Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi lig aşamasının ikinci haftasında deplasmanda karşılaştığı Letonya temsilcisi RFS ile 2-2 berabere kaldı. Daugava Stadyumu'nda oynanan mücadelede sarı-kırmızılılar Dries Mertens ve Yunus Akgün'ün golleriyle 2-0 öne geçmesine rağmen üstünlüğünü koruyamadı. RFS, Jānis Ikaunieks'in ilk yarının son bölümündeki golüyle farkı bire indirdi, ikinci yarının başında Lasha Odisharia'nın golüyle skoru eşitledi. Galatasaray böylece PAOK galibiyetinin ardından Avrupa Ligi'ndeki ikinci maçında iki puan bıraktı ve puanını 4'e yükseltti.
Karşılaşmanın en çarpıcı tarafı, Galatasaray'ın iki farklı üstünlüğü erken sayılabilecek bir bölümde yakalamasına rağmen maçın kontrolünü tamamen elinde tutamamasıydı. Okan Buruk'un takımı 38. dakikada 2-0'ı bulduğunda karşılaşma istediği noktaya gelmiş görünüyordu. Ancak RFS'nin iki dakika sonra attığı gol, oyunun psikolojik dengesini değiştirdi. İkinci yarıda ev sahibi ekibin beraberlik golü gelince Galatasaray kalan sürede yeniden üstünlüğü aradı fakat kaleci Fabrice Ondoa'yı geçemedi.
RFS-Galatasaray maçı 2-2 sona erdi
UEFA'nın resmî maç raporuna göre Galatasaray mücadeleye Günay Güvenç, Ismail Jakobs, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Kaan Ayhan, Lucas Torreira, Gabriel Sara, Dries Mertens, Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün ve Mauro Icardi ilk 11'iyle başladı. Fernando Muslera kart cezası, Victor Osimhen ise sakatlığı nedeniyle kadroda yer almadı.
| Başlık | Maç bilgisi |
|---|---|
| Organizasyon | UEFA Avrupa Ligi lig aşaması, 2. hafta |
| Tarih | 3 Ekim 2024 |
| Stat | Daugava Stadyumu, Riga |
| Sonuç | RFS 2-2 Galatasaray |
| Galatasaray golleri | 12' Dries Mertens, 38' Yunus Akgün |
| RFS golleri | 40' Jānis Ikaunieks, 55' Lasha Odisharia |
| Galatasaray'ın Avrupa Ligi puanı | 4 |
Mertens 12. dakikada perdeyi açtı
Galatasaray maça topa daha fazla sahip olma düşüncesiyle başladı. RFS kendi yarı alanında kalabalık kaldı ve sarı-kırmızılıların merkezden ilerlemesini zorlaştırmaya çalıştı. Buna rağmen Galatasaray ilk golü fazla beklemeden buldu. 12. dakikada gelişen hücumda Dries Mertens ceza sahası çevresindeki fırsatı değerlendirdi ve takımını 1-0 öne geçirdi.
Belçikalı futbolcunun golü, Galatasaray'ın rakibin savunma planını erken bozması açısından önemliydi. RFS'nin maç öncesindeki temel avantajlarından biri, skoru uzun süre eşit tutup Galatasaray'ı sabırsızlığa zorlamak olabilirdi. Mertens'in golü bu planı ilk bölümde etkisiz hale getirdi. Ev sahibi ekip artık yalnızca savunarak maçı götüremez hale geldi ve zaman zaman daha fazla oyuncuyla ileri çıkmak zorunda kaldı.
Yunus Akgün Avrupa'da üst üste ikinci maçında gol attı
Galatasaray'ın ikinci golü 38. dakikada Yunus Akgün'den geldi. Genç futbolcu PAOK karşılaşmasında da ağları havalandırmıştı. Riga'da attığı golle Avrupa Ligi'ndeki skor katkısını sürdürdü ve Galatasaray'ı 2-0 öne geçirdi.
Yunus'un son haftalardaki yükselişi, sezon başındaki kadro rekabeti düşünüldüğünde ayrıca değerli. Leicester City'deki kiralık sezonunun ardından Galatasaray'a dönen oyuncu, ilk haftalarda düzenli forma konusunda soru işaretleriyle karşılaşmıştı. Ancak Okan Buruk'un verdiği süreleri değerlendirmeye başladı ve özellikle Avrupa maçlarında doğrudan skor üreterek takım içindeki yerini güçlendirdi.
Yunus'un oyundaki en önemli avantajlarından biri çizgide başlayıp merkeze doğru kat edebilmesi. Bu hareket, savunmanın bek ile stoper arasındaki mesafesini bozabiliyor. RFS karşısındaki gol de onun ceza sahasına yaklaşma isteğinin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Galatasaray'ın kanat oyuncularından yalnızca orta değil doğrudan bitiricilik de alması, hücum çeşitliliğini artırıyor.
2-0'dan iki dakika sonra gelen gol dengeleri değiştirdi
Galatasaray 38. dakikada ikinci golü bulduktan sonra maçın tamamen kontrol altına alındığı düşünülebilirdi. Ancak RFS yalnızca iki dakika sonra cevap verdi. Jānis Ikaunieks 40. dakikada topu ağlara göndererek skoru 2-1'e getirdi ve Letonya ekibini yeniden maçın içine soktu.
Bu gol Galatasaray açısından karşılaşmanın ilk büyük kırılma noktasıydı. İki farklı öne geçtikten sonra devre arasına aynı avantajla gitmek yerine farkın bire düşmesine izin verildi. Özellikle Avrupa deplasmanlarında bir takımın gol attıktan sonraki birkaç dakikayı daha kontrollü oynaması büyük önem taşıyor. Galatasaray'ın ikinci golden sonra oyunu sakinleştirememesi, RFS'ye psikolojik olarak ihtiyaç duyduğu fırsatı verdi.
İlk yarının 2-1 bitmesi iki takımın soyunma odasındaki duygusunu tamamen değiştirdi. Galatasaray için “maçı bitirme” fırsatı kaçarken RFS için yalnızca tek golle eşitliği yakalama ihtimali doğdu. Ev sahibi ekip ikinci yarıya bu motivasyonla çıktı.
Odisharia ikinci yarının başında skoru eşitledi
RFS'nin beraberlik golü 55. dakikada Lasha Odisharia'dan geldi. Galatasaray savunmasının yeterince uzaklaştıramadığı pozisyon sonrasında ev sahibi ekip fırsatı değerlendirdi ve skoru 2-2 yaptı. Böylece sarı-kırmızılıların 2-0'lık üstünlüğü yaklaşık 17 dakikalık oyun süresi içerisinde tamamen eridi.
Golün ardından Galatasaray yeniden hücum üstünlüğü kurmaya çalıştı ancak RFS savunması daha dirençli hale geldi. Skoru eşitledikten sonra ev sahibi ekip daha derin savunmaya geçerek geçiş hücumlarında fırsat aradı. Bu yapı Galatasaray'ı yüksek sayıda pas yapmaya zorladı ancak rakip ceza sahasında aynı ölçüde net pozisyon üretilemedi.
İki farklı üstünlüğü koruyamamak maçın ana problemi oldu
Galatasaray'ın Riga'daki puan kaybını yalnızca kaçırılan goller üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Asıl problem, 2-0'a ulaşmış bir maçın oyun kontrolünün devam ettirilememesiydi. Skor avantajı bulunan takımın her hücumda üçüncü golü araması gerekmiyor. Bazı bölümlerde tempoyu düşürmek, topu güvenli bölgelerde dolaştırmak ve rakibin yeniden özgüven kazanmasını engellemek de maç yönetiminin parçası.
Galatasaray özellikle ikinci golün ardından birkaç dakika boyunca bu kontrolü sağlayamadı. RFS hızlı biçimde farkı bire indirdi ve ikinci yarıya daha cesur başladı. 55. dakikada beraberlik geldiğinde oyun artık tamamen farklı bir psikolojiye geçmişti. Sarı-kırmızılı takım tekrar gol bulmak için risk almak zorunda kaldı.
Günay Güvenç Muslera'nın yokluğunda kaleyi korudu
Fernando Muslera'nın UEFA cezası nedeniyle forma giyemediği karşılaşmada kaleyi Günay Güvenç korudu. Deneyimli kaleci Avrupa deplasmanında ilk 11'de görev aldı. Yenen iki golün de bütün sorumluluğunu kaleciye yüklemek doğru olmaz; RFS'nin gol pozisyonlarında savunma yerleşimi ve ikinci top kontrolü de belirleyici oldu.
Muslera'nın uzun yıllardır Galatasaray savunmasıyla kurduğu iletişim düşünüldüğünde, farklı bir kaleciyle oynamak doğal olarak bazı alışkanlıkların değişmesine neden olabilir. Stoperlerin geriden çıkış sırasında Günay'la pas bağlantısı ve ceza sahası içindeki iletişimi, takımın savunma organizasyonunun önemli parçalarından biri oldu.
Osimhen'in yokluğu hücum profilini değiştirdi
Victor Osimhen sakatlığı nedeniyle Riga'ya götürülmedi. Nijeryalı santrforun yokluğunda Mauro Icardi ilk 11'de başladı. Bu değişiklik Galatasaray'ın hücum biçimini de etkiledi. Osimhen savunma arkasına daha çok koşu yapan ve fiziksel baskısıyla stoperleri geriye iten bir oyuncu. Icardi ise ceza sahası içindeki konum alma ve kısa bağlantılarda farklı bir profil sunuyor.
RFS'nin savunmasını kendi ceza sahasına yakın kurduğu bölümlerde Icardi'nin bitiriciliğine ihtiyaç duyuldu ancak Arjantinli futbolcu istediği sayıda temiz fırsatla buluşamadı. Galatasaray özellikle ikinci yarıda topu rakip ceza sahasına taşısa da son pas kalitesi santrforu yeterince besleyemedi.
Icardi ilk 11'e döndü ama gol bulamadı
Mauro Icardi, sakatlığı sonrasında PAOK maçında oyuna sonradan girip gol atmıştı. RFS karşısında ise yeniden başlangıç kadrosunda yer aldı. Arjantinli yıldız ceza sahasında zaman zaman tehlikeli bölgelere hareketlense de gol bulamadı.
Icardi'nin etkili olabilmesi için takımın topu yalnızca ceza sahasına göndermesi değil, doğru açıyla ulaştırması gerekiyor. RFS'nin merkezi sıkı biçimde kapattığı bölümlerde Galatasaray'ın kanatlardan yaptığı servislerin önemli kısmı kolay savunuldu. Sara ve Mertens'in santrfora yerden pas kanalları açması gerektiği anlarda ise rakibin blokları birbirine yakın kaldı.
Mertens yine skor katkısı verdi
Dries Mertens, Fenerbahçe ve PAOK maçlarının ardından RFS karşısında da takımın hücumdaki önemli oyuncularından biri oldu. 12. dakikadaki golüyle Galatasaray'ı öne geçiren Belçikalı futbolcu, ceza sahası çevresinde doğru yerde bulunma becerisini bir kez daha gösterdi.
Mertens'in yaşına rağmen yoğun maç trafiğinde hâlâ başlangıç seviyesinde önemli rol üstlenmesi dikkat çekiyor. Galatasaray'ın hücum bağlantısında onun tecrübesinden yararlanması önemli fakat sezon boyunca fiziksel yükünün yönetilmesi gerekiyor. Avrupa ve lig maçlarının birbirini takip ettiği haftalarda Okan Buruk'un Mertens'in sürelerini doğru dağıtması takımın uzun vadeli performansı açısından belirleyici olacak.
Gabriel Sara orta sahada oyunu yönlendirmeye çalıştı
Gabriel Sara, Lucas Torreira ile birlikte Galatasaray orta sahasının merkezinde görev yaptı. Brezilyalı futbolcu topun Galatasaray'da kaldığı bölümlerde pas bağlantılarının önemli parçalarından biri oldu. RFS'nin geri çekildiği anlarda oyunun yönünü değiştirmek ve kanatlara servis yapmak Sara'nın temel görevleri arasındaydı.
Bununla birlikte Galatasaray'ın yüksek topa sahip olma oranı her zaman rakibin dengesini bozacak pas temposuna dönüşmedi. Sara'nın daha dikine pas aradığı bölümlerde RFS savunması çizgiler arasındaki boşluğu daralttı. Galatasaray'ın gelecekte benzer rakiplere karşı yalnızca topa sahip olmak değil, o topu daha hızlı ve farklı yönlerde kullanmak üzerine çalışması gerekecek.
Torreira'nın önündeki alan zaman zaman açıldı
Lucas Torreira, Galatasaray'ın savunma güvenliğinin merkezindeki oyuncu olarak yine ilk 11'deydi. Takımın çok sayıda oyuncuyla hücum ettiği anlarda rakibin geçişlerini durdurmak onun temel sorumluluklarından biri oldu. Ancak ikinci yarıda Galatasaray öne daha fazla oyuncu gönderdiğinde Torreira'nın kapatması gereken alan genişledi.
RFS gibi hızlı geçiş arayan takımlara karşı tek bir orta saha oyuncusuna büyük alan bırakmak risk yaratıyor. Sara ve beklerin top kaybı sonrasındaki geri dönüşünün gecikmesi halinde Torreira rakibin birden fazla oyuncusuyla karşı karşıya kalabiliyor. Galatasaray'ın Avrupa Ligi'nin sonraki maçlarında bu dengeyi daha sağlam kurması gerekecek.
Jakobs sol tarafta hücuma destek verdi
Ismail Jakobs, Galatasaray savunmasının solunda başlangıç kadrosunda yer aldı. Senegal millî oyuncusu top Galatasaray'dayken çizgiye çıkarak hücum genişliği sağlamaya çalıştı. Özellikle Barış Alper veya iç koridora yaklaşan oyuncularla yaptığı değişimler, rakip savunmayı yana doğru hareket ettirme amacı taşıyordu.
Ancak Jakobs'un ileri çıktığı anlarda arkasında oluşan alanın kontrolü önemliydi. RFS birkaç kez topu kazandıktan sonra doğrudan bu bölgelere yönelmeye çalıştı. Galatasaray'ın beklerinden hücum katkısı isterken gerideki stoper ve orta saha yerleşimini daha dikkatli koruması gerekiyor.
RFS tarihindeki ilk Avrupa Ligi puanını Galatasaray karşısında aldı
UEFA'nın maç sonu değerlendirmesine göre RFS, 2-0 geriye düştüğü karşılaşmadan 2-2'lik beraberlikle ayrılarak tarihinde UEFA Avrupa Ligi'ndeki ilk puanını kazandı. Letonya temsilcisi organizasyonun ilk haftasında FCSB'ye deplasmanda 4-1 mağlup olmuştu.
Bu durum Galatasaray açısından puan kaybının ağırlığını daha da artırıyor. Sarı-kırmızılılar Avrupa deneyimi ve kadro kalitesi bakımından rakibinin önündeydi. Üstelik maç içinde iki farklı avantaj yakalamıştı. RFS'nin tarihinde ilk Avrupa Ligi puanını bu şartlarda alması, Galatasaray'ın maç yönetimini ciddi biçimde sorgulatacak bir sonuç oluşturdu.
Fabrice Ondoa ikinci yarıda kritik kurtarışlar yaptı
RFS kalecisi Fabrice Ondoa, özellikle skor 2-2'ye geldikten sonra takımını oyunda tutan isimlerden biri oldu. UEFA'nın değerlendirmesinde Kamerunlu kalecinin yaptığı önemli kurtarışların ev sahibi ekibin tarihi puanında belirleyici olduğu vurgulandı.
Galatasaray maçın son bölümünde yeniden öne geçmek için baskısını artırdı. Ancak şutların önemli bir kısmı ya savunma tarafından engellendi ya da Ondoa tarafından kurtarıldı. Bu bölüm, sarı-kırmızılıların gol pozisyonuna girmek ile kaliteli son vuruş yapmak arasındaki farkı yeniden ortaya koydu.
Okan Buruk'un değişiklikleri galibiyet golünü getirmedi
Galatasaray teknik heyeti ikinci yarıda oyunun gidişatını değiştirmek için farklı oyuncularını sahaya sürdü. Hücumdaki tazeliği artırmak ve RFS'nin geriye yaslanan savunmasını açmak amaçlandı. Ancak yapılan değişiklikler skor tabelasına yeni bir gol olarak yansımadı.
Bu tür maçlarda oyuna sonradan giren futbolcudan tek başına çözüm beklemek doğru değil. Değişikliklerin etkili olabilmesi için takımın pas düzeninin de oyuncuların özelliklerine göre şekillenmesi gerekiyor. Galatasaray'ın son bölümde hücumcu sayısını artırması ceza sahasında kalabalık yarattı fakat pas kalitesi aynı ölçüde yükselmedi.
Kasımpaşa maçından sonra ikinci kez üstünlük korunamadı
Riga'daki beraberliğin dikkat çekici taraflarından biri, yalnızca birkaç gün önce Kasımpaşa karşısında yaşanan senaryoya benzerlik göstermesiydi. Galatasaray 28 Eylül'deki lig maçında 3-0 öne geçmiş ancak karşılaşmayı 3-3 beraberlikle tamamlamıştı. RFS karşısında ise bu kez 2-0'lık üstünlük 2-2'ye dönüştü.
İki maçın arka arkaya aynı temel sorunu ortaya çıkarması, bunun tesadüfi bir skor dalgalanmasından daha ciddi değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Galatasaray son dönemde öne geçtiği maçlarda tempoyu ne zaman düşüreceği, topu hangi bölgelerde güvenli tutacağı ve rakibin geri dönüş umudunu nasıl azaltacağı konusunda sorun yaşadı.
Bu noktada mesele savunmaya tamamen çekilmek değil. Tam tersine topu kontrol ederek rakibi oyundan uzak tutmak gerekiyor. İki veya üç farklı önde olan takımın her pozisyonda üçüncü veya dördüncü golü araması şart değil. Skor yönetimi de şampiyonluk ve Avrupa hedefi olan takımların temel becerilerinden biri.
PAOK galibiyetinin avantajı tam değerlendirilemedi
Galatasaray Avrupa Ligi'ne PAOK'u 3-1 yenerek başlamıştı. İlk hafta alınan üç puanın ardından RFS deplasmanında kazanmak, takımın lig aşamasında 6 puana ulaşmasını ve üst sıralara güçlü biçimde yerleşmesini sağlayacaktı. Ancak beraberlik nedeniyle puan 4'te kaldı.
Yeni Avrupa Ligi formatında sekiz farklı rakiple yalnızca birer kez karşılaşıldığı için bu tür maçlarda kaybedilen iki puanın telafisi eski grup sistemine göre daha zor olabilir. Galatasaray ilerleyen haftalarda daha güçlü rakiplerle de oynayacak. Bu nedenle kâğıt üzerinde kazanılması beklenen deplasmanlardan maksimum puan almak, ilk sekiz hedefi açısından büyük önem taşıyor.
Galatasaray iki maç sonunda 4 puanda
İkinci hafta maçlarının tamamlanmasıyla Galatasaray Avrupa Ligi'nde puanını 4'e yükseltti. Sarı-kırmızılılar PAOK galibiyetinden üç, RFS beraberliğinden bir puan aldı. Yeni lig formatında genel sıralama bütün 36 takımın sonuçlarına göre şekilleniyor.
İlk sekiz takım doğrudan son 16 turuna yükselecek, dokuzuncu ile 24. sıradaki ekipler ise eleme play-offuna çıkacak. Galatasaray'ın hedefi mümkün olduğunca ilk sekiz içinde kalmak. RFS karşısındaki iki puanlık kayıp bu hedefi bitirmiyor ancak sonraki maçların önemini artırıyor.
Sıradaki Avrupa rakibi Elfsborg
Galatasaray'ın UEFA Avrupa Ligi'ndeki üçüncü rakibi İsveç temsilcisi Elfsborg olacak. Karşılaşma RAMS Park'ta oynanacak. Kulübün RFS maçı sonrasında yaptığı açıklamada da bir sonraki Avrupa sınavının Elfsborg olduğu belirtildi.
İç saha avantajıyla oynanacak bu maç, Galatasaray'ın RFS deplasmanında kaybettiği puanları telafi edebilmesi açısından daha değerli hale geldi. Sarı-kırmızılıların önce Letonya'daki hatalarını analiz etmesi, ardından Elfsborg karşısında aynı maç yönetimi sorunlarını tekrar etmemesi gerekiyor.
Önce ligde Alanyaspor maçı var
Galatasaray'ın Avrupa Ligi takviminden önce Süper Lig'de Alanyaspor karşılaşması bulunuyor. RFS maçının ardından takımın hızlı biçimde Türkiye'ye dönüp lig hazırlıklarına başlaması gerekecek. Yoğun maç trafiği Okan Buruk'un rotasyon kararlarını daha da önemli hale getiriyor.
Son haftalarda Fenerbahçe, PAOK, Kasımpaşa ve RFS karşılaşmalarını kısa aralıklarla oynayan futbolcuların fiziksel yükü artmış durumda. Osimhen'in sakatlığı da bu yoğunluğun kadro yönetimindeki önemini hatırlatıyor. Galatasaray'ın hem lig hem Avrupa hedeflerini birlikte sürdürebilmesi için oyuncu sürelerinin dikkatli dağıtılması gerekiyor.
3 Ekim 2024: Galatasaray Riga'da iki puan bıraktı
Galatasaray, RFS karşısında Mertens ve Yunus Akgün'ün golleriyle 2-0 öne geçmesine rağmen sahadan 2-2 beraberlikle ayrılarak Letonya'da beklemediği bir puan kaybı yaşadı. Ikaunieks'in ilk yarının sonundaki golü ev sahibi ekibi yeniden oyuna soktu, Odisharia'nın 55. dakikadaki golü ise skoru eşitledi. Sarı-kırmızılılar kalan bölümde galibiyet golünü bulamadı.
Son iki maçta önce Kasımpaşa karşısında 3-0, ardından RFS önünde 2-0'lık üstünlüğün korunamaması, Galatasaray'ın maç yönetimi konusunda önemli bir uyarı verdi. Avrupa Ligi'nde puan 4'e yükseldi ancak hedeflenen 6 puana ulaşılamadı. Galatasaray için Letonya gecesinin en önemli dersi, güçlü kadronun ve erken bulunan gollerin tek başına yeterli olmadığı; üstünlüğü koruyacak oyun disiplininin de aynı ölçüde gerekli olduğuydu.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap