Galatasaray, 3 Nisan 2021'de Atakaş Hatayspor'a deplasmanda 3-0 yenilerek şampiyonluk yarışında ağır bir puan kaybı yaşadı. Süper Lig'in 32. haftasında Antakya Atatürk Stadı'nda oynanan karşılaşmada Mame Diouf iki, Ruben Ribeiro bir gol attı. Sarı-kırmızılılar 61 puanda kalırken Hatayspor 49 puana yükseldi. Çaykur Rizespor yenilgisinin ardından bir kez daha kaybeden Galatasaray, son beş lig maçında alınabilecek 15 puanın yalnızca dördünü toplayabildi. Milli aranın ardından beklenen toparlanma yerine, savunma düzeninin ve teknik tercihlerin yeniden sorgulandığı bir akşam yaşandı.

Benim için bu yenilginin en rahatsız edici tarafı yalnızca üç gol yemek değil, maçın yönünü değiştirecek karşılığın uzun süre verilememesi. Eksiklerimiz vardı; fakat eksik olmakla sahada birbirini tamamlayan bir takım görüntüsünden uzaklaşmak aynı şey değil. Galatasaray'ın büyüklüğünü hatırlatmak, rakibin hücumunu durdurmuyor. Bunun için doğru yerleşim, görev paylaşımı ve zamanında müdahale gerekiyor. Hatay'daki sonucu değerlendirirken oyuncuların performansını da onları bu görevlerle sahaya çıkaran planı da aynı ciddiyetle konuşmalıyız.

Hatayspor-Galatasaray maçının golleri ve kırılma anları

Abdulkadir Bitigen'in yönettiği mücadelede Hatayspor ilk yarıyı 2-0 önde tamamladı. Galatasaray'ın ikinci devredeki değişiklikleri sonucu çevirmeye yetmedi. Ev sahibi takım, üçüncü golünü attıktan sonra on kişi kaldı.

DakikaGelişmeSkor
21Mame Diouf, Akintola'nın hazırladığı pozisyonu tamamladı.Hatayspor 1-0 Galatasaray
29Ruben Ribeiro farkı ikiye çıkardı.Hatayspor 2-0 Galatasaray
72Diouf ikinci golünü attı.Hatayspor 3-0 Galatasaray
79Strahil Popov doğrudan kırmızı kart gördü.Hatayspor son bölümü on kişi oynadı.

Galatasaray'ın başlangıç kadrosunda Muslera, Şener Özbayraklı, Donk, Gedson Fernandes, Saracchi, Etebo, Ömer Bayram, Feghouli, Arda Turan, Onyekuru ve Mostafa Mohamed yer aldı. Kadroda bulunan oyuncuların adlarından daha önemli soru, bu isimlerin hangi görevlerle birbirini tamamlayacağıydı. Karşılaşmanın gelişimi, özellikle savunmada bu soruya yeterince güçlü bir cevap verilemediğini gösterdi.

Altı eksik vardı, ancak eksik listesi tek başına açıklama değil

Galatasaray, cezalı Yedlin, Luyindama ve Marcao'dan yararlanamadı. Taylan Antalyalı, Emre Kılınç ve Kerem Aktürkoğlu da maç kadrosunda bulunmuyordu. Fatih Terim ile Ümit Davala cezaları nedeniyle kulübede yer alamazken saha kenarındaki görevi Levent Şahin yürüttü. Özellikle savunmadaki üç oyuncunun aynı maçta kullanılamaması, başlangıç düzenini doğrudan etkiledi.

Bu koşulları yok sayarak eleştiri yapmak adil olmaz. Alışılmış savunma eşleşmeleri bozulduğunda oyuncuların birbirlerinin kararlarına uyum sağlaması zorlaşabilir. Ancak teknik planın değeri de tam bu noktada ortaya çıkar. En güçlü kadro yokken aynı riskleri almaya devam mı edeceğiz, yoksa eldeki futbolcuların görevlerini kolaylaştıran başka bir düzen mi kuracağız? Eksiklerin varlığı, bu soruyu sormaktan vazgeçmemizi gerektirmiyor.

Ben takımın mutlaka rahat kazanması gerektiğini söylemiyorum. Beklentim, hangi oyuncunun hangi alanda desteğe ihtiyaç duyacağının önceden düşünülmesi. Savunmacı eksikse önündeki baskının, yanındaki yardımın ve arkasındaki alanın daha dikkatli planlanması gerekir. Bir oyuncuyu farklı göreve yerleştirip aynı anda alışık olduğu mevkideki bütün rahatlığı göstermesini beklemek, çözüm üretmek değil, sorumluluğu ona devretmek olur.

Gedson'un stoper tercihi neden sorgulanmalı?

Marcao ile Luyindama'nın yokluğunda Donk'un yanında maça Gedson Fernandes başladı. İkinci yarıda Gedson orta sahaya geçerken Şener Özbayraklı savunmanın merkezinde görev aldı. Yedekler arasında Valentine Ozornwafor da bulunuyordu. Dolayısıyla tartışma yalnızca eksik oyuncuların sayısıyla değil, mevcut seçeneklerin nasıl kullanıldığıyla da ilgili.

Bir orta saha oyuncusunun gerektiğinde savunmada kullanılmasını peşinen yanlış bulmam. Fakat bu tercih yapılacaksa beklenen kazançla alınan risk açık olmalı. Geriden daha iyi pas çıkarmak amaçlanıyorsa, oyuncunun rakip santrforun koşularını takip ederken nasıl destekleneceği de düşünülmeli. Top kullanma becerisiyle savunma çizgisini yönetme alışkanlığı aynı özellik değildir. Birini güçlü bulduğumuz için diğerinin kendiliğinden oluşacağını varsayamayız.

Ozornwafor oynasa kesin kazanırdık demek de aynı ölçüde temelsiz olur. Antrenman değerlendirmelerinin tamamını bilmiyoruz. Buna rağmen teknik heyetten seçimlerinin sahadaki karşılığını göstermesini beklemek hakkımız. Ben Gedson'u alışık olmadığı bir görevdeki performansından dolayı bütün kariyeriyle yargılamam. Önce o görevin neden verildiğini, nasıl hazırlandığını ve işlemeyince neyin değiştirildiğini sorarım.

İlk golde yalnızca Diouf'u değil, pasın yolunu da konuşmalıyız

21. dakikada Akintola'nın kale önüne çevirdiği topu Diouf tamamladı. Hatayspor, topun kenardan merkeze taşındığı bu hücumda son vuruş için uygun alanı buldu. Galatasaray'ın ilk bölümde Feghouli'nin pasıyla Mohamed üzerinden geliştirdiği tehdit ise gol getirmemişti.

Bu golün değerlendirmesini yalnızca Diouf'un yanında kimin bulunduğuna indirgemem. Ortayı veya pası hazırlayan oyuncunun ne kadar rahat hareket edebildiği, ceza sahasına giren koşunun hangi anda takipten çıktığı ve top merkeze döndüğünde kimin müdahale edebileceği birlikte incelenmeli. Savunma, sadece golcünün önünde duran futbolcunun işi değildir.

Rakibin hücumunda doğru yapılan işleri de kabul etmek gerekiyor. Akintola'nın hazırlığı ile Diouf'un hareketi birbirini tamamladı. Galatasaray'ın kaybettiğini anlatırken Hatayspor'un yaptığı her şeyi bizim hatamızdan ibaret saymak, karşılaşmayı eksik okumaktır. Rakibin güçlü bağlantısını doğru tanımazsak ona karşı hangi tedbirin işe yarayacağını da bulamayız.

Ribeiro'nun golü: Duran top savunması ceza sahasının içinden ibaret değil

29. dakikada kullanılan serbest vuruşta topla buluşan Ruben Ribeiro, vuruşuyla farkı ikiye çıkardı. İlk golün ardından sekiz dakika içinde ikinci golün gelmesi, Galatasaray'ın devre arasına kadar oyunu yeniden dengelemesini daha da zorlaştırdı.

Ben bu pozisyonda ceza sahasındaki kalabalıktan çok, vuruş yapacak oyuncuya bırakılan alanı sorguluyorum. Duran top savunurken herkesin kale önündeki hava topuna hazırlanması yeterli değil. Kısa kullanılan pas, geriye çıkarılan top ve ceza sahasının çevresindeki şut seçeneği de aynı çalışmanın içinde bulunmalı. Rakibin birden fazla tercihine karşılık veremiyorsak, oyuncu sayımız fazla olsa bile doğru yerde eksik kalabiliriz.

İki golün de savunma organizasyonuyla ilgili sorular doğurması önemli. Bunları birbirinden kopuk talihsizlikler olarak görürsek temel düzeni değiştirmeye ihtiyaç duymayız. Oysa aynı maçta farklı hücum biçimlerine karşı zorlanmak, yalnızca son müdahalenin değil, takımın birlikte savunma biçiminin de gözden geçirilmesini gerektiriyor.

Devre arasında dört değişiklik: Müdahale vardı, çözüm yeterli değildi

İkinci yarının başında Mohamed, Arda, Feghouli ve Saracchi çıktı; Falcao, Babel, Halil Dervişoğlu ve Linnes oyuna girdi. Galatasaray tek bir oyuncunun görevini değiştirmekle yetinmeyip sahadaki yapısına geniş bir müdahale yaptı.

Dört değişikliğin yapılmasını, teknik heyetin ilk yarıdaki görüntüden memnun olmadığının açık işareti olarak okuyorum. Ancak değişiklik sayısının çokluğu tek başına güçlü bir teknik hamle demek değil. Oyuna girenlerin hangi bağlantıyı kuracağı, top kaybedildiğinde kimin nerede bulunacağı ve savunmadan ilk pasın nasıl çıkarılacağı da anlaşılır olmalı. Yeni isimler aynı belirsiz görevleri devralırsa sorun yalnızca başka futbolcuların üzerinde devam eder.

Özellikle iki farklı gerideyken hücum gücünü artırmak anlaşılabilir. Buna karşılık üçüncü golü yememek de geri dönüş planının parçasıdır. Daha fazla oyuncuyla ilerlemek, geride kimin güvence oluşturacağını düşünmemeyi haklı çıkarmaz. Ben müdahale edilmesini desteklerim; fakat yapılan değişikliklerin savunmayı ve hücumu aynı anda daha işler hale getirmesini beklerim.

Falcao ve Babel'in fırsatı neden önemliydi?

İkinci yarının ortalarında Falcao'nun kafa vuruşunu Munir çıkardı; devamında Babel'in denemesi savunmaya takıldı. Galatasaray, skor hâlâ 2-0 iken farkı azaltabilecek önemli bir fırsatı değerlendiremedi. Bu pozisyon, hücumda hiçbir karşılık üretilemediği iddiasını önlüyor; ancak maçın tamamındaki yetersizliği ortadan kaldırmıyor.

O top gol olsaydı karşılaşmanın kesinlikle döneceğini söyleyemeyiz. Söyleyebileceğimiz şey, farkın bire inmesinin yeni bir oyun durumu yaratacağı. Bir fırsatın değerlendirilmemesi ne kadar can sıkıcıysa, takımı bütün umutlarını tek fırsata bağlayacak noktaya getirmek de o kadar sorgulanmalı. Şampiyonluk isteyen bir ekip, doksan dakikanın değerlendirmesini yalnızca bir kaleci kurtarışına dayandıramaz.

Falcao ve Babel'in katkısını bu nedenle ölçülü değerlendiriyorum. Oyuna hareket getiren denemeler vardı; fakat bunlar devamlı bir baskıya ve gole dönüşmedi. İyi bir hücum anını takdir etmekle hücum düzeninin yeterli olduğunu söylemek farklıdır. Geliştirilmesi gereken, aynı nitelikteki fırsatları daha erken ve daha sık üretebilmek.

Diouf'un ikinci golü: Uzun topa karşı güvence yine bulunamadı

72. dakikada Diouf savunmanın arkasına gönderilen topu kontrol etti, Muslera'yı geçerek üçüncü golü attı. Hatayspor'un santrforu böylece hem ceza sahasında tamamlayıcı koşuyla hem de uzun topun ardından kendi ilerleyişiyle sonuca gitmiş oldu.

Ben bu golde kalecinin son kararına takılıp pozisyonun başlangıcını atlamam. Rakip, kalecimizle karşı karşıya gelecek alanı nasıl buldu? İlk mücadeleyi yapan oyuncunun arkasında kim kalmalıydı? Uzun pası gönderen futbolcuya baskı uygulanabilir miydi? Bunlar cevaplanmadan yalnızca Muslera daha farklı çıkmalıydı demek savunma sorununu küçültür.

Takımın geri dönüş arayışı içinde olması bu riski açıklayabilir; ama önemsiz hale getirmez. Hücum ederken savunma sorumluluğunu tamamen erteleyen bir düzen, gol bulmadan farkın daha da açılmasına yol açabilir. Hatay'da sonucun ağırlaşmasını sadece bitiricilik eksikliğine bağlayamıyorum. Üretmeye çalışırken rakibin nasıl durdurulacağı da yeterince sağlam değildi.

Popov'un kırmızı kartı üçüncü golden sonra geldi

Onyekuru'ya yapılan müdahalenin VAR incelemesi sonrasında Popov doğrudan kırmızı kart gördü. TFF kaydında karar 79. dakika olarak yer alıyor. Hatayspor bu sırada zaten 3-0 öndeydi; kalan bölümde skor değişmedi.

Bu nedenle haberi yalnızca on kişilik rakibe üç golle yenildik şeklinde kurmak yanıltıcı olur. Gollerin tamamı Hatayspor sahada on bir kişiyken geldi. Son bölümdeki sayısal üstünlüğümüzü kullanamamamız ayrıca eleştirilebilir, fakat bütün karşılaşmanın koşullarını değiştiren bir geçmiş yaratamayız. Doğru eleştiri için doğru sıralama gerekiyor.

Ayrıca bu maçın bütün açıklamasını hakem kararına taşımayı doğru bulmam. Rakibin eksilmesi sonuca bir geri dönüş getirmedi; öncesindeki üç gol ise kendi futbolumuz hakkında açık sorular bırakıyor. Galatasaray'ın hakkını aramakla kendi oyununun hesabını vermek arasında seçim yapılmasına gerek yok. Bu gecede öncelikle sahada çözülemeyen problemleri konuşmalıyız.

Muslera'nın kurtarışı, savunma sorununu gizlememeli

Muslera ilk yarıda Diouf'un kafa vuruşuna müdahale ederek başka bir golü önledi. İkinci yarıda Kamara'nın ağlara gönderdiği top ise ofsayt nedeniyle geçerli sayılmadı. Bu iki olayın anlamı farklı: Birinde kalecimiz tehlikeyi durdurdu, diğerinde hücum kural gereği gol olarak kabul edilmedi.

Ben galibiyetlerde Muslera'nın kurtarışlarını övüp mağlubiyette bütün savunmayı yalnızca yenilen gol sayısıyla açıklamam. Kalecinin katkısı takımın toplam sonucundan ayrı incelenebilir. Fakat Galatasaray'ın hedefi, kaptanının her hafta birden fazla açık pozisyonu çıkarmasını beklemek olmamalı. Tehlike son müdahaleye kalmadan önce de engellenebilmeli.

İhtiyaç duyduğumuz gelişme, kaleciden daha fazla mucize istemek değil. Pası atan rakibi zorlaştırmak, ceza sahasına giren koşuyu takip etmek ve ilk savunmacı geçildiğinde yardıma gelebilmek gerekiyor. Futbolcuların kişisel kalitesi ancak bu ortak düzen içinde daha güvenli sonuç üretir.

Levent Şahin özür diledi, sorumluluğu teknik ekibe de paylaştırdı

Levent Şahin maç sonunda sonuçtan çok oyunun ve gösterilemeyen tepkinin üzücü olduğunu söyledi. Taraftardan kendi adına özür diledi; değerlendirmeyi yalnızca futbolcu grubuyla sınırlamayıp teknik ekibi de sorumluluğa dahil etti. Oyuna sonradan girenlerin bir tepki verdiğini, bunun yeterli olmadığını belirtti.

Bu açıklamada değerli bulduğum taraf, bütün yükün sahadaki oyunculara bırakılmaması. Takımın hazırlığı, görev seçimi ve maç içindeki müdahaleler de performansın parçası. Sahada yeterli tepki yoktu denildiğinde, o tepkiyi mümkün kılacak oyun düzeninin nasıl kurulduğu da sorulmalı. Yalnızca daha hırslı olunmasını istemek, pas seçeneklerini veya savunma mesafelerini kendiliğinden düzeltmiyor.

Özür bir başlangıç olabilir; ama taraftarın beklediği asıl karşılık bir sonraki maçtaki değişimdir. Aynı sorunu başka kelimelerle anlatan açıklamalar değil, somut düzeltmeler gerekiyor. Ben futbolcuların niyetini bilmeden isteksizlik veya bilerek oynamama gibi suçlamalar yapmam. Buna rağmen sahada yetersiz kalan işi yetersiz diye adlandırmaktan da kaçınmam. Destek, performansın üzerini örtmek anlamına gelmiyor.

Ömer Erdoğan'ın Hatayspor'u, rakibin adına değil kendi planına güvendi

Hatayspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan, oyuncularının disiplinini ve hazırlanan oyunu uygulamasını övdü. Rakiplere saygı duyduklarını fakat korkmadıklarını söyledi. Üç farklı üstünlüğe ve son bölümdeki eksilmeye rağmen hücum aramayı sürdürmelerini de olumlu değerlendirdi.

Galatasaraylı olarak bu galibiyetin karşı taraftaki emeğini kabul etmek zorundayım. Her yenilgimizi yalnızca kendi kötülüğümüzle açıklarsak rakibin doğru yaptığı işleri öğrenemeyiz. Hatayspor'un pasla gol hazırlaması, duran topu farklı kullanması ve savunma arkasına koşması birbirinden ayrı tehditlerdi. Bunların aynı maçta sonuç üretmesi, karşılığımızın neden yetersiz kaldığını daha açık gösteriyor.

Ben rakibi takdir etmeyi kendi takımına ihanet sayan taraftarlık anlayışını doğru bulmuyorum. Ömer Erdoğan'ın ekibi bu karşılaşmada daha etkili işler yaptı. Bunu kabul etmek Galatasaray'ın hedefini küçültmez; o hedefe ulaşmak için hangi seviyede hazırlanması gerektiğini hatırlatır. Forma üzerindeki arma maça ağırlık kazandırır, fakat doğru koşunun ve doğru pasın yerini tutmaz.

Son beş lig maçında dört puan: Kayseri galibiyeti tek başına yetmedi

Galatasaray'ın son beş lig karşılaşması, bu yenilginin tek gecelik bir sorun olmadığını gösteriyor. Aşağıdaki skorlar Galatasaray açısından verilmiştir.

TarihRakipSkorAlınan puan
03.03.2021MKE Ankaragücü1-20
07.03.2021Demir Grup Sivasspor2-21
13.03.2021Hes Kablo Kayserispor3-03
19.03.2021Çaykur Rizespor3-40
03.04.2021Atakaş Hatayspor0-30
Toplam4

Bu sonuçlardan hesaplandığında beş maçta dokuz gol atıldığı, on bir gol yenildiği görülüyor. On beş puanın on biri kaybedildi. Son iki karşılaşmada ise puan alınamadı ve kalemizde toplam yedi gol gördük. Dolayısıyla tartışmayı yalnızca forvetlerin gol bulamamasına indirmek mümkün değil; savunmadaki sorun da açık biçimde değerlendirilmek zorunda.

Bu hesap, bütün maçların aynı nedenle kaybedildiğini söylemiyor. Her karşılaşmanın koşulları farklı. Yine de yalnızca Kayseri galibiyetine bakıp toparlanmanın tamamlandığını düşünmenin ne kadar erken olduğu ortaya çıktı. Bir iyi sonuçla sorunların bittiğini ilan etmek yerine, aynı doğruların ne kadar tekrar edilebildiğine bakmalıyız. Şampiyonluk iddiasını taşıyan şey, arada bir etkileyici oynamaktan çok düzenli puan üretmek.

61 puanla zirve takibi sürüyor, ancak maç sayıları da önemli

3 Nisan akşamında Galatasaray 31 maçta 61 puandaydı. Lider Beşiktaş ise 29 karşılaşmada 64 puan toplamıştı. Bu nedenle farkı sadece üç puan olarak görmek eksik bir değerlendirme olur: Galatasaray iki maç fazla oynamasına rağmen rakibinin gerisinde bulunuyordu.

Beşiktaş'ın henüz oynamadığı maçları şimdiden kazanılmış kabul etmek doğru değil. Ancak o karşılaşmalarda puan kaybedeceğini varsayarak rahatlamak da bir plan sayılmaz. Bizim kontrol edebildiğimiz alan kendi hazırlığımız ve kendi puan üretimimiz. Son beş maçtaki tablo değişmeden, yalnızca rakibin hata yapmasını beklemek güçlü bir şampiyonluk yaklaşımı olamaz.

Ben bu yenilgiyle yarışın matematiksel olarak bittiğini söylemem. Buna karşılık daha çok maç var diyerek kaybı hafifletmem. Kalan fırsatların değer kazanması için önce onları kullanabilecek bir takım görüntüsüne dönmemiz gerekiyor. Umut, ancak hangi sorunu nasıl düzelteceğimizi bildiğimizde sağlam bir dayanak kazanır.

Terim'in yokluğu, bütün sorumluluğu yardımcısına bırakmaz

Fatih Terim'in cezalı olması, saha kenarındaki doğrudan müdahale imkanını etkiledi. Fakat bu durum karşılaşmayı Galatasaray'ın genel teknik hazırlığından bağımsız hale getirmiyor. Levent Şahin'in kulübede bulunması bir teknik direktör değişikliği değil, mevcut ekip içindeki görev dağılımıydı.

Bu nedenle yenilgiyi yalnızca yardımcı antrenörün hanesine yazmam. Başlangıç tercihleri, futbolcuların alternatif görevlere hazırlanması ve zorunlu eksikler karşısında kurulacak düzen birlikte değerlendirilmeli. Aynı şekilde hocamız kenarda olsaydı kesin kazanırdık cümlesini de kanıtlanmış bir gerçek gibi kullanamam. Galatasaray'ın çalışma düzeni, tek bir kişinin o gün saha kenarında bulunmasına bütünüyle bağımlı olmamalı.

Kulübü güçlü yapan, isimlerin önemini reddetmek değil, onların emeğini sürdürebilen bir işleyiş kurabilmektir. Teknik kadronun ve futbolcuların aynı sorunu farklı açıklamalarla birbirine devretmesi yerine ortak bir çözüm üzerinde buluşmasını beklerim. Bu geceden sonra sorumluluğun adresini daraltmak değil, yapılan işin bütününü incelemek gerekiyor.

Bay geçilecek hafta, sorunların kendiliğinden çözüleceği anlamına gelmiyor

Galatasaray, Süper Lig'in 33. haftasını maç yapmadan geçirecek. Sonraki lig karşılaşması 34. haftada Fatih Karagümrük ile olacak. Bu aralık, Hatay'daki hataların değerlendirilmesi ve takımın yeniden hazırlanması için kullanılmalı.

Ben hazırlığın önce savunma görevlerini netleştirmesini isterim. Rakibin uzun topunda ilk müdahaleyi kim yapacak, onun arkasını kim koruyacak, duran topta ceza sahasının çevresindeki oyuncu nasıl takip edilecek? Ardından hücumda, topu alan futbolcunun yalnız kalmaması için pas ve koşu bağlantıları çalışılmalı. Bunlar yeni bir transferin gelmesini beklemeden ele alınabilecek işler.

Futbolcuların daha çok istemesine yönelik konuşmalar yapılabilir; fakat istek ölçülebilir bir davranışa dönüşmeli. Top kaybından sonra geri koşmak, arkadaşına pas açısı vermek ve ikinci topu takip etmek sahada görülebilir. Taraftarın güvenini yeniden oluşturacak olan da bu somut karşılıklar. Bay haftasının sonunda yalnızca dinlenmiş değil, ne yapacağını daha iyi bilen bir takım görmek istiyorum.

Son söz: Şampiyonluk iddiasını söz değil, oyun taşımalı

Hatay'dan kalan tabloyu yumuşatmaya gerek yok: Üç gol yedik, gol atamadık ve rakibin planına yeterli karşılık veremedik. Buna rağmen bütün oyuncuları değersiz ilan etmek veya sezonun geri kalanını şimdiden silmek de çözüm değil. Yapılacak iş, eksiklerin etkisini kabul ederken yanlış tercihleri ve yetersiz uygulamaları açıkça belirlemek.

Hatayspor, Galatasaray'a şampiyonluk yolunda çelme taktı; ama Galatasaray'ın asıl yüzleşmesi gereken, kendi oyunundaki tekrarlayan aksaklıklar. Son beş maçta kaybedilen on bir puanı rakibin adıyla, milli arayla veya tek bir oyuncunun performansıyla açıklayamayız. Savunma, orta saha ve hücum birbirini yeniden tamamlamalı. Ben taraftar olarak büyük vaat değil, bir sonraki maçta daha doğru kararlar görmek istiyorum. Bu formaya duyulan güven, ancak o kararların sahadaki karşılığıyla yeniden güçlenecek.