Galatasaray, Spor Toto Süper Lig 2022-2023 sezonunun 7. haftasında lider Arabam.com Konyaspor'u sahasında 2-1 mağlup ederek galibiyet serisini üç maça çıkardı ve 16 puanla maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu. Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda 16 Eylül 2022 Cuma akşamı oynanan karşılaşmaya adeta golle başlayan sarı-kırmızılılar, henüz ilk dakika tamamlanmadan Sergio Oliveira ile 1-0 öne geçti. Konyaspor 15. dakikada Endri Çekici'nin ceza sahası dışından yaptığı vuruşla eşitliği sağladı. Mücadelenin ikinci yarısında iki takım da uzun süre gol pozisyonu üretmekte zorlanırken, 82. dakikada Leo Dubois'nın soldan gönderdiği topa müdahale etmek isteyen Francisco Calvo'nun kendi kalesine yaptığı ters vuruş Galatasaray'a üç puanı getirdi. Sarı-kırmızılılar böylece sezona altı maçta gol yemeden başlayan ve haftaya lider giren Konyaspor'a hem ilk gollerini hem de ilk mağlubiyetini yaşattı.

Galatasaraylı olarak bu galibiyetin değerini sadece puan tablosunda liderliğe çıkmamızla ölçmüyorum. Konyaspor sezonun ilk altı haftasında kalesinde tek gol bile görmemiş, 14 puanla İstanbul'a lider gelmiş ve özellikle savunma organizasyonuyla ligin en güçlü başlangıçlarından birini yapmıştı. Biz bu takıma daha ilk dakikada gol attık, zorlandığımız bölümlere rağmen oyundan kopmadık ve son bölümde yeniden öne geçerek kazandık. Futbol açısından kusursuz değildik; hatta Konyaspor ilk yarıda iki kez direğe takıldı ve Muslera'nın çok önemli kurtarışı vardı. Okan Buruk da maçtan sonra bunu saklamadı. Ama şampiyonluk yarışında bazen iyi oynamadığınız gecede güçlü rakibi yenebilmek en az çok iyi futbol oynadığınız galibiyetler kadar değerlidir.

Maç 16 Eylül'de oynandı, haber 17 Eylül tarihli

Tarihsel arşiv açısından günü doğru konumlandırmak gerekiyor. Galatasaray-Konyaspor karşılaşması 16 Eylül 2022 Cuma günü saat 20.00'de oynandı. Maçın değerlendirmeleri, liderlik tablosu ve karşılaşma sonrası açıklamalar gece boyunca devam ettiği için haber akışı 17 Eylül tarihine taşındı. Dolayısıyla “Galatasaray Konyaspor'u iki golle geçti” başlığının tarihi 17 Eylül olsa da sahadaki mücadele bir önceki akşama ait.

Bu ayrıntıyı özellikle koruyorum. Tarihsel haber arşivinde yayın tarihi ile olay tarihi birbirine karışırsa yıllar sonra maçın gerçek kronolojisi bozuluyor. 17 Eylül sabahına Galatasaraylılar Konyaspor galibiyeti ve maç fazlasıyla gelen liderliğin sevinciyle uyandı.

Galatasaray-Konyaspor maçının golleri

DakikaGolSkor
1Sergio OliveiraGalatasaray 1-0 Konyaspor
15Endri ÇekiciGalatasaray 1-1 Konyaspor
82Francisco Calvo, kendi kalesineGalatasaray 2-1 Konyaspor

İkinci golün dakika kaydında bazı maç anlatımlarında 81, kulübün ve TFF'nin kayıtlarında ise 82. dakika kullanılıyor. Tarihsel istatistik için TFF'nin 82. dakika kaydını esas almak daha doğru. Gol de Mauro Icardi'ye değil Konyasporlu Francisco Calvo'ya kendi kalesine gol olarak yazıldı. Icardi pozisyonun içinde ve Calvo üzerinde ciddi baskı oluşturuyor ancak resmî gol kaydı Calvo adına.

Okan Buruk aynı 11'e yakın yapıyla devam etti

Teknik direktör Okan Buruk mücadeleye Fernando Muslera, Sacha Boey, Victor Nelsson, Emin Bayram, Patrick van Aanholt, Lucas Torreira, Sergio Oliveira, Dries Mertens, Yunus Akgün, Kerem Aktürkoğlu ve Bafetimbi Gomis ilk 11'iyle başladı.

Bir önceki hafta Kasımpaşa deplasmanında da cezalı Abdülkerim Bardakcı'nın yerine Emin Bayram görev yapmıştı. Genç stoper Konyaspor karşısında da Nelsson'un yanındaki yerini korudu. Orta sahada Torreira-Sergio ikilisi, önlerinde Mertens görev aldı. Kerem ve Yunus kanatlarda, sezonun ilk altı haftasında dört gol atan Gomis ise santrforda başladı.

Bölgeİlk 11
KaleciFernando Muslera
SavunmaSacha Boey, Victor Nelsson, Emin Bayram, Patrick van Aanholt
Orta sahaLucas Torreira, Sergio Oliveira, Dries Mertens
HücumYunus Akgün, Kerem Aktürkoğlu, Bafetimbi Gomis

Ben özellikle Torreira-Sergio-Mertens üçlüsünün birlikte kullanılmasını yeni kadronun nasıl şekilleneceği açısından önemli görüyorum. Torreira savunma güvenliğini, Sergio pas kalitesini, Mertens ise iki hat arasındaki yaratıcılığı sağlamak için transfer edildi. Kağıt üzerinde birbirini tamamlayan özellikler var. Fakat Konyaspor maçında rakibin hareketli orta sahası bazı bölümlerde bu üçlünün arasından rahat paslarla çıkmayı başardı. Okan Buruk'un maç sonrasında özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de buydu.

Henüz ilk dakika dolmadan gol geldi

Galatasaray karşılaşmaya müthiş bir başlangıç yaptı. İlk dakika henüz tamamlanmadan Sacha Boey rakip ceza sahasının sağ tarafında yaptığı agresif baskıyla topu kazandı. Fransız sağ bek son çizgiden ön direğe doğru pasını çıkardı. Doğru noktaya hareket eden Sergio Oliveira topa tek dokunuş yaptı ve Galatasaray'ı 1-0 öne geçirdi.

Bu gol bana Okan Buruk'un sezon başından beri anlattığı önde baskı futbolunun güzel örneklerinden birini gösteriyor. Golü Sergio atıyor ama pozisyonun temelini Boey'in rakip sahadaki baskısı hazırlıyor. Konyaspor daha kendi hücumunu kuramadan topu kaybediyor ve birkaç saniye içinde kalesinde görüyor.

Ben Galatasaray'ın kendi sahasında tam olarak böyle başlamasını isterim. Taraftarı ilk dakikadan oyuna dahil eden, rakibe rahat pas yaptırmayan ve topu kaybettiği noktada geri almaya çalışan takım. 46 bini aşan taraftarın bulunduğu statta erken baskı rakip üzerinde ciddi psikolojik etki yaratabilir.

Konyaspor'un altı maçlık gol yememe serisi bir dakikada sona erdi

Sergio Oliveira'nın golünün başka bir tarihsel anlamı vardı. Konyaspor 2022-2023 Süper Lig sezonunun ilk altı maçında kalesinde tek gol görmemişti. Ankaragücü, Başakşehir, İstanbulspor, Fenerbahçe, Giresunspor ve Hatayspor karşılaşmalarında kaleyi kapatan İlhan Palut'un takımı İstanbul'a ligin en güçlü savunma istatistiğiyle geldi.

Galatasaray bu seriyi bir dakika bile dolmadan bitirdi. Ben bunun özellikle takımın özgüveni açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Maçtan önce “Konyaspor gol yemiyor, çok zor açılır” şeklinde doğal beklenti vardı. İlk hücumda golü bulduğunuz anda bütün maç planı değişiyor. Rakip artık sadece savunma yapamıyor, skor aramak zorunda kalıyor.

Fakat burada bir problem yaşadık: Erken golün ardından baskıyı devam ettirmek yerine maçın kontrolünü kısmen Konyaspor'a bıraktık. Okan Buruk da maç sonunda ilk golden sonra aynı baskıyı sürdürmek istediklerini ancak rakibin pas kalitesi karşısında bunu tam yapamadıklarını kabul etti.

Sergio Oliveira Galatasaray formasıyla ilk lig golünü attı

Porto'dan transfer edilen Sergio Oliveira, Konyaspor karşısındaki golle Galatasaray formasıyla ilk resmî gol sevincini yaşadı. Portekizli orta saha sezonun ilk haftalarında duran topları, uzun pasları ve ceza sahası dışındaki şutlarıyla gole yaklaşmış ancak fileleri bulamamıştı.

Giresunspor karşısında serbest vuruşu direkten dönmüş, Kasımpaşa deplasmanında da çok etkili bir şutu direkten geri gelmişti. Konyaspor karşısında ise daha ilk dakikada golünü buldu.

Ben Sergio'dan sezon boyunca sadece asist beklemiyorum. Orta saha oyuncusunun 7-8 veya daha fazla gol katkısı vermesi şampiyonluk yarışında büyük fark yaratabilir. Rakip bütün savunma planını Kerem, Mertens veya santrfor üzerine kurduğunda geriden gelen Sergio'nun ceza sahasına girmesi yeni tehdit oluşturur.

Sacha Boey'in dönüş hikâyesi devam ediyor

İlk golün asistini yapan Sacha Boey sezon başının en dikkat çekici hikâyelerinden biri olmaya devam ediyor. Yaz kampının ilk bölümünde geleceği belirsiz görünen, hatta bazı çalışmalarda ana grubun dışında kalan genç sağ bek, Leo Dubois'nın sakatlığının ardından forma fırsatı buldu ve performansıyla ilk 11'i bırakmadı.

Konyaspor karşısında da daha ilk dakika olmadan yaptığı baskı ve asistle doğrudan skora katkı sağladı. Ben Boey'in hikâyesini futbolcunun kariyerinde birkaç haftanın bile ne kadar büyük değişim yaratabileceğinin örneği olarak görüyorum.

Galatasaray açısından da önemli ders var: Genç oyuncuyu çok hızlı değersizleştirmemek gerekiyor. Oyuncunun fiziksel kalitesi, yaşı ve gelişim potansiyeli varsa doğru çalışma ortamında yeniden kazanılabilir. Boey bugün sadece Dubois'nın alternatifi değil, forma rekabetinin güçlü taraflarından biri haline gelmiş durumda.

Konyaspor erken golün ardından oyundan kopmadı

Galatasaray'ın henüz ilk dakika dolmadan öne geçmesi Konyaspor'u bozmadı. İlhan Palut'un ekibi topa daha fazla sahip olmaya başladı ve özellikle Amir Hadziahmetovic, Soner Dikmen ve Endri Çekici'nin hareketliliğiyle Galatasaray'ın orta saha baskısını aşmaya çalıştı.

Okan Buruk maç sonunda Konyaspor'un üç tane topla rahat oynayabilen ve hareketli orta saha oyuncusuyla sahaya çıktığını, Galatasaray'ın gerekli dinamizmi sağlayamadığı bölümlerde rakibin baskıyı rahat geçtiğini söyledi.

Ben bu eleştiriyi önemli buluyorum. 1-0 öne geçtikten sonra rakibe topu biraz bırakmak bilinçli plan olabilir; fakat rakibin ceza alanımıza rahatça gelmeye başlaması plan değildir. Galatasaray'ın skora göre geri çekilme alışkanlığını geçen sezondan tamamen temizlemesi gerekiyor.

15. dakika: Endri Çekici çok güzel vurdu

Konyaspor beraberlik golünü 15. dakikada buldu. Ceza sahası dışındaki Endri Çekici topu kontrol ettikten sonra çok sert ve düzgün vurdu. Fernando Muslera'nın müdahale edemediği top köşeden ağlara gitti ve skor 1-1 oldu.

Bu golü sadece savunma hatası olarak anlatmak Endri'nin vuruşunun kalitesine haksızlık olur. Ceza sahasının dışından son derece temiz bir vuruş yaptı. Ama Galatasaray açısından sorulması gereken soru, oyuncunun o bölgede yüzünü kaleye bu kadar rahat nasıl dönebildiği.

Torreira gibi top kazanma konusunda üst düzey oyuncunuz varsa ceza yayı çevresindeki şut alanını daha iyi kapatmanız gerekir. Torreira tek başına bütün merkezi savunamaz; Mertens ve Sergio'nun da takım savunmasında doğru pozisyon alması gerekiyor.

23. dakikada Konyaspor direğe takıldı

Maçın en tehlikeli Konyaspor hücumlarından biri 23. dakikada yaşandı. Emin Bayram'ın kaybettiği top sonrasında Muhammet Demir hücumu taşıdı ve sol taraftan bindiren Amir Hadziahmetovic'i buldu. Boş durumda kaleye gönderilen top savunmaya da temas ederek üst direkten oyun alanına döndü.

Ben bu pozisyonda genç Emin Bayram'ın yaptığı hatayı saklamam. A takım seviyesinde rakip sizin top kaybınızı çok daha hızlı cezalandırıyor. Ancak genç oyuncuya süre vermenin anlamı da bu tür hataları gerçek maç ortamında yaşayıp öğrenebilmesi.

Emin'in hata yaptı diye oyundan veya gelecek planından silinmesi doğru olmaz. Teknik ekip pozisyonu analiz edecek, oyuncu doğru kararı öğrenecek ve bir sonraki maçta aynı topu kaybetmemeye çalışacak. Genç oyuncunun gelişimi böyle olur.

Galatasaray da Boey ile gole yaklaştı

Konyaspor'un direğe takıldığı pozisyonun hemen ardından Galatasaray hızlı çıkışla cevap verdi. Sacha Boey ceza sahasına kadar taşıdığı hücumda önemli fırsat yakaladı ancak ikinci gol gelmedi.

Maçın bu bölümü iki takımın da savunma arkasında alan bulabildiği, orta sahanın çok hızlı geçildiği bir yapıya döndü. Ben Galatasaray'ın böyle git-gel oyununda gereğinden fazla risk aldığını düşünüyorum. Elimizde top kullanabilecek oyuncular varken oyunu birkaç dakika sakinleştirmek ve yeniden kontrol kurmak daha doğru olabilirdi.

27. dakika: Endri Çekici bu kez direğe vurdu

Endri Çekici beraberlik golünün ardından Galatasaray savunmasını bir kez daha uzaktan şutla tehdit etti. Yaklaşık 25 metreden çıkardığı sert şut direkten döndü. Endri aynı pozisyonda arka adalesinden de sakatlandı ve birkaç dakika sonra oyuna devam edemeyerek yerini Cebrail Karayel'e bıraktı.

Konyaspor'un ilk yarıda iki topunun direkten dönmesi maçın sadece skor üzerinden okunmaması gerektiğini gösteriyor. Galatasaray ilk dakikada golü bulmuş olabilir ama devrenin önemli bölümünde daha tehlikeli fırsatlar üreten taraf konuk ekipti.

Ben kazanılan maçın içinde bunu açıkça söylemek gerektiğini düşünüyorum. Galibiyeti değerli kılmanın yolu rakibin iyi yaptığı şeyleri yok saymak değil. Tam tersine eksikleri kazanırken görebiliyorsak daha sağlıklı gelişiriz.

Mertens 37. dakikada kaleyi düşündü

Galatasaray ilk yarının son bölümünde Dries Mertens ile ceza yayı çevresinden fırsat buldu. Belçikalı yıldız kendi ekseni etrafında dönerek kendisine şut alanı açtı ve sol ayağıyla kaleyi denedi ancak top üstten dışarı çıktı.

Mertens yeni sezonda Galatasaray hücumunun en kritik bağlantı oyuncularından biri haline geliyor. Ceza sahası çevresinde top aldığında bir anda şut veya ara pas tehdidi oluşturabiliyor. Ben özellikle Icardi'nin takıma yerleşmesiyle Mertens'in bu bölgedeki pas değerinin daha da artacağını düşünüyorum.

Sergio'nun frikiğini Sehic kurtardı

40. dakikada Galatasaray ceza sahasının sol merkezinden serbest vuruş kazandı. Sergio Oliveira barajın üzerinden kaleye gönderdi ancak İbrahim Sehic topu kontrol etti. Portekizli futbolcu sezon başından beri duran toplarda rakip kalecileri sürekli tehdit etmeye devam ediyor.

Ben duran top kalitesini şampiyonluk yolunda gizli puan kaynağı olarak görüyorum. Bazen rakip 90 dakika çok iyi savunur ve açık oyunda pozisyon bulamazsınız. Sergio'nun bir serbest vuruşu veya korneri maçın bütün sonucunu değiştirebilir.

44. dakika: Muslera kritik kurtarış yaptı

İlk yarı bitmek üzereyken Konyaspor önemli bir fırsat daha yakaladı. Sağ kanattan gelişen hücumda Soner Dikmen ceza sahasında uygun durumda vuruşunu yaptı. Fernando Muslera direk dibinde çok iyi uzanarak topu çıkardı ve takımının soyunma odasına geride gitmesini engelledi.

Ben kaptanın bu kurtarışını maçın en önemli anlarından biri görüyorum. Konyaspor ilk yarının sonunda 2-1 öne geçse Okan Buruk'un devre arasındaki bütün planı değişirdi. Muslera sezon başında Antalya deplasmanında olduğu gibi kritik anda yine takımını maçın içinde tuttu.

Galatasaray'ın yıllardır sahip olduğu en büyük güvencelerden biri bu. Takım bazen kötü oynar ama Muslera tek pozisyonda puan kaybını engeller. Bu yaşta hâlâ böyle belirleyici olması büyük kalite.

İlk yarı 1-1 bitti ama skor Galatasaray adına iyi sayılabilirdi

İlk yarının genelini değerlendirdiğimde Galatasaray'ın erken gol avantajını yeterince kullanamadığını düşünüyorum. Konyaspor iki kez direğe takıldı, Soner'in şutunu Muslera çıkardı ve özellikle orta saha paslarıyla Galatasaray baskısını birkaç kez rahat biçimde aştı.

Dolayısıyla devreye 1-1 girmek sadece kaçan Galatasaray fırsatları açısından değil Konyaspor'un değerlendiremediği pozisyonlar açısından da okunmalı. Okan Buruk'un devre arasında orta saha dinamizmini ve baskı mesafesini düzeltmek istemesi doğal.

İkinci yarı daha kontrollü ama daha kısır geçti

Galatasaray ikinci yarıda ilk devreye göre daha kontrollü görüntü verdi. Top daha fazla sarı-kırmızılı oyuncuların ayağında kaldı ancak bu kez de hücumdaki üretkenlik düştü. İki takım uzun süre orta saha mücadelesi oynadı ve ceza alanlarında net pozisyon sayısı azaldı.

Ben bu bölümü Okan Buruk'un “istatistikler bizde olabilir ama daha iyi oynamalıyız” değerlendirmesinin karşılığı olarak görüyorum. Top sizde olabilir, pas sayınız daha yüksek olabilir ama ceza sahasına giremiyorsanız gerçek üstünlük kurmuş sayılmazsınız.

Galatasaray'ın yeni yıldızlarla birlikte en fazla geliştirmesi gereken konulardan biri topa sahip olmayı gol tehdidine dönüştürmek. Mertens'in, Sergio'nun, Yunus'un ve Kerem'in kaliteli dokunuşlarını aynı hücum içinde birleştirmek gerekiyor.

62. dakika: Mauro Icardi ilk kez Galatasaray formasıyla

Maçın Galatasaray tarihi açısından en önemli anlarından biri 62. dakikada yaşandı. Okan Buruk iki değişiklik birden yaptı. Bafetimbi Gomis'in yerine Mauro Icardi, Dries Mertens'in yerine ise Yusuf Demir oyuna dahil oldu.

Böylece transfer döneminin en büyük hamlesi Mauro Icardi ilk kez Galatasaray formasıyla resmî bir karşılaşmada sahaya çıktı. Paris Saint-Germain'den kiralanan Arjantinli yıldız İstanbul'a gelişinde büyük coşkuyla karşılanmış ancak fiziksel hazırlığı nedeniyle Kasımpaşa maçında kadroya alınmamıştı.

Icardi bir hafta boyunca takımla antrenman yaptıktan sonra Konyaspor karşısında ilk kez kadroya girdi ve ikinci yarının ortasında sahaya çıktı. Taraftarın onu karşılaması da transfer gecesindeki havalimanı coşkusunun stada taşınmış hali gibiydi.

Icardi: Galatasaray formasıyla ilk maçım olduğu için mutluyum

Mauro Icardi maç sonrasında ilk kez Galatasaray forması giymekten ve galibiyetle başlamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Bütün hafta takımla çalıştığını, taraftarın önünde kazanmanın kendisi için özel his olduğunu ve maç sonunda taraftara üçlü çektirmekten keyif aldığını anlattı.

Oyuncu fiziksel olarak yüzde yüz hazır olup olmadığıyla ilgili kararı Okan Buruk'un vereceğini, kendi görevinin antrenmanlarda ve maçta takıma maksimum katkı sağlamak olduğunu belirtti.

Ben Icardi'nin ilk günlerinde sabırlı davranılması gerektiğini düşünüyorum. Inter'deki veya PSG'deki kariyerini biliyoruz ama yeni takımda maç ritmi kazanması gerekiyor. Onu sadece isminden dolayı 90 dakika sahada tutmak yerine fiziksel seviyesi arttıkça süresini yükseltmek daha sağlıklı.

Yusuf Demir de Mertens'in yerine oyuna girdi

Aynı değişiklik paketinde Yusuf Demir de sahaya çıktı. Genç futbolcu Kasımpaşa maçındaki ilk kısa süresinin ardından Konyaspor karşısında yeniden forma şansı buldu. Mertens'in yerine oyuna girmesi, Yusuf'un hücumun merkezine yakın rolde de değerlendirilebileceğini gösteriyor.

Ben 19 yaşındaki oyuncunun Icardi, Mata, Mertens gibi isimlerin bulunduğu kadroda kaybolmamasını isterim. Galatasaray 6 milyon Euro bonservis ödeyerek ciddi yatırım yaptı. Bu yatırımın karşılığı ancak oyuncu antrenman ve maç dakikalarıyla gelişirse alınabilir.

Leo Dubois oyuna girdi ve maçın kaderini değiştirdi

Okan Buruk 78. dakikada Patrick van Aanholt'u çıkarıp Leo Dubois'yı sahaya sürdü. Fransız futbolcunun doğal pozisyonu sağ bek olmasına rağmen bu maçta sol bekte görev aldı. Sadece birkaç dakika sonra galibiyet golünün doğrudan hazırlayıcısı oldu.

Bu hamle Okan Buruk açısından da önemliydi. Maçın kilitlendiği bölümde oyuna giren oyuncunun hemen hücum üretmesi kulübe derinliğinin değerini gösterdi. Dubois sağ ve sol bekte görev yapabilecek tecrübeye sahip ve bu esneklik uzun sezon içinde çok işimize yarayabilir.

82. dakika: Dubois ortaladı, Calvo kendi kalesine attı

Galatasaray'ın galibiyet golünün başlangıcında Sergio Oliveira sol kanattaki Leo Dubois'yı topla buluşturdu. Fransız bek fazla beklemeden ceza sahasına doğru etkili orta gönderdi. Mauro Icardi ön direkte topa doğru koştu ve onu marke etmeye çalışan Francisco Calvo müdahale etmek zorunda kaldı. Konyasporlu stoperin ters vuruşunda top kendi ağlarına gitti: 2-1.

Gol resmî olarak Calvo'nun kendi kalesine attığı gol olarak kaydedildi. Mauro Icardi'ye gol veya asist yazılmadı. Ancak Arjantinli santrforun yaptığı koşunun savunmacıyı hataya zorladığını söylemek mümkün.

Ben iyi santrforun etkisinin sadece topa dokunduğu anlarla ölçülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Icardi o bölgeye koşmasa Calvo belki rahat biçimde topu uzaklaştıracak. Santrforun ceza sahasındaki varlığı ve savunmacıyı kendi kalesine doğru koşturması pozisyonun oluşmasını sağlıyor.

Icardi ilk maçında gol atmadı ama galibiyet golünün merkezindeydi

Transfer döneminde çok büyük beklenti oluşturan Icardi'nin ilk maçı golle bitmedi. Fakat Galatasaray'ın ikinci golünde ceza alanına yaptığı koşu önemliydi. Ben ilk maçta bundan daha fazlasını şart koşmam.

Icardi'nin gerçek etkisini birkaç hafta sonra görmek daha doğru. Mertens, Sergio, Kerem ve Yunus onun hangi koşuları yaptığını öğrendikçe santrforun ceza alanında daha fazla topla buluşması gerekir. Özellikle milli ara bu uyum için Okan Buruk'a önemli çalışma zamanı verecek.

Konyaspor'un sezonun ilk mağlubiyeti

Konyaspor İstanbul'a 14 puanla lider ve yenilgisiz geldi. İlk altı maçta dört galibiyet ve iki beraberlik almış, üstelik hiçbir karşılaşmada gol yememişti. Galatasaray karşısında ise daha ilk dakikada bu savunma serisi bitti, maç sonunda da sezonun ilk mağlubiyeti geldi.

Ben galibiyetin değerini bu nedenle yüksek görüyorum. Sadece herhangi bir rakibi 2-1 yenmedik; haftaya lider giren, henüz yenilmeyen ve gol yemeyen takımı mağlup ettik. Üstelik futbolumuzun geliştirilmesi gereken birçok yanı varken üç puanı almayı başardık.

Konyaspor iki kez direğe takıldı

Galatasaray'ın galibiyetini değerlendirirken Konyaspor'un şanssızlıklarını da saklamamak gerekiyor. Amir Hadziahmetovic'in 23. dakikadaki vuruşu ve Endri Çekici'nin 27. dakikadaki uzak şutu direkten döndü.

Bir başka önemli pozisyonda Soner Dikmen'in vuruşunu Muslera çıkardı. Dolayısıyla skor 2-1 olsa da özellikle ilk yarıda rakibin ciddi tehdit oluşturduğunu kabul etmek gerekiyor.

Ben Okan Buruk'un da maçtan sonra bunu saklamayıp takımın daha iyi olması gerektiğini söylemesini doğru buluyorum. Şampiyonluk hedefindeki takım sadece sonuca değil performansının sürdürülebilirliğine bakmalı.

Galatasaray sezonun beşinci galibiyetini aldı

Galatasaray ilk yedi Süper Lig haftasında beş galibiyet, bir beraberlik ve bir mağlubiyet aldı. Antalyaspor, Ümraniyespor, Gaziantep FK, Kasımpaşa ve Konyaspor mağlup edildi. Trabzonspor ile golsüz berabere kalındı, Giresunspor'a ise 1-0 yenilindi.

HaftaMaçSonuç
1Antalyaspor - Galatasaray0-1
2Galatasaray - Giresunspor0-1
3Ümraniyespor - Galatasaray0-1
4Trabzonspor - Galatasaray0-0
5Galatasaray - Gaziantep FK2-1
6Kasımpaşa - Galatasaray2-3
7Galatasaray - Konyaspor2-1

Bu sonuçlarla puan 16'ya yükseldi ve 16 Eylül gecesi itibarıyla Galatasaray maç fazlasıyla liderliğe çıktı. Bunu önemli ama geçici bir tablo olarak değerlendirmek gerekiyor çünkü haftanın diğer karşılaşmaları henüz oynanmamıştı.

Ben yedinci haftada lider olmayı şampiyonluk ilanı olarak görmem. Ama geçen sezonu 13. sırada tamamlayan takımın birkaç ay içinde yeniden ligin tepesine çıkması psikolojik olarak çok değerli. Oyuncuların ve taraftarın “biz yeniden yarışın içindeyiz” duygusunu güçlendiriyor.

Üç maçlık galibiyet serisi

Galatasaray Gaziantep FK, Kasımpaşa ve Konyaspor karşılaşmalarını üst üste kazanarak sezonun ilk üç maçlık galibiyet serisini oluşturdu. Üstelik Gaziantep ve Kasımpaşa maçlarında ilk golü yiyen sarı-kırmızılılar iki mücadeleyi de çevirmeyi başarmıştı.

Konyaspor karşısında ise erken öne geçtik, eşitlik geldi ve son bölümde tekrar üstünlük sağladık. Farklı maç senaryolarında üç kez üst üste kazanabilmek takımın mental gücü açısından önemli.

Ben şampiyonluk sezonlarında tam olarak bu tür serilerin belirleyici olduğuna inanıyorum. Bir maç çok iyi oynarsınız, sonraki hafta zorlanırsınız, başka hafta 10 kişi kalırsınız. Sonuç olarak üç puanı düzenli almaya devam edebiliyorsanız yarışta kalırsınız.

Galatasaray son beş lig maçını kaybetmedi

Giresunspor mağlubiyetinden sonra Galatasaray ligde beş maçtır yenilmiyor. Bu beş karşılaşmada dört galibiyet ve bir beraberlik alındı. Sarı-kırmızılılar bu dönemde sekiz gol attı ve dört gol yedi.

Ben özellikle sezonun ikinci haftasındaki Giresunspor mağlubiyetinin ardından paniğe kapılmadan devam edilmesini önemli görüyorum. O maçtan sonra Okan Buruk ve yeni kadro ciddi eleştiri aldı. Beş hafta sonra takım liderlik koltuğunda.

Bu durum futbolda birkaç haftalık sonuçlar üzerinden çok büyük hüküm vermenin riskini de gösteriyor. Takımın gelişmesi zaman alıyor, özellikle transferin son gününde beş futbolcu birden gelen kadroda uyum kaçınılmaz olarak süreç gerektiriyor.

Konyaspor İstanbul'da yine kazanamadı

Galatasaray'ın Konyaspor karşısındaki İstanbul üstünlüğü devam etti. İki takım Süper Lig tarihinde İstanbul'da 22. kez karşılaştı. Bu maçların 18'ini Galatasaray kazandı, dört karşılaşma beraberlikle sonuçlandı ve Konyaspor İstanbul'da Galatasaray'a karşı lig galibiyeti elde edemedi.

Ben geçmiş istatistiklerin maçı kazanmadığını biliyorum. Konyaspor ilk yarıda direkleri biraz daha içeriden bulsa bu seri bitebilirdi. Ama maç sonunda tarihsel üstünlüğün sürmesi güzel.

46 binin üzerinde taraftar yine takımın yanındaydı

Anadolu Ajansı'nın maç kaydına göre Nef Stadyumu'nda 46 bin 925 seyirci karşılaşmayı tribünden takip etti. Galatasaray taraftarı yeni sezonda iç saha maçlarına yüksek ilgi göstermeye devam ediyor.

Ben bu atmosferin yeni transferler üzerinde de ciddi etkisi olduğunu düşünüyorum. Icardi maç sonrasında taraftarın önünde ilk kez forma giymenin ve galibiyet sonrası üçlü çektirmenin özel duygu olduğunu söyledi. Avrupa'nın en büyük statlarında oynamış futbolcunun bile Nef Stadyumu atmosferinden etkilenmesi Galatasaray'ın en güçlü silahlarından birini gösteriyor.

Taraftarın ilgisine verilecek gerçek karşılık ise içeride kazanma alışkanlığı. Giresunspor'a karşı ilk iç saha maçında kaybetmiştik. Gaziantep ve Konyaspor galibiyetleriyle stadı yeniden güçlü puan alanına dönüştürmek için önemli adımlar attık.

Sehic kırmızı kart gördü, Adil kaleye geçti

Maçın son bölümü oldukça hareketli geçti. Konyaspor kalecisi İbrahim Sehic daha önce gördüğü sarı kartın ardından 89. dakikada yaşanan gerginlikte ikinci sarı kartını gördü ve oyundan ihraç edildi.

Pozisyon Galatasaray'ın kullandığı korner sonrasında gelişti. Sehic topu kontrol edip hızlı biçimde oyunu başlatmak isterken Lucas Torreira ile temas yaşandı. Ardından Mauro Icardi ile Konyasporlu futbolcular arasında da gerginlik oluştu. Hakem Abdulkadir Bitigen, Sehic'e ikinci sarı kartı gösterdi.

Konyaspor bütün oyuncu değişikliği haklarını kullandığı için kaleye stoper Adil Demirbağ geçti. Böylece maçın uzatma bölümünde Galatasaray karşısında doğal kalecisi olmayan Konyaspor vardı.

Icardi uzatmada ilk Galatasaray golüne yaklaştı

90+4. dakikada Galatasaray Konyaspor'un risk almasıyla oluşan boşluğu değerlendirdi. Yunus Akgün savunma arkasına pasını gönderdi ve Mauro Icardi penaltı noktası çevresinde topla buluştu. Arjantinli yıldızın vuruşunu kaleye geçen Adil Demirbağ kontrol etti.

Icardi böylece ilk Galatasaray maçında ilk golüne çok yaklaştı. Ben pozisyonun bitirişinden çok santrforun doğru bölgede yeniden ortaya çıkmasını önemli buluyorum. Maç ritmi arttıkça o vuruşların gol olma oranının yükselmesini beklemek doğal.

Aynı pozisyonun devamında Muslera maçı kurtardı

Icardi'nin vuruşunun ardından Konyaspor hızlı hücuma çıktı. Mame Diouf ceza sahasında önemli bir fırsat buldu ancak Fernando Muslera ayaklarıyla çok kritik kurtarış yaptı.

Ben bunu maçın son kırılma anı görüyorum. Skor 2-1 ve rakip kalede stoper var. Birkaç saniye önce 3-1'i yapabileceğiniz pozisyondan çıkıp kendi kalenizde 2-2 tehlikesi yaşıyorsunuz. Futbolun ne kadar hızlı değiştiğinin inanılmaz örneği.

Muslera yine devreye girdi ve üç puanı korudu. Kaptan ilk yarının sonunda Soner Dikmen'e karşı da kritik kurtarış yapmıştı. Galatasaray'ın bu galibiyetinde kalecisinin katkısını küçümsemek mümkün değil.

Uzatmalar 100 dakikayı aştı

Karşılaşmanın son bölümündeki sakatlıklar, gerginlik ve kaleci değişikliği nedeniyle oyun çok uzadı. Dördüncü hakem dokuz dakika uzatma göstermesine rağmen mücadele 100 dakikanın da üzerine taşındı. 101. dakika civarında Diouf'un kafa vuruşu üstten auta çıktı ve kısa süre sonra son düdük geldi.

Ben bu son bölümü gereğinden fazla stresli buluyorum. Rakip 10 kişi ve kalede stoper var. Galatasaray'ın topu daha sakin kullanarak maçı bitirebilmesi gerekirdi. Şampiyonluk yolunda skor koruma becerisini geliştirmek de en az gol atmak kadar önemli.

Maç sonrası üçlü Okan Buruk'un oğlundan

Galatasaray futbolcuları galibiyetin ardından taraftarların bulunduğu tribünün önüne giderek sevincini paylaştı. Oyuncular omuz omuza şampiyonluk şarkıları söyledi. Taraftarın isteği üzerine maç sonu üçlüsünü Okan Buruk'un oğlu Ali Yiğit Buruk çektirdi.

Bu maçın küçük ama sıcak hatıralarından biri olarak kalacak. Okan Buruk için de Galatasaray teknik direktörü olarak liderliğe çıktığı akşamı oğluyla birlikte taraftar önünde kutlamak ayrı anlam taşıyor olabilir.

Ben bu tür anların takım ile tribün arasındaki bağı güçlendirdiğini düşünüyorum. Ancak en güzel üçlü her zaman galibiyetten sonra çekilir. Bu bağı korumanın yolu saha sonuçlarını devam ettirmek.

Okan Buruk: Gol yemeyen lideri yenip lider olduk

Okan Buruk maç sonrasında rakiplerinin çok organize takım olduğunu kabul etti. Konyaspor'un hareketli orta sahasının bazı bölümlerde Galatasaray baskısını kolay aştığını ve bunun istemedikleri görüntü olduğunu söyledi. Takımın ilk golün ardından baskıyı devam ettirmekte zorlandığını belirtti.

Buna rağmen teknik direktör üç puanın değerini özellikle vurguladı. Sezona gol yemeden gelen Konyaspor'a iki gol attıklarını, haftaya lider başlayan rakibi yenerek gecenin sonunda liderlik koltuğuna çıktıklarını söyledi.

Ben hocanın galibiyetin heyecanı içinde oyunun eksik taraflarını saklamamasını doğru buluyorum. Geçen hafta Kasımpaşa karşısında hem oyun hem skor açısından daha mutlu olduğunu, Konyaspor maçında ise istatistiksel üstünlüğe rağmen daha iyi olmaları gerektiğini ifade etti.

Okan Buruk: Hücumda daha iyi olmalıyız

Buruk özellikle pas tercihleri ve savunma arkasına yapılan koşular konusunda takımın gelişmesi gerektiğini söyledi. İkinci golde Dubois'nın etkili koşusunun ve Icardi'nin ceza sahasına yaptığı hücumun golü getirdiğini hatırlattı ve benzer hareketleri daha fazla üretmeleri gerektiğini belirtti.

Ben bu tespiti çok önemli buluyorum. Yeni kadroda pas verecek oyuncu var, koşu yapacak oyuncu var ve bitirici santrfor var. Bunların birbirini doğru zamanda bulması gerekiyor. Transfer dönemi takımın oyuncu kalitesini artırdı; şimdi Okan Buruk'un görevi bu kalitenin koordinasyonunu sağlamak.

Son gün gelen beş transfer için milli ara fırsatı

Okan Buruk maç sonrasında transfer döneminin son haftasında beş oyuncunun takıma katıldığını ve milli aranın yeni isimlerin adaptasyonu açısından fırsat olacağını söyledi. Icardi, Mata, Rashica, Yusuf Demir ve Mathias Ross gibi oyuncuların Galatasaray'ın oyununa alışması zaman gerektiriyor.

Bazı oyuncular milli takımlara gidecek olsa da teknik ekip Florya'da kalan isimlerle yoğun çalışma fırsatı bulacak. Icardi'nin fiziksel seviyesini yükseltmesi, Mata'nın maç kondisyonu kazanması ve yeni transferlerin takım prensiplerini öğrenmesi için bu ara önemli.

Ben milli aradan sonra çok daha oturmuş bir Galatasaray görmek isterim. Çünkü artık transfer dönemi bitti. Eksik oyuncu gelecek bahanesi büyük ölçüde ortadan kalktı. Kadro Okan Buruk'un elinde.

Galatasaray'ın genlerinde şampiyonluk var

Okan Buruk maç sonundaki açıklamalarında Galatasaray'ın hedefinin sezon başından beri lider olmak ve şampiyonluğa ulaşmak olduğunu söyledi. Kulübün Türkiye'de en fazla yıldız taşıyan ve Avrupa kupaları kazanmış takım olduğunu hatırlatarak şampiyonluğun Galatasaray'ın genlerinde bulunduğunu ifade etti.

Ben bu cümleyi sadece romantik söylem olarak görmüyorum. Galatasaray teknik direktörü zaten şampiyonluğu hedeflemek zorunda. Ama genlerde şampiyonluk var demek sahada otomatik üç puan anlamına gelmiyor. O kültürün karşılığını her hafta mücadeleyle vermeniz gerekiyor.

Okan Buruk yarışın zor geçeceğini düşünüyor

Teknik direktör sezonun sadece dört büyük kulüp arasında geçmeyeceğini, Konyaspor, Başakşehir ve Adana Demirspor gibi takımların da güçlü başlangıç yaptığını söyledi. Şampiyonluk yarışının çok çetin olacağını ve Galatasaray'ın hafta hafta ilerlemesi gerektiğini belirtti.

Ben buna katılıyorum. Yedinci haftada lider olmak güzel fakat hiçbir şey kazanmış değiliz. Ligin daha onlarca haftası var. Sakatlıklar, cezalar, Dünya Kupası arası, kış transfer dönemi ve derbiler gelecek. Şampiyonluk maratonunun ilk bölümündeyiz.

Sırada milli ara ve Adana Demirspor deplasmanı

Galatasaray Konyaspor maçının ardından milli takım arasına girecek. Sarı-kırmızılı ekibin bir sonraki lig karşılaşması Adana Demirspor deplasmanı olacak. Okan Buruk milli arayı yeni transferleri takıma adapte etmek ve oyun içerisindeki eksikleri düzeltmek için kullanacak.

Adana Demirspor sezona güçlü başlayan takımlardan biri ve özellikle kendi sahasında ciddi hücum gücüne sahip. Ben Konyaspor galibiyetinden sonra rehavete girilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Liderlik koltuğuna oturmak kadar orada kalmak zor.

Sonuç: Gol yemeyen lideri iki golle geçtik

16 Eylül gecesinin hikâyesi daha ilk dakikada başladı. Sacha Boey rakip ceza sahasında topu kazandı, Sergio Oliveira doğru noktaya hareket etti ve Galatasaray henüz bir dakika dolmadan 1-0 öne geçti. Bu gol Konyaspor'un altı maçlık gol yememe serisini bitirdi ve Portekizli orta sahanın Galatasaray formasıyla ilk golü oldu.

Konyaspor erken gole rağmen dağılmadı. Endri Çekici 15. dakikada ceza sahası dışından çok güzel vurarak skoru eşitledi. Ardından Amir Hadziahmetovic ve yine Endri direğe takıldı. İlk yarının sonunda Soner Dikmen'in vuruşunu Muslera çıkardı. Devreye 1-1 girebilmek bizim açımızdan da önemliydi.

İkinci yarı daha kontrollü fakat daha düşük pozisyonlu geçti. Okan Buruk 62. dakikada beklenen hamleyi yaptı ve Mauro Icardi'yi Galatasaray formasıyla ilk kez sahaya sürdü. Aynı anda Yusuf Demir de oyuna girdi. 78. dakikada ise Leo Dubois'nın girişi maçın kaderini değiştirdi.

Sergio'nun pasında sol taraftan hareketlenen Dubois ceza sahasına etkili top gönderdi. Icardi ön direğe koştu, Calvo müdahale etmek zorunda kaldı ve top kendi kalesine gitti. Resmî kayıtta gol Calvo'nun kendi kalesine; ama pozisyonun oluşturulmasında Dubois'nın ortası ve Icardi'nin koşusu çok değerli.

Ben bu galibiyeti sadece 2-1 diye değil, rakibin kim olduğuna bakarak önemsiyorum. Konyaspor haftaya lider girdi. Altı maçtır gol yemiyordu. Hiç kaybetmemişti. Biz ilk dakikada savunma serisini bitirdik, 82. dakikada ikinci golü bulduk ve sezonun ilk mağlubiyetini verdik.

Galatasaray böylece yedi maç sonunda 16 puana ulaştı ve cuma gecesini maç fazlasıyla lider tamamladı. Giresunspor yenilgisinden sonraki beş lig maçında dört galibiyet ve bir beraberlik aldık. Gaziantep, Kasımpaşa ve Konyaspor maçlarıyla üç karşılaşmalık galibiyet serisi yakaladık.

Futbolumuzun geliştirilecek tarafı olduğunu da saklamıyorum. Konyaspor ilk yarıda bizi orta sahada zaman zaman rahat geçti. İki topu direkten döndü. Muslera önemli kurtarışlar yaptı. İkinci yarıda top bizde olsa da uzun süre yeterli pozisyon üretemedik. Okan Buruk'un da söylediği gibi hücumda pas tercihlerimizi ve savunma arkası koşularımızı geliştirmemiz gerekiyor.

Ama şampiyonluk yarışında güçlü rakibi kötü veya orta düzey futbol oynadığınız günde de yenebilmek önemlidir. Geçen sezon bu tür maçlarda puanı çok kolay bırakıyorduk. Bu sezon ise takımın sonuç alma becerisinde farklılık görmeye başlıyorum.

Icardi'nin ilk kez forma giymesi gecenin başka büyük hikâyesi. Arjantinli yıldız henüz gol atmadı fakat galibiyet golünde yaptığı koşuyla savunmayı zorladı ve maç sonunda taraftarla ilk galibiyet sevincini yaşadı. Milli ara onun fiziksel seviyesini yükseltmek ve takım arkadaşlarıyla bağlantısını güçlendirmek açısından değerli olacak.

Sergio ilk golünü attı. Boey asist yaptı. Dubois kulübeden gelip galibiyet golünü hazırladı. Muslera kritik anlarda ayakta tuttu. Emin Bayram genç yaşına rağmen lider rakibe karşı 90 dakika sorumluluk aldı. Bu, sadece yıldızların değil kadronun farklı parçalarının katkı verdiği bir galibiyet oldu.

17 Eylül 2022 sabahının Galatasaray açısından özeti net: Ligin gol yemeyen ve yenilmeyen liderini iki golle geçtik, 16 puana ulaştık ve liderlik koltuğuna oturduk. Bunun geçici bir tablo olduğunu, hafta maçlarının henüz tamamlanmadığını biliyoruz. Ama birkaç ay önce ligi 13. sırada bitiren takımın bugün yeniden zirvede görünmesi taraftarın inancını güçlendirecek kadar önemli.

Şimdi önümüzde milli ara var. Okan Buruk'un işi galibiyetin coşkusunda kaybolmak değil, maçın eksiklerini düzeltmek. Icardi, Mata, Rashica ve diğer yeni oyuncular daha fazla uyum sağlayacak. Takımın hücum kapasitesi yükselmek zorunda. Çünkü şampiyonluk yolunda sadece Konyaspor'u yenmek yetmez; bu performansı aylar boyunca tekrar etmek gerekir.

Galatasaray Konyaspor'u iki golle geçti. Sergio Oliveira'nın erken golü ve Calvo'nun kendi kalesine attığı gol üç puanı getirdi. Konyaspor ilk kez gol yedi, ilk kez kaybetti; Galatasaray ise gecenin sonunda lider. Sezon uzun ama yön doğruysa bu galibiyet ileride çok değerli bir dönüm noktası olarak hatırlanabilir.