Galatasaray, 16 Şubat 2020’de Yeni Malatyaspor’u 1-0 yenerek ligde art arda altıncı galibiyetini aldı. Adem Büyük’ün ilk yarının sonunda penaltıdan attığı gol, üç puanı getirdi. Ben bu maçı, zirveye yaklaşmanın sevincini yaşarken skoru erkenden güvenceye alamamanın bedelini de hatırlatan bir karşılaşma olarak görüyorum. Üstünlüğümüz vardı; rahatlığımız ise son düdüğe kadar sınırlı kaldı.
Tek farklı galibiyetleri aynı sepete koymak doğru değil. Bazen bir fırsat bulur ve onu değerlendirirsiniz; bazen de ikinci golü defalarca arar, son vuruşu yapamadığınız için gerilimi üzerinizde tutarsınız. Yeni Malatyaspor karşılaşmasının değerlendirmesinde benim için belirleyici ayrım buydu. Skor kadar o skora hangi yollardan ulaşıldığına da bakmak gerekiyor.
Maçın künyesi ve ilk on bir
- Tarih: 16 Şubat 2020, Süper Lig 22. hafta.
- Stat ve hakem: Türk Telekom Stadı, Alper Ulusoy.
- Sonuç: Galatasaray 1-0 BtcTurk Yeni Malatyaspor.
- Gol: Adem Büyük, 45. dakika, penaltı.
- İlk on bir: Muslera, Şener, Donk, Marcao, Ömer Bayram, Seri, Lemina, Feghouli, Emre Akbaba, Onyekuru, Adem Büyük.
Bu kadroda benim dikkatimi çeken, Onyekuru’nun koşuları ile Emre Akbaba ve Adem Büyük’ün merkezde kurabileceği bağlantıydı. Kanattan hızlı gelen hücumun içeride bir karşılığı olmalı. Bir oyuncu derine koşarken bir başkasının topa yaklaşması, savunmacıyı iki farklı karar arasında bırakabilir. Hücumu yalnızca topu taşıyan futbolcuyla açıklamak bu ilişkiyi gözden kaçırıyor.
Emre’nin kazandırdığı penaltı, Adem’in tamamladığı ilk yarı
İlk devrede Onyekuru ve Emre Akbaba ile fırsatlar arandı. Devrenin son bölümünde Emre, Robin Yalçın’ın müdahalesiyle ceza alanında yerde kaldı; verilen penaltıyı Adem Büyük gole çevirdi. Böylece soyunma odasına 1-0 önde girdik. Penaltı pozisyonunu değerlendirirken son vuruşun yanında, ceza alanına topsuz hareket eden oyuncunun katkısını da görünür kılmak gerekiyor.
Adem açısından bu golün değerini yalnızca penaltı kullanmasına indirmem. Santrforun maç boyunca pas bağlantısına katılmasıyla son vuruş sorumluluğunu üstlenmesi birbirini tamamlayan işler. Buna karşılık gol atmış olması, sonraki kaçan fırsatların konuşulmasına engel değil. Futbolcuyu doğru değerlendirmek, bir yanda emeğini teslim edip diğer yanda bitiriciliği tartışabilmeyi gerektirir.
İkinci gol neden gelmedi, maç neden kapanmadı?
İkinci yarıda Donk’un kornerden yaptığı kafa vuruşu direkten döndü; devamında Adem topu dışarı gönderdi. Son bölümde Emre’nin pasıyla kaleciyle karşı karşıya kalan Onyekuru da farkı artıramadı. Bu iki örnek, Galatasaray’ın yalnızca skoru korumaya çekilmediğini gösteriyor. Ancak tehlike oluşturmakla o tehlikeyi gole çevirmek arasında maçın sonucunu etkileyen bir mesafe var.
Benim itirazım, her kaçan fırsatı sadece şanssızlıkla açıklamaya. Direğe çarpan topun payı başka, vuruş tercihi ve soğukkanlılığın payı başka. Hücumun son hareketinde dengeyi kurabilmek, kalecinin konumunu görmek ve destek oyuncusunu fark etmek de çalışılması gereken ayrıntılar. Bunları konuşmak galibiyeti küçültmez; sonraki maçta aynı gerilimi daha az yaşamanın yolunu açar.
Bir farkla giderken her top kaybı olduğundan büyük hissedilir. Savunma bir pozisyonu önlese bile aynı dikkat düzeyini kalan sürede yeniden göstermek zorundadır. İkinci golün önemi tam burada ortaya çıkıyor: Yalnızca tabelayı değiştirmez, takımın hangi riskleri almak zorunda olduğunu da değiştirir. Ben bu maçın son bölümlerini bu açıdan bir uyarı olarak okuyorum.
Yeni Malatyaspor’un iptal edilen penaltısı
Konuk takım ikinci yarıda Bifouma ile penaltı kazandı; VAR incelemesinde pozisyonun başlangıcındaki ofsayt tespit edilince karar değişti. Bu ayrıntıyı, Galatasaray’ın hiç tehlike yaşamadığı iddiasıyla bağdaştıramayız. Kararın değişmesi skoru korudu, fakat savunma arkasına atılan topun yarattığı tehdidi inceleme ihtiyacını ortadan kaldırmadı.
Ben hakem kararını ayrı, takımın aynı hücumdaki yerleşimini ayrı değerlendiririm. Ofsayt varsa kararın uygulanması gerekir; futbol tartışması ise o koşunun neden tehlikeli hâle gelebildiğini de sorabilir. Savunma çizgisinin birlikte hareket etmesi, topa baskının zamanlaması ve geriye koşunun yönü aynı bütünün parçaları. Bir düdükle kurtulan pozisyonu tamamen unutmak, gelişim fırsatını kaçırır.
Terim’in değerlendirmesi: Doğrudan oyun ve pas sabrı
Fatih Terim maç sonrasında ikinci golün bulunamamasına dikkat çekti. Onyekuru’ya hızla ulaşma isteğinin top kayıplarını artırdığını, takımın daha sabırlı pas yapabildiğini anlattı. Seri’yi değerlendirirken de alan savunması ve pas bağlantısı görevlerini öne çıkardı. Ben bu açıklamaları, oyuncudan her işi aynı düzeyde beklememek gerektiğinin hatırlatılması olarak okuyorum.
Seri’den her pozisyonda sert bir ikili mücadele oyuncusu gibi davranmasını istemekle, savunmaya hiçbir katkı beklememek aynı derecede sorunlu olur. Esas mesele, güçlü olduğu pas görevini yerine getirirken takımın savunma sorumluluğunun nasıl paylaşılacağıdır. Benzer şekilde Onyekuru’nun süratini kullanmak için sürekli acele etmek gerekmez. Önce doğru açı hazırlanır, sonra hız devreye girer.
Lemina’nın çıkışı ve Kadıköy öncesindeki soru
Lemina son bölümde sakatlanarak yerini Ahmet Çalık’a bıraktı. Terim, arka adaledeki sorun hakkında daha net bilginin MR incelemesinden sonra verilebileceğini söyledi. O akşam için kesin bir dönüş süresi yazmak mümkün değildi. Falcao’nun yeniden süre alması olumlu bir gelişmeyken, orta sahadaki bu belirsizlik derbi hazırlığının önemli konusu hâline geliyordu.
Galibiyetle 42 puana yükselmiş, 44 puanlı Trabzonspor ve 43 puanlı Başakşehir’in arkasında üçüncü sıraya gelmiştik. Altı haftada toplanan 18 puan, yarışın yönünü değiştiren ciddi bir birikimdi. Ancak Kadıköy’e giderken bu seriye güvenmekle serinin kendiliğinden devam edeceğini sanmak arasında fark var. Benim beklentim, kazanma alışkanlığının yanına daha kontrollü hücum tercihlerini de koymaktı.
Bir sonraki haftanın hazırlığını Galatasaray’ın derbi öncesi çalışmaları başlığında ayrıca ele alıyoruz. Yeni Malatyaspor gecesinden kalan hükmüm şu: Üç puanı hak eden emek değerliydi, fakat kaçırılan ikinci gol ile Lemina’nın durumu aynı ciddiyetle takip edilmeliydi. Şampiyonluk yarışında sevinmek ve eksikleri görmek birbirinin önüne geçmemeli.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap