Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasında Fraport TAV Antalyaspor'u 2-1 mağlup ederek ligdeki galibiyet serisini dokuz maça çıkardı ve zirvedeki yerini güçlendirdi. 21 Ocak 2023 Cumartesi akşamı Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda oynanan karşılaşmanın ilk yarısında gol sesi çıkmazken, sarı-kırmızılılar ikinci devrenin başında Mauro Icardi'nin kafa golüyle öne geçti. Antalyaspor Luiz Adriano ile kısa süre içinde eşitliği sağladı ancak Sacha Boey'in sağ kanattan yaptığı ortada Sherel Floranus'un kendi kalesine gönderdiği top Galatasaray'a 2-1'lik galibiyeti getirdi. Sarı-kırmızılılar böylece puanını 45'e yükseltti, Süper Lig'de üst üste dokuzuncu, bütün resmî karşılaşmalar dikkate alındığında ise art arda 12. galibiyetini elde etti.
Galatasaraylı olarak bu galibiyeti sezonun en gösterişli futboluyla alınmış üç puanlardan biri olarak görmüyorum. Ama şampiyonluk yarışında tam da böyle maçları kazanabilmek gerekiyor. Rakip ilk yarıda disiplinli kaldı, oyun sık sık durdu, Galatasaray istediği tempoyu sürekli oluşturamadı ve Antalyaspor Larsson ile direğe de takıldı. İkinci yarıda Icardi öne geçirdi, yalnızca birkaç dakika sonra Luiz Adriano cevap verdi. Böyle bir anda sezonun ilk aylarındaki Galatasaray'ın yeniden gerilemesi mümkündü. Bu kez öyle olmadı. Takım hemen karşılık verdi, yeniden öne geçti ve son dakikalardaki bütün gerilime rağmen skoru korudu. Dokuz maçlık lig galibiyeti serisinin anlamı biraz da burada: Her hafta aynı biçimde değil, farklı maç hikâyelerinin içinden kazanarak çıkıyoruz.
Maç 21 Ocak'ta oynandı, haber 22 Ocak tarihli
Arşiv kronolojisi açısından tarih ayrımını netleştirmek gerekiyor. Galatasaray-Fraport TAV Antalyaspor karşılaşması 21 Ocak 2023 Cumartesi günü saat 19.00'da oynandı. “Galatasaray zirvede doludizgin ilerliyor” başlıklı değerlendirme ise maç sonrasındaki gece akışıyla 22 Ocak tarihine taşındı.
Dolayısıyla haber tarihi 22 Ocak olsa da sahadaki mücadele bir gün önce gerçekleşti. 22 Ocak'ın ilk saatlerinde Galatasaray 45 puanla lider, ligde dokuz maçtır kazanan ve bütün kulvarlarda art arda 12 resmî galibiyete ulaşmış bir takım olarak güne girdi.
Galatasaray'ın Antalyaspor karşısındaki ilk 11'i
Okan Buruk mücadeleye Fernando Muslera, Sacha Boey, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Emre Taşdemir, Lucas Torreira, Sergio Oliveira, Dries Mertens, Milot Rashica, Kerem Aktürkoğlu ve Mauro Icardi ilk 11'iyle çıktı.
| Bölge | İlk 11 |
|---|---|
| Kaleci | Fernando Muslera |
| Savunma | Sacha Boey, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Emre Taşdemir |
| Orta saha | Lucas Torreira, Sergio Oliveira, Dries Mertens |
| Hücum | Milot Rashica, Kerem Aktürkoğlu, Mauro Icardi |
Ben bu ilk 11'e baktığımda Galatasaray'ın sezonun ilk aylarındaki arayış döneminden ne kadar uzaklaştığını görüyorum. Yazın sürekli değişen kadronun aksine artık ana omurga büyük ölçüde belli. Nelsson-Abdülkerim savunmada birbirini tanıyor. Torreira ile Sergio merkezin temelini oluşturuyor. Mertens hücum bağlantısını sağlıyor. Rashica ile Kerem iki kenarda hareketlilik getiriyor. Icardi ise ceza sahasının ana hedefi.
Şampiyonluk yarışında istikrarlı 11'in önemi büyük. Teknik direktör elbette rakibe göre değişiklik yapacak fakat takımın birbirinin koşusunu düşünmeden bildiği bir iskelet oluşması gerekiyor. Ocak ayına geldiğimizde Galatasaray bu konuda sezon başına göre çok daha ileri noktada.
46 bin 684 taraftar Nef Stadyumu'ndaydı
Karşılaşmayı yaklaşık 46 bin 684 seyirci tribünden takip etti. Galatasaray taraftarının sezon boyunca iç saha maçlarına gösterdiği yoğun ilgi Antalyaspor karşısında da devam etti.
Ben dokuz maçlık serinin sadece saha içindeki oyunculara ait olduğunu düşünmüyorum. Özellikle iç sahada taraftar rakip üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Maçın sıkıştığı, skorun 1-1'e geldiği anlarda takımın yeniden hücuma gitmesinde tribünün enerjisi önemli.
Okan Buruk da maç sonrasında camia olarak kenetlendiklerini vurguladı. Yönetim, teknik heyet, futbolcu ve tribün aynı hedefe inanmaya başladığında büyük kulüplerde çok güçlü bir psikoloji oluşuyor. Bu psikolojinin şu anda Galatasaray'ın en büyük avantajlarından biri olduğunu düşünüyorum.
Galatasaray maça önde baskıyla başladı
Sarı-kırmızılı takım karşılaşmanın ilk dakikalarında Antalyaspor'u kendi sahasında karşılayarak topu mümkün olduğunca erken geri kazanmaya çalıştı. İlk tehlike 4. dakikada geldi. Milot Rashica'nın şutundan seken top Sacha Boey'in önünde kaldı. Fransız sağ bek sağ çaprazdan sol ayağıyla uzak köşeye plase denedi ancak top az farkla auta çıktı.
Ben Boey'in bu sezonki yükselişini her maçta yeniden görüyorum. Yaz kampının ilk günlerinde geleceği tartışılan oyuncu bugün hücum başlangıçlarının en aktif parçalarından biri. Çizgiyi tek başına kullanabiliyor, yüksek fizik gücüyle baskı yapıyor ve Rashica içeri girdiğinde dış koridoru dolduruyor.
Sağ taraftaki Rashica-Boey bağlantısı Galatasaray'ın özellikle son aylardaki en güçlü hücum yollarından biri haline geldi.
17. dakika: Rashica ortaladı, Mertens vurdu
Galatasaray 17. dakikada bir başka önemli fırsat üretti. Rashica'nın sağ kanattan gönderdiği ortayı Antalyaspor savunması tam olarak uzaklaştıramadı. Top ceza sahasının sağ çaprazında Dries Mertens'in önünde kaldı. Belçikalı oyuncu kontrolünün ardından kaleyi düşündü ancak vuruşu yandan auta çıktı.
Mertens'in ceza sahasının farklı noktalarında sürekli ortaya çıkması rakip savunmalar için büyük problem oluşturuyor. Bir pozisyonda Icardi'nin arkasında on numara, bir sonraki hücumda ceza sahasında ikinci santrfor gibi davranıyor.
Ben Icardi ile Mertens arasındaki bu görev paylaşımını Galatasaray hücumunun önemli gelişimlerinden biri görüyorum. Icardi stoperleri merkezde tutunca Mertens çevredeki boşlukları kullanabiliyor.
18. dakika: Antalyaspor direkten döndü
Galatasaray'ın baskılı başlangıcına rağmen Antalyaspor 18. dakikada ilk yarının belki de en net fırsatını buldu. Savunmanın arkasına gönderilen topta Shoya Nakajima sağ çaprazdan ceza sahasına girdi ve topu geriden gelen Sam Larsson'a çıkardı.
Larsson gelişine çok sert vurdu. Fernando Muslera'yı geçen top üst direkten oyun alanına döndü.
Ben bu pozisyonu maçın ciddi uyarısı olarak görüyorum. Galatasaray topa sahip ve rakip yarı sahada oynuyor olabilir; ama savunma çizgisi önde olduğunda arkanızdaki alanı doğru kontrol edemezseniz tek pasla kalenizde tehlike yaşayabilirsiniz.
Antalyaspor golü burada bulsa karşılaşmanın bütün psikolojisi farklı gelişebilirdi. Bu nedenle galibiyeti değerlendirirken rakibin kaçırdığı fırsatları da yok saymamak gerekiyor.
22. dakikada Mertens-Icardi bağlantısı
Galatasaray kısa süre sonra yeniden rakip kaleye gitti. Dries Mertens savunmanın arkasına çok kaliteli pas gönderdi. Mauro Icardi sol çaprazdan ceza sahasına girdi ancak açısı daraldı ve yaptığı vuruş istediği gücü kazanmadı.
Helton Leite topu kontrol etti.
Ben Icardi'yi sadece ceza sahası içinde bekleyen oyuncu olarak görmüyorum. Arjantinli santrfor savunmanın omzunda beklemeyi ve doğru anda arkaya koşmayı çok iyi biliyor. Mertens ile arasındaki uyum arttıkça bu tür pozisyonların daha fazla geleceğini düşünüyorum.
Antalyaspor oyunun hızını düşürdü
Okan Buruk maç sonrasında Antalyaspor'un eksikleri nedeniyle daha savunmacı ve mücadele ağırlıklı bir oyun seçtiğini söyledi. Rakibin uzun topları tercih ettiğini, oyunun sık sık durduğunu ve topun oyunda kalma süresinin düşük olduğunu belirtti.
Teknik direktörün verdiği bilgiye göre top karşılaşma boyunca yaklaşık 49 dakika oyunda kaldı. İlk yarıda oyunun sık sık kesilmesi Galatasaray'ın sürekli tempo yakalamasını zorlaştırdı.
Ben kapalı veya oyunu yavaşlatan rakibi suçlamam. Antalyaspor kendi puanını almak için elindeki plana göre oynuyor. Büyük takımın görevi o oyunu çözmek. Rakip size açık alan bırakmayabilir, tempoyu düşürebilir, fiziksel mücadeleye çevirebilir. Şampiyonluk istiyorsanız bunların hepsine karşı cevap geliştirmek zorundasınız.
34. dakika: Boey'in füzesini Helton Leite çıkardı
Galatasaray 34. dakikada gole çok yaklaştı. Emre Taşdemir'in soldan yaptığı ortada ceza sahasındaki temasların ardından top sağ taraftan bindiren Sacha Boey'in önünde kaldı.
Boey topu dizinde kontrol edip çok sert vurdu. Helton Leite sağına gelen şutu güçlükle kornere çeldi.
Ben Boey'in hücumda bu kadar aktif olmasını Okan Buruk'un oyun yapısının doğal sonucu görüyorum. Rashica iç koridora girdiğinde Boey'in bindirmesi rakibin sol tarafında ikiye bir oluşturuyor. Bu bağlantı sezon ilerledikçe daha da otomatik hale geldi.
41. dakika: Kerem'in vuruşuna Ömer Toprak duvar oldu
İlk yarının son bölümünde Galatasaray yine soldan çok iyi hücum geliştirdi. Mertens'in pasıyla çizgiye inen Emre Taşdemir topu penaltı noktasına doğru çıkardı. Kerem Aktürkoğlu uygun pozisyonda gelişine vurdu ancak Ömer Toprak vücudunu topun önüne koyarak golü engelledi.
Ben Kerem'in savunma arkasına yaptığı koşuları sezonun son döneminde daha doğru kullandığını düşünüyorum. Artık sadece topu ayağına alıp rakibini geçmeye çalışan kanat değil. Icardi'nin çevresindeki boşluklara koşuyor ve ceza sahasında bitirici pozisyonlara giriyor.
43. dakika: Abdülkerim'in kafasını kaleci çıkardı
Dries Mertens'in kullandığı kornerde Abdülkerim Bardakcı ön direkte iyi yükseldi ve kafa vuruşunu yaptı. Helton Leite refleks göstererek topun ağlara gitmesini engelledi.
Abdülkerim'in duran toplardaki tehdidi sezon boyunca önemli hale geldi. Başakşehir deplasmanında gol atmıştı ve hemen her kornerde rakip için ekstra eşleşme problemi yaratıyor.
Ben stoperlerin duran toplardan sezon boyunca birkaç gol üretmesini şampiyonluk yarışında çok değerli görüyorum. Kapalı savunmayı açık oyunda çözemediğiniz bir gün kornerden gelen kafa vuruşu üç puan getirebilir.
İlk yarı golsüz tamamlandı
Galatasaray ilk yarıda daha fazla topa sahip oldu, daha fazla şut attı ve rakip ceza sahasında daha fazla bulundu ancak golü bulamadı. Antalyaspor ise Larsson'un direkten dönen vuruşuyla maçın en net fırsatlarından birini yakaladı.
Ben devre arasındaki 0-0'ı Galatasaray açısından paniğe sebep olacak skor olarak görmezdim. Oyunun kontrolü büyük ölçüde bizdeydi ve pozisyon üretiyorduk. Sorun yine sezonun birçok maçında olduğu gibi son vuruştu.
Okan Buruk'un da haftalardır söylediği şey aynı: Galatasaray pozisyona giriyor ancak maçı erken koparacak bitiriciliği her karşılaşmada gösteremiyor.
50. dakika: Kerem ortaladı, Icardi kafayı vurdu
Galatasaray ikinci yarıya aradığı golle başladı. TFF'nin resmî kaydına göre gol 50. dakikada geldi; kulübün maç raporunda ise pozisyon 49. dakika olarak aktarılıyor. Tarihsel istatistikte TFF'nin 50. dakika kaydını esas almak daha doğru.
Kerem Aktürkoğlu sol taraftan ceza sahasına doğru çok iyi orta gönderdi. Mauro Icardi iki savunmacının arasında pozisyonunu aldı, topun gelişini doğru zamanladı ve yükselerek yaptığı düzgün kafa vuruşuyla Helton Leite'yi mağlup etti: 1-0.
Ben golün iki oyuncu açısından da çok değerli olduğunu düşünüyorum. Kerem santrforun nereye koşacağını artık daha iyi biliyor. Icardi ise servis geldiğinde neden Avrupa'nın en iyi ceza sahası golcülerinden biri olarak tanındığını gösteriyor.
Orta mükemmel ama bitiriş de aynı kalitede. Santrfor savunmacının önüne erken koşmuyor, arkasında kaybolmuyor; tam topun geliş anında doğru boşluğa yükseliyor.
Icardi'nin ligdeki gol sayısı yükseliyor
Mauro Icardi Antalyaspor karşısındaki golüyle Galatasaray forması altında gol serisini sürdürdü. Özellikle Alanyaspor maçından sonra başlayan yükseliş, Beşiktaş ve Başakşehir karşılaşmalarıyla devam etmiş; Kadıköy'deki Fenerbahçe derbisinde sakatlıktan dönerek bir gol ve bir asistlik katkı vermişti.
Hatayspor karşısında skor tabelasına adını yazdıramasa da takımın hücum merkezinde görev yaptı. Antalyaspor'a karşı yeniden fileleri buldu.
Ben Icardi'nin etkisini sadece toplam gol sayısıyla değerlendirmem. Kerem ve Rashica gibi oyuncuların da oyununu değiştiriyor. Rakip stoperler sürekli onun konumuna dikkat etmek zorunda olduğu için kanat oyuncularına daha fazla alan çıkıyor.
Icardi-Kerem bağlantısı giderek güçleniyor
Başakşehir deplasmanında Icardi iki Kerem golünü hazırlamış, Kadıköy'de de Kerem'in ikinci golünün asistini yapmıştı. Antalyaspor karşısında bu kez roller değişti: Kerem ortaladı, Icardi bitirdi.
Ben şampiyonluk yolunun en önemli gelişmelerinden birini burada görüyorum. Yıldız santrfor ile takımın yerli hücum liderlerinden biri arasında güçlü saha içi ilişki oluşuyor.
İyi hücum bağlantısı tek yönlü olmaz. Bazen Icardi Kerem'e alan açacak, bazen pas verecek; bazen Kerem Icardi'yi besleyecek. Rakip savunma hangisine öncelik vereceğini kestiremediğinde Galatasaray'ın hücumu çok daha tehlikeli hale geliyor.
55. dakika: Luiz Adriano beraberliği getirdi
Galatasaray'ın üstünlüğü uzun sürmedi. TFF kayıtlarına göre 55. dakikada Antalyaspor duran top organizasyonunda beraberliği sağladı. Sol taraftan ceza sahasına gönderilen topa Luiz Adriano çok iyi yükseldi ve yaptığı kafa vuruşuyla Fernando Muslera'nın uzanamayacağı köşeyi buldu: 1-1.
Galatasaray kulübünün maç raporunda gol 54. dakika olarak geçiyor; resmî TFF kaydında ise 55. dakika. Burada da tarihsel istatistik açısından 55. dakikayı esas almak daha sağlıklı.
Ben bu golde Galatasaray'ın duran top savunmasını eleştiririm. Luiz Adriano ceza alanında bu kadar rahat yükselmemeli. Oyuncunun kafa vuruşu çok kaliteli olabilir ama ona bu vuruş alanını bırakmamak bizim sorumluluğumuz.
Galatasaray'ın cevabı yalnız dört dakika sürdü
Ben maçın belki de en önemli psikolojik anını beraberlik golünden sonraki dört dakika olarak görüyorum. Geçen sezon veya bu sezonun ilk bölümündeki Galatasaray zaman zaman gol yedikten sonra ritmini kaybediyor, birkaç dakika ne yapacağını bilemiyordu.
Antalyaspor karşısında ise beraberlik moral bozukluğu yaratmadı. Takım yeniden rakip yarı sahaya gitti ve yalnızca birkaç dakika içinde tekrar öne geçti.
Şampiyonluk takımı olmanın belirtilerinden biri bu. Gol yediğinde dünyanın sonu gelmiş gibi davranmıyorsunuz. Topu santraya koyup aynı planla yeniden saldırıyorsunuz.
59. dakika: Boey ortaladı, Floranus kendi kalesine attı
Galatasaray'ın galibiyet golü 59. dakikada geldi. Sacha Boey sağ kanatta hücuma katıldı ve ceza sahasına doğru etkili orta gönderdi. Sergio Oliveira topa doğru yükselirken Antalyaspor savunmasındaki Sherel Floranus araya girmeye çalıştı.
Floranus'un ters kafa vuruşunda top kendi kalesine yöneldi ve Helton Leite'nin müdahale edemeyeceği noktadan ağlarla buluştu: 2-1.
Gol resmî kayıtlarda Sherel Floranus'un kendi kalesine attığı gol olarak yer aldı. Sergio topa dokunmadığı için gol Portekizli oyuncuya yazılmadı.
Ben pozisyonun oluşumunda yine Sacha Boey'i öne çıkarıyorum. Sağ bekin yüksek enerjisi ve sürekli bindirmesi rakibi hata yapmaya zorluyor. Boey'in ortası gelmese Floranus'un ters müdahalesi de olmazdı.
Boey bir kez daha galibiyetin önemli parçalarından
Sacha Boey skor tabelasında gol veya asist sahibi görünmese de Galatasaray'ın ikinci golünün temelini attı. Sezonun ilk yarısında Konyaspor'a karşı Sergio'nun golünü hazırlamış, farklı maçlarda sağ çizgiden ciddi hücum katkısı vermişti.
Ben onun gelişimini yalnız fiziksel performansla açıklamıyorum. İlk aylara göre son pas konusunda da daha doğru tercihler yapıyor. Ne zaman bindireceğini, ne zaman Rashica'nın koşusuna alan açacağını ve topu ne zaman ceza sahasına göndereceğini daha iyi okumaya başladı.
Genç oyuncunun sezon başında kadronun kenarında görülürken bugün lider takımın değişmezlerinden biri haline gelmesi Galatasaray'ın sezon içindeki en önemli bireysel kazanımlarından.
71. dakika: Penaltı verildi, VAR sonrası iptal edildi
Galatasaray 71. dakikada üçüncü gole çok yaklaştı. Mauro Icardi ceza alanında vuruşunu yaptı ve top Ömer Toprak'ın eline temas etti. Hakem Ali Şansalan penaltı noktasını gösterdi.
Ancak VAR incelemesi sonrasında pozisyonun başlangıcında Icardi'nin rakibine faul yaptığına karar verildi ve penaltı iptal edildi.
Ben burada üçüncü golün gelmemesinin maçı gereksiz yere son dakikaya taşıdığını düşünüyorum. Pozisyon faul kabul edilmiş olabilir; karar ayrı tartışılır. Fakat Galatasaray'ın 2-1'den sonra başka fırsatları da vardı. Maçı daha erken bitirecek üçüncü golü bulmak gerekiyordu.
Antalyaspor maçı bırakmadı
Antalyaspor ligde zor dönem geçiriyor olsa da Nef Stadyumu'nda son ana kadar oyunun içinde kaldı. Teknik sorumlu Alfons Groenendijk'in ekibi özellikle uzun toplar, duran toplar ve fiziksel mücadele üzerinden Galatasaray'ı zorlamaya çalıştı.
İlk yarıda Larsson'un direkten dönen topu ve ikinci yarıda Luiz Adriano'nun golü, rakibin sadece savunmak için gelmediğini gösterdi.
Ben dokuz maçlık galibiyet serisi içindeki her rakibin “Galatasaray zaten kazanıyor” diye teslim olmayacağını biliyorum. Tam tersine lideri yenmek alt sıralardaki takım için ekstra motivasyon. Seri uzadıkça her rakibin size karşı motivasyonu daha da artıyor.
79. dakika: Yunus ve Dubois oyunda
Okan Buruk 79. dakikada iki değişiklik yaptı. Milot Rashica ile Emre Taşdemir oyundan çıkarken Yunus Akgün ve Leo Dubois sahaya girdi.
Yunus hücumdaki enerjiyi yenilemek, Dubois ise sol bekte taze oyuncuyla savunma güvenliğini artırmak amacıyla kullanıldı.
Ben geniş kadronun şampiyonluk yarışındaki önemini burada görüyorum. İlk 11'inizde Rashica var, yorulduğunda Yunus giriyor. Emre Taşdemir çıkıyor, Fransa Milli Takımı tecrübesi bulunan Dubois sahaya geliyor. Teknik direktörün seçenek kalitesi sezonun ilk aylarına göre çok yüksek.
84. dakika: Mertens hazırladı, Sergio vurdu
Galatasaray maçın son bölümünde üçüncü gole yeniden yaklaştı. Dries Mertens çok iyi pasla Sergio Oliveira'yı ceza sahasının sağ tarafında buluşturdu. Portekizli oyuncu sert vurdu; Helton Leite köşeye giden topu güçlükle çıkardı.
Ben bu pozisyonun gol olmamasına üzülüyorum çünkü maçın son bölümündeki stresi tamamen bitirebilirdi. 3-1 olduğunda rakibin bütün umudu büyük ölçüde sona erer. 2-1'de ise tek duran top veya seken top bütün gecenin emeğini değiştirebilir.
87. dakikada Barış Alper ve Berkan oyuna girdi
Kerem Aktürkoğlu ile Lucas Torreira 87. dakikada kenara geldi; Barış Alper Yılmaz ve Berkan Kutlu oyuna dahil oldu. Okan Buruk böylece son dakikalarda takımın fiziksel gücünü ve koşu kapasitesini tazeledi.
Barış rakibin öne çıkacağı bölümde kontratak tehdidi oluştururken Berkan orta sahada pres gücü sağladı. 89. dakikada Mertens de yerini Juan Mata'ya bıraktı.
Ben Okan Buruk'un bu dönemde kulübeyi giderek daha iyi kullandığını düşünüyorum. Sezon başında her değişiklik tartışılıyordu. Ocak ayında ise oyunun ihtiyacına göre farklı profil çıkarabiliyor.
Uzatma bölümünde oyun yeniden hareketlendi
Karşılaşmaya dokuz dakikalık uzatma eklendi ve oyun çeşitli duraklamalar nedeniyle 100. dakikayı aştı. Galatasaray bu bölümde sadece kendi ceza sahasını savunmak yerine rakip kalede üçüncü golü aramaya devam etti.
Sarı-kırmızılı takım özellikle Barış Alper'in koşularıyla Antalyaspor savunmasını geriye itmeye çalıştı. Bu yaklaşımı önemli buluyorum. Son dakikada sadece savunma yaparsanız rakibi sürekli üzerinize çağırırsınız. Hücum tehdidini korumak rakibin bütün oyuncularıyla ileri çıkmasını engeller.
90+10: Luiz Adriano kırmızı kart gördü
Maçın son anlarında Luiz Adriano ile Abdülkerim Bardakcı arasında yaşanan pozisyonda Antalyasporlu oyuncu rakibine dirsekle müdahale etti. Hakem Ali Şansalan Luiz Adriano'ya doğrudan kırmızı kart gösterdi.
TFF kaydında ihraç 90+10. dakika olarak yer aldı. Abdülkerim de aynı bölümde sarı kart gördü.
Karşılaşmanın hemen ardından son düdük geldi ve Galatasaray 2-1'lik skorla dokuzuncu lig galibiyetini art arda elde etti.
Galatasaray 20 şut çekti
Maçın istatistikleri Galatasaray'ın hücumdaki üstünlüğünü açık biçimde gösteriyor. Sarı-kırmızılı takım yaklaşık yüzde 60 topa sahip oldu, toplam 20 şut çekti ve bunların altısını kaleye gönderdi. Antalyaspor yedi şutta iki kez isabet buldu.
Galatasaray 16 korner kullanırken rakibin yalnız bir korneri vardı. Rakip ceza sahasında 34 kez topla buluşuldu. Antalyaspor bu alanda 15 buluşmada kaldı.
Ben istatistiklerin Galatasaray'ın maçı hak ettiğini gösterdiğini düşünüyorum. Ancak başka bir eleştiri de aynı rakamlardan çıkıyor: 20 şut ve 34 ceza sahası buluşmasından yalnızca bir doğrudan Galatasaray golü çıktı; ikinci gol rakibin kendi kalesine.
Şampiyonluk yolunda bu üretimi daha yüksek bitiricilikle birleştirmemiz gerekiyor.
Antalyaspor 26 uzaklaştırma yaptı
Rakibin yaptığı 26 uzaklaştırma Galatasaray'ın maçın önemli bölümünü Antalyaspor yarı alanında oynadığını gösteriyor. Konuk takım ceza sahası çevresindeki yoğun baskıya karşı çok sayıda topu uzaklaştırmak zorunda kaldı.
Ben bu tip karşılaşmaların sezonun ikinci yarısında daha fazla yaşanacağını düşünüyorum. Lider takıma karşı birçok rakip öncelikle alan kapatmayı tercih edecek. Galatasaray'ın dar alanda sabırlı ama hızlı pas yapması, beklerini doğru kullanması ve ceza sahasına farklı oyuncular sokması gerekiyor.
Resmî maçlarda üst üste 12. galibiyet
Antalyaspor galibiyeti yalnız lig serisini değil bütün kulvarlardaki kazanma serisini de devam ettirdi. Galatasaray resmî karşılaşmalarda art arda 12. kez sahadan galip ayrıldı.
Seri Fatih Karagümrük deplasmanındaki 2-0'lık galibiyetle başlamıştı. Ardından Beşiktaş ligde, Ofspor kupada, Başakşehir ligde, Ankara Keçiörengücü kupada, İstanbulspor, Sivasspor, Ankaragücü, Fenerbahçe ve Hatayspor ligde, Alanyaspor Türkiye Kupası'nda ve son olarak Antalyaspor Süper Lig'de mağlup edildi.
| Rakip | Kulvar | Sonuç |
|---|---|---|
| Fatih Karagümrük | Süper Lig | 2-0 |
| Beşiktaş | Süper Lig | 2-1 |
| Ofspor | Türkiye Kupası | 2-1 |
| Başakşehir | Süper Lig | 7-0 |
| Ankara Keçiörengücü | Türkiye Kupası | 1-0 |
| İstanbulspor | Süper Lig | 2-1 |
| Sivasspor | Süper Lig | 2-1 |
| Ankaragücü | Süper Lig | 2-1 |
| Fenerbahçe | Süper Lig | 3-0 |
| Hatayspor | Süper Lig | 4-0 |
| Alanyaspor | Türkiye Kupası | 2-1 |
| Antalyaspor | Süper Lig | 2-1 |
Ben 12 maçlık bütün kulvarlar serisini takımın özgüveninin gerçek göstergesi olarak görüyorum. Rakiplerin seviyesi, saha ve turnuva sürekli değişiyor ama sonuç değişmiyor: Galatasaray kazanıyor.
Ligde üst üste dokuzuncu galibiyet
Süper Lig özelindeki seri Antalyaspor maçıyla dokuza çıktı. Galatasaray sırasıyla Fatih Karagümrük, Beşiktaş, Başakşehir, İstanbulspor, Sivasspor, Ankaragücü, Fenerbahçe, Hatayspor ve Antalyaspor'u mağlup etti.
Bu serinin içinde iki İstanbul derbisi, zorlu Sivas deplasmanı, Başakşehir'e karşı tarihi 7-0 ve farklı oyun senaryoları bulunuyor.
Ben dokuz galibiyetin değerini tek tek skorları yan yana koyunca daha iyi anlıyorum. Bazı maçları açık oyunla, bazılarını son dakika direnciyle, bazılarını derbi disipliniyle kazandık. Şampiyonluk takımı her hafta aynı biçimde kazanmaz; o gün ne gerekiyorsa onu yapar.
Okan Buruk'un Galatasaray'ı kazanma alışkanlığı oluşturdu
Sezonun ilk aylarında Okan Buruk'un takımı hakkında en fazla konuşulan sorunlardan biri oyun ile skor arasında devamlılık sağlayamamasıydı. Giresunspor'a evde kaybedildi, Kayseri deplasmanında kötü futbol oynandı ve Alanyaspor karşısında 2-0'lık avantaj son dakikada kaybedildi.
O günlerde teknik direktör hakkında çok sert tartışmalar yapıldı. Dursun Özbek yönetimi ise Okan Buruk'un arkasında durdu.
Ocak 2023'e geldiğimizde tablo tamamen farklı. Takım ligde dokuz, bütün resmî maçlarda 12 karşılaşma üst üste kazanmış durumda.
Ben futbolda teknik direktör istikrarının neden önemli olduğunun en güzel örneklerinden birini görüyorum. Eleştiri yapılacak ama her kötü haftada sistem yıkılmayacak. Hocaya çalışması için zaman verirseniz sonuç bazen birkaç ay içinde çok farklı noktaya gelebilir.
Okan Buruk resmî maç galibiyet serisiyle kulüp tarihine geçti
Dönemin maç istatistiklerinde Okan Buruk, Galatasaray'ın başında art arda 12 resmî maç kazanarak teknik direktör olarak önemli bir kulüp rekoruna ulaştı. Seri kupa ve lig karşılaşmalarının birlikte değerlendirilmesiyle oluştu.
Ben bu başarıyı sadece kişisel teknik direktör istatistiği olarak görmüyorum. Okan Buruk'un en önemli başarısı farklı rotasyonlarla da kazanma alışkanlığını koruması. Kupada ana oyuncular dinleniyor ama takım kazanıyor; ligde yıldızlar dönüyor ve seri sürüyor.
Kadro gerçekten takım haline geldiğinde ilk 11'deki bir eksik bütün yapıyı yıkmıyor.
Henüz ligdeki tek sezonluk seri rekoru değil
Tarihsel açıdan önemli bir ayrımı korumak gerekiyor. Antalyaspor maçı sonrasında Süper Lig'deki seri dokuz galibiyet. Galatasaray'ın profesyonel lig tarihinde aynı sezon içerisindeki 10 maçlık yeni galibiyet serisi rekoru henüz bu tarihte oluşmuş değil.
O rekor ihtimali bir sonraki Giresunspor maçında gündeme gelecek. 22 Ocak itibarıyla doğru kayıt dokuz lig galibiyeti ve 12 resmî maç galibiyeti.
Ben tarihsel arşivde ileride gerçekleşecek rekoru bugüne taşımam. Antalyaspor gecesinin değeri zaten gelecekteki sonucu bilmeden de çok büyük.
Galatasaray 45 puanda zirvede
Antalyaspor galibiyetiyle puan 45'e yükseldi. Galatasaray 22 Ocak'ın ilk saatlerinde liderliğini sürdürüyordu ve haftanın kalan maçlarından önce takipçilerine önemli baskı yapmıştı.
Ben lider takımın maçını rakiplerinden önce oynadığında kazanmasını psikolojik açıdan önemli görüyorum. Siz üç puanı alıp tabelada farkı açıyorsunuz; takipçiniz sahaya çıkarken kazanmak zorunda olduğunu biliyor.
Şampiyonluk yarışı yalnız sahadaki futbol değil, haftalar boyunca oluşan psikolojik baskının da yönetimi.
İkinci yarıya galibiyetle başlandı
19 takımlı Süper Lig düzeninde Antalyaspor karşılaşması Galatasaray açısından sezonun ikinci yarısının başlangıç maçlarından biri niteliğindeydi. İlk yarıyı lider tamamlayan sarı-kırmızılı ekip ikinci devreye de üç puanla başladı.
Ben bunu önemli eşik görüyorum. İlk yarıda yaptığınız hiçbir şey şampiyonluğu garanti etmiyor. Rakipler transfer yapacak, takımlar sizi daha iyi analiz edecek ve her maç lideri yenmek isteyen ekstra motive rakiple karşılaşacaksınız.
İkinci yarının ilk görevlerinden biri kazanma serisini sürdürmekti; Antalyaspor karşısında zor da olsa başarıldı.
Icardi: Haftadan haftaya bakmalıyız
Mauro Icardi maç sonrasında ilk yarının zor geçtiğini, fırsatlar yakaladıklarını ancak gole çeviremediklerini söyledi. İkinci yarıda golünü bulduğunu ve takımın sonunda kazanmayı başardığını belirtti.
Arjantinli santrfor bir forvet olarak görevinin yakaladıkları şansları gole çevirmek olduğunu vurgularken takımın ana hedefinin her hafta kazanmak olduğunu söyledi. Sezon sonuna değil haftadan haftaya bakmaları gerektiğini ve aynı çalışma isteğini sürdürmeleri halinde hedeflerine ulaşabileceklerine inandığını ifade etti.
Ben bu yaklaşımı şampiyonluk yarışının doğru psikolojisi olarak görüyorum. Dokuz maç kazanmış olabilirsiniz ama onuncu maçın puanını size peşinen vermiyorlar. Önce Giresunspor'u düşüneceksiniz, sonra bir sonraki rakibi.
Icardi taraftarla bağını güçlendiriyor
Maçın ardından futbolcular tribünlerin önüne giderken Mauro Icardi orta sahada taraftara üçlü çektirdi. Arjantinli oyuncu maç sonu açıklamasında taraftarın rakipleri zor duruma sokan çok güçlü atmosfer yarattığını ve futbolcular olarak bu sevgiye goller ve galibiyetlerle cevap vermeye çalıştıklarını söyledi.
Ben Icardi ile Galatasaray taraftarı arasındaki bağın birkaç ay içinde olağanüstü hızla geliştiğini düşünüyorum. Eylül ayında havalimanında başlayan hikâye Beşiktaş golleri, Başakşehir performansı ve Kadıköy'deki golle başka boyuta geçti.
Antalyaspor karşısında da kritik anda golü atıyor ve maç sonunda tribünün sevincinin merkezine yerleşiyor.
Kerem: Hedefimiz şampiyonluk
Kerem Aktürkoğlu da maçın ardından takımın hedefinin açık biçimde şampiyonluk olduğunu vurguladı. Oyuncuların tek tek bireysel istatistiklerinden çok takım başarısının önemli olduğunu, Galatasaray'ın sezon sonunda kupayı kazanmak için çalıştığını belirtti.
Ben Kerem'in Icardi'ye yaptığı asistin yanında bu bakış açısını da önemli buluyorum. Galatasaray'ın yıldız sayısı arttıkça oyuncular bireysel dakika veya istatistik yarışına girebilir. Şampiyon takım olmanın yolu herkesin ortak hedefi öncelik haline getirmesinden geçiyor.
Abdülkerim: Takım savunması en önden başlıyor
Abdülkerim Bardakcı maç sonrası değerlendirmesinde Antalyaspor'un iyi takım olduğunu ve zorlu karşılaşmaya doğru analizle hazırlandıklarını söyledi. Savunmanın sadece stoperlerden oluşmadığını, takım savunmasının en ileri uçtan başladığını vurguladı.
Nelsson ile iyi uyum yakaladığını ve arkalarında Muslera gibi önemli kaleci bulunmasının güven verdiğini belirtti.
Ben bu sözleri Galatasaray'ın son dönemdeki başarısını açıklayan temel noktalardan biri görüyorum. Şampiyonluk takımı sadece iyi hücum etmez. Icardi ve Mertens ön alanda baskı yapacak, Torreira merkezi kapatacak, stoperler çizgiyi öne çıkaracak. Savunma bütün takımın ortak işi.
Nelsson-Abdülkerim ortaklığı giderek güçleniyor
Sezon başında Marcao'nun Sevilla'ya satılmasının ardından Galatasaray savunmasının nasıl şekilleneceği büyük soru işaretiydi. Victor Nelsson'un yanında Konyaspor'dan transfer edilen Abdülkerim Bardakcı yeni partner oldu.
İlk aylarda bazı bireysel hatalar ve kırmızı kartlar yaşandı. Giresunspor maçındaki geri pas hatası uzun süre konuşuldu. Fakat sezon ilerledikçe iki stoperin birbirine alıştığı açık biçimde görülüyor.
Ben savunmada bu sürekliliği çok önemsiyorum. Stoper ortaklığı pas oyununda da savunma yerleşiminde de zamanla gelişiyor. Nelsson ve Abdülkerim artık birbirinin ne zaman öne çıkacağını, kimin arkayı süpüreceğini daha iyi biliyor.
Muslera faktörü
Abdülkerim'in de söylediği gibi bu savunmanın arkasında Fernando Muslera gibi son derece deneyimli kalecinin bulunması büyük avantaj. Antalyaspor karşısında rakip yalnızca iki isabetli şut buldu ve birinde gol attı; Muslera maçın büyük bölümünde yoğun baskı altında değildi.
Fakat şampiyonluk yarışında kalecinin değeri sadece 10 kurtarış yaptığı gecelerde anlaşılmaz. Savunma çizgisini yönetmesi, yüksek toplarda zamanlaması ve kritik tek pozisyonda doğru karar vermesi de önemli.
Ben Galatasaray'ın yıllardır en büyük istikrar kaynaklarından birinin kaptanı olduğunu düşünüyorum.
Okan Buruk: Galibiyeti hak ettik
Okan Buruk maç sonrasında Antalyaspor'un savunma ve mücadele yönü ağır basan oyununa rağmen Galatasaray'ın galibiyeti hak ettiğini düşündüğünü söyledi. Oyunun bazı bölümlerde yavaşladığını, topun oyunda kalma süresinin düşük olduğunu ve buna rağmen takımının çok sayıda pozisyon ürettiğini belirtti.
Teknik direktör özellikle seri devam ederken üzerlerindeki baskının arttığını ancak camia olarak kenetlendiklerini vurguladı.
Ben hocanın bu noktada galibiyet serisinin getirdiği psikolojik yükü doğru okuduğunu düşünüyorum. Seri uzadıkça takımın üzerinde “bu hafta bitecek mi?” baskısı oluşuyor. Rakip de seriyi bitiren takım olmak için ekstra motive geliyor.
Her maçın zorluğu bu nedenle biraz daha yükseliyor.
Camia olarak kenetlenmenin sahadaki karşılığı
Galatasaray'ın sezonun ilk bölümündeki en büyük değişimlerinden biri camia atmosferi. Yaz aylarında yeni yönetim, yeni teknik direktör ve tamamen değişen kadro nedeniyle belirsizlik vardı. İlk aylarda kötü sonuçlar geldiğinde tartışmalar da yükseldi.
Ocak ayına geldiğimizde ise yönetim, takım ve taraftar arasında çok daha güçlü ortak hedef oluştu. Tribünler doluyor, oyuncular maç sonlarında taraftarla birlikte kutlama yapıyor ve takım üst üste kazanıyor.
Ben bu birlik halinin futbolcular üzerindeki etkisini küçümsemem. Oyuncu hata yaptığında tribünün desteğini hissederse bir sonraki topu almaktan korkmaz. Takım 1-1 olduğunda taraftar inanıyorsa saha içindeki futbolcu da yeniden gol arar.
Dursun Özbek'in aynı günkü mesajı
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek de 21 Ocak günü kulübün yeni üye berat töreninde camianın kenetlendiğini ve takımın rakiplerinde endişe oluşturan güçlü döneme girdiğini ifade etti. Özbek özellikle tribünlerdeki birlikteliğe dikkat çekti.
Ben başkanın sert rekabet söylemlerinden bağımsız olarak bir noktaya katılıyorum: Galatasaray'ın en güçlü hali kendi içindeki enerjiyi saha başarısına çevirebildiği dönemler. Yönetim kavgalarının futbol takımının önüne geçtiği sezonlarda kulüp zarar görüyor.
Bugün konuşulan şey yönetim tartışması değil, dokuz maçlık galibiyet serisi ve liderlik. Doğru olan da bu.
Dokuz maçlık serinin başlangıcı Karagümrük deplasmanı
Galatasaray'ın ligdeki kazanma serisi 28 Ekim 2022'de Fatih Karagümrük karşısındaki 2-0'lık deplasman galibiyetiyle başladı. O gün takım Alanyaspor karşısında 2-0'dan 2-2'ye gelen beraberliğin ve hakem tartışmalarının ardından sahaya çıkmıştı.
Karagümrük galibiyetiyle başlayan süreç Beşiktaş derbisindeki 2-1 ve Başakşehir deplasmanındaki tarihi 7-0'la devam etti. Dünya Kupası arası geldi fakat takımın ritmi kesilmedi.
Lig yeniden başladığında İstanbulspor 2-1 yenildi. Sivas deplasmanından 2-1, Ankaragücü maçından 2-1 galibiyet çıktı. Kadıköy'de Fenerbahçe 3-0, ardından Hatayspor 4-0 mağlup edildi. Son halka Antalyaspor karşısındaki 2-1 oldu.
Ben bu serinin asıl değerini Dünya Kupası arasını aşmış olmasında görüyorum. Yaklaşık bir buçuk aylık büyük kesinti birçok takımın ritmini bozabilirdi. Galatasaray ara öncesinde kazandığı gibi ara sonrasında da kazanmaya devam etti.
Seride derbiler ve zorlu deplasmanlar var
Dokuz maçlık seriyi sadece “fikstür kolaydı” diyerek küçümsemek mümkün değil. Beşiktaş ve Fenerbahçe derbileri kazanıldı. Başakşehir deplasmanında 7-0 gibi tarihi skor alındı. Sivasspor'un zorlu kış deplasmanından üç puan çıkarıldı.
Ben şampiyonluk adayının gücünü farklı rakiplere karşı çözüm üretmesinden anlarım. Beşiktaş'a karşı başka oyun, Fenerbahçe'ye karşı başka geçiş planı, Antalyaspor'un geride beklediği maçta başka sabır gerekiyor.
Okan Buruk'un Galatasaray'ı son iki ayda tam da bu konuda gelişti.
Kupada da seri devam ediyor
Galatasaray'ın resmî maçlardaki 12 maçlık galibiyet serisine Türkiye Kupası karşılaşmaları da dahil. Ofspor 2-1, Ankara Keçiörengücü 1-0 ve Corendon Alanyaspor 2-1 mağlup edildi.
Özellikle kupa maçlarında rotasyon yapılmasına rağmen kazanma alışkanlığının korunması önemli. Ana oyuncuların bir kısmı dinleniyor, başka futbolcular sahaya çıkıyor fakat takımın hedefi değişmiyor.
Ben şampiyonluk kültürünün tam olarak burada oluştuğunu düşünüyorum. Rakibin veya turnuvanın adına göre ciddiyet değiştirmemeli.
Alanyaspor kupa galibiyeti Antalyaspor maçından dört gün önce geldi
Galatasaray 17 Ocak'ta Ziraat Türkiye Kupası Son 16 Turunda Corendon Alanyaspor'u deplasmanda 2-1 yenerek çeyrek finale yükselmişti. Okan Buruk o maçta da takımının özellikle ilk bölümdeki oyunundan memnun kalmış ancak daha iyi bitiricilik gerektiğini söylemişti.
Yalnız dört gün sonra Antalyaspor karşısına çıkan takım fiziksel olarak kısa dinlenme süresine rağmen galibiyet serisini devam ettirdi.
Ben fikstür sıkışıklığında kadro genişliğinin değerini burada görüyorum. Avrupa'da olmamak Galatasaray'a genel olarak avantaj sağlıyor ama Türkiye Kupası haftalarında yine üç-dört gün arayla maç oynanıyor. Kulübedeki oyuncuların kalitesi bu dönemlerde belirleyici.
Icardi şampiyonluk yarışının merkez oyuncusuna dönüşüyor
Eylül ayında Icardi İstanbul'a geldiğinde transferin mali şartları, özel hayatı ve geçmiş kariyeri çok konuşuluyordu. Ocak ayında ise gündemin ana konusu sahadaki performansı.
Ben tam olarak bunu isterim. Futbolcu manşeti sahadaki yaptığı işlerle belirlemeli. Beşiktaş'a iki gol, Başakşehir'e gol ve asistler, Kadıköy'de bir gol bir asist ve şimdi Antalyaspor'a liderliği sürdüren kafa golü.
Icardi'nin gerçek Galatasaray hikâyesi giderek daha fazla futbol üzerinden yazılıyor.
Şampiyonluk yarışı henüz bitmedi
Dokuz maç üst üste kazanmak, 45 puana ulaşmak ve zirvede bulunmak çok değerli. Ama ocak ayındayız. Sezonun kalan bölümünde onlarca puan dağıtılacak.
Ben en büyük riskin takımın ve camianın “artık şampiyon olduk” havasına girmesi olduğunu düşünüyorum. Galibiyet serisi bir gün bitebilir. Önemli olan seri bittikten sonra nasıl cevap vereceğiniz.
Şampiyonluk yarışını kazandıran sadece en uzun seri değil, kötü sonuçtan sonra yeniden kazanabilme hızı.
Sırada Giresunspor deplasmanı var
Galatasaray Süper Lig'in 21. haftasında Bitexen Giresunspor'a konuk olacak. Bu karşılaşmanın sezonun ilk yarısındaki özel bir hesabı da var. Giresunspor, Galatasaray'ı Nef Stadyumu'nda 1-0 mağlup ederek sarı-kırmızılı takıma sezonun ilk yenilgisini yaşatmıştı.
Ben rövanşı intikam diliyle büyütmem ama futbolcuların o maçı unutmadığını düşünüyorum. Üstelik ligdeki dokuz maçlık galibiyet serisini çift haneye çıkarma fırsatı da var.
Fakat Giresunspor'un ligdeki konumu veya ilk maçın hikâyesi rehavete neden olmamalı. Tam tersine, sezonun ilk karşılaşmasında bu rakibin ne kadar zor olabileceğini bizzat gördük.
Galatasaray artık rakibin yenmek istediği lider
Ligin ilk haftalarında Galatasaray yeni kurulan, ne oynayacağı tam belli olmayan takımdı. Bugün ise herkesin serisini bitirmek istediği lider.
Bu durum maçların zorluğunu artırır. Rakip oyuncu lideri yenmenin ekstra motivasyonuyla sahaya çıkar. Teknik direktörler Galatasaray'ın son dokuz maçını ayrıntılı analiz eder. Icardi'ye nasıl servis gelmesini engelleyeceklerini, Kerem'in koşularını nasıl kapatacaklarını ve Boey-Rashica hattını nasıl durduracaklarını çalışırlar.
Ben sezonun ikinci yarısındaki en büyük taktik sınavın bu olacağını düşünüyorum. Okan Buruk sürekli yeni çözüm geliştirmek zorunda. Aynı oyun birkaç hafta sonra rakipler tarafından ezberlenebilir.
45 puanın arkasında takımdaşlık var
Kadıköy galibiyetinden sonra Kerem Aktürkoğlu takımın en büyük gücünün takımdaşlık olduğunu söylemişti. Antalyaspor maçından sonra Icardi ve Abdülkerim'in açıklamaları da benzer yönde.
Ben bu vurgunun tesadüf olmadığını düşünüyorum. Galatasaray'ın kadrosunda Inter eski kaptanı Icardi, Napoli efsanesi Mertens, Manchester United geçmişli Mata ve Arsenal'den gelen Torreira gibi yüksek profilli isimler bulunuyor. Böyle kadroda egolar doğru yönetilmezse problem çıkabilir.
Şu ana kadarki görüntü tam tersine. Oyuncular birbirinin golünü kutluyor, kulübede kalanlar oyuna girdiğinde katkı vermeye çalışıyor ve takım sonucu bireysel istatistiğin önüne koyuyor.
Şampiyonluk için bu kimya en az teknik kalite kadar önemli.
Sonuç: Galatasaray zirvede gerçekten doludizgin
21 Ocak gecesinin maç hikâyesi kolay başlamadı. Galatasaray topa daha fazla sahip oldu ama ilk yarıda Antalyaspor savunmasını aşamadı. Boey, Mertens, Kerem ve Abdülkerim ile fırsatlar bulundu. Rakip ise Larsson'la üst direğe takıldı. Devre golsüz sona erdi.
İkinci yarıda beklenen yıldız sahneye çıktı. Kerem Aktürkoğlu'nun sol taraftan gönderdiği ortada Mauro Icardi iki savunmacının arasından yükseldi ve kafa vuruşuyla Galatasaray'ı öne geçirdi.
Antalyaspor dört-beş dakika içinde Luiz Adriano'nun kafa golüyle skoru eşitledi. İşte bence gecenin en önemli karakter testi burada geldi. Galatasaray gol yedikten sonra dağılıp rakibin özgüven kazanmasına izin vermedi.
59. dakikada Sacha Boey sağ taraftan etkili orta gönderdi. Sergio Oliveira topa hareketlenirken Floranus ters müdahaleyle kendi ağlarını buldu. Galatasaray yeniden öne geçti.
Sonraki bölümde Icardi'nin şutunda Ömer Toprak'ın eline çarpan top için verilen penaltı VAR incelemesi sonrasında pozisyon başlangıcındaki faul nedeniyle iptal edildi. Sergio Oliveira üçüncü gole yaklaştı ancak Helton Leite kurtardı. Karşılaşmanın 90+10. dakikasında Luiz Adriano, Abdülkerim'e yaptığı müdahale nedeniyle kırmızı kart gördü.
Son düdük geldiğinde tabelada Galatasaray 2, Fraport TAV Antalyaspor 1 yazıyordu.
Ama asıl önemli rakam skorun arkasındaydı: Ligde üst üste dokuz galibiyet, bütün resmî maçlarda üst üste 12 galibiyet ve 45 puan.
Ben Galatasaray'ın şampiyonluk yolunda en büyük dönüşümünü burada görüyorum. Sezonun ilk haftalarında nasıl oynayacağımızı, santrforun kim olacağını, sol bekte kimin görev yapacağını ve Okan Buruk'un takımı ne zaman oturtacağını tartışıyorduk. Ocak ayına geldiğimizde artık tartışma “Galatasaray ne zaman takım olacak?” değil, “bu galibiyet serisi nereye kadar gidecek?” seviyesinde.
Icardi artık hücumun lideri. Kerem yeniden yüksek katkı veriyor. Rashica takımın hızını artırıyor. Mertens oyun aklı sağlıyor. Torreira orta sahada güvenlik. Sergio pas oyununu yönetiyor. Boey sağ koridoru tek başına kullanabilecek seviyeye geldi. Nelsson-Abdülkerim ortaklığı savunmada oturdu. Muslera her zamanki gibi arka tarafta güven veriyor.
Ve bütün bu parçaların başında Okan Buruk var. Sezonun ilk bölümünde ağır eleştirildi ama yönetim hocasının arkasında durdu. Bugün Galatasaray onun yönetiminde resmî maçlarda üst üste 12 kez kazanmış durumda.
Ben bunun bir son değil başlangıç olduğunu düşünüyorum. Çünkü Galatasaray'ın hedefi galibiyet serisi rekoru değil, şampiyonluk. Nisan veya mayıs ayında alınacak kupa yoksa ocak ayındaki seri güzel istatistik olarak kalır.
Bu yüzden Icardi'nin maç sonundaki “haftadan haftaya bakmalıyız” yaklaşımı doğru. Bir sonraki maç Giresunspor. Sonra başka rakip. Şampiyonluk tam olarak bu küçük adımların toplamında geliyor.
Antalyaspor karşısında kusursuz futbol oynamadık. Rakibe direk fırsatı verdik. 20 şutta sadece bir doğrudan golümüz var. Duran toptan gol yedik. Maçı üçüncü golle erken kapatamadık. Bunların hepsi Okan Buruk'un çalışması gereken noktalar.
Ama kazandık. Zor maçı kazandık, beraberlik golünden hemen sonra cevap verdik ve seriyi sürdürdük. Şampiyonluk yolunda bazen en önemli şey tam olarak budur.
22 Ocak 2023 sabahının Galatasaray açısından fotoğrafı son derece güçlü: 45 puan, ligde dokuz maçlık galibiyet serisi, bütün kulvarlarda 12 maçlık kazanma zinciri ve zirvedeki Galatasaray.
Henüz hiçbir şey bitmedi. Ama birkaç ay önce 13. sıradaki geçen sezonun enkazını konuşan camia, bugün şampiyonluk yürüyüşünü konuşuyor. Takım kazanıyor, tribün inanıyor, yıldızlar sorumluluk alıyor ve Okan Buruk'un oyuncuları her hafta başka bir maçı çözmenin yolunu buluyor.
Başlığın söylediği gibi: Galatasaray zirvede doludizgin ilerliyor. Şimdi mesele bu koşuyu baharın sonuna kadar durdurmamak.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap