Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nin yeni lig aşamasına galibiyetle başladı. Sarı-kırmızılılar, 25 Eylül 2024 Çarşamba akşamı RAMS Park'ta ağırladığı Yunanistan temsilcisi PAOK'u 3-1 mağlup ederek Avrupa'daki ilk maçından üç puan çıkardı. Karşılaşmada Galatasaray'ın gollerini Abdul Rahman Baba'nın kendi kalesine gönderdiği top, Yunus Akgün ve Mauro Icardi kaydetti. PAOK'un tek golü Giannis Konstantelias'tan geldi. Okan Buruk'un takımı böylece Şampiyonlar Ligi play-offunda yaşadığı Young Boys hayal kırıklığının ardından Avrupa Ligi'ne güçlü bir başlangıç yaptı.

Yeni formatın ilk haftasındaki karşılaşma Galatasaray açısından yalnızca üç puan değil, takımın Avrupa'daki özgüvenini yeniden kazanması bakımından da önemliydi. Young Boys karşısında iki maçta da kaybederek Şampiyonlar Ligi'ne veda eden sarı-kırmızılılar, Avrupa Ligi'ndeki ilk sınavında taraftarı önünde daha üretken ve daha istekli bir oyun ortaya koydu. Victor Osimhen santrforda fiziksel gücüyle PAOK savunmasını zorladı, Yunus Akgün ikinci yarıda skoru yeniden Galatasaray lehine çevirdi, Icardi ise son bölümde attığı golle galibiyeti kesinleştirdi.

Galatasaray-PAOK maçı 3-1 sona erdi

RAMS Park'taki mücadele saat 22.00'de başladı. İlk yarıda iki takım da gol bulamadı ve soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Galatasaray ikinci yarıya daha hızlı başladı ve 48. dakikada öne geçti. Victor Osimhen'in hava topunda yarattığı baskı sonrasında PAOK savunmasındaki Baba Rahman topu kendi ağlarına gönderdi. Yunan ekibi 67. dakikada Konstantelias ile eşitliği yakaladı. Yunus Akgün 75. dakikada Galatasaray'ı yeniden öne geçirirken, oyuna sonradan giren Mauro Icardi 90+5'te skoru 3-1 yaptı.

BaşlıkMaç bilgisi
OrganizasyonUEFA Avrupa Ligi lig aşaması, 1. hafta
Tarih25 Eylül 2024
StatRAMS Park
SonuçGalatasaray 3-1 PAOK
Galatasaray golleri48' Baba Rahman (kendi kalesine), 75' Yunus Akgün, 90+5' Mauro Icardi
PAOK golü67' Giannis Konstantelias
Galatasaray puanı3

İlk yarıda gol çıkmadı

Galatasaray karşılaşmaya topa sahip olarak ve oyunu rakip yarı alana yıkarak başladı. PAOK ise daha kompakt bir savunma anlayışıyla merkezdeki alanları daraltmaya çalıştı. Sarı-kırmızılılar özellikle Osimhen'in koşuları ve Barış Alper ile Yunus'un kanat hareketleri üzerinden rakip savunmayı zorladı. Buna rağmen ilk yarıda net bitiricilik sağlanamadı.

PAOK savunmasının ilk 45 dakikada merkezde kalabalık kalması, Galatasaray'ın ceza sahası içindeki pas bağlantılarını sınırladı. Okan Buruk'un takımı topu kenarlara taşıdı ancak yapılan ortaların önemli bölümü rakip savunmacılar tarafından karşılandı. İlk yarının golsüz tamamlanması, ikinci devrede sabrın ve hücum çeşitliliğinin daha da önemli hale gelmesine neden oldu.

Osimhen'in baskısı ilk golü getirdi

Galatasaray ikinci yarının hemen başında skor üstünlüğünü yakaladı. 48. dakikada ceza sahasına gönderilen topa Victor Osimhen yükseldi. Nijeryalı santrforun yarattığı baskı sonrasında PAOK savunmacısı Abdul Rahman Baba topu kendi kalesine gönderdi ve Galatasaray 1-0 öne geçti.

Gol resmî kayıtlarda Osimhen'e yazılmadı; kendi kalesine gol olarak kaydedildi. Buna rağmen pozisyonun oluşumunda Nijeryalı futbolcunun hava hakimiyeti belirleyiciydi. Osimhen savunmacıyı hataya zorladı ve Galatasaray'ın ikinci yarıya aradığı erken golle başlamasını sağladı.

Bu pozisyon, Osimhen'in yalnızca kendi gol sayısıyla değil rakip savunmanın kararlarını bozma gücüyle de Galatasaray'a katkı verdiğini gösterdi. Bir santrforun topa son dokunuşu yapmasa bile stoperleri baskı altında bırakması ve pozisyonun yönünü değiştirmesi takım hücumu açısından önemli değer taşıyor.

PAOK Konstantelias ile eşitliği yakaladı

Galatasaray öne geçtikten sonra oyunun tamamen kontrolünü ele geçiremedi. PAOK zaman zaman hızlı hücumlarla sarı-kırmızılı savunmanın arkasında alan buldu. 67. dakikada gelişen atakta Giannis Konstantelias topu ağlara göndererek skoru 1-1 yaptı.

Bu gol Galatasaray açısından önemli bir uyarıydı. Avrupa maçlarında yalnızca hücum baskısıyla oynamak, top kaybı sonrasında geride geniş alan bırakıldığında risk oluşturabiliyor. PAOK'un beraberlik golü, sarı-kırmızılıların savunma geçişlerindeki dikkatini artırması gerektiğini yeniden gösterdi.

Yunus Akgün Galatasaray'ı yeniden öne geçirdi

PAOK'un eşitlik golünden yalnızca sekiz dakika sonra Galatasaray yeniden üstünlüğü ele aldı. 75. dakikada Yunus Akgün ceza sahasında bulduğu fırsatı değerlendirdi ve topu ağlara göndererek skoru 2-1 yaptı. Genç futbolcunun golü, maçın en kritik anlarından biri oldu.

Yunus'un performansı özellikle son dönemdeki yükselişi açısından dikkat çekici. Geçen sezonu Leicester City'de kiralık geçiren futbolcu, Galatasaray'a dönüşünün ardından Okan Buruk'un rotasyonunda yeniden önemli rol almaya başladı. Fenerbahçe derbisinde de süre alan Yunus, Avrupa Ligi'nin ilk haftasında golle katkı vererek takım içindeki yerini güçlendirdi.

Icardi geri döndü ve golünü attı

Mauro Icardi, sakatlığının ardından PAOK karşılaşmasında oyuna sonradan girdi ve 90+5. dakikada attığı golle skoru 3-1'e taşıdı. Arjantinli yıldız böylece sahalara golle dönmüş oldu. Victor Osimhen'in transferi sonrasında santrfor rotasyonundaki rekabetin nasıl şekilleneceği merak edilirken Icardi'nin golle dönüşü teknik heyete önemli bir seçenek sundu.

Icardi'nin golü, maçın sonucunu kesinleştiren vuruş olmanın yanında kendi fiziksel dönüşü açısından da değerliydi. Birkaç haftalık aranın ardından ilk golünü Avrupa maçında atması, hem oyuncunun özgüvenini hem de Okan Buruk'un santrfor rotasyonundaki seçeneklerini güçlendirdi.

Osimhen ve Icardi aynı maçta görev yaptı

Galatasaray'ın hücum hattındaki en dikkat çekici gelişmelerden biri Osimhen ile Icardi'nin aynı maçta süre alması oldu. Nijeryalı futbolcu başlangıç kadrosunda görev yaparken Arjantinli yıldız ikinci yarıda oyuna dahil edildi. Bu yapı, Okan Buruk'un iki santrforu aynı kadro içinde nasıl kullanacağına ilişkin ilk örneklerden biri oldu.

İki oyuncunun birlikte veya art arda kullanılabilmesi Galatasaray'ın sezon boyunca farklı maç senaryolarına karşı ciddi avantaj elde etmesini sağlayabilir. Osimhen'in fiziksel gücü ve savunma arkasına koşuları, Icardi'nin ceza sahasındaki bitiriciliğiyle birleştiğinde rakip savunmalar için farklı tehditler oluşturuyor. Bunun yanında Batshuayi'nin de kadroda bulunması, sarı-kırmızılıların santrfor rotasyonunu Avrupa'nın en geniş seçeneklerinden birine dönüştürüyor.

Galatasaray'ın yeni Avrupa Ligi serüveni başladı

2024-2025 sezonuyla birlikte UEFA Avrupa Ligi'nin formatı tamamen değişti. Eski dört takımlı grup sistemi yerine 36 takımın tek bir lig tablosunda yer aldığı yeni yapı uygulanıyor. Galatasaray bu formatta sekiz farklı rakiple birer karşılaşma oynayacak. Bunların dördü iç sahada, dördü deplasmanda olacak.

PAOK karşısındaki 3-1'lik galibiyet, Galatasaray'ın yeni lig sistemindeki ilk üç puanı oldu. İlk sekiz sırayı alan takımlar doğrudan son 16 turuna yükselecek. Dokuzuncu ile 24. sıra arasındaki ekipler ise iki maçlı eleme play-off turu oynayacak. İlk 24'ün dışında kalan takımlar Avrupa kupalarına veda edecek.

İlk üç puan yeni formatta büyük önem taşıyor

Sekiz maçlık lig aşamasında her puanın önemi yüksek. Eski grup sisteminde rakiplerle iki kez oynandığı için ilk maçtaki bir kaybın rövanşta telafi edilmesi daha kolay olabiliyordu. Yeni formatta aynı rakiple ikinci kez karşılaşılmıyor. Bu nedenle iç sahada oynanan PAOK maçından alınan üç puan, sıralama açısından önemli bir başlangıç oluşturdu.

Galatasaray'ın hedefi ilk sekiz sıra için mücadele etmek olacak. Bunu başarmak için özellikle RAMS Park'taki dört iç saha maçından yüksek puan çıkarmak gerekiyor. PAOK karşısında alınan galibiyet bu açıdan doğru bir ilk adım oldu.

Young Boys hayal kırıklığından sonra Avrupa'da moral

Galatasaray sezon başında Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmeyi hedefliyordu. Ancak play-off turunda Young Boys'a Bern'de 3-2, İstanbul'da 1-0 mağlup olarak organizasyonun lig aşamasına kalamadı. Bu sonuç takım ve taraftar açısından önemli bir hayal kırıklığı yaratmıştı.

Avrupa Ligi'ndeki ilk maçın kazanılması, bu olumsuzluğu tamamen ortadan kaldırmasa da Avrupa sezonunun yeniden olumlu yönde başlamasını sağladı. Galatasaray'ın önünde hâlâ uzun bir lig aşaması bulunuyor ve PAOK galibiyeti yeni hedef için güçlü bir başlangıç niteliğinde.

Fenerbahçe derbisinin ardından ikinci önemli galibiyet

Galatasaray yalnızca dört gün önce Kadıköy'de Fenerbahçe'yi 3-1 mağlup etmişti. Yüksek fiziksel ve duygusal yük taşıyan derbinin ardından Avrupa Ligi maçına hazırlanmak kolay değildi. Okan Buruk'un takımı buna rağmen PAOK karşısında da galibiyet alarak kısa süre içinde iki önemli maçtan istediği sonuçla çıktı.

Bu durum takımın zihinsel devamlılığı açısından değerli. Derbi galibiyetinin ardından rehavet yaşanmaması ve Avrupa maçına yeniden yüksek konsantrasyonla çıkılması sezonun ilerleyen bölümü için olumlu bir gösterge. Yoğun fikstürde her büyük maçtan sonra yeniden odaklanabilmek, şampiyonluk ve Avrupa hedeflerinin birlikte yürütülebilmesi için gerekli.

Yunus Akgün'ün dönüşü değer kazanıyor

Yunus Akgün geçen sezon Leicester City'de kiralık olarak forma giydikten sonra Galatasaray'a döndü. Yaz döneminde kadrodaki geleceği konusunda farklı değerlendirmeler yapılmasına rağmen Okan Buruk oyuncuyu takımda tuttu. Sezonun ilk haftalarında giderek daha fazla süre alan Yunus, PAOK karşısındaki golüyle teknik heyetin güvenine önemli bir karşılık verdi.

Yunus'un özellikle dar alanda çabuk karar vermesi, çizgiden merkeze girebilmesi ve sol ayağıyla şut tehdidi oluşturması Galatasaray'ın kanat rotasyonunda farklı bir profil sağlıyor. Barış Alper, Sallai ve Ziyech gibi isimlerle aynı bölgelerde forma rekabeti bulunması, oyuncunun her fırsatı değerlendirmesini daha önemli hale getiriyor.

Gabriel Sara Avrupa'da merkezde sorumluluk aldı

Galatasaray'ın yaz transfer döneminde Norwich City'den kadrosuna kattığı Gabriel Sara, PAOK karşısında orta sahadaki önemli isimlerden biri oldu. Brezilyalı oyuncu Torreira ile birlikte oyunun merkezinde görev yaptı ve Galatasaray'ın topu rakip yarı alana taşımasında rol aldı.

Sara'nın ilk haftalardaki performansı özellikle hücum katkısıyla öne çıkmıştı. Fenerbahçe derbisinde gol atan oyuncu, Avrupa maçında da orta saha bağlantısında sorumluluk aldı. Galatasaray'ın Avrupa Ligi'ndeki başarısı için Sara-Torreira ikilisinin savunma ve hücum dengesini birlikte kurabilmesi kritik olacak.

Torreira yine oyunun merkezindeydi

Lucas Torreira, Galatasaray'ın PAOK karşısındaki oyun planında yine savunma ve hücum arasındaki bağlantıyı sağlayan oyuncuların başında geldi. Rakibin merkezden çıkışlarını bozmak ve ikinci topları toplamak Uruguaylı orta sahanın temel görevleriydi.

Fenerbahçe derbisinde gol atan Torreira, PAOK maçında skor katkısından çok takım dengesine odaklandı. Galatasaray'ın çok sayıda hücum oyuncusuyla oynadığı bir yapıda Torreira'nın geride kurduğu güvence daha da önemli hale geliyor.

PAOK fiziksel olarak dirençli bir rakipti

Yunanistan şampiyonu PAOK, İstanbul'a yalnızca savunma yapmak için gelmedi. Razvan Lucescu yönetimindeki ekip zaman zaman önde baskı yaptı ve Galatasaray'ın pas bağlantılarını bozmayı denedi. Özellikle Konstantelias ve hücum hattındaki diğer oyuncular geçişlerde sarı-kırmızılı savunmayı zorladı.

Galatasaray'ın 1-0 öne geçtikten sonra beraberlik golünü yemesi, rakibin oyundan kopmadığını gösterdi. Bu nedenle 3-1'lik sonuç yalnızca skor farkına bakılarak rahat bir maç olarak değerlendirilmemeli. Sarı-kırmızılılar ikinci kez öne geçebilmek için sabırlı kalmak zorunda kaldı.

Duran toplar yine önemli silah oldu

Galatasaray sezonun ilk haftalarında duran toplardan önemli sayıda gol ve gol pozisyonu üretti. Gabriel Sara'nın kaliteli servisleri, Osimhen'in hava hakimiyeti ve stoperlerin ceza sahasındaki fiziksel gücü rakipler için ciddi tehdit oluşturuyor.

PAOK karşısındaki ilk gol de yüksek top baskısının sonucunda geldi. Osimhen'in hava topundaki varlığı rakip savunmacıyı zorladı ve Baba Rahman topu kendi ağlarına gönderdi. Bu tür pozisyonlar, Galatasaray'ın duran top ve orta organizasyonlarında ne kadar fazla hedefe sahip olduğunu gösteriyor.

Galatasaray'ın hücum çeşitliliği arttı

Galatasaray'ın geçen sezonki şampiyon kadrosuna Osimhen, Sara, Jakobs, Sallai ve Batshuayi gibi farklı profillerin eklenmesi hücum seçeneklerini artırdı. PAOK maçında da gollerin farklı oyuncular ve farklı hücum biçimleri üzerinden gelmesi bu çeşitliliğin yansıması oldu.

İlk gol hava topu baskısından, ikinci gol açık oyun organizasyonundan, üçüncü gol ise son bölümde Icardi'nin bitiriciliğinden geldi. Bir takımın yalnızca tek bir hücum yöntemine bağlı olmaması, özellikle Avrupa maçlarında önemli avantaj. Rakip bir planı durdurduğunda başka bir çözüm üretmek mümkün hale geliyor.

Icardi'nin dönüşü forvet rekabetini büyüttü

Icardi'nin sakatlığını atlatıp golle dönmesi, Galatasaray'ın santrfor rotasyonunda yeni bir dönem başlatıyor. Osimhen ilk tercih olarak önemli performanslar sergilerken Batshuayi de sezon başından beri gol katkısı verdi. Şimdi Icardi'nin yeniden hazır hale gelmesiyle Okan Buruk'un elinde üç güçlü seçenek bulunuyor.

Bu durum teknik açıdan büyük avantaj olsa da oyuncu yönetimi bakımından dikkat gerektiriyor. Üç santrfor da düzenli forma isteyecek kalitede. Okan Buruk'un her oyuncuya rolünü doğru anlatması ve maç yoğunluğuna göre süreleri dengeli dağıtması sezonun önemli yönetim başlıklarından biri olacak.

Galatasaray'ın iç sahadaki Avrupa atmosferi geri döndü

RAMS Park tribünleri PAOK karşısında yine yüksek sesli bir Avrupa atmosferi oluşturdu. Young Boys karşısındaki elenmenin ardından taraftarın takıma nasıl tepki vereceği merak edilirken, tribünler Avrupa Ligi'nin ilk maçında güçlü destek verdi.

Bu destek özellikle skor 1-1'e geldiğinde önem kazandı. Galatasaray paniğe kapılmadan yeniden hücum etmeye devam etti ve Yunus'un golüyle üstünlüğü geri aldı. İç saha atmosferinin lig aşamasındaki diğer üç maçta da benzer şekilde korunması, sarı-kırmızılıların Avrupa Ligi hedefi açısından ciddi avantaj sağlayabilir.

Okan Buruk Avrupa'da yeni bir başlangıç yaptı

Okan Buruk için PAOK maçı, Young Boys elenmesinin ardından Avrupa'daki yeni hedefin ilk sınavıydı. Teknik adam maç öncesinde Avrupa Ligi'ni küçümsemediklerini ve turnuvada mümkün olduğunca ileri gitmek istediklerini vurgulamıştı.

3-1'lik galibiyet bu hedefin ilk olumlu sonucu oldu. Ancak sekiz maçlık lig aşamasında yalnızca bir karşılaşma oynandı. Galatasaray'ın gerçek seviyesini belirleyecek olan, farklı rakiplere ve deplasman koşullarına karşı benzer puan üretimini sürdürebilmesi olacak.

Sırada yeni Avrupa Ligi rakipleri var

Galatasaray'ın lig aşamasında toplam sekiz farklı rakiple karşılaşacağı yeni sistemde PAOK yalnızca ilk sınavdı. Sarı-kırmızılıların önünde dört iç saha ve dört deplasman maçından oluşan uzun bir Avrupa programı bulunuyor. İlk üç puan sıralama açısından önemli olsa da doğrudan son 16 hedefi için daha fazla galibiyet gerekecek.

İlk sekiz sıranın doğrudan son 16 turuna çıktığı sistemde Galatasaray'ın özellikle iç saha maçlarında kayıp yaşamaması büyük önem taşıyor. PAOK karşısında alınan üç puan bu hesabın doğru başlangıcı oldu.

25 Eylül 2024: Galatasaray Avrupa Ligi'ne üç puanla başladı

Galatasaray, yeni formatlı UEFA Avrupa Ligi'ndeki ilk maçında PAOK'u 3-1 yenerek Avrupa yolculuğuna galibiyetle başladı. Osimhen'in hava topundaki baskısıyla gelen kendi kalesine gol, Yunus Akgün'ün kritik bitirişi ve sakatlıktan dönen Icardi'nin uzatma dakikalarındaki golü sarı-kırmızılılara üç puanı getirdi.

Fenerbahçe derbisinden yalnızca dört gün sonra yeniden yüksek yoğunluklu bir maça çıkan Galatasaray, skor 1-1'e geldikten sonra oyundan düşmeyerek yeniden üstünlüğü ele geçirdi. Yeni transferlerin katkısı, Yunus'un yükselen performansı ve Icardi'nin dönüşü Okan Buruk'un seçeneklerini genişletiyor. Şampiyonlar Ligi hedefi Young Boys karşısında sona ermişti; 25 Eylül gecesi itibarıyla Galatasaray'ın yeni Avrupa hedefi ise güçlü bir başlangıç yaptı.