Galatasaray, 2 Eylül 2020’de Muhammed Kerem Aktürkoğlu transferini açıkladı. Erzincanspor’dan gelen 21 yaşındaki futbolcuyla dört yıllık anlaşma yapıldı. Transfer döneminde gözler çoğu zaman tanınmış isimlere çevrilir; benim ilgimi ise böyle farklı yollarla gelen oyuncular da çeker. Kerem’in hikâyesinde konuşulmaya değer olan, yalnızca gençliği değil, alt liglerde ürettiği performansın Galatasaray’da hangi şartlarla karşılık bulabileceği.
Bu imzayı bugünden kesin bir başarı öyküsüne çevirmek istemiyorum. Elimizde dikkat çeken bir sezon, uzun vadeli bir sözleşme ve yeni bir gelişim alanı var. Bundan sonrasını belirleyecek olan, oyuncunun çalışması kadar kulübün onu nasıl kullanacağı. Ben genç transferlerde heyecanı korurken beklentiyi doğru kurmanın da taraftarlığın bir parçası olduğunu düşünüyorum.
Dört yıllık anlaşmanın ücret dağılımı
Kerem’in sözleşmesi 2020-2021 sezonuyla başlayıp dört sezonu kapsıyor. Açıklanan net sabit ücret ilk yıl 850 bin lira, ikinci yıl 900 bin lira; üçüncü ve dördüncü yılların her biri için 950 bin lira. Bildirilen bu kalemlerin toplamı 3 milyon 650 bin lira. Bu hesabı bonservis bedeli veya bütün giderlerin dâhil olduğu toplam maliyet diye sunmak doğru olmaz.
Dört yıllık süre, oyuncuya gelişmek için zaman tanıyan bir çerçeve sunabilir. Ancak sözleşmenin uzunluğu tek başına gelişim planı değildir. Kerem’in hangi görevlerde çalışacağı, hangi eksiklerinin takip edileceği ve maç tecrübesine nasıl ulaşacağı da düşünülmeli. Genç bir oyuncuyu kadroya alıp yalnızca beklemesini istemekle, onu adım adım hazırlamak arasında büyük fark var.
Gölcük’ten Erzincan’a uzanan yol
21 Ekim 1998’de Kocaeli’nde doğan Kerem, futbol yolculuğuna Gölcükspor’da başladı. Hisareyn ve Başakşehir altyapılarının ardından Bodrumspor’da kiralık oynadı; daha sonra Karacabey Belediyespor’a, 2019-2020 sezonunda ise 24 Erzincanspor’a geçti. Türkiye’nin U18 ve U19 millî takımlarında da forma giydi. Henüz 22 yaşına basmadan farklı kulüplerde sorumluluk aldığı bir geçmişe sahip.
Erzincanspor’daki son sezonunda 3. Lig 1. Grup’ta 28 maçta 17 gol attı. Bütün resmî karşılaşmaların toplamı ise 34 maç ve 20 goldü. Bu iki istatistiği birbirine karıştırmamak gerekiyor: Biri lig performansını, diğeri sezonun bütün resmî maçlarını anlatıyor. Galatasaray’a gelirken dikkat çekmesinin somut dayanağı da bu üretim.
Ben bu rakamlarda önemli bir işaret görüyorum, fakat ligler arasında doğrudan çarpma bölme hesabı yapmam. Üçüncü Lig’deki gol sayısını Süper Lig’e aynen taşımasını beklemek gerçekçi olmaz. Rakibin baskı hızı, savunmaların yerleşimi ve topu kullanmak için kalan süre değişecek. Esas soru, Kerem’in gol üretmesini sağlayan kararlarını daha dar zamanda uygulayıp uygulayamayacağı.
Gol sayısından önce bakacağım ayrıntılar
Hücum oyuncusunda yalnızca top ayağındayken olan biteni izlemek eksik kalır. Kerem’in pas verilmeden önce aldığı pozisyon, savunmanın görüş alanından nasıl çıktığı ve ceza alanına ne zaman girdiği de önemli olacak. Bir koşu top kendisine gelmese bile arkadaşına alan açabilir. Genç oyuncuyu değerlendirirken bu katkıyı gol hanesinin dışında da görmeye çalışırım.
Dar alanda ise ilk dokunuşun yönü belirleyici olabilir. Topu rakibe doğru kontrol etmekle boşluğa almak arasında bazen bütün hücumun kaderi kadar fark vardır. Kerem’in yeni seviyeye alışmasında, top gelmeden önce çevresini görmesi ve bir sonraki tercihini hazırlaması gerekecek. Bunlar bir gecede oluşan alışkanlıklar değil; düzenli tekrar ve doğru geri bildirim isteyen ayrıntılar.
Takımın ona sağlayacağı destek de en az bireysel becerisi kadar önemli. Çizgide topu alırken içeriden yaklaşan bir pas seçeneği bulamazsa sürekli zor düellolara girmek zorunda kalabilir. Arkasında ve yanında doğru mesafeler kurulursa hem daha güvenli oynar hem risk alacağı anı seçebilir. Gençliğin enerjisini kullanmak, oyuncuyu yalnız bırakmak anlamına gelmemeli.
İlk aylarda sabır nasıl gösterilmeli?
Mustafa Cengiz, imza günündeki açıklamasında Kerem’den umutlu olduğunu, formayı mücadele ederek kazanacağını ve transferlerde kulübün mali ve sportif ölçülerini birlikte gözettiğini anlattı. Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı benim için açık: Hemen vazgeçilmeyen, ama gelişimi de düzenli izlenen bir süreç. Sabır, hiçbir şey yapmadan ayların geçmesini beklemek değildir.
Kerem’in bazı maçlarda yedek kalması tek başına başarısızlık sayılmaz. Önemli olan, bu sürede ne öğrendiği ve şans geldiğinde hangi göreve hazır olduğudur. Aynı şekilde birkaç dakikalık olumlu görüntüden sonra bütün takımın sorumluluğunu ona yüklemek de doğru değil. İlk hedefler küçük ve somut kurulabilir: Top kaybından sonra doğru yere dönmek, pas bağlantısını sürdürmek, hücumu zamanında tamamlamak.
Forma rekabeti konusunda ölçünün yaş değil, hazırlık olmasını isterim. Genç olduğu için korunmaya ihtiyacı olabilir; fakat iyi oynadığında hak ettiği fırsatın verilmesi de gerekir. Taraftarın görevi her hatayı büyütmek değil, oyuncunun risk alma cesaretini kaybetmeden öğrenmesine alan bırakmak. Bu, kötü oyunu görmezden gelmekten farklı bir tutum.
Galatasaray için daha geniş anlamı
Kerem transferi bana, oyuncu arayışının yalnızca en çok izlenen liglerle sınırlanmaması gerektiğini hatırlatıyor. Alt liglerdeki başarıyı doğru bağlamda değerlendirebilirsek yeni seçenekler bulabiliriz. Bunun için bir gol videosundan daha fazlasına bakmak gerekir: Oyuncunun sürekliliği, farklı maçlardaki davranışı, öğrenme isteği ve takım oyununa katkısı birlikte ele alınmalı.
Yaz kadrosunun başka bir yönünü Omar Elabdellaoui transferinin değerlendirmesinde ele aldım. Kerem’de ise farklı bir beklenti var: Hazır bir kariyerin devamını satın almaktan çok, gelişebilecek bir futbolcuya doğru ortamı sunmak. Ben bu imzayı bu yüzden değerli buluyorum; sonucunu peşinen ilan ederek değil, gelişimini dikkatle takip ederek.



Yorumlar (0)
Bu yazıya ilk yorumu sen bırak. Sarı kırmızıya dair fikrini paylaş.
Yorum yap