Galatasaray, 9 Ocak 2021’de Gençlerbirliği karşısına bir önceki lig maçından dört farklı isimle çıktı ve geceyi 6-0’lık galibiyetle bitirdi. Konya’da 4-3 kaybedilen karşılaşmanın ardından bu kadar net bir cevap gelmesi sevindirici. Benim ilgimi çeken ise yalnızca skorun büyüklüğü değil: Fatih Terim’in savunmanın büyük bölümünü değiştirmesi, cezadan dönen oyuncuları kullanması ve maç içinde farklı isimlere alan açması.

İyi sonuçtan sonra bütün tercihleri kendiliğinden kusursuz ilan etmek kolaydır. Daha yararlı olan, her değişikliğin ne anlama geldiğini ve maçın gelişiminin bu tercihleri nasıl etkilediğini ayırmak. Çünkü bir sonraki rakip aynı oyunu oynamayacak, ilk dakika golü de her karşılaşmada gelmeyecek. Bu galibiyetten çıkarılacak dersin yalnızca tabelada kalmasını istemiyorum.

Dört değişiklik, savunmada üç yeni isim

Konya maçında başlayan Linnes, Saracchi ve Luyindama yedeğe çekildi. Şener Özbayraklı, Emre Taşdemir ve cezası biten Marcao savunmaya girdi; önceki maçın savunma hattından Donk yerini korudu. Diğer değişiklikte, cezalı Ömer Bayram’ın yerine kendi cezasını tamamlayan Arda Turan ilk 11’e döndü. Böylece değişimin ağırlığı geride toplandı.

Takım Okan Kocuk; Şener, Donk, Marcao, Emre Taşdemir; Taylan, Belhanda, Emre Akbaba; Oğulcan, Arda ve Diagne ile başladı. Bu kadroyu sadece isim listesi olarak okumam. İki bekin değişmesi hücum genişliğini, stoper tercihinin değişmesi geriden çıkışı, Arda’nın dönüşü de hücumdaki bağlantıları etkileyebilir. Teknik ekibin işi bu parçaları aynı maç planında buluşturmak.

Üç savunmacıyı birden değiştirmek, bütün savunma sorununun bu oyunculardan kaynaklandığını kanıtlamaz. Orta sahanın rakibi karşılama biçimi ve hücumcuların top kaybından sonraki davranışı da gerideki baskıyı belirler. Ben böyle tercihlerde, yeni isimlerin yanında takımın genel mesafelerinin de düzelip düzelmediğine bakarım. İsim değişikliği ancak ortak davranışla tamamlanırsa kalıcı çözüm üretir.

Terim’in kulübeye dönüşü

Fatih Terim, dört maçlık cezasını tamamlayıp yeniden takımının başında sahaya çıktı. Göztepe, Trabzonspor, Antalyaspor ve Konyaspor karşılaşmalarında kulübede yer alamamıştı. Teknik direktörün kenardaki varlığı, özellikle maç içindeki yönlendirmeler açısından önemli olabilir. Ancak ben bunu bütün sonucu tek başına açıklayan sihirli bir unsur gibi görmem.

Takımın hafta içinde hazırlanmış olması ve oyuncuların görevlerini anlaması her koşulda gerekli. Kenardan gelen uyarı, bu hazırlığı tamamlar. Terim’in dönüşünün en değerli tarafını, oyunun ihtiyaçlarına doğrudan cevap verebilmesinde arıyorum. Bir oyuncunun yorulduğunu görmek, rakibin değişen yerleşimini okumak ve hamleyi doğru zamanda yapmak, skor ne olursa olsun önem taşır.

27. saniyede gelen gol oyunu değiştirdi

Diagne henüz 27. saniyede golü buldu. İlk dakikada öne geçmek, Galatasaray’ın üzerindeki sonuç baskısını azaltırken rakibin başlangıç planını da zorlaştırdı. Ben bu kadar erken golün ardından iki tehlike görürüm: Oyunu gereksiz yere yavaşlatmak veya maçın çok kolay geçeceğini düşünüp savunma görevlerini ihmal etmek. Galibiyeti büyütmek için ilk avantajı doğru kullanmak gerekir.

Bu kez ilk yarı boyunca fark açıldı. Belhanda 30, 44 ve 45+2. dakikalarda attığı gollerle hat-trick yaptı; devre 4-0 bitti. Bir orta saha oyuncusunun bu kadar yüksek skor katkısı vermesi, santrforun yanında ceza alanına giren ikinci dalganın da önemini gösteriyor. Rakip savunmanın bütün dikkatini tek oyuncuya vermesi zorlaşıyor.

Yine de Belhanda’nın üç golünü değerlendirirken bütün gelecek maçlar için aynı üretimi beklemem. Asıl sürdürülebilir olan, orta saha oyuncularının doğru zamanda hücuma katılabilmesi ve bunu yaparken gerideki dengeyi bozmaması. Gol sayısı haftadan haftaya değişebilir; iyi yerleşim ve doğru zamanlama ise tekrar edilebilir bir alışkanlık hâline getirilebilir.

İkinci yarıda yedeklerin de katkısı vardı

Oğulcan ikinci yarıda beşinci golü attı. Ardından oyuna giren Kerem Aktürkoğlu penaltı kazandırdı, Ryan Babel de penaltıyı gole çevirdi. Böylece skor 6-0’a geldi. Ben bu bölümde, değişikliklerin yalnızca süre tüketmek için yapılmamasını olumlu buluyorum. Sonradan giren oyuncuların da somut görevle oyuna katılması, kadro rekabetini canlı tutar.

Genç bir futbolcu için rahatlamış skorla sahaya çıkmak öğrenme alanı sağlayabilir. Fakat bu dakikalar değersiz değildir; pasın zamanını, koşunun yönünü ve top kaybı sonrasındaki tepkiyi göstermek için fırsattır. Kerem’in kazandırdığı penaltı, kısa sürede de maçın içine girilebildiğini hatırlatıyor. Bu tür katkıların devamlılığını izlemek gerekir.

Ozornwafor ve kadronun genişlemesi

Lisansı çıkarılan Valentine Ozornwafor ilk kez Galatasaray’ın resmî maç kadrosuna alındı ve son bölümde Donk’un yerine oyuna girdi. Bu ayrıntıyı büyük skorun gölgesinde bırakmak istemem. Sezonun uzunluğu düşünüldüğünde, kullanılabilecek her savunma seçeneğinin maç ortamını tanıması önem taşıyabilir. Ancak kısa bir süreyle oyuncunun bütün seviyesine hükmetmek de acelecilik olur.

Bu maçın benim için olumlu yanı, skor rahatlığıyla kadro hazırlığının birlikte yürüyebilmesiydi. Yeni seçeneğe dakika vermek, ilk 11’deki futbolcuyu dinlendirmek ve oyunun ciddiyetini korumak aynı anda mümkün. Bunun benzer durumlarda bilinçli bir alışkanlığa dönüşmesini isterim. Kadro derinliği, sadece listede bulunan isimlerden değil, hazır tutulan oyunculardan oluşur.

Galatasaray’ın buraya hangi kadro değişimleriyle geldiğini yeni sezon kadro değerlendirmesinde incelemiştim. Gençlerbirliği gecesi güçlü bir cevap verdi; fakat 6-0’ın değerini sonraki maçlara taşıyacak şey aynı skorun tekrarı değil, doğru kararların sürmesi olacak. Ben bu galibiyeti hem moral hem çalışma için iyi bir başlangıç sayıyorum.