Galatasaray, 9 Şubat 2021’de ara transfer dönemindeki yeni oyuncuları için Türk Telekom Stadı’nda imza töreni düzenledi. Kışın kadroya katılan beş isim Henry Onyekuru, Mostafa Mohamed, DeAndre Yedlin, Gedson Fernandes ve Halil Dervişoğlu’ydu. Halil törende bulunmadı; diğer dört oyuncu yöneticilerle birlikte basının karşısına çıktı. Fotoğrafın dışında kalan bir ismi transfer listesinin dışında saymamak gerekiyor.

Ben bu törene bakınca birbirinin aynısı beş hamle görmüyorum. Sağ bek, orta saha, kanat ve hücum hattına yayılan farklı ihtiyaçlar var. Dolayısıyla hepsini aynı beklentiyle karşılamak da doğru değil. Birinden çizgi boyunca destek, diğerinden merkezde bağlantı, bir başkasından ceza alanında bitiricilik beklenebilir. Transferin asıl değerlendirmesi, bu görevlerin birbirini tamamlayıp tamamlamadığıyla yapılmalı.

9 Şubat’taki imza töreninin çerçevesi

Törene Başkan Mustafa Cengiz, Abdurrahim Albayrak, Yusuf Günay, Kaan Kançal, Mahmut Recevik ve Oytun Özer katıldı. Cengiz, transferleri gerçekleştirirken harcama sınırlarına dikkat ettiklerini ve çift sözleşme yapmadıklarını belirtti. Bunlar başkanın açıklamalarıdır; benim ayrıca mali denetim yaparak ulaştığım sonuçlar değildir. Bir yönetici beyanıyla bağımsız doğrulamayı aynı cümlede eritmek istemem.

Bu açıklamanın benim açımdan önemi, taraftarın transferi yalnızca oyuncunun ismi üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini hatırlatması. Bonservis, kiralama bedeli, ücret ve gelecekte doğabilecek yükümlülükler farklı kalemlerdir. Törende bulunmayan ayrıntıları tahminle tamamlayarak toplam maliyet çıkarmak yerine, sportif beklenti ile açıklanmış sözleşme bilgilerini ayrı değerlendirmek daha sağlıklı.

Onyekuru: Dönüşün duygusu kadar koşunun zamanı

Onyekuru konuşmasında yeniden Galatasaray’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ve şampiyonluk isteğini dile getirdi. Daha önce burada oynamış bir futbolcunun gelişi, taraftarda tanıdık bir heyecan yaratıyor. Ben bu duyguyu anlıyorum; ama eski hatıraların yeni maçları kazanmayacağını da unutmamak gerektiğini düşünüyorum.

Onyekuru’yu kullanırken üzerinde duracağım konu, pasla koşunun zamanlaması olurdu. Kanat oyuncusu rakip bekin arkasına hareketlendiğinde top merkezde gereğinden fazla tutulursa avantaj kaybolur. Pas erken çıktığında ise savunmacı yüzünü kendi kalesine çevirmek zorunda kalabilir. Burada sorumluluk yalnızca koşan oyuncuda değil, onu gören orta sahada ve alan açan forvettedir.

Rakip geride beklerken de aynı koşuyu tekrar tekrar istemek çözüm üretmeyebilir. Böyle anlarda bekle duvar pası, ceza alanına çapraz hareket veya ters kanada aktarım gerekir. Benim beklentim, Onyekuru’nun süratini bir ezbere dönüştürmek değil, takımın hücum seçeneklerinden biri olarak doğru zamanda kullanmak.

Mostafa Mohamed: Gol kadar ceza alanındaki yerleşim

Mostafa Mohamed, yeni kulübünde gördüğü yakınlıktan ve kendisini aile ortamında hissetmesinden söz etti. Bir santrforun hızlı uyum göstermesi taraftarı sevindirir. Yine de ben onu yalnızca her hafta gol atmak zorundaymış gibi değerlendirmem. Ceza alanında kaç doğru topla buluştuğu, savunmacıları nereye taşıdığı ve arkadaşlarına ne kadar alan bıraktığı da izlenmeli.

Örneğin top sağ kanattayken santrforun ön direğe gitmesi, geriden gelen oyuncuya penaltı noktası çevresini açabilir. Aynı futbolcu bazı hücumlarda stoperin arkasında kalıp ortayı arka direkte bekleyebilir. Her pozisyonda aynı bölgeye koşulursa rakibin işi kolaylaşır. Yeni santrforla kanatların birbirini tanıması, yalnızca bireysel bitiricilik çalışmasından daha geniş bir hazırlık ister.

Yedlin ve Gedson: Birbirinden farklı iki ihtiyaç

Yedlin, Galatasaray’ı çocukluğundan beri bildiğini ve kendisine gösterilen ilgiden memnun olduğunu anlattı. Gedson ise daha önce bu statta rakip olarak oynadığını hatırlattı; pandemi koşullarının bitmesini ve taraftar önüne çıkmayı istediğini söyledi. İki oyuncunun ifadelerinde de aidiyet arzusu var. Sahadaki görevleri ise aynı başlık altında değerlendirilmemeli.

Sağ bek için benim ilk sorum, ileri çıkışın arkasının nasıl korunacağı olur. Yedlin genişlik verdiğinde sağ kanat içeri girebilir; fakat top kaybında o koridorun boş kalmaması gerekir. Yakındaki orta saha ve stoperin konumu, bekin hücum katkısının ne kadar güvenle kullanılacağını belirler. Bekin her hücumda ileri gitmesini istemek, ona tek başına çözemeyeceği bir savunma sorunu da yükleyebilir.

Gedson açısından değerlendireceğim konu ise merkezdeki hareketliliğin pas düzenine katkısı. Topu almak için doğru açıya gelmek, ilk baskıyı geçince ileride yeni seçenek yaratmak ve kayıpta yakın arkadaşına destek vermek farklı işlerdir. Ben orta sahadaki dinamizmi yalnızca çok koşmakla ölçmem. Koşunun hangi boşluğu kapattığı veya hangi pas yolunu açtığı belirleyicidir.

Halil’i fotoğrafın dışında bırakıp planın dışında bırakamayız

Halil Dervişoğlu’nun törene katılmaması, kadro içindeki rolüne dair bir hüküm vermez. Ben burada özellikle dikkatli olurum: Bir organizasyonda bulunmamak üzerinden sakatlık, disiplin veya teknik tercih hikâyesi üretilemez. Elimizdeki somut bilgi, kış transferleri arasında bulunduğu ve törene katılmadığıdır.

Hücum hattındaki rekabet açısından ise her oyuncuya başlangıçta aynı süreyi vaat etmek mümkün olmaz. Teknik ekibin yapabileceği, hangi rolde ne beklediğini açık anlatmak ve süre verdiğinde oyuncuyu o role uygun kullanmaktır. Sonradan oyuna girecek bir futbolcunun da takımın planında karşılığı olmalı. Yalnızca ilk on biri güçlendiren, kulübeyi ise belirsizlikte bırakan bir yenilenme eksik kalır.

İmza tamam; şimdi birlikte oynama meselesi var

Kış hamlelerinin sözleşme ve kadro tarafı için Galatasaray’ın ara transfer tablosuna da bakılabilir. Bu törenin ardından benim beklentim, beş ismin ayrı ayrı heyecan yaratmasından fazlası. Kanattan gelen top merkezde karşılık bulmalı, hücuma çıkan bekin arkasında destek olmalı, yedek kalan oyuncu oyuna girdiğinde ne yapacağını bilmeli.

Şampiyonluk isteği bütün konuşmalarda hissediliyor. Ben de aynı hedefi önemsiyorum; fakat tören günü dağıtılmış bir başarı belgesi yok. 9 Şubat itibarıyla elimizde genişleyen seçenekler ve bu seçenekleri takıma dönüştürme sorumluluğu var. Yeni oyunculara destek verirken onları tek tek kurtarıcı ilan etmemek, beklentiyi daha doğru yere koymak olacaktır.