Güncelleme — 12 Temmuz 2021: Galatasaray, saat 20.55'te yayımladığı açıklamayla Atina'daki test ve giriş işlemleri anlaşmazlığının ardından kafilenin Türkiye'ye dönmesine karar verildiğini duyurdu. Böylece 13 Temmuz için planlanan Olympiakos karşılaşması programdan çıktı. Aşağıda, bu gelişmeden önce yayımlanan maç programı ve maç öncesi değerlendirmesi yer alıyor.
Galatasaray, yeni sezon hazırlıklarının üçüncü maçında Olympiakos'a konuk olmaya hazırlanıyor. Açıklanan programa göre karşılaşma, 13 Temmuz 2021 Salı günü Pire'deki Georgios Karaiskakis Stadı'nda Türkiye saatiyle 21.15'te başlayacak. Dinamo Bükreş ve Kasımpaşa karşılaşmalarını kazanan sarı-kırmızılılar için bu deplasman, PSV Eindhoven ile oynanacak Şampiyonlar Ligi elemesi öncesindeki son prova olarak planlandı. Fatih Terim'in gündeminde yalnızca üçüncü hazırlık galibiyeti değil, Avrupa sınavına hangi oyuncularla ve nasıl bir oyunla çıkılacağı da bulunuyor.
Galatasaraylı olarak hazırlık maçında da kazanmak isterim; fakat beni asıl ikna edecek şey tabeladan önce takımın birlikte yapabildiği iş. Bir oyuncunun güzel golüne sevinebiliriz, kalecinin kurtarışını alkışlayabiliriz. Yine de Avrupa'ya hazır olmak, birkaç iyi bireysel hareketin aynı akşama denk gelmesinden daha fazlasını gerektiriyor. Rakip baskı kurduğunda çıkış yolu bulabilen, topu kaybettiğinde ne yapacağını bilen ve oyuncu değişikliklerinden sonra tamamen başka bir takıma dönüşmeyen Galatasaray görmek istiyorum. Olympiakos provasında aradığım esas cevap bu.
Olympiakos-Galatasaray maçı için açıklanan program
| Başlık | Maç öncesinde duyurulan bilgi |
|---|---|
| Planlanan tarih | 13 Temmuz 2021 Salı |
| Başlama saati | Türkiye saatiyle 21.15 |
| Stadyum | Georgios Karaiskakis Stadı |
| Ev sahibi | Olympiakos, Pire |
| Karşılaşmanın niteliği | 2021-2022 sezonu öncesi hazırlık maçı |
| Duyurulan yayın | D-Smart |
Bu karşılaşma bir UEFA eleme maçı değil. Galatasaray'ın Avrupa'daki tur mücadelesi PSV karşısında verilecek; Olympiakos buluşması ise o hazırlığın parçası. Dolayısıyla burada lig puanı veya tur bileti değil, takımın ihtiyaçlarını görebileceği bir sınama söz konusu. Yayın bilgisi de maç öncesindeki duyuruya ait; gerçekleşmiş bir yayın ya da oynanmış bir karşılaşmanın kaydı olarak değerlendirilmemeli.
İlk iki hazırlık maçında altı gol, iki galibiyet
Galatasaray, 27 Haziran'da Florya'da Dinamo Bükreş'i 2-1 yendi. İki golü de yeni transfer Aytaç Kara attı. İkinci karşılaşmada, 10 Temmuz'da Esenyurt Necmi Kadıoğluğlu Stadı'nda Kasımpaşa 4-2 mağlup edildi. Bu kez Ömer Bayram, Oğulcan Çağlayan, Aytaç Kara ve Emre Akbaba gol buldu. Böylece iki provada toplam altı gol atılırken kalede üç gol görüldü.
| Tarih | Rakip | Sonuç | Galatasaray'ın golcüleri |
|---|---|---|---|
| 27.06.2021 | Dinamo Bükreş | 2-1 | Aytaç Kara, iki gol |
| 10.07.2021 | Kasımpaşa | 4-2 | Ömer Bayram, Oğulcan Çağlayan, Aytaç Kara, Emre Akbaba |
İki galibiyeti küçümsemiyorum. Kazanma isteğinin hazırlık döneminde de sürmesi güzel. Ancak iki maçın sonucundan sezonun tamamına ilişkin kesin hüküm çıkarmam. Rakiplerin o günkü kadroları, değişikliklerin zamanlaması ve teknik ekiplerin denemek istediği görevler farklı olabilir. Ben altı golün yanında o gollerin nasıl hazırlandığını ve üç golün hangi hatalarla yenildiğini de görmek isterim. Güvenin dayanağı yalnızca kazanmak değil, doğru davranışları yeniden üretebilmek olmalı.
Aytaç Kara'nın başlangıcı değerli, değerlendirme sadece gole dayanmaz
İlk iki hazırlık maçındaki üç golü, Aytaç'ı bu dönemin dikkat çeken isimlerinden biri yaptı. Dinamo Bükreş karşılaşmasında Alpaslan Öztürk de doksan dakika görev alarak yeni takımındaki ilk maçını tamamlamıştı. Bu iki futbolcu açısından hazırlık dönemi, yeni arkadaşlarıyla birlikte çalışmanın maç içindeki karşılığını görme imkanı sunuyor.
Aytaç'ın attığı gollere sevinirim; ama bir orta saha oyuncusunun bütün işini gol sayısıyla ölçmem. Rakip baskısı altında pas alabiliyor mu, topu kaybettiğimizde savunmanın önüne zamanında dönebiliyor mu, yanında oynayan futbolcunun görevini kolaylaştırıyor mu? Bunlar da aynı değerlendirmede bulunmalı. Üç gol, her maçta aynı katkıyı istemek için değil, güçlü başladığı bir süreci daha kapsamlı incelemek için neden oluşturuyor.
Alpaslan için de benzer bir ölçüm var. Bir savunmacının başarılı sayılması yalnızca rakibin gol atamamasına bağlı olmamalı. Yanındaki stoperle mesafesi, ilk pas tercihi ve savunma arkasındaki koşulara tepkisi ayrıca incelenmeli. Yeni oyuncuyu birkaç hazırlık karşılaşmasının ardından bütün sorunların çözümü ilan etmek, ileride yapılacak adil değerlendirmeyi zorlaştırır. Ben erken övgünün de erken hükmün de ölçülü olmasını isterim.
Yolculuk öncesinde Florya'da taktik ve bitiriş çalışıldı
Kulübün 12 Temmuz açıklamasında, Jupp Derwall Antrenman Sahası'nda pas ve top kapma çalışmasının ardından taktik ve sonuçlandırma bölümüne geçildiği belirtildi. Bir önceki gün ise Kasımpaşa maçının ardından toparlanma çalışması yapılmıştı. Atina yolculuğu için duyurulan hareket saati 16.30'du.
Ben hazırlıkta çalışma miktarı kadar çalışmaların birbirine bağlanmasını da önemsiyorum. Bitiriş çalışmak gerekli; fakat maçta oyuncuya vuruş hazırlayacak pas gelmiyorsa yalnızca son dokunuşu geliştirmek yeterli olmaz. Top kapma çalışması da takım halinde nerede baskı yapılacağıyla birleşmeli. Antrenmanda ayrı ayrı yapılan işlerin maçta aynı düzenin parçaları haline gelmesini beklerim.
Toparlanma bölümünü ise boş geçirilen bir gün gibi değerlendirmem. Teknik ekip, oyuncunun bir sonraki çalışmaya ve karşılaşmaya hangi durumda gireceğini gözetmek zorunda. Bütün futbolculara aynı süreyi vermek, hepsini aynı ölçüde hazırlamak anlamına gelmeyebilir. Benim taraftar olarak isteğim daha çok koşulduğunun duyurulması değil, oynanacak göreve uygun ve bilinçli bir hazırlığın yürütülmesi.
Açıklanan kamp kadrosunda 24 futbolcu bulunuyor
Listede DeAndre Yedlin, Alpaslan Öztürk, Kerem Aktürkoğlu, Ryan Babel, Radamel Falcao, Mostafa Mohamed, Oğulcan Çağlayan, Ömer Bayram, Emre Akbaba, Atalay Babacan, Emre Taşdemir, Kaan Arslan, Christian Luyindama, Aytaç Kara, Marcao, Ozornwafor, Emre Kılınç, Arda Turan, Yunus Akgün, Jesse Sekidika, Ali Yavuz Kol, Sofiane Feghouli, Berk Balaban ve Fatih Öztürk yer alıyor.
Kamp kadrosu, açıklanmış bir ilk 11 değil. Listedeki herkesin aynı süreyi alacağı veya herhangi bir oyuncunun mutlaka maça başlayacağı sonucuna ulaşamayız. Ben bu kadar farklı seçeneğin bulunmasını ancak bilinçli bir kullanım planıyla değerli görüyorum. Oyunculara verilen süre kadar, o süre içinde yapmaları istenen iş de belli olmalı. Aksi halde futbolcunun performansını değil, belirsiz bir göreve verdiği tepkiyi ölçmüş oluruz.
Omar'ın kafilede bulunması, sahaya döneceği anlamına gelmiyor
Kulüp, Omar Elabdellaoui'nin de kafileye katılacağını ayrıca duyurdu. Açıklamada, altı yıl formasını giyip kaptanlık yaptığı Olympiakos ile buluşmanın yanı sıra devam edecek tedavi ve operasyon süreçlerine değinildi. Bu duyuru, futbolcunun karşılaşmada oynayacağının açıklaması değil.
Ben Omar'ın eski takımıyla böyle bir hazırlık programında yeniden yan yana gelme ihtimalini futbolun insani tarafı açısından değerli buluyorum. Ancak duygusal anlamı, sağlık ve hazır oluş değerlendirmesinin önüne koymam. Taraftarın oyuncusunu yeniden sahada görmek istemesi doğal; buna ne zaman ve hangi koşullarda uygun olduğuna ise ilgili uzmanların ve teknik ekibin değerlendirmesiyle karar verilmeli.
Burada bize düşen, destek verirken futbolcunun üzerine gereksiz bir dönüş tarihi baskısı kurmamak. Bir kafileye dahil olmakla resmî maç yükünü taşıyabilecek durumda olmak farklı şeyler. Onun geçmişine ve yaşadığı sürece saygı, bu ayrımı korumayı gerektiriyor. Takımın parçası olduğunu hissettirmek için mutlaka dakika veya forma sözü üretmek zorunda değiliz.
Kalecilerden beklentim yalnızca kurtarış değil, oyuna doğru başlangıç
Açıklanan listede kaleci seçenekleri Berk Balaban ve Fatih Öztürk. Ben bu hazırlık maçında kaleciyi sadece yediği veya çıkardığı gol üzerinden değerlendirmem. Savunmacı baskı altındayken hangi pas yolunu gösterdiği, top kendisine döndüğünde ne kadar doğru karar verdiği ve ceza sahası çevresindeki iletişimi de önemli olacak.
Örneğin rakip iki oyuncuyla önde baskı yapıyorsa kalecinin kısa pas kullanmasını istemek tek başına bir çözüm değildir. Stoperlerin açısı ve orta sahanın yakın desteği de hazır bulunmalı. Bu seçenekler yokken topu kaybeden kaleciyi tek sorumlu ilan etmek kolaycılık olur. Buna karşılık her baskıda topu gelişigüzel ileri göndermek de hücum düzenini başlatmayı zorlaştırabilir. Doğru tercih, o anki yerleşime göre verilmeli.
Hazırlık maçının yararını, bu kararların nerede aksadığını görebilmekte arıyorum. Zor bir pası zorlamak yerine güvenli seçeneğin kullanılabildiği, gerektiğinde uzun topun belirli bir hedefe gönderildiği bir takım görmek isterim. Kalecinin topu oyuna sokması, arkadaşlarının hazırlığından ayrı değerlendirilemez.
İlk baskıyı aşmak, Avrupa hazırlığının temel sorularından biri
Olympiakos önde baskı kurarsa Galatasaray'ın vereceği cevap, benim için skor kadar önemli olacak. Topu alan stoperin önünde sadece kapalı pas yolları varsa, sorun her zaman onun yavaş düşünmesi değildir. Orta saha oyuncusunun hangi açıdan yaklaşacağı ve kanattaki futbolcunun savunmacıyı nasıl meşgul edeceği de aynı düzenin parçası.
Ben geriden kısa pasla çıkma isteğini desteklerim; ama bunu bütün koşullarda uygulanması gereken bir zorunluluk saymam. Bazen rakibin öne çıktığı anda arkasındaki boşluğu hedeflemek daha doğru olabilir. Kısa ve uzun pas arasında kimlik tartışması yapmak yerine, hangisinin o pozisyonda takımı ileri taşıyacağına bakmalıyız. Önemli olan uzun topun ardından ikinci topu karşılayacak oyuncuların da bulunması.
Önümüzdeki hazırlık maçında görmek istediğim, baskı karşısında tek kişilik çözümlere bağımlı kalmamak. Bir futbolcu markaj altındaysa diğerinin pas seçeneği olması, bir taraf kapanmışsa oyunun başka yöne taşınması gerekiyor. İyi takım, her oyuncusunun zor pası verebildiği değil, arkadaşının işini daha kolay hale getirdiği takımdır.
Falcao ve Mohamed için sorulacak soru: Top hangi koşullarda ulaşacak?
Falcao ile Mohamed'in kamp listesinde bulunması, teknik heyete santrfor kullanımında seçenek sunuyor. Ancak buradan ikisinin birlikte başlayacağı veya aynı görevle oynayacağı sonucunu çıkarmam. Tercih ne olursa olsun, benim değerlendirmemde golcüye nasıl servis yapıldığı belirleyici olacak.
Ceza sahasında iki santrfor bulunurken kenardan gönderilen topun hedefi belli değilse oyuncu sayısını artırmış ama fırsatın kalitesini yükseltmemiş oluruz. Tek santrforla oynarken de yanında koşu yapan kimse yoksa rakip savunma bütün dikkatini ona verebilir. Orta sahadan gelecek destek, kenardaki oyuncunun içeriye hareketi ve diğer kanadın arka direği doldurması birlikte düşünülmeli.
Bir hazırlık maçında santrforun gol atamamasını tek başına kötü performans ilan etmem. Arkadaşına alan açması veya topu saklayarak takımın yerleşmesini sağlaması da katkıdır. Aynı şekilde bir penaltıyı gole çevirmiş olması bütün oyununu kusursuz yapmaz. Ben isimler arasındaki tartışmadan çok, Galatasaray'ın hangi santrfor tercihini hangi hücum düzeniyle desteklediğini görmek istiyorum.
Kerem, Yunus, Atalay ve Ali Yavuz için fırsatın anlamı
Bu oyuncuların kafilede bulunması, teknik heyetin onları farklı oyun durumlarında değerlendirebilmesi açısından önemli. Ben genç bir futbolcuya yalnızca son birkaç dakikada topu alıp bir şey yapmasını söyleyen yaklaşımı yeterli bulmam. Hangi alanda bekleyeceği, arkadaşının hareketine nasıl cevap vereceği ve savunmada hangi görevi üstleneceği açık olmalı.
Örneğin bir kanat oyuncusunun rakibi geçememesi, o gün hiç katkı sunamayacağı anlamına gelmez. İçeriye çekilip bekine alan açabilir, pası aldıktan sonra başka bir arkadaşını oyuna dahil edebilir veya top kaybının ardından doğru baskıyı yapabilir. Yalnızca çalım ve gol üzerinden puanlanan genç oyuncu, takıma yararlı daha basit tercihleri ikinci plana atabilir.
Ben bu karşılaşmada iyi bir hareket yapan genci hemen sezonun yıldızı ilan etmeyeceğim. Hata yapanı da Galatasaray seviyesinde değil diyerek gözden çıkarmayacağım. Hazırlığın amacı zaten hangi davranışın geliştirilmesi gerektiğini görmek. Fırsatın hakkını vermek oyuncunun sorumluluğuysa, onu doğru görevle sahaya hazırlamak da teknik ekibin sorumluluğudur.
Top kaybından sonra takımın verdiği cevap izlenmeli
Hücum ederken iki bek birden ileri gidiyorsa ve orta saha da ceza sahasına yaklaşıyorsa, top rakibe geçtiğinde ne olacağı önceden düşünülmeli. Ben bütün savunma güvenliğini stoperlerin hızına veya kalecinin çıkışına bırakmak istemem. İlk baskıyı yapacak oyuncu kadar, o baskı aşılırsa boşalan alanı koruyacak arkadaşının yeri de belli olmalı.
Bu bir hazırlık maçında çalışılabilecek çok somut bir konu. Topu kaybettiğimiz anda herkes aynı rakibe yöneliyorsa ilk pasla birkaç oyuncu birden oyunun dışında kalabilir. Bazen topa yakın kişinin rakibi yavaşlatması, diğerlerinin ise hemen koşu yollarını kapatması daha yararlı olur. İstekli görünmekle doğru savunma yapmak arasındaki fark burada ortaya çıkar.
Benim değerlendirmem, her kayıp topun ardından gol yenip yenmediğiyle sınırlı olmayacak. Rakip vuruşu dışarı atmış olabilir; bu, bizim doğru yerleştiğimizi kanıtlamaz. Skor ceza vermeden önce hatayı fark etmek, hazırlık karşılaşmasının en değerli kazançlarından biridir.
Terim'in beklentisi: Sonuç kadar oyundan öğrenmek
Fatih Terim, 10 Temmuz'daki açıklamasında Kasımpaşa karşısında özellikle ilk yarıdaki tempoyu ve bazı bölümlerdeki top kaybı tepkisini olumlu değerlendirdi. Değişen oyunculara rağmen oyunu sürdürebilmenin önemini anlattı. Olympiakos'u son prova olarak tanımlarken yolculuk ve sıcak gibi etkenlere rağmen iyi bir görüntü görmek istediğini söyledi. Ayrıca hazırlık maçlarının eksikleri belirlemeye hizmet etmesi gerektiğini vurguladı.
Bu yaklaşımın en güçlü tarafını, kazanmayı öğrenmenin karşısına koymamasında buluyorum. Elbette galibiyet isteriz; ama galibiyetin nasıl geldiğini incelemezsek öğrenme fırsatını kaçırırız. Bir oyuncunun kişisel becerisi kötü hazırlanmış atağı gole çevirebilir. O golü alkışlamakla aynı hücumun her hafta aynı biçimde işleyeceğini varsaymak farklı şeylerdir.
Ben teknik heyetin maçtan sonra yalnızca kim iyi oynadı sorusuna değil, hangi bağlantı çalıştı sorusuna da cevap aramasını isterim. İlk 11 değiştiğinde aynı temel davranışlar sürüyorsa güçlü bir hazırlık var demektir. Her yeni oyuncuyla bütün pas düzeni dağılıyorsa, bireysel forma durumundan önce ortak oyunun üzerinde durmak gerekir.
PSV ile Olympiakos'u aynı takım gibi değerlendirmemek gerekiyor
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turundaki ilk PSV karşılaşması 21 Temmuz'da Hollanda'da oynanacak. Planlanan Olympiakos maçı ile bu resmî sınav arasında sekiz gün bulunuyor. Bu takvim aralığı, her günün tam kadroyla antrenmana ayrılabileceği anlamına gelmiyor; yolculuk ve dinlenme de hazırlığın içinde yer alıyor.
Olympiakos karşısında yapılacak provayı yararlı kılabilecek şey, oyuncuların deplasman ortamında farklı bir rakibe cevap vermesini görmek. Ancak burada çalışan her çözümün PSV karşısında da aynı sonucu vereceğini varsaymam. Rakiplerin baskısı, savunma yerleşimi ve kullanacağı oyuncular farklı olabilir. Bir hazırlık maçından çıkarılan sonuç, sonraki karşılaşmanın özel hazırlığıyla yeniden değerlendirilmelidir.
Ben kolay bir prova isteyip sonra güçlü rakibe hazır olduğumuzu söylemektense, sorunlarımızı gösteren bir karşılaşmayı tercih ederim. Bunun anlamı kazanmayı önemsiz görmek değil. Temmuzdaki elemede karşımıza çıkabilecek bir açığı hazırlıkta fark etmek, güzel bir skor görüntüsünden daha değerli olabilir. Ama o açığın fark edilmesi yetmez; kalan zamanda nasıl düzeltileceği de belirlenmeli.
Taraftar olarak beklentim: Hazırlık maçı bahanesiyle hatalar geçiştirilmesin
Ben bir prova yenilgisiyle sezonu bitmiş saymam, bir prova galibiyetiyle de şampiyonluk ilan etmem. Buna rağmen hazırlık maçı denilerek bütün eksiklerin önemsizleştirilmesini istemiyorum. Bazı hatalar oyuncunun ritim bulmasıyla azalabilir; bazıları ise görev paylaşımı yeniden kurulmadıkça devam eder. İkisini ayıracak olan teknik değerlendirmedir.
Özellikle aynı bölgede tekrar eden soruna bakarım. Rakip her hücumunda aynı kenardan rahat ilerliyorsa, bunu yalnızca futbolcunun yeterince hızlı olmamasına bağlamak eksik kalabilir. Önündeki arkadaşının dönüşü veya merkezden gelecek yardım gecikiyor olabilir. Aynı biçimde forvet top alamıyorsa sürekli ondan daha fazla koşmasını istemek yerine pas bağlantısını incelemek gerekir.
Galatasaray'a güvenim, bütün sorunların olmadığına kendimi inandırmaktan gelmiyor. Sorun ortaya çıktığında düzeltilebileceğine inanmak istiyorum. Bunu sağlayacak olan da çalışılmış görevler, açık tercihler ve maçtan maça görülen gelişim. Taraftar olarak istediğim kusursuzluk değil, aynı hatanın nedenini her defasında yeniden keşfetmeyen bir takım.
Sonuç: Son provadan beklenen, daha anlaşılır bir Galatasaray
Maç öncesindeki beklentimin merkezinde üç şey var: Baskı altında birbirine pas seçeneği sunan oyuncular, top kaybından sonra ortak savunma ve gol için tek isme bağımlı olmayan hücum. Bunlar kurulabildiğinde sonuç tesadüfi birkaç ana daha az bağlı hale gelir. Oyuncunun bireysel yeteneği değerli kalır, fakat bütün yük onun omzuna bırakılmaz.
Galatasaray'ın Avrupa sınavına taşıması gereken şey yalnızca hazırlık galibiyetleri değil, birlikte ne yapacağını bilen bir takım anlayışı. Olympiakos için duyurulan programı önemli kılan sportif amaç buydu. Bu arşivdeki değerlendirme de oynanmış bir maçın sonucunu değil, yolculuk öncesindeki o hazırlık hedefini anlatıyor. Kazanma isteğini koruyan, eksiklerini dürüstçe gören ve onları çalışarak azaltan Galatasaray beklentim, herhangi bir hazırlık maçının skorundan daha kalıcı.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap