Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 18. haftasında ezeli rakibi Fenerbahçe'yi Kadıköy'de 3-0 mağlup ederek hem derbiye damga vurdu hem de liderlik yarışında çok büyük avantaj elde etti. 8 Ocak 2023 Pazar akşamı Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi'nde oynanan karşılaşmada sarı-kırmızılıların gollerini 32. dakikada Sergio Oliveira, 78. dakikada Kerem Aktürkoğlu ve 90+10. dakikada Mauro Icardi kaydetti. Galatasaray derbiye Fenerbahçe'nin yalnızca bir puan önünde lider çıkmıştı; alınan 3-0'lık tarihi galibiyetin ardından puanını 39'a yükseltti ve en yakın takipçisi Fenerbahçe ile farkı dört puana çıkardı. Okan Buruk'un takımı böylece ligde üst üste yedinci galibiyetini alırken, Kadıköy'deki son dört lig derbisinin üçünü kazanmış oldu.

Galatasaraylı olarak bu maçı sadece skor tabelasındaki 3-0 nedeniyle özel görmüyorum. Kadıköy'e lider gittik, şampiyonluk yarışındaki en yakın rakibimizin karşısında baskıya teslim olmadık, maçın uzun bölümünde daha doğru futbolu oynadık ve İstanbul'un karşı yakasından liderliğimizi güçlendirerek döndük. Üstelik galibiyet sadece bir yıldızın bireysel performansıyla gelmedi. Sergio Oliveira ilk golü attı, Kerem ikinci golle fişi çekti, sakatlığından dönen Icardi kulübeden gelip önce asist yaptı sonra 90+10'da muhteşem golle geceye imzasını attı. Muslera kritik anlarda görevini yaptı, savunma rakibin hücumcularına alan vermedi, Barış Alper savunma arkasına yaptığı koşularla Fenerbahçe'yi sürekli tehdit etti ve Okan Buruk'un kulübe hamleleri doğrudan skora yansıdı. Bu nedenle benim için Kadıköy gecesi sadece derbi zaferi değil, Galatasaray'ın gerçekten şampiyonluk takımı olmaya başladığını gösteren çok güçlü işaret.

Derbi öncesinde Galatasaray bir puan farkla liderdi

Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin puan tablosundaki ağırlığı son yıllardaki birçok karşılaşmadan daha büyüktü. Galatasaray maça 36 puanla lider, Fenerbahçe ise 35 puanla ikinci sırada çıktı. Yani derbinin sonucu doğrudan zirvenin şeklini değiştirecekti.

Galatasaray kazanırsa fark dört puana yükselecek, Fenerbahçe kazanırsa sarı-lacivertli takım liderliği alacaktı. Beraberlik halinde ise Galatasaray bir puanlık üstünlüğünü sürdürecekti.

Ben böyle derbileri normal üç puan maçından farklı görüyorum. Kağıt üzerinde yine sadece üç puan kazanıyorsunuz ama doğrudan rakibinizin üç puan almasını da engellediğiniz için psikolojik etkisi altı puanlık mücadele kadar büyük olabiliyor. Hele bunu rakibinizin sahasında yapıyorsanız sezonun kalanına çok güçlü mesaj veriyorsunuz.

Galatasaray 3-0'ın ardından 39 puana çıktı, Fenerbahçe 35 puanda kaldı. Böylece tek gecede zirvedeki fark birden dörde yükseldi.

Galatasaray'ın Kadıköy'deki ilk 11'i

Okan Buruk derbiye Fernando Muslera, Sacha Boey, Leo Dubois, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Berkan Kutlu, Sergio Oliveira, Kerem Aktürkoğlu, Dries Mertens, Milot Rashica ve Barış Alper Yılmaz ilk 11'iyle çıktı.

Bölgeİlk 11
KaleciFernando Muslera
SavunmaSacha Boey, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Leo Dubois
Orta sahaBerkan Kutlu, Sergio Oliveira, Dries Mertens
HücumMilot Rashica, Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz

İlk 11'in en dikkat çekici tarafı Mauro Icardi'nin kulübede başlamasıydı. Arjantinli yıldız 30 Kasım'daki antrenmanda yaşadığı kas sakatlığı nedeniyle bir süredir takımdan uzaktı ve ligde üç karşılaşma kaçırmıştı. Okan Buruk onu fiziksel olarak tamamen hazır olmadan başlangıç kadrosuna koymak yerine maçın ilerleyen bölümünde kullanmayı tercih etti.

Santrfor bölgesinde Barış Alper Yılmaz'ın başlaması da cesur tercihti. Barış klasik ceza sahası santrforu değil; süratiyle savunmanın arkasına koşan, stoperleri rahatsız eden ve pres gücü yüksek oyuncu. Okan Buruk'un Fenerbahçe savunmasının arkasındaki alanı hedeflediği bu seçimden belliydi.

Ben hocanın burada isme göre değil maç planına göre karar vermesini önemli buluyorum. Icardi'nin kariyeri Barış'tan elbette çok daha büyük ama sakatlıktan yeni çıkan oyuncuyu sırf derbi diye 90 dakikaya zorlamak yerine fiziksel olarak daha hazır Barış'la başlamak ve Icardi'yi maçın son bölümünde kullanmak doğru kadro yönetimi.

Galatasaray Fenerbahçe'nin baskısına hızlı hücumla cevap verdi

Fenerbahçe maça kendi taraftarının desteğiyle önde baskı yaparak başladı. Jorge Jesus'un takımı Galatasaray'ın geriden rahat pas yapmasını engellemeye ve oyunu ilk dakikalardan itibaren sarı-kırmızılı yarı sahaya taşımaya çalıştı.

Galatasaray ise rakibin bu yüksek baskısına sürekli kısa pas yapmaya çalışarak değil, uygun anlarda savunmanın arkasına uzun ve hızlı toplarla cevap verdi. Özellikle Barış Alper'in koşuları Fenerbahçe savunmasını geriye dönmek zorunda bıraktı.

Ben Okan Buruk'un ilk bölümlerdeki planını çok doğru buluyorum. Rakip sizi önde beş-altı oyuncuyla sıkıştırıyorsa her topu kısa oynamak zorunda değilsiniz. Savunma arkasında Barış gibi çok hızlı oyuncunuz varsa bir pasla rakibin bütün presini anlamsız hale getirebilirsiniz.

Derbinin ilk 15 dakikasında çok net pozisyon çıkmasa da oyunun nerede şekilleneceği belli olmaya başlamıştı. Fenerbahçe önde basacak, Galatasaray bu baskının arkasındaki geniş alanı kullanacaktı.

14. dakika: Abdülkerim'in golü ofsayttan döndü

Galatasaray ilk kez 14. dakikada topu ağlara gönderdi. Abdülkerim Bardakcı duran top organizasyonunun devamında fileleri buldu ancak yardımcı hakem ofsayt bayrağını kaldırdı. VAR kontrolünün ardından da karar değişmedi ve gol geçerli sayılmadı.

Daha derbinin ilk bölümünde rakip kaleye bu kadar yaklaşmak Galatasaray'ın oyuna sadece savunma düşüncesiyle çıkmadığını gösteriyordu.

16. dakika: Kerem de fileleri buldu ama yine ofsayt

Yalnızca iki dakika sonra Galatasaray bir kez daha gol sevinci yaşadı. Kerem Aktürkoğlu savunma arkasına hareketlendi, kaleci Altay Bayındır'ı geçti ve topu ağlara gönderdi. Fakat yardımcı hakemin bayrağı yine havadaydı ve pozisyon ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.

İlk 16 dakikada iki topu ağlara göndermiş olmak bana maçın taktik yönü hakkında çok şey söylüyor. Fenerbahçe savunmasının arkasında alan vardı ve Galatasaray sürekli o alana koşuyordu. Gol sayılmasa bile rakibe verilen mesaj çok netti: Savunma çizgisini bu kadar öne çıkarırsanız arkaya koşacağız.

17. dakikada Fenerbahçe Rossi ile cevap verdi

Galatasaray'ın peş peşe ofsayt gollerinden sonra Fenerbahçe Diego Rossi ile tehlike yarattı. Ceza sahasının sağ tarafında topu alan Uruguaylı futbolcu savunmacısını geçip sol ayağıyla vurdu ancak top direğin dibinden auta çıktı.

Derbinin bu bölümünde iki taraf da karşı kaleye hızlı geçişlerle gitmeye başlamıştı. Ben Galatasaray'ın en dikkatli olması gereken noktanın tam olarak bu olduğunu düşünüyorum. Fenerbahçe Valencia, Batshuayi, Rossi ve King gibi açık alanda etkili olabilecek oyunculara sahipti. Hücuma çıkarken top kaybının ardından savunma yerleşiminin bozulmaması gerekiyordu.

21. dakika: Mertens frikikten şansını denedi

Galatasaray ceza sahasının yaklaşık beş metre gerisinde serbest vuruş kazandı. Dries Mertens'in kullandığı top baraja takıldı. Belçikalı oyuncu maç boyunca Fenerbahçe savunmasının önündeki boşlukları arayan isimlerden biri oldu.

Ben Mertens'in istatistik kağıdına gol veya asist yazmasa bile derbinin taktik açıdan önemli oyuncularından biri olduğunu düşünüyorum. Rakibin orta saha oyuncularını sürekli karar vermeye zorluyor. Onu takip ederlerse Kerem veya Rashica'ya alan açılıyor, bırakırlarsa ceza yayı çevresinde topla yüzünü kaleye dönebiliyor.

28. dakika: Barış Alper çok büyük fırsatı kaçırdı

Galatasaray ilk yarının en net pozisyonlarından birini 28. dakikada yakaladı. Berkan Kutlu'nun uzun pasıyla sağ tarafta hareketlenen Milot Rashica ceza sahasına girdi ve topu merkezde müsait durumdaki Barış Alper Yılmaz'a çıkardı.

Barış'ın önünde çok temiz gol fırsatı vardı ancak yaptığı vuruş üstten farklı şekilde auta çıktı.

Ben o anda “bu kaçan pozisyona çok üzülür müyüz?” diye düşünmüş olabilirim. Derbilerde bu kadar net fırsat her zaman gelmez. Hele rakibin sahasında oynuyorsanız yakaladığınız anda cezayı kesmeniz gerekir.

Ama Barış'ın golü kaçırması onun maç planındaki katkısını azaltmıyor. Fenerbahçe savunmasını sürekli geriye koşmaya zorlaması ve rakip stoperlerin rahat öne çıkmasını engellemesi Galatasaray'ın orta sahasını da rahatlattı.

32. dakika: Sergio Oliveira Kadıköy'ü susturdu

Galatasaray'ın beklediği gol 32. dakikada geldi. Dries Mertens sol köşeden korneri ön direğe gönderdi. Fenerbahçe savunmasının müdahalesiyle top arka tarafa sekti. Sağ çaprazda bekleyen Sergio Oliveira topu kontrol etti ve yerden çok düzgün, sert bir vuruş yaptı.

Meşin yuvarlak kalabalığın arasından uzak köşeye giderek ağlarla buluştu. Altay Bayındır topa ulaşamadı: Fenerbahçe 0-1 Galatasaray.

Ben Sergio'nun bu vuruşunda tecrübenin etkisini görüyorum. Top önünüze geliyor, ceza sahası kalabalık ve derbi baskısı inanılmaz. Böyle durumda bütün gücünüzle vurmak yerine doğru köşeyi bulmanız gerekir. Sergio tam olarak bunu yaptı.

Portekizli orta saha böylece Süper Lig'deki ikinci golünü kaydetti. İlk golünü Konyaspor karşısında atmıştı. Ayrıca Galatasaray formasıyla Fenerbahçe'ye gol atan ilk Portekizli futbolcu olarak kayıtlara geçti.

Sergio'nun golü orta saha skor katkısının önemini gösterdi

Ben sezon boyunca Galatasaray'ın sadece santrforundan değil orta sahasından da gol alması gerektiğini düşünüyorum. Rakip bütün dikkatini Icardi veya Kerem'e verdiğinde Sergio gibi geriden gelen futbolcunun skora girmesi savunma planını bozar.

Üstelik Sergio yalnız golcü değil. Takımın pas başlangıcını, duran toplarını ve oyunun yönünü önemli ölçüde yönetiyor. Böyle derbide skoru da getirdiğinde transferin değeri daha net ortaya çıkıyor.

Fenerbahçe golden sonra baskısını artırdı

Galatasaray'ın öne geçmesinin ardından Fenerbahçe doğal olarak daha fazla risk almaya başladı. 36. dakikada Michy Batshuayi sol çaprazdan ceza sahasına girerek uzak köşeye vurdu. Fernando Muslera iyi uzanarak topun ağlara gitmesini engelledi.

Devamındaki duran top ve ikinci toplarda Willian Arao da kaleyi denedi. Muslera ve Galatasaray savunması tehlikeleri savuşturdu.

Ben maçın kırılma noktalarından birinin burada olduğunu düşünüyorum. 1-0 öne geçtikten hemen sonra gol yerseniz bütün psikolojik avantajınız kaybolur. Muslera'nın Batshuayi pozisyonundaki kurtarışı bu nedenle tabelada görünmeyen ama galibiyette büyük payı olan hareketlerden biri.

Muslera yine büyük maçta güven verdi

Fernando Muslera'nın Galatasaray kariyerinde çok sayıda derbi var. Kadıköy atmosferi, yoğun tribün baskısı veya maçın önemi onun için artık yeni durum değil. Böylesine yüksek gerilimli gecelerde kalecinin sakinliği bütün savunmayı etkiliyor.

Ben kaptanın yalnız kurtarışlarını değil beden dilini de önemli buluyorum. Stoperlere sürekli yön veriyor, yüksek toplarda sorumluluk alıyor ve tempoyu ne zaman düşürmesi gerektiğini biliyor. Genç veya yeni transferlerle kurulmuş takımın arkasında böyle tecrübeli kaptanın bulunması büyük avantaj.

45+7: Rashica farkı ikiye çıkarmaya çok yaklaştı

İlk yarının uzatma bölümünde Fenerbahçe korner kullandı ancak Galatasaray topu uzaklaştırdıktan sonra çok hızlı hücuma çıktı. Milot Rashica sağ kanattan içeri kat etti ve sert bir vuruş yaptı. Altay Bayındır köşeye uzanarak topu çıkardı.

Bu pozisyon Okan Buruk'un maç planının adeta özeti. Rakip duran top için oyuncularını öne çıkarıyor, topu kazandığınız anda Rashica'nın süratiyle savunma arkasına gidiyorsunuz.

Ben Rashica'nın son haftalardaki yükselişini Galatasaray'ın hücumunun değişmesinde önemli faktörlerden biri görüyorum. Topu aldığında geriye dönmek yerine ilk düşüncesi rakip kaleye gitmek. Fenerbahçe gibi savunma çizgisini önde kuran rakibe karşı bu özellik çok değerli.

İlk yarı Galatasaray'ın 1-0 üstünlüğüyle bitti

Galatasaray ilk yarıda iki ofsayt golü buldu, Barış Alper ile büyük fırsat kaçırdı, Sergio ile golü attı ve Rashica'yla ikinci gole yaklaştı. Fenerbahçe ise özellikle Batshuayi ve Arao üzerinden tehdit oluşturdu ancak Muslera'yı geçemedi.

Ben ilk 45 dakikanın sonunda Galatasaray'ın üstünlüğünü hak ettiğini düşünüyorum. Sadece gol attığımız için değil, rakibin baskısını daha doğru okuyup daha kaliteli geçişler oluşturduğumuz için.

Derbinin ikinci yarısında ise Fenerbahçe'nin daha fazla risk alacağı belliydi. Galatasaray'ın bunu nasıl değerlendireceği maçın kaderini belirleyecekti.

İkinci yarının ilk saniyelerinde Barış Alper yine savunma arkasında

İkinci yarı başlar başlamaz Barış Alper Yılmaz sağ çaprazdan Fenerbahçe ceza sahasına sarktı ve vuruşunu yaptı. Altay Bayındır topu kontrol etti.

Ben bunun Okan Buruk'un devre arasında takıma “geri çekilin” demediğinin göstergesi olduğunu düşünüyorum. Bir gol öndeyiz diye ceza sahasının önüne kapanmak yerine rakibin bırakacağı alanı yeniden kullanmaya çalıştık.

Fenerbahçe topa daha fazla sahip oldu ama temiz pozisyon bulmakta zorlandı

İkinci yarının ilk bölümünde Fenerbahçe topu daha fazla ayağında tuttu. Crespo'nun uzaktan vuruşunu Muslera kontrol etti. Sarı-lacivertli ekip kanatlardan ve uzun toplardan Galatasaray savunmasını zorlamaya çalıştı.

Ancak Nelsson-Abdülkerim ikilisi merkezde genel olarak sağlam kaldı. Sacha Boey ve Leo Dubois da kenarlarda rakiplerin bire birlerini sınırladı.

Ben burada Galatasaray'ın takım boyunu iyi koruduğunu düşünüyorum. Rakip topa sahip olabilir ama ceza sahasının merkezine rahat giremiyorsa kontrolün tamamını kaybetmiş değilsiniz. Topa sahip olma yüzdesi tek başına üstünlük değildir.

66. dakika: Mertens ikinci gole yaklaştı

Galatasaray hızlı hücumda yine tehlike yarattı. Rashica sağ tarafta topla buluşup ceza yayı önündeki Dries Mertens'e pasını verdi. Belçikalı yıldız sert vurdu ancak Altay Bayındır gole izin vermedi.

Bir dakika sonra Fenerbahçe Osayi-Samuel ile cevap verdi. Sağ çaprazdan yaptığı güçlü vuruşu Muslera çıkardı.

Maç artık iki tarafın da tek pozisyonla sonucu değiştirebileceği kritik bölüme girmişti.

70. dakika: Okan Buruk orta sahayı güçlendirdi

Okan Buruk 70. dakikada iki değişiklik yaptı. Dries Mertens ile Milot Rashica kenara gelirken Lucas Torreira ve Yunus Akgün oyuna girdi.

Torreira'nın başlangıç 11'inde olmaması derbi öncesi dikkat çekmişti. Okan Buruk Berkan Kutlu'nun fizik ve koşu gücünü ilk bölümde kullanmış, Uruguaylı yıldızı ikinci yarının son bölümüne saklamıştı.

Ben bu hamleyi maç yönetimi açısından başarılı buluyorum. Fenerbahçe artık daha fazla oyuncuyla hücum ediyor ve orta sahada boşluklar bırakıyordu. Torreira'nın top kazanma gücü tam bu bölümde değerli hale geldi. Yunus ise top kazanıldığında hızlı çıkış alternatifi oluşturdu.

77. dakika: Icardi geri döndü

Derbinin kaderini değiştirecek değişiklik 77. dakikada geldi. Okan Buruk Sergio Oliveira ile Barış Alper Yılmaz'ı kenara aldı; Mauro Icardi ve Fredrik Midtsjö'yü sahaya sürdü.

Icardi, 30 Kasım'daki antrenmanda yaşadığı adale sakatlığı nedeniyle yaklaşık bir aydır resmî maç oynamıyordu. Lig özelinde üç maç kaçırdıktan sonra doğrudan Kadıköy derbisinde sahalara döndü.

Ben böylesine uzun aradan sonra oyuncunun ilk maçı için daha zor sahne düşünemiyorum. Kadıköy deplasmanı, skor 1-0 ve rakip beraberlik için bütün riskleri alıyor. Ama Icardi'nin kariyer seviyesi zaten böyle baskılı anlar için transfer edildiğini gösteriyor.

78. dakika: Icardi hazırladı, Kerem fişi çekti

Okan Buruk'un değişikliklerinin karşılığı neredeyse anında geldi. Fredrik Midtsjö orta sahadan topu ileri taşıdı. Mauro Icardi savunma arkasında topla buluştu ve sağ taraftaki Kerem Aktürkoğlu'nun önüne bıraktı.

Kerem ceza sahasına girerek yerden vurdu. Top Altay Bayındır'ın bacaklarının arasından geçerek ağlara gitti: 0-2.

Pozisyon için uzun bir VAR kontrolü yapıldı. Yaklaşık dört dakikalık incelemenin ardından gol geçerli sayıldı.

Ben ikinci golü maçın gerçek kırılma noktası olarak görüyorum. 1-0'da Fenerbahçe tek golle yeniden maça dönebilecek durumdaydı. 2-0 olduğunda ise Kadıköy'deki psikolojik denge tamamen Galatasaray'a geçti.

Kerem Aktürkoğlu yine büyük maçta sahnede

Kerem Aktürkoğlu bu golle sezonun Süper Lig'deki altıncı golünü kaydetti. Daha önce Kasımpaşa'ya iki, Başakşehir'e üç gol atmıştı. Fenerbahçe'ye karşı da önceki sezonun ilk yarısında Nef Stadyumu'nda gol bulmuştu.

Ben Kerem'in kariyerinde derbi gollerinin önemli yer tutmaya başlamasını değerli buluyorum. Genç futbolcu zaman zaman formsuzluk nedeniyle çok eleştiriliyor fakat açık alan bulduğu ve özgüvenli oynadığı gün ligin en tehlikeli hücumcularından biri.

Icardi'nin pasında yaptığı koşu da çok doğru. Topu beklemiyor, savunmanın arkasına zamanında hareketleniyor ve Altay'la karşı karşıya kaldığında vuruşunu fazla geciktirmiyor.

Icardi oyuna girer girmez asist yaptı

Mauro Icardi'nin sakatlık dönüşünde yaptığı ilk ciddi aksiyonlardan birinin asist olması onun futbol zekâsını bir kez daha gösterdi. Santrfor pozisyonunda kendisi kaleye gitmek yerine Kerem'in daha uygun açıya koştuğunu gördü ve topu ona aktardı.

Ben Başakşehir'deki topuk asistinden sonra burada da aynı şeyi görüyorum. Icardi sadece ceza sahasında kendisine servis bekleyen golcü değil. Hücumun doğru kararını verebiliyor.

Bu tür paslar Kerem ve diğer kanat oyuncularının da oyununu yükseltiyor. Santrfor topu her aldığında şut çekmeyecekse kanat oyuncusu onunla daha fazla kombinasyona girer.

86. dakika: İrfan Can Kahveci kırmızı kart gördü

Fenerbahçe'nin maça dönme ihtimali 86. dakikada daha da azaldı. İrfan Can Kahveci, Leo Dubois'ya yaptığı sert müdahalenin ardından başlangıçta kart görmedi. VAR hakemi pozisyon için Halil Umut Meler'i monitöre çağırdı.

Hakem görüntüyü izledikten sonra İrfan Can'a doğrudan kırmızı kart gösterdi ve Fenerbahçe karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi oynamak zorunda kaldı.

Ben burada skorun zaten 2-0 olduğunu unutmuyorum. Galatasaray ikinci golü Fenerbahçe 11 kişiyken atmıştı. Dolayısıyla galibiyeti sadece rakibin kırmızı kartına bağlamak tarihsel olarak da futbol açısından da yanlış olur.

Fenerbahçe o sezon ilk kez evinde gol atamadı

Derbinin dikkat çekici istatistiklerinden biri Fenerbahçe'nin sezon boyunca kendi sahasında ilk kez gol atamamasıydı. Jorge Jesus yönetimindeki sarı-lacivertli takım derbiye kadar Ülker Stadı'nda oynadığı bütün resmî karşılaşmalarda en az bir gol bulmuştu.

Lig, Avrupa ve Türkiye Kupası dahil 16 iç saha maçının tamamında fileleri havalandıran Fenerbahçe'nin serisini Galatasaray bitirdi.

Ben 3-0'ın sadece hücum başarısı olmadığını bu istatistikten anlıyorum. Fenerbahçe sezon boyunca gol üretmekte çok başarılı takımdı. Böyle rakibi kendi stadında sıfırda tutmak savunma performansının seviyesini gösteriyor.

90+5: Icardi üçüncü gole çok yaklaştı

Fenerbahçe 10 kişi kaldıktan sonra Galatasaray açık alanları daha rahat kullanmaya başladı. 90+5. dakikada Berkan Kutlu sol taraftan ceza sahasına topu gönderdi. Icardi kaleciyle karşı karşıya kaldı ve vuruşunu yaptı ancak Altay Bayındır önemli kurtarışla üçüncü golü engelledi.

Ben bu pozisyonda Icardi'nin sakatlık sonrası fiziksel isteğini de görüyorum. Maçın 95. dakikası ve oyuncu hâlâ savunma arkasına koşu yapıyor. Dakika olarak çok oynamamış olsa bile derbi temposunun içine hızlı girmiş durumda.

90+10: Mauro Icardi'den Kadıköy'e unutulmaz gol

Derbinin son sözü Mauro Icardi'ye aitti. Fenerbahçe savunmasının kendi yarı alanında yaptığı hatada top Arjantinli santrforun önüne düştü. Icardi sol çaprazda topu kontrol etti ve sol ayağıyla çok dar açıya rağmen inanılmaz sertlik ve doğrulukta vurdu.

Top üst köşeden ağlara gitti. Altay Bayındır yalnızca izleyebildi: 0-3.

Ben bu golü skorun gereği olmayan ama derbinin hafızasını belirleyen gol olarak görüyorum. Galatasaray zaten maçı kazanmıştı. 2-0 da üç puan getirecekti. Ama 90+10'da Icardi'nin böyle gol atması gecenin duygusal boyutunu tamamen değiştirdi.

Sakatlıktan bir ay sonra dönüyorsun. İlk aksiyonlarında asist yapıyorsun. Son dakikada Kadıköy'de ezeli rakibine böyle gol atıyorsun. Bir yıldızın taraftarla bağını güçlendirmek için daha etkili senaryo bulmak zor.

Icardi sakatlık dönüşünde bir gol, bir asist

Mauro Icardi derbiye yedek kulübesinde başladı ama yaklaşık son 15 dakikada maçın iki golüne doğrudan etki etti. Kerem'in golünü hazırladı, uzatma bölümünde de skoru 3-0 yaptı.

Böylece ligdeki gol sayısını beşe yükseltti. Daha önce Alanyaspor'a bir, Beşiktaş'a iki ve Başakşehir'e bir gol atmıştı.

Ben Icardi konusunda sezon başında söylediğim noktaya dönüyorum: Böyle santrforu maç boyunca 70 kez topa dokunsun diye almıyorsunuz. Kritik anda birkaç doğru dokunuş yapsın ve skoru değiştirsin diye alıyorsunuz. Kadıköy gecesinde sahada kısa süre kalmasına rağmen bunu yaptı.

Sergio Oliveira Fenerbahçe'ye gol atan ilk Portekizli Galatasaraylı

Sergio Oliveira'nın 32. dakikadaki golü başka bir istatistik oluşturdu. Portekizli orta saha, Galatasaray formasıyla Süper Lig'de Fenerbahçe ağlarını havalandıran ilk Portekizli futbolcu oldu.

Ben böyle küçük tarihsel notları seviyorum. Oyuncu Galatasaray kariyerinin yıllar sonra hatırlanacak anlarından birini derbide yaşadı. Hele bu gol 3-0'lık Kadıköy galibiyetinin açılış golüyse değeri daha da büyüyor.

Dries Mertens cezalı duruma düştü

İlk yarının sona ermesinin ardından hakem Halil Umut Meler'e yaptığı itiraz nedeniyle sarı kart gören Dries Mertens cezalı duruma düştü. Belçikalı oyuncu böylece bir sonraki hafta oynanacak Hatayspor karşılaşmasında forma giyemeyecek.

Ben derbi coşkusunun içinde bu ayrıntının unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Şampiyonluk maratonunda sarı kart yönetimi de önemli. Mertens takımın hücum bağlantısının kilit isimlerinden ve Hatay maçında Okan Buruk farklı çözüm üretmek zorunda kalacak.

Galatasaray'ın galibiyet serisi yedi maça çıktı

Fenerbahçe galibiyetiyle Galatasaray Süper Lig'de üst üste yedinci maçını kazandı. Sarı-kırmızılılar Kayserispor mağlubiyetinin ardından Alanyaspor ile berabere kalmış ve sonrasında başlayan seride Fatih Karagümrük, Beşiktaş, Başakşehir, İstanbulspor, Sivasspor, Ankaragücü ve Fenerbahçe'yi peş peşe mağlup etmişti.

Bu yedi galibiyette Galatasaray 20 gol attı ve sadece dört gol yedi.

Ben bu istatistiği 3-0'dan bile daha önemli görüyorum. Derbi tek gecedir; yedi maçlık galibiyet serisi ise takımın istikrarını anlatır. Şampiyonluklar genellikle böyle uzun kazanma serileriyle gelir.

Okan Buruk teknik direktörlük kariyerinin en uzun serisini yakaladı

Yedi maçlık seri Okan Buruk için de kişisel rekor oldu. Teknik direktör daha önce Akhisarspor'un başında altı maçlık lig galibiyeti serisi yakalamıştı. Galatasaray ile ulaştığı yedi maç, teknik adamlık kariyerinin en uzun Süper Lig kazanma serisine dönüştü.

Ben bunu sezonun ilk aylarında Okan Buruk'un geleceğinin bile tartışıldığı dönemle birlikte düşününce daha anlamlı buluyorum. Kayseri ve Alanyaspor maçları sonrasında hocaya yönelik çok sert eleştiriler vardı. Dursun Özbek yönetimi teknik direktörün arkasında durdu. Birkaç ay sonra takım yedi maç üst üste kazanmış ve Kadıköy'de 3-0'lık derbi zaferi almış durumda.

Bu, futbolda istikrarın neden önemli olduğunun güzel örneklerinden biri.

Galatasaray son sekiz lig maçında yenilmedi

Sarı-kırmızılı takım Fenerbahçe maçıyla birlikte Süper Lig'deki yenilmezlik serisini sekiz karşılaşmaya çıkardı. Kayserispor'a 15 Ekim'de alınan 2-1'lik mağlubiyetten sonra Alanyaspor ile 2-2 berabere kalındı ve ardından yedi maç kazanıldı.

Ben şampiyonluk takımının temel özelliğinin tam olarak bu olduğunu düşünüyorum: Kötü dönemi mümkün olduğunca kısa tutmak. Galatasaray Kayseri'de kaybettikten sonra krize girmek yerine iki haftada yeniden ayağa kalktı ve ardından aylar süren seri başlattı.

Kadıköy'deki son dört derbinin üçü Galatasaray'ın

Bir dönem Galatasaray'ın Kadıköy'deki galibiyet hasreti Türk futbolunun en fazla konuşulan istatistiklerinden biriydi. 20 yılı aşan seri 23 Şubat 2020'de 3-1'lik galibiyetle sona ermişti.

Galatasaray ertesi sezon, 6 Şubat 2021'de Mostafa Mohamed'in golüyle Kadıköy'de bir kez daha 1-0 kazandı. 2021-2022 sezonunda Fenerbahçe 2-0 galip geldi. 8 Ocak 2023'te ise Galatasaray bu kez 3-0 kazandı.

Yani son dört Kadıköy lig derbisinin üçünden Galatasaray galibiyetle çıktı.

Ben bunun psikolojik açıdan çok büyük değişim olduğunu düşünüyorum. Bir zamanlar “Kadıköy deplasmanı” Galatasaray için ayrı bir baskı başlığı olarak konuşuluyordu. Artık yeni nesil oyuncuların önemli bölümü oraya kaybetmekten korkulan stat olarak değil kazanılabilecek deplasman olarak gidiyor.

Son altı Kadıköy derbisinde yalnız bir mağlubiyet

Daha geniş aralıkta Galatasaray, Fenerbahçe ile deplasmanda oynadığı son altı lig maçında üç galibiyet, iki beraberlik ve yalnız bir mağlubiyet aldı.

Ben bir derbinin tarihsel psikolojisinin birkaç sezon içinde nasıl değişebildiğini bunun gösterdiğini düşünüyorum. Futbolda “bu statta kazanılmaz” veya “şu takım burada hep kazanır” diye sonsuz kural yok. Doğru takım kurulur, doğru oyun oynanır ve istatistik değişir.

Okan Buruk: Daha iyi hazırlanan taraftık

Okan Buruk maç sonrasında takımının galibiyeti hak ettiğini söyledi. Derbinin hem iki ezeli rakip arasındaki prestij hem de liderlik yarışı açısından son derece önemli olduğunu belirten teknik direktör, maçın büyük bölümünde planlarının doğru işlediğini ifade etti.

Buruk oyuncularının daha konsantre, daha iyi hazırlanmış ve saha içinde daha doğru kararlar alan taraf olduğunu düşündüğünü söyledi. Rakibin uzun toplarına karşı hazırlıklı olduklarını, önde baskıyla Fenerbahçe'yi zaman zaman hataya zorladıklarını ve hücum geçişlerinde daha fazla gol fırsatı bile üretebileceklerini anlattı.

Ben hocanın en önemli başarısının rakibin taraftar baskısından etkilenmeyen plan oluşturmak olduğunu düşünüyorum. Kadıköy'de ilk 15 dakika paniklerseniz tribün rakibin üzerine ekstra güç olarak gelir. Galatasaray ise o ilk baskıyı geçtikten sonra kendi oyununu kurmayı başardı.

Kulübeden gelen oyuncular maça damga vurdu

Okan Buruk maçtan sonra özellikle kulübeden gelen futbolcuların katkısını övdü. Gerçekten de ikinci golün oluşumunda sonradan oyuna giren Midtsjö ve Icardi'nin payı vardı; Icardi ayrıca üçüncü golü attı.

Torreira da ikinci yarının son bölümünde orta sahaya girerek top kazanma ve savunma dengesini güçlendirdi. Yunus Akgün rakibin yorulduğu bölümde hücuma tazelik getirdi.

Ben bu galibiyeti şampiyonluk kadrosu açısından önemli görüyorum. İlk 11'iniz iyi olabilir; ama derbinin 70. dakikasında kulübeden Torreira ve Icardi gibi oyuncu sokabiliyorsanız yarış boyunca ciddi avantajınız vardır.

Barış Alper gol atmadı ama planın önemli parçasıydı

Skor kağıdına bakınca Barış Alper Yılmaz'ın adı görünmüyor. 28. dakikada çok net fırsatı da kaçırdı. Ama ben onun performansını başarısız görmüyorum.

Fenerbahçe savunmasına sürekli derinlik koşusu yaptı, fiziksel mücadele verdi ve stoperlerin öne çıkmasını zorlaştırdı. Icardi'nin henüz 90 dakika oynayacak durumda olmadığı gecede takımın santrfor bölgesindeki pres ve koşu ihtiyacını karşıladı.

Okan Buruk'un Barış'ı 77. dakikaya kadar sahada tutması da performansından memnun olduğunu gösteriyor. Büyük takımda bazen gol atmadan da maç planının çok önemli parçası olabilirsiniz.

Berkan Kutlu kritik derbide ilk 11 sorumluluğunu aldı

Lucas Torreira gibi yaz transfer döneminin en önemli oyuncularından biri kulübede başlarken Okan Buruk orta sahada Berkan Kutlu'ya forma verdi. Bu tercih maç öncesinde tartışılabilirdi fakat Berkan özellikle koşu gücü ve uzun paslarla Galatasaray'ın geçiş oyununa katkı sağladı.

28. dakikadaki büyük Barış Alper fırsatını hazırlayan uzun top Berkan'dan geldi. Maçın sonuna doğru da savunma katkısını sürdürdü.

Ben Okan Buruk'un burada oyuncu grubuna verdiği mesajı değerli buluyorum. Kadronuzda Torreira bulunuyor diye başka futbolcuyu kullanmaktan korkmayacaksınız. Rakibe göre hangi profil daha uygunsa onu seçeceksiniz.

Nelsson-Abdülkerim ikilisi Fenerbahçe hücumuna izin vermedi

Victor Nelsson ile Abdülkerim Bardakcı son haftalarda savunmanın değişmez ikilisine dönüşmüş durumda. Fenerbahçe derbisinde de özellikle ceza sahası içindeki hava toplarında ve rakibin merkezi kullanma girişimlerinde ciddi direnç gösterdiler.

Nelsson ilk yarıda sarı kart görmesine rağmen kalan bölümde kontrollü oynadı. Abdülkerim'in 14. dakikada attığı gol ofsayta takıldı ancak savunma performansında hata yapmadı.

Ben şampiyonluk takımının stoper ikilisinin istikrarını çok önemsiyorum. Sezon başında Marcao'nun ayrılığından sonra “savunma nasıl olacak?” sorusu vardı. Ocak ayına geldiğimizde Nelsson-Abdülkerim ortaklığı çok daha güvenilir görüntü veriyor.

Sacha Boey'in derbi performansı

Sacha Boey sezonun ilk günlerinden beri yükselişini sürdürüyor. Kadıköy'de Ferdi Kadıoğlu ve Fenerbahçe'nin sol taraftaki hücumları karşısında yüksek fizik gücüyle mücadele etti, top kazandı ve hücuma çıkışlarında rakibi geriye itti.

Ben Boey'in birkaç ay içindeki dönüşümünü 2022-2023 sezonunun en önemli bireysel hikâyelerinden biri olarak görüyorum. Avusturya kampının başında geleceği tartışılan oyuncu bugün Galatasaray'ın derbi ilk 11'inin en güvenilen isimlerinden.

Futbolcuyu çok hızlı gözden çıkarmamanın değerini bu örnek açık biçimde gösteriyor.

Leo Dubois sol bekte görev yaptı

Doğal pozisyonu sağ bek olan Leo Dubois Kadıköy derbisinde sol bekte başladı. Okan Buruk'un bu tercihi savunmada tecrübe ve top kullanma kalitesini artırmayı amaçlıyordu.

Fransız oyuncu maç boyunca disiplinli kaldı. 86. dakikada İrfan Can Kahveci'nin kırmızı kart gördüğü sert müdahalenin hedefi de Dubois'ydı.

Ben Dubois'nın iki bekte de görev yapabilmesini kadro mühendisliği açısından çok değerli buluyorum. Kazımcan veya Van Aanholt'un olmadığı ya da tercih edilmediği maçta sağ bekiniz sol tarafta da seviyeyi koruyabiliyor.

Fenerbahçe'nin psikolojik baskısını tersine çevirdik

Kadıköy derbilerinde ev sahibi tribünün oluşturduğu atmosfer maçın ilk dakikalarında çok büyük faktör olabiliyor. Fenerbahçe önde baskıyla bu enerjiyi sahaya taşımaya çalıştı.

Galatasaray ilk golü bulduktan sonra ise psikolojik baskının yönü yavaş yavaş değişti. Fenerbahçe taraftarı takımından daha hızlı reaksiyon bekledi, oyuncular daha fazla risk aldı ve Galatasaray'ın hızlı hücumları için geniş alanlar oluştu.

İkinci gol geldikten sonra tribünlerdeki gerilim daha da arttı. Fenerbahçe taraftarları bazı oyuncularına tepki gösterirken Ferdi Kadıoğlu lehine tezahüratlar yaptı.

Ben deplasman derbisinde ilk golün neden bu kadar değerli olduğunu burada görüyorum. Sadece tabelayı değil stadın psikolojisini de değiştiriyorsunuz.

Galatasaray'ın yedi maçlık serisi şampiyonluk mesajı

Fatih Karagümrük, Beşiktaş, Başakşehir, İstanbulspor, Sivasspor, Ankaragücü ve Fenerbahçe... Galatasaray bu yedi rakibi art arda yenerek ocak ayının başında ligin en formda takımı haline geldi.

Üstelik bu seri içinde 7-0'lık Başakşehir deplasmanı ve iki büyük derbi galibiyeti bulunuyor. Beşiktaş 2-1, Fenerbahçe 3-0 yenildi.

Ben şampiyonluk adayının gerçek kimliğinin böyle dönemlerde ortaya çıktığını düşünüyorum. Bir maç kazanmak herkesin yapabileceği şey. Yedi hafta boyunca farklı rakipleri, farklı sahalarda ve farklı oyun senaryolarında yenmek ise takım kalitesinin göstergesi.

Dünya Kupası arası Galatasaray'ın ritmini bozmadı

Başakşehir'i 7-0 yenerek Dünya Kupası arasına giren Galatasaray uzun kesintiden sonra İstanbulspor'u 2-1, Sivasspor'u deplasmanda 2-1 ve Ankaragücü'nü 2-1 mağlup ederek serisini sürdürdü. Ardından Kadıköy'deki 3-0 geldi.

Ben ara öncesindeki güçlü formun kaybolmamasını Okan Buruk ve teknik ekibin çalışma programı açısından önemli başarı görüyorum. Yaklaşık bir buçuk aylık ara, ritim yakalamış takım için tehlikeli olabilirdi. Galatasaray geri döndüğünde kazanmaya devam etti.

39 puan ve dört puanlık liderlik

Galatasaray derbiye 36 puanla girdi ve galibiyetin ardından 39'a yükseldi. Fenerbahçe 35 puanda kaldı. Böylece sarı-kırmızılı ekip haftayı en yakın rakibinin dört puan önünde lider tamamladı.

Ben ocak ayında dört puanın hiçbir şeyi garanti etmediğini biliyorum. Sezonun yarısından fazlası önümüzde. Ancak bu farkın nerede ve nasıl oluştuğu önemli. Doğrudan ikinci sıradaki rakibinizi kendi sahasında yenerek farkı açıyorsunuz.

Bunun psikolojik etkisi tabloya yazılan dört puandan daha büyük olabilir.

Sıradaki hedef Hatayspor

Kadıköy'deki büyük galibiyetin ardından Galatasaray 19. haftada Atakaş Hatayspor'u Nef Stadyumu'nda ağırlayacak. Dries Mertens sarı kart cezası nedeniyle bu karşılaşmada görev alamayacak.

Ben derbi zaferlerinden sonraki maçların bazen derbinin kendisinden daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Kadıköy'de 3-0 kazandıktan sonra herkes günlerce bu galibiyeti konuşacak. Futbolcuların Hatayspor karşısında aynı konsantrasyonu yeniden oluşturması gerekiyor.

Şampiyonluk sadece Fenerbahçe'yi yenerek kazanılmıyor. Derbide aldığınız üç puanı Hatayspor karşısında bırakırsanız avantajınızın önemli bölümünü geri verirsiniz.

Sonuç: Galatasaray Kadıköy'de lider gibi oynadı

8 Ocak 2023 gecesinin hikâyesi daha maçtan önce çok büyüktü. Lider Galatasaray 36 puanla, ikinci Fenerbahçe 35 puanla sahaya çıktı. Kadıköy'deki derbi yalnız prestij değil doğrudan zirve mücadelesiydi.

Galatasaray ilk dakikalarda Fenerbahçe'nin baskısını sakin biçimde karşıladı. Abdülkerim ve Kerem'in iki golü ofsayt nedeniyle iptal edildi. Barış Alper çok net pozisyonu kaçırdı. Yine de takım oyundan vazgeçmedi ve 32. dakikada Mertens'in kornerinin devamında Sergio Oliveira düzgün vuruşla skoru 1-0 yaptı.

Fenerbahçe ilk yarının son bölümünde Batshuayi ve Arao ile cevap aradı ancak Muslera geçit vermedi. Rashica devrenin son saniyelerinde ikinci gole yaklaştı. Galatasaray soyunma odasına hak ettiği 1-0 üstünlükle gitti.

İkinci yarıda ev sahibi takım daha fazla risk aldı ancak Galatasaray savunma disiplinini kaybetmedi. Mertens gole yaklaştı, Muslera Osayi-Samuel'in sert vuruşunu çıkardı ve Okan Buruk 70. dakikadan itibaren kulübesini kullanmaya başladı.

77. dakikada Mauro Icardi ve Fredrik Midtsjö sahaya girdi. Bir dakika sonra iki oyuncu ikinci golün içinde yer aldı. Midtsjö'nün ileri taşıdığı topu Icardi Kerem'in önüne bıraktı, Kerem Altay'ın bacaklarının arasından ağları buldu. Uzun VAR kontrolünün ardından gol verildi ve skor 2-0 oldu.

İrfan Can Kahveci'nin 86. dakikada Dubois'ya sert müdahalesi VAR incelemesi sonrasında kırmızı kartla cezalandırıldı. Fenerbahçe 10 kişi kaldı. Icardi 90+5'te Altay'a takıldı ama gecenin son sözünü söylemekten vazgeçmedi.

90+10'da Fenerbahçe savunmasının hatasını değerlendiren Arjantinli yıldız sol çaprazdan inanılmaz vurdu. Top üst köşeden ağlara gitti ve Kadıköy'deki skor 3-0 oldu.

Ben bu üçüncü golü Galatasaray taraftarının yıllarca hatırlayacağı anlardan biri olarak görüyorum. Çünkü ihtiyaç yokken gelen sıradan bir gol değil; derbi zaferini tarihe daha kalın harflerle yazan vuruş. Icardi sakatlıktan geri dönmüş, birkaç dakika önce asist yapmış ve uzatmanın sonlarında ezeli rakibin sahasında böyle gol atıyor.

Galatasaray böylece Kadıköy'deki son dört lig maçının üçünü kazandı. Bir dönem 20 yılı aşan galibiyet hasretiyle anılan deplasman bugün çok farklı psikolojiye sahip. Yeni nesil Galatasaray futbolcuları Kadıköy'e kazanılabilir saha olarak gidiyor.

Takımın ligdeki galibiyet serisi yedi maça çıktı. Okan Buruk teknik direktörlük kariyerindeki en uzun kazanma serisine ulaştı. Son sekiz lig karşılaşmasında mağlubiyet yok. Yedi galibiyetlik bölümde 20 gol atıldı ve sadece dört gol yenildi.

Sergio Oliveira ikinci lig golünü attı ve Fenerbahçe'ye Galatasaray formasıyla gol atan ilk Portekizli oldu. Kerem ligde altıncı kez ağları buldu. Icardi sakatlık sonrası dönüşünü bir gol ve bir asistle yaptı ve ligdeki gol sayısını beşe çıkardı.

Fernando Muslera Fenerbahçe'nin sezon boyunca kendi sahasında ilk kez gol atamadığı maçın kalesinde durdu. Nelsson-Abdülkerim ikilisi rakibin santrforlarını büyük ölçüde etkisiz tuttu. Boey ve Dubois kanatlarda disiplinli oynadı. Berkan orta sahadaki koşu gücüyle görevini yerine getirdi. Barış Alper gol atamasa da savunma arkasına yaptığı koşularla Fenerbahçe'nin oyununu bozdu.

Okan Buruk ise ilk 11 seçiminden oyuncu değişikliklerine kadar derbiden güçlü çıktı. Icardi'yi sakatlıktan döner dönmez 90 dakika oynatmadı, Barış'ın koşu gücünü kullandı, ikinci yarıda Torreira ile merkezi güçlendirdi ve rakibin yorulduğu anda Icardi'yi sahaya atarak son darbeyi vurdu.

Galatasaraylı olarak derbiden sonra coşarım; Kadıköy'de 3-0'ın tadını elbette çıkarırım. Ama şampiyonluk yolunun daha uzun olduğunu da unutmam. Dört puan fark güzel, yedi maçlık seri güzel, Fenerbahçe'yi kendi sahasında üç golle yenmek çok güzel. Fakat bütün bunların gerçek anlamı sezon sonunda kupa kaldırıldığında ortaya çıkacak.

Bu gece için ise daha fazlasını istemek haksızlık olur. Takım doğru oynadı, kritik anlarda sakin kaldı, rakibin baskısını yönetti, fırsatlarını değerlendirdi ve liderliğe yakışan futbol sergiledi.

8 Ocak 2023'ün Galatasaray arşivindeki kaydı net: Fenerbahçe 0, Galatasaray 3. Sergio Oliveira perdeyi açtı, Kerem Aktürkoğlu fişi çekti, Mauro Icardi Kadıköy gecesine son noktayı koydu. Lider gittik, dört puan farkla lider döndük.

Kadıköy'de üç gol, temiz kale, yedi maçlık galibiyet serisi ve zirvede dört puanlık avantaj. Şampiyonluk yolu daha bitmedi ama Galatasaray bu gece bütün lige çok güçlü mesaj verdi: Lider buradaydı ve Kadıköy'de lider gibi kazandı.