Galatasaray, 17 Ağustos 2020’de Omar Elabdellaoui transferini tamamladı. Norveçli sağ bekle 2020-2021 sezonundan başlayan üç yıllık anlaşma yapıldı. Ben bu hamleyi yalnızca savunmanın sağ tarafına yeni bir isim yazılması olarak görmüyorum. Bir bek değiştiğinde, önündeki kanadın hareket alanı, orta sahanın pas yönü ve savunmanın top kaybına vereceği cevap da yeniden şekillenir. Omar transferinin asıl değerlendirmesi burada başlayacak.

Görüşmelerin duyurulmasıyla anlaşmanın açıklanması arasında da ayrım var. 15 Ağustos’ta resmî temas bilgisi paylaşılmıştı; iki gün sonra süre ve ücretler kesinleşti. Arşivde bu iki aşamayı aynı haber gibi okumamak gerekiyor. Bugün elimizde bir transfer ihtimali değil, şartları açıklanmış bir sözleşme bulunuyor. Sahaya ilişkin beklentileri de bu sağlam zeminden hareketle konuşabiliriz.

Omar’ın üç sezonluk ücret tablosu

Açıklanan net sabit ücretler ilk sezon için 1 milyon 300 bin avro, ikinci sezon için 1 milyon 350 bin avro ve üçüncü sezon için 1 milyon 400 bin avro. Bu kalemlerin toplamı 4 milyon 50 bin avro ediyor. Ancak bu toplamı kulübün bütün vergi, prim ve olası diğer giderlerini kapsayan eksiksiz maliyet diye sunmak doğru olmaz; burada hesaplanan yalnızca bildirilen net sabit ücretler.

Üç yıllık süreyi, kulübün sağ bekte devamlılık aradığının bir işareti olarak okuyorum. Böyle bir anlaşmanın karşılığını tek bir iyi maçla ölçemeyiz. Sezon boyunca kullanılabilir olmak, farklı rakiplere karşı görevini yerine getirmek ve savunma arkadaşlarıyla alışkanlık geliştirmek gerekir. Uzun süreli sözleşmenin sportif değeri, oyuncunun takımın düzenli bir parçasına dönüşmesiyle ortaya çıkar.

Oslo’dan Pire’ye uzanan futbol eğitimi

5 Aralık 1991’de Oslo’da doğan Omar, transfer tarihinde 28 yaşında. Genç yaşta Manchester City altyapısına geçti; Strømsgodset, Feyenoord ve Braunschweig’de kiralık dönemler yaşadı. Braunschweig’in ardından 2014’te Olympiakos’a gitti. Yunanistan yıllarının arasında, 2016-2017 sezonunun ikinci yarısında Hull City ile İngiltere Premier Lig deneyimi de bulunuyor.

Galatasaray’a gelişinde Norveç A Milli Takımı’yla 44 karşılaşmaya çıkmıştı. Olympiakos kariyerinde dört lig şampiyonluğu ve bir Yunanistan Kupası kazanan kadrolarda yer aldı. Bu geçmiş, yeni ülkeye ilk kez çıkan tecrübesiz bir oyuncuyla karşı karşıya olmadığımızı gösteriyor. Fakat farklı ligleri tanımak ile yeni takımın oyununu hemen öğrenmek aynı şey değil; adaptasyonun yine sahada tamamlanması gerekiyor.

Ben bu kariyer yolunda özellikle farklı beklentiler altında oynama deneyimini önemsiyorum. Şampiyonluk hedefleyen bir takımda rakip çoğu zaman sizin açığınızı bekler. Bek oyuncusunun yalnızca ileri gitme isteği değil, ileri çıkışın doğru anını seçebilmesi de önem kazanır. Omar’ın geçmişi bu sorumluluğa aşinalık sunabilir; Galatasaray’daki uygulamanın kalitesini ise maçlar gösterecek.

Son sezonun yoğunluğu ne söylüyor?

Omar, 2019-2020 sezonunda Olympiakos adına lig, kupa ve Avrupa organizasyonları toplamında 47 resmî karşılaşmaya çıktı; bir gol attı. Bu dönemi Yunanistan lig şampiyonluğuyla tamamladı. Sağ bek için yalnızca gol sayısına bakmanın yetersiz olduğunu düşünüyorum. Düzenli süre almak, savunma sorumluluğunu taşımak ve hücumun doğru bölgesinde bulunmak, skor hanesinde doğrudan görünmeyen katkılar sağlayabilir.

Öte yandan çok maç oynamış olmayı sınırsız fiziksel kapasite garantisi gibi de değerlendirmem. Yeni takımda hazırlık yükü, dinlenme ve müsabaka planı birlikte yönetilmeli. Benim beklentim her pozisyonda çizgiye koşan bir bek değil; hangi hücumda destek vereceğini, hangi anda geride kalacağını bilen bir oyuncu. Bu ayrım hem Omar’ı hem onun arkasındaki savunmayı korur.

Sağ tarafta kurulması gereken ortaklık

Bir sağ bekin önündeki kanat oyuncusu içeri katettiğinde iki seçenek doğar. Bek dış koridordan ilerleyerek sahayı genişletebilir ya da daha geride pas istasyonu olarak kalabilir. Her seferinde ilk seçeneği kullanmak kolay okunur bir düzen üretir. Omar’ın katkısını değerlendirirken, takımın bu tercihleri ne kadar doğru ve değişken kullandığına bakacağım.

Örneğin rakip sol kanadını ileride bırakıyorsa, sağ bekin çıkışını orta sahadan bir oyuncunun güvenceye alması gerekir. Bu destek gelmeden yapılan koşu, hücum sona erdiğinde savunmayı geniş alanda yakalatabilir. Buna karşılık bek hiç çıkmazsa kanattaki futbolcu iki rakibin arasında yalnızlaşır. Çözüm, bir oyuncudan her şeyi istemek yerine görevleri birbirine bağlamaktır.

Top Galatasaray’dayken pasın hızı da önemli olacak. Omar’a çizgide topu verip tek başına çözüm üretmesini beklemek yeterli değil. İç koridorda bir pas açısı, geride güvenli dönüş seçeneği ve ceza alanında zamanında hareket eden takım arkadaşları bulunmalı. Bek transferi, hücum organizasyonunun bütün yükünü tek futbolcuya devretmenin yolu olamaz.

İmza töreninden sahadaki ölçüye

Türk Telekom Stadı’ndaki imza törenine Mustafa Cengiz, Abdurrahim Albayrak ve Yusuf Günay katıldı. Başkan Cengiz, Omar’ın Norveç Milli Takımı ile Olympiakos’taki kaptanlık deneyimine dikkat çekti. Oyuncu da Galatasaray’a katılmaktan duyduğu mutluluğu ve başlamaya hazır olduğunu anlattı. Bu karşılamanın bende oluşturduğu beklenti, deneyimin çalışma düzenine ve saha içi iletişime yansıması.

Fakat iyi bir karşılama, performans hükmü değildir. Omar’ı değerlendirirken rakibin arka direğe yaptığı koşuları takip etmesine, top kaybı sonrasında pozisyonuna dönüşüne ve hücumdaki karar kalitesine bakmak isterim. Bir orta açtı diye başarılı, bir top kaybetti diye başarısız saymak yerine maçın bütününde sağ tarafın ne kadar güven verdiğini ölçmek daha adil olacaktır.

Bu transferi yaz başındaki ihtiyaçlarla birlikte okumak için Galatasaray’ın 2020 kadro planına dönülebilir. Benim Omar’dan beklentim gösterişli bir başlangıçtan ibaret değil: Savunma ve hücum arasında dengeli, sürekliliği olan bir sağ taraf. Üç yıllık anlaşmanın Galatasaray açısından gerçek karşılığı da bu düzen kurulabildiğinde görülecek.