Galatasaray, 2022 yaz transfer döneminde yaptığı yıldız hamlelerle yalnızca Türkiye'de değil, Avrupa ve dünya spor basınında da geniş yankı uyandırdı. 8 Eylül'de sona eren birinci transfer ve tescil döneminde kadrosunu büyük ölçüde yenileyen sarı-kırmızılı kulübün özellikle Mauro Icardi, Juan Mata, Dries Mertens ve Lucas Torreira gibi uluslararası ölçekte tanınan futbolcuları İstanbul'a getirmesi, çok sayıda yabancı medya kuruluşunun dikkatini Galatasaray'a çevirdi. 21 Eylül 2022'de açıklanan dış medya raporuna göre yalnızca 1-13 Eylül tarihleri arasında Galatasaray'ın transferlerine ilişkin yurt dışı kaynaklı yazılı, görsel ve dijital mecralarda 57 bin 598 içerik üretildi. Transferler arasında en büyük medya etkisini Mauro Icardi oluştururken, Arjantinli yıldız hakkındaki içerikler Galatasaray transferleriyle ilgili toplam görünürlüğün yaklaşık yüzde 30'unu oluşturdu.

Galatasaraylı olarak bu tabloyu sadece “dünya bizi konuşuyor” heyecanıyla değerlendirmiyorum. Geçen sezon Süper Lig'i 13. sırada tamamlayan, Avrupa kupalarına katılamayan bir takımın birkaç ay içinde Avrupa futbol medyasının dikkatini yeniden üzerine çekebilmesi kulübün marka gücünü göstermesi açısından değerli. Ancak transfer döneminde oluşturulan medya etkisinin gerçek karşılığı yine sahada verilecek. Icardi'nin ismi dünya çapında haber olabilir, Mata'nın kupaları etkileyici olabilir, Mertens Napoli tarihine geçmiş olabilir, Torreira Premier Lig ve Serie A tecrübesi taşıyabilir. Fakat Galatasaray için bu kariyerlerin anlamı ancak sarı-kırmızılı formayla kazanılan maçlar ve kupalarla tamamlanacak.

1-13 Eylül arasında 57 bin 598 yurt dışı içeriği

Galatasaray'ın transferlerinin dış basındaki yansımasını ölçen rapordaki en dikkat çekici rakam 57 bin 598 oldu. Somera tarafından hazırlanan çalışmaya göre 1-13 Eylül 2022 tarihleri arasında Galatasaray'ın transferleri hakkında yurt dışı kaynaklı yazılı basın, görsel medya ve dijital platformlarda toplam 57 bin 598 içerik paylaşımı yapıldı.

Bu rakamı doğru okumak gerekiyor. 57 bin 598 sayısı yalnızca gazete makalesini ifade etmiyor; yazılı, görsel ve dijital medyada üretilen içeriklerin tamamını kapsıyor. Dolayısıyla internet haberleri, dijital yayınlar ve farklı medya formatları bu görünürlüğün içinde bulunuyor.

Raporda Galatasaray'ın transferleriyle ilgili olumlu içeriklerin olumsuz içeriklere yüzde 98 üstünlük sağladığı belirtildi. Bu ifadeyi “bütün içeriklerin yüzde 98'i olumluydu” şeklinde çevirmek yerine raporun kullandığı karşılaştırma biçimiyle aktarmak daha doğru. Dış medyada öne çıkan olumlu konular arasında Galatasaray'ın transfer bütçesini kullanma biçimi de bulunuyordu.

Ben yaklaşık 60 bin içerik rakamını kulübün uluslararası marka değeri açısından önemli görüyorum. Galatasaray o sezon Avrupa kupalarında bile değil. Şampiyonlar Ligi veya Avrupa Ligi maçının doğal medya görünürlüğü bulunmuyor. Buna rağmen transfer operasyonuyla Avrupa futbol gündeminde güçlü alan açılması, sarı-kırmızılı markanın hâlâ Türkiye sınırlarının çok ötesinde tanındığını gösteriyor.

En fazla konuşulan transfer Mauro Icardi oldu

Raporun en dikkat çekici oyuncusu beklendiği gibi Mauro Icardi. Paris Saint-Germain'den bir yıllığına kiralanan Arjantinli santrfor, Galatasaray'ın bütün yaz transferleri arasında en yüksek uluslararası medya görünürlüğünü oluşturdu. Icardi hakkındaki içerikler transfer gündeminin yaklaşık yüzde 30'luk bölümünü meydana getirdi.

Bunun nedenini anlamak zor değil. Icardi Sampdoria'daki çıkışının ardından Inter'e gitmiş, Milano ekibinin kaptanlığını yapmış, iki kez Serie A gol kralı olmuş ve Avrupa'nın en değerli santrforlarından biri haline gelmişti. Daha sonra Paris Saint-Germain'e transfer olan oyuncu Neymar, Kylian Mbappe ve Lionel Messi gibi dünya yıldızlarının bulunduğu kadronun parçası oldu.

Bu kariyer seviyesindeki bir santrforun 29 yaşında Süper Lig'e gelmesi uluslararası basının doğal olarak dikkatini çekti. Üstelik transferin mali modeli de ayrı haber değerine sahipti. Galatasaray, PSG'ye kiralama bedeli ödemeden Icardi'yi kadrosuna kattı. Oyuncunun 2022-2023 sezonundaki toplam 6 milyon 750 bin Euro ücretinin 6 milyon Euro'luk bölümünü PSG'nin, 750 bin Euro'sunu Galatasaray'ın ödeyecek olması transferin ekonomik tarafını da sıra dışı hale getirdi.

Ben bu transferi dünyada konuşulur hale getiren şeyin sadece Icardi adı olmadığını düşünüyorum. “Galatasaray Icardi'yi aldı” haberi zaten büyük haber; “Galatasaray Icardi'nin ücretinin yalnızca küçük bölümünü ödeyerek kiraladı” bilgisi ise operasyonu futbol ekonomisi açısından da ilginç hale getiriyor.

Icardi artık Galatasaray formasıyla sahaya da çıktı

21 Eylül itibarıyla Icardi transferi sadece havalimanı görüntülerinden ibaret değil. Arjantinli golcü 16 Eylül'de oynanan Konyaspor karşılaşmasının 62. dakikasında Bafetimbi Gomis'in yerine oyuna girerek ilk kez sarı-kırmızılı formayı resmî maçta giydi.

Galatasaray maçı 2-1 kazanırken ikinci golde Icardi'nin ceza sahasındaki koşusu Francisco Calvo'yu müdahale etmeye zorladı ve Konyasporlu savunmacı topu kendi kalesine gönderdi. Gol resmî kayıtlarda Calvo'nun kendi kalesine golü olarak yer aldı; Icardi'ye gol veya asist yazılmadı.

Ben yine de ilk maç açısından santrforun ceza sahasındaki etkisini değerli buluyorum. İyi golcünün etkisi her zaman topa dokunduğu pozisyonda ölçülmez. Savunmacıyı geri koşturmak, stoperlerin dikkatini üzerine çekmek ve takım arkadaşlarına alan açmak da santrfor oyununun parçasıdır.

Transferin son günü dünya basınının dikkatini artırdı

Galatasaray'ın uluslararası medya etkisinin asıl sıçrama yaptığı dönem transfer penceresinin kapanış saatleri oldu. Sarı-kırmızılı kulüp 8 Eylül'de Mauro Icardi, Juan Mata, Yusuf Demir, Milot Rashica ve Mathias Ross transferlerini art arda resmileştirdi.

Aynı gün birkaç saat içinde Paris Saint-Germain'den santrfor, Manchester United sonrası bonservisi elinde olan Dünya Kupası sahibi oyun kurucu, Norwich City'den kanat oyuncusu ve Avrupa'da yüksek potansiyelli kabul edilen iki genç futbolcunun açıklanması Galatasaray transfer operasyonunu klasik son gün hareketliliğinin ötesine taşıdı.

Ben o geceki operasyonun dünya basınında konuşulmasını şaşırtıcı bulmuyorum. Avrupa'daki transfer pencerelerinin büyük bölümü kapanmıştı ve gündemdeki takım Galatasaray olmuştu. Birkaç hafta boyunca devam eden görüşmeler aynı akşam art arda sonuçlanınca sarı-kırmızılı kulüp doğal biçimde uluslararası transfer gündeminin merkezine yerleşti.

Le Figaro Galatasaray'ın transfer gündemine dikkat çekti

Fransa'nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro da Galatasaray'ın transfer operasyonunu haberleştiren yayınlar arasındaydı. Gazetenin değerlendirmesinde Icardi ve Mata gibi yüksek profilli isimleri aynı dönemde kadrosuna katan Galatasaray'ın transfer gündeminde güçlü biçimde öne çıktığı vurgulandı.

Bu dönemde Avrupa futbolunun bir başka büyük haberi Chelsea'nin teknik direktör Thomas Tuchel ile yollarını ayırmasıydı. Tuchel yalnızca iki sezon önce Chelsea'ye UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kazandırmış bir teknik adamdı. Le Figaro'nun haber çerçevesinde, Galatasaray'ın peş peşe gerçekleştirdiği transferlerin aynı dönemdeki Tuchel ayrılığıyla yarışacak ölçüde güçlü gündem yarattığı anlatıldı.

Ben burada “Galatasaray bütün dünyada Tuchel haberini tamamen geçti” gibi mutlak yorum yapmam. Bu, belirli bir Fransız yayın organının transfer döneminin medya etkisini anlatırken kullandığı çerçeve. Fakat böyle büyük Avrupa futbol gelişmesiyle aynı haber bağlamında Galatasaray'ın anılması bile operasyonun ulaştığı görünürlüğü göstermeye yeter.

Daily Mirror: Türkiye yeniden yıldızlar için cazibe merkezi

İngiliz Daily Mirror da Türkiye'deki transferleri ele alan haberinde Galatasaray'a geniş yer ayırdı. İngiliz gazetesinin değerlendirmesinde Süper Lig'in dünya çapında bilinen futbolcular için yeniden cazip bir destinasyon haline geldiği vurgulandı.

Mirror, Galatasaray'ın Okan Buruk yönetimindeki muhtemel kadrosunu değerlendirirken Avrupa futbolunda uzun yıllar önemli kulüplerde forma giymiş oyuncuların aynı takımda toplandığına dikkat çekti. Juan Mata'nın bu isimler arasındaki kariyer seviyesi, Rashica'nın kanat rotasyonuna getirebileceği güç ve Yusuf Demir'in genç alternatif olarak değeri öne çıkarıldı.

Gazete aynı zamanda Mauro Icardi'nin Inter dönemindeki Serie A seviyesine yaklaşması halinde Galatasaray'a büyük katkı sağlayabileceğini değerlendirdi. Dries Mertens'in ise Avrupa futbolundaki yüksek kariyeri ve daha önce Ballon d'Or adayları arasına girmesi üzerinden takımın önemli parçalarından biri olabileceği aktarıldı.

Ben İngiliz basınının Galatasaray için muhtemel 11 hazırlamasını önemli medya göstergesi görüyorum. Sadece “Icardi Türkiye'ye gitti” şeklinde oyuncu merkezli haber yapmak başka, Galatasaray'ın takımının nasıl şekilleneceğini analiz etmek başka. İkincisi, kulübün kendisinin yabancı basında yeniden merak edilir hale geldiğini gösteriyor.

Avrupa kupalarında olmayan Galatasaray'ın yarattığı etki daha dikkat çekici

2022-2023 sezonunun özel şartlarından biri Galatasaray'ın Avrupa kupalarında yer almaması. Sarı-kırmızılılar bir önceki Süper Lig sezonunu 13. sırada tamamladığı için Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi veya Konferans Ligi'nde mücadele etmiyor.

Normal şartlarda dünya çapında kariyeri bulunan futbolcuların Avrupa kupası oynayacak takımları tercih etmesi beklenebilir. Galatasaray'ın bu dezavantaja rağmen Icardi, Mata, Mertens ve Torreira seviyesindeki oyuncuları ikna edebilmesi yabancı basında transferlerin haber değerini artırdı.

Ben bu noktada Galatasaray markasının tarihsel ağırlığını görüyorum. UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupası kazanmış, Şampiyonlar Ligi'nde uzun yıllar yer almış, Hagi'den Drogba'ya, Sneijder'den Taffarel'e kadar dünya çapında birçok ismi formasında taşımış kulübün çekim gücü bir kötü sezonla tamamen yok olmuyor.

Ama bunun sonsuza kadar devam edeceğini düşünmek de hata. Galatasaray'ın gelecek sezon yeniden Avrupa kupalarına dönmesi gerekiyor. Dünya yıldızlarını Türkiye'ye getirmek güzel; onları yeniden Şampiyonlar Ligi sahnesine çıkarmak çok daha değerli.

Dursun Özbek yönetimi yalnız üç ay içinde kadroyu değiştirdi

Galatasaray'daki değişimin hızı da yabancı basının ilgisini artıran faktörlerden biri oldu. Dursun Özbek 11 Haziran'daki seçimde yeniden başkanlığa geldi. 24 Haziran'da Okan Buruk teknik direktörlük görevini üstlendi. Yaklaşık iki buçuk ay sonra transfer penceresi kapanırken takımın ana omurgası tamamen değişmişti.

Bir önceki sezonun kadrosundan birçok oyuncu ayrıldı. Marcao Sevilla'ya satıldı. Mostafa Mohamed Nantes'a, Moruţan Pisa'ya, Cicâldău Kalba Union'a kiralandı. Feghouli, Babel, Arda Turan, Ömer Bayram, Taylan Antalyalı, Emre Kılınç, Emre Akbaba ve farklı statülerde birçok isim takımın dışında kaldı.

Buna karşılık transfer edilen oyuncuların önemli kısmı doğrudan ilk 11 veya güçlü rotasyon kalitesinde seçildi. Bu nedenle dünya medyasındaki anlatı yalnızca “Galatasaray iki yıldız aldı” şeklinde değil, “Galatasaray takımını yeniden kuruyor” şeklinde oluştu.

Dünya basınının konuştuğu yeni kadro

FutbolcuÖnceki kulüp / durumÖne çıkan profil
Mauro IcardiParis Saint-GermainInter eski kaptanı, iki kez Serie A gol kralı
Juan MataManchester United sonrası serbestDünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası sahibi
Dries MertensNapoli sonrası serbestNapoli tarihinin en önemli golcülerinden
Lucas TorreiraArsenalUruguay Milli Takımı orta sahası
Sergio OliveiraPortoŞampiyonlar Ligi tecrübeli merkez orta saha
Haris SeferovicBenficaİsviçre Milli Takımı santrforu
Leo DuboisLyonFransa Milli Takımı tecrübeli bek
Fredrik MidtsjöAZ AlkmaarNorveçli merkez orta saha
Milot RashicaNorwich CityPremier Lig ve Bundesliga tecrübeli kanat
Yusuf DemirRapid WienBarcelona tecrübesi bulunan genç hücumcu
Mathias RossAalborg21 yaşında stoper yatırımı

Bunların yanında Konyaspor'dan Abdülkerim Bardakcı ve Altay'dan Kazımcan Karataş da kadroya katılarak toplam yeni transfer sayısını 13'e yükseltti. Yani transfer operasyonu sadece yabancı yıldızlardan ibaret değil; yerli oyuncu ihtiyacı ve geleceğe yönelik yatırımlar da yapıldı.

Juan Mata'nın kariyeri yabancı basında doğal olarak öne çıktı

Juan Mata transferi Galatasaray'ın son gün hamleleri arasında en yüksek kariyer geçmişine sahip isimlerden birini kadroya eklemesi anlamına geliyor. İspanyol oyuncu Valencia, Chelsea ve Manchester United formaları giydi. İspanya Milli Takımı'yla 2010 Dünya Kupası ve 2012 Avrupa Şampiyonası'nı kazanan kadrolarda yer aldı.

Chelsea ile UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi şampiyonlukları yaşadı, Manchester United ile de Avrupa Ligi kupası kaldırdı. Böyle kariyerin Süper Lig'e gelişi İngiliz medyasının doğal olarak dikkatini çekti.

Ben Mata transferinin sadece forma satışı veya isim gücü için yapılmadığını görmek isterim. 34 yaşındaki oyuncunun fiziksel olarak hazırlanması gerekiyor. Okan Buruk da oyuncunun bireysel çalışmalar yaptığını ancak takım antrenmanı ve maç temposu açısından zamana ihtiyaç duyduğunu açıkça söyledi.

Eğer doğru fiziksel programla kullanılırsa Mata'nın dar alandaki oyun zekâsı özellikle kapanan Süper Lig savunmalarına karşı çok değerli olabilir.

Dries Mertens Galatasaray'ın Avrupa'daki tanınırlığını yükselten başka yıldız

Belçikalı Dries Mertens de dünya basınındaki Galatasaray haberlerinin önemli figürlerinden biri. PSV sonrasında Napoli'ye transfer olan Mertens dokuz yıl boyunca İtalyan kulübünün formasını giydi ve Napoli tarihinin en fazla gol atan oyuncularından biri haline geldi.

Serie A'daki uzun kariyeri ve Belçika Milli Takımı'ndaki Dünya Kupası tecrübesi nedeniyle Mertens'in Türkiye'ye gelişi sadece Süper Lig transferi olarak görülmedi. Avrupa futbolunda geniş tanınırlığa sahip futbolcunun bonservissiz şekilde Galatasaray'a katılması kulübün transfer pazarlığındaki gücünü de gösterdi.

21 Eylül itibarıyla Mertens Galatasaray formasıyla lig maçlarında süre almaya başladı ancak henüz gerçek skor katkısını göstermiş değil. Ben oyuncunun değerlendirmesini birkaç maça göre yapmak istemem. Yeni ülke, yeni lig ve yeni takım arkadaşlarına uyum sağladığında hücumdaki rolü daha net görülecek.

Lucas Torreira transferi kadronun sportif ciddiyetini gösterdi

Torreira transferi yıldız etkisi kadar saha dengesi açısından da önemli. Arsenal'den 6 milyon Euro bonservis bedeliyle transfer edilen Uruguaylı orta saha, Fiorentina ve Atletico Madrid gibi kulüplerde de görev yaptı.

Galatasaray'ın Mertens, Mata, Icardi ve hücumcu kanat oyuncuları gibi çok sayıda yaratıcı futbolcuyu aynı kadroda kullanabilmesi için savunma önünde top kazanabilecek, rakibin geçişini kesebilecek oyuncuya ihtiyacı vardı. Torreira bu nedenle transfer yapısının denge noktalarından biri.

Ben dünya basınında Icardi ve Mata kadar yüksek başlık olmasa bile futbol açısından Torreira'nın en kritik transferlerden biri olabileceğini düşünüyorum. Şampiyonluk takımı yalnızca top ayağındayken değil top rakipteyken de güçlü olmak zorunda.

Sergio Oliveira daha ilk haftalardan merkezi değiştirdi

Porto'dan 3 milyon Euro karşılığında transfer edilen Sergio Oliveira da Galatasaray'ın Avrupa'da bilinen isimlerinden biri. Portekiz Milli Takımı tecrübesi bulunan oyuncu Porto ile Şampiyonlar Ligi seviyesinde önemli maçlar oynadı, Roma'da kiralık olarak görev yaptı.

Galatasaray formasıyla ilk lig golünü 16 Eylül'deki Konyaspor maçının henüz ilk dakikasında attı. Ayrıca Kasımpaşa karşısında Kerem Aktürkoğlu'nun golünü hazırlayan pasıyla oyun kurucu yönünü gösterdi.

Ben Galatasaray'ın transfer operasyonunda sadece son gün yıldızlarına odaklanmanın Sergio gibi önemli erken dönem hamlelerine haksızlık olduğunu düşünüyorum. Takımın iskeleti haziran ve temmuz aylarında oluşturulmaya başlamasaydı son gün gelen yıldızların yerleştirileceği sistem de olmazdı.

Rashica kanat rekabetini dünya basınının dikkatine taşıdı

Daily Mirror'ın değerlendirmesinde Milot Rashica'nın da öne çıkarılması tesadüf değil. Kosovalı futbolcu Werder Bremen ile Bundesliga, Norwich City ile Premier Lig tecrübesi yaşadı. Galatasaray'a bir sezonluğuna kiralandı.

Kerem Aktürkoğlu ve Yunus Akgün sezonun başlangıcında Okan Buruk'un ana kanat oyuncularıydı. Rashica'nın gelişi bu iki oyuncuya doğrudan rekabet getirdi. Yusuf Demir de hücumun iki kenarında ve merkezinde seçenek oluşturuyor.

Ben kaliteli rekabetin takımın seviyesini yükselteceğine inanıyorum. Kerem Kasımpaşa'ya iki gol atarak cevap verdi. Yunus sezonun ilk haftalarında asistleriyle katkı verdi. Rashica ve Yusuf forma istiyorsa mevcut oyuncuların üzerine çıkmak zorunda. Okan Buruk'un elindeki genişlik böyle çalışmalı.

Yusuf Demir sadece bugünün değil geleceğin transferi

Rapid Wien'den 6 milyon Euro bonservis bedeliyle alınan Yusuf Demir henüz 19 yaşında. Barcelona'da kiralık forma giymiş olması oyuncunun uluslararası bilinirliğini erken yaşta yükseltti.

Galatasaray'ın aynı transfer döneminde 29 yaşındaki Icardi ve 34 yaşındaki Mata gibi hazır yıldızların yanında Yusuf gibi genç yatırım yapması kadronun yaş dengesini koruma çabası olarak okunabilir.

Ben Yusuf'tan bugün Mata veya Mertens seviyesinde sorumluluk beklemem. Ama 6 milyon Euro bonservis ödenen genç futbolcunun gelişim programı çok ciddi hazırlanmalı. Dünya basınının transfer günü ilgisini çekmek güzel; esas başarı birkaç yıl sonra oyuncunun Galatasaray'da çok daha değerli futbolcu haline gelmesi olur.

Mathias Ross başka bir uzun vadeli yatırım

Danimarkalı stoper Mathias Ross da son gün transferlerinden biri. Aalborg'dan 1 milyon 750 bin Euro bonservisle alınan 21 yaşındaki savunmacı için dört yıllık sözleşme yapıldı.

Ross'un transferi Icardi veya Mata kadar manşet üretmeyebilir fakat takım yapılanması açısından farklı bir işlevi var. Nelsson'un olası gelecek transferi ve stoper rotasyonu düşünülerek genç oyuncunun önceden kadroya dahil edilmesi uzun vadeli planlama anlamına geliyor.

Ben büyük transfer gecesinin içinde böyle genç bir stoperin de bulunmasını olumlu buluyorum. Bütün bütçeyi 30 yaş üzeri kariyerli oyunculara ayırmak kısa vadede heyecan yaratabilir ama birkaç yıl sonra yeniden kadro kurmak zorunda kalırsınız.

Dursun Özbek dört gün önce aynı etkiye Divan'da dikkat çekmişti

21 Eylül'deki dış medya raporundan bir hafta önce Dursun Özbek de 14 Eylül tarihli Galatasaray Divan Kurulu toplantısında transferlerin dünya çapında ses getirdiğini söylemişti. Özbek özellikle Avrupa basınında Galatasaray'ın transferlerinin geniş yer bulmasını yeni yönetimin futbol operasyonunun görünür sonucu olarak değerlendirmişti.

Başkan aynı toplantıda transferlerin mali yapısını da anlattı. Kendi hesabına göre yaklaşık 26 milyon Euro transfer harcaması yapılırken bunun 7 milyon 750 bin Euro'luk bölümünün Yusuf Demir ve Mathias Ross gibi genç yatırımlara gittiğini söyledi. Futbolcu satışlarından yaklaşık 12,5 milyon Euro gelir sağlandığını belirtti.

Ben 21 Eylül'de açıklanan medya verilerinin Özbek'in dört gün önceki sözünü ölçülebilir hale getirdiğini düşünüyorum. Başkan “dünya çapında ses getirdi” dediğinde bu sadece yönetici yorumu olarak görülebilirdi. 57 bin 598 yurt dışı içeriği, transferlerin gerçekten geniş medya alanı oluşturduğunu gösteren somut veri sağlıyor.

Medya başarısı ile sportif başarı aynı şey değil

Bu noktada sınırı net koymak gerekiyor. Galatasaray'ın dünya basınında konuşulması marka açısından başarı olabilir fakat Süper Lig puan cetveline tek puan yazmaz. Dünya gazetelerinin Icardi fotoğrafı kullanması Konyaspor maçında gol atmıyor. Daily Mirror'ın muhtemel 11 hazırlaması deplasmanda üç puan kazandırmıyor.

Ben taraftar olarak uluslararası görünürlükten gurur duyarım ama bunun saha başarısının yerine geçirilmesini istemem. Galatasaray tarihi zaten transfer manşeti bakımından zengin. Bize gereken bir sonraki transfer haberi değil, bir sonraki kupa.

Bu nedenle 2022 yazının gerçek değerlendirmesi Mayıs 2023'te ve sonrasında yapılacak. Yeni oyuncular şampiyonluk getirirse transfer döneminin medya etkisi anlamlı sportif hikâyeye dönüşür. Getiremezse 57 bin haber güzel istatistik olarak arşivde kalır.

Okan Buruk'un önündeki en büyük sınav yıldızları takım yapmak

Transfer penceresinin kapanmasıyla yönetimin kadro kurma işinin büyük bölümü tamamlandı. Bundan sonra asıl sorumluluk Okan Buruk ve teknik ekibin üzerinde. Çünkü kağıt üzerindeki kalite ne kadar yüksek olursa teknik direktörden beklenen sonuç da aynı oranda artıyor.

Icardi ile Gomis'in santrfor rekabeti nasıl yönetilecek? Mertens ile Mata aynı takımda hangi rollerle kullanılacak? Torreira'nın yanında Sergio mu Midtsjö mü daha uygun olacak? Rashica geldiğinde Yunus'un rolü ne olacak? Kerem'in skorer yapısı Icardi ile nasıl birleşecek? Yusuf Demir ne kadar süre alacak?

Ben teknik direktörün gerçek başarısının bu sorulara verdiği cevaplarda ortaya çıkacağını düşünüyorum. Her futbolcuyu aynı anda sahaya koyamazsınız. Yıldız sayısı arttıkça soyunma odası yönetimi de zorlaşır.

Icardi, Mertens ve Mata'nın isimleri değil rolleri önemli

Taraftar için dünya yıldızlarını aynı kadroda görmek doğal olarak heyecan verici. Ancak futbol bir isim sıralama oyunu değil. Mertens ile Mata aynı bölgede top almak isterse birbirlerinin alanını kapatabilir. Icardi ceza sahasında servis beklerken kanatlar sürekli içeri şut ararsa santrfor etkisiz kalabilir.

Okan Buruk'un görevi oyuncuların öz geçmişini değil özelliklerini bir araya getirmek. Mertens çizgiler arasında pas verecek, Torreira savunma dengesini sağlayacak, Sergio oyunun yönünü değiştirecek, Rashica veya Yunus genişlik sağlayacak, Icardi ceza sahası koşusunu yapacak.

Ben ancak bu bağlantılar kurulduğunda “dünya yıldızlarından takım oluştu” diyebilirim. Aksi halde aynı formayı giyen büyük isimlerin koleksiyonu olur.

Transfer görünürlüğü Galatasaray markasına ticari fırsat da yaratıyor

Yaklaşık 60 bin yurt dışı medya içeriği yalnız futbol haberi olarak değerlendirilmemeli. Uluslararası görünürlük kulübün sponsor görüşmeleri, ürün satışları, sosyal medya erişimi ve yabancı pazarlardaki marka bilinirliği için de değer taşıyor.

Icardi'nin milyonlarca takipçiye ulaşan sosyal medya ağı, Mata ve Mertens gibi futbolcuların Avrupa'daki bilinirliği, Torreira'nın Güney Amerika ve Avrupa'daki takipçi kitlesi Galatasaray markasının farklı ülkelerde görünmesini sağlıyor.

Ben yönetimin bu ilgiyi ticari gelire çevirmesi gerektiğini düşünüyorum. Dünya çapında konuşulmak güzel ama kulübün mali bağımsızlık hedefi varsa bu görünürlük forma satışı, sponsorluk, dijital üyelik ve uluslararası iş birliklerine dönüşmeli.

Galatasaray'ın tarihsel transfer çekim gücü yeniden hatırlandı

Galatasaray daha önce de dünya futbolunun önemli isimlerini Türkiye'ye getiren kulüp olmuştu. Gheorghe Hagi, Gheorghe Popescu, Claudio Taffarel, Mario Jardel, Frank de Boer, Harry Kewell, Milan Baros, Didier Drogba, Wesley Sneijder ve Radamel Falcao farklı dönemlerde sarı-kırmızılı formayı giydi.

2022 yazındaki operasyon bu tarihsel geleneği yeniden hatırlattı. Aynı dönemde Mertens, Mata ve Icardi gibi dünya futbolunun geniş kitlelerce tanınan üç oyuncusunun kadroya eklenmesi uluslararası medyanın Galatasaray'ı geçmiş yıldız transferleriyle birlikte değerlendirmesine zemin hazırladı.

Ben burada geçmişle bugünü karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum. Hagi'nin Galatasaray'daki anlamı sadece Real Madrid veya Barcelona geçmişinden gelmiyor; dört lig şampiyonluğu ve UEFA Kupası'na uzanan başarılarından geliyor. Sneijder ve Drogba da Şampiyonlar Ligi çeyrek finali gibi somut başarı bıraktı.

Icardi, Mertens ve Mata'nın da Galatasaray tarihindeki yerini önceki kulüpleri değil burada yapacakları belirleyecek.

Yeni kadro ligde 16 puana ulaştı

21 Eylül itibarıyla Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray Süper Lig'de yedi karşılaşmada beş galibiyet, bir beraberlik ve bir mağlubiyet aldı. Sarı-kırmızılı ekip Antalyaspor, Ümraniyespor, Gaziantep FK, Kasımpaşa ve Konyaspor'u mağlup etti; Trabzonspor ile berabere kaldı ve Giresunspor'a kaybetti.

Toplam 16 puana ulaşılmış olması yeni yapılanmanın sportif başlangıcının da kötü olmadığını gösteriyor. Özellikle son üç lig karşılaşmasının arka arkaya kazanılması takımın özgüvenini artırdı.

Galatasaray son olarak sezona ilk altı maçta gol yemeden ve mağlubiyet yaşamadan lider başlayan Konyaspor'u 2-1 mağlup etti. Sergio Oliveira'nın ilk dakika golü ve Calvo'nun kendi kalesine attığı gol üç puanı getirdi. Icardi de bu maçta ilk kez sarı-kırmızılı formayı giydi.

Milli ara yeni transferler için önemli fırsat

Konyaspor karşılaşmasının ardından Süper Lig'e milli takım arası verildi. Galatasaray'ın bir sonraki lig maçı 1 Ekim'de Adana Demirspor deplasmanında olacak. Bu ara özellikle transfer döneminin son günlerinde gelen futbolcular için büyük önem taşıyor.

Icardi'nin maç ritmini yükseltmesi, Juan Mata'nın fiziksel seviyesini artırması, Rashica ve Yusuf Demir'in takım arkadaşlarının oyun alışkanlıklarını öğrenmesi gerekiyor. Mathias Ross'un da savunma prensiplerine uyum sağlaması için zaman var.

Ben dünya basınındaki heyecandan sonra bu iki haftanın sessiz ama çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Transferi açıklamak birkaç dakika sürer. Takımı oluşturmak yüzlerce antrenman tekrarı gerektirir.

Adana Demirspor maçı transfer kalitesinin yeni testi olacak

Galatasaray milli aranın ardından Adana Demirspor'a konuk olacak. Adana ekibi de sezonun başlangıcında güçlü performans gösteriyor ve özellikle hücum kalitesiyle ligin dikkat çeken ekipleri arasında.

Yeni yıldızların fiziksel olarak daha hazır hale gelmesi halinde Okan Buruk'un elindeki hücum seçenekleri çok daha geniş olacak. Icardi, Mertens, Mata, Kerem, Yunus, Rashica, Yusuf Demir, Seferovic ve Gomis arasından kullanılacak kombinasyonlar teknik direktörün kararına bağlı.

Ben bu kadar geniş kadronun anlamını böyle deplasmanlarda görmek isterim. Maçın ilk planı çalışmıyorsa kulübede oyunu değiştirecek futbolcu bulunmalı. Transfer döneminde yapılan yatırımın en önemli sportif karşılığı tam olarak bu derinlik.

Dünya basınının ilgisi Galatasaray taraftarının beklentisini de yükseltti

Transfer operasyonunun başka bir sonucu taraftar beklentisinin hızla yükselmesi oldu. Geçen sezonu 13. sırada bitiren takıma birkaç ay sonra Icardi, Mata, Mertens ve Torreira'nın eklenmesi şampiyonluk hedefini doğal olarak çok daha güçlü hale getirdi.

Nef Stadyumu'ndaki maçlarda 45-47 bin bandına yaklaşan seyirci ilgisi bunun sahadaki yansıması. Konyaspor karşısında da tribünler yine büyük ölçüde doluydu ve Mauro Icardi'nin ilk kez oyuna girişinde çok güçlü ses oluştu.

Ben yüksek beklentinin kötü olmadığını düşünüyorum. Galatasaray zaten şampiyonluk hedeflemek zorunda. Ancak taraftarın yeni oyunculara adaptasyon için makul süre vermesi de önemli. Mata veya Icardi'nin ilk maçta yüzde yüz seviyede olmasını beklemek gerçekçi değil.

Transfer döneminin gerçek gücü farklı profillerin birleşmesi

2022 yazında Galatasaray'ın transfer politikasında dikkatimi çeken şey sadece ünlü oyuncu sayısı değil, farklı yaş ve rollerde futbolcuların aynı kadroda bulunması. Torreira 26 yaşında ve kariyerinin olgun döneminde. Icardi 29 yaşında. Mertens ile Mata büyük tecrübe taşıyor. Yusuf Demir, Ross ve Kazımcan ise geleceğe yatırım.

Abdülkerim Bardakcı yerli stoper ihtiyacını karşılıyor. Dubois iki bek pozisyonunda görev yapabiliyor. Rashica kanat hızını artırıyor. Sergio merkezde pas kalitesini sağlıyor. Midtsjö rotasyon ve hareketlilik sunuyor.

Ben yönetimin gerçekten başarılı olup olmadığını bu parçaların birbirini tamamlayıp tamamlamamasına göre değerlendireceğim. Aynı bölgede beş yıldız biriktirmek değil, bütün mevkileri birbirine bağlayan kadro kurmak esas başarı.

Dünya basınındaki olumlu görünüm sorumluluğu da büyütüyor

Somera raporunda olumlu içeriklerin olumsuz içeriklere çok büyük üstünlük sağladığı belirtiliyor. Bu Galatasaray markası açısından olumlu. Fakat pozitif medya ikliminin başka tarafı da var: beklenti yükseliyor.

Dış basın Icardi transferini övdüyse artık onun golleri takip edilecek. Mata'nın kariyeri konuşulduysa Türkiye'de nasıl oynadığı yazılacak. Mertens önemli parça olarak gösterildiyse skor katkısı beklenecek. Avrupa'da bilinen oyunculardan oluşan muhtemel 11 hazırlanıyorsa takımın ligdeki performansı da daha görünür hale gelecek.

Ben bu baskıyı Galatasaray için doğal görüyorum. Büyük kulübün futbolcusu beklentiden kaçamaz. Tam tersine büyük isimleri transfer etmenin nedeni bu baskıyı kaldırabilecek oyuncu almak.

Türkiye'nin transfer pazarındaki konumu açısından da önemli

Daily Mirror'ın Türkiye'nin yeniden dünya yıldızları için cazibe merkezi haline geldiğine yönelik değerlendirmesi Galatasaray'ın ötesinde Süper Lig açısından da dikkat çekici. Türkiye uzun yıllardır kariyerli yabancı futbolcuların tercih ettiği liglerden biri oldu, ancak ekonomik koşullar ve Avrupa futbolundaki değişimler bu çekim gücünü dönem dönem etkiledi.

Galatasaray'ın aynı yazda Icardi, Mata, Mertens ve Torreira seviyesinde isimleri Türkiye'ye getirmesi Süper Lig'in uluslararası görünürlüğünü de artırıyor. Rakip kulüplerin yaptığı önemli transferlerle birlikte lig daha fazla yabancı izleyicinin radarına girebilir.

Ben Galatasaray'ın güçlü olmasının Türk futbolunun Avrupa'daki görünürlüğünü de artırdığına inanıyorum. Ancak bunun kalıcı olması için kulüplerin finansal disiplin içinde hareket etmesi ve Avrupa kupalarında başarı sağlaması gerekiyor.

Transferler sosyal medya çağında daha büyük etki yaratıyor

2022 transfer döneminin önceki yıllardan önemli farklarından biri dijital medya etkisi. Eskiden büyük futbolcunun transferi ertesi gün gazetelerin manşetinde görülürdü. Bugün oyuncunun uçağa binmesi, havalimanına inişi, sağlık kontrolü ve imza anı birkaç dakika içinde onlarca ülkedeki milyonlarca kişiye ulaşabiliyor.

Icardi'nin ailesiyle İstanbul'a gelişi ve taraftarların havalimanında yaptığı karşılama bu açıdan dünya çapında paylaşılabilir görüntü oluşturdu. Aynı şekilde Mertens ile Torreira'nın birlikte İstanbul'a gelişi ve son gün yapılan peş peşe transfer duyuruları Galatasaray'ın dijital görünürlüğünü yükseltti.

Ben 57 bin 598 içerik rakamının büyüklüğünü biraz da bu yeni medya düzeniyle okumak gerektiğini düşünüyorum. Transfer artık sadece futbol haberi değil, sosyal medya ve kulüp iletişiminin küresel ürünü haline geldi.

Galatasaray'ın iletişim gücü transfer operasyonunu büyüttü

Kulübün transferlerin duyuru biçimi, oyuncuların İstanbul'a gelişleri ve taraftarın oluşturduğu görüntüler de operasyonun medya değerini yükseltti. Transfer dönemi boyunca sarı-kırmızılı taraftar sosyal medyada son derece aktifti.

Fakat ben iletişim başarısının asla futbol başarısının yerine geçmemesi gerektiğini tekrar vurguluyorum. En yaratıcı transfer videosu sahada kötü futbolu kapatamaz. Güzel sunum marka değerini yükseltir; iyi futbol ise kulübün esas ürünüdür.

2021-2022'de 13'üncülükten küresel transfer gündemine

Bu haberin en çarpıcı taraflarından biri değişimin ne kadar kısa sürede gerçekleştiği. Galatasaray sadece birkaç ay önce ligi 52 puanla 13. sırada tamamlamıştı. Sezon boyunca Fatih Terim ile yollar ayrılmış, Domenec Torrent göreve gelmiş ancak lig performansında kalıcı yükseliş sağlanamamıştı.

Haziran ayında yönetim değişti. Dursun Özbek yeniden başkan oldu. Okan Buruk teknik direktörlüğe geldi. Ağustos ve eylül aylarında takımın omurgası yeniden kuruldu. 21 Eylül'e gelindiğinde ise konu artık sadece geçen sezonun başarısızlığı değil, Galatasaray'ın Avrupa futbol medyasındaki transfer görünürlüğü.

Ben bu dönüşümün psikolojik tarafını önemli buluyorum. Büyük kulüp kötü sezonun ardından taraftarına yeniden umut verebilmek zorunda. Yönetim bunu transferlerle yaptı. Şimdi futbol takımının bu umudu sonuçlara dönüştürme zamanı.

Sonuç: Dünya Galatasaray'ın transferlerini konuşuyor, sıra sahadaki karşılıkta

21 Eylül 2022 tarihli dış medya verileri Galatasaray'ın yaz transfer operasyonunun Türkiye sınırlarını açık biçimde aştığını ortaya koyuyor. 1-13 Eylül döneminde yurt dışı kaynaklı yazılı, görsel ve dijital medyada 57 bin 598 Galatasaray transfer içeriği üretildi. Rapor, olumlu içeriklerin olumsuzlara yüzde 98 üstünlük sağladığını belirtti. En büyük görünürlüğü ise toplam transfer içeriğinin yaklaşık yüzde 30'unu oluşturan Mauro Icardi yarattı.

Fransa'da Le Figaro, Icardi ve Mata transferleri üzerinden Galatasaray'ın transfer gündemindeki etkisini öne çıkardı. İngiltere'de Daily Mirror, Türkiye'nin dünya yıldızları için yeniden cazip hale geldiğini değerlendirirken Galatasaray'ın muhtemel kadrosunu ayrıca inceledi. Juan Mata'nın kariyeri, Rashica'nın kanat katkısı, Yusuf Demir'in potansiyeli, Mertens'in tecrübesi ve Icardi'nin Serie A geçmişi İngiliz basınındaki değerlendirmelerin başlıkları arasında yer aldı.

Ben yaklaşık 60 bin yurt dışı içeriğinin bir Galatasaraylı olarak gurur verici olduğunu saklamıyorum. Avrupa kupasında yer almayan, birkaç ay önce ligi 13. bitirmiş takım bugün dünya futbol basınının transfer gündeminde. Bu, kulübün marka gücünün çok açık göstergesi.

Ama Galatasaray tarihine baktığımda bizi büyük yapan şeyin hiçbir zaman yalnız transfer manşetleri olmadığını görüyorum. Hagi'nin İstanbul'a gelişi güzeldi ama UEFA Kupası çok daha güzeldi. Jardel'in transferi ses getirdi ama Real Madrid'e attığı Süper Kupa golü tarih oldu. Drogba ile Sneijder'in gelişi dünya çapında konuşuldu ama Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline çıkmak o isimleri Galatasaray hafızasına gerçekten yerleştirdi.

Icardi, Mertens, Mata ve Torreira için de aynı şey geçerli. Bugün dünya basını onların Galatasaray'a gelişini konuşuyor. Yarın konuşulmasını istediğimiz şey Galatasaray'ın şampiyonluğu ve Avrupa'ya dönüşü.

Üstelik takım ligde tamamen kötü başlangıç yapmış değil. Yedi maç sonunda 16 puan toplandı. Gaziantep FK, Kasımpaşa ve Konyaspor karşılaşmaları art arda kazanıldı. Konyaspor gibi ilk altı maçında gol yemeyen ve yenilmeyen takım 2-1 mağlup edildi. Icardi ilk kez bu karşılaşmada forma giydi.

Milli ara şimdi Okan Buruk açısından büyük fırsat. Son gün gelen transferlerin fiziksel seviyeleri yükseltilecek, saha içi görevleri öğretilecek ve çok yıldızlı kadronun gerçek oyun düzeni kurulmaya çalışılacak. Çünkü bundan sonraki mesele transfer yapmak değil, transfer edilen futbolculardan takım oluşturmak.

Ben Galatasaray'ın 2022 yazındaki transfer operasyonunu uluslararası görünürlük açısından çok güçlü buluyorum. Icardi seviyesindeki santrfor, Mata ve Mertens gibi büyük kariyerler, Torreira gibi mücadeleci orta saha, Rashica gibi hızlı kanat ve Yusuf ile Ross gibi genç yatırımlar aynı dönemde kadroya dahil edildi. Dünya basınının bunu konuşması doğal.

Fakat mayısta şampiyonluk gelmezse eylül ayındaki medya rakamlarının tesellisi sınırlı kalır. Yönetimin işi oyuncuyu getirmekti; önemli bölümünü yaptı. Okan Buruk'un işi bu kadroyu oynatmak. Futbolcuların işi ise formanın hakkını sahada vermek.

21 Eylül 2022 itibarıyla dünya Galatasaray'ın transferlerini konuşuyor. Bizim istediğimiz bir sonraki aşama daha büyük: Dünya yeniden Galatasaray'ın saha başarılarını konuşsun.