Galatasaray'da Okan Buruk dönemi resmen başladı. Sarı-kırmızılı kulübün Futbol A Takımı Teknik Direktörlüğüne getirilen Okan Buruk, 24 Haziran 2022 tarihinde Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumu'nda düzenlenen törenle sözleşmesini imzaladı ve yeni dönem için hedefini daha ilk günden açık biçimde ortaya koydu: Galatasaray'ın tek hedefi şampiyonluk. Başkan Dursun Özbek ile birlikte basın mensuplarının karşısına çıkan Buruk, geçen sezonun yarattığı hayal kırıklığını geride bırakmak, taraftarı yeniden heyecanlandırmak ve sahada rakibine üstünlük kuran bir Galatasaray oluşturmak istediklerini söyledi. Futbolculuk yıllarında sarı-kırmızılı formayla sayısız kupa kaldıran Okan Buruk için 24 Haziran aynı zamanda yıllar sonra Florya'ya ve Galatasaray'a teknik direktör olarak dönüşün resmiyet kazandığı gün oldu.

Galatasaraylı olarak bu imzanın bende yarattığı ilk duygu heyecan kadar sorumluluk. Çünkü Okan Buruk'un Galatasaraylı olması güzel, kulübün altyapısından yetişmiş olması güzel, UEFA Kupası'nı kaldıran takımın oyuncularından biri olması çok değerli; fakat teknik direktörlük koltuğunda bunların hiçbiri tek başına yeterli değil. Galatasaray'ın başına gelen teknik direktörün geçmişte hangi formayı giydiğinden önce bugün nasıl takım kuracağına, nasıl futbol oynatacağına ve sezon sonunda hangi sonucu alacağına bakmak zorundayız. Okan Buruk da ilk gününde tam olarak bunu kabul eden bir mesaj verdi. Hedefi küçültmedi, “önce geçiş yılı” demedi, kötü geçen sezonu mazerete dönüştürmedi. Doğrudan şampiyonluğu söyledi. Bana göre Galatasaray teknik direktörünün kullanması gereken dil de budur.

Okan Buruk için imza töreni Nef Stadyumu'nda yapıldı

Galatasaray, 23 Haziran'da Okan Buruk ile teknik direktörlük konusunda görüşmelere başlandığını Kamuyu Aydınlatma Platformu'na bildirmiş, aynı gün içinde anlaşmanın tamamlandığını ve Buruk'un Futbol A Takımı Teknik Direktörlüğüne getirildiğini duyurmuştu. Kulüp ayrıca yeni teknik direktörün imza töreninin 24 Haziran Cuma günü saat 11.00'de Nef Stadyumu'nda yapılacağını açıkladı.

Bir gün sonra Başkan Dursun Özbek ile Okan Buruk basının karşısına çıktı. Özbek, yeni teknik direktörü yalnızca Galatasaraylı kimliği nedeniyle tercih etmediklerini özellikle vurguladı. Buruk'un teknik direktörlük kariyerindeki başarılarının bu görevi hak ettiğini söyledi ve yapılan seçimi kulübün uzun vadeli planlarının ilk adımlarından biri olarak tanımladı.

Ben bu vurguya özellikle önem veriyorum. “Bizim evladımız” söylemi taraftar açısından duygusal karşılık bulabilir ama Galatasaray teknik direktörlüğü hatıra ödülü değildir. Okan Buruk Akhisarspor ile Türkiye Kupası kazanmış, Başakşehir'i Süper Lig şampiyonu yapmış bir teknik direktör olarak bu koltuğa oturuyor. Yani sadece geçmişte Galatasaray forması giydiği için değil, teknik adamlık kariyerinde kendi başarısını da üretmiş bir isim olarak geliyor.

Tek hedef: Şampiyonluk

Okan Buruk'un imza törenindeki en net mesajı sezon hedefi hakkındaydı. Galatasaray'ın hedeflerinin değişmeyeceğini belirten yeni teknik direktör, 2022-2023 sezonundaki tek hedefin şampiyonluk olduğunu ifade etti. Kendisinin, teknik ekibinin, yönetimin ve futbolcuların bu amaç için ellerinden gelenin en fazlasını ortaya koyacağını söyledi.

Bu hedefin hangi koşullar altında açıklandığını unutmamak gerekiyor. Galatasaray 2021-2022 Süper Lig sezonunu 52 puanla 13. sırada bitirmişti. Şampiyonluk mücadelesi vermek bir yana, sezonun uzun bölümünde alt sıralara yaklaşma tehlikesi yaşamıştı. Türkiye Kupası'nda Denizlispor'a elenilmiş, teknik direktör Fatih Terim ile ocak ayında yollar ayrılmış ve Domènec Torrent dönemi başlamıştı. Avrupa Ligi'nde ise tam tersine başarılı bir performans ortaya konmuş, grup namağlup lider tamamlanmış ve Barcelona karşısında son 16 turuna kadar gidilmişti.

Yani Okan Buruk şampiyonluk sözünü, bir önceki sezon ligi ikinci bitirmiş ve kadrosu zaten hazır bir takım için söylemiyordu. 13. sıradan gelen, özgüveni ciddi biçimde yıpranmış ve kadrosunda büyük değişiklik ihtiyacı bulunan bir Galatasaray'ı devralıyordu.

Ben tam da bu nedenle hedefin şampiyonluk olarak konulmasını değerli buluyorum. Galatasaray'ın 13. olması hedefini değiştirmez; sadece o hedefe ulaşmanın ne kadar zor olacağını gösterir. Bir teknik direktör Galatasaray'ın başına geçiyorsa “önce ilk dört”, “bir yapılanalım, sonra bakarız” diye başlayamaz. Plan uzun vadeli olabilir fakat sezonun sportif hedefi yine şampiyonluk olmak zorunda.

Galatasaray üç sezondur lig şampiyonluğundan uzaktı

Okan Buruk göreve geldiğinde Galatasaray'ın son Süper Lig şampiyonluğu 2018-2019 sezonundaydı. Ardından 2019-2020 sezonunda şampiyonluğu Okan Buruk'un çalıştırdığı Başakşehir kazanmış, 2020-2021 sezonunda Beşiktaş averajla kupaya ulaşmış, 2021-2022 sezonunu ise Trabzonspor şampiyon tamamlamıştı.

Bu nedenle yeni hocanın önündeki görev sadece geçen sezonun kötü sıralamasını biraz düzeltmek değildi. Galatasaray'ı üç sezonluk şampiyonluk hasretinden çıkarması bekleniyordu. Buruk'un bu beklentiyi yumuşatmaya çalışmaması bana göre doğru başlangıç.

Ancak şampiyonluk demek tek başına yeterli değil. Galatasaray son yıllarda hedefini zaten her sezon şampiyonluk olarak açıklıyor. Asıl mesele bu hedefi taşıyacak kadroyu, fiziksel hazırlığı, oyun modelini ve zihinsel dayanıklılığı oluşturmak. Okan Buruk'un görevi sözün altını futbol ile doldurmak olacak.

Okan Buruk nasıl bir Galatasaray istiyor?

İmza töreninde sadece sonuç hedefinden değil, sahada görmek istediği Galatasaray'dan da bahsetti. Buruk'un tarif ettiği takım kazanan, dominant, sahada her şeyini veren ve rakibine üstünlük kurmaya çalışan bir takım. Bu ifade bana göre şampiyonluk sözünden bile daha önemli olabilir çünkü teknik direktörün oyun konusundaki temel beklentisini gösteriyor.

Galatasaray taraftarı yalnızca üç puan isteyen taraftar değildir. Elbette sonunda kazanmak en önemli şey ama özellikle kendi sahasında rakibin oyununa göre sürekli geriye çekilen, topu rakibe bırakan ve maç boyunca savunma yapan bir Galatasaray taraftarı uzun vadede mutlu etmez. Bu kulübün futbol hafızasında oyuna hükmetmek, rakibi baskı altında tutmak ve taraftarla birlikte maçı rakip sahaya yıkmak önemli yer tutuyor.

Ben Okan Buruk'un “dominant takım” tarifini bu nedenle olumlu buluyorum. Fakat dominant futbol sadece yüzde 65 topa sahip olmak değil. Rakibin ceza sahasına ne kadar girdiğiniz, top kaybından sonra ne kadar hızlı geri kazandığınız, ikinci topları ne kadar topladığınız ve rakibin kendi oyununu kurmasını ne ölçüde engellediğiniz önemli. Torrent döneminde zaman zaman topa sahip olup yeterince tehdit üretmeyen Galatasaray gördük. Okan Buruk'un değiştirmesi gereken noktalardan biri bu olacak.

Geçen sezonun psikolojik yükü kapatılmak isteniyor

Buruk'un açıklamasında dikkat çeken başka bir başlık futbolcuların psikolojik olarak yeniden ayağa kaldırılmasıydı. Yeni teknik direktör geçen sezonun artık kapandığını belirterek mevcut oyunculara güvendiklerini ve kötü sezonun yarattığı psikolojik etkinin ortadan kaldırılması için çalışacaklarını söyledi.

Ben bu yaklaşımı önemli buluyorum. Yeni yönetim geldiğinde en kolay şey önceki sezonun bütün futbolcularını suçlamak ve “hepsini gönderelim” demek. Ancak bunun ekonomik olarak mümkün olmadığı gibi sportif olarak da her zaman doğru olmadığını biliyoruz. Victor Nelsson, Sacha Boey, Berkan Kutlu, Barış Alper Yılmaz, Alexandru Cicâldău ve Olimpiu Moruţan gibi oyuncuların önemli bölümü genç yaşta ve uzun vadeli sözleşmelerle kadroya katıldı.

Bir sezon kötü geçti diye her futbolcunun değeri sıfırlanmaz. Yeni teknik direktörün ilk işi, elindeki oyunculardan hangilerini kendi oyununda geliştirebileceğini anlamak olmalı. Özellikle genç futbolcularda teknik direktör değişikliği performansı çok ciddi biçimde etkileyebilir.

Ben Okan Buruk'un burada sıfırdan takım kuruyoruz bahanesine sığınmamasını isterim. Transfer yapılacak, yapılmalı da. Fakat mevcut kadrodan daha fazla verim almak da teknik direktörün görevi. Galatasaray'ın ekonomik yapısı her yaz 20 futbolcuyu gönderip 20 yeni futbolcu alma lüksüne sahip değil.

Transfer çalışmaları imzanın ilk gününde ana gündem

Yeni teknik direktör taraftarın transfer beklentisinin farkında olduğunu da açıkça söyledi. Kendisi de transfer konusuna yoğunlaştığını, Başkan Dursun Özbek ve yönetimin iyi bir kadro oluşturmak için çalıştığını belirtti. Galatasaray'ın taraftarını yeniden heyecanlandıracak kadroya ulaşmak istediklerini ifade etti.

24 Haziran itibarıyla yeni yönetim görevde henüz iki haftasını bile doldurmamıştı. Dursun Özbek 11 Haziran'da seçilmiş, 14 Haziran'da mazbatasını almış, Sportif A.Ş.'de Dursun Özbek başkan ve Erden Timur başkan vekili olarak görevlendirilmişti. 20 Haziran'da Cenk Ergün futbol direktörlüğüne getirilmiş, 21 Haziran'da Domènec Torrent ve yardımcılarının sözleşmeleri feshedilmişti. Üç gün sonra Okan Buruk imza masasına oturdu.

Dolayısıyla Galatasaray futbolunun karar mekanizması çok kısa süre içerisinde neredeyse tamamen değişmişti. Yeni başkan, yeni Sportif A.Ş. yapılanması, yeni futbol direktörü ve yeni teknik direktör... Ben bu kadar hızlı değişimin hem avantaj hem risk taşıdığını düşünüyorum. Avantajı, kötü sezonun ardından yeni bir başlangıç enerjisi yaratabilmesi. Riski ise herkesin rolü netleşmeden transfer pazarına girilmesi.

Oyuncuyu kim belirleyecek? Okan Buruk mu, Cenk Ergün mü, Sportif A.Ş. mi, Erden Timur mu? Son mali onayı kim verecek? Scout departmanının rolü ne olacak? Bu sorular yönetim içinde net değilse güçlü isimlerin aynı yapıda olması başarı değil karmaşa üretir.

Transferde isimden önce profil önemli

Ben Galatasaray taraftarının yıldız oyuncu heyecanını çok iyi anlıyorum. Büyük futbolcu tribünü hareketlendirir, kombine satışını artırır ve rakipte baskı oluşturur. Ancak 13. sırada biten takımın problemi yalnızca “yıldız eksikliği” olarak okunamaz.

Orta sahada fiziksel güç ve oyun aklı, hücumda bitiricilik, savunmada hız, sağ ve sol bek rotasyonu gibi farklı ihtiyaçlar bulunuyor. Okan Buruk'un oynatmak istediği dominant futbola uygun oyuncu profili belirlenmeden sadece ismi büyük futbolcular alınırsa birkaç ay sonra aynı kadro uyumsuzluğu yeniden konuşulur.

Ben teknik direktörden transfer listesi verirken oyuncunun geçmiş kulübünden veya sosyal medyadaki popülerliğinden önce sistemine neden uyduğunu açıklayabilmesini beklerim. Galatasaray'ın uzun süredir en büyük hatalarından biri, birbirinden farklı futbol anlayışlarına sahip teknik direktörler için sürekli yeniden kadro oluşturmak oldu.

Okan Buruk ile 1 yılı opsiyonlu 2 yıllık sözleşme

Galatasaray Sportif A.Ş.'nin KAP'a yaptığı açıklamaya göre Okan Buruk ile 2023-2024 sezonu sonuna kadar, ikinci yılı opsiyonlu olmak üzere iki yıllık sözleşme imzalandı. Teknik direktöre 2022-2023 sezonu için net 17 milyon lira ücret ödenecek. Kulübün opsiyonu kullanması halinde 2023-2024 sezonunda net ücret 20 milyon lira olacak.

Bu yapı teknik direktör ile kulüp arasındaki ilk sezonu özellikle önemli hale getiriyor. Bir tarafta Okan Buruk uzun vadeli bir futbol düzeni kurmak istediğini söylüyor; diğer tarafta sözleşmenin ikinci sezonu opsiyona bağlı. Dolayısıyla ilk yılın sportif sonucu ve takımın gelişimi yönetimin sonraki kararında belirleyici olacak.

Ben sözleşme süresinin tek başına teknik direktörün geleceğini garanti ettiğine zaten inanmıyorum. Futbolda üç yıllık sözleşme de üç ayda bitebilir. Asıl güvence iyi futbol ve sonuçtur. Okan Buruk'un en büyük avantajı, kendisine verilen hedefin son derece açık olması: Galatasaray şampiyonluk yarışının merkezinde olacak.

Torrent dönemi 21 Haziran'da sona ermişti

Okan Buruk'un göreve gelişinden yalnızca üç gün önce Domènec Torrent ve yardımcılarının sözleşmeleri feshedildi. İspanyol teknik adam Fatih Terim'in ayrılığının ardından Ocak 2022'de takımın başına geçmiş ve yaklaşık beş ay görev yapmıştı. Torrent yönetiminde Galatasaray 20 resmî karşılaşmada 7 galibiyet, 5 beraberlik ve 8 mağlubiyet aldı.

Barcelona karşısında Camp Nou'da alınan 0-0'lık sonuç ve Beşiktaş derbisindeki 2-1'lik galibiyet Torrent döneminin öne çıkan maçları arasındaydı. Ancak lig genelindeki performans beklentiyi karşılamadı ve Dursun Özbek yönetiminin göreve gelmesinden sonra yollar ayrıldı.

Ben yeni teknik direktör değerlendirmesini eski hocayı kötüleyerek yapmam. Torrent'in dönemindeki doğru ve yanlışlar Galatasaray tarihinin parçası. Okan Buruk'un başarı ölçütü “Torrent'ten daha iyi olmak” kadar düşük olamaz. Galatasaray'ın ölçüsü şampiyonluk ve sürdürülebilir oyun olmak zorunda.

Okan Buruk futbolculuk kariyerine Galatasaray altyapısında başladı

Okan Buruk'un dönüşünü özel yapan en önemli ayrıntılardan biri Galatasaray ile bağının teknik direktörlükten onlarca yıl önce başlamış olması. Futbola Galatasaray altyapısında başlayan Buruk, 1992 yılında A takıma yükseldi ve uzun yıllar orta sahada sarı-kırmızılı formayı giydi.

Kulübün 23 Haziran'daki tanıtımında Okan Buruk'un Galatasaray formasıyla toplam 306 maça çıktığı, 43 gol ve 55 asist ürettiği belirtildi. Enerjik futbolu, pres gücü ve hücuma yaptığı koşularla 1990'ların ikinci yarısındaki başarılı takımın önemli parçalarından biri oldu.

Buruk'un futbolculuk dönemindeki Galatasaray kupa listesi son derece güçlü: 7 lig şampiyonluğu, 5 Türkiye Kupası, 1 Türkiye Süper Kupası, 1 UEFA Kupası ve 1 UEFA Süper Kupası. Toplam 15 kupa. Bu nedenle şampiyonluk kelimesi onun Galatasaray geçmişinde teorik bir hedef değil, defalarca yaşadığı bir tecrübe.

Ben geçmişte kupa kazanmanın bugünkü teknik direktörlük başarısını garanti etmediğini yine vurguluyorum. Fakat Florya'nın, taraftar beklentisinin ve şampiyonluk baskısının ne anlama geldiğini bilmek ciddi avantaj. Galatasaray'ın soyunma odasına dışarıdan gelen bir teknik direktörün öğrenmesi gereken bazı şeyleri Okan Buruk zaten yaşamış durumda.

UEFA Kupası ve Süper Kupa'yı kaldıran jenerasyonun parçası

Okan Buruk, Galatasaray'ın 1999-2000 sezonunda UEFA Kupası'nı kazanan tarihi kadrosunda yer aldı. Kopenhag'daki Arsenal finalinin ardından kazanılan kupa Türk futbolunun ilk büyük Avrupa kulüp kupası olarak tarihe geçti. Aynı yıl Galatasaray, UEFA Süper Kupası'nda Real Madrid'i mağlup ederek Avrupa'daki ikinci büyük kupasını aldı.

Okan Buruk bu jenerasyonun oyuncularından biri olarak Galatasaray tarihinde özel yere sahip. İmza töreninde de Florya'ya yeniden gittiğinde futbolculuk yıllarındaki hatıraların canlandığını ve kazandığı kupaları hatırladığını anlattı.

Ben bu geçmişin yeni dönemde özellikle futbolculara aktarılabileceğini düşünüyorum. Galatasaray Avrupa'da başarıyı sadece eski videolardan bilen bir kulüp değil. O başarıyı sahada yaşamış insanlar kulübün içinde hâlâ var. Fakat nostaljinin amacı geçmişle övünmek değil, bugünkü takıma daha yüksek hedef koyabilmek olmalı.

Inter, Beşiktaş ve yeniden Galatasaray

Okan Buruk UEFA Kupası döneminin ardından İtalya'nın önemli kulüplerinden Inter'e transfer oldu. Daha sonra Türkiye'ye dönerek Beşiktaş forması giydi, ardından yeniden Galatasaray'a geldi ve futbolculuk kariyerinin son bölümünde İstanbul Büyükşehir Belediyespor'da oynadı.

Bu kariyer ona farklı futbol kültürleri ve farklı kulüp yapıları görme fırsatı verdi. Inter gibi Avrupa devi, Beşiktaş gibi büyük rakip ve İstanbul Büyükşehir Belediyespor gibi farklı organizasyon modeline sahip takımda bulunması, teknik adamlığa geçtiğinde kullanabileceği geniş bir oyuncu deneyimi oluşturdu.

Ben teknik direktörlerin futbolculuk dönemindeki kulüp sayısından otomatik sonuç çıkarmam. Ancak farklı soyunma odalarını görmek, yıldız oyuncuyla genç oyuncunun psikolojisini anlamak ve farklı hocaların çalışma yöntemlerini yaşamak teknik direktörlükte önemli bir tecrübe havuzu yaratabilir.

Milli takımda Dünya Kupası üçüncülüğü yaşadı

Okan Buruk uzun yıllar Türkiye Milli Takımı'nda da forma giydi. 2000 Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek finale çıkan ve 2002 Dünya Kupası'nı üçüncü tamamlayan milli takım kadrolarında yer aldı. Galatasaray'ın resmî kariyer özetine göre 55'i A Milli olmak üzere farklı yaş kategorileriyle toplam 96 kez milli formayı giydi.

2002 Dünya Kupası üçüncülüğü, UEFA Kupası ve Süper Kupa ile birlikte Okan Buruk'un oyuncu olarak büyük turnuva ve büyük maç ortamına ilişkin ciddi tecrübeye sahip olmasını sağladı. Galatasaray teknik direktörlüğündeki baskı da farklı biçimde ama aynı yüksek rekabet seviyesinde işleyecek.

Teknik direktörlük kariyeri Galatasaray'dan önce kendi başarılarını üretti

Okan Buruk antrenörlük kariyerine Türkiye A Milli Takımı'nda yardımcı antrenör olarak başladı. Ardından Elazığspor, Gaziantepspor, Sivasspor, Göztepe, Akhisar Belediyespor, Çaykur Rizespor ve Başakşehir'de teknik direktörlük yaptı.

En önemli ilk kupasını 2017-2018 sezonunda Akhisar Belediyespor ile Türkiye Kupası'nı kazanarak elde etti. Büyük bütçeli kulüplerin bulunduğu turnuvada Akhisar gibi daha sınırlı imkanlara sahip bir takımla kupaya ulaşması teknik direktörlük kariyerinde önemli sıçrama noktası oldu.

Daha büyük başarı ise Başakşehir'de geldi. Okan Buruk yönetimindeki İstanbul Başakşehir, 2019-2020 sezonunda Süper Lig şampiyonu oldu. Böylece Buruk Galatasaray'ın başına gelmeden önce başka bir kulüpte lig şampiyonluğu yaşamış teknik direktör olarak önemli bir referans oluşturdu.

Ben Dursun Özbek'in “Okan sadece Galatasaraylı olduğu için burada değil” mesajının dayanağını tam olarak burada görüyorum. Buruk başka kulüplerde kendi kariyerini oluşturdu, kupa kazandı ve şampiyon oldu. Galatasaray teknik direktörlüğü onun için ilk büyük sorumluluk değil; fakat muhtemelen en büyük baskının bulunduğu görev.

Başakşehir şampiyonluğu Okan Buruk için önemli referans

Başakşehir'in 2019-2020 şampiyonluğu özellikle dikkat çekici çünkü kulüp tarihinde ilk Süper Lig şampiyonluğuydu. Okan Buruk, uzun yıllar Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın ağırlık taşıdığı ligde Başakşehir'i zirveye taşıdı. Bu başarı onun teknik direktörlük kariyerindeki en güçlü referans olarak Galatasaray'a gelişinde doğal biçimde öne çıktı.

Ancak Galatasaray ile Başakşehir teknik direktörlüğünün psikolojisi aynı değil. Başakşehir'de şampiyonluk büyük başarı olarak görülürken Galatasaray'da şampiyon olamamak başarısızlık olarak görülebilir. Taraftar sayısı, medya ilgisi ve günlük baskı tamamen farklı seviyede.

Ben Okan Buruk'un asıl sınavının burada başlayacağını düşünüyorum. Futbol bilgisi kadar kriz yönetimi, yıldız oyuncularla iletişim, kötü sonuç serisinde takımı koruma ve taraftarın beklentisini doğru yönetme becerisi de şampiyonluk yarışını belirleyecek.

“Teklif gelince dünyanın en mutlu insanı oldum”

İmza töreni sonrasındaki açıklamalarında Okan Buruk, Galatasaray'dan teknik direktörlük teklifi aldığı andaki mutluluğunu açık biçimde anlattı. Çocukluğundan itibaren içinde bulunduğu kulübe teknik direktör olarak dönmenin kendisi açısından çok özel olduğunu ve teklif geldiğinde büyük heyecan yaşadığını ifade etti.

Ben bu duygusal bağı küçümsemiyorum. Teknik direktörün çalıştığı kulübe gerçekten ait hissetmesi zor dönemlerde ekstra sorumluluk yaratabilir. Ancak aynı bağ bazen baskıyı da artırır. Okan Buruk için bir maç kaybetmek sadece işindeki kötü sonuç değil, çocukluğundan beri bağlı olduğu kulüpte başarısız olma korkusuna da dönüşebilir.

Başarılı olması için bu duyguyu motivasyon olarak kullanması, kararlarını ise mümkün olduğunca profesyonel vermesi gerekiyor. Oyuncu seçiminde Galatasaraylılık değil performans, transferde isim değil ihtiyaç, kadroda geçmiş değil bugünkü katkı belirleyici olmalı.

24 Haziran'ın Okan Buruk için başka bir anlamı daha vardı

Okan Buruk imza töreninde 24 Haziran tarihinin ailesi açısından da özel olduğunu söyledi. Aynı gün oğlu Ali Yiğit'in doğum günüydü. Böylece kendisi için hem baba olma anısını taşıyan hem de yıllar sonra Galatasaray teknik direktörü olarak sözleşme imzaladığı iki özel hikaye aynı tarihte birleşmiş oldu.

Futbolun istatistik ve sonuçların ötesinde böyle kişisel hikâyeleri de var. Ben bu ayrıntının ileride Okan Buruk döneminin başlangıcı hatırlanırken güzel bir dipnot olarak kalacağını düşünüyorum. Fakat bugünün asıl başlığı yine sportif sorumluluk: İmzayı attı ve artık takım ona emanet.

Florya'ya teknik direktör olarak dönüş

Buruk imzadan önce Florya'yı ziyaret ettiğini ve futbolculuk yıllarında yaşadığı atmosferi yeniden hissettiğini anlattı. Yedi lig şampiyonluğu, UEFA Kupası, UEFA Süper Kupası ve Türkiye Kupalarıyla dolu yılların hatıralarını yeniden yaşadığını söyledi.

Florya onun için sadece iş yeri değil, futbolculuk hayatının çok önemli bölümünün geçtiği yer. Ancak ben yeni Okan Buruk döneminde Florya'nın nostalji müzesine dönüşmesini değil çalışma merkezine dönüşmesini isterim. Geçmişte kazanılan şampiyonlukların yeni sezon puan cetveline tek puan katkısı yok.

Bu kulübün büyük tarihinin anlamı bugünkü oyunculara “biz zaten büyüğüz” rahatlığı vermek değil, o formanın standardının ne kadar yüksek olduğunu hatırlatmak olmalı.

Taraftarın yeniden heyecanlandırılması ana hedeflerden

Okan Buruk kötü geçen sezonun taraftarda yarattığı mutsuzluğu en kısa sürede ortadan kaldırmak istediklerini söyledi. Dursun Özbek yönetiminin gelişiyle taraftarda yeni bir heyecan oluştuğunu ve bunun kombine ilgisine de yansıdığını belirtti.

Ben taraftarı heyecanlandırmanın sadece transfer açıklamasıyla mümkün olmadığına inanıyorum. Elbette kaliteli futbolcu tribünü hareketlendirir. Ama sezon başladığında taraftarı stada getiren asıl şey takımın enerjisi olur. Rakibe baskı yapan, mücadele eden, pozisyon üreten ve kazanmak isteyen bir Galatasaray gördüğünüzde tribün yeniden takımla bütünleşir.

2021-2022 sezonunda ligdeki kötü sonuçlar nedeniyle taraftarın takım ile bağı bazı dönemlerde ciddi şekilde zayıfladı. Barcelona ve Beşiktaş gibi büyük maçlarda farklı atmosfer oluşurken daha sıradan lig maçlarında aynı enerji sürdürülemedi. Okan Buruk'un görevi bu motivasyonu yalnızca derbi ve Avrupa gecesine bağlı olmaktan çıkarmak.

Avrupa hedefi uzun vadede yeniden masada

Galatasaray 2022-2023 sezonunda Avrupa kupalarında yer almayacak. 13. sırada tamamlanan lig sezonunun doğal sonucu olarak Okan Buruk'un ilk yılında takımın Avrupa fikstürü bulunmuyor. Buna rağmen Buruk uzun vadeli hedeflerinden söz ederken Avrupa'da yer alan bir Galatasaray görmek istediğini açıkça belirtti.

Ben bunun Galatasaray'ın tarihi açısından zaten zorunlu hedef olduğunu düşünüyorum. UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupası bulunan bir kulüp Avrupa kupalarında birkaç sezonluk arayı normalleştiremez. Önce ligde yeniden güçlü konuma gelmek ve Avrupa biletini almak, sonra Avrupa'da rekabetçi kadro oluşturmak gerekiyor.

Avrupa fikstürünün olmaması 2022-2023 sezonu için başka bir avantaj yaratabilir: Teknik ekibin hafta içlerinde daha fazla antrenman zamanı olacak. Okan Buruk yeni oyununu oturtmak için çoğu hafta rakiplerine göre daha fazla çalışma süresine sahip olabilir. Bunun karşılığını ligde görmeyi beklemek doğal.

Şampiyonluk hedefinin kadro karşılığı kurulmalı

Okan Buruk ilk gün “şampiyonluk” dediği andan itibaren yönetimin transfer politikası da bu hedefe göre değerlendirilecek. 13. sıradan çıkan takıma birkaç kozmetik takviye yeterli olmayabilir. Özellikle orta saha ve hücumdaki liderlik, oyun kurulumunda kalite ve skor üretimi geliştirilmek zorunda.

Ben yeni yönetimin iki uçtan da uzak durmasını isterim. Birincisi, “Geçen takım zaten yeterliydi, iki transferle hallederiz” rahatlığı. İkincisi, “Her şeyi çöpe atıp sıfırdan kadro kuracağız” savurganlığı. Doğru oyuncuları koruyup eksik yerlere güçlü takviyeler yapmak gerekiyor.

Victor Nelsson gibi gelişim gösteren oyuncular, kiralıktan dönecek Yunus Akgün, sakatlıkları geride bırakması beklenen Sacha Boey ve hâlâ gelişim alanı bulunan yerli oyuncular yeni yapılanmanın parçası olabilir. Transfer planı mevcut değeri yok etmek yerine onu yükseltmeli.

Yunus Akgün Okan Buruk'un önündeki önemli yerli seçeneklerden biri

Yunus Akgün, Adana Demirspor'daki kiralık dönemini güçlü performansla tamamlayarak Galatasaray'a dönmeye hazırlanıyordu. Kendi altyapısından yetişen oyuncunun Süper Lig'de düzenli forma giyerek geliştirdiği hücum üretimi, Okan Buruk açısından ciddi seçenek oluşturuyordu.

Ben yeni teknik direktörün ilk değerlendirmelerinden birinin Yunus olması gerektiğini düşünüyorum. Galatasaray'ın maddi kaynak harcayarak dışarıdan alacağı kanat oyuncusunun sağlayacağı katkıyı kendi altyapısından yetişen futbolcu verebiliyorsa bu hem sportif hem ekonomik olarak çok değerli.

Yeni hocanın genç futbolculara yaklaşımı, kulübün uzun vadeli transfer politikasını da etkileyecek. Şampiyonluk hedefi genç oyuncudan vazgeçmek anlamına gelmemeli; tecrübeli oyuncuyla genç yeteneği doğru şekilde birleştirmek gerekiyor.

Okan Buruk'un Galatasaray kimliği avantaj mı baskı mı?

Bu soru sezon boyunca birçok kez gündeme gelecektir. Ben cevabın ikisi de olduğunu düşünüyorum. Avantaj, kulübü tanıması. Galatasaray'da bir beraberliğin bazen neden mağlubiyet gibi değerlendirildiğini biliyor. Derbinin ne anlama geldiğini, Florya'daki günlük baskıyı ve taraftarın beklentisini biliyor.

Baskı tarafı ise başarısızlığın duygusal etkisinin daha büyük olması. Galatasaraylı bir teknik direktörün taraftarla bağı güçlü olabilir ama aynı taraftar kötü sonuçta çok daha sert tepki de gösterebilir. Okan Buruk'un profesyonel mesafeyi koruması gerekecek.

Ben teknik direktörümüzün Galatasaraylı olmasından mutlu olurum ama takım kötü oynuyorsa eleştiririm. Kulüp sevgisi kötü taktik kararın mazereti değildir. Aynı şekilde iyi iş yapıyorsa geçmişte farklı takım çalıştırmış olması da önem taşımaz. Teknik direktör için en adil ölçüt saha.

Dursun Özbek-Okan Buruk birlikteliği yeni dönemin ilk büyük sportif kararı

Dursun Özbek yönetiminin seçim sonrasında verdiği en önemli sportif karar teknik direktör değişikliğiydi. Önce Torrent ile yollar ayrıldı, ardından Okan Buruk göreve getirildi. Özbek imza töreninde bunu uzun vadeli planın ilk adımı olarak tanımladı.

Bu ifade yönetimin Okan Buruk'u sadece kısa süreli kriz çözücüsü olarak görmediğine işaret ediyor. Ancak sözleşmenin ikinci yılının opsiyonlu olması ve Galatasaray'daki sonuç baskısı düşünüldüğünde “uzun vadeli” kelimesinin sahadaki başarıyla desteklenmesi gerekiyor.

Ben yönetimden hocasına gerçekten güveniyorsa kötü geçen bir hazırlık maçında veya ilk üç haftada panik yapmamasını beklerim. Aynı şekilde teknik direktörden de yönetimin güvenini “nasıl olsa Galatasaraylıyım” rahatlığına çevirmemesini beklerim. Sağlıklı futbol yapılanması karşılıklı netlikle kurulabilir.

Galatasaray artık geçmiş sezonu kapatmak zorunda

2021-2022 sezonu hakkında konuşulacak çok şey var ama Okan Buruk'un söylediği gibi yeni sezona hazırlanırken bir noktada dosyayı kapatmak gerekiyor. O sezonun 13. sırada tamamlanmasının nedenleri analiz edilmeli; fakat takım her maça geçen yılın travmasını taşıyarak çıkamaz.

Ben geçmişi unutalım demiyorum. Tam tersine ders çıkaralım. Öne geçilen maçların neden kaybedildiğini, deplasmanda neden bu kadar az kazanıldığını, hücum üretiminin neden gole dönüşmediğini ve takımın bazı maçlarda neden psikolojik olarak kırıldığını analiz edelim. Sonra bu veriyi yeni sezona taşıyalım, mutsuzluğu değil.

Yeni Galatasaray'ın en önemli kelimesi süreklilik olmalı

Galatasaray son yıllarda teknik direktör, yönetim ve kadro değişikliklerini çok sık yaşadı. Her yeni dönemde başka futbol anlayışı, başka transfer listesi ve başka hedef anlatıldı. Ben Okan Buruk döneminde en fazla görmek istediğim şeylerden birinin süreklilik olduğunu düşünüyorum.

Bir oyun belirlenmeli ve oyuncular buna göre alınmalı. Takım kötü oynadığında neden kötü oynadığı bilinebilmeli. Bir futbolcu sakatlandığında yerine giren oyuncu sistemin tamamen değişmesine neden olmamalı. Altyapıdan çıkan oyuncu A takımın nasıl oynadığını bilmeli.

Dominant takım kurmak sadece yıldız transfer değil, tekrar ve alışkanlık işidir. Okan Buruk'un Avrupa maçı olmayan ilk sezonunda bu tekrarları oluşturmak için önemli zamanı olacak.

Sonuç: Okan Buruk hedefi saklamadı

24 Haziran 2022'de Galatasaray'ın yeni teknik direktörü olarak imzayı atan Okan Buruk, ilk basın toplantısında hedefini açık ve net biçimde ortaya koydu: şampiyonluk. Geçen sezon 13. sırada kalan takımın psikolojik olarak yeniden ayağa kaldırılacağını, transferlerle kadronun güçlendirileceğini ve rakibine üstünlük kuran, dominant, sahada her şeyini veren bir Galatasaray oluşturmak istediğini söyledi.

Dursun Özbek ise Okan Buruk'un göreve yalnızca Galatasaraylı kimliği nedeniyle değil, teknik direktörlük kariyerinde elde ettiği başarılar nedeniyle getirildiğini vurguladı. Bu doğru. Okan Buruk Galatasaray altyapısından yetişmiş, sarı-kırmızılı formayla 15 kupa kazanmış ve UEFA Kupası tarihinin parçası olmuş bir futbolcu. Ama aynı zamanda Akhisarspor ile Türkiye Kupası, Başakşehir ile Süper Lig şampiyonluğu kazanmış bir teknik direktör.

Benim için şimdi geçmiş kupaların ve güzel hatıraların sayfası kapanıyor. Okan Buruk bundan sonra Galatasaray'da futbolcu Okan olarak değil, teknik direktör Okan Buruk olarak değerlendirilecek. İlk 11'i, transfer tercihleri, oyun planı, oyuncu değişiklikleri, derbi performansı ve sezon sonunda ulaştığı sonuç konuşulacak. Olması gereken de bu.

Galatasaray'ın kötü geçen bir sezonun ardından yeniden ayağa kalkmaya ihtiyacı var. Taraftarın yeniden stada heyecanla gelmeye, futbolcuların formaya güven duymaya ve kulübün saha içindeki kimliğini yeniden kazanmaya ihtiyacı var. Yeni yönetimin ve yeni teknik direktörün önündeki görev büyük.

Okan Buruk bu görevin ağırlığını azaltmaya çalışmadı. “Tek hedefimiz şampiyonluk” diyerek çıtayı daha ilk günden Galatasaray'ın olması gereken yere koydu. Ben de başka hedef kabul etmem. Ama aynı zamanda şampiyonluğu ağustos ayında söylenen cümlelerin değil, 38 haftalık emeğin getireceğini biliyorum. Transferi doğru yapacaksın, takımı hazırlayacaksın, kötü günlerde ayakta kalacaksın ve iyi günlerde rehavete girmeyeceksin.

24 Haziran Okan Buruk için hem oğlunun doğum günü hem de Galatasaray teknik direktörü olarak imza attığı tarih olarak artık özel bir gün. Yıllar önce oyuncu olarak girdiği Florya'nın kapısından şimdi takımın teknik sorumlusu olarak giriyor. Arkasında 7 lig şampiyonluğu, UEFA Kupası ve Süper Kupa dahil büyük bir oyunculuk mirası; teknik adam olarak da Türkiye Kupası ve Süper Lig şampiyonluğu var.

Fakat Galatasaray'da geçmiş başarılar sadece referanstır. Asıl soru bundan sonra ne kazanacağın. Okan Buruk cevabını ilk günden verdi: Şampiyonluk. Şimdi sıra bu sözün sahadaki karşılığını oluşturmaya geldi.