 10 kişi kaldı. Üstelik karşılaşmanın yaklaşık bir saatlik bölümü daha vardı. Okan Buruk doğal olarak takımın savunma yerleşimini yeniden düzenlemek zorunda kaldı.

Bu noktadan sonra ilk 30 dakikadaki yüksek presin aynı yoğunlukta sürmesi mümkün değildi. Galatasaray bir yandan 2-0'lık avantajı korumaya, bir yandan kontrataklarla üçüncü golü bulmaya çalıştı.

Ben böyle durumda oyuncuların psikolojik reaksiyonunu da önemli buluyorum. Birkaç dakika önce maçı tamamen domine ediyorsunuz, sonra bir anda eksik kalıyorsunuz. Bütün plan yeniden yazılıyor. Galatasaray ilk yarının kalan bölümünde buna rağmen tehlike yaratmaya devam etti.

10 kişiyle de pozisyon bulduk

37. dakikada Rashica sağ taraftan içeri kat ederek şutunu gönderdi ancak Runarsson topu kontrol etti. 38-39. dakika civarında Rashica'nın çok kaliteli derin pasında Mertens kaleciyle karşı karşıya kaldı; Runarsson önemli kurtarış yaparak farkın üçe çıkmasını engelledi.

45. dakikada da önde kazanılan topun ardından hızlı paslarla ceza sahasına girildi ve Mertens'in sol çaprazdaki şutunu Alanyaspor kalecisi kontrol etti.

Bu fırsatlar benim için önemli. Çünkü Galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra tamamen kendi ceza sahasına gömülmedi. İlk yarının bitimine kadar üçüncü golü aradı ve bulmaya da yaklaştı.

Okan Buruk maç sonrasında oyuncularının kırmızı karta rağmen çok sayıda net fırsat oluşturduğunu özellikle vurguladı. Burada hocanın tespitine katılıyorum. İlk yarıyı 3-0 veya daha farklı bitirebilecek pozisyonlarımız vardı.

İlk yarı 2-0 sona erdi

Galatasaray soyunma odasına 2-0 önde girdi. Maçın ilk 45 dakikası çok tuhaf iki ayrı bölüme ayrılmıştı. İlk yarım saatte 11'e 11 oyunda çok açık Galatasaray üstünlüğü vardı. Son 15 dakikada ise sarı-kırmızılı takım eksik olmasına rağmen yine pozisyon üretmeyi başardı.

Ben devre arasında üç puanın hâlâ Galatasaray'a çok yakın olduğunu düşünürdüm. İki farklı üstünlüğünüz var, rakip ilk yarıda doğru düzgün gol pozisyonu üretememiş ve 10 kişi olmanıza rağmen kontratak tehdidiniz devam ediyor.

Fakat ikinci yarının çok farklı geçeceği de açıktı. Alanyaspor bütün riskleri alacak ve sayısal üstünlüğünü kullanacaktı.

Okan Buruk devrede Mertens'i çıkarıp Dubois'yı aldı

Okan Buruk ikinci yarıya zorunlu taktik değişiklikle başladı. Dries Mertens oyundan çıktı, Leo Dubois sahaya girdi. Amaç Sacha Boey'in kırmızı kartıyla boşalan sağ bek bölgesini yeniden doldurmak ve dört kişilik savunma çizgisine dönmekti.

Ben bu değişikliği doğal buluyorum. 2-0 öndesiniz ve bir oyuncunuz eksik. Hücumdan bir futbolcuyu çıkarıp savunma dengesini kurmak zorundasınız. Mertens o ana kadar maçın en iyi oyuncularından biri olabilir ama takımın geometrisi kişisel performanstan daha önemli.

Bu hamlenin bedeli Galatasaray'ın topu rakip yarı alanda tutma gücünün azalması oldu. Mertens çıkınca Icardi ile orta saha arasındaki bağlantı zayıfladı ve Alanyaspor topa daha fazla sahip olmaya başladı.

Alanyaspor ikinci yarıya bütün riskleri alarak başladı

Francesco Farioli ikinci yarının başlangıcında değişikliklerle takımını daha hücumcu hale getirdi. Jure Balkovec ve Oğuz Aydın oyuna girdi. Alanyaspor kanatları daha fazla kullanmaya ve Galatasaray'ın eksik olmasını geniş alanda değerlendirmeye başladı.

54. dakikada Oğuz Aydın'ın sol çaprazdan yaptığı vuruş Leo Dubois'ya da çarparak üst direkten döndü. Bu pozisyon ikinci yarıda Galatasaray kalesine gelecek baskının ilk ciddi işaretiydi.

Ben o andan itibaren maçın sadece savunma yaparak bitmesinin çok zor olacağını düşünüyorum. Yaklaşık 40 dakika boyunca rakibi ceza sahasının çevresinde tutarsanız bir duran top, seken top veya kaliteli şut mutlaka tehlike yaratır. Galatasaray'ın zaman zaman topu ileri taşıması gerekiyordu.

Kazımcan Karataş sakatlandı

İkinci yarıda Galatasaray'ın planını zorlaştıran başka gelişme Kazımcan Karataş'ın sakatlanması oldu. Genç sol bek 58. dakikaya yakın oyuna devam edemedi ve yerine Berkan Kutlu girdi.

Bir oyuncu eksikken savunma hattında yeni sakatlık yaşamak Okan Buruk'un değişiklik seçeneklerini daha da daralttı. Dubois sağ bekte, savunma hattının diğer bölgelerinde farklı kaydırmalar ve Berkan'ın desteğiyle takım yeniden organize edilmeye çalışıldı.

Ben bu maçta sadece kırmızı kartın değil, oyuncu değişikliklerinin de Galatasaray'ın hücum kalitesini kademe kademe azalttığını görüyorum. Mertens çıkıyor, sonra Kazımcan sakatlanıyor, ilerleyen dakikalarda Sergio ve Rashica da değişiyor. Maç sonuna yaklaşırken ilk yarıdaki hücum yapısından çok farklı takım sahada kalıyor.

64. dakikada Icardi üçüncü golü aradı

Galatasaray baskı altındayken Mauro Icardi rakip yarı alanda araya girerek önemli bir top kazandı. Runarsson'un kalesinden biraz önde olduğunu görünce erken vuruş denedi ancak top yeterli hız ve doğruluk kazanmadı; Alanyaspor kalecisi geri dönerek kontrol etti.

Ben bu pozisyonu önemli buluyorum çünkü Icardi 10 kişi kalan takımda bile fırsat kollamaya devam etti. Üçüncü gol maçın tamamen bitmesini sağlayabilirdi. Galatasaray'ın ikinci yarıdaki temel ihtiyacı tam da buydu: rakibi geriye koşturacak bir gol tehdidi.

68. dakika: Balkovec farkı bire indirdi

Alanyaspor uzun süren baskısının karşılığını 68. dakikada aldı. Ceza yayının sağ tarafında kazanılan serbest vuruşta Jure Balkovec topun başına geçti. Sloven futbolcunun sert ve düzgün vuruşu Muslera'nın sağından direk dibine gitti ve skor 2-1 oldu.

Balkovec oyuna ikinci yarıda girmişti ve kısa süre içinde maçın en etkili isimlerinden birine dönüştü. 66. dakikada yaptığı sert şutu Muslera güçlükle kornere göndermiş, iki dakika sonra serbest vuruştan golü bulmuştu.

Ben Galatasaray açısından bu golden sonraki bölümün mental olarak çok daha zor olduğunu düşünüyorum. Bir saat önce 2-0 öndesiniz ve maçı tamamen kontrol ediyorsunuz. Şimdi 10 kişi, skor 2-1 ve rakip sürekli üzerinize geliyor. Tam bu noktada saha içindeki deneyim ve maç yönetimi devreye girmeliydi.

71. dakikada iki değişiklik daha

Okan Buruk 71. dakikada Milot Rashica ve Sergio Oliveira'yı kenara aldı; Fredrik Midtsjö ile Emin Bayram oyuna girdi. Böylece takımın savunma güvenliğini ve orta saha direncini artırmak amaçlandı.

Emin'in oyuna girmesi savunmada ekstra güvenlik sağlarken Midtsjö koşu gücüyle merkezde destek vermeye çalıştı. Ancak bu değişikliklerle birlikte Galatasaray'ın hücum kalitesi daha da azaldı.

Ben böyle maçta hocanın tercihlerini sadece “neden hücumcu çıkardı?” diye eleştirmem. 10 kişisiniz ve fark bire düştü. Doğal olarak savunma düşünmek zorundasınız. Fakat topu tamamen rakibe bıraktığınız anda başka risk başlıyor. Savunmanın en iyi yollarından biri bazen topu kendi ayağınızda tutmaktır.

76. dakika: Muslera çizgide devleşti

Alanyaspor 76. dakikada beraberlik golüne çok yaklaştı. Balkovec'in kullandığı kornerde Leroy Fer altıpas civarında sert vurdu. Fernando Muslera çizgi üzerinde çok önemli refleks göstererek topu çıkardı. Dönen top yeniden Fer'in önünde kaldı ancak ikinci vuruş farklı şekilde dışarı gitti.

Ben bu kurtarışı maçın üç puan adına son büyük uyarılarından biri görüyorum. Muslera burada takımı ayakta tuttu. Antalya maçında olduğu gibi kaptan yine kritik anda devreye girdi.

Fakat bir kalecinin sizi sürekli kurtarmasına güvenerek 15 dakika daha geçirmek sağlıklı oyun planı değil. Alanyaspor'un beraberlik için ne kadar yaklaştığı belliydi.

77. dakikada Icardi çıktı, Seferovic girdi

Mauro Icardi 77. dakikada yerini Haris Seferovic'e bıraktı. Arjantinli yıldız Galatasaray formasıyla ilk golünü atmış ve Mertens'in golünü hazırlamıştı. Fiziksel olarak henüz tam maç ritmine ulaşmadığı düşünüldüğünde değişiklik anlaşılırdı.

Ben Icardi'nin bu maçtaki performansını yeni transferin Galatasaray'a gerçekten ne verebileceğine dair ilk güçlü işaret olarak görüyorum. İlk 30 dakikada Mertens ile bağlantısı, ceza sahasındaki bitiriciliği ve rakibin geriden çıkışına yaptığı baskı çok etkiliydi.

Eğer fiziksel olarak yüzde yüz seviyeye ulaşıp bu oyunu daha uzun süreye yayabilirse Galatasaray'ın santrfor sorunu ciddi ölçüde çözülmüş olabilir.

Emin Bayram'ın kritik müdahalesi

83. dakikada Alanyaspor bir kez daha önemli hücum geliştirdi. Oğuz Aydın tehlikeli pozisyonda kaleye yönelirken oyuna sonradan giren Emin Bayram zamanında müdahale ederek şutu bloke etti.

Ben genç oyuncunun böyle yüksek baskılı bölümde sorumluluk almasını değerli buluyorum. Emin sezonun farklı maçlarında ilk 11 veya sonradan oyuna girerek süre aldı. Bu tür dakikalar genç savunmacının gelişimi açısından hazırlık maçında oynanan 90 dakikadan çok daha fazla şey öğretebilir.

90. dakikaya 2-1 önde girdik

Galatasaray bütün ikinci yarıyı büyük ölçüde savunmada geçirmesine rağmen 90. dakikaya hâlâ 2-1 önde girdi. Üç puana yalnızca birkaç dakika kalmıştı.

İşte benim maçla ilgili hakem tartışmasının yanında en fazla üzerinde durduğum nokta burada başlıyor. Hakem kararına itiraz edebilirsiniz, bir saat 10 kişi oynamanın çok ağır olduğunu söyleyebilirsiniz ve bunların hepsi tartışılabilir. Ama 90. dakikaya 2-1 önde girdiyseniz artık maç yönetimi sizin sorumluluğunuzda.

Okan Buruk da maç sonrasında aynı noktaya dikkat çekti. Galatasaray'ın son bölümde kazandığı korneri kısa kullanıp süreyi eritebileceğini, buna rağmen bazı futbolcuların gereksiz biçimde ceza sahasına gittiğini söyledi. Teknik direktör beraberlik golünden dolayı üzgün olduğunu belirtirken kendi takımının bu kararına da açık şekilde eleştiri getirdi.

90+1: Ahmed Hassan üç puanı elimizden aldı

Alanyaspor 90+1. dakikada beraberliği buldu. Zinedine Ferhat sağ kanattan ceza sahasına etkili orta gönderdi. Altıpasa doğru hareketlenen Mısırlı santrfor Ahmed Hassan ön direkte yaptığı şık dokunuşla topu Muslera'nın yanından ağlara gönderdi: 2-2.

Galatasaray yaklaşık 70 dakika önce 2-0 öndeyken maç yeniden eşitlendi.

Ben golde Alanyaspor'un hakkını teslim ediyorum. Bir oyuncu eksik rakibe karşı ikinci yarıda sabırla baskı yaptılar ve son ana kadar maçı bırakmadılar. Ama bizim açımızdan bu gol çok ağır. Çünkü bütün zorluklara rağmen üç puanı koruyacak noktaya gelmiştik.

Şampiyon olmak isteyen takım böyle maçların son iki dakikasını daha iyi yönetmek zorunda. Topu köşede tutarsınız, faul alırsınız, kısa pasla süre geçirirsiniz. Rakibe son hücum şansını vermemeye çalışırsınız. Bunlar küçük ayrıntılar gibi görünür ama sezon sonunda iki puan bazen şampiyonluğu belirler.

90+3'te Emin Bayram maçı yeniden kazanabilirdi

Galatasaray beraberlik golünün ardından pes etmedi. 90+3. dakikada Fredrik Midtsjö'nün ara pasında Emin Bayram bir anda kaleciyle karşı karşıya kaldı. Genç stoperin vuruşunu Runarsson çıkardı.

Bu pozisyon Galatasaray'ın 10 kişiyle bile ne kadar direnç gösterdiğini anlatıyor. Son dakikada beraberlik golünü yemişsiniz, moral olarak tamamen çökebilirsiniz. Buna rağmen iki dakika içinde yeniden galibiyet pozisyonu üretiyorsunuz.

Emin golü atsa gecenin bütün hikâyesi bambaşka yazılabilirdi. Futbol bazen birkaç santimetrenin ve tek kurtarışın hikâyesi.

90+4: Abdülkerim Bardakcı da kırmızı kart gördü

Karşılaşmanın son anlarında Abdülkerim Bardakcı, Efecan Karaca'ya yaptığı müdahalenin ardından hakem Ali Palabıyık tarafından doğrudan kırmızı kartla oyun alanı dışına gönderildi. Galatasaray böylece maçı dokuz kişi tamamladı.

Bu, Abdülkerim'in sezon içindeki ikinci kırmızı kartıydı. Milli stoper daha önce Gaziantep FK karşılaşmasında da kırmızı kart görmüştü.

Galatasaray cephesi Abdülkerim kararına da çok sert tepki gösterdi ve kulübün maç raporunda pozisyon tartışmalı olarak değerlendirildi.

Ben bir stoperin sezonun bu kadar erken bölümünde ikinci kırmızı kartını görmesini de ayrıca üzerinde durulması gereken konu olarak görüyorum. Hakem kararını yanlış bulabilirsiniz ama oyuncunun müdahalelerinde risk yönetimi de önemli. Büyük takım futbolcusu hangi pozisyonun hakemin yorumuna açık hale geleceğini hesaplamak zorunda.

Galatasaray'da son üç lig maçında galibiyet yok

Alanyaspor beraberliğinin başlıktaki “puan kayıpları sürüyor” ifadesini oluşturmasının temel nedeni son üç lig karşılaşmasındaki tablo.

MaçSonuçPuan
Adana Demirspor - Galatasaray0-01
Kayserispor - Galatasaray2-10
Galatasaray - Alanyaspor2-21

Galatasaray bu üç maçta toplam dokuz puanın yalnızca ikisini alabildi. Ligdeki son galibiyet 16 Eylül'de Konyaspor karşısında alınan 2-1'lik sonuç olarak kaldı.

Takvimde milli ara ve fikstürde maç yapılmayan hafta bulunduğu için bu seriyi sadece geçen gün sayısıyla değerlendirmek yanıltıcı olabilir. Doğru ölçü üç lig maçının sonuçları: iki beraberlik, bir mağlubiyet.

Ben şampiyonluk yarışında bu üç maçlık bölümün ciddi uyarı olduğunu düşünüyorum. Adana deplasmanındaki beraberlik tek başına kötü sonuç sayılmaz. Kayseri mağlubiyeti ise çok kötü futbolun sonucuydu. Alanyaspor karşısında bu kez iyi başladık fakat maçı bitiremedik. Farklı nedenlerle üç maçta yedi puan kaybedildi.

10 lig maçında 18 puan

Galatasaray 11. hafta sonunda fikstür gereği toplam 10 lig karşılaşması oynamış durumda. Sarı-kırmızılı takım bu maçlarda 5 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı; 18 puan topladı.

Bu 10 maçta 12 gol atıldı ve 9 gol yenildi. Sezon başındaki gol üretimi sorunuyla karşılaştırıldığında hücumda belirli gelişme olsa da şampiyonluk hedefleyen kadronun potansiyeline göre hâlâ daha fazla skor üretmesi gerekiyor.

Ben özellikle Icardi'nin form tutmasının bu denklemi değiştirebileceğini düşünüyorum. Alanyaspor maçının ilk yarım saatinde bunun ilk güçlü örneğini gördük. Mertens ve Icardi birbirini bulduğunda, Rashica ile Kerem kanatlarda tehdit oluşturduğunda Galatasaray çok daha kaliteli hücum ediyor.

Mertens ve Icardi Galatasaray'daki ilk gollerini aynı maçta attı

Alanyaspor beraberliğinin olumlu tarihsel notlarından biri Dries Mertens ile Mauro Icardi'nin sarı-kırmızılı formayla ilk resmî gollerini aynı karşılaşmada kaydetmesi oldu.

Mertens sezonun başında takıma katılmış ve Giresunspor karşısında ilk kez forma giymişti. Çok sayıda maçta çalışkan görüntü vermesine rağmen gol bulamamıştı. Icardi ise daha geç transfer edilmiş ve fiziksel olarak hazırlanmasının ardından kadroya girmişti.

11 ve 21. dakikalarda gelen bu iki gol, Galatasaray taraftarının yaz transfer döneminde hayalini kurduğu yıldız bağlantısının ilk gerçek görüntülerinden biriydi.

Ben maçı 2-2 kaybedilmiş iki puan olarak hatırlayacağım ama Icardi-Mertens hattının açılması sezonun devamı adına ciddi umut veriyor.

Mauro Icardi için bir gol, bir gol pası niteliğinde servis

Icardi'nin Mertens'e yaptığı dış ayak pası ve kendi golündeki bitiriciliği, Arjantinli oyuncunun neden Avrupa'nın önemli santrforlarından biri olduğunu gösteren iki farklı aksiyondu.

Birinde sırtı kaleye veya çapraz konumda arkadaşının koşusunu görüyor ve yaratıcı pas çıkarıyor. Diğerinde ceza alanında rakibin hatasını sezerek doğru noktada kalıyor ve soğukkanlı biçimde bitiriyor.

Ben santrforun sadece gol sayısına bakmam ama Galatasaray'a gelen Mauro Icardi'den en büyük beklenti elbette gol. İlk golün gelmesi oyuncunun üzerindeki psikolojik yükü azaltabilir. Bundan sonra takım arkadaşlarının da onu ceza alanında daha fazla beslemesi gerekiyor.

Kayserispor yenilgisine güçlü futbol cevabı, zayıf sonuç

Bir hafta önce Galatasaray Kayseri'de 2-1 mağlup olmuş ve özellikle ilk yarıda ciddi şekilde eleştirilmişti. Kayserispor Mario Gavranovic ve Onur Bulut'un golleriyle 2-0 öne geçmiş, Barış Alper Yılmaz'ın 86. dakikadaki golü sonucu değiştirmemişti.

Okan Buruk o karşılaşmanın ardından takımının özellikle mücadele ve hücum üretiminde istediği seviyede olmadığını kabul etmişti. Alanyaspor maçının ilk yarım saati buna çok güçlü futbol cevabıydı.

Ben bu yüzden 2-2 sonucuna daha fazla üzülüyorum. Kayseri'deki kötü oyundan sonra doğru reaksiyonu verdik ama bunun karşılığını üç puan olarak alamadık. Futbol gelişimi açısından olumlu, puan cetveli açısından olumsuz gece.

Türkiye Kupası'ndaki 7-0'lık galibiyetin ardından ligde yine kayıp

Galatasaray Alanyaspor maçından birkaç gün önce Ziraat Türkiye Kupası'nda GMG Kastamonuspor'u 7-0 mağlup ederek moral bulmuştu. Bu farklı galibiyet özellikle hücum oyuncularının özgüveni açısından olumlu görüntü oluşturmuştu.

Ancak kupa galibiyetinin ligdeki puan kaybı serisini değiştirmediğini ayırmak gerekiyor. “Son üç maçta galibiyet yok” ifadesi Süper Lig karşılaşmalarını kapsıyor. Galatasaray kupada kazanmış olsa da ligde Adana, Kayseri ve Alanyaspor maçlarını galibiyetsiz tamamladı.

Ben iki kulvarı birbirine karıştırmam. Kastamonuspor'a yedi gol atmak güzel ama şampiyonluk yarışının puanları lig maçlarında dağıtılıyor.

Okan Buruk hakem kararlarına çok sert tepki gösterdi

Okan Buruk maç sonrasında yayıncı kuruluşa yaptığı açıklamada hakem Ali Palabıyık'ın yönetimini çok sert ifadelerle eleştirdi. Takımının kırmızı karta kadar çok iyi futbol oynadığını, 10 kişi kaldıktan sonra bile önemli pozisyonlar bulduğunu ve oyuncularının büyük mücadele verdiğini söyledi.

Teknik direktör daha ileri giderek Galatasaray'a karşı bir “savaş” başladığını düşündüğünü ve bunun sadece hakemlerle sınırlı olmadığını iddia etti.

Bu sözleri tarihsel kayıt açısından açık biçimde Okan Buruk'un iddiası olarak aktarmak gerekir. Bunlar bağımsız olarak doğrulanmış bir organizasyon veya komplo gerçeği değil, maç sonrasında Galatasaray teknik direktörünün son derece öfkeli şekilde yaptığı değerlendirmelerdir.

Ben hakem kararlarını çok ağır biçimde eleştirebilirim ama doğrulanmamış kasıt iddiasını olgu gibi yazmam. Galatasaray'ın hakkını savunmakla tarihsel haberciliğin doğruluk standardını korumak birbirine zıt şeyler değil.

Okan Buruk'un kendi takımına eleştirisi de önemliydi

Hakeme yönelik sert sözlerinin arasında Okan Buruk'un kendi oyuncularına yönelik son derece önemli bir eleştirisi vardı. Teknik direktör, son dakikadaki kornerde maçı paslaşarak bitirebilecek durumda olduklarını ancak bazı oyuncuların gereksiz biçimde ceza sahasına gittiğini söyledi.

Ben gecenin futbol açısından en değerli açıklamasını burada görüyorum. Hakem kararını değiştiremezsiniz. Ama 90. dakikadaki kendi kararınızı değiştirebilirsiniz.

Galatasaray 2-1 öndeyken korner kullanıyorsa öncelik üçüncü gol için sekiz oyuncuyu ceza alanına göndermek değil, kalan süreyi kontrol etmek olabilir. Topu köşede tutmak veya kısa pas yapmak hiç romantik görünmeyebilir ama şampiyonluk maçlarında profesyonellik tam olarak budur.

Erden Timur'dan çok ağır iddialar

Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Erden Timur gece yarısından sonra yaptığı açıklamada hakem atamasının ve maçta yaşananların planlı olduğunu iddia ederek son derece sert ifadeler kullandı. Daha önce Türk futbolunda adalet çağrısı yaptıklarını hatırlattı ve Galatasaray'ın geri adım atmayacağını söyledi.

Timur'un açıklamaları 24 Ekim tarihine geçti ve maçın saha dışındaki tartışmasını daha da büyüttü.

Burada yine aynı sınırı korumak gerekiyor: Erden Timur'un “kurgu”, “planlı” veya “bilinçli” şeklindeki ifadeleri yöneticinin iddialarıdır. Bunları doğrulanmış gerçek şeklinde sunmak doğru olmaz. Ancak Galatasaray yönetiminin o gece hakem kararlarını nasıl algıladığını anlamak için bu açıklamalar tarihsel olarak önemli.

Dursun Özbek: Susmayacağız

Başkan Dursun Özbek de 24 Ekim'in ilk saatlerinde yaptığı açıklamada maçtaki hakem yönetimine sert tepki gösterdi. Galatasaray'ın Türk futbolunda adalet konusunda bir süredir çağrı yaptığını söyledi ve gerekli adımlar atılana kadar seslerini yükseltmeye devam edeceklerini belirtti.

Özbek'in açıklaması, Alanyaspor maçının sadece teknik direktörün bireysel hakem tepkisi olmaktan çıktığını ve doğrudan kulüp yönetiminin gündemine dönüştüğünü gösterdi.

Ben başkanın kulübün hakkını savunmasını doğal buluyorum. Fakat bunun yanında futbol takımının da saha içindeki kendi sorumluluğunu unutmaması gerekiyor. Yönetim hakemlerle ilgili mücadeleyi verirken Okan Buruk ve oyuncular son dakika golünün tekrar yaşanmaması için kendi dersini çıkarmalı.

İki kırmızı kart, gelecek hafta için yeni sorun

Sacha Boey ve Abdülkerim Bardakcı'nın kırmızı kart görmesi sadece Alanyaspor maçını etkilemedi; bir sonraki lig haftası için de Okan Buruk'un savunma planını zora soktu. Galatasaray sıradaki lig maçında Fatih Karagümrük ile karşılaşacak.

Boey sezon başından beri sağ bekin en formda isimlerinden biri. Abdülkerim ise savunmanın merkezindeki ana oyunculardan. Aynı maçta iki savunmacının ihraç edilmesi teknik heyetin sonraki karşılaşmaya farklı kadroyla çıkmasını zorunlu hale getirecek.

Ben uzun lig sezonunda disiplin sorunlarının en az sakatlık kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Kadro geniş olabilir ama arka arkaya cezalar teknik direktörün ideal yapısını sürekli bozarsa istikrar kurmak zorlaşır.

Boey'in sezon başından beri yükselen performansı kesintiye uğradı

Sacha Boey yaz başında kadro planının dışında kalabilecek oyuncu gibi görünürken birkaç hafta içinde sağ bekte vazgeçilmez hale gelmişti. Leo Dubois'nın sakatlığıyla aldığı fırsatı iyi kullanmış ve atletizmiyle Okan Buruk'un hızlı futbolunda önemli rol üstlenmişti.

Alanyaspor maçında da kırmızı karttan önce hücuma sürekli destek veriyor, 7. dakikada kaleyi zorluyor ve sağ çizgiyi yüksek tempoda kullanıyordu.

Ben bu nedenle kırmızı kartın takım açısından çift maliyet oluşturduğunu düşünüyorum. Sadece maçta 10 kişi kalmadık; yükselen formdaki sağ beki bir sonraki mücadelede de kaybettik.

Abdülkerim'in ikinci kırmızı kartı dikkat çekiyor

Abdülkerim Bardakcı'nın Alanyaspor maçındaki kırmızı kartı sezonun henüz ilk bölümündeki ikinci ihracı oldu. Milli stoper Gaziantep FK maçında da kırmızı kart görmüştü.

Ben Abdülkerim'in futbol kalitesini tek kart üzerinden sorgulamam. Sol ayaklı stoper olması, geriden pas kabiliyeti ve yerli oyuncu statüsü Galatasaray için çok değerli. Ancak savunmacının müdahale zamanlamasında daha kontrollü olması gerekiyor.

Şampiyonluk yarışında ana stoperinizin sık sık ceza nedeniyle takım dışında kalması önemli problem olur. Bu tarafın teknik ekip tarafından ayrıca çalışılması gerekir.

Muslera yine kritik anlarda takımı ayakta tuttu

Fernando Muslera ikinci yarıda özellikle Balkovec ve Leroy Fer pozisyonlarında çok önemli kurtarışlar yaptı. Balkovec'in 66. dakikadaki sert şutunda topu kornere çeldi; 76. dakikada Fer'in yakın mesafedeki vuruşunu çizgi üzerinde çıkardı.

Beraberlik golünde Ahmed Hassan'ın ön direkteki dokunuşuna müdahale şansı çok sınırlıydı.

Ben kaptanın yine Galatasaray'ın maçın içinde kalmasında büyük rol oynadığını düşünüyorum. Sezonun başlangıcından beri Antalya deplasmanında kurtardığı penaltıdan Konyaspor maçındaki kritik pozisyonlara kadar birçok puanda Muslera'nın imzası var.

Galatasaray neden son bölümde topu tutamadı?

10 kişi oynamanın fiziksel yorgunluğu önemli faktör. Yaklaşık bir saat eksik oynadığınız zaman mesafeler uzuyor, rakip sizi sürekli sağa-sola koşturuyor ve maç sonuna doğru doğru karar verme kalitesi düşüyor.

Buna Mertens, Sergio ve Rashica gibi topu saklayabilen oyuncuların oyundan çıkması da eklendi. Sahadaki yapı giderek savunma ağırlıklı hale geldi. Icardi de 77. dakikada çıkınca rakip stoperleri geride tutacak tehdit azaldı.

Ben Okan Buruk'un değişikliklerini tek tek mantıksız bulmuyorum; fakat toplam etkileri Galatasaray'ın topu ileri taşıma kapasitesini düşürdü. Böylece Alanyaspor sürekli yeni hücum başlatabildi.

Bu, eksik kalan takımın klasik ikilemi: Savunmayı güçlendirmek için hücumcuyu çıkarırsınız; hücum tehdidiniz azalınca rakip daha rahat saldırır. Okan Buruk'un ilerleyen dönemlerde bu dengeyi daha iyi kurması gerekecek.

İlk 30 dakikadaki oyun umut vermeli

2-2'lik sonucun bütün olumlu tarafların üzerini örtmesini doğru bulmuyorum. Galatasaray'ın ilk 30 dakikadaki futbolu sezonun en iyi bölümlerinden biriydi.

Önde baskı vardı. Icardi ile Mertens birbirini buluyordu. Rashica derin koşular yapıyordu. Boey sağdan sürekli çıkıyordu. Sergio rakip pasları kesiyordu. Torreira orta sahada agresifti. Kerem savunmayı geriye itiyordu.

İki gol atıldı, iki gol ofsayttan iptal edildi ve başka pozisyonlar da üretildi. Ben Okan Buruk'un milli ara sonrası aradığı yeni takım kimliğinin kısa bir örneğini burada gördüm.

Mesele bunu 30 dakikadan 70-80 dakikaya yayabilmek. Şampiyonluk takımı olmanın yolu da bu.

İyi futbol artık puana dönüşmek zorunda

Galatasaray'ın son üç lig maçının üçü de farklı hikâye taşıyor. Adana Demirspor karşısında dengeli ve zor deplasmanda 0-0. Kayseri'de kötü futbol ve 2-1 mağlubiyet. Alanyaspor karşısında çok iyi başlangıç, kırmızı kart ve 2-0'dan 2-2.

Ortak sonuç ise puan kaybı.

Ben sezonun bu aşamasında sadece “iyi oynadık” cümlesinin yetmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü Galatasaray'ın kadrosu şampiyonluk hedefi için kuruldu. Icardi, Mertens, Torreira, Sergio, Mata, Rashica gibi oyuncuların bulunduğu takımın puan cetvelinde de bunun karşılığını vermesi gerekiyor.

Performans gelişiyor olabilir ama yarış beklemiyor.

18 puan şampiyonluk yarışında hâlâ telafi edilebilir durumda

Galatasaray'ın 10 maçta 18 puan toplaması sezonun bittiği anlamına gelmiyor. Henüz ekim ayındayız ve çok uzun bir fikstür var. Takımın yeni transferlerinin bir bölümü daha yeni ritim buluyor. Icardi ilk golünü bu maçta attı, Mata henüz sınırlı süre aldı, Rashica ilk 11'e yeni yerleşiyor.

Ben paniği doğru bulmam. Ama rehaveti de doğru bulmam. “Daha çok maç var” cümlesi ancak sorunları düzeltiyorsanız anlamlı. Aynı puan kaybı biçimleri tekrar ederse ileride telafisi zor hale gelir.

Karagümrük maçı artık çok daha önemli

Galatasaray'ın sıradaki lig rakibi Fatih Karagümrük. Üç lig maçlık galibiyet hasretinin ardından bu karşılaşma psikolojik açıdan daha önemli hale geldi.

Takımın yeniden kazanma ritmine dönmesi gerekiyor. Üstelik Boey ve Abdülkerim'in kırmızı kartları nedeniyle savunmada değişiklik yapılacak. Okan Buruk'un hem kadro hem mental hazırlık açısından yeni çözüm üretmesi gerekecek.

Ben Karagümrük maçını yalnız üç puan maçı olarak görmüyorum. Alanyaspor gecesindeki öfkenin futbola nasıl çevrileceğinin testi olacak. Hakem tartışmasının içine hapsolursak zarar görürüz; bunu yüksek konsantrasyona dönüştürürsek fayda sağlayabiliriz.

Sonuç: İki farklı üstünlük, iki kırmızı kart, kaybedilen iki puan

23 Ekim gecesinin Galatasaray açısından özeti çok sert: Maça mükemmel başladık. 3. dakikada Mertens'in golü ofsayttan döndü. 11. dakikada Icardi'nin nefis pasında Mertens bu kez geçerli golü attı. 21. dakikada Icardi Galatasaray formasıyla ilk kez fileleri buldu. 24. dakikada Icardi'nin başka güzel golü yine ofsayt nedeniyle iptal edildi.

Yaklaşık yarım saat sonunda skor 2-0'dı ve sahada çok güçlü Galatasaray vardı.

Ardından Sacha Boey kırmızı kart gördü. Galatasaray cephesi bu karara çok sert tepki gösterdi ve maçın bütün seyrinin değiştiğini savundu. Resmî kayıtta Boey, bariz gol şansını engelleme gerekçesiyle ihraç edildi.

10 kişi kalan Galatasaray ilk yarıda yine pozisyon buldu ve soyunma odasına iki farklı üstünlükle girdi. İkinci yarıda ise Alanyaspor sayısal üstünlüğünü kullanarak baskısını artırdı. Oğuz Aydın direğe takıldı. Balkovec'in şutunu Muslera çıkardı, ardından aynı oyuncu 68. dakikada serbest vuruştan skoru 2-1'e getirdi. Leroy Fer'in yakın mesafedeki vuruşunu Muslera çizgiden çıkardı.

Galatasaray bütün bu baskıya rağmen 90. dakikaya önde girdi. Tam burada kendi sorumluluğumuz başlıyor. Okan Buruk'un da söylediği gibi topu ve zamanı daha iyi yönetebilirdik. 90+1'de Ferhat'ın ortasında Ahmed Hassan ön direkte dokundu ve skor 2-2 oldu.

90+3'te Emin Bayram yeniden galibiyeti getirecek fırsatı yakaladı ancak Runarsson çıkardı. Bir dakika sonra Abdülkerim Bardakcı da doğrudan kırmızı kart gördü ve Galatasaray maçı dokuz kişi bitirdi.

Ben hakem kararlarının bu maçın hikâyesindeki çok büyük yerini inkâr etmiyorum. Galatasaray yönetiminin, teknik direktörünün ve taraftarının öfkesini anlamak zor değil. Özellikle Sacha Boey'in kırmızı kartı gecenin bütün taktik yapısını değiştirdi. Ancak şampiyonluk yolunda kendimize de aynı dürüstlükle bakmalıyız: Bütün bu şartlara rağmen 90. dakikaya 2-1 önde girdik ve üç puanı koruyamadık.

Bu ikisini aynı anda söylemek mümkün. Hakem kararını ağır bulabilirsiniz ve aynı zamanda Galatasaray'ın son dakika oyun yönetimini eleştirebilirsiniz. Kulübün hakkını savunmak kendi hatalarını görmeye engel olmamalı.

Okan Buruk'un oyuncularını mücadeleleri nedeniyle tebrik ederken son korner kullanımını eleştirmesi bu yüzden doğru. Teknik direktörün sadece dış faktörlere değil kendi takımının kararına da bakması gerekiyor.

Mağlubiyet olmasa bile puan tablosundaki tablo rahatsız edici. Galatasaray son üç lig maçında sadece iki puan alabildi. Adana'da 0-0, Kayseri'de 2-1 mağlubiyet ve şimdi Alanyaspor karşısında 2-2. Konyaspor galibiyetiyle yakalanan güçlü ivme son üç lig karşılaşmasında kayboldu.

Öte yandan bu maç geleceğe yönelik çok güçlü olumlu işaret de verdi. Icardi ilk golünü attı ve Mertens'in golünü hazırladı. Mertens ilk Galatasaray golünü buldu. İlk yarım saatteki baskı ve hücum kalitesi, bu takımın gerçek potansiyelini gösterdi. Eğer Okan Buruk bu oyunu daha uzun süreye yayabilirse Galatasaray'ın hücum seviyesi çok daha yukarı çıkabilir.

Ben bugün için şampiyonluk yarışından korkmuyorum ama puan kayıplarının devam etmesini de hafife almıyorum. Galatasaray'ın bu kadroyla hedefi açık: şampiyonluk. Şampiyon olmak istiyorsanız güçlü oynadığınız maçı bitirecek, kötü oynadığınız maçı kaybetmeyecek ve öne geçtiğiniz karşılaşmada son dakikayı doğru yöneteceksiniz.

24 Ekim 2022 sabahında gerçek tablo bu: Galatasaray 2, Alanyaspor 2. Mertens ve Icardi'nin ilk golleri sevinci, Sacha Boey ile Abdülkerim'in kırmızı kartları, 90+1'de kaybedilen iki puan ve ligde üç maça çıkan galibiyet hasreti aynı gecenin içinde.

Şimdi yapılması gereken öfkeyi birkaç gün içinde futbola çevirmek. Yönetim hakemlerle ilgili itirazını yapacak, kulüp kendi hakkını savunacak; Okan Buruk ise Florya'da takımını yeniden ayağa kaldıracak. Çünkü puan cetveli tartışmayı değil sonucu yazıyor.

Galatasaray'da puan kayıpları sürüyor. Ama Alanyaspor maçının ilk yarım saati bize aynı zamanda başka şeyi de gösterdi: Bu takım doğru oynadığında çok güçlü olabiliyor. Şimdi mesele o gücü 30 dakikadan 90 dakikaya ve güzel oyunu üç puana dönüştürmek.