Galatasaray, Spor Toto Süper Lig 2022-2023 sezonunun 6. haftasında deplasmanda Kasımpaşa'yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci galibiyetini aldı ve puanını 13'e yükseltti. Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda oynanan karşılaşmada sarı-kırmızılılar 16. dakikada Stephane Bahoken'in golüyle geriye düştü ancak yalnızca dört dakika sonra Bafetimbi Gomis ile beraberliği sağladı. İkinci yarının başında Kerem Aktürkoğlu Galatasaray'ı öne geçirdi, 69. dakikada bir kez daha sahneye çıkarak skoru 3-1'e taşıdı. Kasımpaşa 90. dakikada Sadık Çiftpınar'ın kafa golüyle farkı bire indirse de kalan bölümde üstünlüğünü koruyan Galatasaray sahadan üç puanla ayrıldı. Sarı-kırmızılı ekip böylece bu sezon ilk kez bir lig maçında üç gol birden atarken, Kerem Aktürkoğlu iki golüyle gecenin en önemli isimlerinden biri oldu.

Galatasaraylı olarak bu maçta skordan daha fazla hoşuma giden şey takımın geriye düştükten sonra verdiği reaksiyon. Bir hafta önce Gaziantep FK karşısında 10 kişi kalıp 1-0 geriye düştükten sonra maçı 2-1 çevirmiştik; şimdi Kasımpaşa deplasmanında yine ilk golü yiyip bu kez üç golle cevap verdik. Geçen sezon Galatasaray'ın en büyük problemlerinden biri kötü bir olaydan sonra psikolojik olarak dağılmasıydı. Bu sezonun ilk haftalarında ise tam tersine, gol yedikten sonra maçı bırakmayan bir takım görüntüsü ortaya çıkmaya başlıyor. Şampiyonluk isteyen takım için sadece iyi oynadığı gün kazanmak değil, maç içinde darbe aldığında da reaksiyon gösterebilmek çok önemli.

Kasımpaşa-Galatasaray maçının golleri

DakikaGolSkor
16Stephane BahokenKasımpaşa 1-0 Galatasaray
20Bafetimbi GomisKasımpaşa 1-1 Galatasaray
50Kerem AktürkoğluKasımpaşa 1-2 Galatasaray
69Kerem AktürkoğluKasımpaşa 1-3 Galatasaray
90Sadık ÇiftpınarKasımpaşa 2-3 Galatasaray

Kerem'in ilk golünün dakikasında farklı maç anlatımlarında 48, 49 veya 50 ifadeleri görülebiliyor. Galatasaray'ın maç raporu pozisyonu ikinci yarının hemen başında anlatırken, TFF'nin resmî müsabaka kaydında gol 50. dakika olarak yer alıyor. Tarihsel istatistik açısından burada TFF'nin 50. dakika kaydını esas almak daha doğru.

Abdülkerim cezalıydı, Emin Bayram ilk 11'de

Okan Buruk karşılaşmaya Fernando Muslera, Sacha Boey, Patrick van Aanholt, Victor Nelsson, Emin Bayram, Lucas Torreira, Sergio Oliveira, Dries Mertens, Kerem Aktürkoğlu, Yunus Akgün ve Bafetimbi Gomis ilk 11'iyle çıktı. Bir önceki hafta Gaziantep FK karşısında ikinci sarı karttan kırmızı kart gören Abdülkerim Bardakcı cezalı olduğu için savunmanın merkezinde Victor Nelsson'un yanında Galatasaray Akademisi'nden yetişen Emin Bayram görev aldı.

Ben Emin'in böyle bir deplasmanda ilk 11 başlamasını özellikle değerli buluyorum. Genç oyuncuya fırsat vermek sadece skor 4-0 olduktan sonra son beş dakikada sahaya sürmek değildir. Kasımpaşa gibi hücumda hızlı oyuncuları bulunan rakibe karşı baştan sorumluluk vermek gerçek değerlendirme fırsatıdır. Emin de maç sonrasında Galatasaray altyapısından yükselip A takım formasını giymenin kendisi için büyük şans olduğunu söyledi.

Victor Nelsson'un yanında genç stopere görev verilmesi aynı zamanda kulübün altyapı politikasına yönelik önemli mesaj. Okan Buruk sezon başından beri Hamza Akman, Emin Bayram, Metehan Baltacı ve başka gençleri A takım çevresinde tutuyor. Bu yol gerçekten açık kalırsa Galatasaray transfer yapmak kadar kendi oyuncusunu üretme konusunda da güçlenebilir.

Torreira-Mertens-Sergio üçlüsü ilk 11'in merkezinde

Galatasaray'ın orta saha ve hücum bağlantısında Lucas Torreira, Sergio Oliveira ve Dries Mertens birlikte görev aldı. Transfer döneminde büyük beklentiyle kadroya katılan bu üç oyuncu, takımın oyun kalitesini geçen sezona göre yükseltmesi beklenen isimlerin başında geliyor.

Torreira savunmanın önünde hareketli ve agresif rol üstlenirken Sergio Oliveira oyunun yönünü belirlemeye, Mertens ise hücum ile orta saha arasındaki bağlantıyı kurmaya çalıştı. Ben özellikle Sergio'nun pas kalitesinin Kasımpaşa maçında net biçimde öne çıktığını düşünüyorum. Kerem'in ilk golündeki ara pası bunun en güzel örneği.

Galatasaray geçen sezon birçok maçta topu stoperden orta sahaya taşıdıktan sonra tekrar geriye dönmek zorunda kalıyordu. Sergio gibi rakibin iki hattı arasındaki boşluğu görebilen oyuncu bu problemi azaltabilir. Torreira ise bu tür riskli paslardan sonra kaybedilen topun arkasında denge sağlayabilecek futbolcu.

İlk dakikadan itibaren Galatasaray rakip kaleyi düşündü

Galatasaray karşılaşmaya hücum niyetiyle başladı. Daha ilk dakika dolmadan Yunus Akgün sağ taraftan ceza sahasına orta yaptı ve arka direkte Kerem Aktürkoğlu kafa vuruşunu gerçekleştirdi. Top az farkla üstten auta çıktı.

Ben bu pozisyonu özellikle önemli buluyorum çünkü Okan Buruk maç sonunda takımın ilk dakikadan itibaren kazanma isteğiyle oynadığını söyledi. Daha ilk hücumda kanattan doğru servis ve ceza sahasına yapılan ters koşu görüldü. Kerem'in klasik rolü topu ayağına alıp adam geçmek olsa da arka direğe koşu yapması hücum çeşitliliğini artırıyor.

Kanat oyuncularının sürekli ayağına top istemesi takımın oyununu tahmin edilir hale getirir. Bazen Yunus çizgiden orta açacak, Kerem arka direkte santrfor gibi koşacak. Bazen Kerem içeri kat edecek, Boey bindirecek. Bu tür görev değişimleri rakip savunmayı zorlar.

Kasımpaşa geçiş hücumlarında tehlike yarattı

Galatasaray topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Kasımpaşa özellikle orta sahada kazandığı toplardan sonra hızlı çıkmayı hedefledi. Ev sahibi ekip 16. dakikada tam da bu geçişlerden birinin devamında golü buldu. Ben Ouanes'in sol taraftan yaptığı ortada Stephane Bahoken altıpas önünde doğru noktaya hareket etti ve kafa vuruşuyla Muslera'yı mağlup etti.

Bu gol Galatasaray'ın hücum ederken savunma güvenliğini tamamen kaybetmemesi gerektiğini hatırlattı. Rakip kendi sahasında beklediği için topun sizde olması güvenli görünür ama bir kötü pasın ardından dört-beş saniyede kendi ceza alanınızda tehlike yaşayabilirsiniz.

Ben Okan Buruk'un hücumcu futbol anlayışını destekliyorum. Galatasaray rakibini kendi sahasına itmeli. Ama hücum ederken arkada kalan oyuncuların konumu doğru olmazsa dominant oyun kendi aleyhinize dönüşebilir. Torreira'nın transfer edilme nedenlerinden biri de bu dengeyi güçlendirmek.

16. dakika: Bahoken Galatasaray'ı geriye düşürdü

Ben Ouanes sol kanatta boşluğu buldu ve ceza sahasına etkili orta gönderdi. Bahoken savunmanın önüne doğru yaptığı koşuyla topa rahat biçimde kafa vurdu ve Kasımpaşa 1-0 öne geçti. Bu aynı zamanda Kamerunlu santrforun Kasımpaşa formasıyla Süper Lig'deki ilk golüydü.

Galatasaray açısından pozisyonun en önemli tarafı golden sonra ne yapılacağıydı. Geçen sezon bu tür erken goller takımın moralini çok çabuk aşağı çekebiliyordu. Kasımpaşa karşısında ise reaksiyon yalnızca dört dakika sürdü.

20. dakika: Yunus hazırladı, Gomis tamamladı

Galatasaray'ın beraberlik golü ön alan baskısının sonucunda geldi. Sarı-kırmızılı ekip Kasımpaşa ceza sahası çevresinde topu kazanarak rakibin yeniden yerleşmesine izin vermedi. Sağ çaprazda topla buluşan Yunus Akgün rakibini güzel hareketle geçti, son çizgiye yaklaştı ve topu arka direğe doğru çevirdi. Bafetimbi Gomis uygun pozisyonda topu boş kaleye göndererek skoru 1-1 yaptı.

Ben golde Yunus'un kararını en az Gomis'in bitirişi kadar değerli buluyorum. Genç oyuncu dar açıdan kaleye vurmak yerine başını kaldırıp arka direkte tamamen boş kalan takım arkadaşını gördü. Büyük takım kanat oyuncusunun gelişiminde bu karar kalitesi çok önemli.

Gomis'in yaptığı iş de basit görünse bile iyi santrfor davranışı. Hücum sağdan ilerlerken stoperlerin arkasındaki bölgeye doğru hareket ediyor, topun oraya geleceğini önceden görüyor ve pozisyonu bırakmıyor. 37 yaşındaki oyuncunun fiziksel kapasitesi tartışılabilir ama ceza sahası sezgisi hâlâ özel.

Gomis sezonun dördüncü lig golünü attı

Kasımpaşa karşısındaki gol Bafetimbi Gomis'in sezonun ilk altı haftasındaki dördüncü Süper Lig golü oldu. Tecrübeli santrfor daha önce Antalyaspor ve Ümraniyespor deplasmanlarında son bölümde galibiyet gollerini atmış, Gaziantep FK karşısında da eşitlik golünü kaydetmişti.

Galatasaray'ın altıncı hafta itibarıyla attığı yedi lig golünün dördünde Gomis'in imzası bulunuyor. Ben bu istatistiği son derece dikkat çekici buluyorum. Sezon başında Seferovic ilk santrfor olarak düşünülmüş olabilir, transferin son gününde Mauro Icardi de kadroya katıldı. Ama bugün itibarıyla Galatasaray'a ligde en fazla gol katkısı yapan santrfor Gomis.

Okan Buruk'un santrfor rekabetinde isim veya maaşa göre değil forma göre karar vermesi gerekiyor. Icardi'nin kariyeri dünya çapında, Seferovic uluslararası tecrübeye sahip; ancak Gomis sahada gol atıyorsa o da formayı hak ediyor. Teknik direktör için bu rekabet problem değil lüks olmalı.

Gomis: Üç puanı üç golle kazandık

Bafetimbi Gomis karşılaşmanın ardından takım olarak önemli üç puan aldıklarını ve bu kez üç gol bularak kazandıklarını vurguladı. Galatasaray'ın önceki haftalarda skor üretmekte zaman zaman zorlandığı düşünüldüğünde Kasımpaşa karşısında üç gol bulmanın psikolojik değeri ayrıca yüksek.

Ben özellikle sezonun ilk beş haftasındaki dört gollük toplamdan sonra bir maçta üç gol atılmasını önemli görüyorum. Yönetim transfer döneminin son gününde Icardi, Rashica, Mata ve Yusuf Demir gibi oyuncuları kadroya katarken temel hedeflerden biri hücum üretimini yükseltmekti. Kasımpaşa maçı, henüz yeni transferlerin tamamı sahada bile değilken bu yönde olumlu sinyal verdi.

Sergio Oliveira direkten döndü

Galatasaray beraberlik golünün ardından oyunu tamamen rakip yarı alana taşımaya başladı. 29. dakikada Sergio Oliveira ceza sahası dışı sol çaprazdan kaleyi yokladı. Portekizli futbolcunun çok kaliteli vuruşu direkten oyun alanına döndü.

Sergio sezon başından beri birkaç kez direğe takıldı. Giresunspor karşısında serbest vuruşu üst direkten dönmüş, Gaziantep karşısında da uzaktan çok tehlikeli şutlar çıkarmıştı. Ben onun sadece pasör değil ceza sahası dışından ciddi gol tehdidi olmasını önemli buluyorum.

Rakip savunma ceza sahasına tamamen kapandığında uzak şut tehdidi onları birkaç metre öne çıkmaya zorlar. Bu da Mertens veya Kerem gibi oyunculara savunma arkasında alan yaratabilir.

Kasımpaşa uzaktan şutlarla Muslera'yı zorladı

Kasımpaşa ilk yarının ilerleyen bölümünde Bersant Celina ve Mickael Tirpan ile ceza sahası dışından şutlar denedi. Muslera özellikle 35 ve 37. dakikalardaki vuruşlarda dikkatli davranarak topu kornere gönderdi.

Ben burada yine savunma önündeki alanı önemsiyorum. Kasımpaşa ceza sahasının dışından bu kadar rahat şut bulabiliyorsa Torreira-Sergio-Mertens üçlüsünün ve stoperlerin önündeki mesafelerin değerlendirilmesi gerekiyor. Her uzak şut gol olmaz ama rakibin bu kadar sık yüzünü kaleye dönmesi uzun vadede risk yaratır.

Galatasaray ilk yarıyı 14 şutla kapattı

Sarı-kırmızılı takım ilk 45 dakikada rakip kaleye toplam 14 şut gönderdi. Boey ve Yunus üzerinden özellikle sağ kanadın oldukça aktif kullanılması dikkat çekti. Devre arasına 1-1 girilmiş olsa da oyunun genelinde daha fazla hücum üreten taraf Galatasaray'dı.

Okan Buruk da maç sonunda özellikle ilk yarıdaki sağ kanat kullanımından memnun olduğunu söyledi. Ben Sacha Boey-Yunus Akgün bağlantısını yeni sezonun önemli hücum silahlarından biri olarak görüyorum. Boey yüksek fiziksel gücüyle dış koridora koşu yaparken Yunus içeri kat edebiliyor. Rakip bek iki oyuncudan birini bırakmak zorunda kalıyor.

Leo Dubois'nın transfer edilmesi sağ bekte büyük rekabet oluşturdu ama Boey'in sezon başında gösterdiği performans formayı kolay bırakmayacağını gösteriyor. Temmuz başında geleceği belirsiz olan oyuncunun birkaç hafta içinde takımın etkili isimlerinden biri haline gelmesi futbolun güzel hikâyelerinden.

İkinci yarının başında Galatasaray öne geçti

Galatasaray ikinci devreye son derece etkili başladı. Sergio Oliveira orta sahada topu kontrol etti ve Kasımpaşa savunmasının arasındaki boşluğu çok iyi görerek Kerem Aktürkoğlu'na akıl dolu bir ara pası gönderdi. Kerem sol çaprazdan ceza sahasına girdi ve kaleci Ertuğrul Taşkıran'ın bacaklarının arasından yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi.

TFF'nin resmî kaydına göre gol 50. dakikada geldi ve Galatasaray maçta ilk kez öne geçti: 1-2.

Ben bu golü Okan Buruk Galatasaray'ının nasıl hücum etmesi gerektiğine çok güzel örnek görüyorum. Sergio başını kaldırıyor, Kerem top ayağına gelmeden koşuya başlıyor, savunma tek pasla aşılıyor ve hücum üç saniye içinde bitiyor. Gereksiz dokunuş yok, yana pas yok, rakibin yeniden yerleşmesini beklemek yok.

Kerem 118 gün sonra ligde gol attı

Kerem Aktürkoğlu bu golle Süper Lig'de 118 gün sonra yeniden fileleri havalandırdı. Genç futbolcu ligdeki son golünü bir önceki sezonun 37. haftasında, 16 Mayıs'ta oynanan Adana Demirspor karşılaşmasında kaydetmişti.

Sezonun ilk beş haftasında gol veya asist katkısı yapamaması nedeniyle Kerem zaman zaman eleştirilmişti. Ben bu eleştirilerin bir bölümünü doğal buluyorum çünkü geçen sezon takımın en üretken futbolcularından biriydi ve yeni sezonda da beklenti çok yüksek. Ancak genç oyuncuyu beş haftada değersizleştirmeyi doğru bulmam.

Kerem de maç sonrasında övgü ve eleştiriden fazla etkilenmemeye çalıştığını, sadece gol veya asist üzerinden değil koşarak ve mücadele ederek de takıma katkı vermek istediğini söyledi. Bu yaklaşımı değerli buluyorum. Büyük oyuncu sadece skor yaptığı gün takımın parçası değildir.

Gomis 67. dakikada ikinci golüne çok yaklaştı

Galatasaray 2-1'in ardından skoru korumaya değil üçüncü golü aramaya devam etti. 67. dakikada Sacha Boey'in ceza sahasına gönderdiği top Gomis'in önünde kaldı. Fransız santrfor rakibinden sıyrılmaya çalışırken dengesini kaybetmesine rağmen yerdeyken vuruşunu yaptı. Kaleci Ertuğrul Taşkıran son anda uzanarak topu kornere gönderdi.

Ben bu pozisyonu Galatasaray'ın maçın o bölümündeki iştahının göstergesi olarak görüyorum. Geçen sezon zaman zaman öne geçtikten sonra bütün takım geriye yaslanıyordu. Kasımpaşa karşısında ise ikinci golün ardından rakip kalede üçüncü gol arandı. Büyük takım refleksi bu olmalı.

69. dakika: Kerem'den gecenin golü

Galatasaray'ın üçüncü golü 69. dakikada geldi ve maçın en güzel anıydı. Dries Mertens hücumu başlattı, Patrick van Aanholt topu merkezdeki Kerem Aktürkoğlu'na aktardı. Kerem ceza sahasının yaklaşık 25 metre gerisinden çok sert ve düzgün vurdu. Top kalecinin ulaşamayacağı noktadan üst köşeye giderek ağlarla buluştu.

Skor 1-3'e geldi ve Kerem gecedeki ikinci golünü attı.

Ben bu vuruşta geçen sezonun özgüvenli Kerem'ini gördüm. Topu aldığında uzun süre düşünmedi, boşluğu gördü ve doğrudan kaleyi hedefledi. Futbolcuda özgüven bazen bir golle geri geliyor. İlk golü attıktan sonra ikinci vuruştaki kararlılık bunun göstergesiydi.

Kerem'i sadece dripling yapan kanat oyuncusu olmaktan çıkaracak şey tam olarak bu. Ceza sahası dışından şut, arka direk koşusu, son pas ve savunma arkasına hareket... Ne kadar farklı tehdit üretirse rakip savunmanın işi o kadar zorlaşır.

Kerem iki golle maçın yıldızlarından biri oldu

Kerem Aktürkoğlu karşılaşmanın ardından takım arkadaşlarının kendisine saha içinde ve dışında büyük destek verdiğini söyledi. Özellikle Bafetimbi Gomis'in antrenmanlarda sürekli olarak yakın zamanda gol atacağını söyleyerek kendisini motive ettiğini anlattı.

Ben bu detayın takım ruhu açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Icardi, Mertens, Mata gibi dünya çapında oyuncular geldiğinde yerli futbolcuların değeri azalmaz. Tam tersine kaliteli soyunma odasının amacı herkesi yukarı taşımak olmalı. Gomis gibi tecrübeli oyuncunun Kerem'e moral vermesi, genç oyuncunun baskıyı daha iyi yönetmesine yardımcı olabilir.

Kerem de açıklamasında Yunus ve Mertens'in skor üretmemelerine rağmen çok iyi katkı verdiğini vurguladı. Takım ruhunu devam ettirmeleri gerektiğini ve sürecin sonunda şampiyonluk yaşamak istediklerini söyledi. Bence doğru yaklaşım bu: Kimin gol attığından önce takımın kazanması.

Yunus skora bir asistle katkı verdi

Yunus Akgün Gomis'in 20. dakikadaki golünü hazırlayan oyuncuydu. Sağ kanattaki bire bir kalitesi, rakibini geçmesi ve son pası doğru noktaya çıkarması maçın erken bölümünde Galatasaray'ın hızlı cevap vermesini sağladı.

Yunus maç sonunda kendileri gol ve asist üretmeye başladıkça Galatasaray'ın çok daha farklı skorlar alabileceğini söyledi. Ben bu açıklamaya katılıyorum. Kerem ile Yunus'un geçen sezon ve Adana Demirspor dönemlerindeki skor katkısı düşünüldüğünde, iki yerli kanat oyuncusunun birlikte üretmeye başlaması Okan Buruk'un elini ciddi biçimde rahatlatır.

Yabancı oyuncu kuralı nedeniyle ilk 11'de yerli kalitesinin önemi ayrıca büyük. Yunus ve Kerem'in formda olması Okan Buruk'a yabancı oyuncu tercihinde daha fazla özgürlük sağlar.

Emin Bayram 90 dakika oynadı

Abdülkerim Bardakcı'nın cezası nedeniyle ilk 11'e giren Emin Bayram mücadeleyi 90 dakika tamamladı. Kasımpaşa iki gol atmış olsa da ikinci gol 90. dakikadaki duran toptan geldi ve genç stoper genel olarak ağır baskı altında kalmadan maçını tamamladı.

Emin karşılaşma sonrasında Galatasaray Akademisi'nden yetişen her futbolcunun hayalinin A takım formasını giymek olduğunu ve bu şansı en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştığını söyledi. Takımın her hafta daha iyiye gittiğine inandığını da belirtti.

Ben genç oyuncunun bu cümlelerini önemli buluyorum. Nelsson ve Abdülkerim ana stoper ikilisi olabilir, Ross yeni transfer edildi, başka seçenekler var. Ama sezon uzun. Emin kendisini hazır tutarsa cezalar ve sakatlıklar geldiğinde forma fırsatı bulabilir. Altyapı oyuncusunun varlığı kadro derinliğini ekonomik olarak da güçlendirir.

76. dakikada Yusuf Demir ilk kez sahaya çıktı

Okan Buruk 76. dakikada Gomis ve Mertens'i oyundan alarak Haris Seferovic ile Yusuf Demir'i sahaya sürdü. Transfer döneminin son gününde Rapid Wien'den 6 milyon Euro bonservis bedeliyle alınan Yusuf Demir böylece Galatasaray formasıyla ilk resmî maçına çıktı.

Genç oyuncunun Türkiye'deki statüsü ve yabancı oyuncu kuralı transfer döneminde ayrıca tartışılmıştı. Fakat saha açısından bakıldığında Okan Buruk'un elinde teknik kapasitesi yüksek, farklı hücum pozisyonlarında oynayabilecek 19 yaşında oyuncu bulunuyor.

Ben Yusuf'un yüksek bonservis nedeniyle ilk günden üzerinde ağır baskı hissetmesini istemem. 19 yaşındaki futbolcunun gelişim göstermesi doğal. Barcelona tecrübesi olması önemli ama henüz kariyerinin başında. Galatasaray onu yalnız bugünün değil gelecek birkaç yılın yatırımı olarak kullanmalı.

Milot Rashica da ilk kez Galatasaray formasını giydi

83. dakikada Yunus Akgün ve Sergio Oliveira oyundan çıktı; Milot Rashica ile Berkan Kutlu sahaya girdi. Norwich City'den sezon sonuna kadar kiralanan Rashica böylece Galatasaray'daki ilk resmî dakikalarını aldı.

Kosovalı oyuncu oyuna girdikten sonra sağ tarafta hızını kullanarak birkaç hücum girişiminde bulundu ve 90+2'de ceza sahasının sağ çaprazından sert bir şut çıkardı. Ertuğrul Taşkıran gole izin vermedi.

Ben Rashica'yı kanat rekabeti açısından çok önemli görüyorum. Kerem ve Yunus sezonun başında ana oyuncular olabilir ama formaları garanti değil. Rashica'nın Bundesliga ve Premier Lig tecrübesi var. Okan Buruk için üç kaliteli kanat arasında rekabet oluşması uzun sezonda ciddi avantaj.

Leo Dubois da sezonun ilk dakikalarını aldı

88. dakikada Sacha Boey'in yerine Leo Dubois oyuna girdi. Lyon'dan transfer edilen ancak hazırlık döneminde yaşadığı sakatlık nedeniyle ligin ilk beş haftasında forma giyemeyen Fransız sağ bek böylece sarı-kırmızılı takımla ilk resmî maçına çıktı.

Ben Dubois-Boey rekabetini çok olumlu görüyorum. Sezon başında Dubois birinci seçenek gibi görünüyordu ama sakatlığı Boey'e fırsat verdi. Boey bu fırsatı iyi kullandı ve formayı bırakmadı. Şimdi Dubois geri döndü ve sağ bekte gerçek rekabet başladı.

Büyük takımda tam olarak bunu isterim. Oyuncu formayı kaybettiğinde yerine giren futbolcu aynı kaliteyi sağlasın. Böylece teknik direktör sakatlıkta panik yaşamaz.

Mauro Icardi ve Juan Mata henüz kadroda değildi

Transfer döneminin en dikkat çekici son gün isimlerinden Mauro Icardi ile Juan Mata Kasımpaşa karşılaşmasında kadroda yer almadı. İki futbolcu da takıma yeni katılmıştı ve fiziksel testleri yapılmıştı. Okan Buruk maç sonrasında Icardi ile Mata'yı yüzde 100 seviyelerine ulaştıktan sonra kademeli biçimde kadroya dahil etmek istediklerini söyledi.

Ben bu yaklaşımı doğru buluyorum. Taraftar doğal olarak Icardi'yi hemen görmek istiyor ama hazır olmayan yıldızı oynatmak birkaç haftalık sakatlık riski yaratabilir. Galatasaray sezonu tek maç için değil şampiyonluk maratonu için oynuyor.

Üstelik Kasımpaşa maçında mevcut kadro üç gol attı. Bu da yeni gelen oyunculara “siz olmadan hiçbir şey yapamıyoruz” psikolojisi yerine güçlü rekabet ortamı yaratır. Icardi forma almak için Gomis ve Seferovic'i, Mata ise Mertens ve diğer hücumcuları geçmek zorunda.

90. dakika: Sadık Çiftpınar farkı bire indirdi

Galatasaray maçı büyük ölçüde kontrol ederken son dakikada duran toptan gol yedi. Eski Galatasaraylı Aytaç Kara'nın sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda Sadık Çiftpınar altıpas çevresinde yükselerek kafa vuruşunu yaptı ve topu ağlara gönderdi. Skor 2-3 oldu.

Bu gol maçın son birkaç dakikasını gereksiz biçimde gergin hale getirdi. Okan Buruk da maç sonrasında 3-2'lik skorun oyunun tamamını yansıtmadığını, çok daha farklı kazanabileceklerini söyledi.

Ben duran top golünü ayrıca ciddiye alıyorum. 3-1 önde olabilirsiniz ama 90. dakikada kullanılan kornerde ceza alanı savunması yine aynı konsantrasyonla yapılmalı. Şampiyonluk yarışında bir gün benzer gol skoru 1-1'e getirebilir ve iki puan bırakabilirsiniz. Kazandığımız maçın içinden de ders çıkarmak gerekiyor.

Uzatmada kısa süreli panik

Kasımpaşa'nın 90. dakikadaki golünün ardından ev sahibi ekip kalan beş dakikalık uzatmada bütün hatlarıyla Galatasaray kalesine doğru gelmeye çalıştı. Sarı-kırmızılı takım kısa süreli bir panik yaşasa da savunmada ikinci golü vermedi.

Rashica ve Van Aanholt ile kontra atak fırsatları da yakalandı. Galatasaray dördüncü golü bulamasa da skoru koruyarak sahadan üç puanla ayrıldı.

Ben maçın son bölümünün gereksiz stresini sevmedim. 3-1 önde olduğumuz ve oyunu kontrol ettiğimiz karşılaşmayı son beş dakika “acaba 3-3 olur mu?” endişesine çevirmemeliydik. Büyük takım maçın sonunu da olgun biçimde oynayabilmeli.

Galatasaray bu sezon ilk kez üç gol attı

Kasımpaşa maçı Galatasaray'ın 2022-2023 Süper Lig sezonunda ilk kez üç gol kaydettiği karşılaşma oldu. Sarı-kırmızılılar ilk beş haftada toplam dört gol atmıştı. Altıncı haftada tek maçta üç gol bulmak hücum üretimindeki gelişimin ilk ciddi göstergelerinden biri oldu.

Ben bu veriyi özellikle transfer döneminin hemen sonrasına denk gelmesi açısından değerli buluyorum. Daha Icardi, Mata ve yeni transferlerin önemli bölümü takıma tam olarak girmedi. Buna rağmen mevcut hücumcular skor üretmeye başladı. Yeni oyuncular da ritim kazandığında rekabetin takımın gol seviyesini yükseltmesini beklemek doğal.

Galatasaray üst üste ikinci kez geriden gelerek kazandı

Sarı-kırmızılı takım ligde arka arkaya iki maçta ilk golü yemesine rağmen sahadan galip ayrıldı. Gaziantep FK karşısında Sagal'ın golüyle 1-0 geriye düşülmüş, Gomis ve Kitsiou'nun kendi kalesine attığı golle mücadele 2-1 kazanılmıştı. Kasımpaşa karşısında da Bahoken'in golünün ardından üç gol geldi.

Ben bu istatistiğin takım karakteri açısından gol sayısından bile daha önemli olabileceğini düşünüyorum. Geçen sezon Galatasaray ilk golü yediği zaman maçın psikolojisi çok kolay rakibe geçiyordu. Şimdi iki hafta üst üste geriden gelip kazanmak futbolcuların birbirine güvenini artırır.

Ancak her hafta geriye düşüp dönmeyi de alışkanlık haline getirmemek gerekiyor. Şampiyonluk yarışında erken gol yiyip sürekli enerji harcamak sürdürülebilir değil. Bir sonraki aşama maça baştan hükmedip skoru da erken almak.

Dört galibiyet, bir beraberlik, bir mağlubiyet

Galatasaray ilk altı lig haftası sonunda dört galibiyet, bir beraberlik ve bir mağlubiyet aldı. Antalyaspor, Ümraniyespor, Gaziantep FK ve Kasımpaşa mağlup edildi; Trabzonspor ile golsüz berabere kalındı, Giresunspor'a 1-0 yenilindi. Bu sonuçlarla puan 13'e yükseldi.

Ben altı haftalık tabloyu başarılı başlangıç olarak görüyorum ama kusursuz değil. Hücum üretiminin yeni yeni yükseldiği, kadronun transfer döneminin son gününde ciddi biçimde değiştiği ve bazı yıldızların henüz hiç oynamadığı düşünülürse 13 puan değerli.

Şampiyonluk yarışında asıl mesele yeni kadronun oturduğu dönemde bu puan ortalamasını daha da yukarı taşımak.

Kasımpaşa karşısında iki maçlık kötü seri sona erdi

Galatasaray Kasımpaşa'yı ligde iki maç sonra mağlup etmeyi başardı. Sarı-kırmızılılar rakibine karşı son galibiyetini 2020-2021 sezonunda almış, sonraki iki lig karşılaşmasında bir mağlubiyet ve bir beraberlik yaşamıştı.

Ben bu tür küçük serilerin uzun vadede psikolojik etkisi olabildiğini düşünüyorum. Özellikle İstanbul deplasmanlarında Kasımpaşa yıllardır Galatasaray'a zor maçlar çıkarıyor. Bu nedenle 3-2'lik galibiyeti sıradan deplasman sonucu olarak görmüyorum.

Okan Buruk: Oyunun tüm bölümlerinde hakimdik

Okan Buruk maç sonrasında takımının performansından oldukça memnundu. Teknik direktör ilk dakikada net fırsat yakaladıklarını, 1-0 geriye düştükten sonra çok sayıda gol pozisyonu ürettiklerini ve oyunun bütün bölümlerinde hakimiyet kurduklarını söyledi.

Buruk özellikle takım oyunlarının her hafta geliştiğini, hücum etkinliğinin arttığını ve oyuncuların gerçek performanslarına yaklaşmaya başladığını belirtti. Kasımpaşa maçının skorunun Galatasaray lehine çok daha farklı olabileceğini düşündüğünü de ekledi.

Ben hocanın bu açıklamasını oyunun büyük bölümü için doğru buluyorum. Galatasaray gerçekten daha fazla fırsat üretti ve üç golle yetinmeyebilirdi. Ancak rakibin 90. dakikada farkı bire indirmesini de hafife almamak gerekiyor. Maçı 3-1'de daha profesyonel biçimde kapatmak gelişimin sonraki adımı olmalı.

Yeni transferlerin forma rekabeti Okan Buruk'u memnun ediyor

Okan Buruk son transferlerin gelişiyle kadronun kalitesinin ve forma rekabetinin arttığını söyledi. Yusuf Demir ile Rashica'nın Kasımpaşa karşısında oyuna girdikten sonra hücumda iyi işler yaptığını belirtti. Teknik direktör özellikle çok sayıda kaliteli oyuncuya sahip olmanın kendisi açısından olumlu problem olduğunu vurguladı.

Ben tam olarak böyle bir kadro isterim. Formayı kaybeden oyuncunun yerine giren kişi takımın seviyesini yükseltsin. Ama bu geniş kadroyu yönetmek de kolay değil. Icardi, Gomis ve Seferovic aynı pozisyonda oynuyor. Mertens, Mata ve farklı hücumcular aynı bölgelere aday. Kerem, Yunus, Rashica ve Yusuf kanat dakikalarını paylaşacak.

Okan Buruk'un bundan sonraki en önemli sınavlarından biri saha içi taktik kadar soyunma odası yönetimi olacak. Herkes oynayamayacak. Oynamayan oyuncunun da şampiyonluk hedefinin parçası kalması gerekiyor.

En iyi durumda olan oynayacak

Okan Buruk santrfor rekabetiyle ilgili soruya cevap verirken Bafetimbi Gomis, Mauro Icardi ve Haris Seferovic arasında en iyi durumda bulunan oyuncunun forma giyeceğini söyledi. Ben bu cümleyi doğru buluyorum.

Icardi'nin kariyeri Gomis'ten veya Seferovic'ten daha yüksek piyasa etkisi yaratabilir. Ama antrenmanda hazır değilse veya Gomis gol atmaya devam ediyorsa forma otomatik olarak isme verilmemeli. Aynı durum bütün mevkiler için geçerli.

Büyük takımda rekabet adil olursa performans yükselir. Oyuncu “nasıl oynarsam oynayayım yıldız transfer gelir ve formayı alır” diye düşünürse takım içi motivasyon düşer.

8+3 kuralı teknik heyetin hesaplarını zorlaştırıyor

Okan Buruk maç sonrasında sahada en az üç yerli oyuncu bulundurma zorunluluğunun bütün teknik direktörleri zorladığını da dile getirdi. Teknik ekip oyuncu değişikliklerini planlarken sadece taktik değil saha içindeki yerli-yabancı sayısını da sürekli hesaplamak zorunda.

Kasımpaşa karşısında ilk 11'de Kerem Aktürkoğlu, Yunus Akgün ve Emin Bayram yerli kontenjanını oluşturdu. İlerleyen bölümde Yusuf Demir'in statüsü, Berkan Kutlu'nun oyuna girişi ve diğer değişiklikler bu matematiği etkiledi.

Ben kuralı tartışabiliriz ama Galatasaray'ın avantajı kaliteli yerli oyuncu üretebilmesi. Kerem, Yunus ve Emin akademi bağlantısı olan veya genç yaşta gelişmiş oyuncular. Hamza, Metehan ve başka gençlerin de A takıma yaklaşması kulübü kural açısından daha rahat hale getirebilir.

Dursun Özbek daha farklı Galatasaray vaat etti

Başkan Dursun Özbek de galibiyetin ardından takımın giderek daha iyi futbol oynayacağına inandığını söyledi. Yeni kurulan bir takım olduklarını, çok sayıda oyuncunun ayrılıp 13 yeni futbolcunun geldiğini ve oyuncuların birbirine alışması için kısa süre gerektiğini belirtti.

Özbek özellikle yeni transfer Yusuf Demir ile Milot Rashica'nın oyuna girdikten sonraki performanslarını beğendiğini söyledi ve takımın tam uyum sağladığında daha çok gol atan, seyir zevki daha yüksek Galatasaray ortaya çıkacağını ifade etti.

Ben başkanın şimdiden şampiyonluk ilan etmemesini doğru buluyorum. Kadro çok güçlü olabilir ama altıncı haftadayız. Önce takım olacak, ardından uzun maraton boyunca istikrar gösterecek. Büyük isimler beklentiyi yükseltiyor fakat futbol yine sahada kazanılıyor.

Kerem'in özgüveni Galatasaray için çok önemli

Kasımpaşa maçından sonra Kerem'in gol sevincinde ve taraftarla iletişiminde belirgin rahatlama vardı. Karşılaşma sonunda futbolcular deplasman tribününün önüne giderken taraftarlar Kerem'den üçlü tezahüratı yaptırmasını istedi ve genç oyuncu bu isteği yerine getirdi.

Ben özellikle son haftalarda eleştirilen oyuncunun iki gol sonrası taraftarla yeniden güçlü bağ kurmasını değerli buluyorum. Kerem geçen sezon Galatasaray'ın en üretken futbolcularından biriydi. Yeni transferler geldikçe üzerindeki bütün yük azalabilir ve bu onun performansını daha da yükseltebilir.

Icardi gibi bitirici santrforun varlığı Kerem'in asist sayısını artırabilir. Mertens veya Mata gibi oyuncuların pasları da onu kaleye daha yakın bölgelerde buluşturabilir. Galatasaray'ın yeni kadrosunda Kerem artık tek ana hücum silahı değil, çok kaliteli hücum yapısının parçalarından biri olabilir.

Yunus da takım oyununa önemli katkı verdi

Yunus Kasımpaşa maçında gol atmadı fakat ilk golün asistini yaptı, sağ kanatta rakip savunmayı sürekli zorladı ve Galatasaray'ın ilk yarıdaki hücumlarının önemli bölümünde yer aldı.

Ben Yunus ile Kerem'in aynı anda üretmesini çok önemli görüyorum. Biri kötü gün geçirdiğinde bütün hücumun düşmesini istemem. Transfer döneminde Rashica ve Yusuf'un gelmesiyle rekabet artsa da Okan Buruk'un kendi genç oyuncularının gelişimini sürdürmesi gerekiyor.

Yunus Adana Demirspor'daki seviyesini Galatasaray'a taşıyabilirse kulübün yıllardır beklediği altyapı başarısına dönüşebilir. Bunun için sadece asist değil istikrarlı performans şart.

Gelecek hafta Konyaspor

Galatasaray Kasımpaşa galibiyetinin ardından ligin 7. haftasında Konyaspor'u kendi sahasında ağırlayacak. Yeşil-beyazlı takım sezonun başında güçlü savunma performansıyla dikkat çekiyor ve Galatasaray açısından önemli bir test olacak.

Ben Konyaspor maçını yeni kadronun gerçek sınavlarından biri görüyorum. Icardi ve Mata'nın fiziksel durumu ilerleyebilir, Rashica ile Yusuf takımla daha fazla çalışabilir, Dubois forma rekabetine dahil olabilir. Okan Buruk'un elindeki seçenekler artacak.

Fakat Kasımpaşa karşısında üç gol attık diye Konyaspor'un da kolay açılacağını düşünmek yanlış. Her rakip farklı problem çıkaracak. Şampiyon takımın özelliği tek hücum planına bağlı olmamak.

Sonuç: Üç puan, üç gol ve geri dönen Kerem

11 Eylül 2022 gecesi Galatasaray açısından birçok olumlu başlığın aynı maçta birleştiği bir akşam oldu. Kasımpaşa 16. dakikada Bahoken ile öne geçti, fakat Galatasaray'ın cevabı yalnızca dört dakika sürdü. Yunus rakibini geçip topu arka direğe çıkardı, Gomis dördüncü lig golünü attı ve skor 1-1 oldu.

İlk yarıda Sergio Oliveira'nın topu direkten döndü, Galatasaray toplam 14 şutla rakip kaleyi zorladı ve oyunun önemli bölümünü kontrol etti. İkinci yarının başında Sergio'nun ara pasında Kerem Aktürkoğlu takımını öne geçirdi. Ardından 69. dakikada ceza sahası dışından çıkardığı müthiş şutla kendisinin ikinci, Galatasaray'ın üçüncü golünü kaydetti.

Benim için gecenin en güzel tarafı Kerem'in iki golü kadar Galatasaray'ın geriye düştükten sonra verdiği tepkiydi. İki hafta üst üste ilk golü yiyen takımın iki maçı da çevirmesi, oyuncuların saha içinde birbirine daha fazla inanmaya başladığını gösteriyor. Şampiyonluk yolunda tam olarak bu karaktere ihtiyaç var.

Maçın son dakikasında Sadık Çiftpınar'ın kornerden attığı gol skoru 3-2'ye getirdi ve birkaç dakikalık gereksiz stres yarattı. Bu bölüm bize hâlâ geliştirmemiz gereken yön olduğunu gösteriyor. Oyun 3-1'e geldikten sonra maçı daha sakin ve kontrollü bitirmek gerekir. Kazanırken hata görmek, kaybettikten sonra görmekten daha değerlidir.

Gomis yine golünü attı. Yunus asist yaptı. Sergio Oliveira iki golün hazırlığında önemli rol oynadı. Mertens skor üretmese de oyunun bağlantısında çalıştı. Torreira merkezin dengesini sağladı. Emin Bayram cezalı Abdülkerim'in yerine çıktı ve 90 dakika sorumluluk aldı. Sacha Boey sağ kanatta yüksek enerjisini devam ettirdi.

Üstelik transfer döneminin son gününde gelen oyuncuların önemli kısmı henüz takıma tam olarak girmedi. Yusuf Demir ve Rashica ilk dakikalarını aldı, Dubois sakatlık sonrasındaki ilk resmî süresini buldu. Mauro Icardi ile Juan Mata ise henüz sahaya çıkmadı. Kadronun gerçek potansiyelinin önümüzdeki haftalarda daha fazla ortaya çıkması beklenebilir.

Ben büyük transferlerin gelmesini seviyorum ama mevcut oyuncuların onlara formayı kolayca bırakmamasını daha çok seviyorum. Gomis gol atmaya devam ediyorsa Icardi beklemek zorunda olabilir. Kerem iki gol atıyorsa Mata veya başka oyuncunun gelişi onu yedek yapmak için gerekçe değildir. Forma rekabeti gerçekten performansa bağlı olursa bu kadro çok daha güçlü hale gelir.

Okan Buruk da doğru cümleyi söyledi: En iyi durumda kim varsa o oynayacak. Galatasaray'ın ihtiyacı isimlerin değil performansın yönettiği takım. Çünkü sezon sonunda kupayı kariyer özgeçmişi değil sahada alınan puanlar getiriyor.

Galatasaray altıncı hafta sonunda 13 puana ulaştı, sezonun ilk üç gollü maçını oynadı ve üst üste ikinci galibiyetini aldı. Bir önceki sezonun aynı takımı olmadığımız giderek daha fazla hissediliyor. Hücum kalitesi artıyor, kadro derinliği yükseliyor ve en önemlisi geriye düştüğümüzde maçtan kopmuyoruz.

11 Eylül gecesinin başlığı bu yüzden tam karşılığını buluyor: Galatasaray üç puanı üç golle aldı. Gomis'in erken cevabı ve Kerem Aktürkoğlu'nun ikinci yarıdaki iki golüyle Kasımpaşa deplasmanından 3-2 galip döndük. Şimdi mesele bu oyunu ve bu reaksiyonu tek maçlık güzel görüntü olarak bırakmamak.

Şampiyonluk hedefleyen Galatasaray'ın standardı üç gol atabildiğini göstermek değil, bunu sezon boyunca tekrar edebilmek. Kasımpaşa gecesi o yolda güçlü bir işaret verdi.