Lider Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında son şampiyon Trabzonspor karşısında henüz maçın ilk saniyelerinde 1-0 geriye düşmesine rağmen büyük bir reaksiyon gösterdi ve sahadan 2-1 galip ayrılarak zirvedeki yürüyüşünü sürdürdü. 5 Şubat 2023 Pazar akşamı Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda oynanan karşılaşmada bordo-mavili ekip Maxi Gomez ile yaklaşık 12-13. saniyede öne geçti. Sarı-kırmızılıların cevabı 18. dakikada Dries Mertens'ten geldi. İkinci yarının başında Yunus Akgün'ün kazandırdığı penaltıyı Mauro Icardi gole çevirdi ve Galatasaray skoru 2-1'e taşıdı. Okan Buruk'un takımı kalan bölümde farkı artırabilecek fırsatlardan yararlanamasa da üstünlüğünü korudu, puanını 54'e çıkardı ve Süper Lig'deki üst üste galibiyet sayısını 12'ye yükselterek kulübün lig tarihindeki kazanma serisi rekorunu egale etti. Bütün resmî karşılaşmalar dikkate alındığında ise Galatasaray üst üste 15. maçını kazanarak daha önce kırdığı kulüp rekorunu geliştirdi.

Galatasaraylı olarak bu maçın benim için en önemli tarafı yalnızca Trabzonspor'u yenmek değil. Maçın başlama düdüğünden birkaç saniye sonra böylesine ağır bir hata yapıp 1-0 geriye düşüyorsunuz; üstelik karşınızda son şampiyon var. Böyle bir başlangıç takımın bütün psikolojisini dağıtabilir. Galatasaray ise telaşa kapılmadı. İlk birkaç dakikadaki şokun ardından oyunu yeniden kurdu, Mertens ile eşitliği yakaladı, ikinci yarıda baskıyı artırdı ve Icardi'nin penaltısıyla maçı çevirdi. Şampiyonluk yarışındaki takımın karakteri biraz da burada ortaya çıkar. Her hafta öne geçerek rahat kazanamazsınız. Bazen 12. saniyede gol yersiniz, bazen iki kez geriye düşersiniz, bazen deplasmanda kötü zeminde mücadele edersiniz. Önemli olan farklı problemlere sürekli cevap verebilen takım haline gelmek. Galatasaray son aylarda tam olarak bunu yapıyor.

Galatasaray-Trabzonspor maçının golleri

DakikaGolSkor
1Maxi GomezGalatasaray 0-1 Trabzonspor
18Dries MertensGalatasaray 1-1 Trabzonspor
53Mauro Icardi, penaltıGalatasaray 2-1 Trabzonspor

Trabzonspor'un golünün saniyesi farklı maç anlatımlarında 12 ve 13 olarak geçiyor. Anadolu Ajansı ve bazı yayınlarda golün 12. saniyede geliştiği belirtilirken Galatasaray'ın resmî maç raporu pozisyonun 13. saniyesini kullanıyor. TFF istatistiklerinde gol doğal olarak 1. dakika olarak kayda geçiyor. Tarihsel açıdan en sağlıklı anlatım, karşılaşmanın yaklaşık 12-13. saniyesinde gelen olağanüstü erken gol olarak ifade etmek.

Galatasaray'ın Trabzonspor karşısındaki ilk 11'i

Okan Buruk mücadeleye Fernando Muslera, Sacha Boey, Leo Dubois, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Lucas Torreira, Sergio Oliveira, Dries Mertens, Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz ve Mauro Icardi ilk 11'iyle başladı.

Bölgeİlk 11
KaleciFernando Muslera
SavunmaSacha Boey, Victor Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Leo Dubois
Orta sahaLucas Torreira, Sergio Oliveira, Dries Mertens
HücumBarış Alper Yılmaz, Kerem Aktürkoğlu, Mauro Icardi

Ben bu ilk 11'de özellikle Barış Alper'in bir kez daha hücum hattında kullanılmasını dikkat çekici buluyorum. Milot Rashica'nın yerine Barış'ın fizik gücü ve savunma arkasına koşuları tercih edildi. Icardi merkezde, Kerem solda, Barış ise daha hareketli kanat-forvet rolündeydi.

Orta sahadaki Torreira-Sergio-Mertens üçlüsü artık Galatasaray'ın oyun kimliğinin ana parçalarından biri haline geldi. Torreira top kaybının arkasındaki güvenlik, Sergio ilk pas ve oyun yönü, Mertens ise iki hat arasındaki yaratıcılık. Sezonun yaz aylarında bu üç futbolcu birbirini neredeyse hiç tanımıyordu. Şubat ayına geldiğimizde ise hareketleri çok daha otomatikleşmiş durumda.

Maç 12-13. saniyede Galatasaray için kabus gibi başladı

Başlama vuruşundan yalnızca saniyeler sonra Galatasaray hiç beklemediği şekilde geriye düştü. Fernando Muslera'nın pasıyla başlayan oyunda Lucas Torreira topu yeniden kaptanına göndermek istedi. Yoğun yağış ve ağırlaşan zeminin de etkisiyle geri pas beklenen hızda ilerlemedi.

Abdülkadir Ömür tehlikeyi çok hızlı sezdi ve araya girerek Muslera ile karşı karşıya kaldı. Milli futbolcu şut çekmek yerine yanında daha müsait durumdaki Maxi Gomez'i gördü. Uruguaylı santrfor boş kaleye topu gönderdi ve Trabzonspor maça 1-0 önde başladı.

Ben golde zeminin etkisini kabul ederim ama hatanın sorumluluğunu tamamen sahaya bırakmam. Torreira'nın pası riskli ve yetersiz kaldı. Büyük maçlarda geriden oyun kurarken topun şiddetini zemine göre ayarlamak zorundasınız. Rakip de bu hatayı çok iyi değerlendirdi.

Ancak benim için esas mesele hatanın kendisinden sonra ne olduğu. Futbolcu hata yapabilir. Torreira gibi üst düzey oyuncu bile yapabilir. Şampiyonluk adayını belirleyen şey, 12 saniyede yaptığı hatanın ardından kalan 90 dakikada nasıl reaksiyon verdiğidir.

Bu kadar erken gol takımı dağıtabilirdi

Maçın daha ilk dakikasına girmeden geriye düşmek psikolojik açıdan normal bir golden farklıdır. Hazırladığınız bütün maç planını daha oyuncular terlemeden değiştirmek zorunda kalırsınız. Taraftarın heyecanı bir anda endişeye döner, rakibin özgüveni yükselir ve futbolcuların hemen skoru eşitleme isteği acele kararlar üretmeye başlayabilir.

Dries Mertens de maç sonrasında tam olarak buna değindi. Böyle erken geriye düştüklerinde hemen golü bulma telaşına girebileceklerini ancak sakin kalmaya çalıştıklarını anlattı.

Ben bu sakinliğin sezonun başına göre Galatasaray'daki en büyük gelişmelerden biri olduğunu düşünüyorum. Ağustos veya ekim ayındaki takım gol yediğinde bazen birkaç dakika oyun planını tamamen kaybediyordu. Şubat ayında ise oyuncular “daha 90 dakika var” diyebiliyor.

Galatasaray ilk şoku atlattıktan sonra oyunu kontrol etti

Erken golün ardından Trabzonspor önde baskı uygulamaya ve Galatasaray'ın kısa pasla çıkmasını zorlaştırmaya çalıştı. Sarı-kırmızılılar ilk dakikalarda birkaç pas hatası daha yaptı ancak kısa süre içinde oyunun kontrolünü yeniden eline aldı.

Kerem Aktürkoğlu sol tarafta top taşıdı, Icardi merkezde bağlantıya girdi ve Sergio Oliveira ceza sahası çevresinde şut fırsatları aradı. Galatasaray'ın ilk ciddi hücumlarından birinde Kerem'in taşıdığı top Icardi üzerinden sağdan kat eden Sergio'ya ulaştı. Portekizli oyuncunun sert şutu savunmaya çarparak dışarı gitti.

Ben özellikle Icardi'nin bu bağlantı oyununu önemli buluyorum. Arjantinli santrfor artık yalnızca ceza sahasında final dokunuşu beklemiyor. Başakşehir maçından itibaren takım arkadaşlarının koşularını çok daha iyi kullanmaya başladı. Kerem, Mertens veya Sergio ceza sahasına yaklaştığında topu doğru oyuncuya aktarabiliyor.

Barış Alper uzaktan kaleyi yokladı

Galatasaray'ın baskısı arttıkça Barış Alper Yılmaz da ceza sahası dışından fırsatlar aradı. Genç hücumcu yüksek fizik gücüyle Trabzonspor savunmasını geriye itti ve özellikle top rakipteyken yaptığı presle bordo-mavililerin rahat çıkmasını zorlaştırdı.

Ben Barış'ı sadece kaç gol attığı üzerinden değerlendirmiyorum. Icardi ile aynı hücum hattında olduğunda rakip stoperlerin üzerinde iki farklı problem yaratıyorlar. Icardi pozisyon bilgisi ve bitiriciliğiyle merkezde, Barış ise sürati ve fizik gücüyle kenar-merkez geçişlerinde savunmayı yoruyor.

Bu rol ilk yarıda skora doğrudan yazılmasa da Galatasaray'ın Trabzonspor'u kendi ceza alanına doğru itmesinde etkiliydi.

18. dakika: Icardi hazırladı, Mertens skoru eşitledi

Galatasaray aradığı beraberliği 18. dakikada buldu. Kerem Aktürkoğlu sol taraftan gelişen hücumda topu ceza sahasındaki Mauro Icardi'ye aktardı. Arjantinli oyuncu üç Trabzonsporlu arasında topu sakladı ve geriden ceza yayı üzerine doğru gelen Dries Mertens'i gördü.

Mertens bekletmeden çok düzgün vurdu. Top köşeye doğru gidip ağlarla buluştu ve skor 1-1 oldu.

Ben golde Icardi'nin hareketini en az Mertens'in bitirişi kadar beğeniyorum. Üç oyuncunun arasındasınız ve sırtınız kaleye dönük. Panikle dönüp şut çekmeye çalışmak yerine arkadan gelen takım arkadaşınızı görüyorsunuz. Bu, santrforun çevresini ne kadar iyi okuduğunu gösteriyor.

Mertens de vuruşunda fazla düşünmüyor. Top ayağına geldiği anda köşeyi görüyor ve tek dokunuşla bitiriyor. Büyük oyuncuların dar alandaki karar hızının farkı tam olarak bu.

Icardi ile Mertens arasındaki uyum yeniden sahnede

Bu iki yıldızın Galatasaray'daki bağlantısını ilk kez Alanyaspor maçında güçlü biçimde görmüştük. O gece Icardi, Mertens'in ilk Galatasaray golünü hazırlamış; ardından kendisi de fileleri bulmuştu.

Trabzonspor karşısındaki beraberlik golünde aynı bağlantı yeniden ortaya çıktı. Ben bunu tesadüf olarak görmüyorum. Oyuncular aylar boyunca birlikte çalıştıkça birbirlerinin koşu tercihlerine alışıyor.

Mertens, Icardi topu sırtı dönük aldığında ceza sahasına çok fazla yaklaşmak yerine yay çevresindeki boşluğa geliyor. Icardi de onu artık bakmadan bile bekleyebileceği bölgeyi biliyor. Takım kimyası dediğimiz şey biraz böyle oluşuyor.

Galatasaray beraberlikten sonra daha sakin oynadı

1-1'in ardından oyun tamamen Galatasaray lehine dönmeye başladı. Trabzonspor'un ilk dakikadaki önde baskısı eskisi kadar etkili değildi. Sarı-kırmızılı takım topu daha uzun süre kontrol etti ve rakip yarı sahaya yerleşti.

Barış Alper iki kez kaleyi düşündü ancak çerçeveyi bulamadı. Trabzonspor ise Bakasetas'ın ortalarında ve duran toplarda Maxi Gomez ile Victor Hugo gibi hava hakimiyeti güçlü isimleri kullanmaya çalıştı.

Ben ilk yarının son bölümünde Galatasaray'ın en büyük başarısının maçı kaosa çevirmemesi olduğunu düşünüyorum. Derbi niteliğindeki büyük maçta 12. saniyede gol yediğinizde “hemen ikinciyi atalım” diye gereksiz risk alabilirsiniz. Galatasaray ise beraberliği bulduktan sonra kendi ritmine döndü.

42. dakika: Sergio gole çok yaklaştı

İlk yarının en net fırsatlarından biri 42. dakikada geldi. Galatasaray organize paslarla Trabzonspor ceza sahasına girdi. Mauro Icardi'nin pasıyla top Sergio Oliveira'nın önünde kaldı. Portekizli orta saha çok sert vurdu ancak Uğurcan Çakır başarılı kurtarış yaptı.

Dönen top Leo Dubois'nın önüne geldi. Fransız bek açısı daralmasına rağmen vuruşunu yaptı ancak top yan ağlarda kaldı.

Ben bu pozisyonu Galatasaray'ın maçta artık tamamen oyuna hükmetmeye başladığının işareti olarak görüyorum. Stoperden çıkan top birkaç kısa pasla ceza sahasına kadar geliyor ve merkez orta saha oyuncusu gol vuruşu yapıyor. Sezon başında çok zor ürettiğimiz türden bir organizasyon.

İlk yarı 1-1 tamamlandı

Trabzonspor yaklaşık 12-13. saniyede öne geçmiş olmasına rağmen devrenin geri kalanında bu üstünlüğü koruyamadı. Galatasaray Mertens ile eşitliği buldu ve ilk yarının son bölümünde ikinci gole daha yakın taraf oldu.

Ben soyunma odasına giderken psikolojik üstünlüğün Galatasaray'da olduğunu düşünüyorum. Rakip maçın daha ilk anında büyük hediye gol bulmuş ama buna rağmen önde kalamamış durumda. Galatasaray ise en kötü başlangıç senaryosundan çıkıp oyunu yeniden kendi istediği yere taşımış.

Okan Buruk'un devre arasında yapacağı hamleler ikinci yarının kaderini belirleyecekti.

Okan Buruk devre arasında iki değişiklik yaptı

Galatasaray ikinci yarıya Yunus Akgün ve Berkan Kutlu ile başladı. Barış Alper Yılmaz ve Lucas Torreira soyunma odasında kaldı.

Bu iki değişikliğin oyun üzerinde çok hızlı etkisi oldu. Berkan orta sahada hem koşu mesafesi hem top taşıma açısından dinamizm getirirken Yunus Akgün sağ kanattan bire bir tehdidini artırdı.

Okan Buruk maç sonrasında Yunus'un oyuna girdikten sonra etkili olduğunu özellikle söyledi. Ben hocanın bu hamlesini başarılı buluyorum. İlk yarıda Trabzonspor savunması Barış'ın fizik gücüne alışmıştı; ikinci yarıda karşısına tamamen farklı profile sahip Yunus çıktı. Savunmacı bir anda dar alanda top süren ve içeri kat eden oyuncuyla uğraşmak zorunda kaldı.

Torreira'nın çıkışı oyun planı değişikliği

Lucas Torreira'nın devrede oyundan alınması ayrıca dikkat çekiciydi. Maçın 12. saniyesindeki hata doğal olarak onun üzerinden oluşmuştu ancak değişikliği sadece o hata nedeniyle cezalandırma olarak okumak doğru değil. Okan Buruk ikinci yarıda orta sahaya daha farklı koşu profili eklemek istedi.

Berkan Kutlu'nun fizik gücü, geniş alan kapatması ve ileri koşuları Trabzonspor'un ikinci yarıdaki baskısını aşmak açısından fayda sağladı.

Ben teknik direktörün isim büyüklüğüne takılmadan oyuncu değiştirebilmesini önemli buluyorum. Torreira bu takımın en değerli futbolcularından biri olabilir ama maçın ihtiyacı başka oyuncuysa değişiklik yapılacak. Büyük kadronun anlamı bu.

51. dakika: Yunus Akgün penaltıyı kazandırdı

Okan Buruk'un Yunus hamlesinin karşılığı yalnızca birkaç dakika içinde geldi. Yunus Akgün ceza sahasının sağ tarafında topu kontrol ederek rakibinin üzerine gitti. Trezeguet ile girdiği mücadelede Mısırlı futbolcu Yunus'un ayağına bastı ve hakem Halil Umut Meler penaltı noktasını gösterdi.

Trabzonsporlu futbolcular karara itiraz etse de penaltı kararı değişmedi.

Ben Yunus'un burada yaptığı şeyi çok değerli buluyorum. Oyuna yeni girmiş oyuncu ilk iş olarak rakibiyle bire bir mücadeleye giriyor, topu ayağında tutuyor ve ceza sahasında savunmacıyı karar vermeye zorluyor. Böyle hamle oyuncusundan istediğiniz tam olarak bu.

53. dakika: Mauro Icardi Galatasaray'ı öne geçirdi

Penaltıda topun başına Mauro Icardi geçti. Arjantinli santrfor son derece sakin vuruşla Uğurcan Çakır ile topu farklı köşelere gönderdi ve Galatasaray'ı 2-1 öne geçirdi.

Icardi böylece Trabzonspor karşısında bir gol ve bir asistlik katkıya ulaştı. Takımın iki golünde de doğrudan pay sahibiydi.

Ben penaltıdaki rahatlığını özellikle önemli buluyorum. Şampiyonluk yarışında büyük maç, skor 1-1 ve bütün stat vuruşu bekliyor. Icardi'nin yüzünde veya vuruşunda hiçbir telaş yok. Elit santrforun büyük maç tecrübesi böyle anlarda fark yaratıyor.

Icardi skordan fazlasını veriyor

Arjantinli yıldız sezonun ilk haftalarında fiziksel hazırlığı ve adaptasyon süreci nedeniyle tartışılmıştı. Kasım ayından itibaren ise takımın hücum liderine dönüşmeye başladı.

Alanyaspor maçında gol ve asist, Beşiktaş derbisinde iki gol, Başakşehir deplasmanında bir gol ve iki asist, Kadıköy'de Fenerbahçe'ye karşı bir gol ve bir asist, Antalyaspor maçında kritik gol ve şimdi Trabzonspor karşısında yeniden bir gol bir asist.

Ben bu dizinin Icardi'nin Galatasaray'a sadece isim olarak gelmediğini açık biçimde gösterdiğini düşünüyorum. Özellikle büyük maçlardaki skor üretimi şampiyonluk yolunda paha biçilemez hale geliyor.

Galatasaray ikinci yarıda baskıyı artırdı

2-1 öne geçtikten sonra Galatasaray skoru korumak için tamamen kendi sahasına çekilmedi. Mertens, Kerem, Yunus ve Icardi üzerinden üçüncü gol aranmaya devam edildi.

61. dakikada Mertens sol çaprazdan içeri kat edip uzak köşeye vurdu. Uğurcan Çakır uzanarak topu çıkardı. Birkaç dakika sonra Kerem'in çok iyi pasında Mertens ceza sahasının sol tarafında bir kez daha kaleyi düşündü; Uğurcan yine başarılıydı.

Ben 2-1'den sonra takımın üçüncü gol için oynamasını doğru buluyorum. Alanyaspor maçında 2-1'i son dakikaya taşımanın ne kadar tehlikeli olduğunu gördük. Büyük rakibe karşı tek fark her zaman kırılgan skor.

Uğurcan Çakır Trabzonspor'u oyunda tuttu

Trabzonspor kalecisi Uğurcan Çakır özellikle ikinci yarıda yaptığı kurtarışlarla farkın büyümesini önledi. Sergio Oliveira ve Mertens'in şutlarında önemli müdahaleler yaptı.

Ben maçı Galatasaray'ın yalnızca penaltıyla kazandığı şeklinde okumam. Sarı-kırmızılı takım ikinci yarıda üçüncü golü bulacak kadar çok pozisyon üretti. Uğurcan'ın performansı skorun uzun süre 2-1 kalmasında etkili oldu.

Okan Buruk da maç sonrasında hem şut sayısı hem rakip ceza sahasında topa temas bakımından büyük maç için yüksek rakamlara ulaştıklarını ve karşılaşmayı daha erken bitirebilecek fırsatlar yakaladıklarını söyledi.

70. dakika civarında Icardi-Kerem bağlantısı

Mauro Icardi ceza sahası çevresinde hava topunu Kerem Aktürkoğlu'nun önüne indirerek bir başka önemli hücumu başlattı. Kerem'in vuruşu kalecinin üzerine gitti.

Ben Icardi'nin sırtı dönük oyunundaki gelişimi dikkat çekici buluyorum. Türkiye'ye ilk geldiğinde bazı maçlarda takımdan kopuk görünüyordu. Şimdi ise arkadaşlarının nerede olduğunu biliyor, hava topunu veya pası doğru bölgeye indirebiliyor.

Santrforun böyle bağlantı kurması Kerem ve Mertens'in gol tehdidini de yükseltiyor.

74. dakika: Icardi üçüncü gole yaklaştı

Kerem Aktürkoğlu'nun ara pasında Mauro Icardi savunmanın arkasına hareketlendi ve sağ çaprazdan Uğurcan Çakır ile karşı karşıya kaldı. Icardi'nin vuruşunda kaleci aşıldı ancak Trabzonspor savunması topu kontrol ederek üçüncü gole izin vermedi.

Ben bu pozisyonu maçın kopabileceği anlardan biri görüyorum. 3-1 olsa kalan bölüm çok daha rahat geçebilirdi. Kaçınca Trabzonspor son 15 dakikada beraberlik umudunu taşımaya devam etti.

79. dakika: Muslera Bakasetas'ın frikiğini çıkardı

Trabzonspor ikinci yarının en önemli fırsatlarından birini 79. dakikada yakaladı. Yaklaşık 30 metre mesafeden kazanılan serbest vuruşta Anastasios Bakasetas topun başına geçti.

Yunan futbolcunun çok sert ve kaleye yönelen şutunda Fernando Muslera son anda uzanarak topu çeldi.

Ben bu kurtarışı galibiyetin kritik anlarından biri olarak görüyorum. Skor 2-1 ve maçın bitmesine yaklaşık 10 dakika var. O top ağlara gitse bütün gece bir anda değişebilir. Muslera yıllardır Galatasaray'ın böyle anlarında sahneye çıkıyor.

Muslera aynı pozisyonun devamında sakatlandı

Bakasetas'ın serbest vuruşunun ardından oluşan devam pozisyonunda Marc Bartra topa doğru hareketlendi. Muslera rakibinden önce araya girerek gole izin vermedi ancak mücadele sırasında sağ ayağına darbe aldı.

Uruguaylı kaptan yerde kaldı ve sağlık ekibinin müdahalesinin ardından sedyeyle saha dışına çıkarıldı. Yerini Okan Kocuk aldı.

Okan Buruk maç sonrasında Muslera'nın ayağında ağrı bulunduğunu ve net darbe aldığını söyledi. 5 Şubat gecesi itibarıyla sakatlığın kesin derecesi henüz bilinmiyordu. Teknik direktör yapılacak kontrollerin ardından durumun netleşeceğini belirtti.

Ben tarihsel anlatımda sonradan öğrenilecek teşhisi bu geceye taşımam. Maçın bitiminde bilinen şey kaptanın sağ ayağına darbe aldığı, oyuna devam edemediği ve sağlık kontrollerinin beklendiği.

Muslera'nın sakatlığı galibiyet sevincine gölge düşürdü

Galatasaray için Muslera sadece kaleci değil takım kaptanı ve yıllardır soyunma odasının en önemli liderlerinden biri. Üstelik sezonun ilk bölümünde Antalya deplasmanındaki penaltı kurtarışından birçok kritik maça kadar doğrudan puan kazandırmış durumda.

Bu nedenle 12 maçlık galibiyet serisinin devam ettiği gecede onun sedyeyle çıkması taraftar açısından büyük endişe yarattı.

Ben Okan Kocuk'a da güveniyorum. Geçen sezon Giresunspor'da düzenli oynayarak ciddi maç ritmi kazandı. Ancak Muslera'nın takım içindeki liderliği ve yılların derbi tecrübesi kolay ikame edilebilecek şey değil.

Okan Kocuk son dakikalarda kaleyi devraldı

Muslera'nın çıkışının ardından Okan Kocuk kalan bölümde Galatasaray kalesini korudu. Trabzonspor son dakikalarda özellikle yüksek toplarla ve iki santrfora yaklaşan hücum yapısıyla beraberliği aramaya başladı.

Okan Kocuk oyuna bir anda böylesine yüksek baskılı bölümde girdi. Ben yedek kalecinin en zor görevlerinden birinin bu olduğunu düşünüyorum. Maça başlarken fiziksel ve zihinsel olarak hazırlanırsınız; 85. dakikada ise birkaç saniye içinde oyuna girip 2-1'lik skoru korumak zorundasınız.

90. dakika: Boey farkı açmaya yaklaştı

Trabzonspor bütün hatlarıyla ileri çıkmaya başlayınca Galatasaray kontratak alanları buldu. Yunus Akgün'ün pasında sağ taraftan ceza sahasına giren Sacha Boey'in vuruşu uzak direğin yanından az farkla auta çıktı.

Ben Boey'in maçın 90. dakikasında hâlâ bu tempoda ceza sahasına koşu yapmasını onun fiziksel seviyesinin göstergesi olarak görüyorum. Sezonun başında kadro dışına yaklaşmış oyuncunun birkaç ay içinde takımın en vazgeçilmezlerinden biri haline gelmesi gerçekten dikkat çekici.

Kaan Ayhan son bölümde süre aldı

Maçın uzatma bölümüne girilirken Dries Mertens kenara geldi ve yeni transfer Kaan Ayhan sahaya çıktı. Sassuolo'dan sezon sonuna kadar şarta bağlı satın alma opsiyonuyla kiralanan milli futbolcu böylece Galatasaray kadrosunun savunma ve orta saha seçeneklerine katılmış oldu.

Kaan Ayhan'ın transferi için Sassuolo'ya 400 bin Euro kiralama bedeli, satın alma opsiyonu için ise 2,8 milyon Euro tutar açıklanmıştı.

Ben Kaan transferini sezonun ikinci yarısında kadro esnekliği açısından önemli buluyorum. Stoper oynayabiliyor, sağ bekte görev alabiliyor ve gerektiğinde orta sahada kullanılabiliyor. Uzun şampiyonluk yarışında böyle çok yönlü futbolcu teknik direktörün elini rahatlatır.

Maça 12 dakika uzatma eklendi

İkinci yarıdaki sakatlıklar, Muslera'nın uzun süren tedavisi ve diğer duraklamalar nedeniyle karşılaşmanın sonuna 12 dakika uzatma eklendi.

Skor 2-1 olduğu için bu 12 dakika Nef Stadyumu'nda doğal olarak oldukça gergin geçti. Trabzonspor hava toplarıyla yüklenirken Galatasaray bir yandan savunmasını korudu, diğer taraftan kontrataklarla üçüncü golü aradı.

Ben şampiyonluk takımının böyle bölümlerde sakinliğini korumasını çok önemli görüyorum. Alanyaspor karşısında 90+1'de yediğimiz beraberlik golü hâlâ hafızada. Trabzonspor'a karşı aynı hatanın tekrarlanmaması gerekiyordu.

90+2: Kerem'in topu üst direkten döndü

Galatasaray uzatma bölümünde üçüncü gole bir kez daha çok yaklaştı. Sacha Boey sağ kanattan topu ceza sahasına çevirdi. Kerem Aktürkoğlu sağ çaprazda çok sert vurdu ancak top üst direkte patladı.

Ben bu pozisyonda maçı bitirecek golün gelmemesine üzüldüm. Birkaç santimetre aşağıya gitse skor 3-1 olacak ve son dakikalar tamamen rahatlayacaktı.

Galatasaray sezon boyunca direklerden çok dönen toplar yaşadı. Okan Buruk da daha önce bunun üzerinde durmuştu. Trabzonspor gecesinde de bir topumuz daha direkten döndü.

Yunus Akgün uzatmalarda çok etkiliydi

İkinci yarının başında oyuna girip penaltıyı kazandıran Yunus Akgün uzatma bölümünde de aktif kaldı. Sağ çaprazdan yaptığı vuruşu Uğurcan Çakır kontrol etti. Son hücumların birinde rakiplerini geçerek ceza yayı üzerine kadar geldi ve yeniden kaleyi denedi.

Ben Yunus'un bu performansını forma rekabeti açısından önemli buluyorum. Sezonun başında ilk 11'in ana parçalarından biriydi, sonra Rashica'nın yükselişiyle süresi azaldı. Böyle ortamda oyuncunun yapması gereken küsmek değil, aldığı dakikayı değerlendirmek.

Trabzonspor maçında devre arasında girip penaltıyı kazandırarak doğrudan üç puana katkı sağladı. Okan Buruk'un istediği kulübe rekabeti tam olarak bu.

Trabzonspor son dakikalarda iki santrforla yüklendi

Abdullah Avcı maçın son bölümünde Bartra, Yusuf Yazıcı, Bardhi ve Umut Bozok gibi isimleri sahaya sürerek hücum gücünü artırdı. Trabzonspor son dakikalarda özellikle uzun toplar ve ceza sahasına yapılan ortalarla beraberlik aradı.

Okan Buruk da maç sonrasında rakibin iki forvetli düzene geçip hava toplarında etkili olmaya çalıştığını söyledi. Trabzonspor birkaç pozisyonda Galatasaray savunmasına zor anlar yaşattı ancak son vuruş kalitesi skoru değiştirmedi.

Ben son 10 dakikanın tamamen rahat geçtiğini söylemem. 2-1 her zaman tehlikeli skor. Fakat Nelsson, Abdülkerim ve oyuna giren Kaan Ayhan'ın bulunduğu savunma hattı kritik topları uzaklaştırmayı başardı.

Galatasaray Süper Lig'de üst üste 12 maç kazandı

Trabzonspor galibiyetinin en önemli tarihsel sonuçlarından biri Galatasaray'ın ligdeki galibiyet serisini 12 karşılaşmaya çıkarması oldu.

RakipSonuç
Fatih Karagümrük2-0
Beşiktaş2-1
Başakşehir7-0
İstanbulspor2-1
Sivasspor2-1
Ankaragücü2-1
Fenerbahçe3-0
Hatayspor4-0
Antalyaspor2-1
Giresunspor4-0
Ümraniyespor3-2
Trabzonspor2-1

Bu serinin benim için etkileyici tarafı rakip çeşitliliği. Derbi var, son şampiyon var, deplasman var, kapalı savunma oynayan takım var, Dünya Kupası arası öncesi ve sonrası var. Galatasaray tek bir maç senaryosunda değil, farklı şartlarda kazanıyor.

Mustafa Denizli döneminin 12 maçlık rekoru egale edildi

Galatasaray Trabzonspor'u mağlup ederek kulübün Süper Lig tarihindeki 12 maçlık ardışık galibiyet rekoruna ulaştı. Daha önce bu seri Mustafa Denizli yönetimindeki Galatasaray tarafından 1987-1988 sezonunun son dokuz ve 1988-1989 sezonunun ilk üç lig karşılaşması kazanılarak elde edilmişti.

Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray ise 12 galibiyetin tamamını aynı sezon içinde aldı. Bu nedenle seri aynı zamanda tek sezon içerisindeki kulüp galibiyet rekorunun da daha önce ulaşılan seviyelerin üzerine çıkarılması anlamına geliyor.

Ben bu tarihsel karşılaştırmayı çok önemsiyorum. Galatasaray'ın şampiyonluklarla dolu tarihinde birçok büyük takım var. Fatih Terim'in UEFA Kupası kadroları, Mustafa Denizli dönemi, Lucescu ve diğer şampiyonluk ekipleri... Bugünkü takım kazanma serisi açısından bu tarihi grupların yanına adını yazdırmış durumda.

Resmî maçlarda üst üste 15 galibiyet

Galatasaray'ın başarısı yalnızca Süper Lig'le sınırlı değil. Türkiye Kupası maçları da eklendiğinde sarı-kırmızılı ekip Trabzonspor karşılaşmasıyla birlikte art arda 15. resmî müsabakasını kazandı.

Ligdeki 12 galibiyetin arasına Ziraat Türkiye Kupası'nda Yeşilyurt D.Ç. Ofspor, Ankara Keçiörengücü ve Corendon Alanyaspor karşısındaki zaferler eklendi.

Galatasaray bir önceki Ümraniyespor galibiyetiyle resmî maçlardaki kazanma serisini 14'e çıkararak kulüp rekorunu kırmıştı. Trabzonspor karşısındaki sonuç bu yeni rekoru 15 maça taşıdı.

Ben bunu sezonun en etkileyici istatistiklerinden biri görüyorum. Kupa maçında rotasyon yapılıyor, ligde derbi oynanıyor, zorlu deplasmana gidiliyor; sonuç değişmiyor. Takım kazanma alışkanlığı oluşturmuş durumda.

15 maçlık serinin başlangıcı Karagümrük deplasmanı

Bu resmî maç serisi 28 Ekim 2022'de Fatih Karagümrük karşısında alınan 2-0'lık galibiyetle başladı. O maç öncesinde Galatasaray Kayserispor'a kaybetmiş ve Alanyaspor karşısında 2-0'lık üstünlüğünü koruyamayarak 2-2 berabere kalmıştı.

O dönem Okan Buruk ve takım yoğun eleştiri altındaydı. Teknik direktörün geleceği hakkında bile spekülasyonlar yapılıyordu. Yönetim ise hocasının arkasında durdu.

Ben bugün geriye baktığımda o Karagümrük maçının sezonun gerçek dönüm noktalarından biri olabileceğini düşünüyorum. Çünkü Galatasaray o geceden beri oynadığı bütün resmî maçları kazanmış durumda.

Galatasaray'ın ligdeki 17. galibiyeti

Trabzonspor karşısındaki sonuç Galatasaray'ın 2022-2023 Süper Lig sezonundaki 17. galibiyeti oldu. Okan Buruk'un takımı 22 lig maçında 54 puana ulaştı.

Sezonun ilk bölümündeki puan kayıpları düşünüldüğünde dönüşüm daha çarpıcı görünüyor. Giresunspor ve Kayserispor'a mağlup olunmuş, Trabzonspor ve Adana Demirspor deplasmanları beraberlikle bitmiş, Alanyaspor karşısında iki farklı üstünlük korunamamıştı.

Şimdi ise takım dört aya yaklaşan dönemde lig maçı kaybetmek bir yana puan bile bırakmıyor.

Zirvedeki fark maç sonunda dokuz puana çıktı

Galatasaray Trabzonspor'u yendiğinde puanını 54'e yükseltti. En yakın takipçi Fenerbahçe o sırada 45 puandaydı ve haftadaki karşılaşmasını henüz oynamamıştı. Dolayısıyla 5 Şubat gecesi itibarıyla puan farkı maç fazlasıyla dokuz olarak görünüyordu.

Bu ayrımı özellikle belirtmek gerekiyor. Galatasaray'ın kalıcı farkının dokuz puan olduğunu maç biter bitmez söylemek doğru olmazdı; Fenerbahçe'nin haftalık maçı henüz önündeydi.

Ben yine de rakip sahaya çıkmadan puan farkını dokuz olarak görmenin büyük psikolojik baskı oluşturduğunu düşünüyorum. Lider kendi maçını kazanıyor ve takipçisine “sen de mutlaka kazanmalısın” mesajını veriyor.

Okan Buruk: Puan farkını açarak devam etmek istiyoruz

Okan Buruk karşılaşmanın ardından şampiyon olmak isteyen takımın her hafta kazanmak zorunda olduğunu açık biçimde söyledi. Galatasaray'ın oluşturduğu seriyi devam ettirmek ve puan farkını daha da büyütmek istediklerini belirtti.

Ben teknik direktörün bu aşamada hedefi gizlemesine gerek olmadığını düşünüyorum. Galatasaray 54 puanla lider, 12 lig maçını üst üste kazanmış ve kadrosunda Icardi, Mertens, Torreira, Sergio, Kerem, Muslera gibi yüksek seviyeli oyuncular var. Hedefin şampiyonluk olduğunu zaten herkes biliyor.

Önemli olan bunu oyuncular üzerinde gereksiz baskıya çevirmemek. Okan Buruk'un hafta hafta ilerleme yaklaşımı şimdiye kadar doğru çalışıyor.

Okan Buruk takımın reaksiyonundan memnun

Teknik direktör maç sonrası açıklamasında 1-0 geriye düşmenin takımın ruhunu ve geri dönüş inancını göstermesi açısından önemli sınav olduğunu söyledi. İlk golün ardından bazı telaşlı pas hataları yaptıklarını kabul etti ancak ikinci yarıda oyuna hakim olan ve galibiyeti hak eden taraf olduklarını düşündüğünü belirtti.

Ben hocanın kendi takımını sadece sonuç üzerinden övmemesini seviyorum. 12 maçtır kazanıyor olmak her maç kusursuz oynadığınız anlamına gelmez. Trabzonspor karşısında ilk yarıda çok iyi olmayan bölümler vardı. Özellikle erken golden sonra birkaç dakika gereksiz telaş yaşadık.

İkinci yarıda ise Galatasaray'ın temposu ve pozisyon üretimi belirgin şekilde yükseldi. Okan Buruk'un devre arası hamleleri de bunda etkili oldu.

Mertens: Sakin kaldık ve maçı kazandık

Dries Mertens maç sonrasında karşılaşmaya istemedikleri biçimde başladıklarını ancak erken golün ardından sakin kaldıklarını söyledi. Hemen beraberliği ararken aceleci olabileceklerini fakat takımın sabırlı şekilde kendi oyununu bulduğunu belirtti.

Ben Mertens'in bu açıklamasını maçın ruhunu en iyi özetleyen sözlerden biri olarak görüyorum. Şampiyonluk yarışında kalite kadar sakinlik gerekiyor. Özellikle taraftarın 50 bin kişiye yakın baskısıyla “hemen atalım” duygusuna kapılmak kolay.

Tecrübeli oyuncuların değeri tam olarak burada ortaya çıkıyor. Mertens, Icardi, Muslera ve Sergio gibi isimler Avrupa'nın büyük maçlarını yıllardır yaşadı. Böyle anlarda takımı panikten uzak tutabiliyorlar.

Icardi: Maç maç, hafta hafta ilerliyoruz

Mauro Icardi de Trabzonspor karşısındaki golü ve asisti nedeniyle mutlu olduğunu ancak esas önemli olanın takımın üst üste 12. lig maçını kazanması olduğunu söyledi. Büyük ve güçlü rakibe karşı erken gol yemelerine rağmen geri dönmeyi başardıklarını vurguladı.

Arjantinli oyuncu sezon boyunca sık sık kullandığı yaklaşımı yine tekrarladı: Maç maç ve hafta hafta ilerlemek.

Ben bunun doğru şampiyonluk psikolojisi olduğunu düşünüyorum. 12'de 12 yaptığınız anda doğal olarak herkes rekor, kupa ve sezon sonunu konuşur. Oyuncunun işi ise bir sonraki antrenmana dönmek.

Kerem: Geriye düştük ama yılmadık

Kerem Aktürkoğlu da maçın ardından erken yenilen gole rağmen takımın vazgeçmediğini ve oyun disiplinini sürdürdüğünü vurguladı. Galatasaray'ın birlik halinde mücadele ederek maçı çevirdiğini söyledi.

Ben Kerem'in son aylardaki gelişiminde takım oyununu daha fazla ön plana çıkarmasını değerli buluyorum. Başakşehir'de hat-trick yaparken de arkadaşlarının paslarını öne çıkarmıştı. Artık sadece bireysel skor peşinde koşan kanat değil, Icardi ve Mertens'le bağlantılı hücum oyuncusuna dönüşüyor.

Ağır zemin iki takımın oyununu etkiledi

İstanbul'daki kötü hava şartları ve yağış zemini ağırlaştırdı. Trabzonspor'un ilk golünde Torreira'nın geri pasının yavaşlamasında zeminin de payı vardı. Okan Buruk maç sonrasında iki takımın hava şartları nedeniyle bazı bölümlerde gereksiz risk almamaya çalıştığını söyledi.

Ben ağır zeminin teknik oyuncuların işini zorlaştırdığını kabul ediyorum. Top normalden yavaş veya beklenmedik biçimde hareket edebilir, yön değiştirirken futbolcunun dengesi bozulabilir. Ama iki takım da aynı sahada oynuyor. Dolayısıyla hava koşulu açıklamadır, mazeret değil.

Galatasaray ikinci yarıda zemine rağmen kısa paslarla Trabzonspor baskısını birkaç kez çok iyi aştı.

Trabzonspor ilk yarıda hava toplarını kullandı

Bordo-mavili ekip Maxi Gomez'in fizik gücünü ve Bakasetas'ın duran top kalitesini kullanmaya çalıştı. Özellikle Eren Elmalı ile Trezeguet'nin kenarlardan getirdiği toplar Galatasaray savunmasını zaman zaman geri itti.

Victor Hugo'nun ilk yarıdaki kafa vuruşu üstten auta çıktı. Son bölümde Umut Bozok ve Yusuf Yazıcı'nın da oyuna girmesiyle Trabzonspor daha fazla hava topuna yöneldi.

Ben Nelsson-Abdülkerim ikilisinin bu bölümdeki direncini önemli buluyorum. Son dakikalarda skor tek fark olduğu için tek kafa vuruşu bütün maçı değiştirebilirdi.

Nelsson-Abdülkerim ortaklığı güven vermeye devam ediyor

Sezonun başında Marcao'nun Sevilla'ya transferinden sonra Galatasaray'ın savunmasının ne olacağı büyük soru işaretiydi. Abdülkerim'in ilk aylardaki bireysel hataları ve kartları da tartışmaları artırmıştı.

Bugün Nelsson ile birlikte çok daha oturmuş ikili var. İkisi birbirinin öne çıkışını, hava topundaki paylaşımı ve geriden pas başlangıcını daha iyi okuyor.

Ben şampiyonluk takımlarında stoper ortaklığının değişmeden devam etmesini çok değerli buluyorum. Aynı iki oyuncu haftalar boyunca birlikte oynadıkça savunma refleksleri otomatikleşiyor.

Leo Dubois sol bekte istikrar sağlıyor

Trabzonspor karşısında sol bekte Leo Dubois görev yaptı. Fransız futbolcunun doğal mevkii sağ bek olmasına rağmen son dönemde sol tarafta da başarılı performans vermesi Okan Buruk'un elini rahatlatıyor.

42. dakikada Sergio'nun kaleciden dönen şutunda hücuma kadar çıkarak pozisyonu takip etmesi onun iki yönlü katkısına örnekti.

Ben iki bek pozisyonunu oynayabilen futbolcunun uzun sezonda çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kazımcan, Emre Taşdemir veya başka sol bek seçeneği olmadığında sistem tamamen değiştirilmek zorunda kalmıyor.

Sacha Boey'in fiziksel seviyesi yine dikkat çekti

Boey maçın sonuna kadar sağ koridorda yüksek tempoyu korudu. 90. dakikada kontratakta ceza sahasına kadar koşup şut çıkardı, 90+2'de ise Kerem'in direkten dönen pozisyonunun ortasını yaptı.

Ben Boey'in 90 dakikanın sonrasında hâlâ rakip ceza alanına sprint atabilmesini çok önemli buluyorum. Okan Buruk'un yüksek tempolu sisteminde bek oyuncusunun fizik gücü belirleyici.

Sezon başının en büyük sürprizlerinden biri kesinlikle Sacha Boey'in yeniden kazanılması.

Bir önceki Trabzonspor maçı golsüz bitmişti

Galatasaray ile Trabzonspor sezonun ilk yarısında 28 Ağustos 2022'de Trabzon'da karşılaşmış ve mücadele 0-0 sonuçlanmıştı. O dönem Okan Buruk'un takımı henüz yeni kuruluyordu; Torreira ve Mertens kısa süre önce gelmiş, Icardi ise henüz Galatasaray'a transfer edilmemişti.

Ben iki maç arasındaki farkı sezonun gelişimini görmek için çok değerli buluyorum. Ağustos ayındaki Galatasaray daha kontrollü, skor üretmekte zorlanan ve hücum bağlantıları henüz oluşmamış takımdı. Şubat ayındaki Galatasaray ise 12 maç üst üste kazanmış, Icardi-Mertens-Kerem bağlantısı oturmuş ve geriye düştüğü büyük maçı çevirebilen lider.

Trabzonspor deplasman performansında zorlanıyor

Son şampiyon Trabzonspor sezona yine üst sıralar hedefiyle başlamış olsa da özellikle deplasman maçlarında beklediği istikrarı sağlayamadı. Nef Stadyumu'nda erken gol avantajına rağmen oyunu uzun süre Galatasaray yarı sahasında tutamadı.

Ben rakibin kötü olduğunu söyleyerek galibiyeti küçültmem. Kadroda Uğurcan, Bakasetas, Trezeguet, Maxi Gomez, Abdülkadir Ömür, Victor Hugo gibi önemli oyuncular var. Üstelik son şampiyon kimliğiyle geliyorlar.

Galatasaray'ın değeri, güçlü rakibin erken avantajını elinden alıp kendi oyununu kabul ettirmesinde.

54 puanlık lider Galatasaray

Galatasaray Trabzonspor galibiyetinin ardından 22 lig maçında 54 puana ulaştı. Takım maç sonunda en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin maç fazlasıyla dokuz puan önüne geçti.

Bu puan ortalaması sezonun ilk aylarındaki tabloyla karşılaştırıldığında büyük dönüşüm anlamına geliyor. Ekim ortasında Kayserispor'a kaybeden ve Alanyaspor karşısında puan bırakan Galatasaray'ın şampiyonluk yarışında ne kadar istikrarlı kalacağı sorgulanıyordu.

Şubat başında ise sorun tam tersine dönmüş durumda: Galatasaray'ı kimin durduracağı konuşuluyor.

Galatasaray'ın şampiyonluk psikolojisi değişti

Ben takımın oyunundan önce zihinsel değişimini önemsiyorum. Sezon başında maç 0-0 ilerledikçe stres artıyordu. Gol yendiğinde futbolcular acele ediyordu. Bugün 12. saniyede geriye düşüp yine de oyun planından kopmayan takım var.

Bu güven bir günde oluşmuyor. Beşiktaş derbisi, Başakşehir'deki 7-0, Kadıköy galibiyeti, Sivasspor deplasmanındaki zor üç puan, Ümraniyespor karşısında iki kez geriden gelip kazanmak... Bunların hepsi futbolcunun zihnine “biz maçı çevirebiliriz” duygusu yerleştiriyor.

Şampiyonluk takımlarının en büyük gücü bazen taktikten önce bu inanç oluyor.

Ümraniyespor maçında iki kez geriden gelip kazanılmıştı

Trabzonspor karşılaşmasından sadece dört gün önce Galatasaray, HangiKredi Ümraniyespor karşısında iki kez geriye düşmesine rağmen 3-2 kazanmıştı. Abdülkerim bir gol, Mauro Icardi iki gol atmış ve galibiyet serisi 11 maça çıkmıştı.

Şimdi Trabzonspor karşısında yine ilk golü yiyip maç çevrildi.

Ben arka arkaya iki maçta geriden gelerek kazanmayı tesadüften öte karakter göstergesi olarak görüyorum. Tabii hedef sürekli gol yiyip geri dönmek değil. Savunmada hatayı azaltmak gerekiyor. Ama kötü senaryoda bile çözüm bulabilmek değerli.

Icardi şampiyonluk yarışının ana figürlerinden

Mauro Icardi artık yalnız transfer döneminin yıldızı değil, saha içinde şampiyonluk yarışının belirleyici oyuncularından biri. Trabzonspor karşısında bir gol ve bir asist üreterek iki golün de içinde bulundu.

Ben özellikle onun büyük maç performansını önemsiyorum. Beşiktaş'a iki gol, Fenerbahçe'ye bir gol bir asist, Başakşehir'e bir gol iki asist ve şimdi Trabzonspor'a bir gol bir asist. Büyük rakiplerle oynanan karşılaşmalarda sorumluluk alıyor.

Galatasaray'ın yıllarca hatırladığı yabancı yıldızlar da zaten böyle maçlarla taraftarın kalbine girer. Icardi'nin hikâyesi birkaç ay içinde bu çizgiye girmeye başladı.

Mertens yaşına rağmen takımın en hareketli oyuncularından

Dries Mertens 35 yaşında olmasına rağmen Trabzonspor karşısında hem gol attı hem ön alan baskısında hem de ikinci yarıdaki koşularında yüksek enerji gösterdi. Maçın 90. dakikasına kadar sahada kaldı.

Ben yaz transfer döneminde Mertens'in yaşının doğal olarak tartışıldığını hatırlıyorum. Fakat oyuncunun profesyonelliği ve fiziksel hazırlığı şu ana kadar bu endişelerin önemli bölümünü azalttı.

Galatasaray'ın yalnız yetenek değil çalışma standardı açısından da genç oyuncuların örnek alabileceği futbolculardan biri.

Yunus Akgün için önemli geri dönüş

Yunus Akgün sezonun ilk aylarında ilk 11'in değişmezlerinden biri görünüyordu ancak Rashica'nın yükselişiyle forma süresi azalmıştı. Trabzonspor maçı onun için yeniden önemli mesaj verme fırsatı oldu.

Devre arasında girdi, birkaç dakika içinde penaltıyı kazandırdı ve uzatma bölümünde rakiplerini geçerek hücum üretmeye devam etti.

Ben şampiyonluk kadrosunun tam olarak böyle olması gerektiğini düşünüyorum. İlk 11 dışında kalan oyuncu küsmeyecek; sahaya girdiği an maçı değiştirecek. Yunus Trabzonspor karşısında bunu yaptı.

Kadro derinliği Okan Buruk'un en büyük silahlarından

Barış Alper çıkıyor Yunus giriyor. Torreira çıkıyor Berkan giriyor. Mertens'in yerine Kaan Ayhan kullanılabiliyor. Muslera sakatlanınca Okan Kocuk devreye giriyor. Midtsjö son dakikalarda orta sahayı tazeleyebiliyor.

Ben Galatasaray'ın sezon başına kıyasla en büyük üstünlüklerinden birini burada görüyorum. İlk 11'in dışında da maçı oynayabilecek kaliteli oyuncular var.

Şampiyonluk yarışının nisan ve mayıs aylarında cezalar, sakatlıklar ve formsuzluklar arttığında bu derinliğin değeri daha fazla ortaya çıkar.

Kazanma serisinin tehlikesi: Rehavet

12 lig, 15 resmî maç üst üste kazanmak olağanüstü ama aynı zamanda tehlikeli psikoloji yaratabilir. Oyuncu bir noktadan sonra “nasıl olsa kazanıyoruz” duygusuna kapılabilir.

Ben Trabzonspor maçının daha 12. saniyesindeki golünü bu açıdan da uyarı kabul ederim. Futbol bir saniye konsantrasyon kaybını bile affetmiyor. Rekorunuz, liderliğiniz veya yıldız kadronuz o anda sizi kurtarmıyor.

Galatasaray'ın önündeki en büyük mental görev bu başarıyı normalleştirmeden açlığını korumak.

Rekorların hedefi şampiyonluk olmalı

Taraftar için 12 maçlık lig serisi ve 15 maçlık resmî galibiyet zinciri gurur verici. Kulüp tarihinin kitaplarına girecek rakamlar.

Ben yine de mayıs ayında kupa gelmezse bu rekorların anlamının eksik kalacağını düşünüyorum. Galatasaray sezonu “en uzun galibiyet serilerinden birini yaptık” diye değil şampiyon olarak hatırlamak istiyor.

Okan Buruk da bu nedenle sürekli puan farkını artırmak ve her hafta kazanmak gerektiğini söylüyor. Rekor amaç değil, doğru yolda olduğunuzu gösteren yan ürün olmalı.

Sonraki hedef yine üç puan

Galatasaray'ın maç sonu planında sıradaki lig karşılaşması Gaziantep FK deplasmanı olarak görünüyordu. 5 Şubat gecesi itibarıyla takımın normal fikstür planı bu yöndeydi ve Okan Buruk'un oyuncuları kısa dinlenmenin ardından bir sonraki maça hazırlanacaktı.

Ben tarihsel anlatımda bu noktadan ileriye bugünden bildiğimiz daha sonraki gelişmeleri taşımıyorum. 5 Şubat akşamında Galatasaray'ın futbol gündemindeki gerçek, Trabzonspor galibiyetinin ardından bir sonraki lig maçına hazırlanmak ve liderliği sürdürmekti.

Sonuç: Lider Galatasaray gerçekten durdurulamıyor

5 Şubat 2023 gecesinin hikâyesi futbolun bütün duygularını birkaç saniye içinde yaşattı. Maç başladı, Torreira Muslera'ya geri pas vermek istedi, ağır zeminde top yavaşladı, Abdülkadir Ömür araya girdi ve Maxi Gomez boş kaleye gönderdi. Daha taraftar yerine oturmadan Galatasaray 1-0 gerideydi.

Bu kadar kötü başlangıçtan sonra takımın telaşa kapılması mümkündü. İlk birkaç dakika bazı pas hataları da yapıldı. Ama Galatasaray kendisini toparladı. Kerem top taşımaya, Icardi bağlantı kurmaya, Sergio şut aramaya başladı.

18. dakikada Kerem'in pasında Icardi üç rakip arasında topu sakladı ve geriden gelen Mertens'i gördü. Belçikalı yıldız köşeye yaptığı düzgün vuruşla eşitliği sağladı. Maç yeniden başladı.

İlk yarının kalan bölümünde Galatasaray kontrolü ele aldı. Sergio 42. dakikada gole çok yaklaştı ancak Uğurcan Çakır izin vermedi. Devre 1-1 sona erdi.

Okan Buruk ikinci yarıya iki hamleyle başladı. Yunus Akgün ve Berkan Kutlu sahaya çıktı, Barış Alper ile Torreira kenarda kaldı. Hamlenin karşılığı birkaç dakika içinde geldi. Yunus ceza sahasında Trezeguet'nin müdahalesiyle yerde kaldı ve penaltı kazanıldı.

53. dakikada topun başına Mauro Icardi geçti. Arjantinli yıldız kaleci ile topu farklı köşelere göndererek Galatasaray'ı 2-1 öne geçirdi.

Sonrasında sarı-kırmızılı takım üçüncü gol için birçok fırsat buldu. Mertens'i Uğurcan durdurdu. Icardi kaleciyle karşı karşıya kaldı ancak farkı açamadı. Kerem uzatma bölümünde üst direğe takıldı.

Trabzonspor ise Bakasetas'ın serbest vuruşunda gole çok yaklaştı. Muslera kritik kurtarış yaptı, pozisyonun devamında Bartra'dan önce topa müdahale ederken sağ ayağına darbe aldı ve sedyeyle oyundan çıktı. Kalan dakikalarda kaleyi Okan Kocuk korudu.

Galatasaray 12 dakikalık uzun uzatma bölümünde baskıya rağmen ayakta kaldı ve son düdükle birlikte 2-1'lik galibiyeti aldı.

Bu galibiyet Galatasaray'ı 54 puana çıkardı. Ligde üst üste 12. galibiyet geldi ve Mustafa Denizli dönemindeki 12 maçlık kulüp rekoru egale edildi. Türkiye Kupası karşılaşmaları da dahil edildiğinde resmî maçlardaki kazanma serisi 15'e yükseldi ve kulübün daha önce kırdığı rekor bir kez daha geliştirildi.

Ben rakamlardan çok bu rakamların nasıl oluştuğuna bakıyorum. Karagümrük deplasmanından başlayan seride Beşiktaş yenildi, Başakşehir 7-0 yenildi, Dünya Kupası arasından sonra kazanılmaya devam edildi, Kadıköy'de Fenerbahçe 3-0 geçildi, Giresun deplasmanında dört gol atıldı, Ümraniye karşısında iki kez geriden dönüldü ve şimdi son şampiyon Trabzonspor'a karşı 12. saniyede yenilen golden sonra maç çevrildi.

Bu, sadece iyi futbolcu grubunun değil karakter geliştirmiş takımın göstergesi.

Okan Buruk sezonun ilk aylarında ciddi eleştirildi. Kayseri ve Alanyaspor maçlarından sonra geleceği bile tartışıldı. Dursun Özbek yönetimi teknik direktörünün arkasında durdu. Bugün aynı teknik direktör Galatasaray'ın lig tarihindeki 12 maçlık galibiyet serisi rekoruna ortak olmuş durumda.

Mauro Icardi artık transfer manşeti değil şampiyonluk yarışının ana aktörlerinden. Mertens yaşıyla değil kalitesiyle konuşuluyor. Kerem eleştirilerin ardından yeniden üretken. Yunus kulübeden gelip maç değiştiriyor. Boey sağ çizgide bitmek bilmiyor. Nelsson-Abdülkerim savunması oturdu. Muslera arka tarafta liderliğini sürdürüyor.

Üstelik bu takım her hafta aynı şekilde kazanmıyor. Başakşehir'i 7-0'la dağıtıyor, Kadıköy'de 3-0 kazanıyor, Sivasspor'da zor zeminde direniyor, Ümraniye'ye karşı geriden geliyor, Trabzonspor'a karşı daha 12. saniyede gol yiyor ve yine kazanıyor.

Ben şampiyonluk yolunda en çok bu çeşitliliğe güveniyorum. Çünkü sezon boyunca rakipler ve şartlar değişecek. Sizi sürekli aynı oyunla sınamayacaklar. Bazen açık alan bulacaksınız, bazen 10 kişi ceza sahasının önünde bekleyen rakibe karşı oynayacaksınız. Bazen ilk golü siz atacaksınız, bazen ilk saniyede gol yiyeceksiniz.

Galatasaray şu anda bütün bu sorulara aynı cevabı vermeyi başarıyor: kazanmak.

5 Şubat 2023'ün Galatasaray arşivindeki kaydı bu nedenle sadece “Galatasaray 2-1 Trabzonspor” değildir. Bu maç, lider takımın 12 saniyelik şoktan çıkıp son şampiyona karşı maçı çevirdiği; Mertens'in sakinliği, Icardi'nin bir gol bir asisti, Yunus'un kulübeden gelip kazandırdığı penaltı ve Okan Buruk'un devre arası müdahalesiyle şekillenen güçlü bir şampiyonluk gecesidir.

54 puan, üst üste 12 lig galibiyeti, resmî maçlarda 15 maçlık kazanma serisi ve zirvede giderek büyüyen özgüven.

Lider Galatasaray gerçekten durdurulamıyor. Ama hedef rekoru konuşmak değil; bu yürüyüşün sonunda şampiyonluk kupasını kaldırmak.