Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 33. haftasında Medipol Başakşehir'i Mauro Icardi'nin penaltı golüyle 1-0 mağlup ederek şampiyonluk yarışında önemli bir galibiyet aldı. 8 Mayıs 2023 Pazartesi akşamı Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda oynanan karşılaşmanın tek golü, Türkiye Futbol Federasyonunun müsabaka kaydına göre 45+7. dakikada geldi. Sarı-kırmızılılar, iki lig maçının ardından yeniden kazanırken puanını 73'e yükseltti.
Fatih Karagümrük beraberliği ve Beşiktaş yenilgisinin ardından sahaya çıkan lider için bu akşamın önceliği, kaybettiği puanların yarattığı baskıya sahada karşılık vermekti. Icardi'nin ilk yarının sonunda bulduğu gol, Muslera'nın kurtarışlarıyla birlikte üç puana dönüştü. Galatasaray, farkı artıracak fırsatları değerlendiremese de üstünlüğünü son düdüğe kadar korudu. Başakşehir 51 puanda kalırken zirvedeki puan farkı yeniden beşe çıktı.
Galatasaray-Başakşehir maçının sonucu ve temel bilgileri
Saat 20.00'de başlayan karşılaşmayı Halil Umut Meler yönetti. İki takımın da on bir kişi tamamladığı mücadelede devre arası skoru ile maç sonu skoru değişmedi. Galatasaray'ın kazandığı penaltı, ilk yarının uzatma bölümündeki elle oynama pozisyonunun saha kenarında incelenmesinin ardından verildi. Icardi, fırsatı değerlendirerek gecenin tek golünü kaydetti.
| Karşılaşma bilgisi | Detay |
|---|---|
| Maç ve haber tarihi | 8 Mayıs 2023 Pazartesi |
| Başlama saati | 20.00 |
| Organizasyon | Spor Toto Süper Lig, 33. hafta |
| Stadyum | Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu |
| Sonuç | Galatasaray 1-0 Medipol Başakşehir |
| Gol | 45+7' Mauro Icardi, penaltı |
| Hakem | Halil Umut Meler |
| Teknik direktörler | Okan Buruk ve Emre Belözoğlu |
İki puan kaybının ardından gereken karşılık
Galatasaray, 23 Nisan'da Fatih Karagümrük ile 3-3 berabere kalmış, 30 Nisan'daki Beşiktaş deplasmanını ise 3-1 kaybetmişti. İki karşılaşmada yalnızca bir puan alınması, sezonun son bölümüne girilirken liderin hata payını daralttı. Başakşehir maçı bu nedenle sıradan bir iç saha randevusundan daha fazla anlam taşıyordu: Sarı-kırmızılıların yeniden kazanmasının yanında, önceki iki maçta yediği altı golün ardından savunmada da toparlanması gerekiyordu.
Bu baskının takımı aceleci bir oyuna itmesi mümkündü. Erken gol gelmediğinde bütün hücumları aynı hızda zorlamak, rakibe geride geniş alanlar bırakabilirdi. Galatasaray'ın galibiyetini değerli kılan yönlerden biri, beklediği golü ilk dakikalarda bulamamasına rağmen yarışın baskısıyla oyun düzenini tamamen terk etmemesiydi. Akşamın sonucu yalnızca kaybedilen güveni onarmadı; dar skorla kazanabilmenin de liderlik yürüyüşünün bir parçası olduğunu hatırlattı.
Aynı rakiple lig ve kupada farklı hikâyeler
Sezonun ilk yarısındaki lig karşılaşmasını Galatasaray deplasmanda 7-0 kazanmıştı. Buna karşılık 5 Nisan'da Nef Stadyumu'nda oynanan Türkiye Kupası çeyrek finalinde Başakşehir 3-2 galip gelerek sarı-kırmızılıları turnuvanın dışında bırakmıştı. Bu iki sonuç, rakibin yalnızca ilk lig maçındaki ağır yenilgi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteren güçlü bir arka plan oluşturuyordu.
Kupadaki elenmenin ardından alınan bu galibiyet, ayrı bir organizasyondaki kaybı geri çevirmiyor; Galatasaray'a lig hedefi bakımından yeni bir avantaj sağlıyor. Futbolda aynı rakiple oynanan maçların aynı biçimde gelişmesini beklemek zaten doğru değil. Kadro tercihleri, skor ihtiyacı ve karşılaşmanın sezon içindeki yeri değiştikçe oyunun soruları da değişiyor. Bu akşam Galatasaray'ın ihtiyacı yedi golü tekrarlamak değil, üç puanı yeniden hanesine yazdırmaktı.
Sol bekte Kazımcan Karataş, ileri uçta Icardi
Galatasaray maça Muslera; Boey, Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş; Torreira, Oliveira; Rashica, Mertens, Kerem Aktürkoğlu ve Icardi ile başladı. Okan Buruk, sol bekte Kazımcan'ı görevlendirirken orta sahadaki Torreira-Oliveira birlikteliğini korudu. Mertens, ileri uçtaki Icardi ile orta saha arasındaki bağlantıda; Kerem ve Rashica ise kanatlardaki hücum seçeneklerinde yer aldı.
Başakşehir'in başlangıç kadrosunda Muhammed Şengezer, Ömer Ali Şahiner, Duarte, Touba, Lucas Lima, Biglia, Mahmut Tekdemir, Aleksic, Deniz Türüç, Serdar Gürler ve Figueiredo vardı. Bu yerleşime karşı Galatasaray'ın yalnızca çizgiye inerek orta yapması yeterli olmayabilirdi. Merkezdeki oyuncuların ceza sahasına yaklaşması, topun diğer kanada aktarılması ve savunma arkasındaki koşuların zamanlaması, rakibi farklı yönlerden zorlayabilecek seçeneklerdi.
İlk bölümde Mertens ve Torreira ile gelen fırsatlar
Galatasaray ilk dakikalardan itibaren rakip kaleye yöneldi. Kerem'in pasıyla başlayan pozisyonda Muhammed Şengezer'in uzaklaştırmaya çalıştığı top Mertens'in önüne geldi. Belçikalı futbolcunun art arda denemeleri sonuç vermedi. 14. dakikada ise Kazımcan'ın soldan kullandığı taç atışını Icardi kafayla içeri çevirdi; Torreira'nın vuruşu Touba'ya takıldı. Sarı-kırmızılılar golü bulamasa da rakip ceza sahası çevresindeki hareketliliğini erken gösterdi.
Bu iki fırsatta öne çıkan ortak nokta, ilk müdahaleden sonra hücumun bitmemesiydi. Mertens uzaklaştırılan topu izledi, Torreira ise Icardi'nin indirdiği topa destek verdi. Yerleşmiş savunmalara karşı ceza sahasında yalnızca santrforun bulunması seçenekleri daraltır. Geriden gelen oyuncuların doğru mesafede kalması, savunmanın uzaklaştırdığı topların yeniden hücuma dönüşmesini sağlar. Galatasaray'ın başlangıçtaki baskısı bu tür tamamlayıcı hareketlerden güç aldı.
Muslera ilk yarıda Başakşehir'e geçit vermedi
Konuk ekip de özellikle Deniz Türüç'ün uzaktan vuruşlarıyla karşılık aradı. İlk yarının ortalarında Deniz'in ceza sahası dışından gönderdiği sert topu Muslera kornere çeldi. Aleksic'in dar açıdan denemesinde de Uruguaylı kaleci topu kontrol etti. Galatasaray'ın hücum isteğinin yanında Başakşehir'in şut tehdidini de hesaba katması gerekiyordu; golsüz geçen süre, rakibin tek bir isabetli vuruşla öne geçebileceği anlamına geliyordu.
Muslera'nın katkısı, skor henüz oluşmadan takımını dezavantajdan korumasında ortaya çıktı. Kalecinin etkisi sadece son dakikadaki kurtarışla ölçülmez. Üstünlüğü arayan takımın geriye düşmesini önlemek, teknik heyetin planını sürdürmesine de imkân verir. Bu nedenle gecenin manşetinde Icardi'nin adı bulunması doğal olsa da galibiyetin savunma tarafında kaptanın payı ayrı bir yere sahipti.
VAR incelemesinin ardından Icardi sorumluluk aldı
İlk yarının uzatma bölümünde Oliveira'nın şutunda top ceza sahasındaki Deniz Türüç'e geldi. Galatasaraylı futbolcular elle oynama gerekçesiyle itiraz etti. VAR uyarısı sonrasında pozisyonu saha kenarında izleyen Halil Umut Meler penaltı noktasını gösterdi. Böylece sarı-kırmızılılar, soyunma odasına üstün girme fırsatını ilk yarının son anlarında elde etti.
Topun başına geçen Icardi, Muhammed Şengezer'i geçerek Galatasaray'ı 1-0 öne taşıdı. TFF'nin resmî kaydında 45+7. dakikaya yazılan gol, devre arasına gidişin bütün anlamını değiştirdi. Sarı-kırmızılılar ikinci yarıya gol arayışının baskısıyla değil, mevcut üstünlüğü büyütme ve koruma sorumluluğuyla çıkacaktı. Başakşehir'in ise puan alabilmek için daha fazla hücum riski üstlenmesi gerekecekti.
Penaltıdan gelen golü kolay bir ayrıntı olarak değerlendirmek, karşılaşmanın baskısını göz ardı etmek olur. Uzun süre sonuç alınamayan bir devrenin sonunda sorumluluk alan santrforun görevi, vuruşu tartışma konusu olmaktan çıkarıp skora dönüştürmektir. Icardi bunu yaptı. Ancak bu tek vuruşun galibiyet değerini koruyabilmesi için takımın kalan bölümdeki savunma disiplinine de ihtiyaç vardı.
Icardi ligde 15 gole ulaştı
Anadolu Ajansının maç sonu değerlendirmesine göre Icardi, bu golle Süper Lig'deki gol sayısını 15'e yükseltti. Türkiye Kupası'nda da bir golü bulunan Arjantinli futbolcu, takımının sezon içindeki en önemli skor kaynaklarından biri olmayı sürdürdü. Bu akşamki katkısının özelliği, farklı bir galibiyetin içindeki ek gol değil, doğrudan üç puanı getiren tek gol olmasıydı.
Icardi, kulübün yayımladığı maç sonu açıklamasında kazanmak zorunda olduklarını ve penaltıyı gole çevirerek görevini yerine getirdiğini söyledi. Bununla birlikte rahatlamamaları gerektiğini vurguladı; “Kazanmaya devam etmemiz gerekiyor” diyerek çalışmayı ve odaklanmayı sürdürme çağrısı yaptı. Golcünün açıklaması, gecenin sevincini sezonun tamamlanmış sonucu gibi görmediğini ortaya koydu. Sahadaki sorumluluğu üstlenmek kadar, galibiyet sonrasındaki beklentiyi doğru yönetmek de önemliydi.
İkinci yarıda fark açılmadı, savunmanın önemi arttı
Başakşehir ikinci yarıda Deniz Türüç ile yeniden tehlike yarattı. 60. dakikadaki sert şutta Muslera bir kez daha topu kornere gönderdi. Bir başka kornerde Kazımcan'ın müdahalesiyle yön değiştiren top direğin yanından dışarı çıktı. Galatasaray'ın kalesinde gol görmemesi, rakibin hiç fırsat bulmadığı anlamına gelmiyordu; tek farklı üstünlük, her savunma kararının önemini artırıyordu.
Bu bölümde iki uç arasında denge kurulması gerekiyordu. Tamamen geriye çekilmek Başakşehir'in baskısını artırabilir, ikinci golü kontrolsüzce zorlamak ise savunma arkasını açabilirdi. Galatasaray için en sağlıklı yol, topu kazandığında hücum tehdidini korurken gereksiz kayıplardan kaçınmaktı. Skorun değişmemesi nedeniyle mücadele son bölüme kadar belirsiz kaldı; rakibin bir golünün bütün puan hesabını değiştirebileceği gerçeği ortadan kalkmadı.
Abdülkerim Bardakcı ikinci gole çok yaklaştı
Galatasaray son bölümde duran toplarla farkı açma fırsatları buldu. Kerem'in kullandığı kornerlerde Abdülkerim Bardakcı'nın vuruşları Başakşehir savunmasını zorladı. Bir denemede top savunmaya ve üst direğe takıldı. Ardından gelen başka bir kornerde ise Muhammed Şengezer'i geçen kafa vuruşunu Mahmut Tekdemir kale çizgisinin önünden uzaklaştırdı. Sarı-kırmızılıların ikinci gol arayışı sonuç vermedi.
Abdülkerim'in rakip ceza sahasındaki katkısı, hücum sorumluluğunun sadece ön taraftaki isimlerle sınırlı olmadığını gösterdi. Duran toplarda savunmacının koşusu doğru servisle birleştiğinde maçın kaderini değiştirebilecek bir fırsat doğabilir. Bu akşam Başakşehir o fırsatları son müdahalelerle engelledi. Galatasaray açısından geliştirilmesi gereken nokta, baskının karşılığını daha erken ikinci gole çevirebilmek; çünkü tek farklı avantajı korumak, hata payını sürekli düşük tutmayı gerektiriyor.
Okan Buruk'un değişiklikleri ve son dakikaların yönetimi
TFF kayıtlarına göre 75. dakikada Mertens ile Oliveira'nın yerine Zaniolo ve Midtsjö oyuna girdi. 88. dakikada Kerem ile Rashica kenara gelirken Barış Alper Yılmaz ve Kaan Ayhan sahaya çıktı. Uzatmaların 90+5. dakikasında ise Kazımcan'ın yerini Dubois aldı. Okan Buruk, son bölümde hem orta sahanın enerjisini hem de takımın savunma seçeneklerini yeniledi.
Bu hamlelerin değerlendirilmesinde yalnızca sonradan giren oyuncunun gol atıp atmadığına bakmak yeterli değil. Önde olan takım için topu rakip yarı alana taşıyabilmek, ikili mücadelelere taze güç eklemek ve savunma yerleşimini bozmamak da sonuç üzerinde etkili olabilir. Galatasaray farkı artıramadı; buna karşılık maçın sonuna kadar beraberlik golünü de vermedi. Skoru koruyarak tamamlanan akşam, oyuncu değişikliklerinin yalnızca hücuma yeni bir bitirici eklemekten ibaret olmadığını hatırlattı.
Kazımcan'ın performansına teknik heyetten destek
Okan Buruk, maç sonrasında Kazımcan'ın başlangıçta heyecanla bağlantılı top kayıpları yaptığını, daha sonra ise doğru kararlar verdiğini söyledi. Genç oyuncunun savunma ve hücum görevlerini yerine getirmesini olumlu değerlendiren teknik direktör, onu takımın başarılı isimleri arasında gösterdi. Bu değerlendirme, tek bir pozisyondan hareketle oyuncunun bütün performansını tanımlamak yerine maç içindeki gelişimini dikkate alıyordu.
Kazımcan da Galatasaray Televizyonu'na yaptığı açıklamada karşılaşmanın zorluğunu vurguladı ve hedeflerinin başından beri şampiyonluk olduğunu belirtti. Taraftarın isteğini sahada hissettiklerini söyleyerek desteğin devamını istedi. Galatasaray açısından bu katkının önemi, kritik haftalarda yalnızca tecrübeli oyunculardan değil, sorumluluk verilen genç isimlerden de karşılık alınabilmesiydi. Sol bekte sunulan seçenek, kadronun farklı ihtiyaçlara cevap verebilmesi bakımından değer taşıyor.
Buruk: Aynı ciddiyet ve konsantrasyon korunmalı
Galatasaray'ın resmî sitesinde yayımlanan açıklamasında Buruk, ilk yarıda daha fazla fırsat ürettiklerini ve Başakşehir'in iyi savunma yaptığını söyledi. Rakibin uzun toplarla savunma arkasını aradığına dikkat çeken teknik direktör, takımının direncini ve konsantrasyonunu övdü. Hücum geçişlerinde daha doğru tercihlerle farkı artırabileceklerini de belirtti. Böylece üç puandan duyduğu memnuniyetin yanında oyunun geliştirilmesi gereken tarafını da işaret etti.
Buruk'un vurguladığı devamlılık, bu galibiyetin anlamını doğru yere koyuyor. Önceki haftalardaki puan kayıpları takımın bütün gücünü ortadan kaldırmadığı gibi, Başakşehir karşısındaki sonuç da bütün sorunların çözüldüğünü göstermiyor. Galatasaray'ın koruması gereken, kazanmayı sağlayan mücadele düzeni; geliştirmesi gereken ise yakaladığı hücumları daha doğru sonlandırabilmek. Sonraki karşılaşmanın koşulları değişeceği için aynı skoru değil, aynı hazırlık ciddiyetini taşımak gerekiyor.
Muslera taraftar desteğinin önemini anlattı
Kaptan Muslera, kulübün yayımladığı açıklamasında derbi yenilgisinin ardından bu atmosferde mücadele etmekten gurur duyduklarını belirtti. Taraftarın hafta boyunca Florya'da ve maçta verdiği desteğe teşekkür eden Uruguaylı kaleci, puan avantajını sürdürmek istediklerini söyledi. İstanbulspor karşılaşmasına da kazanma hedefiyle çıkacaklarını ifade etti. Bu sözler, sahadaki toparlanmayı takım ile tribün arasındaki bağla birlikte değerlendirdiğini gösteriyordu.
Taraftar desteğinin sportif karşılığını tek bir sayıyla ölçmek mümkün değil. Bununla birlikte zor bir dönemin ardından oyunculara verilen desteğin aceleyi ve tedirginliği azaltabileceği düşünülebilir. Asıl belirleyici olan, bu desteğin sahada doğru kararlara dönüşmesi. Galatasaray bu akşam tribünün beklentisine mücadeleyle cevap verdi; bundan sonraki sorumluluk ise aynı ilişkiyi yalnızca galibiyetlerin sevincinde değil, maçların zor bölümlerinde de koruyabilmek.
İç sahada yenilmezlik 15 maça çıktı
Galatasaray'ın ligde kendi sahasındaki yenilmezlik serisi 15 maça ulaştı. Sarı-kırmızılılar bu bölümde 13 galibiyet ve iki beraberlik aldı. Ayrıca Başakşehir karşısındaki lig yenilmezliği de yedi maça çıktı; bu süreç dört galibiyet ve üç beraberlikten oluştu. İkinci istatistik yalnızca lig karşılaşmalarına ait olduğundan, nisandaki Türkiye Kupası yenilgisiyle karıştırılmamalı.
İç sahayı güvenilir bir puan kaynağına dönüştürmek şampiyonluk yarışında önemli; ancak bu güvenin her maç yeniden üretilmesi gerekiyor. Bir önceki iç saha karşılaşmasında Karagümrük'e karşı bırakılan puanlar da bunu göstermişti. Başakşehir galibiyeti, geçmiş seriye yaslanmak yerine yeniden savunma yapıp yeniden fırsat üretmenin karşılığı oldu. Sarı-kırmızılıların stadındaki üstünlüğü sürdürebilmesi, tribün atmosferiyle birlikte sahadaki disipline dayanıyor.
Boey İstanbulspor karşısında forma giyemeyecek
Gecenin Galatasaray açısından olumsuz gelişmesi, Sacha Boey'in sarı kart görerek cezalı duruma düşmesiydi. Fransız sağ bek, gelecek lig karşılaşmasında İstanbulspor'a karşı görev alamayacak. Üç puanın ardından teknik heyetin hazırlık gündemine savunmanın sağ tarafında yapılacak tercih de eklendi. Bu eksiklik, sonraki maçın kadrosu açıklanmadan belirli bir oyuncunun kesinlikle başlayacağı şeklinde yorumlanmamalı.
Bir bekin yokluğu yalnızca savunma çizgisindeki ismi değiştirmez. Kanat oyuncusuyla pas alışverişi, hücumdaki genişlik ve top kaybından sonra geriye dönüş düzeni de yeni tercihle uyum göstermelidir. Bu nedenle Galatasaray'ın İstanbulspor hazırlığında çözmesi gereken konu, Boey'in yerine bir isim yazmanın ötesinde. Takımın sağ taraftaki işleyişini koruyacak eşleşmelerin ve görev paylaşımının kurulması gerekiyor.
Beş puanlık avantajla yola devam
8 Mayıs akşamı Galatasaray 73 puanla zirvede bulunuyor; Fenerbahçe ve bir maçı fazla olan Beşiktaş'ın 68'er puanı var. Beş puanlık fark lider için önemli bir avantaj, fakat şampiyonluğun kesinleştiği anlamına gelmiyor. Sarı-kırmızılı ekip, kendi maçlarını kazanarak ilerleme imkânını korudu. Sıradaki İstanbulspor karşılaşması da bu hedefin yeni sınavı olacak.
Icardi attı, Galatasaray kazandı; golü üç puana dönüştüren ise takımın tamamının verdiği karşılıktı. İlk yarının sonundaki penaltı, Muslera'nın kurtarışları, savunmanın direnci ve son bölüme taşınan konsantrasyon aynı sonuçta birleşti. Lider, iki puan kaybının ardından yeniden ayağa kalktı. Bundan sonrası için ihtiyaç, bu galibiyeti erken bir kutlamanın gerekçesi yapmak değil, yeniden bulunan kazanma düzenini kalan karşılaşmalarda daha etkili bir oyunla sürdürmek.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap