Galatasaray Spor Kulübü'nün 11 Haziran 2022 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Seçim Genel Kurulu'nda başkanlığa Dursun Özbek seçildi. Galatasaray Lisesi'nde 24 sandıkta gerçekleştirilen seçimde 4 bin 459 üye oy kullandı. Dursun Özbek 2 bin 208 oy alırken rakibi Eşref Hamamcıoğlu 2 bin 73 oyda kaldı. İki aday arasındaki fark yalnızca 135 oy oldu. Böylece Özbek, Ocak 2018'de sona eren ilk başkanlık döneminden yaklaşık dört yıl sonra yeniden Galatasaray'ın başkanlık koltuğuna döndü. Kulübün sonraki resmî kullanımında Özbek bu seçimle Galatasaray'ın 39. başkanı olarak anılırken, kendi kariyeri açısından ikinci başkanlık dönemi başlamış oldu.
Galatasaraylı olarak bu seçimin sonucuna yalnızca Dursun Özbek yeniden başkan oldu diye bakmıyorum. 2021-2022 sezonunda tarihimizin en ağır lig performanslarından birini yaşamış, teknik direktör değiştirmiş, yönetimi idari olarak ibra edilmemiş, seçim tarihleri mahkeme kararları nedeniyle değişmiş ve aylardır belirsizlik içinde kalmış bir kulüp yeni dönemini belirledi. Bu nedenle 11 Haziran sandığı yalnızca iki başkan adayının yarışı değildi. Galatasaray'ın yeniden sportif başarıya, mali istikrara ve kendi içinde güven ortamına nasıl döneceği konusunda üyelerin verdiği bir karardı. Dursun Özbek artık sadece seçim kazanan aday değil, bu ağır sorumluluğu taşıması gereken başkandı.
Seçimin kesin sonucu: Özbek 2.208, Hamamcıoğlu 2.073
| Başlık | Sonuç |
|---|---|
| Seçime katılan üye | 4.459 |
| Sandık sayısı | 24 |
| Dursun Özbek | 2.208 oy |
| Eşref Hamamcıoğlu | 2.073 oy |
| İki aday arasındaki fark | 135 oy |
| Oy verme başlangıcı | 10.00 |
| Oy verme bitişi | 15.00 |
Galatasaray'ın resmî seçim kaydına göre oy kullanma işlemi saat 10.00'da başladı ve 15.00'te sona erdi. Ardından 24 sandığın sayımına geçildi. Toplam seçmen katılımının 4 bin 459 olarak açıklanması, adayların aldığı oyların toplamıyla aynı rakam değildir; seçimde aday pusulaları dışında geçersiz veya farklı biçimde tasnif edilen oylar da bulunabilir. Bu nedenle yalnızca iki adayın toplamını kullanarak katılımcı sayısı hakkında farklı sonuç üretmemek gerekiyor.
Ben 135 oyluk farkı küçümsemem. Seçim sonuçta bir oyla bile kazanılabilir ve sandıktan çıkan irade kabul edilir. Ancak bu kadar yakın sonuç yeni başkana başka bir mesaj daha veriyor: Kendisine oy vermeyen 2 binden fazla Galatasaray üyesini de aynı kulübün parçası olarak görmek zorunda. Seçim akşamı kullanılan birlik ve sevgi dili bu yüzden sadece güzel bir konuşma değil, yönetimin uygulaması gereken zorunluluk olmalı.
Sayım uzun süre Eşref Hamamcıoğlu lehine ilerledi
Seçimin en dikkat çekici taraflarından biri sandık sayımındaki değişimdi. Dursun Özbek ilk sandığı 97-76 önde tamamladı. İkinci ve üçüncü sandıkların ardından fark oldukça küçüktü. Dördüncü sandıkla birlikte Eşref Hamamcıoğlu toplam oyda öne geçti ve uzun süre üstünlüğünü korudu.
İlk 13 sandığın sonunda Hamamcıoğlu 1.233, Özbek 1.080 oya ulaşmıştı. Aradaki fark 153 oydu. Bu noktada seçim Hamamcıoğlu lehine görünüyordu. Ancak sonraki sandıklarda Özbek farkı düzenli biçimde azaltmaya başladı. 19. sandık sonunda fark 86'ya, 20. sandık sonunda 31'e, 21. sandık sonunda ise yalnızca 10 oya düştü.
22. sandık seçimdeki gerçek kırılma noktası oldu. Dursun Özbek bu sandıkta 94, Eşref Hamamcıoğlu 76 oy aldı. Toplamda Özbek 1.937, Hamamcıoğlu 1.929 oya ulaştı ve Özbek ilk kez yeniden öne geçti. 23. sandıkta fark belirgin biçimde açıldı: Özbek 155, Hamamcıoğlu 59 oy aldı. Son sandıkta ise Özbek 116, Hamamcıoğlu 85 oy aldı ve kesin sonuç 2.208'e 2.073 olarak oluştu.
Ben bu sayım akışını Galatasaray seçim kültürünün ne kadar canlı olduğunu gösteren örneklerden biri olarak görüyorum. Saatler boyunca kazananın kim olacağı kesinleşmedi. İlk bölümlerde bir aday öndeyken sonraki sandıklar tabloyu tamamen değiştirdi. Bu durum bize seçimlerde erken sonuç ilan etmenin ne kadar yanlış olduğunu da gösteriyor. Son sandık sayılmadan hiçbir adayın başkanlığı kesin değildi.
24 sandıkta nasıl bir yarış yaşandı?
Dursun Özbek ve Eşref Hamamcıoğlu'nun sandık sonuçları, Galatasaray üyelerinin tercihlerinin sandıktan sandığa ciddi biçimde değişebildiğini gösterdi. Örneğin 5. sandıkta Hamamcıoğlu 122'ye 63, 6. sandıkta 121'e 71 öne çıktı. Buna karşılık 15. sandıkta Özbek 92'ye 60, 20. sandıkta 134'e 79 ve 23. sandıkta 155'e 59 üstünlük kurdu.
Ben bu dağılımdan üyelerin yaşına, sosyal grubuna veya düşünce biçimine ilişkin tahminler üretmem. Hangi sandığın hangi Galatasaraylı kesimi temsil ettiği üzerine yapılan kulis yorumları olabilir; ancak elimizde her sandık seçmeninin neden o tercihi yaptığına ilişkin doğrulanmış veri yok. Tarihsel haber için doğru olan, rakamları vermek ve sonuç üzerinde hangi sandıkların etkili olduğunu göstermek.
Seçimi Özbek'e getiren temel matematik özellikle son sandıklardaki güçlü sonuçlardı. 21. sandık sonunda hâlâ 10 oy geride olan aday, son üç sandıkta toplam 365 oy aldı; Hamamcıoğlu aynı üç sandıkta 220 oy topladı. Böylece seçim son bölümde Özbek lehine 145 oyluk net değişim gösterdi ve sonuç 135 oy farkla tamamlandı.
Galatasaray Lisesi yeniden seçim merkezindeydi
Olağanüstü Seçim Genel Kurulu Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirildi. Kulübün seçim geleneğinde özel bir yere sahip olan lise, bir kez daha başkanlık yarışına ev sahipliği yaptı. Genel kurulun divan başkanlığına Asena Yılmazkaya Dinçbaylı seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından sandık görevlileri onaylandı ve oy verme işlemi başladı.
Ben Galatasaray'ın seçimlerini başka birçok spor kulübünden ayıran şeylerden birinin bu gelenek olduğunu düşünüyorum. Galatasaray Lisesi sadece fiziksel olarak oy kullanılan bina değil; kulübün tarihsel hafızasının önemli merkezlerinden biri. Başkanlar, yöneticiler ve üyeler burada sandığa giderken bugünkü futbol takımı kadar 117 yıllık kurumun devamlılığını da temsil ediyor.
Fakat geleneğe sahip olmak tek başına iyi yönetim garantisi değil. Sandığın Galatasaray Lisesi'nde kurulmasının anlamı, oradan çıkan yönetimin de kulübün kurumsal kültürüne uygun davranmasıyla güçlenir. Tüzüğe saygı, genel kurula hesap verme, mali şeffaflık ve farklı görüşlere tahammül bu kültürün günlük yönetimdeki karşılığı olmalı.
Burak Elmas için son genel kurul
Seçimin açılış bölümünde dönemin başkanı Burak Elmas da kürsüye çıktı. Elmas, kendisi ve yönetim kurulu arkadaşları açısından bunun görevdeki son genel kurul olduğunu belirterek ailesine, ekip arkadaşlarına ve kendilerine destek veren Galatasaraylılara teşekkür etti. İki başkan adayına ve ekiplerine de başarı dileğinde bulundu.
Burak Elmas 19 Haziran 2021'de yalnızca 41 oy farkla başkan seçilmişti. Görev dönemi henüz bir yılı tamamlamadan 26 Mart 2022'de gerçekleştirilen yıllık genel kurulda yönetimi idari yönden ibra edilmedi. Bunun sonucunda olağanüstü seçim süreci başladı. Hukuki gelişmeler nedeniyle ilk belirlenen 23-30 Nisan takvimi uygulanamadı ve kulüp sonunda 11 Haziran'da sandığa gidebildi.
Ben Burak Elmas döneminin değerlendirmesini tek bir seçim yazısında bitirmem. Gençleşme projesi, Fatih Terim ile yolların ayrılması, Torrent tercihi, Süper Lig'deki ağır başarısızlık, Avrupa Ligi grubundaki başarılı performans ve yönetim krizleri ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken başlıklar. Ancak 11 Haziran itibarıyla kesin gerçek şu: Bir dönem kapanıyor ve kulüp yönetimi yeniden Dursun Özbek'e geçiyordu.
Seçim neden Haziran ayına kalmıştı?
Galatasaray'da ilk olağanüstü seçim takvimi 23 ve 30 Nisan olarak açıklanmıştı. Eşref Hamamcıoğlu ile Metin Öztürk o seçim için başkan adayı olmuştu. Fakat genel kurul kararlarıyla ilgili devam eden hukuk süreçleri seçim takvimini etkiledi ve 30 Nisan'daki seçim gerçekleştirilemedi.
Yeni takvimde ilk toplantı 4 Haziran, yeterli çoğunluğun sağlanamaması halinde ikinci toplantı 11 Haziran olarak belirlendi. Yeni süreçte Dursun Özbek adaylığını açıkladı. Metin Öztürk kendi başkanlık yarışını sürdürmek yerine Özbek ile ortak liste oluşturdu ve yönetim kurulu asıl üyeleri arasında yer aldı. Eşref Hamamcıoğlu ise başkan adaylığına devam etti.
Bu nedenle 11 Haziran seçimini 30 Nisan seçiminin birkaç hafta gecikmiş aynısı olarak anlatmak yanlış olur. Takvim değiştiği gibi aday yapısı da değişti. Dursun Özbek önceki yarışta aday değildi; yeni seçimde başkan adayı olarak ortaya çıktı. Metin Öztürk ise başkan adaylığından yönetim kurulu adaylığına geçti.
Dursun Özbek kırmızı, Eşref Hamamcıoğlu sarı pusulayla yarıştı
Seçimde Dursun Özbek'in oy pusulası kırmızı, Eşref Hamamcıoğlu'nun oy pusulası sarıydı. Galatasaray'ın geleneksel seçim sisteminde adayların farklı renklerde pusulalar kullanması, sandık gününün en tanınan özelliklerinden biri. 8 bin 862 üyenin oy kullanma hakkının bulunduğu seçimde 4 bin 459 üye sandığa geldi.
Katılım oranının bütün oy kullanma hakkına sahip üyeleri kapsamaması ayrıca değerlendirilebilir. Ben sandığa gelmeyen üyelerin neden katılmadığı üzerine kesin yorum yapmam. Ancak Galatasaray'ın yönetimini seçmek, üyelik hakkının en temel sorumluluklarından biri. Kulübün geleceği hakkında yüksek sesle fikir söyleyen üyelerin sandığa giderek iradesini göstermesini önemli buluyorum.
Dursun Özbek ikinci kez Galatasaray başkanı
Dursun Özbek Galatasaray başkanlığı görevine ilk kez 23 Mayıs 2015'te seçilmişti. Duygun Yarsuvat yönetiminde başkan yardımcılığı yaptıktan sonra başkanlık yarışına girmiş ve Turgay Kıran ile Ahmet Özdoğan'ın önünde seçimi kazanarak Galatasaray'ın 36. başkanı olmuştu.
İlk başkanlık dönemi 20 Ocak 2018'de gerçekleştirilen olağanüstü seçimli genel kurulda sona ermişti. Mustafa Cengiz 1.703 oy alırken Özbek 1.623 oyda kalmış ve başkanlık görevini devretmişti. Özbek aynı yıl mayıs ayında yeniden aday olmuş fakat seçimi yine Mustafa Cengiz kazanmıştı.
11 Haziran 2022 seçiminde elde edilen sonuç, Özbek'i yaklaşık dört yıl sonra yeniden kulübün başına getirdi. Daha sonraki kulüp kayıtlarında kendisi Galatasaray'ın 39. başkanı olarak anılırken, kişisel başkanlık kariyerinde ikinci dönemi başlamış oldu.
Ben eski başkanın geri dönüşünü otomatik olarak olumlu veya olumsuz değerlendirmem. Daha önce görev yapmış olmak çok önemli bir tecrübe sağlıyor. Aynı zamanda geçmişte alınmış kararların eleştirilerinden ders çıkarma yükümlülüğü getiriyor. Özbek'in seçim kampanyasında geçmiş dönemden edindikleri tecrübeyi sık sık vurgulamasının karşılığı, yeni dönemde aynı hataların tekrarlanmamasıyla ölçülecek.
Dursun Özbek'in ilk mesajı: Sevgi iklimi ve barış
Seçim sonucu kesinleştikten sonra kürsüye gelen Dursun Özbek, oy kullanan üyelere, ekip arkadaşlarına, ailesine ve rakibi Eşref Hamamcıoğlu ile onun ekibine teşekkür etti. Seçimin güzel bir yarış olduğunu söyledi ve ertesi günden itibaren bütün Galatasaraylıların yeniden yan yana gelmesi gerektiğini vurguladı.
Özbek'in konuşmasının ana teması “sevgi iklimi” ve “barış” oldu. Galatasaray'a barışı getirmek istediğini, seçimde kazanan veya kaybeden biçiminde kalıcı ayrımlar olmaması gerektiğini ve kulübü yeniden bütün Galatasaraylıların gurur duyacağı noktaya taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Ben bu mesajı seçim gecesi için doğru buluyorum. Galatasaray aylar boyunca ibra, mahkeme, seçim ve yönetim tartışmalarıyla yoruldu. Adayların taraftarları arasında da sert söylemler oluştu. Yeni başkanın ilk konuşmasında rakibini hedef almak yerine birlik çağrısı yapması kulübün ihtiyacına uygundu.
Fakat sevgi iklimi sadece konuşmayla kurulmaz. Kendisine oy vermeyen üyenin görüşünü de dinlemek, genel kurulda eleştiri yapıldığında düşmanlık olarak görmemek, eski yönetimlerin doğru projelerini sırf başka ekip başlattı diye iptal etmemek ve kulüp içinde liyakatli insanlarla çalışabilmek gerekir. Ben seçim gecesindeki sözlerin gerçek değerini bundan sonraki yönetim biçiminde ararım.
Eşref Hamamcıoğlu ile fark sadece 135 oy
Hamamcıoğlu'nun 2 bin 73 oyu, yarışın ne kadar yakın geçtiğini açık biçimde gösteriyor. Dursun Özbek seçimin galibi ama Galatasaray üyelerinin neredeyse yarısına yakını başka adaya oy verdi. Yeni yönetimin bunu dikkate alması gerektiğini düşünüyorum.
Ben demokrasi kültürünü “kazanan her şeyi alır” şeklinde yorumlamam. Başkan ve yönetim kurulu doğal olarak seçimle yetki kazanıyor, fakat kulübün sahibi olmuyor. Muhalif üyeler de Galatasaray'ın parçası olmaya devam ediyor. Özbek'in “kazanan-kaybeden yok” mesajının somut anlamı, bu 2 bin 73 oyun temsil ettiği görüşleri yok saymamak olmalı.
Aynı şekilde Hamamcıoğlu tarafının da sandığın sonucunu kabul edip kulübün yararına eleştirisini sürdürmesi önemli. Yönetimi denetlemek başka, seçim yenilgisini yıllarca süren kurumsal kavgaya dönüştürmek başka. Galatasaray son dönemde iç çekişmelerden fazlasıyla zarar gördü.
Metin Öztürk artık başkan adayı değil, yönetim kurulu üyesi adayıydı
Dursun Özbek'in listesinde en dikkat çeken isimlerden biri Metin Öztürk'tü. Öztürk 2021 seçiminde başkan adayı olmuş, 2022'nin iptal edilen 30 Nisan seçimi için de yeniden adaylık hazırlığı yapmıştı. Yeni seçim takviminde ise Özbek ile ortak hareket etme kararı alarak yönetim kurulu asıl aday listesine girdi.
Bu birliktelik seçim kampanyasının önemli gelişmelerinden biriydi. Özbek listesinde farklı dönemlerde Galatasaray yönetimlerinde veya camiada görev almış isimleri bir araya getirmeye çalıştı. Seçimin kazanılmasıyla birlikte bu isimler kulübün yeni yönetim kurulunu oluşturacak ekip haline geldi.
Ben güçlü isimlerin aynı yönetimde olmasını faydalı bulabilirim, fakat bunun için görev sınırlarının net olması gerekir. Kendi başkanlık hedefi bulunan veya kamuoyunda güçlü profili olan yöneticiler aynı kurulda çalışırken kişisel alanlar değil kulüp çıkarı ön planda tutulmalı. Yetki çatışması yerine iş bölümü oluşursa bu çeşitlilik avantaja dönüşür.
Dursun Özbek'in seçilen yönetim kurulunda kimler vardı?
Dursun Özbek'in yönetim kurulu asıl aday listesinde Metin Öztürk, Niyazi Yelkencioğlu, Bora İsmail Bahçetepe, Rıza Tevfik Morova, Eray Yazgan, Levent Yaz, Ahmet Cemal Özgörkey, Mehmet İsmail Sarıkaya, Mehmet Saruhan Cibara ve Dikran Gülmezgil yer aldı. Yönetim kurulunun yedek adayları ise Can Natan, Emir Aral, Cansu Ak, Tanur Lara Yılmaz ve Cem Soylu oldu.
20 Mayıs'taki liste tesliminden beri bu ekip seçim için hazırlanıyordu. Ben isimlerin tek tek tanınmışlığından çok, hangi alanlarda görev alacaklarıyla ilgileniyorum. Mali işler, hukuk, sponsorluk, amatör şubeler, futbol, iletişim ve gayrimenkul projeleri gibi çok farklı sorumluluklar var. Yönetim kurulunun gerçek başarısı seçim listesinde güçlü görünmek değil, bu görevleri profesyonel biçimde paylaşabilmek.
Erden Timur yönetim kurulunda değildi
Seçim sürecinin en çok konuşulan isimlerinden biri Erden Timur olmasına rağmen kendisi Dursun Özbek'in dernek yönetim kurulu asıl veya yedek listesinde bulunmuyordu. Özbek daha önce yaptığı açıklamada Timur'u Sportif AŞ'de ve kulübün gayrimenkul projelerinde değerlendirmeyi planladığını söylemişti.
Bu ayrımı özellikle koruyorum. 11 Haziran seçimi sonucunda “Erden Timur yönetim kuruluna seçildi” demek doğru olmaz. Seçilen dernek yönetim kurulu başka, Sportif AŞ'deki olası görevlendirmeler başka hukuki ve kurumsal süreçler. O gün için bilinen plan, Timur'un futbol ve gayrimenkul tarafında önemli sorumluluk almasının düşünülmesiydi.
Ben yeni yönetimden bu görevlerin açık biçimde tanımlanmasını beklerim. Futbol transferinde kim karar verecek, teknik direktör seçiminde kim yetkili olacak, Sportif AŞ'nin mali kararları dernek yönetimiyle nasıl koordine edilecek? Kurumsal yapı kişilerin popülerliğinin önüne geçmeli.
Yeni yönetimin ilk büyük dosyası futbol takımı
Dursun Özbek başkanlığa seçildiği anda Galatasaray'ın en acil konularından biri futbol takımının geleceğiydi. 2021-2022 sezonu Süper Lig'de tarihsel standartların çok altında tamamlanmıştı. Sarı-kırmızılı takım sezonu 52 puanla 13. sırada bitirmişti. Türkiye Kupası'na erken veda edilmiş, Avrupa Ligi'nde ise Barcelona'ya kadar uzanan başarılı bir yolculuk yaşanmıştı.
Domènec Torrent teknik direktörlük görevini sürdürüyordu. Dolayısıyla yeni yönetimin önünde ilk sorulardan biri Torrent ile devam edilip edilmeyeceğiydi. Ben seçim günü itibarıyla sonradan verilecek teknik direktör kararını olmuş gibi yazmam. 11 Haziran'daki gerçek, Torrent'in mevcut teknik direktör olduğu ve yeni yönetimin futbol yapılanmasını değerlendirmek zorunda bulunduğuydu.
Bu değerlendirme sadece hocayı değiştir veya değiştirmenin ötesinde yapılmalı. Galatasaray nasıl bir futbol oynayacak? Oyuncu transferini kim planlayacak? Scout raporları nasıl değerlendirilecek? Hangi genç oyuncular geri dönecek? Maaş bütçesinin sınırı ne olacak? Bütün bu sorular cevapsızsa teknik direktör değişikliği tek başına yeni sezonu kurtarmaz.
Yunus Akgün ve kiralık oyuncular yeni yönetimin önündeki dosyalardan
Adana Demirspor'da kiralık oynayan Yunus Akgün sezonu güçlü performansla tamamlamıştı. Galatasaray'a karşı iki lig maçında üç gol atması da taraftarın dikkatini çekmişti. Yeni yönetimin önünde sadece dışarıdan transfer edilecek futbolcular değil, kulübün kendi oyuncularının geri dönüşü de bulunuyordu.
Ben mali bağımsızlık hedefi konuşan yönetimin önce elindeki futbol değerini doğru kullanmasını beklerim. Kendi altyapından yetişen oyuncu Süper Lig'de yüksek performans veriyorsa aynı pozisyona milyonlarca avro harcamadan önce o futbolcunun Galatasaray'daki rolünü düşünmek gerekir. Bu hem sportif hem ekonomik akıl.
Aynı değerlendirme diğer kiralık ve genç oyuncular için de yapılmalı. Galatasaray'ın transfer politikasının sadece yeni isim almaya değil, oyuncu geliştirme ve değer yaratmaya dayanması gerekiyor.
2021 yazında yapılan genç transferler çöpe atılmamalı
Burak Elmas yönetiminin futbol projesi başarısız sonuçlarla sona ermiş olabilir, ancak o dönemde transfer edilen her futbolcuyu otomatik olarak başarısız ilan etmek doğru değil. Victor Nelsson, Sacha Boey, Berkan Kutlu, Barış Alper Yılmaz, Alexandru Cicâldău ve Olimpiu Moruţan gibi görece genç isimlere uzun vadeli yatırım yapılmıştı.
Ben yeni yönetimin “öncekiler aldı, hepsini değiştirelim” refleksinden uzak durmasını isterim. Her oyuncu ayrı ayrı değerlendirilmeli. Nelsson savunmada gelişim gösterdiyse bunun üzerine koyulmalı. Boey'in sakatlıkları sonrasında fiziksel durumu incelenmeli. Berkan'ın rolü netleştirilmeli. Cicâldău ve Moruţan için oyun planında gerçek yer olup olmadığına bakılmalı.
Kulüp yönetimindeki devamlılık tam da burada önemli. Bir yönetim giderken bütün futbol hafızası silinirse her iki yılda bir yeniden kadro kurar ve sürekli bonservis öderiz. Galatasaray'ın sportif aklı yönetim dönemlerinden daha uzun yaşamak zorunda.
Mali bağımsızlık seçim kampanyasının ana başlığıydı
Dursun Özbek seçim öncesindeki açıklamalarında Galatasaray'ın mali bağımsızlığını sağlamak için projeler hazırladıklarını sık sık vurguladı. Gayrimenkul geliştirme, kulübün borç yapısını güçlendirecek kaynak oluşturma ve sportif başarıyı sürdürülebilir hale getirme adaylık kampanyasının temel söylemleri arasındaydı.
Ben bu vaatlerin seçim kazanıldıktan sonra daha ciddi hale geldiğini düşünüyorum. Adayken proje anlatabilirsiniz; başkan olduğunuz anda o projenin takvimi, hukuki modeli ve mali sonucu sorulur. Hangi gayrimenkul nasıl değerlendirilecek? Kulübün elinde ne kalacak? Elde edilen para borcun hangi bölümüne gidecek? Futbol bütçesine ne kadar kaynak ayrılacak?
Galatasaray'ın bir defalık büyük gelir yaratıp birkaç transfer döneminde yeniden borçlanmasını istemiyorum. Mali bağımsızlık gerçekten hedefse, sürekli gelir üreten ve finansman giderini azaltan yapı kurulmalı. Gayrimenkul satışı veya proje geliri amaç değil, kulübün sürdürülebilirliğini sağlayacak araç olmalı.
Yeni başkanın görevi sadece şampiyon takım kurmak değil
Taraftar açısından futbol doğal olarak birinci gündem. Ben de Galatasaray'ın yeniden şampiyonluğa oynayan takım haline gelmesini istiyorum. Fakat başkanlık görevi yalnızca futbol transferi yapmak değil. Basketbol, voleybol, amatör şubeler, tesisler, sponsorluklar, üyelik yapısı, çalışanlar ve mali yükümlülükler aynı yönetimin sorumluluğunda.
Dursun Özbek'in ikinci döneminin gerçek başarısını sadece yaz transferlerinden ölçmek eksik olur. Kulübün toplam gelirini yükseltmesi, borç maliyetini azaltması, tesis projelerini ilerletmesi ve sportif şubeleri sürdürülebilir hale getirmesi gerekiyor. Futbol başarısı bütün bunların en görünür sonucu olabilir ama kurumsal güç görünmeyen işlerin kalitesiyle oluşuyor.
İki yıllık yeni dönem başlıyor
Olağanüstü seçimli genel kurulun ardından Dursun Özbek yönetiminin önünde iki yıllık bir görev dönemi bulunuyordu. Bu açıdan yeni yönetimin sınırsız zamanı yoktu. Haziran ayının ortasına gelinmişti ve futbol takımının yeni sezon hazırlıkları kısa süre içinde başlayacaktı. Teknik direktör ve transfer kararlarının gecikmesi sezon öncesi hazırlığı doğrudan etkileyebilirdi.
Ben yönetimin seçim zaferinin kutlamasını hızlı biçimde bitirip çalışmaya başlaması gerektiğini düşünüyorum. Kamp tarihi beklemiyor, oyuncu piyasası beklemiyor ve mevcut sözleşmeler işlemeye devam ediyor. Başkanlık seçimini kazanmak yönetimin amacı değil, asıl işin başlangıcı.
Sevgi iklimi vaadinin ilk sınavı seçim sonrası yönetim olacak
Özbek'in seçim konuşmasında kullandığı sevgi, barış ve birlik mesajları camianın son aylarda yaşadığı bölünme düşünüldüğünde anlamlıydı. Ancak bunun gerçek testi seçim gecesi değil, ilk ciddi görüş ayrılığında ortaya çıkacak.
Genel kurul yönetimin bir projesine karşı çıktığında ne olacak? Taraftar transfer politikasını eleştirdiğinde nasıl cevap verilecek? Seçimde Eşref Hamamcıoğlu'na oy veren başarılı bir Galatasaraylı profesyonelle çalışmak mümkün olacak mı? Önceki yönetimin doğru projesi devam ettirilecek mi? Ben birlik mesajını bu soruların cevabında ararım.
Galatasaray'a barış getirmek herkesin aynı düşünmesi değildir. Aynı fikirde olmayan insanların birbirinin kulüp sevgisini sorgulamadan birlikte yaşayabilmesidir. 135 oyluk yakın sonuç da bu anlayışı daha gerekli hale getiriyor.
Galatasaray'ın seçim maratonu sona erdi
26 Mart'taki yıllık olağan genel kuruldan 11 Haziran'a kadar Galatasaray yaklaşık iki buçuk ay boyunca ibra, mahkeme, tedbir, seçim tarihi ve aday tartışmalarıyla yaşadı. Bu süreç hem yönetim hem taraftar hem de profesyonel yapı açısından ciddi belirsizlik oluşturdu.
11 Haziran sandığının en önemli sonuçlarından biri bu belirsizliğin sona ermesi. Artık kulübün başkanı ve yönetim kurulu belli. Futbol planlamasında kimin karar vereceği, mali projeleri kimin yürüteceği ve profesyonel çalışanların kime rapor vereceği konusunda yeni dönem başlayabilir.
Ben Galatasaray'ın enerjisinin artık mahkeme ve seçim tartışmasından sahadaki ve kurumsal sorunlara dönmesini istiyorum. Seçim bitti. Bundan sonra her başarının veya başarısızlığın sorumluluğu yeni yönetime ait olacak.
Sonuç: Dursun Özbek yeniden Galatasaray'ın başkanı
11 Haziran 2022 gecesi uzun ve çekişmeli oy sayımının sonunda Galatasaray'ın yeni başkanı Dursun Özbek oldu. 24 sandıkta 4 bin 459 üyenin katıldığı seçimde Özbek 2 bin 208, Eşref Hamamcıoğlu 2 bin 73 oy aldı. 135 oyluk fark, seçimin ne kadar yakın geçtiğini ortaya koydu.
İlk sandıklardan sonra dengeli başlayan yarışın orta bölümünde Hamamcıoğlu belirgin üstünlük kurdu. 13. sandık sonunda fark 153 oya kadar çıktı. Ancak Özbek sonraki sandıklarda farkı eritti, 22. sandık sonunda sekiz oyla öne geçti, 23. sandıktaki 155-59'luk sonuçla büyük avantaj yakaladı ve son sandıkla birlikte başkanlığı kesinleştirdi.
Dursun Özbek böylece Galatasaray'daki ikinci başkanlık dönemine başladı ve kulübün 39. başkanı olarak yeni sorumluluğu üstlendi. Seçim konuşmasında rakibine teşekkür etti, camiada kazanan-kaybeden ayrımı yapmak istemediğini söyledi ve Galatasaray'a sevgi ile barış ortamı getirme sözü verdi.
Ben bu sözlerin gerçekleşmesini istiyorum. Çünkü yeni başkanın önündeki sorun listesi uzun: Tarihin en kötü lig sezonlarından birinin ardından yeniden şampiyonluğa oynayacak takım kurmak, teknik yapılanmayı belirlemek, genç futbolcuların değerini korumak, mali bağımsızlık projelerini hayata geçirmek, kulübün borç yükünü yönetmek ve aylarca seçim tartışmalarıyla bölünen camiayı yeniden ortak hedef etrafında toplamak.
Dursun Özbek artık aday değil. Verilen vaatlerin sorumlusu. Seçim kampanyasında anlatılan gayrimenkul projeleri, mali bağımsızlık hedefi ve sportif başarı planı bundan sonra genel kurulun ve taraftarın karşısında ölçülecek. Erden Timur için düşünülen Sportif AŞ yapılanması, Metin Öztürk'ün yönetimdeki rolü ve futbol takımına ilişkin kararlar kısa süre içinde yeni dönemin yönünü gösterecek.
Galatasaraylı olarak yeni yönetime peşinen sınırsız kredi vermem; peşinen başarısız da ilan etmem. Doğru yapılan işi destekler, kulübün zararına gördüğüm kararı eleştiririm. Başkanlar gelip geçiyor, Galatasaray kalıyor. Bu nedenle benim tarafım kişilerden önce kulübün çıkarı.
11 Haziran sandığının hükmü belli: Dursun Özbek yeniden Galatasaray'ın başkanı. Şimdi sandığın heyecanı sona eriyor ve çok daha zor bölüm başlıyor. Galatasaray'ı yeniden sportif başarıya taşımak, mali olarak daha güçlü hale getirmek ve seçim gecesinde sözü verilen sevgi iklimini günlük yönetim anlayışına dönüştürmek. Özbek ikinci başkanlık döneminin ilk gecesine seçim zaferiyle giriyor; bundan sonraki bütün değerlendirmeyi ise artık sandıkta aldığı oylar değil, Galatasaray'a kazandırdığı sonuçlar belirleyecek.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap