Mauro Icardi, Molde deplasmanında attığı golle kulüp kariyerinde 200 gole ulaştı. 23 Ağustos gecesi kazanılan 3-2’lik maç, Galatasaray’a Şampiyonlar Ligi play-off turunda avantaj getirirken Arjantinli santrforun kariyerine de önemli bir eşik ekledi. 24 Ağustos’ta bu başarıya bakarken aklımda yalnızca gol sayısı yok. Aynı oyuncunun son dakikada kendi vuruşu yerine arkadaşını tercih etmesi, gecenin anlamını benim için daha da büyütüyor.
Bir santrforu rakamlarla anlatmak kolaydır; rakamın arkasındaki karar kalitesini anlatmak daha değerlidir. Icardi’nin Molde’deki golü, top gelmeden önce alınan konumun ve tek temasla bitirmenin örneğiydi. Galibiyet golündeki katkısı ise oyunu yalnızca kendi hanesini büyütmek için okumadığını gösterdi. Galatasaray’ın bu seviyede ihtiyaç duyduğu etki, işte bu iki davranışın aynı oyuncuda buluşması.
200 gole giden kulüp kariyeri
Icardi’nin bu tarihteki kulüp toplamı dört takım üzerinden oluşuyor: Sampdoria’da 11, Inter’de 124, Paris Saint-Germain’de 38 ve Galatasaray’da 27 gol. Sampdoria bölümünde Serie A’daki 10 golün yanında Serie B’de bir gol de bulunuyor. Dolayısıyla söz konusu toplam, yalnızca en üst lig maçlarından oluşan bir istatistik değil; kulüp kariyerinin resmî karşılaşmalarını kapsayan bir birikim.
En büyük pay, altı sezon formasını giydiği Inter’e ait. İtalyan ekibinde 219 resmî maçta 124 kez ağları buldu. 2014-2015 Serie A sezonunda 22 golle gol krallığını paylaştı, 2017-2018’de ise 29 gole ulaştı. PSG’de 92 karşılaşmada 38 gol kaydetti. Galatasaray’daki 31 resmî maçta ulaştığı 27 gol, sarı-kırmızılı dönemin başlangıcındaki üretkenliğini ortaya koyuyor.
Yunus’un pası ve sağ çaprazdaki tek vuruş
Molde’de Galatasaray önce Ellingsen’in sekizinci dakikadaki golüyle geriye düştü. Oliveira’nın 25. dakikada barajdan yön değiştiren serbest vuruşu eşitliği sağladı. Üç dakika sonra Yunus Akgün’ün savunma arkasına gönderdiği topu Icardi sağ çaprazda, havadan tek vuruşla kaleye yolladı. Bu, takımın maçtaki ikinci golüydü ve skoru 2-1’e getirdi.
Bu pozisyonu benim gözümde özel yapan, kontrol için fazladan bir dokunuşa ihtiyaç duyulmaması. Yüksek gelen topu önce yere indirip ardından şut hazırlamak savunmaya ve kaleciye zaman kazandırabilir. Tek vuruş ise kararın top ulaşmadan verilmesini gerektirir. Ayağın topa teması kadar bedenin dengesi ve kalenin nerede olduğuna dair sezgi de işin içindedir.
Yunus’un katkısını yalnızca asist hanesine sıkıştırmak istemem. Koşuyu görmesi ve topu savunmanın gerisine doğru yükseklikte göndermesi, bitirişin şartlarını hazırladı. Kaliteli santrfor bulundurmak büyük avantaj; o santrforun istediği anda pası verebilmek de takımın görevi. Icardi’den sürekli olağanüstü bitiriş beklerken onu besleyen bağlantıyı ihmal edersek avantajımızı kendi elimizle daraltırız.
200. golün gecesinde kendi golünden vazgeçebilmek
Molde ikinci yarıda Haugen ile eşitliği yakaladı. Maçın 90+3. dakikasında Icardi savunma arkasında topa ulaşıp kaleciyle karşı karşıya kaldığında son sözü söyleme fırsatı önündeydi. Ancak daha uygun konumdaki Midtsjø’ye pas verdi; boş kaleye yapılan vuruş Galatasaray’a 3-2’lik galibiyeti getirdi. Gecenin istatistik başarısı böylece takım sonucuyla tamamlandı.
Burada golcü içgüdüsüyle doğru takım kararının çatışmak zorunda olmadığını görüyorum. Büyük santrfor her pozisyonda şut atan oyuncu değildir. Kalenin önündeki ihtimalleri hızlı tartar, bazen en yüksek gol olasılığını bir pasla yaratır. Özellikle böylesine kişisel bir dönüm noktasında, bir gol daha atma arzusunun takımın önüne geçmemesi önemli.
Asistin güzelliği sadece cömertlik kelimesiyle açıklanamaz. Pası doğru ana kadar saklamak, kaleciyi üzerine çekmek ve arkadaşının koşusunu takip etmek de beceridir. Erken verilen top savunmaya müdahale şansı tanıyabilir, geç kalan pas ise açıyı kapatabilir. Ben bu pozisyonu Icardi’nin bitiriciliğinden ayrı bir meziyet olarak değil, ceza alanındaki bütünlüklü oyun okumasının devamı olarak değerlendiriyorum.
Icardi’nin kendi değerlendirmesindeki önemli uyarı
Maç sonrasında Icardi, kalecinin kendisine yöneldiğini ve Midtsjø’nün boş kaldığını görerek pas verdiğini anlattı. Takımın iyi oynamadığını da kabul etti; saha şartlarını mazeret saymadı. Rövanşta kalitelerini ortaya koyup kazanmak istediklerini belirtti. Bence gecenin en sağlıklı taraflarından biri, bireysel başarıyı takımın eksiklerini örtmek için kullanmamasıydı.
Taraftar olarak böyle bir gecenin keyfini çıkarmak hakkımız. Ama son dakika galibiyeti, oyunun tamamının kontrolümüzde olduğu anlamına gelmez. Rakibin iki gol bulduğu bir deplasmandan avantajla dönmek değerlidir; rövanşın kendiliğinden çözüleceğini düşünmek ise aynı değeri riske atar. Ben golcümüzün sakin değerlendirmesini, kutlamanın yanında tutulması gereken bir uyarı olarak okuyorum.
Galatasaray bu üretkenliği nasıl kalıcı kılabilir?
Icardi’nin etrafındaki oyunda önceliğim, hücumu tek bir servis biçimine bağlamamak olur. Kanattan orta, savunma arkasına pas ve yerden ceza alanına giriş birbirini tamamladığında savunma tek çözüme hazırlanamaz. Santrfor bazen son vuruşu yapar, bazen stoperi peşinden sürükleyerek ikinci koşuya alan açar. Onu yalnızca top bekleyen bitirici gibi görmek, kullanılabilecek başka katkıları daraltır.
Bu bağın şampiyonluk yarışındaki karşılığını 2023 sezonunu kapatan derbi değerlendirmesinde de ele alıyorum. Şimdi önümüzde 29 Ağustos’ta RAMS Park’ta oynanacak Molde rövanşı var. Henüz grup aşamasına kalmış değiliz. 200 gol, Icardi’nin geçmişten getirdiği büyük birikimin işareti; Galatasaray’ın önündeki iş ise o birikimi bir sonraki maçta daha düzenli bir takım oyunuyla desteklemek.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap