Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi 2025-2026 sezonu lig aşamasının üçüncü haftasında Norveç temsilcisi Bodø/Glimt'i 3-1 mağlup ederek Avrupa'daki çıkışını sürdürdü. 22 Ekim 2025 Çarşamba akşamı Ali Sami Yen Spor Kompleksi'nde oynanan karşılaşmada sarı-kırmızılılara galibiyeti getiren golleri 3. ve 33. dakikalarda Victor Osimhen ile 60. dakikada Yunus Akgün kaydetti. Bodø/Glimt'in tek golü ise ikinci yarıda Andreas Helmersen'den geldi. Galatasaray bu sonuçla Şampiyonlar Ligi lig aşamasındaki puanını 6'ya yükseltti ve Liverpool galibiyetinin ardından Avrupa'da üst üste ikinci kez kazandı.
Sezona UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Eintracht Frankfurt deplasmanında alınan ağır mağlubiyetle başlayan Galatasaray, ikinci haftada İstanbul'da Liverpool'u 1-0 yenerek güçlü bir cevap vermişti. Bodø/Glimt karşılaşması bu nedenle yalnızca üçüncü maç değil, Liverpool zaferinin ardından yakalanan ivmenin devam edip etmeyeceğini gösterecek önemli bir sınav niteliğindeydi. Okan Buruk'un öğrencileri özellikle ilk yarıdaki agresif ön alan baskısı, yüksek temposu ve rakip savunmayı hataya zorlayan oyunu sayesinde bu sınavı başarıyla geçti.
Galatasaray sahaya güçlü bir 11'le çıktı
Teknik direktör Okan Buruk, Bodø/Glimt karşısında kalede Uğurcan Çakır'a görev verdi. Savunma hattında Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı ve Ismail Jakobs yer aldı. Orta sahada Mario Lemina ve Lucas Torreira görev yaparken hücum hattında Leroy Sane, Yunus Akgün ve Barış Alper Yılmaz sahaya çıktı. İleri uçta ise Victor Osimhen görev yaptı.
Bu kadro tercihi Galatasaray'ın rakibi kendi yarı sahasına hapsetmek isteyen agresif oyun anlayışını da yansıtıyordu. Lemina ve Torreira'nın merkezdeki fizik gücü, Sane ile Yunus'un kenarlardaki teknik kapasitesi, Barış Alper'in dinamizmi ve Osimhen'in ön alan baskısı takımın ilk dakikadan itibaren rakip üzerinde ciddi baskı kurmasını sağladı.
Bodø/Glimt ise Nikita Haikin, Fredrik Sjøvold, Odin Bjørtuft, Haitam Aleesami, Fredrik Bjørkan, Håkon Evjen, Patrick Berg, Sondre Fet, Sondre Auklend, Jens Petter Hauge ve Kasper Høgh'tan oluşan ilk 11'le sahaya çıktı.
Osimhen üçüncü dakikada perdeyi açtı
Galatasaray maça adeta golle başladı. Karşılaşmanın henüz 3. dakikasında ön alanda yapılan baskı sonuç verdi. Mario Lemina rakip yarı sahada topu kazandıktan sonra savunma arkasına koşu yapan Victor Osimhen'i gördü. Nijeryalı golcü sol çaprazdan ceza sahasına girdikten sonra bekletmeden sağ ayağıyla uzak köşeye yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi.
Bu gol Galatasaray'ı daha karşılaşmanın başında 1-0 öne geçirirken maçın genel karakterini de belirledi. Sarı-kırmızılılar rakibin geriden pasla çıkmasına izin vermedi, özellikle Osimhen'in önderliğindeki ön alan baskısıyla Bodø/Glimt savunmasını sürekli hataya zorladı.
Osimhen'in 3. dakikada attığı gol aynı zamanda Galatasaray tarihinin UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki en erken gollerinden biri değil, kulübün resmi açıklamasına göre organizasyondaki en erken golü olarak kayıtlara geçti. Nijeryalı yıldız böylece daha maçın başlangıcında tarihi bir istatistiğe imza attı.
Galatasaray ikinci gol için baskısını sürdürdü
Erken golün ardından Galatasaray geriye çekilmek yerine baskısını artırdı. 7. dakikada Leroy Sane'nin sağ kanattan yaptığı ortada Osimhen kafayla gole yaklaştı ancak kaleci Haikin topu çıkardı. Bir dakika sonra Sane ile Osimhen bir kez daha benzer bir organizasyonda buluştu; Nijeryalı golcünün kafa vuruşunda Haikin yine başarılıydı.
14. dakikada Ismail Jakobs'un sol kanattan yaptığı ortada Bodø/Glimt savunması Osimhen'den önce araya girerek tehlikeyi uzaklaştırdı. 15. dakikada bu kez Sane ceza yayı gerisinden sert vurdu ancak top savunmaya çarptı.
Galatasaray'ın ilk 15 dakikadaki oyunu rakibin pas bağlantılarını bozma ve top kaybı sonrası hemen yeniden kazanma üzerine kuruluydu. Bodø/Glimt topa sahip olduğunda rahat pas yapamıyor, özellikle merkezde Lemina ve Torreira'nın baskısıyla sürekli geri oynamak zorunda kalıyordu.
Osimhen ikinci kez sahneye çıktı
Galatasaray'ın baskısı 33. dakikada ikinci golü getirdi. Bodø/Glimt savunmasının geriden çıkarken yaptığı hatada topu kazanan Victor Osimhen, kaleci Haikin'i geçerek boş kaleye gönderdi ve skoru 2-0 yaptı.
Bu gol, Galatasaray'ın maç planının doğrudan karşılığıydı. Okan Buruk'un takımı karşılaşmanın başından itibaren rakibi kendi ceza sahasına yakın bölgelerde baskı altına almış ve pas hatasına zorlamıştı. Bodø/Glimt'in yaptığı kritik hata Osimhen'in yüksek konsantrasyonu ve baskı isteğiyle birleşince Galatasaray ikinci golü buldu.
Osimhen böylece daha ilk yarıda iki gole ulaşırken hat-trick ihtimali de doğdu. 43. dakikada Sane'nin pasında sağ çaprazdan yaptığı vuruş az farkla dışarı çıktı ve Galatasaray soyunma odasına 2-0 üstünlükle girdi.
İlk yarıda Galatasaray'ın planı eksiksiz işledi
Karşılaşmanın ilk 45 dakikasında Galatasaray'ın oyun planı özellikle rakibi önde karşılamak üzerine kuruldu. Bodø/Glimt normal şartlarda pasla çıkmayı ve topa sahip olarak hücum geliştirmeyi seven bir takım olmasına rağmen sarı-kırmızılıların baskısı karşısında bu yapıyı istikrarlı biçimde kurmakta zorlandı.
Mario Lemina'nın Osimhen'in ilk golündeki top kazanımı, ikinci golde rakip savunmaya yapılan baskı ve Sane ile Yunus'un kenarlardan içeriye yaptığı koşular Galatasaray'ın rakibi sürekli tehdit altında tutmasını sağladı.
Okan Buruk maç sonrasında yaptığı değerlendirmede de ilk yarıdaki oyuna özellikle dikkat çekti. Galatasaray Teknik Direktörü, hazırlanan maç planının sahadaki oyunla büyük ölçüde örtüştüğünü, takımının ilk yarıda daha diri ve agresif olduğunu ifade etti. Bu yorum, Galatasaray'ın ilk 45 dakikadaki üstünlüğünün yalnızca bireysel kaliteden değil, planlı bir baskı organizasyonundan kaynaklandığını ortaya koydu.
Yunus Akgün farkı üçe çıkardı
Galatasaray ikinci yarıya da hücum arayışlarıyla başladı. 50. dakikada Yunus Akgün'ün pasında Barış Alper Yılmaz sol çaprazdan ceza sahasına girdi ancak şutu savunma tarafından engellendi.
54. dakikada Osimhen ön alanda bir kez daha top kazanarak hücumu başlattı. Nijeryalı golcü Yunus Akgün'e pasını verdi. Yunus uygun açı bulamayınca Sane'yi gördü ancak Alman futbolcunun şutu savunmaya takıldı.
Galatasaray'ın üçüncü golü 60. dakikada geldi. Osimhen'in önde yaptığı baskı sonrasında kazanılan top ceza sahası dışında Yunus Akgün'ün önünde kaldı. Milli futbolcu ceza sahasına girdikten sonra ilk vuruşunda kaleci Haikin'i geçemedi ancak önüne dönen topu boş kaleye göndererek skoru 3-0'a taşıdı.
Yunus'un golü bir kez daha Galatasaray'ın ön alan baskısının doğrudan sonucu oldu. Üç golün ikisinin rakip savunmanın baskı altında yaptığı hatalardan gelmesi, sarı-kırmızılıların maç planının ne kadar etkili uygulandığını gösterdi.
Osimhen hat-trick fırsatını kaçırdı
Galatasaray 3-0'dan sonra da rakip kalede fırsatlar bulmaya devam etti. 66. dakikada Sjøvold'un hatalı geri pasında araya giren Victor Osimhen kaleciyle karşı karşıya kaldı.
Nijeryalı yıldızın ilk vuruşunu Haikin çıkardı. Dönen top tekrar Osimhen'in önünde kaldı ancak Bodø/Glimt kalecisi ikinci vuruşta da başarılı olarak hat-trick'e izin vermedi.
Bu pozisyon Osimhen'in üçüncü gole ne kadar yaklaştığını gösterirken, Nijeryalı futbolcunun maç boyunca rakip savunmaya yaptığı baskının da bir başka örneğiydi. Osimhen yalnızca attığı iki golle değil, rakip savunmanın pas kalitesini düşürmesi ve top kayıplarına zorlamasıyla da maçın en etkili oyuncusu oldu.
Okan Buruk ikinci yarıda değişikliklere gitti
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk skorun 3-0'a gelmesinin ardından oyuncu değişikliklerine başladı. 65. dakikada Barış Alper Yılmaz ve Mario Lemina oyundan çıkarken Eren Elmalı ile Gabriel Sara sahaya dahil oldu.
73. dakikada iki golün sahibi Victor Osimhen ile üçüncü golü atan Yunus Akgün kenara gelirken Mauro Icardi ve Kaan Ayhan oyuna girdi.
Bu değişiklikler Galatasaray'ın hem yoğun maç takviminde önemli oyuncularının fiziksel yükünü yönetmesi hem de farklı isimlere süre vermesi açısından anlamlıydı. Osimhen'in özellikle yoğun baskı oyununda büyük enerji harcadığı düşünüldüğünde Okan Buruk'un yıldız santrforu maçın son bölümünde dinlendirmesi doğal bir tercih oldu.
88. dakikada Lucas Torreira da oyundan alınırken yerine Berkan Kutlu girdi.
Bodø/Glimt farkı Helmersen ile azalttı
Galatasaray'ın oyuncu değişiklikleri ve skor avantajıyla birlikte oyunun temposunu düşürdüğü bölümde Bodø/Glimt hücumda daha fazla görünmeye başladı.
Rakibin golü resmi Galatasaray maç anlatımında 76. dakika olarak geçerken TFF kayıtlarında 75. dakika olarak yer aldı. Tarihsel istatistik açısından TFF'nin 75. dakika kaydı esas alındığında, Andreas Helmersen Norveç temsilcisinin tek golünü kaydeden isim oldu.
Sol kanattan Fredrik Bjørkan'ın son çizgiye inerek yaptığı orta Uğurcan Çakır'ı aşarak arka direğe ulaştı. Boş durumda bulunan Helmersen topu ağlara göndererek skoru 3-1'e getirdi.
Bu gol Galatasaray'ın maçı kontrol altında tutmasını engellemedi ancak ikinci yarıda Bodø/Glimt'in oyunda daha fazla yer bulduğunu gösterdi. Okan Buruk da maç sonrasında rakibin ikinci yarıda yaptığı hamlelerle Galatasaray'ı zaman zaman kendi yarı sahasına ittiğini belirtti.
Sane dördüncü gole yaklaştı
Galatasaray skor 3-1'e geldikten sonra da hücum fırsatları buldu. 83. dakikada Leroy Sane sağ çaprazdan kaleyi yokladı ancak kaleci Haikin topu kurtardı.
Alman yıldız maç boyunca doğrudan gol veya asist üretemese de özellikle ilk yarıda Osimhen ile kurduğu bağlantılarla Bodø/Glimt savunmasını zorladı. Sane'nin iki erken ortasında Osimhen gole yaklaşırken, maç içerisinde ceza sahası çevresindeki hareketliliği Galatasaray'ın hücum çeşitliliğine katkı sağladı.
Karşılaşmanın son bölümünde Ismail Jakobs sarı kart görürken Galatasaray kalan dakikalarda skor üstünlüğünü korudu ve sahadan 3-1 galip ayrıldı.
Victor Osimhen maçın oyuncusu seçildi
Karşılaşmada iki gol atan Victor Osimhen, gösterdiği performansın ardından maçın oyuncusu seçildi. Nijeryalı yıldız yalnızca skor üretimiyle değil, Galatasaray'ın uyguladığı baskı oyunundaki rolüyle de galibiyetin baş aktörü oldu.
Osimhen karşılaşma sonrasında yaptığı açıklamada galibiyetin önemine vurgu yaptı ve takım arkadaşlarının performansından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Nijeryalı futbolcu özellikle ikinci yarıda Bodø/Glimt'in daha iyi oynadığını ve Galatasaray'ı zorladığını kabul ederken takımın aldığı üç puanın değerli olduğunu belirtti.
Osimhen'in açıklamalarında bireysel başarısından çok takım performansını ön plana çıkarması da dikkat çekti. Gol serisini ve maçın oyuncusu ödülünü takım arkadaşlarıyla ilişkilendiren Nijeryalı yıldız, hedefinin gol ve asistleriyle takımına katkı vermeye devam etmek olduğunu ifade etti.
Osimhen Galatasaray tarihine geçti
Bodø/Glimt karşılaşması Victor Osimhen açısından yalnızca iki gollü bir Şampiyonlar Ligi maçı olmadı. Nijeryalı yıldız, Galatasaray formasıyla üst üste yedi Avrupa kupası karşılaşmasında gol atarak kulüp tarihinin en uzun Avrupa gol serisine ulaştı.
Galatasaray'ın resmi açıklamasına göre Osimhen'in üçüncü dakikada kaydettiği ilk gol aynı zamanda kulüp tarihinin UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki en erken golü oldu.
Bu istatistikler geçen sezon kiralık olarak Galatasaray'a gelen ve 2025 yazında bonservisi Napoli'den alınan Osimhen'in Avrupa hedefindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Sarı-kırmızılıların tarihi bir mali yatırım yaparak takımda tuttuğu yıldız futbolcu, Şampiyonlar Ligi sahnesinde bu yatırımın sportif karşılığını vermeye devam ediyor.
Galatasaray Liverpool zaferini anlamlı hale getirdi
Galatasaray, Şampiyonlar Ligi lig aşamasındaki ilk maçında Eintracht Frankfurt deplasmanından 5-1'lik ağır mağlubiyetle ayrılmıştı. Bu sonuç sonrasında Avrupa sezonunun nasıl şekilleneceği konusunda soru işaretleri oluşmuştu.
İkinci haftada Liverpool'u İstanbul'da 1-0 mağlup eden sarı-kırmızılılar güçlü bir reaksiyon ortaya koydu. Ancak büyük takımlara karşı alınan tek bir galibiyetin kalıcı anlam kazanabilmesi için devamının gelmesi gerekiyordu.
Bodø/Glimt karşısındaki 3-1'lik galibiyet tam da bu açıdan değer taşıyor. Galatasaray Liverpool galibiyetinin ardından puan kaybetmeyerek üst üste ikinci Şampiyonlar Ligi maçını kazandı ve ilk haftadaki Frankfurt mağlubiyetinin ardından puanını 6'ya yükseltti.
Üç maç sonunda 6 puan
Galatasaray, 2025-2026 UEFA Şampiyonlar Ligi lig aşamasındaki ilk üç maçının ikisini kazandı. Sarı-kırmızılılar Eintracht Frankfurt deplasmanında 5-1 mağlup olduktan sonra Liverpool'u 1-0, Bodø/Glimt'i ise 3-1 mağlup etti.
Böylece Okan Buruk'un takımı üç maç sonunda 6 puana ulaştı. Yeni Şampiyonlar Ligi formatında toplam sekiz lig aşaması karşılaşması oynanacağı düşünüldüğünde 6 puan Galatasaray'ı sonraki maçlar öncesinde önemli bir konuma taşıdı.
Sarı-kırmızılıların bu aşamadaki temel hedefi ilk 24 içerisinde kalarak Avrupa yolculuğunu sürdürmek, mümkün olan en yüksek sırayı alarak eleme aşamasına avantajlı biçimde ulaşmak.
Ön alan baskısı galibiyetin anahtarı oldu
Bodø/Glimt karşılaşmasının taktik açıdan en belirleyici yönü Galatasaray'ın ön alan baskısıydı. Okan Buruk'un takımı rakip kaleci ve savunmacılara rahat pas imkanı tanımadı.
Osimhen'in stoperlere uyguladığı baskı, Sane ve Barış Alper'in kenar oyunculara doğru yaptığı çıkışlar, Yunus'un merkez bağlantılara yaptığı baskı ve Lemina-Torreira ikilisinin ikinci topları toplaması Bodø/Glimt'in topu kontrollü biçimde Galatasaray yarı sahasına taşımasını zorlaştırdı.
İlk gol Lemina'nın rakip yarı sahada kazandığı topun ardından geldi. İkinci gol rakip savunmanın baskı altında yaptığı doğrudan hata sonucunda ortaya çıktı. Üçüncü golde de Osimhen'in ön alan baskısı kilit rol oynadı.
Dolayısıyla üç golün tamamında Galatasaray'ın rakibin geriden oyun kurulumuna yaptığı baskının doğrudan veya dolaylı etkisi bulunuyordu. Bu tablo maçın skorundan daha değerli bir teknik gösterge olarak öne çıktı.
Lemina ve Torreira merkezi kontrol etti
Galatasaray'ın baskı organizasyonunun işlemesinde Mario Lemina ve Lucas Torreira ikilisinin rolü büyüktü. İki oyuncu orta sahada fiziksel mücadeleyi yükseltirken Bodø/Glimt'in merkez üzerinden pas bağlantıları kurmasını zorlaştırdı.
Lemina'nın Osimhen'in ilk golündeki asist niteliğindeki pasından önce topu rakipten kazanması, Gabonlu orta sahanın maçın başlangıcındaki etkisini somut biçimde gösterdi.
Torreira ise alışılmış şekilde orta sahadaki alan kontrolünde, ikinci topların kazanılmasında ve rakibin hücum geçişlerinin erken kesilmesinde önemli görev üstlendi.
Okan Buruk'un Avrupa maçlarında bu iki fiziksel orta saha oyuncusunu birlikte kullanması Galatasaray'ın rakip karşısında daha dirençli ve agresif bir merkez oluşturmasını sağlıyor.
Yunus Akgün Avrupa'da katkısını sürdürdü
Maçın üçüncü golünü atan Yunus Akgün, Galatasaray'ın yerli oyuncu çekirdeğinin Avrupa sahnesindeki önemli isimlerinden biri olmaya devam etti.
60. dakikadaki golde pozisyonu takip etmesi dikkat çekiciydi. İlk şutunda kaleci Haikin'e takılan Yunus, pozisyonu bırakmayarak seken topu boş ağlara gönderdi.
Yunus'un hücum bağlantılarındaki hareketliliği, merkez ile kanat arasında yaptığı koşular ve ön alan baskısına verdiği destek Okan Buruk'un oyun yapısında önemli rol oynuyor.
Yeni transferlerle rekabetin ciddi biçimde arttığı Galatasaray hücum hattında Yunus'un süre almaya ve doğrudan skor katkısı vermeye devam etmesi takım içindeki yerini koruması açısından da önemli.
Okan Buruk: Maç planımız sahayla eşleşti
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk karşılaşmanın ardından takımının performansından memnun olduğunu ifade etti. Buruk özellikle ilk yarıda sahaya koyulan agresif oyuna vurgu yaptı.
Tecrübeli teknik adam, maç için hazırladıkları planın sahada büyük ölçüde karşılık bulduğunu ve rakibin topa sahip olma oranını ilk yarıda düşük tuttuklarını belirtti. Galatasaray'ın iki gol bulmasının yanında daha fazla gol pozisyonuna girdiğini de vurguladı.
Okan Buruk ikinci yarıda Bodø/Glimt'in yaptığı hamlelerle oyunun bir bölümünde Galatasaray'ın kendi yarı sahasına çekildiğini kabul etti. Buna rağmen takımının bu dönemi de doğru yönettiğini ve rakibin baskısı altında önemli kontraatak fırsatları yakaladığını ifade etti.
Bu değerlendirme maçın iki farklı bölümünü açık biçimde ortaya koyuyor. İlk yarıda oyunu tamamen yönlendiren ve rakibi kendi sahasına hapseden Galatasaray, ikinci yarıda ise zaman zaman daha kontrollü ve geçiş hücumlarına dayalı bir görüntü sergiledi.
Bodø/Glimt hafife alınacak bir rakip değildi
Bodø/Glimt son yıllarda Norveç futbolunun en başarılı ekiplerinden biri haline geldi. Yüksek tempolu oyun anlayışı, pas organizasyonu ve Avrupa kupalarında elde ettiği sonuçlarla dikkat çeken Norveç temsilcisi, Galatasaray karşısına da yalnızca savunma yapmak için çıkmadı.
Özellikle ikinci yarıda topa daha fazla sahip olan Bodø/Glimt zaman zaman Galatasaray'ı kendi yarı sahasına çekmeyi başardı. Helmersen'in golü de bu baskılı bölümün sonucunda geldi.
Bu nedenle Galatasaray'ın 3-1'lik galibiyetini yalnızca rakibin yaptığı hatalar üzerinden değerlendirmek eksik olur. Sarı-kırmızılı takım bu hataların oluşmasını yoğun baskısıyla sağladı ve rakibin güçlü pas oyununa özellikle ilk yarıda izin vermedi.
Uğurcan Çakır Avrupa'da ikinci galibiyetini aldı
Yaz transfer döneminde Trabzonspor'dan yüksek bonservis bedeliyle transfer edilen Uğurcan Çakır, Galatasaray formasıyla Şampiyonlar Ligi'nde önemli bir gece daha yaşadı.
Liverpool karşısında alınan 1-0'lık galibiyetin ardından Bodø/Glimt karşılaşmasında da kaleyi koruyan milli futbolcu, Galatasaray'ın Avrupa'daki üst üste ikinci galibiyetinde sahadaydı.
Bodø/Glimt'in ikinci yarıda daha fazla hücum etmeye başladığı bölümde kalecinin ve savunma hattının konsantrasyonu önem kazandı. Helmersen'in golünde Bjørkan'ın arka direğe ulaşan ortası Uğurcan'ı aşsa da Galatasaray kalan dakikalarda ikinci gole izin vermedi.
Davinson ve Abdülkerim savunmanın merkezindeydi
Davinson Sanchez ile Abdülkerim Bardakcı ikilisi Bodø/Glimt karşısında Galatasaray savunmasının merkezinde görev yaptı. Özellikle ilk yarıda takımın önde baskı yaptığı anlarda savunma hattının orta sahaya yakın kurulması, stoperlerin geniş alan savunmasını önemli hale getirdi.
Davinson'un atletizmi ve Abdülkerim'in pozisyon bilgisi Galatasaray'ın yüksek savunma çizgisini uygulamasına yardımcı oldu. Ismail Jakobs sol bekte, Roland Sallai ise sağ tarafta görev yaparak savunma hattını tamamladı.
Sallai'nin sağ bekte değerlendirilmesi de Okan Buruk'un oyuncunun çok yönlülüğünden yararlanmaya devam ettiğini gösterdi.
Galatasaray Avrupa'da özgüven kazandı
Frankfurt karşısında yaşanan ağır mağlubiyetin ardından Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi sezonunda mental olarak nasıl reaksiyon göstereceği önemli bir soru işaretiydi.
Liverpool gibi Avrupa futbolunun devlerinden birinin 1-0 mağlup edilmesi bu soruya ilk cevabı verdi. Bodø/Glimt karşısındaki 3-1'lik galibiyet ise Liverpool maçının tek gecelik bir sürpriz olmadığını göstermek açısından daha da değerli hale geldi.
Galatasaray artık üç maç sonunda iki galibiyete sahip. Avrupa'da üst üste kazanmak takımın özgüvenini artırırken lig aşamasındaki hesapları da yeniden şekillendirdi.
Sıradaki Avrupa sınavı Ajax deplasmanı
Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi lig aşamasındaki dördüncü karşılaşması Ajax'a karşı oynanacak. TFF'nin maç sonrasında yaptığı açıklamaya göre sarı-kırmızılılar Hollanda temsilcisiyle 5 Kasım 2025 Çarşamba günü deplasmanda karşı karşıya gelecek.
Bodø/Glimt galibiyetiyle 6 puana ulaşan Galatasaray açısından Amsterdam'daki mücadele lig aşamasındaki konumunu güçlendirme fırsatı sunacak.
Ancak 22 Ekim gecesi itibarıyla Ajax karşılaşmasının sonucuyla ilgili doğal olarak herhangi bir bilgi bulunmuyor. Galatasaray'ın önündeki tablo yalnızca Bodø/Glimt karşısında alınan üç puan ve yaklaşan zorlu deplasman olarak değerlendirilebilir.
Galatasaray önce Göztepe maçına dönecek
Şampiyonlar Ligi'ndeki önemli galibiyetin ardından Galatasaray'ın kısa vadeli gündemi yeniden Süper Lig olacak. Sarı-kırmızılı takım Bodø/Glimt karşılaşmasının ardından Göztepe mücadelesinin hazırlıklarına başlayacak.
Okan Buruk'un yoğun maç takviminde oyuncu rotasyonunu doğru yönetmesi giderek daha önemli hale geliyor. Victor Osimhen, Lucas Torreira, Mario Lemina ve diğer ana kadro oyuncularının Avrupa maçlarında yüksek fiziksel yük altında mücadele etmesi, lig karşılaşmalarında yapılabilecek değişiklikleri gündeme getirebilir.
Galatasaray'ın hedefi Avrupa'daki ivmesini korurken Süper Lig'deki şampiyonluk yarışında da puan kaybı yaşamamak.
3-1'lik galibiyet Avrupa yolunda önemli bir adım
Galatasaray açısından Bodø/Glimt karşılaşmasının değeri yalnızca skor tabelasında görülmemeli. Sarı-kırmızılı takım Şampiyonlar Ligi'nde ilk hafta yaşadığı ağır yenilginin ardından üst üste iki maç kazanarak turnuvaya yeniden güçlü biçimde tutundu.
Osimhen'in iki golü ve tarihi Avrupa gol serisi, Yunus Akgün'ün skor katkısı, Lemina ile Torreira'nın merkezdeki baskısı ve takımın özellikle ilk yarıda ortaya koyduğu agresif futbol gecenin öne çıkan başlıkları oldu.
Galatasaray'ın üç golünde de ön alan baskısının etkisinin görülmesi teknik açıdan ayrıca önemliydi. Okan Buruk'un maç planı rakibin oyun kurulumunu bozmayı hedefledi ve bu strateji doğrudan skora yansıdı.
22 Ekim 2025 gecesi Ali Sami Yen Spor Kompleksi'nde Galatasaray taraftarı bir Şampiyonlar Ligi galibiyetine daha tanıklık etti. Victor Osimhen'in henüz üçüncü dakikada başlattığı gece, Yunus Akgün'ün üçüncü golüyle güvenli bir üstünlüğe dönüştü. Bodø/Glimt ikinci yarıda bir gol bulsa da sonuç değişmedi ve Galatasaray sahadan 3-1 galip ayrıldı.
Eintracht Frankfurt mağlubiyetinin ardından Liverpool ve Bodø/Glimt'i peş peşe mağlup eden sarı-kırmızılılar üç maç sonunda 6 puana ulaştı. Galatasaray'ın önünde hâlâ uzun bir Şampiyonlar Ligi lig aşaması bulunuyor ancak 22 Ekim gecesi itibarıyla Avrupa yolculuğunda yeniden güçlü bir konuma geldiği açık. Taraftarın beklentisi de artık yalnızca turnuvada bulunmak değil, bu kadronun Şampiyonlar Ligi'nde mümkün olduğunca ileriye gitmesi.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap