Galatasaray, 10 Şubat 2021'de Aytemiz Alanyaspor'a sahasında 3-2 yenilerek Ziraat Türkiye Kupası'na çeyrek finalde veda etti. Türk Telekom Stadı'ndaki tek maçlık eleme mücadelesinde üç farklı geriye düşen sarı-kırmızılılar, Mostafa Mohamed ve Gedson Fernandes'in son bölümde attığı gollerle umutlandı. Ancak beraberlik gelmedi ve yarı finale yükselen taraf Alanyaspor oldu. Dört gün önce Kadıköy'de kazanılan derbinin ardından bu kez sezonun önemli hedeflerinden biri kaybedildi.
Galatasaraylı olarak beni en fazla rahatsız eden, takımın maçı çevirebilecek hücum hareketliliğini ancak ağır bir skorun altına girdikten sonra gösterebilmesi. Son ana kadar vazgeçmemek değerlidir; fakat mücadeleyi geç başlatmanın bedelini her zaman telafi edemeyiz. Son bölümdeki baskıyı takdir ederim, ama 3-0 geriye düşülmesini iki geç golün arkasına saklamam. Bu maçın değerlendirmesi hem olumlu tepkiyi hem de o tepkiyi mecburi hale getiren hataları birlikte içermeli.
Galatasaray-Alanyaspor maçında skor nasıl değişti?
Abdulkadir Bitigen'in yönettiği karşılaşmada Alanyaspor, ilk yarıyı iki farklı önde tamamladı. İkinci devrenin hemen başındaki penaltı golü, Galatasaray'ın geri dönüş için aşması gereken farkı daha da büyüttü. TFF maç kaydına göre gollerin sıralaması şöyle:
| Dakika | Golü atan oyuncu | Galatasaray açısından skor |
|---|---|---|
| 31 | Khouma Babacar | 0-1 |
| 41 | Salih Uçan | 0-2 |
| 48 | Khouma Babacar, penaltı | 0-3 |
| 83 | Mostafa Mohamed | 1-3 |
| 90+4 | Gedson Fernandes | 2-3 |
Bu turda rövanş bulunmadığı için alınan yenilginin ikinci bir karşılaşmada telafisi yoktu. Son iki gol farkı azalttı, fakat turu getirmedi. Bu nedenle sonuçtaki tek gollük farkı, maç boyunca dengeli ilerleyen bir mücadele yaşandığının kanıtı olarak görmemek gerekiyor. Galatasaray, skorun uzun süre aleyhine olduğu bir karşılaşmanın son bölümünde geri dönmeye çalıştı.
Kadıköy zaferi yeni maçın hazırlığının yerine geçemez
Galatasaray, 6 Şubat'ta Fenerbahçe'yi deplasmanda Mostafa Mohamed'in golüyle 1-0 yenmişti. Alanyaspor karşılaşması, bu önemli galibiyetten dört gün sonra oynandı. Bir derbi zaferinin ardından kupa dışına çıkılması, iki maçın duygusunu keskin biçimde karşı karşıya getirdi.
Ancak buradan futbolcuların kesinlikle rehavete kapıldığını söyleyemem. Soyunma odasındaki düşünceleri bilmiyoruz; kötü sonucu açıklamak için oyunculara doğrulanmamış niyetler yüklemeye gerek yok. Söylenebilecek daha somut şey şu: Önceki rakibe karşı işe yarayan düzen, yeni rakibin her tehdidini kendiliğinden karşılamıyor. Aynı oyuncular sahada olsa bile karşılaşmanın talepleri değişiyor.
Benim teknik heyetten beklentim, kazanılan maçın kadrosunu korumakla o maçın planını aynen sürdürmek arasındaki farkı gözetmesi. Derbide verilen doğru kararları alkışladığımız gibi burada yetersiz kalan hazırlığı da sorgulayabiliriz. Bir başarı teknik ekibe dokunulmazlık sağlamaz; bir yenilgi de birkaç gün önceki emeği değersizleştirmez. Asıl mesele, iki karşılaşma arasındaki farkı anlayıp sonuçlardan öğrenebilmek.
Galatasaray'ın ilk 11'i ve devre arasındaki üç değişiklik
Galatasaray; Fernando Muslera, DeAndre Yedlin, Ryan Donk, Marcao, Emre Taşdemir, Taylan Antalyalı, Younes Belhanda, Emre Kılınç, Henry Onyekuru, Ryan Babel ve Mostafa Mohamed ile başladı. İkinci yarıya girilirken Babel, Taylan ve Emre Taşdemir çıktı; Kerem Aktürkoğlu, Etebo ve Ömer Bayram oyuna girdi. Gedson Fernandes de 66. dakikada Belhanda'nın yerine görev aldı.
Bu değişiklikleri yalnızca çıkan futbolcuların kötü, girenlerin iyi olduğu basitliğinde değerlendirmem. Kadro müdahalesi, takımın hangi işleri farklı yapacağını da belirlemeli. Topu ileriye taşıma hızı, ceza sahasına yapılan koşular ve kaybedilen topun ardından geri dönüş düzeni değişmiyorsa sadece isim değiştirmek yeterli olmayabilir. Burada sorulması gereken, ilk yarıda tıkanan bağlantıların ikinci yarıda nasıl açıldığı.
Devre arasında üç oyuncunun birden değiştirilmesi, ilk planın ciddi biçimde gözden geçirildiğini gösteriyor. Ben müdahale edilmesini olumlu bulurum; fakat yeni düzenin oturması beklenirken savunma sorumlulukları askıya alınamaz. Yeniden sahaya çıkılan ilk dakikalarda herkesin görevini bilmesi gerekiyor. Bu maçta tam da o geçiş bölümünde gelen üçüncü gol, toparlanma girişimini çok daha zor bir hale getirdi.
İlk yarının uyarısı: Salih Uçan'ın direkten dönen topu
Alanyaspor, 24. dakikada Davidson ve Efecan Karaca'nın hazırladığı hücumun sonunda Salih Uçan ile gole yaklaştı. Salih'in vuruşu üst direkten döndü. Henüz skor değişmemişken yaşanan bu pozisyon, rakibin ceza sahası çevresinde etkili bağlantılar kurabildiğini gösteren önemli bir uyarıydı.
Ben top direğe çarpıp dışarıda kaldığında savunma görevimizin eksiksiz yapıldığını düşünmem. Rakip o vuruşu hangi rahatlıkla buldu, pas bir kenardan diğerine giderken kim hangi alanı takip etti, ceza sahasının önündeki oyuncuya neden yetişilemedi? Gol yenmeden önce bu soruların cevabını arayabilirsek maç içindeki tehlikeyi azaltabiliriz. Topun içeri girmemesine sevinmek başka, pozisyonu hiç yaşanmamış saymak başka.
Alanyaspor'u yalnızca Galatasaray'ın hata yapmasını bekleyen bir rakip olarak anlatmak da eksik olur. Bu atakta pası hazırlayan ve daha uygun durumdaki arkadaşını bulan oyuncular vardı. Rakibin doğru yaptığı işi kabul etmek, kendi takımımızı küçültmez. Tersine, karşılaşmanın neden zorlaştığını daha açık görmemizi sağlar. Galatasaray'ın ismine güvenmek yerine rakibin sahadaki işine cevap vermek gerekir.
Babacar'ın ilk golü: Uzun top neden doğrudan tehlikeye dönüştü?
Alanyaspor'un ilk golü Marafona'nın uzun vuruşuyla başlayan hücumdan geldi. Babacar topu alıp sol çaprazdan ilerledi, Marcao'yu geçerek yakın köşeye vurdu. Böylece Galatasaray, rakibin kalecisinden başlayan bir atağın sonunda geriye düştü.
Bu pozisyonda benim tartışmak istediğim yalnızca son ikili mücadele değil. Uzun top karşılanırken ilk müdahaleyi kimin yapacağı ve onun arkasındaki güvenliği kimin sağlayacağı birlikte düşünülmeli. İlk oyuncu topu alamadığında bütün savunmanın tek bir takip koşusuna bağımlı hale gelmesi risklidir. Savunmanın değeri, ilk hamle başarısız olduğunda ikinci bir müdahale imkanını da koruyabilmesinde ortaya çıkar.
Marcao'nun geçilmesini konuşabiliriz; ama bütün açıklamayı bir futbolcunun o andaki hatasına indirgersek öncesindeki yerleşimi incelememiş oluruz. Aynı şekilde kalecinin golü çıkaramamasını tek neden göstermek de yeterli değildir. Bir atağın nasıl başladığını, kalemize hangi yoldan ulaştığını ve nerede durdurulabileceğini birlikte değerlendirmek gerekiyor. Hata ararken amaç suçlu seçmek değil, benzer golün tekrarını önlemek olmalı.
Salih'in golü ve ikinci yarının başındaki penaltı farkı üçe çıkardı
Alanyaspor'un ikinci golünde Davidson'un pasını alan Salih Uçan sağ çaprazdan uzak köşeyi buldu. İlk yarı bu skorla tamamlandı. İkinci devrenin hemen başında ise Tayfur Bingöl, Marcao ile mücadelesinde yerde kaldı ve hakem penaltı verdi. Babacar'ın 48. dakikadaki vuruşu Muslera'nın müdahalesine rağmen gol oldu.
Devre arası, maça yeniden ortak olmak için bir fırsattı; fakat üçüncü gol bu fırsatın kullanılmasını ağırlaştırdı. Bana göre burada en önemli ders, hücumda değişiklik yapmanın savunmada dikkati azaltmaması gerektiği. Daha fazla gol aramak zorundayken gerideki görev paylaşımını kaybedersek çevirmeye çalıştığımız skor daha da büyüyebilir.
Penaltı pozisyonunu tartışmakla oyunun o bölgesine nasıl gelindiğini incelemek ayrı işler. Hakemin kararına katılmayan bir taraftar da takımının savunma yerleşimini sorgulayabilir. Galatasaray'ı savunmak için her eleştiriyi dışarıya yöneltmeye ihtiyacımız yok. İlk yarıdaki iki golün ardından yeni devreye daha güvenli başlama sorumluluğu, sonuçtan bağımsız olarak takımın üzerindeydi.
İkinci yarıdaki hücum neden daha umut vericiydi?
Kerem Aktürkoğlu'nun Emre Kılınç ile yaptığı verkaçın ardından bulduğu fırsatı Marafona çıkardı. Mohamed'in 64. dakikadaki vuruşu direğe takıldı. Daha sonra Yedlin'in ortasını karşılayan Onyekuru'nun kafasında top önce kaleciye, ardından direğe çarptı. Galatasaray bu bölümde farkı azaltabilecek fırsatlar üretti, ancak golü hemen bulamadı.
Bu hücumlarda benim dikkatimi çeken, pasın ardından hareketin devam etmesi. Verkaç yapan oyuncunun yeniden top alabilecek alana gitmesi, kenardan gelen ortanın arka direkte karşılanması ve ceza sahasında birden fazla seçenek bulunması rakibin savunmasını zorlaştırabilir. İkinci yarıdan korunması gereken taraf, sadece yüksek istek değil, bu isteğin daha somut hücum bağlantılarına dönüşmesiydi.
Yine de bütün maçı ikinci yarının iyi anlarından ibaret anlatmak gerçeği eksiltir. Üç farklı geride oynayan takımın aldığı riskle 0-0'daki tercihleri aynı değildir; rakibin korumaya çalıştığı avantaj da oyunun koşullarını değiştirir. Bu yüzden son bölümdeki üretimi önceki kırk beş dakikaya kolayca taşıyıp aynı şeyleri yapsaydık kesin kazanırdık diyemeyiz. Yapılabilecek doğru iş, gelişen hücumun hangi davranışlardan doğduğunu tespit edip bunları daha erken kullanabilmektir.
83. dakikada Mohamed umut verdi, ancak zaman daralmıştı
Galatasaray'ın ilk golünü Gedson'un rakip yarı sahada topu kazanıp yaptığı vuruş hazırladı. Marafona'dan dönen topu Mostafa Mohamed tamamladı. Skorun 1-3'e gelmesi, son bölüm için umut oluşturdu; fakat normal sürenin bitmesine az kalmıştı.
Burada beğendiğim davranış, ilk şutla hücumun bitmemesi. Mohamed kalecinin çıkarabileceği topa hazırdı ve pozisyonu takip etti. Santrforun işi sadece kendisine verilen temiz pası gole çevirmek değil; seken topun yaratacağı fırsatı da okumak. Gedson'un baskısı ile Mohamed'in takibi birbirini tamamladı.
Fakat geri dönüşü yalnızca büyük bir son dakika hikayesine bağlayamayız. Bir takımın umut üretmesi güzel; sürekli çok az zamanda çok fazla iş başarmak zorunda kalması ise sağlıklı bir yöntem değil. Ben bu golün getirdiği enerjiyi takdir ederken, aynı hareketliliğin neden daha önce sürdürülemediğini de sorarım. Maçın değerli anlarını korumanın yolu, onlara romantik anlamlar yüklemekten çok nasıl tekrar edilebileceklerini çalışmak.
Mostafa Mohamed üçüncü maçında da gol buldu
Başakşehir karşısında penaltıdan gol atan, Fenerbahçe derbisini de tek golüyle kazandıran Mohamed, Alanyaspor önünde de fileleri havalandırdı. Böylece Galatasaray'daki ilk üç resmî maçının tamamında gol atmış oldu. Bu toplamın iki karşılaşması Süper Lig'e, biri Türkiye Kupası'na ait; dolayısıyla üç lig maçında üç gol şeklinde aktarılmamalı.
Yeni santrforun katkısı bu akşamın olumlu taraflarından biri. Ama bir oyuncunun iyi başlamasını bütün takımın sorumluluğunu onun üzerine yıkmanın gerekçesi yapmam. Her karşılaşmada gol atmasını beklemek kolay; ona farklı yollardan fırsat hazırlamak ve hücum yükünü paylaşmak daha önemli. Mohamed'in hareketliliğinden yararlanmak için yanında topu takip eden, önünde pas seçeneği sunan arkadaşları da bulunmalı.
Bu kez kişisel başarı takım sonucunu kurtaramadı. Bunu bir çelişki olarak görmüyorum: Bir oyuncu katkı verirken takım yine de yetersiz kalabilir. Doğru değerlendirme, golü atanı takdir edip elenmenin nedenlerini ayrıca inceleyebilmek. Tek futbolcunun formu üzerinden bütün kadroyu başarılı ilan etmek de yenilgi yüzünden onun katkısını silmek de yanlış olur.
Gedson Fernandes ilk maçında iki gole katkı verdi
Gedson, Mohamed'in golünü hazırlayan şutunun ardından bu kez kendisi ağları buldu. 90+4'te Emre Akbaba'nın ortasına Mohamed kafa vurdu; direkten dönen topu Gedson tamamlayarak farkı bire indirdi. Portekizli futbolcu Galatasaray'daki ilk resmî karşılaşmasını golle bitirdi, ancak bu başlangıç tur sevinciyle tamamlanmadı.
Ben Gedson'un iki pozisyondaki ortak özelliğini değerli buluyorum: Hücumun içinde kalması. İlkinde topu geri kazanarak yeni fırsat oluşturdu, ikincisinde ilk vuruştan sonra pozisyonu izlemeyi bırakmadı. Orta saha oyuncusunun ceza sahasına zamanında girmesi, yalnızca pas dağıtmakla sınırlı olmayan bir katkı sunabilir. Bu, takımın gol yükünü paylaşabilmesi açısından üzerinde çalışılacak bir imkan.
Ancak ilk maçtaki bu katkıdan hareketle artık bütün orta saha sorunlarının bittiğini söylemem. Yeni oyuncunun fiziksel hazırlığı, takım arkadaşlarıyla uyumu ve hangi görevlerde kullanılacağı zaman içinde şekillenecek. Gedson'a umut bağlamakla ondan hemen her açığı kapatmasını beklemek arasında fark var. İyi başlangıcı, makul beklentiyle desteklemek gerekir.
Gedson'un açıklaması: İlk golün önüne geçen elenme üzüntüsü
Gedson maç sonunda bireysel sevincinden önce alınamayan sonucu konuştu. Hedeflerinin evlerinde kazanıp tur atlamak olduğunu, ikinci yarıdaki fırsatlara rağmen bunu başaramadıkları için üzüldüklerini belirtti. Karantina döneminde teknik heyetin verdiği bireysel programlarla hazırlandığını anlattı; ligdeki pazar maçına odaklanmaları gerektiğini söyledi.
Bu yaklaşımı doğru buluyorum. Kendi adına güzel bir başlangıç yaptığı akşamda takımın kaybını merkeze koyması, beklentinin nerede olması gerektiğini gösteriyor. Galatasaray'da bir oyuncunun istatistiği elbette önemlidir; fakat kulübün hedefinin yerine geçmez. İlk golün hatırası kalabilir, kupadan elenmenin sonucu da aynı şekilde kalır.
Hazırlık sürecine ilişkin açıklaması da teknik değerlendirmede dikkate alınmalı. Kısa süre önce takıma katılan bir oyuncudan bütün fiziksel ve taktik gereklilikleri hemen eksiksiz yerine getirmesini istemek adil olmayabilir. Ona uygun görev ve çalışma imkanı sağlamak gerekir. Bu, düşük beklenti değil; iyi özelliklerini kalıcı katkıya dönüştürebilecek bir hazırlık anlayışıdır.
Terim'in rotasyon değerlendirmesi ve ikinci yarı vurgusu
Fatih Terim, maç sonunda son dönemde iyi oynayan düzeni sürdürmek istediği için kadroyu fazla değiştirmediğini, sonuçtan sonra daha fazla rotasyonun gerekli olabileceğini düşündüğünü söyledi. İkinci yarıdaki tepkiyi olumlu değerlendirdi; yenen gollerdeki hataları kabul etti ve Alanyaspor'u tebrik etti.
Ben bu açıklamayı ne bütün sorumluluğun alındığı kusursuz bir cevap ne de hiçbir değer taşımayan bir savunma olarak görürüm. Başlangıç tercihinin yeniden değerlendirilmesi önemlidir. Ardından sorulması gereken, hangi oyuncunun neden değişmesi gerektiği ve farklı bir başlangıcın hangi soruna cevap vereceğidir. Sadece daha çok rotasyon yapılsaydı demek, bir sonraki maç için yeterince somut bir plan değildir.
İkinci yarının mücadelesini övmekte haklı bir taraf bulunuyor; takım tamamen vazgeçmedi. Ancak benim teknik heyetten beklediğim, bu mücadeleyi her seferinde ağır bir skorun ardından aramamak. Müdahalenin zamanlaması, oyuncuların görevlerini anlama biçimi ve rakibin güçlü olduğu alanlara karşı hazırlık birlikte ele alınmalı. Terim'in tecrübesi, eleştiriden muaf tutulmasının değil, bu sorulara güçlü cevap verebilmesinin gerekçesi olmalı.
Hakem itirazları, takımın hatalarını konuşmayı engellememeli
Terim, Emre Kılınç'a yapılan bir müdahalede penaltı verilmemesini ve VAR incelemesine gidilmemesini eleştirdi. Yapılan oyuncu değişikliklerine rağmen eklenen sürenin yetersiz kaldığını da savundu. Bunlar teknik direktörün değerlendirmeleri; karşılaşmada Galatasaray lehine verilmiş bir penaltı bulunmuyor ve maçın sonucu bu itirazlarla değişmedi.
Ben kulübün tartışmalı kararlar hakkında açıklama istemesini desteklerim. Fakat hakem eleştirisinin doğruluğunu, taraftarın ne kadar öfkelendiği belirlemez. Pozisyonun kendisini ve verilen kararın gerekçesini incelemek gerekir. Eldeki bilgilerle kasıt veya organize bir müdahale iddiası üretmek, Galatasaray'ın hakkını daha güçlü savunmuş olmamızı sağlamaz.
Daha önemlisi, hakemle ilgili soruların varlığı kendi futbolumuzla ilgili soruları kaldırmıyor. Bir karara itiraz ederken aynı anda rakibin uzun topunu neden durduramadığımızı da konuşabiliriz. İlave süreyi yetersiz bulurken gol için neden son bölüme kadar beklediğimizi de sorgulayabiliriz. Galatasaray'a bağlılığım, bu iki değerlendirmeden birini seçmemi gerektirmiyor.
Geçen sezon da aynı rakip, aynı tur: Fakat bu kez farklı eleme biçimi
Galatasaray ile Alanyaspor, 2019-2020 Türkiye Kupası'nda da çeyrek finalde eşleşmişti. Alanya'daki ilk maçı 2-0 kaybeden Galatasaray, 12 Şubat 2020'deki rövanşı 3-1 kazanmasına rağmen deplasman golü kuralıyla elenmişti. Bu sezon ise tur tek karşılaşmada belirlendi ve Alanyaspor yeniden yarı finale çıktı.
İki sezon üst üste aynı rakibe aynı aşamada elenmek can sıkıcı. Ancak geçmiş karşılaşmanın bütün nedenlerini bugüne taşıyıp değişmeyen bir kader varmış gibi düşünmem. Kadrolar, oyun koşulları ve eleme biçimi farklı. Geçmişin bize sağlayacağı yarar, rakibi daha doğru inceleme sorumluluğunu hatırlatması; henüz maç başlamadan sonucu kabullenmek değil.
Galatasaray açısından asıl soru, tanınan bir rakibin tehditlerine yeterli cevap hazırlanıp hazırlanmadığı. Aynı rakiple yeniden karşılaştığımızda önceki deneyimin hangi karara dönüştüğünü görmek isterim. Rakibin adının alışıldık olması onu kolay yapmaz. Kupa gibi telafisi sınırlı bir organizasyonda bu ayrımı daha da ciddiye almak gerekir.
Kupadan elenmeyi lig için avantaj diye sunmam
Bu yenilgi Süper Lig'de alınmış puanları değiştirmiyor; kaybedilen şey Türkiye Kupası'nda devam etme ve kupayı kazanma imkanı. Bundan sonra lig için hazırlanmak zorunlu, fakat bunu kupaya vedanın iyi olduğu şeklinde anlatmayı doğru bulmuyorum. Bir hedefi kaybettikten sonra o hedefi küçültmek, kaybı ortadan kaldırmaz.
Ben Galatasaray'ın katıldığı organizasyonları ciddiye almasını isterim. Yoğun takvim için kadro kullanımı planlanabilir, bazı oyuncular dinlendirilebilir; ama bunlar mücadeleden vazgeçmenin gerekçesi olmamalı. Kazanma isteğiyle karşılanabilir fiziksel yük arasında denge kurmak teknik yönetimin işidir. Eleme sonrasında yalnızca artık daha az maç oynayacağız diyerek rahatlamak, yapılan hataları değerlendirmeyi erteleyebilir.
Aynı ölçüde bir kupa yenilgisiyle bütün sezonu bitmiş saymak da anlamsız. Ligdeki mücadele devam ediyor ve takımın yeni transferlerinden yararlanabileceği alanlar var. Doğru tepki, ne kaybı başarıya çevirmeye çalışmak ne de bütün yapıyı reddetmek. Kupada yapılamayanı kabul edip kalan hedefler için daha iyi hazırlanmak gerekiyor.
Kasımpaşa hazırlığında hangi hataların düzeltilmesini bekliyorum?
Galatasaray'ın sıradaki lig rakibi Kasımpaşa. Kupadaki hayal kırıklığının ardından hazırlığın sadece moral konuşmalarından oluşmasını istemem. Özellikle uzun topa karşı savunmanın ilk ve ikinci müdahale paylaşımı, devre başlangıcındaki dikkat ve hücumda pas sonrası hareketlilik üzerinde durulmalı. Bunlar açıklanmış bir antrenman programı değil, bu maçın akışından çıkardığım çalışma öncelikleri.
İlk mesele, savunmacının bire bir kaldığı anda arkasında veya yanında destek bulunması. İkinci mesele, topu ileriye gönderirken hücum oyuncularının birbirinden kopmaması. Son bölümde görülen koşu ve takip davranışlarını daha erken kullanabilirsek gol bulmak için yalnızca bireysel bir beceri anına bağlı kalmayız. Bunların uygulanabilmesi için yeni bir transfer beklemek gerekmiyor.
Forma rekabeti de bu değerlendirmenin parçası olmalı. Oyuna sonradan giren futbolcuların katkısı, sonraki tercihler için gerçek bir veri sayılmalı; fakat bir akşam üzerinden kesin ilk 11 hükümleri kurulmamalı. Benim görmek istediğim, kim olursa olsun görevini daha iyi yapanın karşılık bulduğu ve oyuncuların kendilerinden ne beklendiğini bildiği bir takım.
Son söz: Geç gelen tepkiyi değil, geç kalmanın nedenini de konuşalım
Bu karşılaşmadan yalnızca direkleri hatırlayarak çıkmak kolay. Aynı biçimde son iki golü yok sayıp takımın hiçbir tepki vermediğini söylemek de kolay. Gerçek değerlendirme ise daha zor: İkinci yarıdaki hücumdan yararlanılabilecek tarafları bulurken ilk bölümdeki savunma ve hazırlık sorunlarını açıkça kabul etmek gerekiyor. İkisinden birini dışarıda bırakırsak maçtan eksik ders çıkarırız.
Galatasaray taraftarı olarak kaybı kabul etmek istemem, ama gerçekleşeni inkâr ederek kulübü koruyamam. Oyuncuları hakaretin hedefi yapmadan performanslarını eleştirebilir, teknik heyetin önceki başarısını teslim ederken bu maçtaki tercihlerini sorgulayabilirim. Benim için tutarlı taraftarlık, kazanınca ölçüsüz övgüye ve kaybedince bütün emeği silmeye mecbur olmamaktır.
Galatasaray kupaya veda etti; şimdi verilmesi gereken cevap, daha büyük sözler değil, daha iyi hazırlanmış bir takım. Mohamed'in devam eden gol katkısı ve Gedson'un umut veren başlangıcı eldeki olumlu işaretler. Bunların değerini artıracak olan, takımın hücumunu son dakikalara bırakmaması ve savunmada aynı açıkları yeniden vermemesi. Bu geceyi geride bırakmak, unutmuş gibi davranmakla değil, hatalarını bir sonraki maça taşımamakla mümkün olacak.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap